I - Genel olarak 27 Haziran 1938 tarihinde Yasama Meclisi tarafından kalbul edilerek 1 Aralık 1939 tarihinde yürürlüğe giren 3499 sayılı Avukatlık. Kanununun, avukatlık meslekinin memleketimizdeki ıgelişmesinde önemli tesirleri olduğu mulhak'kaktır. Gerçekten o zamanki şartlara ve adlî hayatın ihtiyaçla rına uygun 'bulunan ve zamanına göre ileri sayılabilecek 'birçok hükümleri ilhtiva eden bu kanunun bâzı hükümlerinin bugünün dahi uygulanma niteliğine sahiib olduğunu kalbul etmek gerekir.
Ancak 1938 yılından bu yana memleketimizin sosyal, iktisadi ve kültürel hayatındaki büyük gelişmelere paralel olarak, adlî sahada ve binnetice avukatlık meslekinin şekil ve muhtevasında ge niş değişiklikler vukua gelmiştir. Her ne kadar Avukatlık Kanununu değişen ıbu şartlara uydur mak maksadiyle çılkarü'an 4369, 5178, 0207, 6338, 7301 sayılı kanunlar ile son defa yayınlanan 28 Eylül 1962 tarih, 73 sayılı Kanunla, mezkûr kanunun birçok hükümleri değiştirilmiş, bâzı hüküm leri yürürlükten kaldırılmış ve kanuna b^zı maddelerin ilavesi zarureti hâsıl olmuş ise de, son yıl larda münferit hükümlerin 'bu şekilde değiştirilmesi suretiyle kanunun ihtiyaçlara yeteri gibi ce vap verir hale getirilmesinin mümkün olamıyacağı anlaşılmış bulunmaktadır.
Avukatlık Kanununun, münferit hükümlerinin değiştirilmesi ile iktifa olunmıyarak tamamının yeni bir sistem ve esasa göre hazırlanmasını gerektiren sebeplerin başında, 3'34 sayılı Türkiye Cum huriyeti Anayasasının, (birçok sahada olduğu gibi, 'avukatlık meslekinde de esaslı değişiklikleri zo runlu kılan yeni bir ruh ve anlayış getirmiş olması keyfiyeti üzerinde durmak icaibeder. Filhakika işçilerin teşkilâtı anması konusunda sevk ettiği hükümlere muvaızi olarak, Anayasa 122 nci madde sinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerinde de önemle durmuş, bunların kanunla meydaiıa getirileceği, Tüzük, yönetim ve işleyişlerinin demokratik esaslara aykırı olamıyacağı gibi âmir hükümler sevk etmiştir. Her ne kadar barolar, meslek kuruluşları olarak bugüne kadar avu katların yönetim ve denetimi konusunca oldukça büyük bir rol oynamakta iseler de, Anayasanın sözü geçen 122 nci maddesinin kaydettiği mânada bir meslek kuruluşu niteliğini kazanalbilmeleri, ancak bütün baroları ve avukatları görev ve yetki sahası içine alan bir birliğin kurulması sure tiyle mümkün olabilir. Bu eksikliğin tamamlanması, artık geciktirilmesi caiz olmıyan bir zorunlu luk halinde ortaya çıkmış (bulunmaktadır.
Tasarıda Türkiye Barolar Birliği ismi ile teşkili öngörülen bu meslek kuruluşu, Avukatlık Ka nununun bütün sistemine etkide bulunacalk bir önem ve nitelik taşımaktadır. Gerçekten avukatlık meslekinin böyle bir üst kuruluşa salhib olması, bugüne kadar Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilen bâzı görevlerin 'birliğe devrini ve avukatlılk mesleki ile ilgili sorunlarda barolar arasın da düzenleyici ve koordine edici yetkilerin prensibolarak Birlikte toplanmasını zorunlu kılmış, tasarının bütün hükümlerinin bu düşüncenin ışıği altında kaleme alınması gerekmiştir. Ancak şu nun da hemen ilâve edilmesinde zaruret vardır ki, Barolar Birliğinin kurulmuş olması dahi, Ada let Bakanlığının barolar ve avukatlar üzerindeki yetkilerinin tamamen ortadan kalkmasını gerektirmiyecdktir. Çünkü Adalet Bakanlığı, Barolar Birliğinin faaliyetini de içine alan geniş bir saha nın, yani adlî hayatın genel siyasetini yürüten ve ha itibarla adalet uzvunda doğrudan doğruya ve ya dolayıslyle faaliyette 'bulunan (bütün elemanlar ile az veya çok irtibatı olan bir Bakanlıktır. Yar gı yetkisinin kullanılması bakımından idareden tamamen bağımsız olan hâkimlerin dahi hiç olmazsa mahkemenin idari işlemleri yönünden Adalet Bakanlığı ile bir ilgileri bulunduğu düşünülürse, Anayasanın 122 nci maddesi muvacehesinde idari hiyerarşiye tâbi olmaları ta'biî ve hattâ zaruri bulunan Türkiye Barolar Birliği ve baroların Adalet Bakanlığı ile hiçbir ilgileri olmamasını düşün mek caiz değildir. Esasen serbest meslek erbabından olsa dahi avukatın, bir kamu hizmeti yapması ve diğer Adalet personeli ile çok yakın ilgisi bulunması cihetlerinden, .avukatlık meslekinin diğer adalet hizmetleri ile tam bir ahenk içinde olması da zaruridir. Birbirini tamamlıyan bu meslekler arasındaki ahenk de, muhakkak ki, müşterek bir merciin bütün bu meslek dallarına şâmil genel gözetimi ile temin edilebilir. Ancak bu gözetimin, yukarda işaret edilen zaruretlerin gerektirdiği haddi de tecavüz etmemesi icabedeceğinden, tasarıda Adalet Bakanlığının 'barolar ve avukatlar üzerindeki gözetim yetkisi dikkatle sınırlandırılmıştır.
Yeni bir Avukatlık Kanunu hazırlanmasını gerektiren ikinci önemli sebep, avukatlığın bir kamu hizmeti olduğu gerçeğinin kanunda daha açık hükümlerle ifadesini bulması zaruretidir. Her ne ka dar yürürlükte bulunan kanunun bâzı hükümlerinde, avukatlığın kamu hizmeti niteliğinde bir mes lek olduğu ifade edilmiş ise de, avukatın bir kamu hizmetlisi olarak sahip bulunması gereken hak ve sorumluluk üzerinde gereği veçhile durulmamıştır. Tasarı bu noktayı önemle belirtmeyi, avu katlık meslekinin ananiteliklerinden birini ortaya çıkarması bakımından zaruri addetmiş ve avukat ları hak ve sorumlulukları bakımından Devlet memurlarına, daha doğrusu Cumhuriyet savcılarına mümkün mertebe yakın bir statüye sokmuştur. Avukatlara karşı işlenen suçlar ile avukatların işle diği suçlara ilişkin hükümler yanında, avukatın dosya tetkiki, evraktan suret çıkarması, tebligat icrası gibi yetkileri üzerinde de önemle durulmuştur.
Yukarıda özetlenen başlıca özellikleri yanında, tasarı diğer hükümleri ile de yürürlükte ki kanuna nazaran büyük farklar arz etmektedir. Prensip maddesi niteliğinde olmamakla beraber, bugüne kadar ki, uygulamada aksaklıkları görülen hükümler de yeni ve daha elverişli esaslara göre kaleme alınmıştır. Baroların kuruluş ve işleyişleri ile disiplin ce zalarına ilişkin hükümlerde yapılan değişiklikler buna misal olarak gösterilebilir. Keza avukatlık ücretine ilişkin hükümler de, bugüne kadar aksıyan noktalar nazara alınarak değişikliğe tâbi tutulmuştur.
Tasarının getirdiği bir yenilik de, avukatları Sosyal Sigortadan faydalandırmasudır. 506 sa yılı Sosyal Sigortalar Kanununun işçi niteliğinde olmıyan serbest meslek erbabına mec burî şekilde uygulanmasına ilk misali teşkil edecek olan bu hükümler, avukatların uzun bir süreden beri çeşitli vesilelerle açıklanan bir arzularını gerçekleştirmek gayretiyle kaleme alınmıştır.
Yukarıda işaret olunduğu üzere, 3499 sayılı Avukatlık Kanununun bugün dahi ihti yaçlara tamamen cevap veretn ve lüzumlu oldukları uzun bir uygulama sonunda ortaya çıkmış bulunan birçok hükmü mevcuttur. Yeni bir tasarı hazırlanması, bu çeşit hüküm lerin de behemehal değiştirilmesini gerektirmiyeceğinden, bunlardan tasarının yeni sistemi ile bağdaşanların muhafazasında fayda ve hattâ zaruret mütalâa edilmiştir.
Tasarı mümkün mertebe öztürkçe kelimelerle kaleme alınmış ve özellikle yeni Anaya sanın getirdiği öztürkçe terimlerin kullanılması konusunda dikkat gösterilmiştir.
Yürürlükteki Avukatlık Kanununun uygulamada önemli mahzurlar arz eden nisbeten karışık sistematiği yerine tasarıda kısım ve bölümler açı'k ve sade bir sıralamaya tâbi tutulmuş ve maddeler arasındaki ilişkileri tam olarak belirtmek maksadiyle her maddeye bir kenar başlığı konulmuştur.
II - Maddelerin gerekçesi BİRİNCİ KISIM Bu kısımda avukatlık meslekinin mahiyeti ve gayesini belirten hükümler yer almıştır.
Adaletin tedviri gibi kamu hizmeti olduğunda münakaşa edilemiyecek bir hizmetin ifası ba his konusu olduğu cihetle, avukatlık meslekin inkamu hizmeti sayılması tabiîdir. Serbest mes lek olması da, gelir kaynağı ve icra tarzı itibariyledir.
Avukatlığın gayesi, meri kanundakinden farklı olmadığından 2 nci maddenin 1 ve 2 nci fık raları hükmünün sevk maksadının izahına lüzum görülmemiştir.
Yeni hüküm olan 3 ncü fıkra, avukatın görevini yerine getirmesinde, kanun ve vicdanının sesinden başka hiçbir tesire tabi olmadığını belirtmek için getirilmiştir.
Avukat kamu hizmeti gördüğüne ve bu hizmetin yerine getirilmesinde kamu yararı bulun duğuna göre, adlî merciler ve sair resmî dairelerin, avukatlara görevlerinin ifasında yardımcı olmalarmdaki zaruretle maddenin son fıkrası sevk edilmiştir. Bu yardımın mevzuatın mü saadesi nispetinde olacağı ve dairedeki araç ve gereçlerden avukatın faydalandırılmasına şa mil bulunmıyacağı izahtan varestedir.
İKİNCİ KISIM Bu kısımda avukatlığa kabul şartları ile istisnaları, kabule engel haller ve baroya kayıt isteminden, avukatlık ruhsatnamesi itasına kadar geçen işlemleri gösteren hükümler yer almış ve meri kanunda muhtelif fasıllarda dağınık halde yer alan hükümler, tasarının sistematiğine uygun olarak bir kısım altında toplanmıştır.
Avukatlığa kabul şartlarını gösteren 3 ncü maddeyle getirilen yenilik, meri kanundaki yaş şartının kaldırılması, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olup da, noksan kalan derslerden Hu kuk Fakültesinde imtihan vermiş olmanın yete Hi sayılmaması hususlarıdır.
Hukuk Fakültesi, yahut maddede sayılan diğer fakülteleri bitirmek ve tasarının öngördüğü bir senelik stajdan geçmek şartlarından başka muayyen bir yaşı doldurmuş bulunmanın da avukatlığın bir şartı olarak, muhafazasında hiçMr zaruret ve fayda düşünülemez. Bu itibarla, meri kanunda mevcut yaşla ilgili şart tasarıya al ranamıştır.
Meri kanun uyarınca, Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olan bir kimse, Hukuk fakülte leri programlarına göre noksan kalan derslerden sınavla tasdikname almışsa, Hukuk Fakül tesi mezunu gibi işleme tabi tutulmaktadır. Oydaki, Siyasal Bilgiler Fakültesinde çok az ders saati ayrılmak suretiyle, gayet muhtasar okutulan Medenî Hukuk, Ceza Hukuku, Ticaret Hu kuku, Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü ve icra ve İflâs Hukuku gibi dersler, hukuk fakülte lerinde gayet geniş olarak ve pek çok ders saati tahsisi suretiyle okutulmaktadır. Avukat olmak için gerekli ilmî formasyon da, sayılan derslerin geniş surette etüdü ve okunmasiyle elde edilebi lir. Bu itibarla; Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunlarının yalnız Hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden sınava girip, tasdikname almalarının avukat olmaları için yeter li bulunmadığına ve noksan okutulan derslerden de fark sınavına girerek, başarı sağlamala rının kabulünde zaruret vardır. Bu zaruretledir ki, 3 neü maddenin (b) bendi bu lâzimeyi kapsıyaca'k şekilde kaleme alınmıştır.
İstisnalara değinen 4 ncü maddede, staj kaydından vareste tutulacaklar sayılmış ve meri kanundaki; «Bakanlıklar ve katma bütçe ile idare olunan genel müdürlükler hukuk (müşavirliği •görevlerinde en az dört yıl süre ile hizmet etmiş olanlar» m staj kaydından vareste tutulmalarına dair olan hüküm; «Teşkilâtlarında avukat bulunan Bakanlıklar ve katana bütçe ile idare olunan igenel müdürlükler hukuk müşavirliği görevlerinde en -az dört yıl süre ile hizmet etmiş olanlar» şeklinde değiştirilerek tasarıya alınmış ve bu suretle teşkilâtında avukat bulunmıyan Bafcanlıklar ve katma bütçe ile idare olunan genel müdürlükler huikuk müşavirliği görevlerinde bulunanla rın staj kaydından vareste tutulmaları hâli kaldırılmıştır.
Filhakika, anılan huikuk müşavirliklerine tâyin iç.'in Huikuk Fakültesinden mezun olmak pren sip itibariyle yeterli olup, meslekî tecrübe bakımından başkaca hiçbir şart aranımamıalktadır. Sa niyen, bunların görevleri de, genellikle avukat olmak için gerekli bilgi ve tecrübeyi kazandıra cak nitelikte değildir. Zira, huikuk müşavirleri, sadece çalıştıkları Bakanlık veya dairenin iştigal sahasına giren konularla ilgili mevzuatı tetkik ve bu konularda hukukî mütalâalarını bildirmek durumundadırlar ki, bu derecede hukukla meşguliyetin, avukatlık meslekini ifa için gerekli huku kî bilgi ve tecrübeyi kazandıracağından bahsetmek mıüımlküin değildir. Bu itibarla, sıırf unvanına bakıp, meşgalesinin mahiyeti ve müktesebatı nazarı itibara alınmadan, hukuk müşavirliğinde 4 yııl süre ile hizımot edenlerin de staj kaydından vareste tutulmaları tasarının sistemine uygun mütalâa edilmemiştir.- Teşkilâtımda avukat bulunan tek Baikanlılk Maliye Bakanlığı olup, katma bütçe ile idare olu nan genel müdürlüklerden bu durumda olanlarda, Orman, Devlet Su işleri, Topraksu, Karayolları ve Vakıflar Genel müdür İlikleridir. Maliye Bakanlığı ile anılan genel müdürlükler teşkilâtlarım da kadrolu olarak maaş veya ücret alan avukatlar ile daimi olmak kaydiyle mukaveleli durum da bulunan avukatlar da, «Teşkilâtlarında avukat bulunan» deyimi içinde mütalâa edilmiş ve her iki suretle teşkilâtlarında avukat bulunan Bakanlık ve katma bütçe ile idare olunan genel müdürlükler hukuk mıüşaviriliği görevlerinde en az dört sene hizımet etmiş olanlar staj kaydından vareste tutulmuştur. Bunların staj ka,vbnd;uı vf rosıte tutulmaları da, teşkilatlarındaki avukatla rın müşavere ve kontrol mercii olarak bilfiil avukatlık meslekinin içinde bulunmaları ve meslekin gerektirdiği bilgi ve tecrübeyi bizatihi ifa ettikleri görevde edinmiş olmaları sebebiyledir.
Maddede yeni olan diğer bir husus da, Anayasa Mahkemesi aslî ve geçici raportörlüklerin de 4 sene hizmet ifa edenlerin de staj kaydından vareste tutulması keyfiyetidir.
Filhakika, Anayasamızın üçüncü kısmının y*argı bölümünde yor alan hükümlerle kuruluş, gö rev, yeltlki ve sair hususları düzenlenen Anayasa mahkemesinin fonksiyonun mahiyeti itibariyle, bu mahkemede görev ifa eden aslî ve geçici raportörlerin, avukatlığın gerektirdiği bilgi ve tec rübeyi edinecekleri tabiî bulunduğundan, bunla in da stajdan vareste tutulanlar arasına alınma sında zaruret görülmüştür. Nitekim, Anayasa Mahkemesi Yüce Divan olarak tam bir kazai fonk siyonda bulunduğu gibi, kanunların iptali hususunda açılan dâvalardalki faaliyeti de avukatlık için gerekli bilgi ve tecrübeyi kazandıracak mahiyettedir.
Avukatlık meslekine engel olan hallerle ilgili 5 nci maddede yeni olan husus, hakkında âciz vesikası verilmiş olup da bunu kaldırmamış bulunmak keyfiyetidir ki, borçlarını ödemiyeeelk de recede acz içinde bulunan bir kimsenin, meslekin gerektirdiği huzur içinde ve gerekli itimadı tel kin suretiyle görevini yerine getirmesi mümkün olmadığı cihetle, anılan bendin eklenmesindeki zaruret, avukatta bulunmaması gereken olumsuz şartlar bakumundan kendini gösterir.
6 ncı maddeden 10 ncu maddeye kadar olan hükümlerde, avukat olarak levhaya kayıt istemi ile bu istemin taJbi olacağı usul belirtilmiştir ki, istemin yazılı olması ve ikametgâhın bulunduğu baroya yapılması 6 neı madde ile derpiş edilmiş ve mütaakıp maddelerde de, istemin kabulü ve ya reddi halinde yapılacak işlemler sıralanmıştır. Bu bükümlere göre kabul kararları doğrudan 'doğruya gönderilmek suretiyle Adalet Bakanlığınım tasdiki ile tekemmül etmekte, ret kararı ise ilgili tarafından itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliğinden geçip, buranın da redde mütedair ka- ' trıarına vâikı itirazdan sonra Adalet Bakanlığına intikal etmektedir. Bakanlığın verdiği kararîa- !rın kesinliği beyan edilmiş, ancak kesinliğin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 114 ncü maddesi hükmü uyarınca Danıştaya müracaata mâni alamayacağı tabiî bulunduğundan, bu kararlar aley hine yargı merciine müracaat yetkisi olanlar da ayrıca belirtilmiştir.
Gerek barolarım ve gerekse Türkiye Barolar Birliğinin kararlarını muayyen süre içinde ver meleri ve hu süre içinde karar verilmemesi halinde talep ve itirazın reddedilmiş sayi'lmaısı, adayın durumunun süratle tâyinini sağlamak gayesine 'matuf olup, zaruridir. Aksi halin kabulü keyfiliğe ittnlkân verir. Adalet Bakanlığımın rolü, yukarda da işaret edildiği üzere, kamu hizmeti gören avu katlarım götz'ötimi hakikinin tabiî neticesi olup, Baro ve Türkiye Barolar Birliği .gibi kamu kurumu niteliğindelki meslekî teşekküllerin kanunları tatbikinde birliği sağlamaktan ibarettir.
Avukatlık meslekine ait işlerin, meslekî teşekküller tarafından 'görülmesi esası tasarımın pren sibi olduğuna göre, mesleke kabul işlemleri kesinleşenlere ruhsatname verilmesinin de, .barolara bı rakılması gerekir ki, 9 ncu madde ile bu husus sağlanmıştır. İsteğin reddi kararının kesinleşme sinden sonra keyfiyetin diğer barolarla, Türkiye Barolar Birliğine, ilgili baroca .bildirilmesine da ir 10 ncu madde hükmü de, yuikardalki mantık silsilesinin zaruri bir sonucudur.
ÜÇÜNCÜ KISIM Bu kısımda avukatlıkla birleşemiyem ve birleşeibilen işlerle avukatlık yapmanın yasak olduğu haller belirtilmiştir.
Bu kısımdaki hükümlerden sadece 14 ncü maddenin son fıkrası yeni bir hüküm olup, gö revleri icabı, anılan teşekküllerin yabancısı olan kimseler tarafından bilinamiyecek hususiyetleri me vâkıf bulunan ve çok defa kendisi tarafından yapılmış işleri mevcudolan bir teşekkül aleyhine muayyen süre içinde dâva kabul eden avukat, diğerlerine göre rüçhanlı durumda olacağı gibi, bir dâvada iki tarafın da vekâletini alarak hakkın kötüye kullanılmasına yol açar bir duruma gir miş olacaktır. Bu hale mâni olmak için, böyle bir hükme ihtiyacıolduğu gibi, yasaklama süresi de aynı maddede yer alan diğer sürelerle eşit tutulmuştur.
DÖRDÜNCÜ KISIM * Bu kısımdaki hükümlerle avukatlık stajı düzenlenmiştir ki, yürürlükteki kanunda yer alam hükümler pek az değişikliklerle muhafaza edilmiştir.
Yürürlükteki kanunda bir yıl olan avukatlık stajı 15 ncü maddede yine bir yıl olarak muhafa za edilmiş ise de, stajyerin hukukî bilgi ve tecrübesinin daha fazla artırılarak, avukat olması için, gerekli yeterliğinin sağlanması gayesiyle, yanında staj yapacağı avukatın hizmet yılı artırılmış tır.
16 ncı maddede stajın yapılacağı mahkeme ve adliye dairelerinin yönetmelikle belirtilmesi der piş edilmiştir.
17 noi madde, avukat olmak için aranan olumlu 'Ve olumsuz şartların, pek tabiî olarak stajyer lerde de aranacağımı .göstermuektedir.
18 - 27 maddeler, staj için müracaatın şeklini ve bu müracaatın tabi olacağı işlemlerin melerden ibaret olduğunu göstermektedir. Bu hükümlere göre stajyerliğe kabul veya istemin reddi hakkındaki baro yönetim kurulu kararlarına, yönetim kurulu üyeleri ile C. Savcısı ve ilgilinin belli süre içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilecekleri ve bu merciin verdiği kararın da Adalet Bakanlığı nın tasdiki ile kesinleşeceği belirtilmiştir.
Tasarının 33 ncü maddesi, stajyerlere yapılabileceik yardıma dair olup, yeni bir hükümdür. Ga yesi, avukat olmak istiyen fakat stajın devam edeceği bir yıl içinde maddî bakımdan kendine yeter geliri olmıyan fakülte mezunu, istidatlı kimseleri mesleke kazandırmak imkânını sağlamaktır.
BEŞÎNCÎ KISIM " Bu (kısımda avukatın hak ve ödevlerini gösteren hükümler yer almıştır.
34 ncü maddede, avukatın görevini yerine geSrmekte riayete mecbur olduğu hususlar ve hare ket tarzı belirtilmiştir. Adaletin tedviri gibi kutsallığı üzerinde söz .söylenemiyecek bir görevi yeri ne getiren avukatın, hareket tarzının maddede savılanlardan başka tarzda olması düşünülemez.
35 - 42 maddeler mer'i kanundakilerin tekrarımdan ibaret olup, yeni hüküm pretiımrofmektedir.
43 ncü maddenin 2 ve 3 ncü fıkraları yeni hükümleri ihtiva etmektedir. 2 nci fıkra hükmü mer'i kanunda rnıâni bir hüküm olmaması sebebiyle tatbikatta süregelen birçok uyuşmazlıklara son vere cek nitelikte olup, avukatın birden fazla büro tesisi kati olarak menedilmektedir. 3 ncü fıkra avuka ta büro ve mesken adreslerinin değişikliğinin bir hafta içinde baroya bildirilmesi hususunda zorun luluk yüklemektedir.
44 ncü madde, birden ziyade avukatın (Avukat bürosu) teşkiline imkân vermekte ve büronun ma hiyeti ile avukatlar arasındaki münasebeti düzenlemekte olup, madde açıklama yapmayı ,gerektirmiyecek açıklıktadır.
46 ııcı maddede getirilen yenilik, avukatların mahkeme ve icra dairelerindeki dâva ve takip dos yalarını vekâletname ibraz etmeden tetkik edebilecekleri keyfiyetidir. Vekâletini alacağı bir iş hak kında dâva veya takip dosyası avukata en doğru bilgiyi vereceği cihetle, avukatın bunları vekâlet namesi olmadan da tetkik etmesine imkân verilmesindeki zaruret aşikârdır.
48 nci madde ile mer'i kanundaki cezanın asgan haddi 3 aydan 6 aya çıkarılmış ve 'suçu işliyenlerin memur olması halinde de verilecek cezanın asgari haddi 6 aydan 1 seneye çıkarılmıştır. Bu suretle menedilen ve suç sayılan hareketin yapılnasma daha ağır cezai müeyyide ile mâni olunmak istenmiş ve avukatların sırtından tufeyli olarak gelinmek isltiyeceklerin temizlenmesi ve meslekin ta cir zihniyeti ile yürütülmemesi gayesi güdülmüştür.
52 nci madde ile, mer'i kanundan faklı olarak, avukatın tutacağı dosya ile duruşmaya çıkmak mecburiyetinde olduğu hükme bağlanmış ve müvekkille birlikte imzalama mecburiyeti kaldırılmıştır.
Avukatın takibini üzerine aldığı bir dâvanın duruş naasma kendisi tarafından tutulan dosya ile çıkma sında, işin evveliyatına ait her hangi bir hususu cevaplandırmak için fuzuli talike sebebiyet verme mesi bakımından sağlıyacağı fayda açıktır. Avukata yüklenen, bizzat imzalama zorunluluğu, avuka tın meslekî faaliyeti bakımından değer taşıdığı cihetle, müvekkille birlikte imzalamak zorunluluğu lüzumsuz bir külfetten başka binşey ifade etmez.
55 nei madde, mer'i kanunun 43 ncü maddesiyle konulan memnuiyöti daha açık şekilde ifade etmek üzere kaleme alınmış, reklâmın gazeteden başka vasıtalarla yapılması halini de şü mulüne almıştır.
