4 Haziran 2009 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27248 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Anayasa Mahkemesi Başkanlığından: Esas Sayısı : 2005/5 (Siyasî Parti Malî Denetimi) Karar Sayısı : 2009/28 Karar Günü : 13.5.2009 I- MALİ DENETİMİN KONUSU Bağımsız Cumhuriyet Partisi’nin 2004 yılı kesin hesabının incelenmesidir. II- İLK İNCELEME Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 16. maddesi uyarınca, Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün katılımıyla 27.1.2006 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,“Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE” karar verilmiştir. III- ESASIN İNCELENMESİ Partinin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği 2004 yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren esas inceleme raporu, Anayasa ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Denetimin maddi öğelerini oluşturan defter ve belgelerde Bağımsız Cumhuriyet Partisi Genel Merkezi ile il örgütlerinin 2004 yılı gelirleri toplamının 60.829.213.857.- tl ve giderleri toplamının 59.185.484.923.- tl olduğu, 2.461.166.605.- liranın nakit mevcudu olarak 2005 yılına devrettiği anlaşılmaktadır. A- Gelirlerin İncelenmesi 1- Genel Merkez Gelirleri Parti Genel Merkezinin gelirleri 33.544.300.000.- tl olarak gösterilmiştir. Bunun 213.000.000.- lirası giriş aidat geliri, 2.937.000.000.- lirası üyelik aidat geliri, 19.809.500.000.- lirası şubeler cari hesabı, 10.050.300.000.- lirası bağış, 12.500.000.-lirası bayrak rozet geliri, 517.000.000.- lirası yayın geliri, 5.000.000.-lirası kimlik kartı satış gelirinden oluşmaktadır.Genel Merkezin 2004 yılı defter kayıtları ve gelir belgeleri üzerinde yapılan incelemede, gelirlerinin 2820 sayılı Yasa’ya uygun olarak sağlandığı sonucuna varılmıştır.Parti Genel Merkezinin 2004 yılı muhasebe kayıtlarının tutulduğu yevmiye ve defteri kebir mevcut olup, sözkonusu defterler Ankara 41. noteri tarafından mühürlenmiş ve onaylanmıştır. 2820 sayılı Kanun’un 60. maddesinin altıncı fıkrasında “Bütün defterlerin sayfaları ve kaç sayfadan ibaret oldukları teşkilatın bulunduğu ilgili seçim kurulu başkanı tarafından mühürlenir ve tasdik edilir.” Aynı Kanun’un 113. maddesinde “ Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde yazılı defter ve kayıtları tutmayanlar, altı aydan bir yıla, bu defter ve kayıtları tahrif veya yok edenler veya gizleyenler,bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.” denildiğinden, defterleri ilçe seçim kurulu yerine notere tasdik ettiren Parti sorumluları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI ve Fulya KANTARCIOĞLU’nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA karar verildi. 2- İl Örgütleri Gelirleri Parti il örgütlerinin gelirleri 26.989.913.857.- tl olarak gösterilmiştir. Bunun 329.000.000.- lirası giriş aidat geliri, 9.923.602.125.- lirası üyelik aidatı, 401.000.000.- lirası yayın geliri, 7.500.000.- lirası bayrak rozet geliri, 442.780.000.- lirası depozito geliri, 1.530.000.000.- lirası diğer gelir, 270.000.000.- lirası örgütlerden yardım, 14.086.031.732.- lirası bağış gelirlerinden oluşmaktadır.İl örgütlerinin 2004 yılı kesinhesap çizelgelerinin gelir bölümü üzerinde yapılan incelemede, gelirlerin 2820 sayılı Yasa’ya uygun olarak sağlandığı sonucuna varılmıştır. B- Giderlerin İncelenmesi 1- Genel Merkez Giderleri Parti Genel Merkezinin giderleri 34.013.955.113.- tl olarak gösterilmiştir. Bunun 518.400.000.- lirası demirbaş gideri, 5.341.591.062.- lirası personel gideri, 14.638.799.409.- lirası dışarıdan sağlanan hizmet gideri, 13.515.164.642.