1, CÜMş:
BMndliği glilbi, mili sınarlar üçünde yaşayan fertlerin genel mahiyetteki! müşlterek ihtiyaçları Devlet tarafın dan, şehir ve kasabaların özellik arz eden mahalli hizmetleri de mahalli idareler tarafından karşılanmaktadır.
Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde merkeziyet ve ademi merkeziyet prensiplerinin ülkelerde zaman za man takip ettiği gelişme «Mahalli İdareler ve Mali Tevzin» kavramlarını sürekli ön plana çıkarmıştır.
Şehirleşme ve hu hareketin ortaya çıkarmış olduğu çeşitli sosyal ve ekonomik problemler, mahalli hizmet leri Ve bu hizmetlerin finansmanını eski devirlerle kıyaslanmayacak derecede genişletmiştir.
Gerçekten, 'bir yandan şehirleşme hareketinin genişlemesi ve şehirlerde yaşayan nüfusun hızla artması, di ğer yandan şehir halkının sosyal, ekonomik ve kültürel ihtiyaçlarının artması ve nihayet şehirlerin asrımızın icaplarına göre yeniden düzenlenmesi ve imarı, şehirlerle ilgili giderlerin geniş ölçülerde artması sonucunu vermiştir.
Bu gider artışı, ekonomik, sosyal ve teknik gelişmenin bir tezahürü olduğu kadar, halkın ve idarenin olay lara yaklaşım ve davranışlarındaki gelişmenin de sonucudur.
Önemi bu şekilde artan ve fakat eski şartlara ve sistemlere göre kurulmuş bulunan Mahalli İdare Maliyesi sistemlerinin, çağın gerektirdiği hizmetleri görebilecek şekilde bir reforma tabi tutulması bir zaruret olmuştur, ıBu bakımdan ülkemizdeki Mahalli İdareler Maliyesi konusunun özellikle gelir yönünden köklü bir reforma talbi tutulması kaçınılmaz bir İhtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır.
Mahalli İdareler Maliyesinin gelir yönünden incelenebilmesi için bu konuda yabancı ülkelerin geçirmiş olduğu safhaları kısaca özetlemek yararlı olacaktır.
Mahalli İdarelerin büyüyüp serpildiği Batı Ülkelerinin mahalli vergicilikleri üç ayrı tipe irca edilerek ince lenebiliri A) «Tek vergiye Minat eden mahalli vergi sistemi, B) Reel Vergiler (Bina, Arazi ve İşletme Vergileri) üzerine kurulmuş olan mahalli vergi sistemi, C) Reel Vergiler Yanında Muamele Vergilerine Dayanan Mahalli Vergi Sistemli :
— i — Mahalli vergicilikte «Tek vergi» esasını bilfiil gerçekleştirmiş olan Devlet İngiltere'dir. Filhakika bu ûevletin karışık, teferruatlı ve sistemsiz halde bulunan mahalli idare vergileri Birinci Dünya Savaşını müteakip, yapılan köklü reform neticesinde «General Rate» denilen tek vergiye irca edilmek suretiyle en basit ve açık bir şekle getirilmişlerdir. General Rate'in yanında sadece kanalizasyon giderleri gibi 'bazı giderler karşılığında alı'nan harç mahiyetinde 'bir kaç mükellefiyet muhafaza edilmiştir.
General Rate, kullanılmağa elverişli gayrimenkullerin (Emlakin)' kira değeri üzerine konulan bir vergidir.
Kira değerlerinin takdiri işi îç Gelirler İdaresine bağlanmak suretiyle mezkezileştirilmiştir.
Verginin mükellefi, prensip itibariyle, gayrimenkulu işgal eden kimse veya gayrimenkul kiraya verilmiş ise kiracıdır.
Verginin 'nispeti her mahalli idarenin matrah ve bütçe durumuna göre her yıl tespit edilir. Ziraate tahsis edilen arazi ve binalar vergiden müstesnadır. Sınai tesisler maden işletmeleri ve ulaştırma hizmetleri ile ilgili gayrimenkuller, kısmen muaflıktan faydalanmaktadır.