56 nei maddenin 2 nci ve son fıkrası hükümleri bu tasarıyla getiriLmiş yeni hükümler olup, ikinci fıkra ile, avukata şimdiye kadar tanınan, vekâletname örneğini çıkarıp kullanmak yetkisi genişletilmiş ve aslı kendinde bulunan her türlü 'evrak ve vesikanın örneklerini tasdik ederek yargı organları ile sair adlî mercilere ibraz edebilmek yetiki ve hakkı tanınmıştır. Bu hal, tasa rının avukata tanıdığı hak ve görevlerle, ona verdiği önem ve gösterdiği itimadın mantıkî bir sonucudur. Bu suretle avukatın örnek çıkarmak için başka mercilere müracaat ederek zaman kaybetmesi önlenmiş ve meslekin itibarı'artırılmıştır.
Maddenin son fıkrası hükmü de, yukarıda izalh edilen anlayışın bir tezahürüdür. Bu suretle duruşma aralarında tebligat yapılmasına imkân verilmekle, duruşmaların bu sebeple uzamasının önüne geçmek ve dâvaları süratle 'sonuçlanidırmak gayeısi güdülmüştür.
3 ncü fıkra ile, mer'i kanundaki cezanın âzami baddinin 8 yıldan 6 yıla indirilmesi de, suç ile ceza arasında âdil bir nisbet kurma gayesine matuftur.
— T — 58 nci madde ile, mer'i kanunda Adalet Bakanının tensıibedeceği makam tarafından yapı lan soruşturmanın, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından icrasının hüküm altına alınımasiyle Adalet Bakanının takdir ve yetkisi bertaraf edilmiş ve C. M. U. K. nun prensibine uygun bir yol ihtiyar edilmiştir.
Tasarının 59 ncu maddesi 2556 sayılı Hâkimler Kanununun 106, 107 ve 108 nci maddelerinden mülhem olmuş ve bu maddelerdeki usulün Avukatlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür.
Bu suretle avukatlara da; hâkimler ve savcılar gilbi ceza kavuşturması bakımından teminat sağlanmıştır. Gerçekten ilk soruşturmanın toplu mahkemede icrasının avukat için bir teminat olduğu münakaşa edilemez.
60 nci madde dahi Hâkimler Kanununun 109 ncu maddesindeki usulün benimsenmesi, yukar da açıklanan gayeye matuftur. , Ağır cezayı müstelzim meşhut suçların hazırlık ve ilk soruşturmasını umumi hükümlere tabi kılan 61 nci madde hükmü, bu kalbîl suçların sosyal nizamı bozmaıktaki önemi ile mütenasibolup, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun umumi prensiplerine de uygundur.
62 nci madde hükmü, avukatların kamu hizmeti gören kimseler olmasının tabiî sonucudur.
63 ncü maddenin 2 nci fıkrasında ağır para ve hapis cezaları miktarınım artırılması sosyal ve ekonomik değişikliklerin icabıdır. Son fıkradaki ağır para cezasının artırılması da aynı sebe be dayanmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 122 nci madesindeki mânada kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan baroların, mensupları üzerindeki denetim görevlerini ifa re geniş mâ- nasiyle fonksiyonunu icra edebilmeleri için avrkata bâzı mükellefiyet yüikletilmesi ve bunun ceza müeyyidesi altına alınması zaruretiyle 64 ncü madde sevk edilmiştir.
ALTINCI KISIM Bu kısımda avukatlar listesi ve bano levhasının düzenlenmesi, bu konuda avukatın yüküm lülüğü ve avukatın diğer bir baroya nakil işlemi le, levhadan kaydın silinmesine ilişkin hükümler yer almıştır.
Mer'i kanunun, bu konuyla ilgili hükümleri, tasarı ile kurulan Türkiye Barolar Birliğinin fonksiyonu bakımından zaruri değişiklik ve ilâveler yapılmak suretiyle muhafaza edilmiştir.
Ezcümle nakille ilgili inceleme ve isteğin kabulüne dair 70 nci madde ile, mer'i kanunda Aıdailet Bakanlığına ait bulunan nakil işleminin uygun görülmesi keyfiyeti, Türkiye Barolar Bir liğinin yetkisi içine alınmış, 71 nci maddeyle de nakil isteminin reddi halinde itiraız ve nihai karar ınıercn olarak Türkiye Barolar Birliği kabul edilmiştir.
72 nci maddede, levhadan kaydın silinmesi kararına itiraz mercii Türkiye Barolar Birliği ise de, nihai karar mercii Adalet Bakanlığıdır. Bu da, Adalet Bakanlığının gözetim yetkisinin tabiî sonucu olup, nedenleri genel gerekçede izah edilmiştir.
Kezr. 75 nci maddede, tasdik merciinin Adalet Bakanlığı olarak gösterilmesi de, yukarıdaki mülâhazalara istinadetmektedir.
YEDİNCİ KISIM BİRİNCİ BÖLÜM Bu bölümde baroların kuruluş ve nitelikleri, baro kurulması için aranacak avukat sayısı ve görevlerin parasız görüleceğine dair hükümler yer almıştır.
76 nci maddeyle, baroların tüzel kişiliği haiz Kamu Kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğu, kuruluş gayeleri belirtilmiş ve bu gayeler dışında her hangi bir iş ve siyasetle uğraş maları m'enedilmiş, ayrıca maddedeki yeri gösterilmiştir.
Bu hususların kesinlikle belirtilmesiindeki zaruretin anlaşılabilmesi için mer'i kanunda böyle bir hüküm bulunmaması sebebiyle uğranılan müşküllerin ve anlaşmazlıkların hatırlanması kifayet eder.
77 nei madde ile getirilen yenilik, Türkiye Barolar Birliğine tanınan yetki bakımındandır.
Meslekî en yüksek kuruluş olan bu teşekküle böyle bir yetkinin tanınması tasarının sistemi icabıdır.
Barolar, tüzel kişiliği haiz Kamu Kurumu niteliğinde teşekküller olduklarına ve görevlerinin de mesleke hizmetle sınırlı bulunduğuna göre, 78 nci maddeyi görevlerin parasız görülmesi prensibinin kabulünde zaruret mütalâa edilmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM Bu bölümde baroların organları ile bunların teşekkül tarzları, görev ve yetkileri, seçme ve seçilme yeterliği ile seçimle ilgili hükümler yer lalmıştır.
79 ncu maddede, baroların organları sayılmıştır. Bu madde ile bağımsız Baro Disiplin Kurulu gibi yeni organlar Bıaro bünyesine ithal edilmiştir.
I - Baro Genel Kurulu 80 - 85 maddeler, açıklamaya lüzum gös'termiyecek kadar açıktır.
86 ncı madde, avukatları genel kurul toplantılarına katılmakla yükümlü tutmuş ve bu yü kümlülüğe uymıyanlar için disiplin işlemi derpiş etmiştir. M>er'i kanunda böyle bir hüküm olma ması sebebiyle genel kurul toplantılarının ekseriya çok az sayıda avukatla ve gecikmeyle ya pıldığı nazarı itibara alındığında, maddenin sevk zarureti açıkça belirir.
87 - 88 nci maddeler, toplantı yeter sayısı ile 'gündem dışı görüşmeyi düzenlemektedir. 87 nci maddenin ikinci fıkrasındaki nisibetler, tatbikattan edinilen tecrübelerden doğmuştur.
II - Yönetim kurulu 89 - 95 maddeler, yönetim kurulunun teşekkülü, seçilme yeterliği ve engelleri, seçim dönemi, toplantı yetersayısı, toplantıya çağırılma şekli ve yönetim kurulunun görevleri ile ilgili hüküm ler olup, csaslta mer'i kanununun bu konuya ilişkin hükümleri de farklı bulunmamaktadır.
III - Başkanlık divanı Bu divan, 96 ncı madde ile 50 den faızla üyesi olan barolar için öngörülmüş ve daha az sayı da üyesi bulunan barolarda ise böyle bir divan teşıkiline lüzum görülmemiştir. 50 den az üyesi •bulunan baroların iş hacmi itibariyle böyle bir divan teşkiline ihtiyaçları olamıyacağı düşünül müştür.
97 nci madde başkanlıtk divanının, 98 nci madde baro balkanının ve 99 ncu madde de baş kan yardımcısının görevlerini göstermektedir.
100 ncü madde, tasarı ile teşkil edilen Türkiye Barolar Birliğinin mevcudiyeti göz önünde tutularak sevk edilmiş, birliğin kendisini teş/kil eden baroların başkan ve yönetim kurullarının çalışmaları hakkında bilgi edinmesi ve kendi çalışmalarını düzenlemesi 'bakımından lüzumlu bu lunmuştur.
101 ve 102 nci maddeler genel sekreter ile muhasip üyelerin görevlerine dairdir.
IV - Disiplin kurulu Tasarıda kaibul edilen prensip, baro organları arasında, yönetim kurulundan ayrı bir disip lin kurulunun bulunmasıdır. Anca'k avukat -sayısı 25 ve daha az olan baroların diğer organ lara seçilen üyeleri dışında bir de disiplin kurulu için üye ayırmaları çok defa mümkün ola- ' _ 9 - mıyacağmdan, bu halde prensibe bir istisna tanınması zarureti ortaya çıkmıştır. 103 ncü mad denin son fıkrasındaki hükmün gerektirici sebebi budur.
104 - 107 maddeler disiplin kuruluna seçilme yeterliği ve engelleri, seçim dönemi, toplarıma ve karar yetersayısı ile kurulun görevini belirten hükümleri ihtiva etmektedir.
Görevleri itibariyle, baro başkanlığı yönetim kurulu üyeliği ve denetçilikle, disiplin kurulu üyeliğinin birleşmesine de imkân görülmemiştir.
V - Baro denetleme kurulu Tasarı ile getirilmiş bir organ olup, tüzel kişiliği haiz olan baroların malî işlemlerinin, bu işlemlere iştiraik etmiyen üyeler tarafından denetlenmesmdeki fayda, ıbu kurulun teşkilini ge rektirmiştir.
SEKİZİNCİ KISIM BİRİNCİ BÖLÜM Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 122 nci maddesinde kanunla meydana getirileceği öngö rülen kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşu olarak Türkiye Barolar Birliği, bu tasarı ile vücut bulmaktadır. Anayasanın bu hükmü uyarınca, tüzel kişiliği haiz olan baroların hepsim içine alan bir birliğin kurulmasındaki zaruret münakaşaya yer vermiyecek derecede açıktır. Bu zaruretle 109 ncu madde sevk edilmiştir.
110 ncu maddede, birliğin amaç, görev ve yetkisi belirtilmiştir. Maddede, birliğin amacı, yalnız avukatlık mesleki ve avukatlar yönünden değil, fakat hukuk alanında memleket yararı yönünden de ele alınmış ve bunu sağlayıcı hükümler vaz'edilmiştir. Bu suretle millî hukukun inkişafında, avukatların bilgi ve tecrübelerinin daha geniş çapta rol oynıyacağı muhakkaktır.
Barolar gibi birliğin de amacına aykırı işlerle ve siyasetle uğraşmaması tasarının prensiple rindendir ve ifadesini 111 nci maddede bulmuştur.
Birlikteki görevlerin kaideten ücretsiz yapılması 112 nci maddede kabul edilmiş ve bu halin birliğin kuruluş amacına ve niteliğine uygun olacağı düşünülmüştür.
İKİNCİ BÖLÜM Bu bölümde birliğin oraganları ile bunların kuruluşu, toplantıları, görüşme ve karar yeter sayısı ile görevlerine ait hükümler yer almıştır.
I - Birlik Genel Kurulu Birlik Genel Kurulunun kuruluşuna dair 114 ncü maddede, Genel Kurulun baroların üyeleri arasından seçecekleri ikişer temsilci ile teşekkül edeceği belirtildikten sonra, 100 den fazla üyesi olan baroların 100 den sonraki her 300 üye için ayrıca birer temsilci seçecekleri gösterilmiştir.
Birliğin üyeleri barolar olduğuna göre, her baronun Genel Kurul için eşit sayıda üye göndermesi ile iktifa edilmesi akla gelirse de, baroların hepsinin aynı sayıda üyeye sahibolmadığı ve üye sayısı çok olan baroların biraz fazla temsilci göndermelerinin adalet ölçülerine daha uygun olaca ğı düşüncesiyle, madde yazılı şekilde kaleme alınmıştır. Mamafih temsilci sayıları arasında nis'betsizMğe yer vermemek ve böylece bir adaletsizliğe .sdbebolmaımak için (büyük baroların fazladan gönde receği temsilci sayısı çok mahdut tutulmuştur.
116 nci maddede görüşme ve karar yeter sayısının üyelerin en az dörttebiri olarak sınırlan ması, Birlik Genel Kurulu görevinin önemi icabıdır. Bu miktardan az sayı ile yapılan top lantıda alman karar ve yapılan işlerin görevin ehemmiyeti ile mütenasibolmıyacağı ve işin ciddiyetine uymıyacağı tabiîdir.
II - Birük Yönetim Kurulu Birliğin yürütme organı Yönetim Kuruludur. 118 nei madde ile kuruluşu ve 119 neu maddey le de üyeler arasındaki iş bölümü düzenlenmiştir. Böylece, barolardaki Başkanlık Divanına muvazi bir organ burada da fiilen teşekkül etmektedir.
120 - 123 maddeler, Yönetim Kurulunun üyelerinin seçim dönemi toplantıları, görüşme ve karar yeter sayısı ile görevlerini gösteren hükümleri ihtiva etmektedir. Bu hükümler açık lama yapılmasını gerektirmiyecek açıklıktadır.
III - Birlik Başkanlığı 124 ve 125 nei maddeler Birlik Başkanının seçim şekli ve seçim dönemi ile görevlerine dairdir.
Birlikte Başkanlık Divanı bulunmalığı cihetle, barolarda bu divana tanınan bâzı görevlerin baş kana verilmesinde zaruret vardır. Ezcümle birlik adına iktisap ve iltizamda bulunmak gibi.
IV - Birlik Denetleme Kurulu Barolardaki zaruretle, birlikte de böyle bir denetleme kurulunda olan ihtiyaç aşikârdır.
V - Birlik Yüksek Disiplin Kurulu Mer'i kanundaki Yüksek Haysiyet Divanına tekabül eden bu kurul, avukatların meslekî ku ruluşları içinde en yüksek disiplin organını teşkil etmektedir.
DOKUZUNCU KISIM Disiplin işlem ve cezalan 127 nei maddede, disiplin cezalarının hangi hallerde uygulanacağı gösterilmiştir. Meslekin vakar ve şerefine yahut meslek nizam ve ananelerine riayeti sağlamak ve avukatların meslekî faaliyetlerinde görevlerinin ica'bettirdiği dürüstlükle hareketlerini temin için birtakım müeyyi delere ihtiyaç bulunduğu aşikârdır.
128 - 129 ncu maddelerde disiplin cezalarının neler olduğu ve hangi hallerde kim tarafından verileceği belirtilmiş olup, mer'i kanundakilerin aynıdır. Ancak para cezasının miktarı şimdiki pa ra değerine uygunluğu ve uyarma hassasını temin için artırılmış, keza işten çıkarma süresi de fiilin ağırlığı ile mütenasip hale getirilmiştir.
130 ncu madde, savunma hakkının önemine uygun olarak sevk edilmiştir.
131 nei maddenin ikinci fıkrası meslekin icrası sırasındaki fiillerden dolayı avukatlıktan ay rılanlar hakkında da disiplin kovuşturması yapılmasını derpiş etmiştir. Bu suretle meslekin yüksek menfaatlerinin ve itibarının korunması sağlanmış olacaktır.
132 nei madde, kovuşturmayı yapacak baro ve disiplin kurulu üyeleri ve Baro Başkanı hakkındaki şikâyetlerde Kurulun teşekkül tarzını düzenlemektedir.
133 ncü maddede, ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri, muhtelif durumlara göre belirtilmiş ve baro yönetim kurullarının, disiplin kovuşturması açmaya mecbur ol dukları hal maddenin son fıkrasında gösterilmiştir. Prensip, Cz€ a kovuşturmasının disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmıyacağıdiT.
134 ncü maddede, disiplin kovuşturmasının, yönetim kurulu tarafından bir kararla açı lacağı belirtildikten sonra, ikinci fıkrada, bu konuda ne suretle harekete geçileceği ve üye lerden birine karardan önce soruşturma yaptırabileceği derpiş edilmiştir.
Son fıkra, işin sürüncemede bırakılmasına mâni o'lma'k gayesiyle sevk edilmiştir. Ko nulan müddetin de, soruşturma ve karar için yeterli olduğu düşünülmüştür.
135 nci madde, soruşturmaya memur tâyin edilen üyenin* yapacağı işleri göstermektedir.
136 ncı madde, baro yönetim kurullarının disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair kararlarına, Cumhuriyet Savcısı ve müştekinin itirazı ile Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığının itiraz üzerine yapaeakian işlem ve verecekleri kararlarına dairdir. Adalet Bakanlığının buradaki rolü de gözetim yetkisinin tabiî sonucudur.
137 nci madde de, disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına dair kararın kesin leşmesinden sonra aynı fiillerden dolayı belirtilmiş ve yeniden inceleme için üç seneli'k bir süre zamanaşımı olarak kalbul edilmiştir. Böyle bir sürenin ka'bulü, gecikmiş adaletin, ada letsizlik olacağı fikrinden mülhemdir.
138, 139, 140, 141 ve 142 nci maddeler, disiplin kurulunun yapacağı duruşma ve delil lerin toplanmasına dair olup, usul hükümleri karakterindedir.
İstinabe yoliyle verilen talimatın kimler tarafından yerine getirileceğine dair 144 ncü mad de, baro disiplin kurullarına ait istinabe yoliyle verilen talimatların, istinabe olunan yer deki aynı kurullar tarafından yerine getirilmesi gerektiği fikrinden mülhemdir.
145 nci madde, tanıklar ve bilirkişilerin ne suretle çağırı'lacağını ve çağrıya icabet et meme halindeki müeyyideyi ve buna benzer karar verecek mercii göstermektedir. Mad dedeki para cezası disipliner, o'lup, 162 nci maddenin hükmüne tabidir.
146 - 147 maddeler disiplin kurulu üyelerinden reddi ile kararların teMiğini düzenlemekte dir. Maddeler açıklamaya muhtacolmıyacak derecede sarihtirler.
148 - 152 nci maddeler, işten menedilme ile bunun hüküm ve neticelerine dair olup, mer'i kanundan farklı hükümler getirmemektedir.
153 ncü madde, disiplin kurulu kararlarına karşı kimlerin itiraz edebileceğini göstermekten dir.
Birlik Yüksek Disiplin Kurulunda inceleme kaideten evrak üzerinde yapılacak, ancak mad dede sayılan işten veya meslekten çıkarma cezasdyle, işten menedilmeye dair kararlar gibi neticeleri ağır olan cezalar ve kararların incelenmesinde, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilecektir.
157 nci madde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 114 ncü maddesindeki (hiçbir idari işlem yargı denetimi dışında bırakılamaz) hükmünün icabı o'larak sevek edilmiştir.
159 ncu madde de, disiplin kovuşturması açılmasının zamanaşımı üç yıl olarak belirtilmiş ve bu müddetin yönetim kurulunca disiplin kovuşturması açılmasına karar verilmiş olması ha linde işlemiyeceğine işaret etmek suretiyle de, zamanaşımının disiplin kuruluna işin intika linden sonra hiçbir zaman bahis konusu olmıvacağı açıklanmıştır.
Disiplin cezalarının kesinleşmedikçe uygulan amıyacağma dair olan 160 ncı madde hükmü, ceza hukukunun genel prensiplerine uymak zaruretinin tabiî bir sonucudur.
Tanık ve bilirkişiye tazminat ödenmesi, yol ve ikâmet giderinin karşılanmasiyle, bu gider lerin müşteki veya avukat tarafından evvelden yatırılması, avukat veya üçüncü bir kişiye yük letilmeyen veya borçludan almana imkânı kalmıyan masrafların da baroya yükletilmesine dair olan 161 nci madde hükmü usul hukuku esaslarının tabiî bir sonucudur.
162 nci madde ile para cezasının veya masrafların ödenmesine dair olan kararların ilâm ma hiyetinde sayılacağı ve para cezalarının baroya gelir yazılacağı öngörülmüştür.
ONUNCU KISIM Mer'i kanunda avukatlık ücreti, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda vekâlet ücreti olarak adlandırılan ve avukatın vekâlet hizmetine karşılık teşkil eden meblâğ, bu tasarıda da (Avu katlık ücreti) adı ile tanımlanmış ve 163 ncü maddenin ilk fıkrasında bu kanundaki mânâda (Avukatlık ücretinin) tarifinin yapılmasında zaruret mülâhaza edilmiştir.
Anılan maddede de avukatlık ücretinin avukatla müvekkil arasında serbestçe kararlaştırı lacağı kaide olarak kabul edilmiş, tarifedeki en az ücretin altında kalan ücret karşılığında iş ve dâva kabul edilmesi yasak edilerek, aksine hareket disiplin cezası müeyyidesi altına alın mıştır.
Ücret anlaşmalarının yazılı şekilde olması da mutebcrlik şartı oılarak kabul edilmiştir. Nite* kim bu konudaki dâvalarda yazılı sözleşmeden başka delilin getirilemiyeceği ve dinlenemiyeceğine maddenin 5 nci fıkrasında işaret edilmiştir.
Son fıkra ücret közleşmesi olmıyan hallerde asgari ücret tarifesinin uygulanacağına dair dir.
Ücret sözleşmelerinin muhtevasına dair olan 164 ncü maddenin 1 nci fıkrasında, ücret sözleş mesinin kaide olarak belli bir miktarı ihtiva etmesine işaret edilmiştir. Bu hususun kanunda gösterilmesine, bilhassa sözleşmeden doğan dâvalar bakımından ihtiyaç vardır.
İkinci fıkra, avukatı girdiği dâvada başarı sağlamaya sevk eden bir hüküm olup, başarı ya pirim vermek suretiyle teşvik edici rol oynıyacağı inkâr edilemez.
3 ncü fıkra, avukatın hasılı dâvaya iştirakini mcneden bir hükümdür ki, sevk gayesi metin den kolayca anlaşılmaktadır.
Son fıkra, kaideten müvekkile aidolması gereken bir meblağ için bu kaidenin teyidinden baş ka, aksine yazılı sözleşmenin 'de caiz bulunduğuna işaret etmektedir.
165 ve 166 nci maddeler avukatlık ücretinin teminatını teşkil eden hükümler niteliğinde dir. Nitekim anılan maddelerle ücret borçları bakımından müteselsil mesuliyet esası kabul edil miş avukata hapis hakkı tanınmış ve avukatlık ücreti alacağının imtiyazlı olması öngörülmüş tür.
167 nci madde Baro Yönetim kurullarının görevi bakımından sevk edilmiş bir hükümdür. Ge rektiğinde yönetim kurulunun aracılığının istenmesiyle yetinilip, dâva yolundan vaz geçilmesini sağlamak gayesine matuftur.
168 nci madde, avukatlık ücret tarifesinin hazırlanmasına mütedair usuli bir hükümdür.
169 ncu madde, yargı mercilerinin karşı tarafa yükletecekleri avukatlık ücretinin sınırla rını belli etmekte ve 170 nci madde de, avukatlık ücret tarifesini uygulayacak diğer mercileri göstermektedir.
171 nei maddenin 1 nci fıkrası, avukatın, üzerine aldığı işin kanun hükümleri ve yazılı söz leşme şartlarına göre sonuna kadar takip mecburiyetinde olduğunu hüküm altına almıştır. Mütaakıp fıkralar da avukatın diğer bir avukatla birlikte veya başka bir avukata, üzerine aldığı işi takibettirebilmesi şartlariyle bu halin sonuçlarını düzenlemektedir.
172 nci madde avukatlık ücretinin belli bir işe hasredilmesine dairdir.
173 ncü madde, avukatın deruhte ettiği işi haklı bir sebebolmaksızm takipten vazgeçmesi veya azlinin doğuracağı sonuçlar belirtilmiştir.
ONBİRİNCİ KISIM 174 - 179 ncu maddeler adlî müzaharet bürosunun, büronun çalışması, görevleri, adlî müzaharet için delil gösterme zorunluluğu, gider ve geliri ile yıllık çalışma raporuna dair olup, mer'i kanu nun bu konudaki hükümlerinin aynen muhafazasından ibarettir.
ONİKİNCİ KISIM Bu kısımda, Yönetmelik hazırlanması, Cumhuriyet savcılarına yapılacak tebligat, avukatlık kıdemine sayılacak hizmetler, dâva vekilleri hakkında uygulanacak hükümler ve yürürlükten kal dırılan hükümlere dair 180 - 184 ncü maddeler yer almaktadır.
Tasarıda, avukatların sosyal güvenliğinin, topluluk sigortasına girmelerinin mecburi tutulması suretiyle sağlanması öngörüldüğünden, 6207 sayılı Avukatlar Yardımlaşma Kanununda da buna paralel olarak değişiklik yapılması zaruri görülmüş ve bu kısımda yer alan 185 nci madde ile sözü edilen Kanunun 1, 4 ve 5 nci maddeleri değiştirilmiştir.
Birinci maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarında yapılan değişiklikle, Avukatlar Yardımlaş ma Sandığı kurulmuş olan "baroların mensubu olan avukatların bu sandıklara üye olmaları mecburi iken ihtiyarî hale getirilmiş ve ihtiyarî olarak üyeliğini devam ettirenlerin sandığa olan duhu liye, aylık aidat ve maktu aylık iştirak hisselerini ödememeleri halinde uygulanacak esasların yönetmeliklerde gösterilmesi derpiş edilmiştir Filhakika, topluluk sigortasına girmesi mecburi v kılman ve bu suretle sigorta primi ödemek zorunda kalacak olan bir avukatın, isteği haricinde bir de Avukatlar Yardımlaşma Sandığına duhuliye, aylık aidat ve iştirak hissesi ödemek mecbu riyetinde bırakılması hem adalet ilkesine aykırı olacak ve hem de aynı gaye için iki ayrı yere para ödenmesi zorunlu kılınmak suretiyle ağır bir külfet altına sokulacaktır. Ancak, Yardım - sandığında hastalık, yaşlılık, malûllük ve ölüm yardımı görecek durumda olup da, yaşının ileriliği sebebiyle topluluk sigortasından, anılan yardımları görebilmesi için geçmesi gereken asgari süreyi tamamlaması şüpheli olanların da sandıktan sağlıyacakları bu yardımlardan yoksun kalmamaları için, sandık üyeliğini devam .ettirmelerinde menfaatlerinin olduğu da aşikârdır.
Bu sebeple yardım sandıklarının toptan tasfiyesi yoluna gidilmiyerek, üyeliği ihtiyari hale ge tirmek suretiyle, sandıkların devamında da fayda mülâhaza edilmiştir.
