Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü
| 29 Nisan 2010 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27566 YARGITAY KARARLARI Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2010/3508 Karar No : 2010/4100 YARGITAY İLAMI Mahkemesi : Çifteler Sulh Hukuk Mahkemesi Tarihi : 4/12/2008 Numarası : 2006/278-2008/257 Davacı : Rıfat EŞEN Vek. Av. İ. ÖZCAN Davalı : Seydi Ahmet KARAKOL vs Vek. Av. M. SARI Dava dilekçesinde 100.00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edilmiştir. YARGITAY KARARI Davacı vekilince açılan davada, Çifteler Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/145 Esas sayılı dosyasında saklı tuttukları haklarından, yine fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere 50 TL’si munzam zarar, 50 TL'si faiz olmak üzere 100 TL'nin hüküm altına alınmasının talep edildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda munzam zarar talebinin reddine, 50 TL faizin taleple bağlı kalınarak davalılardan alınıp davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalılara aidiyetine, davacı vekili lehine ücreti vekalete kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. HUMK'un 4. maddesinde “Alacağın bir kısmı dava olundukta, eğer son kısım ise, mahkemenin vazifesini tayinde müddeabihin kıymetine bakılır. Son kısım olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı olduğu takdirde alacağın tamamı nazarı itibare alınr. Alacağın tamamı münazaalı değilse dava olunan kısma bakılır.” hükmünün yer aldığı, buna göre uyuşmazlığın bütünü dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davaya devamla esas hakkında hüküm kurulması doğru değildir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 417. maddesine göre yargılama masrafları kural olarak, davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Anılan Kanunun 423. Maddesinin altıncı bendine göre vekalet ücreti, yargılama giderlerindendir. Davanın kısmen kabul, kısmen de reddine karar verildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ücreti vekalet tayin edilmemesi doğru bulunmamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK.nun 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere Kanun yararına bozulmasına, gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 11/3/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2010/748 Karar No : 2010/4586 YARGITAY İLAMI Davacı İzettin Atansefer ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 28/3/2008 günlü ve 2007/599-2008/90 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/1/2010 gün ve Hukuk-2009/296893 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı İzzettin Atansefer'in davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı ve küçüğün annesi Saniye Atansefer'in muvafakat ettiği davada, müşterek çocuk Sevda Atansefer'in 9/2/1991 olan doğum tarihinin ay ve günü baki kalmak kaydıyla 1988 olarak tashihine karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinden, doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen Sevda’nın Mehmet Enis adındaki kardeşinin de 9/2/1991 tarihinde doğduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, ikizlerden birinin yaş tashihi söz konusu olunca her ikisinin sağlık kuruluna sevk edilerek ikiz olup olmadıkları ve yaşları hususunda alınacak heyet raporuyla durumun aydınlatılması gerekirken, ikizlik kaydı bertaraf edilmeden eksik inceleme ve yetersiz araştırmayla davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 25/3/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. |