Yukarıda temas olunan köklü Mahalli İdareler Maliyesi reformu ile tek vergiye gidilmesi ve tarım saha sının bu vergi dışında 'bırakılması, Gelir Vergisinin zirai kazançları da tamamen kavrayacak şekilde şümullü bulunmasından ileri gelmektedir.
İngiltere'de mahalli vergilerin Devlet Vergileri tutarına oranı 1913 yılında yüzde 45 raddelerinde iken 1938'de yüzde 24'e ve 1955'de yüzde 9'a düşmüştür.
Mahalli vergi varidatımda bu duraklama ve azalışın sebebi* bir yandan tek vergi tatbikatından, öbür yan dan da verginin istinat ettiği kira değerindeki artışın reel fiyat artışlarına kıyasla cüzi ve sınırlı kalmış ol masından ileri gelmiştir.
Mahalli idareler varidatının yetersiz bir hale gelmiş olması, Devlet bütçesinden bu idarelere geniş ölçüde ( sübvansiyonlar yapılmasına yol açmıştır.
Almanya'da 1893'de «Haquel» tarafından Prusya Komünal Vergilerinin ıslahı ile başlayan hareket. 1956'da «Realsteyerreform» şeklinde bütün memlekete şamil genel ve köklü bir reform mahiyetini almıştır. Diğer Av rupa Devletleri üzerinde etkisini göstermekten geri kalmamış olan bu reform ile, Reel vergiler denilen gayri şahsi mahiyetteki iki vergi (Arazi ve Bina Vergisi ile İşletme Vergisi) yeniden organize edilerek belediyelere tahsis olunmuş, böylece belediyeler, büyük devlet vergilerö derecesinde değilse de, verimliliği onlara yakın fiskal kaynaklarla teçhiz edilmişlerdir.
Bahis konusu iki verginin hâsılatının, Devlet vergilerinin yekûn hâsılatına oranı yüzde 17 oranındadır. Bir yandan bu vergiler, öbür yandan da hizmetlerin ve dolayısıyla giderlerin ayrılması hususunda uygulanan Olumlu ve realist usuller sayesinde, Almanya'da Belediye Maliyesinin açıklarını kapamak üzere, Devletin geniş yardımlarına ihtiyaç kalmamıştır.
Burada şu noktaya da işaret edelim ki, Alman belediyelerinde bahis konusu edilen iki büyük vergi ya nında, eskiden kalma birtakım küçük vergilerin ve müteferrik harçların uygulanmasına devam edilmektedir.
Mahalli vergicilikte, reel vergilerim yanımda Muamele Vergisini uygulayan Devletlere Misal olarak Amerika, Bürleşük Devletlerimi gösterebiliriz.
Amerika Birleşjik Devrederimde esas mfalhalii vergi «Propertytax» demillen tarihli Servet Vergıislildlir. An cak zamıanlla bu vergi global servet bedelinden almam, asli kararterimıi kaıybetaıfiş ve Allmamıya'dakli gıibi gay rimenkuller üzerime konulan bir Emlak Vergisi (Arazi ve Bina Vergisi) mıalhiyet ve şeklini almıştır.
Diğer taraftan propeırt tax'ım ranıdirmamı, belediyelerin artan ihtiyaçlarımı karşılayacak bir gölşrne göster mediği cihetle, bu vergi ile kapanmayan giderlerim, Mahalli Satış Vergileri «Sale Taxos» ye devletlin süb vansiyonları ile k'arşılamıma&ı yollarıma gidilmiştir.
2. Bugünkü Belediye Gelir Sistemimiz :
Bugünkü Belediye Gelirleri Sistemimiz esas (itibariyle, Belediye Gelirleri Kanunu ile Belediye Kanunuma istinat etınlektedir.
Bunların dışında 'belediyelerin iktisadi (işletmelerine müteallik kanunlarla, diğer gelir kaynaklarımı bele diyelere tahsis eden yirmi kadar ikanum, sistemi tamamlamıaktadır.
Belediye Kanunu ile tahsilime selâhliyet verilen gelirlerin çeşidi 15'e Belediye Gelirleri Kanununa istinaden tahsil edilen gelirlerin yekûnu ise; 44'e baliğ olmaktadır.
