Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü
| 11 Ekim 2011 SALI Resmî Gazete Sayı : 28081 YARGITAY KARARLARI Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/10951 Karar No : 2011/11236 YARGITAY İLAMI Mahkemesi : İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi Tarihi : 17/6/2010 Numarası : 2009/530-2010/422 Davacı : Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. vekili avukat Muktedir İlhan Davalı : Ferhat Erol vekili avukat Ertuğrul Burultay Taraflar arasındaki itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vekili, Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğunu, talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin itirazının kabulüne kesin olarak karar verilmiş; ancak mahkemece kendisini vekil ile temsil eden davacı yararına vekalet ücreti verilmediği iddiası ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kanun yararına bozulması istenilmiştir. Mahkemece kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine Karar tarihi itibariyle yürürlükteki AAUT. gereğince 500 TL vekalet ücretine karar verilmemesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. 427. maddesi hükmünce sonuca etkili olmamak koşulu ile kanun yararına bozulması gerekir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK. 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile mahkeme kararının sonuca etkili olmamak koşulu ile kanun yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Yargıtay 17. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2011/4292 Karar No : 2011/7072 YARGITAY İLAMI Mahkemesi : Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi Tarihi : 7.12.2009 Numarası : 2008/1867 2009/2482 Davacı : Başak Groupama Sigorta A.Ş. Davalı : Hüseyin Sakallı Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, davalının işleteni olduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasar verdiğini, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, 1.171,85 TL tazminatın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, itirazın kısmen iptali ile takibin 1.150 TL asıl alacak ve 34.55 TL faiz üzerinden devamına asıl alacağa takip tarihinden faiz uygulanmasına alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenmiştir. Dava TTK. 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yargılama sonucu davanın kısmen kabul, kısmen de reddine karar verilmiştir. HMUK. 417 maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi "davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme her birini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder" hükmünü öngörür. Buna göre mahkeme masraflarının davanın kabul ve red edilen miktarına, yani tarafların haklı çıktıkları miktarlara göre paylaştırılması, red edilen kısım üzerinden de kendisini yargılamada vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı lehine de HMUK. 423. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendine göre mahkeme masraflarından sayılan vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davanın bir kısmının reddedildiği göz önünde bulundurularak, kendisini avukat aracılığı ile temsil ettiren davalı yararına avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün HUMK.nun 427/6 maddesi uyarınca kanun yararına bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın HUMK.nun 427/6. maddesi uyarınca sonuca etkili olmamak kaydıyla KANUN YARARINA BOZULMASINA, gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 5.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. |