Dördüncü madde de, üyeliğini ihtiyari olarak devam ettirenlerin durumuna uygun olarak yeni den kaleme alınmış ve birinci maddede yapılan değişikliğe paralel olarak açıklığa kavuşturulmuş tur.
Beşinci maddede yapılan değişiklik, sadece ikinci fıkranın kaldırılmasından ibarettir. Tasanda, mer'i kanunun 80 nci 'maddesinin yerini tutan bir madde bulunmadığı ve sandık üyelerinin mükel lefiyetlerini yerine getirmemeleri halinde uygulanacak esasların da, birinci maddenin dördüncü fıkrasında yapılan «değişiklikle yönetmeliğe bırakıldığından bu fıkranın uygulama yeri kalmamış ve hayatiyetini kaybetmiştir.
186 nci madde ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 61 nci maddesi değiş tirilmektedir. Dâvaya vekâlet derulhde etmeye kanunen yetkili bulunan kimseler 1086 sayılı Ka nundan sonra yürürlüğe giren 3499 sayılı Avukatlık Kanununda gösterilmiştir.
Halen yürürlükte bulunan Avukatlık Kanununun 19, 23 ve muvakkat IV noü maddeleri bu meyanda sayılabilir. Tasarının 32, 35 ve geçici 9 ncu maddeleri de aynı konuyu düzenlemektedir. Bu itibarla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 61 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan hükümler maddeleri çrkarılmışıtır. Nitekim, tasarının geçici 13 ncü maddesi hükmü muvacehesinde de sözü edilen kanunun 61 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, lüzumsuz kalmıştır. Zira geçici 13 ncü maddede, Hukuk Usulü MuJhakemeleri Kanununun 61 nci maddesinin bir, üç ve dördüncü fıkralarında yer alan hükümler daiha etraflı ve detaylı olarak hüküm altına alınmış •bulunmiaktadır.
1086 sayılı Kanunun 61 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne vuzulh verilmek suretiyle ve yukardaki izahatın ışığı altında yeni 61 nci madde vücuda getirilmiştir; mahkeme, kanuna göre ve kâlet derulhde etmesi kaabil olmıyan bir vekille kendisini temsil ettiren tarafın, o vekilini gerek otu ruma, gerekse mahallinde yapılacak olan taihkikat ve inceleme işlemine kaîbul etmiyecektir. Bu tak dirde müvekkile, re'sen ve üzerinde keyfiyeti işaret edeceği bir davetiye gönderecektir. Davetiye gideri, bilâhara o tarafa yükletilmek üzere, evvelemirde Hazmeden ödenir. Bu davete rağmen gelmiyen veya usulen kendisini temsil ettirmiyen şahıs hakkında gıyap kararı çıkarılacağı talbiîdir.
GEÇİCİ HÜKÜMLER 'Geçici 1 nci madde, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı veya Sosyal Sigortalar kanunları kap samına girmiyen <ve halen sosyal güvenlikten malhrum bulunan avukatların Sosyal Sigortalardan faydalanmalarını sağlıyacak hükümlerin, ya hazırlanacak (yalnız avukatlar için) özel bir kanunla, yahut diğer serbest meslek sahiplerini de kapsamına alacak bir kanunla düzenlenmesini derpiş et mektedir. Esasen Birinci Beş Yıllık Plânın (toplumun genel kuruluşu) bölümünün (sosyal güven lik) kısmında da, serbest meslek erbabının sosyal güvenlik düzeni içine alınması ve bu konuda tedbir «olarak serbest meslek erbabı için ihtiyarlık ve ölüm sigortası kurulması öngörülmüştür. (Baş bakanlık Devlet Plânlama Teşkilâtının yayınladığı birinci beş yıllık kalkınma plânı, sayfa 110 ve Geçici iki ve üçüncü maddelerde yer alan hükümler, avukatların sosyal güvenliğini sağlıyacak esasları ihtiva etmektedir. Bu maddelerin sevk sebeplerini izah etmeden önce avukatlık meslekinin özelliğinden ve avukatların sosyal güvenliği konusunda alınan kanuni tedbirlerin geçirdiği gelişme lerden bahsetmek faydalı olacaktır.
3499 sayılı Avukatlık Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasında; avukatlığın kamu hiz- '" meti mahiyetinde bir meslek olduğu belirtilmiş ve tasarının birinci maddesinde de doğrudan doğ ruya «kamu hizmetidir» diye tanımlanmıştır. Ancak, sözü edilen yürürlükteki kanun ve tasarıda ayrıca, kamu hizmeti oıl'an bu mıesMkin serbest bir meslek olduğu da beyan edilımiştdr. Bizıatübi serbest meslek olmakla beraiber, avukatların >bir kısmı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına veya Sosyol Sigortalar Kanununa tâbi olarak mesleklerini icra etmektedirler. Bu iki kategorideki avukatlar için sosyal güvenlik, emeklilik veya sigorta ile sağlanmış 'bulunmaktadır. Bu itibarla Avukatlık Kanunu veya sair kanunlarla sosyal güvenliğinin sağlanması gereken avukatlar, tamamen ser best çalışan ve yufcardaki iki kategoriye de girmiyenlerdir.
Başlangıçta, 3499 sayılı Avukatlık Kanununun 7 nci (balbmda, 135 - 138 nci maddeler ile meslek sigortası müessesesi düzenlenmiş ve avukatların meslek sigortası yaptırmaları mecburi kılınmıştır. Ancalk, bu sigorta tesibit edilecek bir sigorta ışirketine sigortalanmak suretiyle te min edilmek istenmiştir. Uygulamada umulan sonucun alınmaması üzerine de 21 . 12 . 1953 ta rih ve 6207 sayılı Avukatlar Yardımlaşma Kanunu çikarılaraik Avukatlar Kanununun meslek si gortalarına ait 135 - 138 nci maddeleri kaldırılmıştır. Bu kanun, her baro merkezinde baro ge nel kurulu kararı ile (Avulkatlar Yardımlaşma Sandığı) kurulabileceğini ve kurulan barolarda da, avukatların bu sandığın üyesi olacaklarını derpiş etmiştir. Şu suretle, sandığın kurulması ihtiyari ve fakat kurulan bu sandıkların belli 'barolardaki avukatları içine alması, gelir kay naklarının geniş bulunmaması ve gelirin esas itibariyle nemalandırılmasmın da söz konusu ol maması sebepleriyle üyelerine sağladıkları menfaatler de sembolik denebilecek dereceyi geçeme- . mistir. Bu kadarcık yardımın sağlanmasını ise, günümüzün ekonomik koşulları karşısında avu katların kâmil mânada sosyal güvenliğe kavuşmasını ifade edemiyeceği izahtan varestedir.
Bu itibarla, senbest meslek olarak kamu hizmeti ifa eden avukatların tamamını içine alacak bir sosyal güvenlik sisteminin kurulması bir zaruret olarak tezaıhür etmektedir. Bu sosyal gü venliğin, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına bağlanması suretiyle sağlanması düşünüleıbilir ise de, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 12 nci maddesi hükmü muvacehesinde buna imkân bulunamamıştır. Zira sözü edilen kanunun 12 nci maddesi gereğin ce Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına taıbi olacaiklarm memur statüsünde olmaları gerek mektedir. Seribest avukatlar ise, memur statüsünde bulunmadıklarından, bu Sandığa tabi kı lınmaları mümkün olamamıştır. İkinci hal, serbest avukatların 17 Temmuz 1964 tarih ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa bağlanmaları suretiyle Sosyal Sigortalardan faydalanmala rını sağlamaktır. Ancalk, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesi hükmü gere ğince sigortalı sayılaJbilmek için «Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tara fından çalıştırılmak» gerekmektedir. Oysa ki, serbest avukatlar bakımından böyle bir durum söz konusu değildir. Bu yüzden de bunların doğrudan doğruya 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre sigortalı sayılmaları mümkün olamamaktadır., Bu suretle, serbest avukatların sosyal güvenliğini, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına bağlanmaları veya 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre sigortalı sayılmaları mümkün olamayınca, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86 nci maddesinde hüküm altına alınan topluluk sigortasına ıgirmelerinden başka bugünkü halde çözüm yolu kalmamaktadır. Tasarı nın geçici 2 nci maddesinde de, bu yola gidilmiş ve 5434 sayılı Kanunla, 506 sayılı Kanunun kapsamı dışında kalan avukatların hepsinin topluluk sigortasına girmeleri mec'buri kılınmıgtır. Topluluk sigortası, bütün sigorta kollarına şâmil olarak düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanu nun 86 ncı maddesinde söz konusu edilen Çalışma Bakanlığınca onanacak genel şartlar da, tip sözleşme haline getirilerek, bunun Çalışma Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Türkiye Barolar Birliği arasında yapılacaik görüşmelerde tesbit edilmesi derpiş edilmiştir. Topluluk sigortasını yapacak birlikler de barolardır. Yani her baro ayrı ayrı fakat tip sözleşmeye uy gun olaraık topluluk sigortası yaptıracaktır.
Geçici üçüncü madde, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa istisna getirmekte olup, toplu luk sigortasına giren avukatların, önceden sigortalıkları söz konusu olmadığı halde, avukat lık hizmet süreleri esas alınarak, sigortalılıklarının başladığı tarihten önceki on yıl içinde en az 70 ay baro levhasında kayıtlı bulunan, sigortalılık süresince her yıl en az 7 ay sigorta primi ödiyen ve en az 5 yıl sigortalı olan avukatlara, sigortalılık süresi 15 yılı doldurmuş olanlar gibi Sosyal Sigortalar Kanununun 61 nci maddesindeki esaslara göre yaşlılık aylığı bağlanması derpiş edilmiştir. Bu hüküm, yukarda söylendiği gibi 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 8 nci maddesinin (C) fıkrası hükmüne istisna teşkil etmekte ise de, . avukatların kamu hizmeti ifa etmeleri bakımından ve hizmetlerinden cemiyet müstağni kalamıyacağı cihetle, yarınlarından emin olarak hizmetlerini yapabilmelerini sağlamak gayesiyle bu istisnanın getiril mesi zaruri görülmüştür.
Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerinin serbest meslek erbabına mecburî olarak uygulanması duru munun ilik masalini tenkil edeccık bu hiiıkümlerde, mezkûr kanunun geçici 8 nci maddesinin kıyasen avukatların faydasına da arz edilmesi sigortadan gereği veçhile istifade edebilmek noktasından ka çınılmaz bir zaruret olarak mütalâa edilmiştir.
Geçici üçüncü maddenin diğer hükümleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 8 nci maddesinin istisna dışında kalan hükümlerinin aynı olduğundan ayrıca izahına lüzum (görülmemiş tir.
Geçici 4 ncü madde, topluluk sigortasına giren avukatların, Avukatlık Yardımlaşma Sanıdığmda- •ki kayıt!arını sildirerek, ilişiklerini kesmelerini d'izenliıyen hükmü ihtiva etmekte olup, usule mütaalliktir ve kısmî bir tasfiyenin şekil ve şartlarını tesbit etmektedir.
Geçici 5 inci madde kazanılmış hakların korunması gayesine matuftur. Makbul mazerete istina den »taja ara vermiş olanların da bu madde kaplamına girdiği izahtan varestedir.
Geçici 6 ncı madde, Türkiye Barolar Birliğinin kuruluş hazırlıklarında Ankara Baro Başkanına yükletilen görevi belli etmektedir ki, Birliğin merkezi Ankara olduğuna ,göre hazırlığın başkası tara fından yapılması düşünülemez.
Geçici 7, 8 ve 9 ncu maddeler mer'i kanundaki muvakkat, 3 ve 4 ncü maddelere tekabül etmek tedir.
Geçici 10 ncu madde baroların görevlerine devamlarını sağlamak gayesine matuftur.
Geçici 11 nci madde, asgari avukatlık şarafiye tarifesinin yapılma süresi ile eski tarifenin uygu lanmasına devam müddeti belirtilmiştir.
Geçici 12 nci maddede, yeni kanuna göre kurulacak Birlik Yüksek Disiplin Kurulu teşekkül edin ceye kadar Yüksek Haysiyet Divanmdaki dosyaların Ankara Baro Başkanlığında muhafaza edilme sini hüküm altına almaktadır.
Geçici 13 mcii madde, Tasarının 186 ncı maddesi ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Ka nununun 61 nci maddesinde yapılan değişikliğin tabiî sonucu olarak sevk edilmiş bulunmaktadır.
Zira, 186 ncı madde ile değiştirilen 1086 sayılı Kamunun 61 nci maddesinden «Baro teşekkül etmiyen ve birinci fıkra veçhile dâva vekili bulunmıyan mahallerde herkes dilediği kimseyi tevkil edebilir.» hükmünü ihtiva eden son fıkrasiylc, bu fıkranın atıfta bulunduğu birinci fıkrası çıkarılmıştır.
Bu fıkraların maddeden çıkarılması sonucunda, tasarının 32, 35 ve geçici 9 ncu maddeleri hüküm leriyle iktifa edilmesi ve bu maddelerle kendilerine dâvaya vekâlet deruhde etmek yetkisi tanınan kimseler (Avukat stajiyeri, baroda kayıtlı avukat ve dâvavekili) dışındakilere, mezkûr yetkinin tanınmaması düşünülebilir ise de, memleketimiz gerçekleri karşısında bunun birden yapılması mümkün görülmemiş ve bir intikal devresinin tanınması zaruri görülmüştür. Her ne kadar, mem leketimizdeki avukat ve dâvavekili sayısı ve bunların memleket içindeki dağılışı 1086 sayılı Kanu nun kabul edildiği 18 Haziran 1927 tarihine göre, lehe önemli derecede farklı ise de, bugün dahi bir hayli ilçemizde üç avukat ve dâvavekili bulunmamakta ve buradaki vatandaşlarımızın büyük kısmı bizzat dâvasını takibedebilecek kültür seviyesine henüz erişmiş değildir. Bu itibarla daha bir süre üç «avukat ve dâvavekili olmıyan yerlerde, avukat veya dâvavekili olmıyan kimselerin de hukuk mahkemeleri icra ve iflâs dairelerinde dâva ve iş takibedebilmek üzere vekâlet deruhte etmeleri faydalı ve zaruri mülâhaza edilmiştir. Ancak, bu kimselerin hukukun tamamen yaban cısı olmamaları ve gördükleri hizmetin önemi ile orantılı bir disipline bağlanmaları da gerekir.
Maddenin birinci fıkrasında; üç avukat ve dâva vekili bulunmıyan yerlerde, hukuk mahke meleri ve icra ve iflâs dairelerinde dâva ve iş takibetmek üzere vekâlet deruhde edeceklerin, belli görevlerde 4 sene bulunmaları, avukatlığa kabul için üçüncü maddede aranan, tahsil ve staj dışın daki olumlu şartları haiz olmaları ve beşinci maddedeki olumsuz şartların da kendilerinde bulunmaması aranmıştır. Bu suretle, hiçbir hukukî formasyondan geçmemiş ve mânevi nitelik leri itibariyle de, kanun hizmeti görecek ehliyette olmıyan kimselerin, vekâlet görevini ifa etmeleri önlenmiş olacaktır. Fıkrada sayılan görevlerde 4 sene hizmet etmiş olmak hali de, görevlerin mahiyeti icabı bu kimselere az da olsa hukukî formasyon sağlıyacaktır. Bunların baroca tutu lan listeye kaydolunmaları, vekâlet görevini yapacakları yeri sınırlamak gayesine matuftur.
İkinci fıkra, birinci fıkra gereğince vekâlet görevini ifa edeceklerin listeye kayıt tarihinden itibaren üç ay içinde görev ifa edecekleri yerde büro tahsis etmek mecburiyetini ve bunun mü eyyidesini hüküm altına almaktadır.
Üçüncü fıkra, müktesep hakların korunması1 gayesiyle getirilmiştir. Filhakika, birinci fıkrada ki şartları haiz olmıyan, fakat kanunun yürürlüğe girmesinden Önce vekâlet görevini meslek itti haz etmiş de geçimini buna bağlamış bulunan kimselerin, bu imkândan birden mahrum edilme mesi de hakkaniyet icabıdır. Ancak, bunlarda da mânevi niteliklerin mevcudiyeti aranmış ve ve kâlet görevini ifa edebilmeleri birinci fıkradaki listeye kaydolunmaları şartına bağlanmıştır. Lis teden her hangi bir suretle kayıtları silindiği takdirde, birinci fıkradaki şartları tamamen haiz ol madıkça yeniden listeye kaydolunmıyacaklannın derpiş edilmesi de tasfiye gayesine matuftur.
Fıkranın son iki cümlesi, bu şahısların müktesep haklarının tanınması için listeye kayıt zımnın da başvurma süreleri ile büro açmak mecburiyetlerini ve müeyyidesini düzenlemektedir.
Dördüncü fıkra, önceki fıkralarla vekâlet görevini ifa etmek haklarının, o yerdeki avukat ve dâvavekili sayısının üçe yükselmesiyle sona ermesi halinde başka yere naklin ne suretle yapılaca ğına dairdir.
Beşinci fıkra, listeye kayıt işleminin usulünü, baroların belli süre içinde karar verme zorunluğuna, baroların kayıt kararının kesin olup, ret kararı aleyhine itiraz süresini ve Adalet Bakan lığının bu konudaki fonksiyonunu düzenlemektedir. Fıkranın son cümlesi Anayasanın 114 ncü maddesindeki prensibinin icabıdır.
Altıncı fıkra, yönetmelikle düzenlenecek hususları göstermektedir.
Yedinci fıkra, bunlar hakkındaki disiplin işleminin, dâvavekilleri hakkındaki hüküm çerçeve1- sinde yürütüleceğini derpiş etmektedir.
Son fıkra, maddenin yürürlük süresini göstermektedir.
Geçici 14 ncü madde, bir zoraniuğun sonucu olarak sevk edilmiştir.
Filhakika, 23 Aralık 1966 günü itibariyle, 375 olan hâkim stajiyeri 'kadrosu tamamen dolu olup erkek ve hanım olmak üzere 631 kişi de stajiyerliğe tâyin için sıra beklemektedir. Ayrıca Aralık 1966 sonunda iki senelik stajını bitirecek olan 123 hâkim stajiyerinin, hâkim veya C. Savcı yar dımcılıklarına tâyini, bu kadroların dolu bulunması sebebiyle Mart 1967 ye kadar mümkün olamıyacak ve Bakanlıkça hazırlanan bir tasarı ile istenen 450 kadro verilmediği takdirde de stajıriî'bitirdiği halde'•"•tâyin edilemiyeceklerin miktarı artacaktır. Bu durum muvacehesinde iki se nelik stajını bitirdiği halde kadro bulunmaması sebebiyle tâyin edilemiyen hâkim stajiyerlerinin, tâyin için uzun müddet bekliyerek mağduriyetlerinin devam etmemesini sağlamak amacı ile, bu ştajiyerlere, hâkim stajiyerliğinde geçen sürelere avukatlık stajında geçen sürelere tam karşılık tutulmak suretiyle avukat olmak imkânı geçici 14 ncü madde ile verilmiş olacaktır.
-Son iki madde kanunun yürürlük tarihi ile kanunu yürütecek makama dairdir.
Adana Milletvekili Kemal Sarıibrahimoğlu ve 7 arkadaşının, Avukatlık Kanunu teklifi (2/1) 27 Ekim 1965 Millet Meclisi Başkanlığına Avukatlık kanunu teklifimiz ve mucip sebepleri eklidir. Kanunlaşması için gereğini istirham ede riz.
" Sayglıarımızla.
Adana İstanbul Denizli İzmir K. Sarıibrahimoğlu R. Ülker II. Oral A. Ertunga Sivaa Uşak Adana Hatay C. Odyakmaz A. R. Akbıyık M.Bozdoğan M. Deliveli ' . . ; . ; .- MUCİP SEBEPLER 3499 sayılı Avukatlık Kanunumuz 1938 yılında meriyete konmuştur. Yurdumuzda Avukatlık meslekine lâyık olduğu şerefli yeri veren ve zamanın icaplarına göre tataıimıkâr bir kanun olan 3499 sayılı Kanunu aradan geçen 26 yıl içinde memleket şartlanndaki ve cemiyetin sosyal, ekono mi/k ve politik yapısındaki derin değişikliklerin tesiri ve tatbikattan edinilen tecrübelerin ilhaımı ile yenibaştan ele almak icabetımiştir.
Şartların değişmesi ile huikuk kaidelerinin de değiştirilmesi icabedeceği kaidesi aklın bulduğu en eöki ve basit hakikatlerden 'biridir.
Filhakika; 3499 sayılı Avukatlık Kanununun tedvin edildiği 1938 yılında memleket yararları nın faydalı ve zaruri kıldığı tok partili bir inkılâp idaresi mevcut idi. Mensubu bulunduğumuz Garp milletleri camiasının en kudretli üyelerinden Almanya'da Hitlerizm, İtalya'da Faşizm bütün ihtişaımı ve şaşaası ile dikkatleri üzerine çekmekteydi. Memleketin adlî hayatı ile yakından ilgili, geniş bir kütleyi ilgilendiren Avukatlık Kanununu hazırlıyanların iç ve dış hâkim cereyanların, sosyal ve politik havanın etkisinde kalmaması mümkün değildi. Nitekim demokratik icaplara uygun kaideler şevki gayretlerinin müşahede edildiği 3499 sayılı Kanunun, baroları Adalet Bakanlığının vesayeti altına sakan ve hattâ idare heyetini Bakanlığa fesih salâhiyetini tanıyan (Mad: 81) hü kümleri ile antidemokratik bir karekter taşıdığım müşahede etmekteyiz.
3499 sayılı Avukatlık kanunu lâyihası avukatlar kongresinde görüşülürken, zamanın Adalet Bakanı mefhum Şükrü Saraçoğlu'nun açış nutkundan alınan aşağıdaki sözler bu fîkrin en kesin delilini veronektedir.
«inkılâp yapmış, yeni bir rejdm kûrımuş olan her yerde Avukatlık meslekini o inkılâbın esasla rına göre tanzim zarureti belirmiştir. Nitdk'm" İtalyan Avu'katlük Kanunu süratle faşizm icaplarına uygun bir ihale geldiği gibi, Alman Avukatlik Kanunu da nasyonel - sosyaliam damgalarını taşımaiktadır. Biz de lâyihamızı Cumhuriyetçi, milliyetçi, lâik, devletçi, realist rejimiımıaity bir,kelime ile Keımalizjmin derin izleri ile takviyeye çalıştık.» (Tatbikattan çizgiler - Sh: 538, Avukat Volt Çarnis) 1938 den bu yana Dünya ve Türkiye'nin çehresi çok değişmiştir. 2 nci Cihan Harbi, Dünya ha ritası ile birlikte, insanların yaşayış, düşünce ve kıymet hükümlerinde inkılâp sayılabilecek değişik likler yarattı. Faşizm ve nasyonel - sosyalizmin sembolize ettiği dikta rejimleri acı birer hâtıra ola rak tarihin karanlıklarına gömüldü. Demokratik hür idareler cephesinin kesin galebesi ile birlikte demokratik idare tarzı itibar kazandı ve bütün dünyada revaç bulmaya başladı. Bu cereyanın dışın da Türkiye de kalaımazdı ve 'kalmadı. Hür seçimlerle demokratik idareye geçiş, 1950 - 1960 arası talihsiz bir tecrübe devresi, benimsenen dcımokratJk idareye ve Anayasaya karşı davranışlar ve bâ zı sosyal, politik ve ekonomik sebeplerle 27 Mayıs 1960 İnkılâbının vukua gelişi; Türkiye için sos yal, ekonomik ve politik, yeni şartların ve yeni bir vasatın doğmasını mukadder kılmıştır, 1961 tarihli Anayasamız, taımamiyle demokratik bir karekter taşımaktadır. Kanunlar ve hukuk kuralları, hiyerarşisinde en üst noktayı işgal ede n ve bağlayıcı bir karekter taşıyan (Anayasa Mad :
8) yeni Anayasanın tedvinine âmil olan ve prensiplerine haklım bulunan demokratik ve 'halkçı ru hun; ımer'i Avukatlık Kanununa hâkim bulunan vesayetçi zihniyetle telifi mümkün değildir.
Gerçekten de, Anayasamız 122 nci maddesinde ; ımuhtar meslek kuruluşlarının teşkilini öngör müş, tüzükleri yönetim vo işleyişlerinin demokratik esaslara uygun olımasmı emretmiştir. Yeni Ana yasamıza hâkim olan anap Tensiplerin bajlıcalarından birisi olan bu hükmün nedeni, muhtar mes lekî kuruluşların demokratik idarenin devem ve bekasının bellibaşlı dayanağı ve teminatı oluşundadır.
Bakanlıklararası Komisyonun ayıklanacak antidemokratik kanunlar listesine 3499 sayılı Avu katlık Kanununu da ithal etmiş olması arz edilen görüşümüzü teyit ve takviye etmektedir.
Kısaca ve kuşbakışı değinmekle yetindiğimiz bu sebepler dahi yemi bir Avukatlık Kanunu ted vininin kâfi sebepleri olmakla-beraber, 26 senelik tatbi<katm verdiği tecrübelerin ışığı altında, 3499 sayılı Kanunun noksan ve boşluklarının doldurulması ihtiyacı da küçüımsemniyeceık bir değer ve ehemmiyet taşımaktadır.
Bu teklif ile getirmek istediğimiz yeni müesseseler ve yeni hükümlere kısaca değinmekle yeti neceğiz.
I - Barolar Birliği teşkili öngörülmüştür. Bu birlik bağımsız ve tüzel kişiliği haiz olup, 'kamu hiameti gören ve kamu kurumu niteliğinde bir ımcslefk teşekkülü olacaktır. Bu teşekkülün kuru luş gayesi; meslekî tesanüdü kuvvetlendirmek, barolar arasında ortalk amaçlara yönelişte birliği ve beraberliği sağlıyarak meslekin ve meslektaşların himaye ve murakabesinde müessir bir güce kavunu aktır. İç ve dış meslekî teşekküllerle yakın temaslar, toplantılar meslekî konferanslar ve araştırmalar, meslektaşların meslekî ve sosyal haklarının realist ve ilmî ölçüler içinde tesibit ve gerçekleşmesine çalıçma, meslekin itibarını kıran sebepleri tesbit ve onlarla ve ımüsebbibleri ile olumlu şokilde ve ciddiyetle mücadele, koordone bir çalışmanın vereceği cesaret ve enerji ile 'kolaylıkla müımıkün olabilecektir. Bu suretle barolar demokratik idarenin sağlam mesnetlerin den biri olmak vasfını kazanacağı gibi, meslek adr.mları da lâyık oldukları şerefli ve itibarlı mevkii elde edecekler, yetişmek ve ilerlemek istiyen avukatlar da kudretli bir himaye desteğe kavuşmuş olacaklardır.