Bu suretle belediyelerin vergi, resim, harç, ücret, pay ve diğer adlarla tahsil ettikleri çeşitler 80 kalem kadardır.
Bugünkü belediye gelir sistemimizin tenkidini, Belediye Gelirleri Kanunu ve diğer müteferrik kanunlar la tanzim edilmiş gelirler çerçevesi içinde olmak üze re iki bölümde yapmak mümkündür.
Belediye Gelirleri Kanunumuzun tenkidi, aşağıdaki noktalar etrafında toplanabilir.
Belediye Gelirleri Kanunu, tanzim tarzı ve kuruluş (itibariyle, ilmi ve melodik bir tertip ve tasniften mah rum, dağınık, gelir getirme kalhiJliyeti zayıf birtakım vergi, resim ve harçların 'irtibatsız sekilide bir anaya getMImesinden ibaret bir Kanundur.
Metod vuzuhsuzluğuna çeşitli misaller verebiliniz. Mesela Kanunun II nci Bölümü «işletme Gelirlerinden Belediye Paylarr»'na taıhslis edilmiştir, işletme gelirlerinden pay mefhumu, işletmenin idaresinde, işletmeye iştirak veya tanınan imtiyazlardan temdin edilen maili menfaatleri ifade eder. Halbuki bu bölümde bu kabil menfaatler yerine tipik birtakım Gider Vergileri, harçlar ve ücretler yer almıştır.
Kanunun yapısında, bölüm tasnifi bakımından mevcut olan vuzuhsuzluğun yanında, bölümlerin muhtevi yatında da bir insicamsızlık göze çarpmaktadır Birinci bölüm hariç, diğerlerinde, birbirleriyle hiç ü'giisi buluınmayan birtakım gelirler aym gruplar içinde sıkıştırılmışlardır. Mesela,, Elektrik, Havagazı, Nakliyat Ver gileri glibi, önemli birtakım Gider Vergilerinin yer aldikları II nci Bölümün içinde Temizleniş ve Aydınlat ma Resmi, Hayvan Kesıim Ücretli, Eıt Taşıma Ücreti gösterilmiştir.
Belediye Gelirleri Kanununun kuruluş itibariyle yegâne müspet tarafı, bütün belediye gelirlerini derle yen bir «Mali Kod» manzarası arz etmesidir. Halbuki ıbu kodifikasyon da eksfiık kalmıştır. Filhakika, bugün kü haliyle, Belediye Gelir Sistemimiz, bahis konusu kanundan başka ayrı ayrı 20'ye yakın Kanun lile ilıgdi bulunmaktadır Belediye Gelirleri Kanunu, imali terminoloji bakımından da tam bir vuzuhsuzluk ve karışıiklık içerisin dedir. Kanunda pay, iştirak, vergi, resim, harç ve ücret mefhumları, ilmi bir mıosnede dayanmaksızın gelişi güzel kullanılmış, tamamen birbirine karıştırılmıştır.
Mesela, az evvel işaret edilen ve «İşletme Gelirlerinden Belediye Payları» adını taşıyan II nci Bölüm de, sarfedilen elektriğin kilovat saati, haıvagazının metreküpü, nakliyatta bilet bedeli üzerinden alınan ve bü tün unsurları ve şartlariyle tipik birer Gider Vergisi olan mükellefiyetlere «Pay» denlilmıiş, ayrıca Aydın latma Resmi, Hayvan Kesim Ücreti, Et Tasama Ücreti gibi harçlar Ve ücretler de aynı bölümde göstorilmliştir.
Şimdiki Belediye Gelirleri Sistemimizin tenkit edilecek cihetlerinden birisi de, 'bu sisteme dahlil bulunan vergi ve harçların çokluğu ve dağınıklığıdır.
Belediye Gelirleri Kanununda, 6 bölüme serpiştirilmiş olan çeşitli vergi ve harçların miktarı, 1 nciı bölüm deki, sübvansiyon mahiyetindeki paylar hariç 38, bu paylarla birlikte 44'dlür.
