Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü
| 5 Nisan 2011 SALI Resmî Gazete Sayı : 27896 YARGITAY KARARLARI Yargıtay 7. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2010/5127 Karar No : 2011/1038 Mahkemesi : İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi Tarihi : 2/10/2006 Numarası : 2006/967-2006/1043 Davacı : İl Dernekler Müdürlüğü Davalı : Boğosyan Varvasyan Okulu Onarma ve Yetiştirme Derneği YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 87. maddesi hükmüne göre, derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde davanın İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü'nün 27.07.2006 tarih ve 2006/22531 sayılı yazısı ile açıldığı, esas defterine kaydedildiği, mahkemece tensip yapılıp duruşma günü belirlenmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verildiği ve verilen hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 73. maddesi hükmünde "Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.", 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 18. maddesinin birinci fıkrası hükmünde “Bu kanunla ilgili olarak hukuk mahkemelerinde bakılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır.", 36. maddesinin son cümlesi hükmünde ise “Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır." denilmektedir. Gerek sözü edilen ve gerekse diğer kanunlarımızda derneklerle ilgili hukuk davalarının duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme ile sonuçlandırılacağına ilişkin başka bir hüküm de bulunmamaktadır. Açıklanan hukuksal olgular birlikte değerlendirildiğinde dernekler ile ilgili hukuk davalarında mahkemelerce duruşma yapılması, yargılamanın basit yargılama usulüne göre yürütülerek sonuçlandırılması gerektiği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince, dava derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemiyle açıldığına göre, az yukarıda açıklanan hukuksal olgular göz önüne alınarak mahkemece öncelikle tensip yapılarak duruşma günü belirlenmesi ve duruşma gününün taraflara tebliği, duruşmaya geldiklerinde taraflardan davaya karşı diyeceklerinin ve varsa delillerinin sorulması, gösterecekleri delillerin toplanması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, duruşma açılmaksızın davanın dosya üzerinde yapılan inceleme ile sonuçlandırılması isabetsiz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün HUMK'nun 427/6 maddesi hükmüne göre ve sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, Kararın onaylı bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığı'na, yerel mahkemesine gönderilmek üzere dava dosyasının ve kararın onaylı bir örneğinin yüksek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 24.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2010/13921 Karar No : 2011/2312 YARGITAY İLAMI Davacılar Ali Artıkarslan ve Fatma Artıkarslan ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 12.06.2009 günlü ve 2009/155-2009/279 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2010 gün ve Hukuk-2010/270439 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacılar Ali Artıkarslan ve Fatma Artıkarslan'ın, davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtıkları davada, 01.01.1996 doğumlu olan çocukları Halil Artıkarslan ve Emine Artıkarslan'ın doğum yıllarının 1995, diğer oğulları 02.01.1998 doğumlu İsa Artıkarslan'ın doğum yılının ise 1996 olarak düzeltilmesini istedikleri, mahkemece Halil Artıkarslan'ın 01.01.1996 olan doğum tarihinin 01.01.1993, Emine Artıkarslan'ın 01.01.1996 olan doğum tarihinin 01.01.1997 ve İsa Artıkarslan'ın 02.01.1998 olan doğum tarihinin 02.01.1995 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İncelenen dosyadan, küçük Emine Artıkarslan'ın nüfusa 03.01.1996 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Bir kimsenin doğmadan önce nüfusa tescili mümkün olmadığı halde, doğum tarihinin 01.01.1997 olarak düzeltilmesi nüfus kayıtlarında çelişki meydana getirmektedir. Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, bu kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemek ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorunda olup, bu hususa uyulmaması usul ve kanuna aykırı bulunmuştur. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/208 Karar No : 2011/2741 YARGITAY İLAMI Davacı Hasan Kaşoğlu ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 23.10.2009 günlü ve 2009/251 Esas, 2009/564 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2010 gün ve Hukuk-2010/322136 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı tarafından açılan yaş tashihi davasında, davacının 18.04.1971 tarihinde doğduğu ancak ailesi tarafından nüfusa kaydı yapılmayarak kendisi doğmadan önce 2-3 aylıkken vefat eden abisinin nüfus kaydının kullanıldığı ve kaydın bu şekilde kaldığının iddia edildiği, mahkemece davanın kabulü ile kayden 18.04.1967 olan doğum tarihinin 18.04.1971 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 15, 31 ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görevdir. Doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen davacının nüfusa kaydedilmediği, kendisinden önce doğarak nüfusa 18.04.1967 doğum tarihi ile tescil edilen ve öldüğü halde ölü kaydı düşürülmediğinden sağ görünen kardeşinin kaydını kullandığı anlaşılmıştır. Mahkemece, doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1. maddesi gereğince görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; Mahkemece, davacının doğum tarihi 18.04.1971 olarak düzeltilmiş ise de, nüfus kaydına göre davacı, 19.04.1967 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir. Bir kimsenin doğmadan önce nüfus kütüğüne tescili mümkün değildir. Hakimin nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken, kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmeksizin nüfus kayıtlarında çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/212 Karar No : 2011/2745 YARGITAY İLAMI Davacılar Cemal Laçin ve Tuba Laçin ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki dava hakkında Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 24.10.2007 günlü ve 2007/311 Esas, 2007/332 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2010 gün ve Hukuk-2010/312597 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacılar Cemal Laçin ve Tuba Laçin'in Nüfus Müdürlüğüne karşı 25.09.2007 tarihinde açtıkları davada, velayetleri altında bulunan müşterek çocukları Kadir Laçin'in 20.05.2004 olan doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak kaydıyla 2001 olarak düzeltilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Kadir ile aynı anneden doğduğu anlaşılan 01.01.2001 doğumlu Yusuf arasında düzeltilen doğum tarihine göre 4 ay 19 günlük bir zaman farkı mevcut olup, bu süre içerisinde bir kadının iki kez doğum yapması tıbben mümkün değildir. Hakimin nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken, kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmeksizin nüfus kayıtlarında çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Diğer yandan, 02.10.2007 tarihli sağlık kurulu raporunda 60 aylık olduğu belirtilen Kadir Laçin'in doğum tarihinin 6 yaşını bitirecek şekilde 20.05.2001 olarak düzeltilmesi de doğru bulunmamıştır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. |