II - Barolar ve Barolar Birliğinin ferdî olmıyan kararlarının adlî .murakabeye tam ve ikâmiil mânada tabi olması imkânını takviye için, Adalet Bakanlığına, 112 ve 114 ncü maddelerle kanu na aykırı hareketleri sebkettiğinde yönetim kurulunun feshi için mahkemeye başvurma ve Baro lar Birliğinin ferdî olmıyan kararlarının kanun ye tüzük hükümlerine aykırı olanlarının iptali için Dariiştâya gitme yetkisi tanınmıştır. Mahkemeler bağımsız olduğuna göre Adalet Bakanlığı na tanınan bu yetkinin 122 nci maddenin lâfzına ve ruhuna en ufak şekilde aykırı olduğu iddia edilemez.
III': " Avukatların mukayyet avııkatlıfk, mukaveleli avukatlık, müşavirlik v. s. namı altında, çe şitli Devlet daireleri, belediyeler, İktisadi Devlet Teşekkülleri ve kamu yararına çalışan dernek lerden, görev almaları tabiî hakları cümlesinden olmakla beraber, bir avukatın bazan 'bu daire ve kurumlardan birkaçından birden ayrı ayrı üc retli veya ımaaşlı veya götürü işler aldığı, bu yüz den birçok dedikoduların alıp yürüdüğü, meslekî tesanüdün ve meslek ahlâkının zedelendiği, in kârı mümkün olmıyan bir vakıadır.
Avukatlık iki yönlü bir meslektir. Bir yönü ile âmme görevidir. İkinci yönü ile serbest mes lektir. Devlet ve resmî kurumlar imkânlarını, âdilâne bir ölçü içinde tevzi etmedikleri takdirde, avukatların serbest meslek mücadelesinde, müsavi şartlar içinde mücadele şanslarını - bâzıları le hine - ellerinden alıyor demektir. Bu davranış Anayasamızın temel kuralı olan sosyal adalet il kelerine de aykırıdır. Devlet imkânlarının dağıli]inda koruyucu, himayeci ve sosyal dengeyi ku rucu olmayı şiar edinmenin sosyal adaletin gerçekleşmesinin zaruri şartlarından olduğu kanısında yız. Bu esasa uyulupsâi daha çok sayıda avukat Devlet imkânlarından faydalanır ve âmme görevin den ibaret olan görevlerini de daha emniyetle yapmanın imkânına ve mânevi iklime kavuşmuş olurlar. Arz ettiğimiz dedikolular, suiistimaller, suiistimal iddiaiarı da ortadan kalkmak suretiyle meslek ahlâkına ve meslekî tesanüde de hizmet edileceği samimî inancı ile, 19 ve 20 nci madde lerde, bir avukatın her hangi nam ile olursa olsun bahsi geçen Devlet dairelerinde ve kurumlarda birden fazla iş, alamıyaçağı ve .halen çalışmakta olanların da istediğini tercih hakkı kendisine aidolmak üzere oh gün içinde istifa zorunda bulunduğu kaidesini getirmiş bulunuyoruz.
IV - Avukatlık ücretinin belirli esaslara bağlanması, tereddütlerin izalesi ve ihtilâf mevzuları nın azaltılması için, bu bapta açık hükümler sevk edilmesi ve ücret ihtilâflarının mecburi tahkim yo luyla çözülmesi öngörülmüştür.
Zira; avukat - müvekkili münasebetinin en kritik ve nazik noktası olduğu kadar avukatlık meslekinin itibar ve geleceği ile de hayatî şekilde ilgili olan ücreti vekâlet müessesesi sarahate ka vuşturulmadıkça, çoğu zaman avukatların, bazan da iş sahiplerinin istismarı ve mağduriyetleri mukadder görünmektedir.
Filhakika mer'i kanundaki tefsire müsait ve elâstikî hükümler iş sahiplerinin işleri sonuçlan dıktan sonra ücreti ödememe arzularına rahat ve kolay dayanak görevi yapmakta olup, mesaisinin büyük bir. kısmı, söz, temas ve koridorlarda ve yollarda koşmalar gibi yazı ile tesbiti mümkün* olmı yan faaliyetlerden ibaret olan . çilekeş meslek adamlarının, ücreti vekâlet için ya hiç dâva edeme meleri ve müvekkilin merhametine sığınır bir hale gelmeleri veya mahkemelerce dileklerinin tervicedilmemesi gibi göz nuru ve alın terlerinin karşılıksız kalması neticesini hazırlamaktadır.
Avukatlık meslekinin sathi bir bakışla şaşaalı görünüşünün altında yatan sefalet manzarasının nedenleri bu bahiste yatmakta olup, meslek adamlarını maddi sefaletten ve göz nurlarının heder edildiğini görmekten kurtaracak esasları vaz'etm^k durumunda ve zorundayız. Onun için bu ba histe açıklığa,ulaştırıcı, bâzı hükümler getirmiş bulunuyoruz.
V -.Staj mevzuunda alışılmış ve faydasızlığı tecrübelerle sabit olmuş usul yerine, meslekin âm me görevi. mahiyetine uygun bir. ciddiyet iktisabetmesi ve stajın hakikaten faydalı ve yetiştirici ola bilmesi için stajiyerlerin staj müddeti zarfında memur statüsüna tabi olması ve Devletten tahsil dere cesine uygun maaş alabilmesi esası vaz'edilmiştir.
VI - Disiplin muamelelerini yetkili haysiyet divanlarının âdeta bir mahkeme gibi tetkik ve tes biti ile ciddiyetle takibine imkân verecek yeni hükümlerle nizama bağlamayı, demokratik icaplara ve ceza hukuku prensiplerine daha uygun mütalâa e!tik.
Teklifimizin sivri noktalarını arz etmiş bulunuyoruz. Tümü ile Anayasamızın lâfzına ve ruhu na uygun ve icaplara ve realitelere muvafık olduğu inancındayız. Daha evvel hazırlanılmış olan raporlardan faydalanılmış olmakla beraber, teklif sahipleri olarak, meslekî tecrübelerimiz, hayat görüjlerianiz • ve' . realitelerin ışığı altında ihtiyaca en ziyade cevap verebileceğine inandığımız bir tedvine gitmiş bulunmaktayız. .
Kabulünün memleket.adliyesine hizmet olacağı inancı ile takdim ediyoruz. Saygılarımızla, ADANA MİLLETVEKİLİ KEMAL SARIİBRAHİMOĞLU VE 7 ARKADAŞININ TEKLİFİ , \ Avukatlık kanunu teklifi BİRİNCİ KISIM Avukatlık ve Avukat Avukatlığın mahiyeti :
MADDE 1. — Avukatlık, bir kamu görevidir.
Avukatlığın Gayesi :
MADDE 2. — Avukatların hukukî bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine tahsis ve genellikte yar gı organlariyle resmî ve özel kurullar önünde kanunun tam olarak uygulanmasına yardım et mektik Avukatlık mesleki ve avukatın adaletin dağıtımındaki durumu :
-:: MADDE 3. — Avukat, adaletin dağıtımında ve gerçekleşmesinde bağımsız bir organdır.
İKİNCİ KISIM :,-,:• Avukatlık meslekine kabul Avukatlığa kabul şartları:
MADDE 4, — Avukatlık meslekine kabul edilebilmek için :
a.) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
b) Türk hukuk fakültelerinin birinden m'ezun olmak, veya yabancı bir memleket hukuk fakülte sinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden im tihan vermiş olmak, -
c) Avukatlık stajını tamamlıyarak staj belgesi almı§ bulunmak,
ç) Levhasına kaydı istenilen baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak,
d) Bu kanunda belirtilen şekillerden biri ile avukatlığa engel hali olmamak, - GerckL\ En az 10 yıl adlî ve askerî yargıçlık ve savcılıkta ve Danıştay Dâva Daireleri Başkan ve üye likleri ile yardımcılıklarında, kanunsözcülüklerind 3 bulunmuş veya bir Türk Hukuk Fakültesinde ayaı süre ile hukukî ilimler doçent veya profesörlüğü yapmış olanlar bu maddenin yalnız (c) ve (d) be^dlerinde yazılı stajdan muaftırlar.
.,.,' Avukatlık meslekine kabule engel haller:
MADDE 5.'— Aşağıda yazılı hallerden her hangi biri varsa, avukatlık meslekine kabul hakkında ki istek reddolunur.
a) Bir ceza mahkemesince yerilen, kesinleşmiş bir hüküm gereğince ve haysiyet kinci bir suçtan veya ağır hapsi gerektiren bir cürümden mahkûm olmak, ; b) Cezai, inzibati kesinleşmiş bir karar neticesinde meslekî bir suçtan dolayı hâkim, memur ve ya avukat olmak vasfıni kaybetmiş bulunmak,
c) Avukatlık, mesleki veya avukatlığın şeref, yakar ve haysiyetine uyıriıyan bir işle uğraşmak,
ç) Ma^kçm'e kararı ile mallarında tasarruf yetkisi sımrlandırilmış olmak, dy Kesinleşmiş bir karar gereğince iflâs etmiş bulunmak (taksiratli veya;"haleli" -iflâs etmiş olanlar itibarları iade edilse dahi kabul olunmazlar.)
e) Hakkında âciz vesikası verilmiş olup da bunu kaldırtmamış bulunmak.
İstek hflkkında karar ve yemin : _ MADDE 6..-— Avukatlığa kabul isteği hakkında adayın kayıt için başvurduğu baronun ^o^ei tam kurulu karar verir. — — -^ .
Mesleke kabul edilen avukata, avukatlığa başlamadan önce, baro yönetimküruİü önünde aştt'- ğıdaki şekilde yemin ettirilir. (Kanuna, ahlâka meslekin vakar, hays'yet ve nizamına -uygun ha rekette bulunacağına namusum ve vicdanım üzerine söz veririm.) Yemin verilımcsd, yeımin mcitnini de kapsıyan 'bir totanaCda tesbif edilir. . * L ?..?• Karar verme müddeti ve bekletici haller : ' ' MADDE 7. —Baro yönetim kurulu, yazılı müracaat tarihinden itibaren (1) ay içinde, isteği gerekçeli bir kararla reddetmediği takdirde adayın müracaatı kabul edilmiş sayılacak baro lev^ hasma kaydı yapılır. / r Şu kadar ki aday hakkında cezayı gerektiren bir fiil işlendiği zannı ile hazırlık soruşturması veya bir ceza dâvası açılmış işe, avukatlığa kabul isteği hakkında verilecek karar bunun son% cuna kadar bekletilebilir. - . / Aday hakkında kamu görevlerinden yasaklanmayı gerekli kılabilecek cezayı icabettiren bir fiil den dolayı kamu dâvası açılmış bulunursa, avukatlığa kabul isteği hakkında karar verilmeyip dâva nın sonucunun beklenmesi mecburidir.
Her iki halde birinci fıkradaki müddet işlemez.
Hazırlık soruşturması veya ceza dâvasının neticesinin ne olursa olsun, avukatlığa kabul iste ğinin esasen reddi gerekiyorsa, istek hakkında karar verilmesi lâzımdır.
Kabul isteğinin reddi kararına karşı itiraz :
MADDE 8. — Baro yönetim kurulu, avukatlığa kabul isteğini reddettiği takdirde .bunun ge r rekçesini kararında gösterir. Gerekçeli karar adaya tebliğ olunur. Aday ret kararma karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itirazda bulunabilir.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu itira zda bulunan adayı isteği üzerine dinledikten sonra itirazı, kabul veya reddeder. Kabul ettiği takdird o ilgili baro adayın levhaya kaydını icraya, mec burdur.
. İtiraz reddedilirse, aday bu kararın iptali için tebliğ tarihinden itibaren 90 gün içinde Danıştaya başvurabilir.
Avukatlık ruhsatnamesi :
MADDE 9. — Adaya avukatlık meslekine kabul edildiğine dair ilgili baro yöâetim kurulu ta rafmdan örneği Barolar Birliğince hazırlanan bir ruhsatname verilir.
Avukatlığa kabul, bu ruhsatnamenin verilmesi anından itibaren hüküm ifade eder.
Aday avukatlığa bu suretle kabul edildikten sonra (avukat) unvanını kullanmak hakkını ka zanmış olur. Durum TürMye Barolar Birliğine bil di riliı».
Ruhsatnameler Türkiye Barolar Birliği tarafm dan tek tip olarak bastırılır. :'".'.""'" J Levhadan kaydın silinmesi :
MADDE 10. — Aşağıdaki hallerden biri varsa baro levhasındaki kaydın silinmesi mecburidir.
a) Avukatlığa kabul için aranılan şartların sonradan kaybedilmesi, :. :7,:Y^V;.;:';..'•.'"'••<#." M* Meclisi (S. Sayışır324) — 2 2-
b) Ruhsatnamenin verildiği tarihte onun veril memesini gerektiren, sebeplerin mevcudiyetinin sonradan tesbit edilmiş bulunması, . ; > . ..
Levhadan kaydın silinmesi ve itirazı :
MADDE 11. ^—Levhadan kaydm silinmesine avukatın mensubolduğu baronun 'yönetim kurulu karar verir. ..-;'" Bu karardan önce avukatın yazılı cevabı istenmekle beraber kendisinin dinlenmesi veya dinlenil mek üzere çağırılmış olması şarttır. , , :
Levhadan kaydın silinme kararı gerekçeli olmalıdır.
Levhadan kaydın silinmesine dair karara karşı avukat, tebliğ tarihinden itibaren 15 gür; içinde Türkiye Barolar Birliğine itirazda bulunabilir. - Türkiye Barolar Birlimi Yönetim Kurulu itirazda bulunan avukatı, isteği varsa dinledikten son ra itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz kabul edilirse silme kararı hükümsüz kah.*.
İtiraz reddedilirse avukat, bu kararın iptali için kendisine tebliğ tarihindcıı itibaren 90 gün için de Damştaya başvurulabilir.
Levhadan silme hakkındaki karar kesinleşmedikçe avukat, meslekin icrasından menölunamaz.
Şu kadar ki, Baro Disiplin Kurulu kamu yararı bakımından lüzumlu 'gördüğü takdirde Yönetim Kurulunun levhadan kaydın silinmesi hakkındaki kararı üzerine avukatı meslekin icrasından mu vakkaten menedilebilir.
Ret ve silme kararlarının bildirilmesi :
MADDE 12. — Avukatlık meslekine kabul edilmek için baroya müracaat eden bir adayın bu is teği reddedildiği veya baroda kayıtlı bir avukat le ^hadan silindiği takdirde ilgili baro aday veya avukatın adını diğer barolar ve Türkiye Barolar Birliğine bildirir. Bu halde o şahsı hiçbir baro ret veya silme sebepleri ortadan kalkmadıkça levhasına kaydedemez.
Avukatlık unvanını kullanma salâhiyetinin düşmesi :
MADDE 13. — Avukatlık hakkının düşmesi ve levhadan kaydın silinmesi ile. birlikte. (.avukat) unvanını kullanmak yetkisi düşer. Bu halde eskid en bu hakkın mevcudolduğuna işaret eden bir iba renin eklenmesi suretiyle de olsa avukat unvanının kullanılması yasaktır.
Avukatlıkla bağdaşamıyan işler :
MADDE 14. — Maaş, ücret veya aidat karşılı ğmda görülen hiçb:r hizmet ve vazife hususiyle si gorta prodüktörlüğü, iş ajanlığı, ticaret, esnaflık gibi meslek ile yahut meslekin vakar, şeref, hay siyet ve nizamı ile bağdaşması mümkün olmıyan meşgale avukatlıkla birleşemez.
Avukatlığa bağdaşabilen işler :
MADDE 15. — a) Milletvekilliği, Senato Üyeliği, il ve belediye meclisi üyeliği ve belediye baş kanlığı,
b) Üniversite, yüksek veya orta öğretim profesör, öğretmen/doçent ve asistanlığı,
c) Resmî ve hususi müessese, teşekkül, şirket ve şahısların müşavir ve avukatlığı ile avukat ya zıhanesinde ücret karşılığında avukatlık, •, ç Hakemlik, tasfiye memurluğu, kazai inere ilerin veya adlî bir dairenin verdiği her hangi bir vazife veya hizmet,
d) Genel olarak idare kurulu başkan veya üyeliği denetçilik,
e) Anonim, limited veya kooperatif şirket gibi sermaye şirketlerinde ortaklık, yönetim kurulu üyeliği,komandit şirketlerde komanditer ortaklık, ..ı : /. • M. Meclisi (S. S a y « i: 324)
f) Hayrî, ilmî vesosyal dernek ve kuruluşlarla siyasi partilerin her türlü, organlarında baş kanlık, üyelik ve denetçilik,
g) Meslekî gazete, dergi sahipliği veya bunların yayın müdürlüğü, 14 ncü madde hükmünden müstesnadır.
Şu kadar ki, bunlardan milletvekilleri, Senato üyeleri ile İktisadi Devlet Teşekkülleri ve hususi hukuk hükümlerine tabi sermayesi devlete veya diğer kamu tüzel kişiliklerine ait bulunan kurum ların yönetim, kurulu başkan, üye ve denetçilerin in; Hazinenin, belediye ve hususi idarelerin, il ve belediyelerin yönetim ve denetimi altında bulunan daire ve kurumların ve sermayesinin yarıdan fazlası Devlete ait şirket ve kurumların, il ve belediye başkan ve üyelerinin de. bağlı bulundukları tüzel kişilerin aleyhindeki dâva ve işleri kabul ve takibetmeleri yasaktır.
Bu yasak avukatların ortaklarına da şâmildir.
Hısımlık engeli :
MADDE 16. — yargıç veya savcının sebep ve nesep ©ihcitinden usul veya f urundan . ve ya birinci ve ikinci derecede akrabasından olan avukat ve yargıç veya savcının baktığı dâvalarda avukatlık edemez. Aralarında evlilik bağı olan avukatla yargıç veya savcı hakkında, evliliğin or tadan kalkmasından sonra da hüküm böyledir.
Yargıç ve savcılıktan ayrılanlar :
MADDE 17. — İstifa, emeklye ayrılma veya di ğer her hangi bir sebeple görevlerinden ayrılan yargıç veya savcı, kanunsözcüsü ve yardımcıları nın son hizmet etmiş oldukları mahkeme, merci ve ya dairelerde ayrılma tarihinden iki yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır.
Bu hüküm Yargıtay, Danıştay gibi yüksek mahkeme yargıçları, savcılar kanunsezcüleri ve yar dımcıları hakkında da uyuglamr.
Devlet, belediye, il, özel idare ve İktisadi Devlet Tevekküllerinde memur olup da sonradan baro ya kaydı yapılmış olanlar iki sene geçmeden ayrıldıkları idareler aleyhine dâva .alamaz ve takipte bulunamaz. Bu yasak ortaklarına da uygulanır.
Avukatların yargıç veya memur olması :
MADDE 18. — Avukatlıkta geçen sürenin 2/3 ü memuriyette geçmiş sayılır. Bir avukat yargıç lığa veya diğer bir memuriyete atandığı takdirde, bu esasa göre kendisine aylık tahsisi yapılır.
Avukatların sair görevlere girmesi :
MADDE 19. — Bir avukat Devlet daireleri, İktisadi Devlet Teşekkülleri ve sermayesinin yarı sından fazlası Devlete aidolan şirketlerle âmme hiaraeti gören kuramlar ve derneklerden daimî kad roda, mukayyet veya mukaveleli veya her hangi b:r nam ile birinden ve yalnız bir görev alabilir.
İkinci görevlerden istifade zorunluğu :
MADDE 20. — Bu daire, müessese, şirket, kurum ve derneklerden her hangi birinde, veya iki ve daha fazla daire, müessese, şirket kurum veya dernekte halen birden fazla görev almış olan avukat tercih hakkı kendisine aidolmak üzere, bir görevi uhdesinde muhafaza edip, diğerlerinden on -gün içinde istifa etmeye mecburdur.
İlgili daire, müessese, şirket, kurum ve derne.lt idarecileri de on gün zarfında istifa etmiyen bu gibi kimselerin ilişiğini kesmek zorundadır.
Baro yönetim kurulunun da denetim ve barod an ihraca kadar gidebilecek disiplin cezası verme hakkı görevi vardır.
ÜÇÜNCÜ KISIM ., :
S t aj • • • / • • _ .;
Umumi olarak :
MADDE 21. — Avukatlık stajı bu fasılda yazılı şartlar dairesinde bir yılı mahkemelerle,- altı.
ayı idari dairelerde, geri kalan altı ayı en az on yıl avukatlık yapmış bir avukat yanında yapılmak suretiyle ikmal edilir.
Aranacak şartlar :
MADDE 22. — Bu kanunun 4 ncü maddesinin (a), (b), (d), (e) fıkralarında yazılı şartları haiz olanlar avukatlık edecekleri yer barosuna bû- dilekçe ile başvururlar.
Dilekçeye iliştirilecek belgeler :
MADDE 23. — Bu dilekçeye aşağıda gösterilen belgeler eklenir.
a) Kanunun aradığı şartlara ilişkin belgelerin asılları ile onanmış iki örneği,
b) Adayın 4 ncü maddenin (e) bendinde yazılı hallerin kendisinde bulunmadığına dair bir beyanname,
c) Yanında staj göreceği avukatın yazılı muvafakati,
ç) Adayın ahlâki gidişi hakkında o baroya kayıtlı 2 avukat tarafından düzenlenen tanıtma, kâğıdı, Bu belgelerin birer örneği baro başkanı tarafından onaylanarak Türkiye Barolar Birliğine gön derilir, diğer örnek veya asılları barodaki dosyasında saklanır. Maddede yazılı halde/adayın yanın.
da staj göreceği avukatın yazılı muvafakatine ait belge aranmaz.
Staj isteminde bulunan tarafından verilen be yannemenin hilafı ortaya çıktığı takdirde aday ve tanıtanlar hakkında resmî mercilere yalan beyanda bulunmak suçundan dolayı cezai kovuşturma yapılır.
Baroya kayıt isteminin ilâmı :
MADDE 24. — Adayın istemi yukardaki maddede yazılı hususlarla birlikte istem tarihinden itibaren 10 >gün içinde baronun ve adliye dairesinin münasip bir yerinde 15 gün süre ile asılarak ilân olunur.
Her avukat veya stajiyer yahut ilgili bu süre iç indo kaydın yapılmasına itirazda bulunabilir.
Ş,U kadar ki, itirazın incelenebilmesi açık delil veya vakıaların gösterilmiş olmasına bağlıdır.
MADDE 25. — Baro başkanı, istemin ilânından önce baroya bağlı avukatlardan birini adayın mânevi nitelikleri taşıyıp taşımadığını inceleme ve araştırma yaparak bir rapor düzenlemeye görev lendirilir.
Kabul veya ret kararları :
MADDE 26. — Baro yönotıim kumlu itiraz süresinin bitmesinden itibaren 1 ay içinde 22 nci maddede yazılı raporu göz önünde tutarak adayın stajiyer listesine kabul edilip edilmemesi hakkın-" da gerekçeli bir karar verir.
Bu karara savcı, baro yönetim kurulu üyeleri veya alâkalı kararın tebliğ veya Öğrenildiği tarih ten itibaren 1 hafta içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. »• Birinci fıkrada yazılı süre içinde bir karar ve rilımeımiş olması halinde de hüküm böyledir; Tür kiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun, adayın stajyer listesine kabul edilmesiıhV-dair vereceği" • M. Meclisi (S. Sayısı: mfi karar kesindir. Adayın stajyer listesine kabul edilmesi hakkındaki karara karşı aday bu kararın kendisine tebliğinden itibaren 90 gün içinde Da hıştaya başvurmak hakkını haizdir.
Stajın başlangıcı:
MADDE 27. — Avukatlık stajı listeye kayıt tarihinden itibaren başlar. . . , .
itiraz kaydın yapılmasını durdurur.
:i Siajm hangi avukatın yanında yapılacağı:
MADDE 28. — Stajyer listesine kabul edilen aday evvelce isteminde gösterdiği ve yazılı (mu vafakatini aldığı avukat yanında staja başlar. Ba ro başkanının isteği veya alâkalıların başvurması . üzerine baro yönet'im 'kurulu stajın dilekçede gös terilen avukattan başka bir avukat yanında yapıl masını kararlaştırabilir.
20 nci"maddenin (c) bendinde yazılı belgeyi almak imkânını bulamayan adayların hangi avukat yânında staj göreceğini tâyin baro başkanıma aittir.
Avukat, her iki halde de stajyeri kabule meob urdur.
Staj süresi ve stajyerin ödevleri ve hakları:
MADDE 29. — Staj süresi kesintisiz olarak en az »iki yıldır. Stajyerlerin haklı sebeplere dayana rak devaım edemediği günler engelin kal'kmasmı takibeden bir ay içinde başvurduğu takdirde tamamlatılır. Baro başkanı haklı engeller halinde bir sene içinde bir ayı geçmemek üzere izin verebilir.
Stajiyer, staj süresi içinde ımemur statüsüne tabidir. Kendilerine barom derecesi üzerinden bu süre zarfında maaş ödenir.
Staja ait raporlar:
MADDE 30. — Staj, baronun ve ilgili âmir ve memurlarla yanında çalıştığı avukatın gözetimi altında yapılır. Stajiyer hakkında yanında staj gördüğü yargıçlar, savcılar, idare âmirleri ve avukat tarafından staj durumu, meslekî alâka v e ahlâki meziyetleri haik'kında tetkik ettikleri dos yaların ve verilen işlerin de belirtilmesi suretiyle birer rapor verilir. Baro levhasına kayıtta bu raporlar esas alınır.
Staj süresinin uzatılması:
MADDE 31. — Baro yönetim kurulu staj hak kındaki son kesin reporun verilmesini mütacıkıp staj belgesinin verilmesine veya sürenin 6 ay uzatılmasına karar verir. Yönetim kurulunun staj süresinin uzatılmasına dair kararı kesin olup aleyhine hiçbir mercie başvurulamaz.
Stajyerlerin görevleri ve vazife görebilecekleri yerler:
MADDE 32» — Stajyer, staj süresi içinde ma hkeme celselerine girmek, staj konferanslarına devam etmek, baro yönetim kurulu ve yanında ç alıştığı avukat veya âımir ve memurlar tarafından verilen işleri takip, dâva evrakını tanzim ve bu esas dairesinde gösterilecek diğer ödevleri yap makla yükümlüdür.
Stajyer avukat yanında staja başladığı günden itibaren avukatın yazılı muvafakati ile ve gö zetimi altında sulh mahkemelerinde, icra hâkimliklerinde görülen dâvalara girebilir ve icra işle rini takdbedebilir.
