2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu — gerekçe | Aristo Akademi Mevzuat
YürürlükteTemel kanun5. hâli
Milletvekili Seçimi Kanunu
Kanun numarası
2839
Kabul tarihi
10.06.1983
Resmî Gazete
13.06.1983 / 18076
Düstur
5. tertip, cilt 22
Son değişiklik
31.03.2022
Madde sayısı
63
Kaynak: Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 588 · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
— «Seçim sistemi ve usulü ile ilgili 1 inci madde ilke olarak 306 sayılı Kanundan aynen alınmış olmakla beraber tasarıda bu maddenin birinci fıkrasına seçimlerin «yargı yönetim ve denetimi altında» yapı lacağı hususu ilave edilmiştir.
Bilindiği üzere «seçimlerin yargı yönetim ve denetimi altında yapılması» 1982 Anayasasının 79 uncu mad desinin açık emridir ve «Seçimler yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır» diyen Ana yasanın 79 uncu maddesinin bu birinci fıkrası milletvekili seçimleri ile ilgili bu Kanuna konmuştur.
Şuna işaret etmek gerekir ki Anayasanın 79 uncu maddesinde getirilen bu açıklığa rağmen Türk seçim hukukunda yargının seçimlerdeki yetkisinin sınırlarında bir değişiklik meydana gelmiş değildir. Yerleşmiş ola rak. devam eden geleneklerimize ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu ile 298 sayılı Seçimlerin Temel Hü kümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun gibi Anayasadan önce yürürlükte bulunan mevzuata göre de esasen seçimleri yargının denetim ve yönetimi altında yapılmaktaydı. Madde metninde «nispî seçim sistemi» denilmiş bu sistemin nasıl işleyeceği hususundaki düzenleme ise tasarının ilgili maddelerinde gösterilmiştir.
Madde 2, — «Milletvekilli sayısı» 'ile igilü olan Tasarının 2 nci maddesi Anayasanın 75 inci maddesindeki 400 milletvekili sayışım zikretmekle iktifa etmiştir.
1961 Anayasasına göre milletvekili sayısı 450 olduğu için 306 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde bu sayı 450 olarak düzenlenmişti.
— Bu maddeye 306 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinden farklı olarak 4, 5 ve 6 ncı fıkralar ek lenmiştir.
«Seçim çevreleri ve çıkaracağı milletvekili sayısı» nı düzenleyen bu maddeye eklenen dört ila altıncı fıkra lar seçim çevresini yeniden düzenlemektedir. 306 sayılı Kanunun 2 nci maddesi «Milletvekili seçiminde her il bir seçim çevresidir» diye tarif etmişken Tasarıda her il bir seçim çevresi tarifinden ayrılınmış; çıkaracağı mil letvekili sayısı yediye kadar olan iller bir seçim çevresi sayılır» esası benimsenmiştir. Yediden fazla milletvekili çıkarabilecek iller ise kendi içinde birden fazla seçim çevrelerine bölünecektir. Bu değişikliğin amacı yediden fazla milletvekili çıkarabilecek illeri birden fazla seçm çevresine ayırarak seçmenlerin uzun listeler oluşturan adayları tanıyamamaları mahzununu gidermektir. İkinci bir sebep seçim çevrelerinin çıkaracağı milletvekili sayısı azaldıkça, o çevrede mahallî partilerin milletvekili sayısı çıkarması ihtimalinin azalmasıdır. Üçüncü bir sebep 7'ye kadar milletvekili çıkaran illerin sayısı muhtemelen 55 civarında olacaktır. Diğer illerin de 7 mil- _ 4 — letvekili çıkarabilecek seçim çevrelerine ayrılmaları 55 il en çok 7 milletvekili çıkarmakta iken birkaç ilin bu nun üzerinde milletvekili çıkarması ve listelerin pek uzun olması gibi bir sakıncayı da bertaraf edecektir.
Dördüncü sebep, seçim çevrelerinin (ilçe bütünlüğünün korunması ile ilgili bu maddenin altıncı fıkrasındaki ilke hariç olmak üzere) 7'den fazla milletvekili çıkaramayacak şekilde düzenlenmesi 8 milletvekili çıkaracak bir ilde 3+5, 9 milletvekili çıkaracak bir ilde 4+5, 10 milletvekili çıkarabilecek bir ilde 5+5 milletvekili çı karan seçim çevrelerinde seçmenlerin çeşitli partilere mensup milletvekili adayları arasında da karma bir se çim yapma imkânına daha kolaylıkla kavuşmasını sağlamaktır.
Çıkaracağı milletvekili sayısı 7'ye kadar olan iller bir seçim çevresi sayılacak, 7'den fazla olanlar ise, kendi içinde birden fazla seçim çevresine ayrılacaktır. Bir il içindeki birden fazla seçim çevresi «A ili 1 nu maralı seçim çevresi» «A ili 2 numaralı seçim çevresi» vb... olarak adlandırılacaktır.