Modern belediye vergiciliğinde, fisıkal gelir nevilerinün tahdidi yolundalkli gelişmıe ve eğilim gözıönüne alındığı zaman, bizlim Belediye Gelir Sistemlimizin, bu bakımdan da geri olduğunu kabul etmek lıazım gelir, ingiltere'de tek vergiye müncer olan gelişme, bu eğilimin en ileri bir örneğini teşkil eder.
Belediye Gelir Sistemimize dahil olan ve adetleri bir hayli fazla bulunan vergi ve harçlar, 'belediyeleri mize arzu edilen geliri temin etmekten de mahrum kal mışlardır. Belediye vergilerimizin pek çoğu, Orta Çağ fiiskaiitesinin kalıntısı ve bugünün mali sistemlerinde yeri olmayan küçük ve kısır birtakım «Vergici/kler»' den, diğer bir kısmı da donmuş ve veritm kaibiliyötiııi kaybetmiş bazı mükellefiyetlerden oluşmaktadır.
Bugünkü Belediye Gelir Sistemimiz, kısmen harçlarla karışık düşük randımanlı, donmuş ve hayat haifckını kaybetmiş olan mükellefiyetler bir yana bırakılırsa, esas itibariyle birtakımı vasıtalı vergilere (Gider Vergi lerine) istinat etmektedir.
Halbuki Batı Devletlerinin hiç birinde münhasıran vasıtalı vergilere istinat eden bir belediye gelir sistemi müşahade olunamaz. Bu memleketlerde daha önce temas edildiği üzere mahalli gelir sistemleri, bizim bele diye gelir sistemimizin tamamen aksine olarak, esas itibariyle mahdut sayıda ve büyük randımanlı bir veya bir kaç reel vergiye istinat etmekte ve tali mahiyette bazı vasıtalı vergilerle tamamlanmaktadır.
Milli Güvenlik Konseyi 15. Sayısı : 152) 3. Tasarının öngördüğü Belediye Gelirleri Sistemi :
A) Belediye Gelir Sistemli Reformunun Anafaatlan :
Buraya kadar yapılan açıklamalarla Türkiye'de belediye gelir sisteminin ne derece yetersiz ve vuzuhsuz bir halde olduğuna kısaca işaret edilmiş bulunulmaktadır.
Belediye gelir sistemimizi bu durumdan kurtarmak ve belediyeleri kendilerine mevdu kamu hizmetlerini gerektiği gibi ifa edecek bir seviyeye yükseltmek için belediye gelir sisteminin yeni baştan tesis edilmesi zaruri görülmüştür.
B) Yeni Bir Belediye Vergi Kanununun Hazırlanması :
Belediyeler maliyesinin düzenlenmesinde belediye vergileri sisteminin istinat edeceği esasların seçilmesi ve tespiti meselesi büyük önem arz eder. Daha önce temas edildiği üzere modern belediye vergi sistemi oturtulacağı temeller bakımından üç istikamette gelişmektedir.
1., Tek vergi sistemi, 2, Reel vergi sistemi, 3^ Reel vergilerle mahalli muamele vergisine dayanan sistem.
Gerçekleştirilmek istenen düzenlemede ülkemizin şartları bakımından Türk belediye vergiciliği için en uygun sistemin «Reel Vergiler ile Mahalli Gider Vergileri» karışımı olduğu sonucuna varılmıştır. Yine mem leketimizin gerçekleri bakımından bu sistemin asgariye indirilmiş ve basitleştirilmiş bir harçlar manzumesi ve bazı harcamalara katılma payları ile tamamlanması gerekli görülmüştür.
Yapılan düzenlemede, belediye maliyesi vergiler, harçlar ve harcamalara katılma payları olmak üzere üç anatemele istinat ettirilmiştir. Vergiler kendi içinde îşyeri ve Meslek Vergisi, ilan ve Reklam Vergisi, eğ lence vergisi, akaryakıt tüketim vergisi ve muhtelif gider vergileri olmak üzere kategorilere ayrılmıştır.