M. Meclisi (S. Sayışı.,: 324) DÖRDÜNCÜ KISIM Avukatların hak ve vazifeleri .
Meslekten doğan genel görevler:
MADDE 33. — Avukatlar adaletin dağıtımı amaciyle üzerlerine aldıkları görevleri, bu görevle rin kutsallığına yaikışır bir şekilde ihtimam, sadakat, doğruluk, şeref ve vakar ile yerine getirmek mecburiyetindedirler. Avukatlık unvanının telkin ettiği saygı ve güvene lâyık bir şekilde hareket ederler.
Yalnız avukatların yapabileceği işler:
MADDE 34. — Kanun işlerinde ve hukukî meselelerde oy vermek, mahkeme, hakem, veya yar gı yetkisini haiz 'bulunan diğer organlar katında özel ve tüzel kişilere ait halkları dâva etmek ve savunmak, hu işlere ait bütün evrakı düzenlomek, adlî işlemleri ve resmî dairelerde çekişme'ld ve çekişmesiz işleri kovuşturmak ve kanunla verilen diğer yetkileri kullanmak yalnız bu kanun hü- •kümleri içinde barolara kayıtlı avukatlara aittir.
Usul ve furuğ ile ikinci dereceye kadar olan civar hısumları, karı ve koca, reamî dairelerdeki işleri vekâletle kovuşturabilirler.
Asliye hukuk dâvalarının avukat eliyle yürütülmesi şarttır.
Avukatın çekişmesiz işleri kovuşturma yetkisi:
MADDE 35. — Avukat, müvekkillerinin hukukunu korumak bakımımdan lüzumlu gördüğü hal lerde resmî idare ve kurumlarda çekişmeli ve çekişmesiz işleri kovuşturma, gerekli görüşmeleri yap mak, dilekçeler tanzim ve işlemleri yerine getinm ek ve sonuçlandırmak hakkını taşır.
Hazırlık kovuşturmasında hazır bulunmak:
MADDE 36. — Avukat, hazırlık kovuşturmasının her safhasında müvekkilinin kovuşturma/daski sıfatı ne olursa olsun yanında hazır bulunmaya v e adına düzenlenen tutanakları müvekkili ile bir- . likte imza etmeye yetkilidir.
Sır saklama yükümlülüğü:
MADDE 37. — Avukatların, kendilerine verilen veya ödevleri dolayısiyle öğrenmiş oldukları sırları her ne suret ve sebeple olursa olsun açığa vurmaları yasaktır.
Avukat, müvekkilinin rızası 'bulunsa bile kendisine tevdi edilmiş olan sırrı açığa vuramaz ve tanıklığa zorlanamaz.
'îşin reddedildiğinin bildirilmesi:
MADDE 38. — Avukat, kendisine teklif olunan işi sebep göstermeden reddedebilir. Reddin iş sahlıbine gecikmeden bildirilmesi lâzımdır. " işi iki avukat tarafından reddolunan kimse kendisine bir avukat tâyinini baro başkanından istiyebilir.
Baro başkanı tarafından tâyin olunan avukat işi ücret karşılığında kovuşturmakla sorumludur.
îşin reddi sorunlüluğu:
MADDE 39. — Aşağıdaüdı hallerde avukat işi redde mecburdur.
a) Görtmesi istenilen iş meslekî tesanüt ve nizam icaplarına uygun değilse, M. Meclisi (S. Sşyısı: 324), — 2 7—
b) Aynı işte menfaati zıt bir tarafı temsil e'tmiş veya rey vermiş ise,
c) Aynı hukukî meselede yargıç, hakem, savcı veyalhut memur sıfatiyle faaliyeti söbk etmiş . ise,,
ç) Kendisinin tanzim ettiği bir senet veya mu'kavelenin «muteber olmadığını iddia etmek du rumu-meyJana gelmiş ise, Bu mecburiyet avukatın ortaklarını da kapsar.
Avukatın dosya saklaması:
MADDE 40. — Avukat, ücreti veya yapmış olduğu masraflar kendisine ödeninceye kadar, evrakı müvekkiline gerlvermiyebilir.
Avukat, dosyayı işin veya vekâletin sona errr esinden itibaren 3 yıl süre ile saklamak zorun dadır; Şu kadar ki, avukat, evrakını geri almasını yazı ile bildirmiş olup da müvekkil tebliğden itibaren 3 ay içinde evrakını almazsa saklamak sorumluluğu kalkar.
Tazminat taleplerinde zamanaşımı :
MADDE 41. — Müvekkil tarafından avukatına karşı yapılacak akitten doğan zarar ziyan ta lebi bu hakkın doğduğu andan itibaren bir sene ve her halde en geç vekâletin sona ermesinden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar.
Avukatın vekâletten istifası :
MADDE 42. — Belli bir işi kovuşturma veya ravunmadan isteği ile vazgeçen avukatın, duru mu müvekkiline tebliğinden itibaren 15 gün süre ile işe ait vekâlet görevi devam eder.
Şu kadar ki <ı)dıiî müzaiharet bürosu yahut baro başkanı tarafından atanan avukat kaçınılmaz bir sebebolmadıkça ödevi yerine getirmekten çekinmez. Kaçmıhnaz sebebin takdiri atamayı ya pan makama ai'ttir.
Bakılmakta olan bir dâva veya devam etmekte olan bir icra kovuşturmasında istifa eclen avu katın istifası karşı tarafa bunu bildirdiği tarihten ancak 15 gün sonra yürürlüğe girer. Vekâlet bu müddetçe devam ediyor sayılır. Bunun aksi hiçbir surette ileri sürülemez.
Müvekkilin ölümü halinde avukat durumunu adreslerini bilebildiği kanuni veya mansup mi rasçılara bildirmeye ve yeni alacağı bilgiye kadar mirasçıların haklarını savunmaya zorunludur.
isleri yönetecek bir avukatın atanması :
MADDE 43. — Bir avukatın ölümü veya meslekten veyahut işten menedi'lmesi veya geçici o^- rak işten alıkonulması veyahut kaçınılmaz sebeplerle geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde baro başkanı avukatın bürosuna el koyarak ilgililerin isteği üzerine veya iş sahiplerini haberdar etmek şartiyle işleri, geçici olarak kovuşturma ve yürü'tımek için bir avukatı re'sen tâyin eder.
Yukardaki fıkrada yazılı işlere ait kanuni süreler dosyaların devir ve teslimi tarihine kadar işlemez. Şu kadar ki bu müddet hicMr surct1e 3 ayı geçemez.
İşin avukata verilmesi baro başkanının mahkemelere yapacağı tebliğ ile tesbit olunur.
Evrakı inceleme ve örnek alma hakkı:
İIADDİÎ 44. — Kanuni engel olmadıkça avukatlar, kendilerine teklif edilen iş veya üzerleri ne almış oldukları vekâlet görevi ile ilgili olarak bütün adlî, askerî, madî ve idari kaza mercileri ile idari mercilerdeki ve resmî ve hususi daire ve kurumlardaki bü'bün dosya ve evrakı vekâlet name göstererek incelemek, bunlardan vekâletname tevdi suretiyle de kendisine harçsız olarak örnek verilmesini istemek hakkını taşırlar. Yine mahkeme ve sair mercilerde tutulmakta olan M. Meclisi (S. Sayısı c 324) 2 8 -, tutanakların ma'kina ile yazdınlması sırasında tasdiksiz ve sonradan tasdikli birşr suretin verilme» sini iistiyelbilirler. Bu suretle hiçbir hare ye retsme taJbi tutulmadan verilir.
Avukat, dilediği takdirde masrafı tarafından verilmek üzere vekâlet vazifesi ile ilgili işe ait! dosyada bulunan her türlü evrakın fotbkopilerini çektirebBir ve fotokopili tasdikli suret iıstiyebilir. Bunlar da hare ve resme tabi tutulmaz. 1 nci ve 2 nci fıkralardaki ilgili daire, kurum ve mües seseler bu istekleri yerine getirmek zorundadır.
Belli işlemlerde avpkatın imzasının aranması lüzumu :
MADDE 45. — Noterlerce tanzim veya tadil veya tasdik edilecek her türlü şirket .mukavele lerinde, gayrimenkul satış va'di, evlât edinme mukavelesi ile vasiyetname, miras ve alelıtlak şir ketmukaveleleri ve 10 000 lira veya daha fazla miktar ve değere mütaallik diğer her türlü mu kavele, borç senedi, taahütname gM işlemlerde bir avukatın imzası bulunmadıkça noterler bu gi bi muamele ve senetler tanzim ve tasdik edemezleri Avukatın imzasının bulunması mukavele, senet ve muamelelerin muteberlik şartıdır. Bu kalbîl ibir vesikayı imzalıyan avukat, baıhsi geqen vesikaya noterden tasdikli imzasını ekler.
Avukat bürosu halinde birlikte çalışma : . . . ,.
MADDE 47. — Birden fazla avukat çalışmalarını bir büroda (avukat bürosu) şeklinde birleş'tireb'ilirler. Bu haMe birlikte çalışan avukatlardan birinin veya bir kaçının öz veya soyadlannm yanında (avukat bürosu) ibaresi kullanılabilir. Bu büro tüzelkişiliği haiz olmadığı gîbi yapılan faaliyet sadece serbest meslek çalışması olup hiçbir bakımdan ticari sayılamaz. Böylece büro halinde birlikte çalışan avukatlar ken'di aralanndaki durumu, ücretleri kararlaştıracak oranlara göre paylaşmak veya .bâzılarının sadece belli ücret alması şeklinde düzenlemekte tam serbestiye sahiptirler.
Büro edinme mecburiyeti :
MADDE 48. — Her avukat levhaya kaydı tarihinden itibaren 3 ay içinde baro bölgesi içinde 'bir büro kurma zorunluğun'dadır. Büronun niteliklerini belirtmek barolara aittir. Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz.
Birlikte çalışan avukatlar için ayrı büro edinmek zorunluğu yoktur.
Avukat büro veya ikametgâh adresini değiştirirse bunu bir ay içinde baroya bdldirmeik zorun dadır.
Avukat bürosunda çalışabilecek kişiler :
MADDE 49. — Avukatlar büro işlerinde sekreter ve daktilograftan başka yalnız avukat ve bü ro işleri için lüzumlu diğer elemanları çalıştırabilirler.
Avu»kat'lıtkan yasaklananlarla her ne suretle olursa olsun işbirliği eden veya bu giİbilere büro sunda görev Veren avukat Disiplin Kurulunca ilk defasında işten, tekrarında meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılır.
Avukatlığa, yargıçlığa veya .memurluğa engel suçlardan biri ile mahkûm olanlar avukat ya nında çalıştırılamazlar.
tşlerio. stajyer veya sekreterle kovuşturulması :
MADDE 50. — Avukat, bürosuna ait işleri sorumluluğu altında çalışan stajyer veya sekre ter eliyle de takibettirebilir ve örnek aldırabilir. Dâva dosyalan yalnız avukat, avukat sekreterleri veya stajyerleri yahut taraflarca incelefte'bi'Iir.
% $ f e # 3 i; ; (S. S a y ^; 324},:
— 2 9— Çekişmeli hakları edinme yasağı:
MADDE 51. —Avulkat el koyduğu işlere ait çekişmeli- halkları edimmökten yasa&lıdır, bu yasaik ihtilâf halledilmekle ortadan kalikar.
' . -. . " • . - ' / .- • . - . .' Avukat, çıkar karşılğında iş getirme :
MADDE 52. — Avulkat voya iş sahibi tarafından vaclolunan veya verilen bir ücrdt yahu/t da her hangi bir çıkar (karşılığında avukata iş getirmeye aracılılk edenler 6 aydan bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu hareSketi yapanlar memur iseler verilecek ceza bir yıl hapisten aşağı olamaz.
Cübbe giyme mecburiyeti :
MADDE 53. — Avukatlar, mahkemelere Barolar Birliğince belitftdlecelk resmî kılJkla çıikmalk Borandadırlar.
Baroya ve avukatlara ayrılacak yer :
MADDE 54. — Her adliye dairesinde baroya, her malı/keme salonumda ve icra dairelerinde avulkatlara ihtiyaçlarını karşıhyacak nitelikte kir yer ayrılması mecburidir.
Danışma yapılması uygun olmıyan yerler-:
MADDE 55. — AvdkaMar baroda kayııth olan bürolarından ba^lka yerlerde mahfkeme salonun da veya adliye binasında iş sahipleri ile hulkttkî istişarede buulnmdk'tan ve iş 'kabul etoıeikten yasaklıdırlar.
Madde hülfemü avulkatm özel olara/k davet edildiği hallerde uygulanmaz.
Ayrı dosya tutmak :
MADDE 56. — Avulkalt, üzerine aldığı her iş, dâva yahut yazılı mültalâasına müıracaaıt olunan her husus haMkmda ayrı dosya tultmafkla yükümlüdür.
Avuıkat, kendi tarafımdan yazılan veya taslağı yapılan her belgeyi bizzat imzalamaya mec* burdur.
Görüşmelere a:t tutanak :
MADDE 57. — Avulkat, iş için yapitığı görüşmelerden liiznımlu saydıiklarmı bir tutanakla be liktir. Tutanağın altı, görüşmede bulunanlar tarafından imzalanır.
Sicil cüzdanları :
MADDE 58. — Levhada yazılı olan her avukatın bağlı olduğu bancıda Tüıfkiye Banklar Birli ğinden gönderilen örneğe uıygun bir sicil cüzdanı bulunur. Bu cüzdan gidti tuıtulur. Ancak sahibi voya tevikil edeceği baçlka bir avdkr.lt tarafımdan her zaman görülabilir ve içinden not alınabilir.
Bir barodan diğer baroya geçme halinde cüzdan yeni geçilen baro bakanlığına gönderilir.
tşelde etmek gayesiyle reklâm yasağı :
MADDE 59. — Avukatların iş elde eıtmclk için her türlü harclkotite bulunmaları, gazetelere rek lâm sayılalbilecök ilân vermeleri, mıatlbu kâğıtlarında ve tabelâsında rdklâm sayılabilecek ibarelere yer vermeleri yaısaiktır.
Aslına uygun vekâletname örneği çıkarabilme:
MADDE 60. — Usulüne uygum düzenlenen ve avukaıta verilmiş olan vc/kâletname dosyada'saiklanır. Avu'kat, istense dosyada sdklaınan velkâletaıamenin örneğini çıkarıp kullanabilir. Avufkait.
tarafımdan aslına uygunkığru onaylanan örnekler büitıün 'kaza mencileri, resmî daire ve kuramlar ile özel ve tüzel kişiler önünde resmî örnek hükmündedir.
Aslı olmıyan vekâletname örneği onaylanan veya aslına aykırı örnök verem avulkat 3 yıldan 6 yıla kadar ağır hapis cezası görür.
Avukata karşı işlenen suçlar : ,v MADDE 61. — Görev sırasında veya gördüğü görevden dolayı bir avulkata karşı işlenen suç lar hakkında T. C. Kanununum hâkimlere karşı işlenen suçlara nnahısuıs olan hülkümler uygulanır.
Avukat hakkında kovuşturma yapılması ;
MADDE 62. — Avdkatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarından do layı yapılan şikâyet ve ihbarları ise elk/oyam savcı veya yardımcısı, şikâyetçi veya muhbirin beya nını clkledl'kten sıonra, görücünü bildirmclk üzere avukatın bağlı olduğu Bano Başkanlığına gön derir. Baro Disiplin Kurulu kendi usıullerince gerekli kovfulturaıayı yaparaik görüşü ile birlikte dosyayı savcılığa geriverir. Bu suretle işlem görmüş olan dosya Adalet Balkanhğına yollanır. Avu- Ikat halikında kovuşturma yapılması Adalet Bakanlığının iznine bağladır. Suçun görevden do ğup doğmadığı veya görev sırasında işlenmiş olup olmadığının belir:tilm©sinde de birimci fıikrada yazılı usule göre hardkett edilip Adalet Bakanlığının bu konudalki fkararına uyulur.
Avtrielt haTdkımda yapılacalk her hamgi bir so<ru$turma veya kovnıçlburona anealk avulkaıtın bağlı olduğu baromun bölgesi dâhilinde en yüllcselk dereceli yargıç tarafımdan yapılır.
Avukatlara ait yetkilerin başkaları tarafından kullanılma yasağı :
MADDE 63. — Bu kanun hükümleri içinde avraika'tlar levhasına İkaydı yapılmamış veya geçici ıbelge almaJk yoliyle bu haıklkı elde etmemiş olanların, levhadan (kaydı silinen veya ijten yasakla nan avdkaıtların şahıslarına ait bukınmııyan dâva dikıkçeleri ve diğer dâva kâğ:itları ile icra kâ ğıtları, hor türlü huufJkî yazı ve belgeleri yazmaları veya yazdırmaları dâva veya icra işlerini (kovuşturmaları, hu'kdkî oy ve görüş bildirmeleri, her ne snırcltle olursa olsun avdkcıtlara tanın mış diğer ye ikileri kullanmaları veyahıuıt avukat unvanını taşımaları yasaf.dtır.
Bu yasağa aykırı lıarclkot edenler 6 aydan 18 ıaya Ikadar hapis cezasına mahkûm edilirler.
Avulkaıt.l Ik yapmalk yoJIdsini taşımadıkları halde danışılklı surette alacalk devir almak ve kanun ların tanıdığı harika halkları .kötüye kullanımalk suretiyle avulkatlara ait yetkileri kullananlar 6 ay dan 2 seneye kadar hapis ceızası ile birlilkte 1 000 liradan 5 0O0 liraya kadar ağır paıia cezası ile cezalandırılır.
Barolar, mahkeme ve icra daireleri bu maddenin kapsamına giren bir hali öğrenince hemen •savcılığa bildirirler. Savcıhik bunun üzerine kovuşturmaya geçerek sonuounu ilgili baroya bildi rir. ' .
Baro Yönetim Kuruluna karşı özel görevler : . . . . ..
MADDE 64. — Denetleme ve şikâyetle ilgili meselelerde avıikat Baro Yönetim Kumluna ve ya onun görevlendirdiği üyelerden birine bilgi vermeye ve istek üzerine doıstyaları göndermeye, dinlenmek üzere çağırıldığı hallerde Yönetim Kurulu veya üyelerinden birinin ö.ıuüne çııkmaya medboırdur. * . ..
Birinci fj'krada yazılı mecburiyete uymıyan avukata Baro Başkanı 100 liradan 2 000 liraya fcadar para cezası hükmedebilir. Bu ceza her davet ve isteğe uymamak halinde yeniden verilebilir.
Amcak verilen emrin yerine götirikneımesi halinde para cezası verileceğinden yazı ile bildirilmiş ol ması şarttır. • «Bu par cezasına karşı tebliğden itibaren 15 gıün içimde Disiplin Kuruluna itiraz oluna/bilir.
Disiplin Kurulunun kararı kosindir.
Bu madde gereğince hükmedilen para cezalan disiplin faslındaki hükümlerine göre tahsil edilir.
' Baro aidatının ödenmemesinde ısrar :
MADDE 6.5. — Baro yıllık aidatını makbul bir sebep olmaksızın venmemdldte ısrar edenler Yönetim Kurulu kararı ile işten menedilir ve keyüiyot ilgili mercilere bildirilir.
BEŞİNCİ KISIM Avukatlar levhası Levhanın baroca düzenlenmesi :
MADDE 66. — Baro yönetim kurulu her adlî yılın başlangıcında bölgesi içinde bulunan bü tün avukatların bir levhasını düzenler. Levhaya her avukatın alfabe sırasiyle, adı, soyadı, i&amelgâhı ve bürosu yazılır.
Bu levha resimli olarak bâatırılır.
Şu kadar ki, baronun her yıl yeni bir levha bastırması yerine levhayı 3 yılda bir tanzim ederek bastırması ve yeni katılacak avukatlar için adlî yılın başlangıcında resimli bir ek düzenlenmesi de caizidir. Bu halde levhada değişlikler de ekte gösterilir, LeVhanm düzenlenmesinden sonra baroya kaydı yapılanlara levhanın veya eikin düzıenlenme sine kadar geçici bir belge verilir.
Levhanın bir örneği Tahkiye Barolar Birliğine, Adalet Bakanlığına, Anayasa Mahkemesine, Yargıtay, Danıştay ve Yengiler Temyiz Komisyonuna ve baronun bölıgesi içinde bulunan en bü yük idare âmirine, mahkemelere, noterlere ve diğer barolarla sair yangı onganlarma gönderilir.
Levhaya kaydedilme zorunluğu :
MADDE 67. — Her avaıkaıt, bölgesi içinde, süresiz olarak avdkaltlik edeceği yerin bano levha sına kaydedilmekle yı'JkünMjJlür.
Bir baro levhasına yazılı bulunan avukc/t sürekli olmamak şaıitiıyle Töiıkiye'nin her yerinde meslekimi yapmıya yetkilidir.
Başka baroya nakil :
MADDE 68. — Bir barodan diğer bir baroya nakil hakkındaki iısltekler, levhasına kaydı isteni len baro yönetim kuruluna yazı ile bildirilir.
Nakil dilekçelerime hangi belgelerin bağlanacağı ve nakilde ne gibi usullerin uygulanacağını Türkiye Barolar Birliği bir yöneltmelide düzenler.
Nakille ilgili inceleme ve isteğin kabulü :
MAJDDE 69..— Bano Yönotim Kurulu nakil isteğinde bulunan avukatın disiplin kovnıçfcuraıası olup olmadığını, bano aidatını ödeyip ödemediğini önceden yazılı olduğu barodan sorar ve bu hu susta gereikli gördüğü her türlü inceleme ye işlemleri yapar ve müracaat gününden itibaren bir ay içinde nakil hakkımda bir karar verir.
- sa - Nalkil ineğinin kabulü halimde baroca ve rileealr karar avdkatın evvelce levhasında kayıtlı ol duğu baro ile Türkiye Barolar Birliğine bildirilir. Nakil isteği avdkaıthğın kesrin şcf-rilde mâni hâl lerin mevcudiyati teslbilt edilmeden reddedilemez.
Nakil isteğinin reddi :
MADDE 70.— Nalkil idteğinin kayırt; için kendisine başvurulan baroca reddi veya müracaat (tarihinden itibaren 30 gön içinde nakil hc/kıkında ıbir karar verilmemiş olması halimde nakil is teğimde bulunan avukat Tüılkiye Barolar Birliğine müracaat edöbilir. Tüılkiye Barolar Birliği nin vereceği karar kesimdir. Aleyhine Danıştaya 'başvurulabilir. Danıştay bu işleri Öncelikle ka rara-bağlar.
Yeniden yazılma hakkı :
MADDE 71. — Bu kanuna göre kaydın silinmesini gerdktiren hallerin ortadan kaMığını ve ilik kayda esas olan şartların varlığını ispat eden avıtikat* levhaya yazılmak hakikini kazanır.
14 noü madde hükmü salklıdır.
Kaydın bir daha yenilenmemek üzere silinmesi:
MADDE 72. — Cezai veya disipline ilişkin bir karar sonucunda meslekten çıkarılanlarla bir ceza mahkemesi karan ile kamu hizmetlerimle yasaklanmış olanların ruhsatnamesinin geri almma-r sına avrjka'tın bağlı bulunduğu baro yönetim kurulunca karar verilir. Bu karar üzerine avrulkatın ruıhscıbnamesi iptal ve kaydı bir daha yenilenmemek üzere silinir ve karar TMirlkiye Barolar Biliğine bildirilir.
Bu karara ıkarşı tebliğimden itibaren 15 giin içimde Türkiye Barolar Birliğine itiraz olunabi lir. Türfkiye Barolar Birliğinin kararı aleyhine Danıştaya başvurulabilir.
Bu işlemlerin uygulanması için meislefaten çikarma kararı veya hükümlülüğün kesinleşmiş ol ması şarttır.
ALTINCI KISIM Barolar Baro kurulması için aranacak avukat sayısı :
MADDE 73. — Bölgesi içinde en az 20 avukat bulunan her il merkezinde bir baro kurulur.
Baro kurulamıyan yerlerin en yalkın baroya bağlanması veya bunların birleş/tirilereJk bir baro düzenlenmesi ve merkezlerinin belirtilmesi Türkiye Barolar Birliğine aittir. , . •" Baronun hukukî durumu :
MADDE 74. r— Barolar kamu kurumaı niteliğimde bağımsız bir mesldk teşe/kfeülüdıür.
Anca)k barolar üzerimde denetim ve gözetim Türkiye Barolar Birliğine aitıtir.
Bu denetim ve gözetim kanun ve tüzüklerle barolara ve avukatlara verilmiş olan görevlerin ye rine getirilmesi ve halklarının korunmasına mütaalliktir.
KanıundaJki özel hükümler salklıdır.
Baroların amacı ve merasimdeki yeri :
MADDE 75. — Barolar kuruluş amacına aykırı işlerle ve günlıük politika ile uğraşamaz , Barolar millî, adlî ve ilmî merasime iştirak eder.
Barolar mûtadolan millî merasimde bulunur ve il savcısının yanında yer alır. :
YEDİNCİ KISIM 'Baroların organları Baroların organları :
* MADDE 76. — Baroların organları şunlardır :
1. Baro Genel Kurulu, 2. Baro Yönetim Kurulu, 3. Baro Başkanlığı, " 4. 'Baro Disiplin Kurulu, 5. Baro Denetleme Kurulu, Genel Kurulu, MADDE 77. — Genel kurul, bir baronun en yülkselk mercii olup levhada yazılı bulunan avu katlardan meydana gelir.
'Genel kurul, kanunun kendisine verdiği ödevleri yerine getirir. Avukatlık için genel önemi olan meseleleri görüşür ve karara bağlar.
Genel kurulun olağan toplantısı:
MADDE 78. — Genel kural her yıl Aralık ayının ilik haftası içinde yönetim kurulu tarafından hazırlanan bütçeyi ve gündemi göriüşnıek, baro başkanı, yönetim kurulu ve disiplin kurulu üye leri ile denetçileri seçmek, Tünkiıye Balolar Birliğinin seçim döneminin sıona ermesinden önce de Türkiye Barolar Birliğine katılacak delegeleri seçmek için toplanır.
Toplantıya çağın ilânı :
'MADDE 79. — Genel Kurul toplantısına levhaya kaytılı her avukat yazı ile çağırılır. Çağın mekjtubunun toplantı gününden en aız 10 gün önce taahhütlü olarak pastaya verilmiş ve imıza kar şılığı avukata sunulmuş olması gereklidir. Çağın mektubunda toplantının yeri, günü ve saati ile gündemi ve toplantıda yeterli çoğunluk olmadığı takdirde ikinci toplantının yeri, günü ve saati yazılır.
