Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü
| 24 Nisan 2011 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 27914 YARGITAY KARARLARI Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/1371 Karar No : 2011/3796 YARGITAY İLAMl Davacı Burhan Türkay ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 26/1/2010 gün ve 2009/391-2010/13 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7/1/2011 gün ve Hukuk-2010/332364 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı Burhan Türkay’ın, davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, velayeti altında bulunan kızının “Leman” olan isminin “Lara Leman” olarak değiştirilmesini istediği, Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan hükmü ile davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği ancak, dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinde de açıkça belli olduğu şekilde daha önce de Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/4/1997 tarih ve 1997/286 esas 1997/358 karar sayılı hükmü ile küçüğün “Lemay” olan isminin “Leman” olarak değiştirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 29/4/2006 tarih ve 26153 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “Nüfus davaları” kenar başlığını taşıyan 36. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir” hükmüne yer verilmiştir. 5490 sayılı Kanunun anılan hükmü uyarınca bir kişinin adına ilişkin kaydın ancak bir kez düzeltilebileceği gözönünde bulundurularak, daha önce adı mahkeme kararı ile tashih edilmiş olan Leman’ın adının ikinci kez tashihine karar verilmesi, yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi uyarınca isim düzeltilmesine dair hükmün ilan edilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/1372 Karar No : 2011/3797 YARGITAY İLAMl Davacı İmam Yırtıcı ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 2/5/2008 günlü ve 2008/183-226 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7/1/2011 gün ve Hukuk-2010/332365 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı İmam Yırtıcı’nın 1/4/2008 tarihli dava dilekçesiyle açtığı davada velayeti altında bulunan kızı Nesibe’nin 6/9/1992 olan doğum tarihinin ay ve günü baki kalmak kaydıyla 1991 olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İncelenen dosyada mevcut Gaziantep Av. Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi’nin 2/4/2008 tarihli sağlık kurulu raporunda kemik grafileri ve nasiyeyi haline göre küçük Nesibe’nin 15 yaşın sonunda olduğu belirtildiği halde Mahkemece Nesibe’nin duruşmada izlenen dış görünümüne göre yaşının 16-17 olabileceğinin müşahade edildiği gerekçesi ile bilimsel verilere dayanan ve aksi ispatlanamayan heyet raporuna aykırı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/1373 Karar No : 2011/3798 YARGITAY İLAMl Davacı İhsan Koç ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Ovacık (Tunceli) Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 17/7/1979 günlü ve 1978/85-1979/60 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7/1/2011 gün ve Hukuk-2010/332367 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Ovacık (Tunceli) Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/9/1978 tarih ve 1978/102 sayılı davanamesi ile davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, doğum tarihi 1/10/1959 olan İhsan Koç’un doğum tarihinin doktor raporuna uygun şekilde 1/10/1963 olarak düzeltilmesinin istendiği, mahkemece adı geçenin yaşının ay ve gün baki kalmak kaydıyla 1963 olarak tashihine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İncelenen dosyadan, İhsan Koç’un, nüfusa 16/11/1962 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Bir kimsenin doğmadan önce nüfusa tescili mümkün olmadığı halde, doğum tarihinin 1/10/1963 olarak düzeltilmesi nüfus kayıtlarında çelişki meydana getirmektedir. Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, bu kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemek ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorunda olup, bu hususa uyulmaması usul ve kanuna aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/1376 Karar No : 2011/3801 YARGITAY İLAMl Davacı Engin Çalışkan ve Şahzelim Çalışkan ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 30/7/2009 günlü ve 2009/68-2009/227 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve Hukuk-2011/1555 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacılar Engin Çalışkan ve Şahzelim Çalışkan’ın davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtıkları davada, davacıların müşterek çocukları İbrahim’in adının İbrahim Efe olarak düzeltilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürü veya görevlendireceği Nüfus Memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması zorunludur. İncelenen dosyadan, kararın davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin yokluğunda verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/1377 Karar No : 2011/3802 YARGITAY İLAMl Davacı Hülya Türkseven vekili ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 16/7/2009 günlü ve 2008/251-2009/204 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve Hukuk-2011/1556 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı Hülya Türkseven vekilinin davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, müvekkilinin soyadının Türksever olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması zorunludur. İncelenen dosyadan kararın davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin yokluğunda verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/1378 Karar No : 2011/3803 YARGITAY İLAMl Davacı Zafer Karaboğa vekili ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 8/10/2009 günlü ve 2008/365-2009/305 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve Hukuk-2011/1557 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı Zafer Karaboğa vekilinin davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı, davacının eşi Mukadder Karaboğa’nın da katılımının sağlandığı davada, davacıların müşterek çocukları Halil İbrahim Oğulcan’ın adının Oğulcan olarak düzeltilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürü veya görevlendireceği Nüfus Memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması zorunludur. İncelenen dosyadan 8/10/2010 tarihli duruşmada kararın davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin yokluğunda verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/1379 Karar No : 2011/3804 YARGITAY İLAMl Davacı Gül Gouzel ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 4/6/2009 günlü ve 2008/373-2009/152 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve Hukuk-2011/1558 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı Gül Gouzel vekilinin davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, müvekkilinin soyadının Moustafina olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması zorunludur. İncelenen dosyadan, kararın davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin yokluğunda verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/1380 Karar No : 2011/3805 YARGITAY İLAMl Davacı Hülya Saraçoğlu ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 12/11/2009 günlü ve 2009/60-2009/349 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve Hukuk-2011/1559 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı Hülya Saraçoğlu’nun davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmadan önce İuliana Raluca olan adının evlenirken nüfus kayıtlarına Hülya olarak geçtiğini, aynı zamanda Romanya vatandaşı olması nedeniyle sorunlar yaşadığını belirterek, adının İuliana Raluca olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürü veya görevlendireceği Nüfus Memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması zorunludur. İncelenen dosyadan kararın davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin yokluğunda verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. |