- lirası çeşitli giderlerden oluşmaktadır.Parti Genel Merkezinin 2004 yılı defter kayıtları ve gider belgeleri üzerinde yapılan incelemede, aşağıda belirtilenler dışındaki giderlerin 2820 sayılı Yasa’ya uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Ceza, Gecikme Faizi ve Gecikme Zammına İlişkin Liste Yevmiye Tarih-No Alındının Tarih ve Nosu Mahiyeti Tutarı 10.3.2004/18 4.3.2004/300 Vergi ziyaı cezası 110.900.000 10.3.2004/18 4.3.2004/300 Vergi ziyaı cezasının gecikme zammı 37.000.000 10.3.2004/18 4.3.2004/310 Stopaj,damga vergisi, eğitime katkı payı ve özel işlem vergisine ilişkin gecikme zammı 95.250.000 10.3.2004/18 4.3.2004/310 Gecikme faizi 43.400.000 10.9.2004/64 6.9.2004/1000 Stopaj ve damga vergisi gecikme zammı 12.200.000 20.9.2004/66 13.9.2004/520 Stopaj ve damga vergisi gecikme zammı 37.750.000 10.11.2004/77 9.11.2004/33 SSK primi ve işsizlik sigortası gecikme tutarları 64.283.062 10.11.2004/77 9.11.2004/34 SSK primi, işsizlik sigortası ve damga vergisi gecikme tutarları 19.847.625 Toplam: 420.630.687 .- TL 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade ettiği, 344. maddesinde vergi veya sorumlu tarafından 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin vergi ziyaı suçunu oluşturduğu belirtilmiş, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 70. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında; Siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı, bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzelkişiliği adına yapılacağı, 75. maddesinin dördüncü fıkrasında ise; Anayasa Mahkemesi denetimi sonunda, o siyasi partinin gelir ve giderlerinin doğruluğuna ve kanuna uygunluğuna veya kanuna uygun olmayan gelirler ile giderler dolayısıyla da bunların Hazine’ye gelir kaydedilmesine karar verileceği belirtilmiştir. Parti yetkililerinin kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve ödemelerin zamanında yapılması için gerekli tedbirleri almaları gerekir. Bunu yapmamaları ve gerekli özeni göstermemeleri sonucu oluşan vergi ziyaı cezasından, gecikme faizi ve gecikme zammı ile sigorta primlerinin zamanında ödenmemesinden kaynaklanan gecikme tutarlarından parti tüzel kişiliğini sorumlu tutma imkanı bulunmamaktadır. Bu ödemelerin kişisel sorumluluk kapsamında olduğu açıktır. Açıklanan nedenlerle vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, gecikme zammı ve gecikme tutarları parti amaçlarına uygun ve parti tüzel kişiliği adına yapılmış bir harcama olarak kabul edilmesi mümkün görülmediğinden 2820 sayılı Kanunun 70 inci maddesine aykırı olarak yapılan toplam 420.630.687.-tl.lik (420,63.-ytl) ödemenin, aynı Kanunun 75 inci maddesi hükmü uyarınca Hazineye irad kaydedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2- İl Örgütleri Giderleri Parti il örgütlerinin giderleri 24.776.930.810.-tl olarak gösterilmiştir. Bunun 410.000.000.- lirası Genel Merkeze gönderilen, 200.000.000.- lirası personel gideri, 5.141.081.152.- lirası dışarıdan sağlanan hizmet gideri, 19.025.849.658.- lirası çeşitli giderlerden oluşmaktadır. Parti’nin il örgütlerinin 2004 yılı kesinhesap çizelgelerinin gider bölümü üzerinde yapılan incelemede, giderlerin 2820 sayılı Yasa’ya uygun olduğu sonucuna varılmıştır. C- Parti Mallarının İncelenmesi Parti’nin 2004 yılı defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede, Parti’nin 2004 yılı içinde edindiği 518.400.000.- lira tutarındaki taşınır malın Kanun’a uygun olduğu sonucuna varılmıştır. IV- SONUÇ Bağımsız Cumhuriyet Partisi’nin 2004 yılı kesinhesabının incelenmesi sonucunda,1- Parti’nin 2004 yılı kesinhesabında gösterilen 60.829.213.857.- tl gelir, 58.764.854.236.- tl gider ile 2.461.166.605.- tl nakit devrinin eldeki bilgi ve belgelere göre doğru ve 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’na uygun olduğuna OYBİRLİĞİYLE, 2- 2820 sayılı Yasa’nın 70. maddesine aykırı olarak partinin amaçlarına uygun olmayan ve parti tüzel kişiliği adına yapılmış harcama olarak kabulü mümkün görülmeyen 420.630.687.-tl (420,63.