Olağanüstü toplantı :
'MADDE 80. — Baro Başkanı veya Yönetim Kurulu gerekli gördükleri hallerde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırırlar. Baro Başkanı levhaya yazılı avukatların 5 te birinin görüşme feonulannı belirten yazılı isteğinde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmaya zorunludur.
Bu istek üzerine en ıgeç 15 gün içinde Genel Kurul toplantıya çağırılır.
Genel Kurul toplantısını yönetecek Başkanlık Divanının seçilmesi :
MADDE 81. — Gerek olağan gerekse olağanüstü genel kurul toplantılarında ilk iş olarak top lantıya başkanlık edip yönetecek olan avukat ile iki üyeden meydana gelen bir başkanlık divanı gizli oyla seçilir. Seçilecek adaylarda, Baro Disiplin Kurulu üyeliği için ???? nci madde gereğince 'bulunması gerekli nitelikler aranır.
ıBaro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri başkanlık divanına seçilemezler.
Toplantılara Katılmak yekûnu :
MADDE 82. —• Baro levhasına kayıtlı her avukat gerek olağan, gerekse olağanüstü Genel Ku rul toplantılarına katılmakla yükümlüdür. Ha/klı bir engele dayanmış olmadıkça bu toplantılara gelmiyen avukatlar hakkında baıio başkanı tarafından ihtar cezası verilebilir.
Görüşme ve karar yeter sayısı :
MADDE 83. — Levihaya yazılı avukatların yarıdan bir fazlasının katılması ile genel kurul top lanır.
Birinci fılkraıda yazılı çıoğunluk olmadığı hallerde toplantı 15 günü geçmemek üzere başka bir güme bırakılır. Bu toplantıda hazır bulunan avukat adedi ne olursa olsun genel kurul teşdkkül etmiş sayılır.
Ancak, kayıtlı üye adedi 1 000 den fazla olan barolarda en az 100 er üye katılmadıkça görüş me yapılamaz.
Yukarıdaki hükümlere göre görüşme yeter sayısı bulunmak kaydiyle (kararlar hazır olan üye lerin yarı/dan bir fazlasının bir oyda birleşmesi ile verilir. Oyların eşidolması halinde kurul ge nel başkanının bulunduğu taraf tercih olunur.
Seçimler hakkında da aynı çoğunluk aranır. Şu kadar ki, oylarda eşitlik halinde de ad çekme yapılır.
Bir üye kendisini ilgilendiren özel işinde oy veremez. Seçimlerde bu esas uygulanmaz.
Genel .kurulanı kararları ve seçimlerin sonuçları bir tutanakla belirltilir. Tutanak divanı tara fından imzalanır.
Genel kurulun ödevleri :
MADDE 84. — Genel kurulun belli başlı ödevleri şunlardır :
1. Yönetim kurulu ve disiplin kurulu üyeleri ile denetçileri, bario başkanını ve Türkiye Baro lar Birliği delegelerini sıeçmdk, 2. Baroda yazılı avukatlardan alınacak giriş aidatı ile yılliik aidaltmın miktarı ve bunların ödeneceği tarihleri belirltmelk, 3. Yöınettim kurulunun, baronum gelir ve giderleri ile mail arının ildareisi hakkında vereceği he saplara bakıp incelemelk ve yönetim kurulunun ibra edilip edilmiyeceği haiktkınida karar vermek, 4. Bütçeyi onaylamak, 5. Avukatlara ve ölüm halinde geride bıraktığı ailelerine siosyal yaridım kuralları kurmak ve bunları geliştirmek, 6. Baro başkanının istifası halinde boın/un so hepleri üzerinde görüşme açmak, 7. Meslek işlerine ait isteklerde bulunmak, 8. Yöneltim kurulunca yapılacak çeşitli yönetmelikleri ine eriyerek onaylamak, Gündem dı.p görüşme :
MADDE 85. — Genel kurul toplıanltıısmda görüşüleceği usulüne göre bildirilmemiş veya hazır bulunan üyelerin 1/5 nin yazılı isltekleri sevk etmemiş olan konular hakkında karar alınamaz.
Yeni bir toplantı kararı bu hüküm dışınıddaır.
YÖNETİM KURULU Yönetim kurulu :
MADDE 86. — iler baromun bir başkanı ve en az 4 üyeden kurulu bir yönotim kurulu varıdır.
Avukat sayısı 50 den 100 e kadar olan barolarda 6, 1.01 den 250 ye kadar olan barolarda 8, 251 den fazla olan barolarda 10 üye ve her baroda en çıok 5 yedek üye bulunnır.
Baro başkanı yönetim kurulunun talbiî balkanıdır.
Seçilme yeterliği ve engelleri :
MADDE 87. — Baro balkanı ve yönetim kurulu üyeleri levhada yazılı avukatlar arasından gizli oy ve oy çokluğu ile seçilir. Şu kadar ki, ke intisiz olarak 10 yıl ımüddetle avukatlık yap mamış olanlar baro başkanı, 5 yıl müddetle avukatlık yapmamış bulunanlar yönetilin 'kurulu üyesi •seçilemez. 50 den aşağı avukat bulunan barolarda seçilmek için bu şartlar aranamaz. Mahkeme ka rarı gereğince tasarruf ehliyeti sınırlandırılmış olanlar avukatlığa engel Ibir suçtan haklarında son kovuşturmanın açılması kararı verilmiş veya işten veya meslekten çıkarma cezalarından yahut geç iriliş beş yıl içinde ıtevlbih cezasından her hangi birime uğramış olanlar baro başkanı ve yönetim ku rulu üyesi seçilemezler.
Seçim genel kuruldan ad çekme ile ayrılan 5 :ıvükat tarafından yönetilir. Adaylığını koymuş olanların seçiiım bürosuna atantmaları caiz değildir.
Seçim yeterliğini kaybeden baro başkamı ve yönetim kurulu üyelerinin ödevli kendiliğinden sona erer.
Seçim sonucu yönetim kurulu tarafından düzenlenecek bir tutanak ile Türkiye Barolar Birliği ne bildirilir.
Seçim dönemi :
MADDE 88. — Baro başkanı ve yönetimi kurulu üyeleri 2 yıl için seçilirlir. Baro başkanı hariç arka arkaya olmamak üzere tekrar seçilmek caiz lir.
Şu kadar ki, üyelerin yarısı her yıl yenilenir. İlk defa ayrılacak üyeler ad çekme ile belli olur.
Her hangi bir sebeple seçim dönemi bitmesin lon önce ayrılan baro başkanının yerine seçilen geri kalan süreyi tamamlar.
Bir yönetim kurulu üyesinİ7i vaktinden önce ay ılması :
MADDE 89. —' Bir yönetim kurulu üyesi : .
1. Baroya yazılı üye olmak sıfatiyle yahut 87 nci maddede yazılı sebeplerden dolayı seçilme niteliğini kaybetmiş, 2. Yönetim kurulu üyeliği görevinden istifa otmiş, olursa yönetim kurulu üyesi olmaktan çı kar.
Yönetim kurulu üyelerinden biri vaktinden ev .-el hu görevden ayrılırsa kalan vazife dönemi için gelecek genel kurul topplantusmda yeni bir üye seçilmek üzere yeri, en çok oy almış yedek üye ile doldurulur.
Yönetim kurulu üyelerinden biri hakkında 87 nci maddeye göre seçümeye engel bir suçtan do layı kamu dâvası açılmış veya disiplin 'kovuşturması başlanmış ise dâva veya disiplin kovuşturma sı sonuna kadar bu üye yönetim kuruluna katıla; naz. Yeri yedek üye ile doldurulur.
Yönetim kurulu toplantıları MADDE 90. — Yönetim kurulu, baro başkanı tarafından doğrudan doğruya veya üyelerden birinin görüşme konusunu taşıyan yazılı isteği üzerine başkanlıkça toplantıya çağırılır.
Üyelerden en az yarısı toplantıya katılmışsa yönetilin, kurulu karar alabilir.
Kararlar başkanla birlikte hazır bulunan üyelerin yarıdan bir fazlasının bir oyda birleşmesiyle verilir.
Baro başkamı veya üyesi ilgili oldukları işlerin görüşülmesine katılamazlar.
Yönetim kurulu kararları hakkında bir tutanak tutularak başkan ve üyeler tarafından imza lanır.
Toplantıya çağırilmanın şekli :
MADDE 91. — Yönetim 'kurulu üyeleri çağın mektup ve listeleri ile toplantıya çağmlır.
ardıarda 3 toplantıya engelsiz olarak katılmamış dlan üye, yönetim kurulu karan ile istifa et-miş sayılır.
Bu karara karşı tebliğ tarihlinden itibaren 15 gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz olu nabilir.
Görevlerin parasız görülmesi :
MADDE 92. — Baro başkanlığı, yönetim kurulu üyeliği ve denetçilik görevleri ile baro menfa atlerini gözetme, ıtemsil ve savunma hususunda her hangi bir avukata verilen iş ücretsiz görülür.
Masraflar ve yolculuk giderleri baro kasasından ödenir.
Yönetim kurulunun görevleri :
MADDE 93. — Yönetim kurulu, kendisine kanunen verilen görevleri yerine getirmekle yü kümlü olup baronun işlerini (kovuşturur ve menfaaltlerin'i korur.
Yönetim kurulunun başlıca görevleri şunlardır.
1. Avukatlık vakar ve haysiyetinin ve meslek nizamının muhafazası, meslekin adalet gayelerine uygun olarak yapılmasını sağlamak, 2. Stajıiyer ve avukatlann baroya kabul ve levhaya yazılma veya nakil işleri hakkında karar vermek, 3. Avufcaltlık levhasını düzenlemek, 4. Meslekî ödevler hususunda baro mensupla rina yol göstermek ve onlara bilgi vermek ve mes lekî görevlerin yapılıp yapılmadığını denetlemek.
5. Levhaya yazılı avukatlar arasında çıkan anlaşmazlıklarda aracılık 'etmek ve ara bulmak, 6. Baro üyeleri ile müvekkilleri arasında çıkan ihtilâflarda taraflardan birimlin 'isteği üzerine ara bulmak ve her türlü vekâlet ücreti ihtilâflarının mecburi tahkim yolu ile hallini düzenlemek, 7. Baro mallarını idare ve muhtaç avukatlara yapılacak yardım şeklini tesbit etmek, 8. Baro mallarının idaresi hakkında her sene bir rapor bazırlıyarak genel kurula hesap vermek ve senelik bütçeyi hazırlayıp genel burulun onayına sunmak, 9. Baro adına menkul ve 'gayrimenkul almak, satmak, ipotek etmek ve bu mallar üzerinde her türlü aynî haklar tesis eylemek ve kaldırmak, bu hususlarda baro başkanına yetki vermek, 10. Staj işlerini düzenlemek ve denetlemek, 11. Yönetim 'kurulu üyeleri (tarafından verilen istifalar hakkında karar vennek, 12. Adlî yardım bürosunu kurup yönetmek, 13. Adalet Babanlığınm yahut malhkeme veya. resmî bir kurumun istediği düşünceleri vermek, 14. Oenel kurul kararlarını yerine getirmek, 15. Baronun ücretle memurlannı tâyin ve azletmek, 16. tç yönetilme ait bütün işleri görmek, 17. Disiplin kurulu ve Türkiye Barolar Birliği toararlannı yerine getirmek, 18. Baro bölgesinde yürürlüğe girecek olan avukatlık ücret -tarifesini yapmak, 19. Kanunda yazılı diğer yetkiler1! kullanmak, Yönetim kurulu ikinci fıkranın 4, 5 ve 6 numaralı bendlerinlde yazılı görevleri bâzı üyelerine devredebilir.
Yönetim kurulu üyelerinin sır saklama yükümlülüğü :
MADDE 94. — Baro başkanı ve yönetim kural üyeleri kuruldan aıynldıktan sonra dahi görev leri sırasında bu görev dolayısiyle avukaJtlar, adaylar ve diğer öğrenmiş olduklan hususlar hakkında 'her'kese karşı sır saklamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük işbirliğine çağırılmış olan avukatlar ile baronun memurlarını da kapsar.
Birinci fıkrada yazılı kimseler Yönıetim Kurulunda görevli bulundukları sırada bu görevleri dolayısiyle avukatlar, adaylar ve diğer kişilere dair öğrenmiş oldukları husus ve haller hakkında kendilerine izin verilmiş olmadıkça mafhfcemelerde 'tanıklık «demezler.
Tanıklığa izin verilip verilmiyeceğini Yönetim Kurulu vicdani kanaatline göre takdir ederek karara bağlar. Şu kadar ki, baronun durumu ve görevleri yahut haklarında bâzı vakalar yayıl mış bulunan kimselerin haklı (menfaatleri mutlak surette gerektirmiş olduğu hallerde bu izin ve rilmez.
Yukardaki hükümler baro disiplin kurulu üyeleri, birlik yönetim kurulu ve yüksek disiplin kurulu başkanı veya üyeleri ve işbirliğine çağırılmış olan avukatlar ve Türkiye Barolar Birliği mamurları hakkında da aynen uygulanır.
BAŞKAN VE BAŞKANLIK DİVANI Başkanlık divanın görevleri :
MADDE 95. — 250 den fazla üyesi bulunan barolarda her seçimden sonra ve ilk toplantı yö netim kurulu kendi üyeleri arasında 'bir başkanlık divanı seçer.
Başkanlık divanı :
1. Başkan, 2. Başkan yardımcısı, 3. Genel ıSekrter, 4. Muhasip üyeden ilbaretir.
Yönetim kurulu başkanlık divanı üyelerinin sayısı yükseltilebilir. başkanlık divanı üyelerin den biri vaktinden evvel ayrılırsa kalan görev süresi için bir ay içinde yenisi seçilir.
Başkanlık divanı görevleri :
MADDE 96. — Başkanlık divanı bu kanun veya yönetim kurulu kararı ile kendisine verilen görevleri yerine getirir.
Başkanlık divanı baro mallarının yönetimi ıhakkında gerekli kararları alıp her üç ayda bir yö netim kuruluna rapor verir.
Başkanın görevleri :
MADDE 97. — Baro başkanı baroyu temsil ve yönetim kuruluna başkanlık eder. Başkan ve başkan yardımcısı bulunmadığı zamanlarda yönetim kuruluna en kıdemli üye başkanlık eder.
Başkan, yönetim 'kurulu, disiplin kurulu ve genel kurul kararlarını yerine getirir ve günlük muamelâtı yürütür. 95 nci madde gereğince verilen izin ve yetki dairesinde baro adına iltizam ve iktisapta bulunur. Taahhütlere girişir. Baroya yapılan bağışları kalbul eder ve bütçeyi uygular.
Mahkeme ve resmî dairelerde baroyu temsil ve savunacak avukat veya avukatları tâyin eder.
Avukat sicillerinin, Türkiye Barolar Birliği tarafından gönderilen örneğine uygun olarak dü zenlenmesi ve korunmasını sağlar.
Başkan yardımcısının görevleri :
MADDE 98. — Başkan yardımcısı baro başkanının bulunmadığı zamanlarda ona aidolan yetki leri kullanır görevleri yerine getirir.
Baronun çalışmaları ve seçim sonuçları hakkında rapor :
MADDE 99. — Başkan (baronun ve yönetim kurulunun çalışmaları 'hakkında 'her yıl Tür kiye Barolar Birliğine yazılı 'bir rapor verir.
Genel sekrterlerin görevleri : ' MADDE 100. — G<enel sekreter, yönetim kurulu toplantılarına ait tutanakları düzenler, ba ronun iç çalışmaları ile yazı işlerini yönetir ve baro kalemine gerekli direktifleri verir ve büro nun çalışmasını denetler.
Muhasip üyenin görevleri :
MADDE 101. — Muhasip üye, baronun mallarını başkanlık divanı kararları gereğince idare <edcr. Ve para almaya ve vermeye yetkilidir. Aidatın toplanmasına ve bütçenin uygulanmasına dair her türlü 'gözetimi yapar.
Denetçiler :
MADDE 102. — Baro genel 'kurulları baronun malî işlemlerini denetlemek üzere 3 kişilik bir denetleme kurulunu seçerler. Kurulmasına karar verebilir. Ve açık oyla seçer.
DİSİPLİN KURULU Disiplin kurulunun görevleri :
MADDE 103. — Her baronun en az 5 üyeden kurulu bir disiplin kurulu vardır, avukat sayı sı 51 den 100 e kadar olan barolarda 6. 101 den 250 ye kadar olan barolarda .8, 251 den fazla olan barolarda 10 disiplin kurulu üyesi ve en çok 5 yedek üyesi bulunur.
Baro başkanlığı yönetim kurulu ve disiplin kurulu üyeliği ve denetçilik bir kişide birleş'emez.
Seçilme yeterliği ve engelleri :
MADDE 104. — Disiplin kurulu üyeleri 89 ncu maddedeki usul ve şartlara göre seçilir. Seçil me yeterliğini kaybeden disiplin kurulu üyelerinin görevleri 'kendiliğinden sona erer. Seçim sonucu yönetim kurulu tarafından düzenlenen bir tutanakla Türkiye Barolar Birliğine bildirilir.
Seçim dönemi :
MADDE 105. — Disiplin kurulu üyeleri 2 yıl için seçilir. Arka arkaya olmamak üzere yeniden seçilmek caizdir. Şu kadar ki, üyelerin yarısı.her yıl yenilenir. İlk defa ayrılacak üyeler ad çekme li'le belli olur.
Disiplin kurulu kendi üyeleri arasından bir başkan seçer.
Disiplin kurulunun toplama ve karar yetersayısı :
MADDE 106. — Disiplin kurulu üyelerinin en az, 3 te 2 si hazır bulunursa karar alınabilir.
Kararlar hazır bulunanlardan yarısının bir fazlasiyle meydana gelen ekseriyetle verilir. Meslekten çıkarma ve tart cezaları kurul tamsayısının 2/3 ü ekseriyeti ile verilebilir.
Başkanın bulunmadığı zamanlarda .meslekte en kıdemli üye disiplin kuruluna başkanlık eder.
Disiplin kurulunun görevi :
MADDE 107. — Disiplin kurulunun görevi, ibaro yönetim kurulu ıtarafmdaın haklarında disip lin kovuşturması açılmasına karar verilen avukatlar h a k t a d a* disiplin kovuşturması yapmak ve di siplinle ilgili kararlar ve cezaları vermektir.
SEKİZİNCİ KISIM Türkiye Barolar Birliği Birinci Bölüm Birliğin kuruluş ve nitelikleri :
MADDE İ 08. — Mevcut ve bundan sonra kurulacak Türkiye barolarının katılmakla yükümlü ol dukları bir Türkiye Barolar Birliği kurulmuştur.
Bu Birlik bağımsız ve tüzel kişiliği haiz olu kamu hizmeti gören kamu kurumu niteliğinde bir meslek teşekkülüdür.
Birlik, kuruluş gayesine uygun işlerde kullanılmak üzere gayrimenkul edinebilir.
Birliğin amaç, görev ve haklan :
MADDE 109. — Türkiye Barolar Birliği kendisine kanunun verdiği görevleri yerine getirir.
Bunun dışında Birliğin bellibaşlı. amaçları şunlardır :
1. Baroları ilgilendiren konularda her baronun görüşünü öğrenip ortaklaşa görüşmeler neticesin de çoğunluğun düşünce ve görüşünü belirtmek.
2. Avukatlık meslekinin yapılması ile ilgili kanunlarda genel görüşü prensipler halinde belirt mek.
3. Baroların faaliyetlerini ortak amaca ulaşeak halde tasarlayıp maslekin gelişmesini sağlamak.
-1. Baro mensuplarının genel menfaatlerini ve meslekin ahlâk, nizam ye geleneklerini korumak.
5. Türkiye barolarını ve mensuplarını biribirine tanıtarak aralarındaki meslek bağını kuvvetlen dirmek, 6. Adalet Bakanlığının, mahkemelerin ve yargı veya yasama yetkisini taşıyan merci ve yerlerin ve baroların soracakları adlî ve meslekî konular hakkında görüş ve düşüncelerini rapor halinde bildir mek, 7. Avukatların-meslekte ilerlemeleri teşvik edecek ve sağlıyacak her türlü tedbirleri almak, 8. Stajiycrlerin nasıl yetiştirileceği hakkında prensipler koymak ve staj yönetmeliği yapmak, 9. Mahkeme ve Temyiz içtihatlarının sistemli bir surette toplanması ve notlu olarak yapınlanması için Adalet Bakanlığı ile iş birliği yapmak, 10. Kanunların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesine ve yüklediği görevlerin tam bir su rette yerine getirilmesine çalışmak, avukatların haklarına karşı meydana gelebilecek müdahaleleri ve muhtemel saıırlandırmaları önlemek için gerekli tedbirleri almak, avukatların ve baroların tümünü il gilendiren konularda topluca hareket etmek ve hertürlü gerekli tedbirleri almak, 11. Baro mensuplarının ilmî ve meslekî seviyelerini yükseltmek için kitaplık açmak, dergi çıkar mak, konferanslar vermek ve verdirmek, telif ve çevrilme eserler meydana getirilmesini teşvik etmek, 12. Meslekin daha cazip bir hale getirilmesi ve bu konuda yazılı amaçlara erişebilmesi için düşü nülecek çare ve tedbirleri görüşmek üzere zaman zaman toplantılar düzenlemek, 13. Meslek mensuplarına yapılacak sosyal yardım için en uygun yolu aramak ve bunun için aidolduğu yerlerden isteklerde bulunmak gerekli kurumları kurmak ve işletmek. Barolar tarafından kum laca k sosyal yardım kurumlarının ana hatlarını belirtmek, 14. Memleket içinde kurulmuş hukukla ilgili kurum ve kurumlarla ilgilenmek ve temeslara giriş mek, 15. Yabancı memleket, baroları avukatlar birlilkeri ve hukuk kurumları ile münasebetlere gi rişmek, işbirliği yapmak ve bu amaçlarla toplanan uluslararası kongrelere katılmak, 16. Uyulması mecburi meslek kaidelerini tesbit ve tavsiye etmek, 17. 6207 sayılı Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek amaciyle bütün avukatları kapsıyan Türkiye çapında müstakil ve tüzel kişiliği haiz bir (Avukatlar Yardımlaşma Derneği) kurmak ve bunun işleyiş tarzı ile baroların iştirakini bir yönetmelikle tesbit etmik, Sandığın her türlü muameleleri bilcümle vergi, resim, hare, pul ve noter hare ve masraflarından muaftır.
Birliğin amacı ile bağlılığı :
MADDE 111. — Birlik kuruluş amacına aykırı işlerle ve günlük politika ile uğraşamaz.
Birlik adlî ve ilmî merasime iştirak eder.
Birlik mûtadolan millî merasimde bulunur ve Yargıtay Başkanının yanında yer alır.
DOKUZUNCU (KISIM Barolar ve barolar birliğinin ferdî olmıyan kararlarının denetimi Adalet Bakanlığının denetleme yetkisi :
MADDE 112. — Barolar yönetim kurullarının ferdî mahiyette olmıyan kararlarında kanun ve tüzükler hükümlerine açık surette aykırılık bulunduğu takdirde Türkiye Barolar Birliği bu kararla rın yeniden tetkik edilip düzeltilmesini kararı veren barodan istiyebilir. Bu takdirde kararı veren baro Türkiye Barolar Birliğinin isteğine uymak zorundadır.
Adalet Bakanlığının mahkemeye başvurma hakkı :
MADDE 113. — Her hangi bir baro, bu kanunun ve diğer kanunların kendisine tahmil ettiği vecibeleri ifa etmediği takdirde, Türkiye Barolar Birliğinin mütalâasını da aldıktan sonra, Adalet Bakanlığı bu baro kurullarının birinci defasında dikkatini çeker; tekerrüründe bu baro yönetim ku rullarının feshi için mahkemeye müracaat edebilir.
Yetkili mahkeme o mahalleye en yakın il asliye mahkemesidir.
Mahkemenin fesih kararı kesinleştiği tarihten itibaren o baroda bir ay içinde seçim yapılmak lâzımdır. Seçim neticesine kadar o baroya ait ivedili işler Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu nun teşkil edeceği geçici yönetim kurulu tarafından yürütülür.
Adalet Bakanlığının barolar birliğinin kararlarını denetleme yetkisi :
MADDE 114. — Türkiye Barolar Birliğinin ferdî mahiyette olmıyan kararlarında kanun ve tü zükler hükümlerine açık surette aykırılık bulunduğu takdirde Adalet Bakanlığı bu gibi kararların yeniden tetkikini Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulundan istiyebilir.
Türkiye Barolar Birliği eski görüşünde ısrar ettiği takdirde Adalet Bakanlığı dilerse bu karara karşı Danıştaya başvurabilir.
İkinci Bölüm Birliğin organları Organlar :
MADDE 115. — Türkiye Barolar Birliğinin organları şunlardır :
1. Birlik genel kurulu, 2. Birlik yönetim kurulu, 3. Birlik başkanlığı, 4. Birlik yüksek disiplin kurulu, 5. Birlik denetleme kurulu.
1. Birlik genel kurulu Genel kurulun kuruluşu :
MADDE 116. — Birliğin en yüksek mercii olan genel kurul mevcut ve bundan sonra kurulacak, baroların levhalarında yazılı avukatların sayısı 1O0 e kadar olanların (100 dâhil) 2, takibeden her 300 üye için ibirer temsilci (delege) ıgföndermek suretiyle meydana gelecek olan temsilcilerin tama mından kurulur. Barolarca aynı miktarda yedek üye seçilir. Seçim her toplantı i'çin ayrı yapılır.
Delegeleri ve yedekleri 'her baronun genel kurulu levhasında kayıtlı avukatlar arasından en aşağı 10 ıseneden beri kesimsiz avukatlık yapmakta 'olanlardan seçer. Her 'hangi bir disiplin cezasına çarptırılmış olmak, delege veya yedek olmaya engeldir.
Delegelerin yol ve ikamet masraflarını her baro kendi bütçesinden öder.
Barolara birlik -genel kurul toplantısının yeri ve tarîhi ve delegelerini (göndermeleri lüzumu yazı ile bildirilir.
Genel kurul toplantıları :
'MADDE 117. — Genel kurul yılda bir kere ve bir evvelki ıgenel kurulun tâyin edeceği zaman ve yerde toplanır.
Yönetim kurulu lüzum görür veya en aşağı 10 baro yönetim kurulu yazı ile isterse genel kuru lun toplantıya çağrılması zorunludur.