Harçlara gelince, halen resim, harç, iştirak payı gibi çeşitli adlar altında uygulanmakta olan dağınık bir takım mükellefiyetler, temel yaklaşımın ışığı altında incelemeye tabi tutularak fiskal ve vergileme tekniği bakımından muhafazasına artık imkân görülemeyenler ayıklanmış, geriye kalanlar bir harç sistemi içinde kodifiye edilmişlerdir. Harçlar kısmında düzenlenen mükellefiyetler, temizleme ve aydınlatma harcı, işgal harcı, tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcı, kaynak suları harcı, tellallık harcı. Hayvan muayene ve kesim harcı, ölçü ve tartı aletleri harcı ve çeşitli harçlar olmak üzere sekiz kısımda toplanmıştır.
Mali mükellefiyetler içerisinde harcamalara katılma payları ayrı bir bölüm altında yol harcamalarına ka tılma, kanalizasyon harcamalarına katılma, su tesisleri harcamalarına katılma payları olmak üzere üç mükel lefiyete inhisar ettirilmiştir.! Belediye gelir sistemini tamamlayacak olan ücretler, işletme ve emlak gelirleri bu kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır. Bunların belediye kanununun çerçevesinde yürütülmesine devam olunacaktır.
Belediye gelirleri sistemi dışına çıkarılarak tamamen kaldırılmaları uygun bulunan Değerlenme Resmi, kiralamalara ait sözleşme resmi, süs köpekleri resmi, tente, siper ve saçak resmi gibi resimler arasında şüphesiz en önemli yeri vergiciliğimizde şerefiye adıyla da tanınan değerlenme resmi teşkil etmektedir.
Değerlenme resmi eskiden beri kendisine verilmek istenen ehemmiyeti asla ihraz edememiş, mahdut ve rimli hatta verimsiz, arızi ve tali bir mükellefiyet halinde kalmıştır, Değerlenme resmi, bir çok Batı memleketlerinde ya hiç tatbik edilmemiş, yahut da tecrübe edildiği bazı memleketlerde kısa zamanda terk edilmiştir, ilk nazarda bir kısım amme hizmetleri dolayısıyla husule gelen bazı değer artışlarını vergilendirmeyi istihdaf eden bir mükellefiyet olarak pratik ve cazip bir görünüş arz eden değerlenme resmi, imar faaliyetleri dolayısıyla artış kaydeden bütün değerleri kavrayamaması, de ğer artışlarının tespit ve tayininin gayet müşkül olması ve hatta bir «liction» dan ibaret bulunması ve değer ar tışı mükellefiyetine alınacak konuların çok defa arızi ve tesadüfi olarak kavranması dolayısıyla adaletsiz ve verimsiz bir mükellefiyet olmaktan kurtulamamıştır.
Değer artışı vergisinin, vergileme tekniği ve takdir ve tahmin mekanizması dolayısıyla çok zaman mü kellefleri ağır bir tazyik altında bıraktığı müşahade olunmuştur.
Bu kadar mahdut bir vergilendirme sahasını, kavrayan mahalli vergicilikte bu kadar ince ve komplike bir mekanizmanın uygulanması yoluna gidilmesi izahı çok zor bir yaklaşımıdır.
Bunlara ilaveten gayrimenkullerin kazandığı değer artışlarının vergi sistemimize 1970 yılında gayrimen kul kıymet artışı vergisi yoluyla ithal edildiği gözönüne alınırsa, değerlenme resminin belediye gelir sistemine dahil edilmemesindeki isabet daha iyi anlaşılmış olur.
4. Vergi Tatbikatı :
Belediye gelirleri düzenlemesine girişilirken, belediyelere ait vergilerin tarh, tahakkuk ve tahsilat yönün den bu teşkilatlara bağlı vergi dairelerince yürütülmesi, sistemin zaruri bir icabı olarak görülmüştür.
Yeni fiskal sistemin düşünülen ve tasarıda yer alan şekilde kurulması, bu sistemi teşkil eden başlıca mükel lefiyetlerle ilgili tarh ve tahakkuk işlemlerinin beldeyi iyi tanıyan bir teşkilata tevdi edilmesiyle mümkün olabilirdi ki, bu sorunun belediyeler bünyesindeki tahakkuk ve tahsilat şefliklerinin vergi dairesi olarak teş kili suretiyle çözümlenebileceği düşünülmüştür.
BELEDİYE GELİRLERİ KANUN TASARISI