-ytl) karşılığı Parti malvarlığının, aynı Yasa’nın 75. maddesi uyarınca Hazine’ye gelir kaydedilmesine OYBİRLİĞİYLE, 3- Defterlerin ilçe seçim kurulu yerine notere tasdik ettirilmesi nedeniyle 2820 sayılı Kanun’un 60. ve 113. maddelerine istinaden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI ve Fulya KANTARCIOĞLU’nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA 13.5.2009 gününde karar verildi. | Başkan Haşim KILIÇ | Başkanvekili Osman Alifeyyaz PAKSÜT | Üye Sacit ADALI | | Üye Fulya KANTARCIOĞLU | Üye Ahmet AKYALÇIN | Üye Mehmet ERTEN | | Üye A. Necmi ÖZLER | Üye Serdar ÖZGÜLDÜR | Üye Şevket APALAK | | Üye Serruh KALELİ | Üye Zehra Ayla PERKTAŞ | KARŞIOY YAZISI Siyasî Partiler Kanunu’nun 60. maddesine göre usulüne uygun olarak İlçe Seçim Kurulu’na tasdik edilmeyen defterler nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin Fulya KANTARCIOĞLU’nun karşıoyuna katılıyoruz. | Başkan Haşim KILIÇ | Üye Sacit ADALI | KARŞIOY YAZISI Bağımsız Cumhuriyet Partisi’nin 2004 yılı hesaplarının incelenmesinde, Parti’nin tutması gereken defterleri ilçe seçim kurulu başkanlığı yerine notere tasdik ettirmesinin Siyasî Partiler Kanunu’nun (SPK) 113. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu düşüncesiyle anılan Parti yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin karara aşağıdaki nedenlerle katılmamaktayım:SPK’nun 113. maddesindeki suç, genel kastla işlenebilecek bir suçtur. Bu nedenle, suçun oluştuğundan söz edebilmek için defter tutmama kastının varlığını aramak zorunludur. Parti yöneticileri, genel olarak tasdike yetkili bir mercide defterlerini tasdik ettirmiş olduklarından, olayda artık kastın varlığına hükmedilemez. Zira defterlerin noterde tasdik ettirilmiş olması, defter kayıtları üzerinde yasaya aykırı işlemler yapma olanağını ortadan kaldırmakta ve ceza yaptırımı altına alınan hukuki yarar gerçekleşmektedir.Suçun unsurlarının yasalarda açıkça belirtilmiş olması, ceza hukukunun temel ilkelerindendir. SPK’nun 60. maddesinde belirtilen defterleri tasdik ettirme yükümlülüğünün ihlali suçunun hangi eylemlerle oluşacağının SPK’da veya bu kanunun gönderme yaptığı diğer yasa hükümlerinde açıkça tanımlanmış olması gerekir. Siyasi parti defterlerinin özel görevli merciden başka bir mercie tasdik ettirilmesinin, diğer bir ifadeyle şekle uyulmamasının da suç oluşturacağı yasada açıkça belirtilmediğinden, noterde yapılan tasdik işleminin suç sayılması, ceza hukukunun temel ilkelerine aykırıdır. Hürriyeti bağlayıcı ceza gerektiren bir eylemin varlığına, ancak mevzuatta açıkça tanımlanan suç unsurlarının ve kastın varlığı halinde hükmedilebilir.Bu nedenle suç duyurusunu gerektiren bir durum bulunmadığı düşüncesindeyim. Başkanvekili Osman Alifeyyaz PAKSÜT KARŞIOY GEREKÇESİ Bağımsız Cumhuriyet Partisi’nin 2004 yılı hesaplarının incelenmesinde gelir ve gider defterinin Noter tarafından onaylandığı saptanmıştır.2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası’nın 60. maddesinin ilk fıkrasında, “Her kademedeki parti organları üye kayıt defteri, karar defteri, gelen ve giden evrak kayıt defteri, gelir ve gider defteri ile demirbaş eşya defteri tutmak zorundadırlar.”; altıncı fıkrasında da “Bütün defterlerin sayfaları ve kaç sayfadan ibaret oldukları teşkilâtın bulunduğu ilgili seçim kurulu başkanı tarafından mühürlenir ve tasdik edilir” denilmiş, aynı Yasa’nın 113. maddesinde ise bu Kanun’un 60. maddesinde yazılı defter ve kayıtları tutmayanların, altı aydan bir yıla, bu defter ve kayıtları tahrif veya yok edenlerin veya gizleyenlerin, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları belirtilmiştir. Yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Yasa’nın 235 ve 26.9.2004 günlü 5237 sayılı yeni Ceza Yasası’nın 279. maddelerinde de göreviyle ilgili olarak kamu adına soruşturma ve kovuşturma gerektiren bir suçun işlendiğini öğrenip de yetkili makamlara bildirmeyen kamu görevlilerinin cezalandırılmaları öngörülmüştür. Ceza yasalarında belirtilen söz konusu bildirimin yapılabilmesi için öncelikle bir suç işlenmesi gerektiği açıktır.2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası’nın 113. maddesine göre suç oluşabilmesi için Yasa’nın 60. maddesinde yazılı defter ve kayıtların hiç tutulmaması veya tahrif ya da yok edilmesi gerekmektedir. Oysa Parti defter tutmuş, ancak bunun onayını Yasa ile belirli mercilere değil notere yaptırmıştır. Bu nedenle bir suç işlendiğinin, kabulüne olanak bulunmadığından duyurulması gibi bir yükümlülükten de söz edilemez.Açıklanan nedenlerle suç duyurusunda bulunma koşulları oluşmadığından bu konudaki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Üye Fulya KANTARCIOĞLU |