Adalet Bakanı, adaletin ve meslekin genel menfaatleri ve hazırlanacak adlî ve meslekî kanun ta sarıları hakkında görüş ve düşüncelerini almak üzere genel kurulun toplantıya çağrılmasını yöne tim kurulundan istiyebilir.
Genel kurulda görüşme ve karar yeter sayısı :
»MADDE 118. — Kanuna göre genel kurul için her baronun seçmesi gereken delegelerin tamamı nın en &z 4 te biri toplantıya katılmış olmadıkça igörüşme yapılamaz.
»Birinci 'fıkrada yazılı çoğunluk olmadığı takdirde toplantı bir ayı geçmemek üzere başka (güne bırakılır. Bu ikinci toplantıda yeter sayı «İde edilmezse bu sayı elde edilinceye kadar toplantı bir ay sonraya bırakılır.
Yukardaki hükme göre görüşme yeter sayısı bulunduğunda kararlar hazır olan delegelerin ya rıdan fazlası ile alınabilir. Oyların eşit olması ihalinde başkanın katıldığı taraf üstün tutulur.
'Toplantıda gündemde bulunmıyan konular görüşülmez. Yeni bir toplantı karan bundan müstes nadır.
Genel kurulun ödevleri:
MADDE 119. — Genel kurulun ödevleri şunlardır :
'1. Birlik yönetim kurulu, disiplin kurulu üyelerini ve denetçileri ve Birlik Başkanını seçmek, M. Meclisi (S, Sayısı: 324) 2. Kuruluş gayesi içindeki işlere dair hazırlanan raporları dinlemek ve gündemdeki maddeleri görüşüp karara bağlamak, 3. Yönetim kuruluna talimat vermek, 4. Birliğin 'hesaplarını incelemek, bütçesini onaylamak, yönetim kurulunun geçmiş yıl çalışma larından dolayı ibrası hakkında karar vermek, '5. Yerli ve yabancı kongrelere (gidecek -delegeleri seçmek, (Genel kurul bu yetkisini yönetim kuruluna verebilir.)' '6. Gelecek genel kurul toplantı zaman ve yerini kararlaştırmak, 7. Adaleti ve mesleki ilgilendiren işler hakkında teklifte bulunmak, 8. Bu kanunda yazılı diğer «görevleri yerine getirmek, 9. Barolardan alınacak yıllık aidat miktarını tesbit etmek.
2. Birlik yönetim kurulu Birlik yönetim kurulunun kurulusu :
•MADDE 120. — Birlik yönetim kurulu genel kurul tarafından gizli oyla seçilen 15 üyeden mey dana gelir. Ayrıca 10 yedek üye seçilir.
Üye ve yedekler baroların levhalarında kayıtlı en aşağı (10) yıl kesimsiz olarak aivukatlik yap makta bulunanlar arasından seçilir. Her hangi bir disiplin cezasına uğramış olanlar üye ve yedek üye seçilemezler.
Yönetim Kurulu üyeleri arasında iş bölümü :
MADDE 12i. — Yönetim kuruluna birlik başkanı başkanlık eder.
Kurul gizli oyla içlerinden birini başkan yardımcılığına ve birini de yazı işlerine ve birlik işlemlerini yürütmek ve başkan ve yardımcısının engeli halinde haberleşmek kâğıtlarını imzalamak üzere genel sekreterliğe bir üye ile diğer bir üyeyi do muhasip veznedar üyeliğe seçer ve birlik paralannm kimler tarafından yatırılıp çekilebileceğini belirtir ve gereken kurumlara bildirir.
Seçim dönemi :
MADDE 122. — Birlik başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile yedekleri iki yıl için seçilirler. Ar ka arkaya olmamak üzere yeniden seçilmek caizdir. Şu kadar ki, üyelerin yarısı her yıl yenilenir.
İlk defa -ayrılacak üyeler ad çekme ile belli olur. Her hangi bir sebeple seçim döneminin bitmesin den önce ayrılan birlik başkanı yerine seçilen, geri kalan süreyi tamamlar.
Yönetim kurulunun toplantıları :
MADDE 123. — Yönetim kurulu 30 günde bir toplanır. Her toplantı sonunda gelecek toplantı nın günü kararlaştırılarak karara işlenir. Bulunmıyan üyelere çağrı mektubu gönderilir. Engeli olan lar bunu en az 7 gün -önce yazı ile bildirirler. Belgeye bağlanmış yerinde bir engele dayanmaksızın üst üste 3 toplantıya gelmiyen üye istifa etmiş sayılır. Başkan veya yönetim kuralu üyelerinden bi rinin isteği ile yönetim kurulu acele hallerde her zaman toplantıya çağmlabilir.
Yönetim kurulunda görüşme ve karar yeter sayısı :
MADDE 124. — Yönetim kurulu toplantılarında karar alınabilmesi için en -az 8 üyenin göruşıme'- de hazır bulunması ve hazır ıbuliunıaniların yarısından bir fazlasının ibir oyda b'irleşmtiş olmuası gerekir.
Yönetim kurulunun ödevleri :
MADDE 125. —Birlik yönetim kurulunun ödevleri şunlardır :
.1. Birlik genel kurulunu toplantıya çağırmak ve gündemi hazırlamak, 2. Birliğin mallarını yönetmek, 3. Yıllık bütçeyi hazırlayıp genel kurula sunmak, 4. Birlik genel kurulunca alman kararlan uygulamak ve yerine .getirmek, 5. Birlik adına iktisap ive iltizam hususlarında birlik başkanına yetki vermek, •6. Birliğin ücretli memurlarını tâyin etmek ve işlerine son vermek, 7. Yönetim kurulu kararlarının özetini gösteren defterleri tutmak, 8. Birliği yönetmek, 9. Barolar birliğinin genel durumu ile geçmiş yıl işlemleri ve çalışmaları hakkında genel kuru la rapor vermek ve geçmiş yıl çalışma ve hesaplarından dolayı ibra istemek, 10. Avukatların hak ve menfaatlerinin korunması için ilgili mercilere gerekli başvurmalarda bu lunmak, 11. Avukatlık meslekinin gelişmesine, meslek mensuplarının haklarının korunmasına yarıyacak etütleri yapmak, bu konudaki düşüncelerini ve hazırladığı etüt ve düşünceleri genel kurula sun mak, 12. Avukatlık mesleki ile ilgili olarak resmî yerlerden sorulacak konuları cevaplandırmak, ge rekli düşünce ve görüşleri bildirmek, 13. Üyelerin meslekte ilerlemesi için meslek kitaplarını içine alan kitaplıklar açmak, meslekî ya yında bulunmak, avukatların hazırlayacağı eser ve etütlerin yayımına önder olmak, 14. Meslekî birliğin kuruluşu ve devamlılığı için her türlü çalışmalarda bulunmak.
Görevin kaideten ücretsiz oluşu :
MADDE 126. — Birlik başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile denetçiler bu görevi ücretsiz gö rürler.
Şu kadark i, Ankara'dan başka illerden .seçilen başkan ve yönetim kurulu üyelerine yolculuk, ika met ve zaruri masrafları verilir.
Birlik başkanının ödevleri :
MADDE 127. — Yönetim kurulu toplantılarına Daşkanlik etmek, kendisine verilecek yetkiye göre birlik adına iktisap ve iltizamda bulunmak, taahhütlere girişmek, bütçeyi uygulamak ve bağış ları kabul etmek, mahkemeler, kaza yetkisini taşıyan merciler ve resmî makamlar önünde birliğin menfaatlerini koruyacak ve savunacak avukatları atamak, barolar arasında çıkabilecek her hangi bir anlaşmazlığı halletmek, yabancı barolar ve hukuk kurumları ile olan temasları sağlamak birlik başkanının ödevlerindendir.
3. Birlik yüksek disiplin kurulu Yüksek disiplin kurulunun kuruluşu :
MADDE 128. — Birlik yüksek disiplin kurulu genel kurul tarafından gizli oyla seçilen 15 üyeden meydana gelir. Ayrıca 10 yedek üye seçilir. Yüksek disiplin kurulu üyeleri kendi ara sından bir başkan seçer.
Yüksek disiplin kurulunca üye ve yedek üye seçilmelk için aranacalk nitelikler halikımda 119 ncu maddenin ikinci fıkrası ve seçim dönemi hakkında da 121 nci madde hükümleri uygulanır.
Yüksek disiplin kurulu üyeliği ile birlik başkan ve yönetim kurulu üyeliği bir kişide biıieşemez.
Yüksek disiplin kurulunun ödevleri :
MADDE 129. — Birlik yüksek disiplin kurulu bu kanun ile kendisine verilen ödevleri görür.
Yüksek disiplin kurulu üyeliğinin ücretsiz oluşu :
MADDE 130. — Birlik yüksek disiplin kurulunun başkan ve üyeleri bu görevi ücretsiz görür ler. 125 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hüküm bunlar hakkında da uygulanır.
4. Denetçiler Denetçilik :
MADDE 131. — Genel kurul tarafından her toplantı dönemi için 3 asıl ve 3 yedek denetçi seçilir. Bu denetçiler geçmiş yıl hesaplarını ve işleyen yıl muhasebe işlerini kontrol eder ve de netleme yaparak genel kurula rapor verirler. Denetçiliğe seçi'lme hakkındaki nitelikler hakkında 125 nci madde hükmü uygulanır.
ONUNCU KISIM Disiplin işlem ve cezaları Disiplin cezalarının uygulanacağı haller:
MADDE 132. — Avukatlık vakar ve şerefine yahut mesle'k nizam ve ananelerine uymıyan fiil ve hareketlerde bulunanlar meslekî faaliyette görevlerini yapmıyan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun hareket e'tmiyenler hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.
Disiplin cezalarının çeşitleri :
MADDE 133. — Disiplin cezaları şunlardır :
1. İhtar, 2. TeVbih, 3. 100 liradan 1 000 liraya kadar para cezası, 4. İşten çıkarma.
5. Meslekten çıkarma.
İhtar avukatı ikaz ve vesayada bulunmaktır, Bu ceza baro başkanı tarafından yazılan bir mek tupla Uygulanır. Sicile geçmez.
İşten çıkarma, avukatın üç aydan az, üç yıldan fazla olmamak üzere meslekini yapmaktan yasaıklanmasıdır.
Tevbih, meslekî âdaba, ananeye ve nizama uymıyan fiil ve davranışı disiplin kurulu karariyle yapılmadır.
Meslekten çıkarma, avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın barodan çıkarılması, avu katlık unvanının kaldırılmasıdır.
Avukatların hak ve ödevlerine uygunsuzluk ve tekerrür :
MADDE 134. — Bu kanunun, avukatların hak ve görevlerine ai't 5 nci kısımda yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk defasında en az ihtar, tekrarında davranışın ağırlığına göre tevbih, pa ra cezası veya işten çıkarma ve 5 nci maddenin (A) bendinde yazılı bir suçtan dolayı hükümlülüğü halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.
Savunma hakkı:
MADDE 135. — Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnadolunan hususun ilgili ye açıkça ve yazılı olarak bildiril'mesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için belli bir süre tanınması şarttır.
Disiplin işlem ve kararlarının disiplin kurulunca verilmesi :
MADDE 136. — Yönetim kurulunun göstereceği lüzum ve yapacağı iletme üzerine disiplin işlem leri disiplin kurulunca yapılır ve kararlar bu kurulca verilir.
Diaiıp'lin kurulunun veridiği baranları yönetim kurulu yerime getirir.
Baroya kayıttan önceki fiil ve haller :
MADDE 137. — Baroya kaıyıt ve kabulden öncekd fiil ve haller meslekten çıkarma cezasını •geröbtinmi'ş olımaJdıikiça 'disiplin kovuşturmasına konu olamaz.
Kovuşturma yapılmasının hangi baroya aidolduğu :
.MADDE H38. — Disiplin kovuşıturması avukatın, ıkovuşlturmaıya baışlaldığı sırada kayı-tlı olduğu baroya aittir.
Şu kadar !ki, bano başkanı, yönetim kurulu, disiplin 'kurulu üyeleri hafkkınjda yapılacak şikâ yet üzerine disiplin kurulunda kovuşturma sıracında ilgili bajşikan veya üye bulunamaz.
Bu yüzlden yönetim veya disiplin kurulu yeleklerin katılmasına rağmenfcoplanatmıazsahak kımda disiplin kovuşturmam yapılacak üyenin ye ine bu kurullara seçilmek nıilteKğini bak bano mensupları aracından bu iş için kur'ıa ile seçile <ek yeter sayıida avufeaitla kurullar tamamlanmak suretiyle toplanır.
Şikâyet ve ihbar konusu, korçoıışıturmaya de^er nıaihiyeıtte olmaJdığıua dair baro yönetim ku rulları tarafından verilecek kararlar Cumhurisyet Savcısı ve şikâyetçi|ye tebliğ olunur.
Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri :
MADDE 139. — Avukat hakkında başlanılmış olan ceza kovuşturması disiplin işlem ve karar larının uygulanmasına engel teşkil etmez.
Şu kadar ki, disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir fiil işlemiş olan avukat hak kında aynı fiilden dolayı ceza mahkemesinde dâva açılmış ise avukat hakkındaki disiplin kovuş turması ceza dâvasının sonuna kadar bekletilebilir.
Bu takdirde yönetim kurulunun isteği üzerine disiplin kurulu avukatın işten çıkarılmasına yer olup olmadığı hakkında bir karar vermek zorundadır.
Fiilen işlenmemiş veya sanığı tarafından irtikâbedıilmemiş olması sebebiyle beraet hali müstes na, beraetle nıetieelenmdş bir ceza dâvasının konusuna giren fiillerden dolayı disiplin kovuşturma sı o fillerin ceza kanunları hükümlerinden ayn olaralk başlıbaşına disiplin kovuşturmasının ge rektirir mialhiyetite olmasına bağlıdır.
Yönetim kurulunca disiplin kovuşturmasına karar verilmesi lüzumu :
MADDE 140. — Yönelim kurulu, alâkalının ihbar ve şikâyeti veya Cumlhurayet Savcısının is teği üzerine yaihut relsıen disiplin kovuşturması açılmasına karar vermeye esas olacak araşttırmanın yapılması görevini kendi üyelerinden birine verir.
Kovuşturmaya memur üyenin :
MADDE 141. — Kovuş kırmaya görevlendirilen üıye, delilleri toplar, lüzum gördüğü kiımıselerin iflaldeierd.nıi yeminle de alaibilir, haklkında şiikâyet edilen avukaltı da dinledikten sonra do«syayı bir raporla yön at im ik'iırulıuna ve f/ir.
Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair verilen kararlara itiraz :
MADDE 142. — Disiplin kovuşıturımıası açılmasına yöıneltim kurulu tarafından karar verilir. Di siplin ıkovuşiturimasına yer olmadığına dair yıömetirn kumulu tarafından verilen kararlar aleyhime tebliğ tarihinden itilbanen 15 gün içimde Cumhuriyet Savcısı veya şikâyetçi tarafından Türfkiye Barolar Binliği Yıömetirn Kuruluna itiraz okunabilir.
Türkiye Barolar Birliği Yömetim Kurulu tarafımdan evrak üzerinde yapılaeak inceleme »omum da şikâyet ve ihbar konusu incelemeye değer mahiyette görülürse evvelki karar kaldırılarak di siplin kovuşturmasının açılması için evrak evvelki kararı veren baroya gönderilir. Türkiye Ba rolar Birliği Yönetim Kurulu tarafımdan venileeck karar kesimdir.
Ha'kkında .kovuşturma yapıimasıma karar verilenler baronun yönetim kurulu veya 'disiplin ku rulu üyesi iseler görevleri kovuşturma neticesine kadar yedek üye tarafımdan yapılır.
Yeni delillerin bulunması :
MADDE 14o. — Disiplin kovuşturması a^ılm. sına yer olmadığı hakkımdaki banarın konusuna giren fiillerden dolayı yeniden inceleme yapılabilmesi, yemi delillerim bulunmasına ve kararın ke sinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmemiş olmasına bağlıdır.
Duruşmanın gizliliği :
MADDE 144. — Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen hallerde yönetim kurulunun iletmesi ürerine disiplin kurulu incelemesini duruşma yaparak yürütür. Duruşma gizli olur.
Gıyapta duruşma yapılabilmesi :
MADDE 145. — Çağrıya uymıyan avukatım gıyabında duruşma yapılır. Şu kadar ki, duruş maya gelmediği takdirde duruşımanın gıyabında yapılacağımın davetiyeye yazılması şarttır.
Delillerin gösterilmesi ve incelenmesi :
MADDE 146. — Disiplin kurulu delillerin ne suretle gösterileceği ve inceleneceğimi, istek ve ya vazgeçmede yahut evvelce verilmiş kararlara bağlı olmaksızın takdir ve tâyin eder.
Tanık ve bilirkişi dinlenmesi :
MADDE 147. — Tanık ve bilirkişjindm duruşmaya çağırılması veya üyelerden bini tarafından veya istinabe yoliyle dinlenmesi yahut yazılı ifadesinin dkunulmasiyle yetinilnıesi disiplin, kurulu nun takdirime bağlıdır.
Ancak bir olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret ise bu tanık her halde dinlenir.
Duruşma tutanağı :
MADDE 148. — Duruşma tutamağı başkanın görevlendireceği bir üye tarafından tutulur. Du ruşma dışımda dinlenenlere tutamakların duruşmada okunması zorunludur.
İstinabe talimatının getirilmesi :
MADDE 149. — istinabe yoliyle verilen talimat baro merkezinde Disiplin kurulu veya üyesi diğer yerlerde Sulh Hâkimi tarafından yerine getirilir.
Tanık ve bilirkişinin çağırılması :
MADDE 150. — Tanıklar ve bilirkişiler tebligat kanun hükümlerine göre çağırılır.
Usulüne göre çağırılıp da gelmıiyen veya yemin etmekten çekinen tanık veya bilirkişinin masraf larla birlikte 20 liradan 200 liraya kadar hafif pa a oezasma çarptırılması, tanık veya büitfkişinim ikamet ettiği yer Sulh Hâkiminden istenebilir. Aylıca tanıkların zorla getirilmesine Sulh Mahkeme since karar verilir.
Zorla geltiriilıme'si isltenımeyiıp yeniden çağırılan tamik yine gelmıease evvelce hükmıolunan ce fadan başka yeniden eeızalanidi'rılır.
Sulh Mahkemesi 'bu hususıta düzenlenmiş olan tultanaJk örneği üzerinde ıkarar verir.
Disiplin Kurulu üyelerinin reddi :
MADDE 151. — Disiplin Kurulu üyeleri Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı sebepler le reddedilebilir. Ret istemi reddi istenen üyeden başkalarının katılmasiyle incelenir. Ret sebebiyle kurulun toplanamaması halinde 137 nei maddeye göre işlem yapılır.
Kararların tebliği :
MADDE 152. — Disiplin Kurulu kararlarının onanmış bir örneği alâkalılardan başka Türkiye Barolar Birliğine de tebliğ olunur.
İşten çıkarılabilme :
MADDE 153. — Hakkında meslekten çıkarına cezasını gerektirebilecek nitelikte bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat, Disiplin Ku ulu karariyle işten çıkarılabilir.
Kararun verilmesinden önce alâkalının dinlen niş veya .dinlenmek üzere çağırılmış olup da belir tilen günde gelmemiş olması şarttır.
Disiplin Kurulu, bu karara esas olacak delille in ne sınır dâhilinde gösterilip incelenebileceğini istekle bağlı olmaksızın serbestçe talîdir eder.
Karar, hakikında kovuşturma yapılan avukata gerekçesiyle birlikte tebliğ olunur ve bu karar ve rildiği tarihte yürürlüğe girer. Ancak bu karara -karşı Türkiye Barolar Birliğine itiraz olunabilir.
İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.
İşten çıkarmanın esas olduğu haller :
MADDE 154. — Halklarında meslekten çıkarılma, cezası verilenler ile rüşvet, sahtecilik, hırsızlık, dolandırıcılık, inancı kötüye kullanımak ve yalan yere tanıklık suçlarından dolayı haklarında son kovuşturmanın açılmasına karar verilenler işten çıkarılabilir.
İşten çıkarılmanın hükümleri :
MADDE 155. — İşten çıkarılmış olanlar bu tarihten itibaren avukatlığa ait yetkileri hiçbir suretle kullanaımazlar. Bu hüküm avukatın karısı ile reşidolmıyan çocuklarına ait işlerde de uygu lanır.
Birinci fıkrada yazılı yasağa ıkarşı 'haneikeıt eden avukat hakkında 3 ve 5 nci bendlerinde yazılı cezalardan biri uygulanır.
Mahkemeler, resmî daireler işten çıkarılan avukatları kabul etmemekle görevlidirler.
İşten çıkarma hararına itiraz : s MADDE 156. — İşten çıkarma kararı aleyhime dMpiBn kuruluna itiraz olunalbilir. İtiriaz icra nın geciktirilmesine karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. Bu husustaki itirazlar en geç bir ay için de karara bağlanır.
İşten çıkarılan avukata ait dâvalar :
MADDE 157. — İşten çıkarılan avukata aiıt dâvalar baro başkanının tâyin edeceği avukatlar tarafından yürütülür, 45 noi maddenin 2 ve 3 ncü fıkraları hükmü bu halde de uygulanır.
Birinci fıkrada yazılı vekâlet görevi haklı sebepler ile reddölunabüir. Ret sebeplerinin kabule değer olup olmadığının tetkiki baro yönetim kuruluna aittir.
Vekâlet görevi temsil edilen avukatın yönetimine bağlı olmaksızın bu görevi yapan avukatın so rumluluğu altında yürür.
Yapılan işlerin ücretini kendisine vekâlet olunan avukat öder.
Anlaşmazlık halinde ücretin miktarı baro yönetim durulu tarafından belirltiılir. Batfo bu ücrettin ödenmesinden bir kefil gibi sorumludur.
İşten çıkarma kararının kaldırılması :
MADDE 158. — İşten çıkarma karan, kovuşturmanın durdurulmuş veya avukatlığa engel olmıyan bir ceza verilmiş olması halinde kendiliğinden kalkar.
İşten çı&arma kararı bu kararın verilmesine esas olan hal ve şartların bulunmadığı veya son radan kalktığı sabit olursa disiplin kurulu tarafından kaldırılır.
Disiplin kurulu kararlarına itiraz :
MADDE 159. — Disiplin kurulu kararlarına karşı alâkalılar tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Türkiye Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edebilir.
Disiplin kurulu kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir. Adalet Bakanı bu örneğin varışından itibaren üç ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığına vereceği yazılı emirle, disiplin kurulu kararları aleyhine Türkiye Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edebilir.
Disiplin kararlarının Yüksek Disiplin Kurulunda evrak üzerinde incelenmesi :
MADDE 160. — Türkiye Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kurulu disiplin dâvalarını evrak üzerinde inceler. Ancak işten veya meslekten çıkarma cezasına ait kararların incelenmesi sırasında ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir.
İlgili avukat duruşmada hazır bulunabileceği gibi bir vekil de gönderebilir. 144 ve 145 nci mad deler Birlik Yüksek Disiplin Kurulunda da uygulanır.
Duruşmada usul :
MADDE 161. — Birlik yüksek disiplin kurulunda duruşmaya raportörün işi açıklamasiyle baş lanır. Bu üyenin duruşmadan önce raporunu imzalayıp dosyaya koymuş bulunması şarttır.
Raportör üyenin açıklamasından sonra ilgili ve avukat ile varsa vekili gerekli açıklamalarda bu lunurlar. Bunlar arasında itirazı yapmış olan taraf dinlenir. Son söz hakkında disiplin kovuştur ması yapılanındır.
Danıştaya başvurma :
MADDE 162. — Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kurulu itirazı yerinde görürse esas hakkında da karar verebilir. Bra karar aleyhine 90 gün içinde Danıştaya başvurabilir.
Delillerin serbestçe takdiri :
MADDE 163. — Disiplin kurulu veya Türkiye Barolar Biriliği Yüksek Disiplin Kurulu gös terilen delillerii sıor'uşiturıma ve duruşmadan edineceği kanaate göre serbestçe takdir öder. Şu ka dar ki, bu kurallar disiplin cezalarının verilmesinde avukatlık şeref ve itibarım korumak, mesle kin aidalet gaye ve icaplarına ve meslekî nizam, ıgelemek ve âdetlerine uygun olanak yerine geti rilmesini sağlaımak görevinıden ilhann alır.
Üç yıl kovuşturma yapılmaması :
MADDE 164. — Disiplin cezasını gerektirecek fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılmaz. Ancak yönetim kurulu disiplin kovuşturması açılmasma karaı vermiş ise bu müddet işlemez.
Ceza kesinleşmeden uygulanması :
MADDE 16'5. — Disiplin cezaları kesinleşmedikçe uygulanmaız.
Tanık ve bilirkişi masrafı ve şikâyetçinin vereceği avans :
MADDE 166. — Disiplin işlemleri dolayısiyle çağrılan her tanık ve bilirkişinin kaybettiği zama na uygun bir tazminata hakkı varidır. Bunlardan çağrıya uymak için yer değiştirmeye zorunlu olanlara yol ve ikamet masrafı da verilir1. Adına kovuşturma yapılan avukat dinlenmesini iste diği tamik ve bilirkişi masrafını evvelden öder.
Avukata veya üçüncü bir kişiye yükletilmiy n veya borçludan alınıma imkânı kalmıyan mas raflar 'baroya yüklenir.
Şikâyet edenden 100 liradan 250 liraya kadar bir avans alınır. Bu yatırılmadığı halde şikâyet disiplin kurruhına gönderilmiyebitir.
Para cezası veya masrafların alımı :
MADDE 167. — Para cezasına veya masrafların ödemmesine dair olan kararlar İcra ve İflâs Kanununun ilâmların icrası hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Para cezaları baro ya gelir yazılır.
Para işlerinin kovuşturulmıaısı Ibaro genel sekreterine veya yönetim kurulumdan bu işlerle gö revlendirilecek Ibirine aittir.
O N B I R J I N CI KISIM Avukat ücretlerJi Ücretin serbestçe kararlaştırılması :
MADDE 168. — Ücret, avukatla müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılır.
Şu kadar ki, tarifedeki en az ücretin altında kalan ücret karşılığında iş ve dâva kabulü yasak olup aksine akit hükümsüzdür.
Dâva, takip ve her türlü danışıma ücretleri hakkındaki anlaşma yazılı şekilde olmadıkça hü kümsüzdür.
İş sahibi, ve müvekkilin imzasını taşıyan bir anlaşma yoksa avukatın istiye'bileceği ücret, baroca kabul edilecek tarifedeki miktardan az ve onun üç katından fazla olamaz.
Ücretten doğan dâvalarda yazılı sözleşme yahut mektup gibi yazılı delilden başka delil geti rilemez ve dinlenemez. İki taraftan birime yemin teklif edilemez.
Başarıya göre ücretin kararlaştınlabümesi :
MADDE 169. — Ücret sözleşmesimin kaideten ibelli bir miktarı ihtiva etmesi lâzımdır.
Avukatın ücrete halk kazanması için mukavelede aksine sarahat mevcut değil ise deruhde et tiği işi takübetmiş olması kâfidir. Neticemin kesmen veya tamamen istihsali edilmiş olması şart de ğildir.
Şu kadarı ki, müddeaıbihin devir veya temlikini hedef tutacak tarzda dâva kornosu mal, alacak veya hak sahibi kıymetlerden bir kıısmmm aynen, mal, alacak veya hak olarak avukata aidolacağı yolundaki avukatın doğrudan doğruya müddeaibihe taraflardan biri imiş gibi, ortaklığını tazammun etmemek kayıt ve şartiyle, dâvada gösterilecek başarıya göre değişmek üzere müdde aıbihin değer, miktar veya hükmolunan miktarın değer veya miktarının belli bir yüzdesinin avu katın ücreti olarak kararlaştırılması muteberdir.
Mahkemıe veya icra dairelerince hasım tarafa yükletilecek avukatlık ücretinim avukata aidolacağı hakkımdaki bir şartın kabulü caizdir.
Yazı ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça mahkeme ve diğer kazai mercille»? yalhut icra dairele rince karşı tarafa yükletilen avukatlık ücretinin, asıl ücrete mahsubedilmeksizin avukata aidol ması asıldır. Vekâletnamesinde açıklık olmasa bile avukat, vekâlet ücreti ve mahkeme masraf larını almaya yetkilidir.
Ücret anlaşmazlklarında kanuni tahkim şartı :
MADDE 170. — Ücret ısiö'/ileşmesinde vazifeli kaza merciinin, malhkemeıler olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadıkça tarafların hakem veya hakemleri 'baroıdan talebetmeleri gerekir. Bu halde çekişme baro yönetim kurulunca seçilecek tek veya üç kişilik hakem kurulunca en geç üç ay içimde halledilir. Yazılı sözleşme olması halimde de halkem şartı uygulanır.
Ücretin gününde ödenmemesi :
MADDE 171. — Kararlaştırılan peşin ücret verilmez veya ücret bölümlere ayrıldığı halde taksitlerden biri gününde ödenmezse avukat, işi takibedip etmemek veya tamamen işten çekil mek hakkına haiz olup müvekkil bundan önce verdiği ücreti geri alamıyacağı giibi işin taıkibcdilmemesinden doğacak heır türlü soromlukıklar da müvekkile aidolur.
İhtiyati haciz istemek hakkı :
MADDE 172. — Müvekkilin yazılı anlaişm'a ille kararlaştırılan avukatlık ücretini ödememek için mallarını elinden çıkartma ihtimalinin meıvcudolduğu hallerde avukatın alacağı muacceliyet kazanmamış olisa bile mıaihkemeden ihtiyati haciz kararı verilmesini istiyelbilir. Avukat bunun ilcim teminat göstermek zorumda değildir.
Ücret anlaşmasına .'göre günü gelmiş alacağın tamamı velya bir kilsimi için avukat teminat gös termeye zorunlu olmaksızın her zaman ihtiyati haciz kararı verilmeımıeisini isLiyehilir.
Tarafların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sayılması :
MADDE 173. — Sullh ile biten işlerde veya tarafların hakikatte anlaşmış olduklarına delâlet eden yeter emareler varsa hasım tarafın yahut müvekkilimi dâva icra takibimden vaızıgeçmesi ya hut dâvayı kabul halinde taraflar müvekkil ile avukat arasımda kararlaştırılan yazılı ücretin, yazılı anlaşma olmadığı takdirde tarifede tesbit edilen em az ücretin üç misline kadar olan tu tarın avukata öd em/meşinde müşterek .borçlu ve müteselsil kefil sayılırlar.
Avukatın hapis hakkını haiz olması ve ücretin imtiyazlı bulunması :
MADDE 174. — Avukat, müvekkili tarafından verilen, veya onun namına aldığı malları, pa rayı ve diğer her türlü kıymetleri ücret ve masrafın ödenmesine kadar kendi alacağı nisbetin de 'elinde tutaıbilir.
Avukat ücretleri birinci sıra ve birinci derecede gelen imtiyazlı alacaklı mahiyetinde olup diğer ıbütün alacaklardan evvel ödenir.
Bu hak vekâletname ve ücret mukavelesinin tarihlerinden hanıgisi eski ise o tarihte sıra alır.
Vekâletname umumi ise ücret anlaşmasının, ilgili olduğu jşe ait mahkeme veya diğer bir mercie müvekkil namına yapılan ilk 'başvurma tarihi esastır.
^Avukatın ölümü halinde mirasçıları avukatın vekâlet ücretlerinden doğan alacaklarını takipte ölüm tarihinden itibaren üç yıl müddetle avukat ücretleri hakkında bu kanunda gösterilen hususi hükümlerden istifade ederler.
Ücret dâvan açılacağının daha önce baroya bildirilmesi :
MADDE 175. — Avukatlık ücretinden dolayı mukaveledeki açık yazıya göre mahkemede veya ha kemde dâva açacak olan avukatın bu dâvadan önce bunu Baro Yönetim Kuruluna bildirmesi şart ve kâfi olup ayrıca izin almaya mecbur değildir. Öncelden haber vermek sorumluluğu yoktur.
Barolarca hazırlanacak ücret tarifesi :
MADDE 176. — Her baronun yönetim kurulu dört yılda bir Aralık ayında bütün kaza organ larındaki işlemlerle diğer işlemden almaç ak ücretin en az miktarını gösteren bir tarife hazırlıyarak Türkiye Barolar Birliğine gönderir. Bu tarife Aralık ayını tak'ilbeden yıl m ilk günü yürürlüğe girer. Türkiye Barolar Birliği Yönetilin Kurulu barolarca gönderilecek tarifeleri tasdik veya lü zumlu gördüğü değişikliği yapar ve tek bir tarife kalbul etmek yetkisini taşır, veya bölge tarifeleri yapar.
Türkiye Barolar Birliği bu hükme göre tatbik edilecek tarifeleri bastırarak mahkeme ve kaza or ganlarına verilmek üzere Adalet Bakanlığına gönderir.
Yeni bir tarifenin uygulanmaya başlamasına kadar eski tarife yürürlükte kalır.
Mahkemelerden başka kazai mercilerde tarif ev in tatbiki :
MADDE 177. — Danıştay, Vergi itiraz ve temyiz komisyonları gibi mercilerde görülen dâva ve işlerde de bu mercii!er tarifede yazılı avukatlık ücretlerine hükmederler.
îşi sonuna kadar takip mecburiyeti ve başkasını tevkil :
MADDE 178 — Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümleri ve yazılı mukavele şartlarına göre sonuna kadar takibeder. Avukata verilen vekâletnamede başkasını tevkile yetki verilim iş ise yazılı anlaşmada aksine açık bir hüküm olmadıkça işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takilbettirebilir. Bu takdirde avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder.
Birlikte taki'bettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından ve meydana getirdik leri zarardan dolayı müvekkile karşı hem şahsan, hem de diğer avukatlarla birlikte müştereken ve müteselsil en mesuldür.
Avukat tarafından işe başka avukatlar teşrik edilmiş veya iş tamamen başka avukata bırakılmış ise avukat bundan dolayı ayrı bir ücret istiyemiyeceği gibi bu suretle işi üzerine alan avukatlar da müvekkilden her hanıgi bir ücret istiyemc'zler.
Müvekkilin başka avukata vekâlet vermesi veya teşrik etmesi :
MADDE 179. — Müvekkil ancak avukatın yazılı iznini almak şartiyle başka avukatları işe teş rik veya tevkil eddbilir. Bu takdirde müvekkilin avukatın ücretinden hiç'bir kısıntı yapmaya hakkı yoktur. Bu halde teşrik veya tevkil edilen avukatların kusurlarından ve yaptıkları zararlardan do layı o hareket veya işlemlere iştiraki olmadıkça avukat sorumlu tutulamaz.
Birden fazla müvekkilin müşterek hasredilmesi :
MADDE 180, — Anlaşmada açık bir hüküm yoksa kararlaştırılan ücret yalnızca avukatın üze rine almış olduğu işin karşılığı olup bu iş dışında kalacak dâva takip ve hukukî yardımlar, muka bil dâva irtibat ve ilişik malbiyetinde olsa bile ayrı ücrete tabidir.
Ücretin belli bir işe borçlu ve müteselsil kefil olması :
MADDE 1811. — Avukatın üzerine aldığı iş'cle müvekkil birden fazla olursa bunlardan her biri avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefildir.
Masrafların müvekkile ait olması:
MADDE 182. — İşin yapılması için lüzumlu bütün resim, hare ve masraflar müvekkile aidolup avukatın ilk isteğinde müvekkil tarafından derha'l avukata veya merciine ödenmesi gerekir.
Bu masrafların .avukat tarafından yapılabilmesi için müvekkil bunları karşılıyacak avansı, ken disine zamanında vermeye mecburdur, işin bitiminde avansın hesabı görülür ve artan geriverilir.
Avukata verilen iş için yapılacak yolculuk masrafları, uçak, birinci mevki vapur veya yataklı tren tarifesine göre mü'vekkil. tarafından ayrıca ödenir. Bu masrafların karşılığında öncelden ve vaktimde avukata verilmiş olmadıkça avukat, yolculuk etmeye mecbur değildir.
Avukat bu yolculuk sebebiyle, ayrıca ücret alabilir. Bunun miktarı taraflarca serbestçe kararlaş tırılır. Bu ücret de peşinen ödenm'ddikçe avukat belirli yere gitmek zıorunlüluğurida değildir. Ana yasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Vergi temyiz komisyonları gibi merciler önünde murafaa hakkında aynı hükümler uygulanır. .
Ücretin tamamının ödenmesini gerektiren haller :
MADDE 183. — Vekâletname tanzim edilmiş olmaisa dahi ücret anlaşmasının imzalanması anından itibaren avukat ücretin tamamını istemek hakkını 'haizdir. Yazılı anlaşmadaki şartlar sak lıdır.
Müvekkil işini avukata verdikten sonra dosyasını geri alır.
İşi kısmen veya tamamen kendisi yapar veya başkasına yaptırır, avukatın yazılı iznini almak sızın başka avukatları teşvik veya tevkil eder yahut işi başka bir avukata verir, masrafların öden mesi kendisine taalhh'ütlu mektupla bildirilmiş olmasına rağmen münasip bir müddet içinde bu masrafları ödemez, iddia ve müdafaa için lüzumlu biilgi ve vesikaları, şa'hi't, isim ve adreslerini bildirmez, yazılı delilleri vermez yalhut adresini değiştirdiği halde yeni aıdresini bildirmiyerek işini takibini imkânsız hale getirir, dâvanın veya alacağın takibinden, kısmen veya tama'men vazgeçer.
hasımla her ne suretle olursa olsun sulh olur veya onu ibra eyler peşinatı veya peşinat taksitlerini gününde ödemez, haklı sebep yok İken avukatı azlederse ücretin tamamını avukatın ilk isteği üzeri ne derhal ödemeye mecburdur.
Avukatın işi takipten vazgeçmesi :
MADDE 184. — Avukat, üzerine aldığı işi'haklı bir seibebol'maksızm takipten vazgeçtiği tak dirde hiçbir ücret isteyemez. Peşin alldığı ücreti geri vermeye mecburdur.
Maddî vakıa ve delillerin doğruluğundan müvekkilin sorumluluğu :
MADDE 185. — Ücretin tamamı veya bir kısmının dâva veya. işin lehe neticelenmesi şartına bağlı tutulduğu hallerde müvekkil avukata imzası altında belirttiği maddi vakıaların ve verdiği yazılı delillerin doğru ve sıhhatli olmasından avukata karşı .sorumludur. Muhakeme veya kovuştur ma sonunda bunların akısi anlaşıldığı takdirde avukat, mukaveledeki lehe sonuç almaya şartı ye rine gelmişcesine ücrete hak kazanır.
Müvekkilin kanuni ikametgâhı :
MADDE 186. — Müvekkilin veıUiği vekâletname yalhut ücret mukavelesinde yazılı adres onun kanuni ikametgâhı sayılır. Avukat tarafından bu adrese yanılacak bü'tün ihbar ve tebliğler müvek kilin şahsına yapılmış sayıdır. Müvekkil adresini değiştirdiği takdirde yeni ikametgâhını en geç üç gün içinde bildirmeye medburdur.
Müvekkilin yukarıdaki hükümlere göre kanuni ikametgâhına gönderilecek mektupların tebliğ edilememesinden yahut yeni adresini bildirmemesinden yalnızca müvekkil sorumludur.
ONÜÇÜNCÜ KISIM Adlî müzaharet Adlî müzaharet bürosu :
MADDE 187. — Baro bulunan her yerde baro yönetim kurulu tarafından tâyin edilen bir ve ya üç avukatın gözetimi altında bir adlî müzaharet bürosu kurulur.
Asliye mahkemesi ve en az beş avukatın bulunduğu yerlerde de müzaharet bürosu kurulabilir.
Verilen isi kabul zorumluluğu :
MADDE 188. — Adlî müzaharet bürosunda devamlı surette çalışacak stajiyer ve ücretli memur larım tâyin ve büroda görev alacak avukatlara ait sıra defterinin düzenlenmesi baro yönetim kuru luna aittir.
Kendisine iş verilen avukat o işin tarifede belirtilen ücretini baro kasasına yatırdığı takdirde bu zorunluluktan kurtulur.
Büronun görevleri :
MADDE 189. —• Adlî müzaharet bürosu adlî müzahareti temin için lüzumlu olan işleri yapar.
- Müzaiharet isteğinin kabulü hailinde dâvayı takibe der ve- neticelendirir. Mahkeme ve icra işlerinin gerektirdiği masrafları ödemekten kısmen veya tamamen âciz olanların adliye dairelerindeki işlerini tabip görevi ile yükümlüdür.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun adlî müzaharet hakkında hükümleri saklıdır.
Adlî müzaharetten faydalanmak için aranan şartları haiz olan iş sahiplerinin danışabilecekleri lüzumu kadar danışma büroları barölarca kurulur.
Yardım isteği için delil gösterme zorunluluğu :
MADDE 190. — Adlî müzaiharet isteminde haklı olduklarına dair delil göstermiyenlere yardım edilmez.
Yardım isteğinin reddi halinde alâkalı yazı veya sözle baro başkanına başvurabilir. Baro başka nının vereceği karar kesindir.
Gider ve gelir :
MADDE 191. — Adlî müzaharet bürolarının gider ve geliri baro bütçesinin ayrı bir faslında gösterilir. Bu fasılda kalan gelir fazlasının ertesi yıla aynen devri mecburidir.
Adlî müzaharete memur avukat, aldığı ücretin yüzde 20 sini ve baronun yardımından faydala nan kimse avukat ücretinden başka faydalandığı kısmın yüzde onunu baroya ödemeye mecburdur lar. Şu kadar ki, adlî müzaharete kavuşanın ödiyeceği asgari ücret tarifeden aşağı olamaz.
İl ve belediye bütçelerinden ayrılan ödeneklerden yapılacak yardımlar ile bu çalışmalar için ya pılacak sair bağışlar bu faslın gelir kısmına ilâve edilir.
Yıllık çalışma raporu :
MADDE 192. — Adlî müzaharet bürosunu yönetime ve gözetmeye memur edilen avukat veya avukatlar büronun senelik çalışmasını bir raporla yönetim kuruluna bildirirler.
Yönetim kurulu büroda çalışmış olanlara ikramiye -dağıtılmasına karar verebilir.
Yürürlükten kaldırılan kanun :
MADDE 193. —• 3499 sayılı Kanun ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Kanunun yürürlük tarihi :
' MADDE 194. — Bu kanun yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.
Kanunu yürütecek bakan :
MADDE 195. —• Bu kanunun hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
GEÇİCİ KISIM Geçici hükümler Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunun ilk toplantısı:
ıGEOlCt MADDE 1. — Adalet Bakanı, bu kanunun yavmlandığı tarihten itibaren iki ay içinde Ankara'da toplanıp Türkiye Barolar Birliği Başkanı ile Yönetim Kurulu ve Yüksek Disiplin Ku rulu üyelerini ve yedeklerini seçecek olan ilk genel kurul için delegelerini seçip göndermelerini ve toplantı yer, gün ve saatini gününden en az bir ay önce barolara bildirir. Belirtilen günde toplan tıyı açarak yerini en yaşlı delegeye bırakır.
Dâvavekilleri :
GEOIGl MADDE 2. — >a) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dâva vekilliği ruhsatını almış bulunanların müktesep hakları saklıdır.
b)' Dâva vekilleri avukatlara ait hak ve görevleri o yerde bulunan en yüksek dereceli yargıcın gözetimi altında yerine getirirler. 131 nci maddede yazılı disiplin cezaları re'sen veya o yer C. Sav cısının isteği yahut şikâyet üzerine bu yargıç tarafından uygulanır. Bunlardan işten veya meslek ten çıkarma cezaları ile disiplin kovuşturmasına yer dlımadığına dair verilen kararlar aleyhine teb liğ tarihinden itibaren 15 gün içinde C. Savcısı veya alâkalı en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir.
İtiraz evrak üzerinde incelenerek karara bağlanır. Bu kararlar aleyhine tebliğinden itibaren 90 gün içinde ilgili C. Savcısı tarafından Şûrayı Devlet nezdinde dâva açılabilir.
İlgili dâva vekilinin yazılı savunması alınmadıkça disiplin cezası verilemez.
10 ncu kısmın bu maddeye aykırı olmıyan hükümleri dâva vekilleri ve Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 61 nci maddesine göre vekâlet alanlar hakkında da uygulanır.
c) Adliye encümen ve kurulları bu maddenin (a) bendine uygun ruhsatnamesi olup da o yer lerde iş görmek istiyen dâvavekillerinin bir listesini yaparak Adalet Bakanlığına gönderirler.
Listede kaydı yapılmıyanlar keyfiyetin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Ada let Bakanlığına başvurabilirler. Bu başvurma üzerine Adalet Bakanlığının vereceği karar kesin dir.
Bu madde hükmü yer değiştirme veya yeniden kayıt işlemleri hakkında da uygulanır.
Avukatlara uygulanamıyacak sınırlandırma :
GEÇİCİ MADDE 3. — Kesimsiz olarak iki yıl avukatlık yapmamış olanların ancak sulh mahke meleri ile icra daiire ve yargıçlarında dâva kabul ve takilbedebîlecekleri hakkındaki 36 ncı maddede yazılı sınırlandırma bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce avukatlık ruhsatnamesi almış olanlar hakkında uygulanamaz.
Adlî müzdharet bürosu :
GEÇİCİ MADDE 4. — Bu kanunun 187 nci maddesinde yazılı adlî müzaharet bürolarının ku rulmasına esas olan avukat sayısının belirtilmesinde o yerde bulunan dâvavekilleri de hesaba katılır.
Adlî müzalharet bürosu kıırulmıyan yerlerde 36 ncı maddemin evrak düzenlenmesine ve resmî iş leri takibe dair olan hükümleri bu büronun kurulmasına kadar uygulanamaz.
Evvelce seçilmiş olan yönetim kurulları üyelerinin görevleri :
GEÇİCİ MADDE 5. — Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte barolarda başkan ve yönetim ku rulu üyeliklerinde bulunanların bu görevleri kendi soçim devreleri sonuna kadar devam eder.
Konya Milletvekili Fakih özfakih ve 21 arkadaşının Avukatlık kanunu teklifi (2/54) MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Meclis İçtüzüğünün 69 ncu maddesi gereğince birinci dönemde hükümsüz kalmış kanun teklifleri arasında Cumhuriyet Senatosu Üyesi Sayın Muhittin Kılıç tarafından verilmiş ve hükümsüz kalan teklifler listesinde 2/653 sıra numarasını ihtiva eden (Avukatlık kanunu) teklifini benimsediğimizi ve içtüzüğün 69 ncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince komisyona gönderilmesini arz ve talebederiz.
4 . 11 . 1965 Konya Konya İstanbul Eskişehir Fakih özfakih Vefa Tanır Orhan Erkanlı Şevket Asbuzoğlu Kocaeli Eraırulm Konya Tdkalt İsmail Arar Gıyasettin Karaca Mustafa Dikenli Fethi Alacalı Konya Tokat İstanbul İzm'iır Nazif Kurucu îrfan Solmazer Orhan Birgit Mustafa Uyar Giresun Kütahya Koruya Sivas Ali Cüceoğlu Himmet Erdoğmuş Muhittin Kılıç Orhan Kabibay Malatya Erzincan Kayseri Siirt Mehmet Delikaya Adil Sağır oğlu Cengiz Nayman Âdil Yaşa Adana Adana Bekir Tünay Mahmut Bozdoğan MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA Tarafımızdan hazırlanan Avukatlık kanunu teklifi gerekçesiyle birlikte takdim edilmiştir.
Gereğine müsaadelerinizi saygı ile rica ederiz.
27 . il . 1964 Konya İzmir İstanbul Maraş Muhittin Kılıç Mustafa Uyar Fethi Ba§ak Ali Hüdaioğlu Yozgat Eskişehir Afyon Kırşehir Sadık Artukmaç Seyfi öztürk Mustafa Inceoğlu Halil özmen Diyarbakır Ankara îzmir Azmi Erdoğan Burhan Apaydın Kadri Özek GENEL GEREKÇE Yeni ve günün ihtiyaçlarına cevap vermek, sosyal tekâmül safhalarını göz önünde tutarak bir Avukatlık kanunu hazırlanması sosyal bir sorumluluk olarak ve meslekî bir ihtiyaç yö nünden belirmiş bulunmaktadır.
Senelerden beri meslek mensuplarının, baroların, Adliye Vekâleti ve mahkemeler gibi müesselerin yeni başkan ve Avukatlık kanunu hazırlanması gerektiği yolunda fikir birliği içinde bu lundukları da bir vakıadır.
19'60 yılı Temmuz ayında zamanın Adliye Vekili Abdullah Pulat Gözübüyük ile İstanbul Barosu Reis ve İdare Kurulunun Ankara'da Adliye Vekâletinde yaptıkları görüşmede, Bakan lığın yeni (bir avuikatlılk Ikanunoı hazırlamak üzere çalışmalara başlıyacağı bildirilmiş, İstan bul Barosunun da bir tasarı hazırlıyarak Vekâlete göndermesi hususunda da bu görüşmede mu tabakata varılmıştır.
Filhakika kısa bir zaman sonra İstanbul'da Baronun teşkil ettiği bir komisyon yeni ta sarı üzerinde çalışmalara başlamıştır. Bu komisyonun hazırladığı tasarı, Vekâletçe teşkil olunan Avukatlık kanunu tasarısı hazırlama komisyonu müzakeresine sunulmuştur. Bu Vekâlet komis yonuna İstanbul, Ankara, İzmir barolarının temsilcileri işjtiraik etmıiş ve müzakerelere başlanmış tır. 16 . 1 . 1 9 61 günü Velkâleitlte yeni Avukatlık kanunu tasarısı hazırlama komisyonu ilk toplantı sını yapmıştır.
Bu komisyon toplantılarında prensip itibariyle İstanbul Barosunun hazırladığı tasarı üze rine müzakerelere başlanmıştır. Bu arada baroların ve Barolar Birliğinin istiklâli, muhta riyeti, idare kurulları ile disiplin kurullarının ayrılmaları, avukatlık meslekinin sahası nın genişletilip geliştirilmesi, stajın verimli hale getirilerek avukatlık imtihanının konul ması gibi prensiplerde tam bir mutabakata varılmıştır.
Bu devrede Kurucu Meclis teessüs etmiş ve yeni Anayasayı hazırlamakta bulunduğu ko misyonca nazara alınarak hazırlanan Anayasaya ve onun prensip ve espirisine, derpiş ettiği müessese anlayışına uygun bir Avukatlık kanunu hazırlıyabilmek için Bakanlıkta teşkil olu nan komisyon mesaisine araverilmişltir.
1961 seçimlerinden sonra kurulan karma Hükümette Adalet Bakanlığı görevini almış bu lunan Sahir Kurutluoğlu'nun zamanında, Bakanlık Av. Volf. Çernis'e yeni bir Avukatlık ka nunu tasarısı hazırlaması teklif ve temennisinde bulunmuştur. Avukat Volf Çernis İstanbul Barosu ile temas etmek suretiyle yukarıda belirttiğimiz esas ve prensipleri nazara alarak daha ziyade Alman Avukatlık Kanunu çerçevesinde ve ondan mülhem bir tasarı hazırlıya rak Bakanlığa sunmuştur.
Diğer yandan istanbul Barosu bütün bu çalışmaları ve tasarıları göz önünde tutarak yeni bir Avukatlık kanunu tasarısı meydana getirmiştir.
Bu sıralarda Zonguldak ve birçok baroların öteden beri izhar ettikleri arzu ve haklı talep lerine uygun olarak Ankara Barosunun (20 - 21 - 22) Nisan 1963 günlerinde Ankara'da tertibettiği Barolar Birliği ihzari Toplantısı 48 baronun iştirakiyle Ankara'da yapılmıştır.
Bu toplantıda yeni hazırlanacak Avukatlık kanunu tasarısında yer alması gereken prensip, ve müesseseler üzerinde müzakere yapılmış bunlar maddeler halinde tesbit edilerek karara bağlanmıştır. Yine Barolar Birliği toplantısında varılan karar gereğince (17 - 18 - 19) Mayıs 1963 günlerinde Ankara, izmir, istanbul barolarından katılan 3 er kişilik temsilci lerin teşkil ettiği 9 kişilik komisyon tesbit edilen prensiplerin ışığı altında bütün baroların görüşlerini ihtiva eden işbu Avukatlık kanunu tasarısını hazırlamış bulunmaktadır.
Bu yeni avulkatlık kanunu tasarısı 1961 Anayasası, topluluğumuzun bugünkü ihtiyaçları, geçirilen tecrübeler, ecnebi mevzuat ve Türkiye barolarının görüşlerinin bir muhassalası göz önün de tutularak hazırlanmıştır.
Tasarı ve teklifin hazırlanmasında büyük çapta emeği geçmiş olan Ankara, İstanbul ve İzmir barosu yönetim kurullarına şükranlarımızı arz ederiz.
Kanun 12 kısım ve bir geçici kısımdan mürekkep olup 195 madde ve 6 geçici maddeden ibarettir.