Tasarının beşinci fıkrası bir il içinde teşekkül edecek seçim çevrelerinin çıkaracağı miletvekili sayısının 7 ye yakın olmasını gerekli kılmaktadır. Mesela 14 milletvekili çıkarabilecek bir il söz konusu olursa bu 7 + 7 olarak iki seçim çevresine ayrılacak fakat 5 + 5 +4 olarak üç seçim çevresine ayrılmayacaktır. Seçim çevresi sayısının tespit edilmesinde de, bir seçim çevresinde yer alabilecek olan azamî milletvekili sayısı rol oynaya caktır. 41 milletvekili çıkaracak bir il söz konusu olsa 7 + 7 +7 + 7+7 + 6 = 41 milletvekili için 6 seçim çev resi olabilecektir, ilke budur, ancak coğrafî nedenlerle ilkeye ters düşmeyecek müstesnalar söz konusu olabilir.
Diyelim ki aynı ilin iki ilçesi nüfuslarının çokluğu sebebiyle 9 ve 8 milletvekili çıkarmakta iseler, bu ilçelerin birer seçim çevresi olarak kalması altıncı fıkrada kabul edilmiştir, bu sebeple 41 — (9 + 8 = 17) = 24, 41 mil letvekili sayısından bu iki ilçenin çıkaracağı toplam 17 milletvekili sayısı çıkartılır, kalan 24 milletvekili için seçim çevreleri tespitinde anailke uygulanmaya devam olunur.
— «Seçim dönemi, seçimin başlangıcı ve seçim günü» nü düzenleyen madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin 5 yılda' bir yapılacağını emreden Anayasanın 77 nci maddesine dayanmaktadır.
Tasarıda da bu 5 yıllık dönemler için Anayasada olduğu gibi «Seçim dönemi» deyimi kullanılmıştır.
Seçimin başlangıcı olarak seçim döneminin son toplantı yılının 3 Ağustos günü belirlenmiştir. Bu belirleme 306 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde de böyledir. Ancak bu 5 inci madde 3.2.1965 gün ve 533 sayılı Ka nunla değiştirilmeden önce seçimin başlangıcı 30 Mart, seçim günü ise, Haziran ayının ilk pazar günü olarak tespit edilmişti. Bu tespitin sebebi olarak «memleketimizin nüfusunun mevsimlere ve iktisadî şartlara göre dağılıp toplanması» gösterilmiştir. Fakat uygulamalar bunun varit olmadığını gösterdiğinden bu sistemden ayrılınmıştır.
Seçimin başlangıcı 3 Ağustos olunca seçim yapılan yıl Türkiye Büyük Millet Meclisinin Eylül başında Açılabilmesi, bütçenin hazırlanma ve görüşülmesine ilişkin Anayasanın 162 nci maddesi gereklerinin aynen gerçekleşmesi de imkânsız olacaktır. Bununla beraber, bu gibi hallerde ne yapılacağı yerleşmiş geleneklere göre belli bulunduğundan arıza vermeden uygulanan bu sistemin muhafazası uygun mütalaa edilmiştir.
Tasarının 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ara seçimlerine, dördüncü fıkrasındaki ara seçimlerin yapılma zamanına, beşinci fıkradaki ara seçimlerin yapılmayacağı duruma ilişkin hükümler Anayasanın 78 inci mddesinden alınmıştır.
— 306 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi aynen alınmıştır. Seçimlerin Anayasanın 78 inci maddesi nin ikinci fıkrasına göre yenilenmesi durumunda yapılacak işlemleri göstermektedir..
Tasarı/teklif madde 6
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— «Seçim çeyreleri ve çıkaracakları milletvekili sayısının ilanı» nı düzenleyen bu madde 306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinden alınmıştır. Maddedeki değişiklik, seçim çevreleri kavramının Tasarıdaki yeni şeklinden ileri gelmektedir.
306 sayılı Kanun rejiminde her il bir seçim çevresi iken, şimdi 7 milletvekiline kadar iller seçim çevresi, 7'den fazla milletvekili çıkaran iller içinde ise birden fazla seçim çevresi bulunmaktadır. Bu nedenle Yük sek Seçim Kurulu hem illerin çıkaracağı milletvekili sayısını tespit edecek, bu tespitine göre 7'den fazla milletvekili çıkaracak illerin içinde yer alacak seçim çevrelerine hangi ilçelerin bağlanacağını belirleyip, bun dan sonra da bu iller içindeki seçim çevrelerinin çıkaracağı milletvekili sayısını gösterecektir.
Maddedeki bir başka değişiklik, ilanın sadece 306 sayılı Kanunda belirtildiği üzere Resmî Gazete ve Rad yo ile değil, Televizyonla da yapılmasını hükme bağlamış olmasıdır.
— «Milletvekilliğine seçilemeyecek olanlar» ile ilgili bu maddenin 1, 3, 6 ve 7 nci bentleri 3016 sayılı Kanundan ayrılmaktadır. Bu ayrılmanın sebebi, Anayasa ile milletvekili seçilemeyeceklerin vasıf larında yapılmış olan değişikliktir. Anayasa, 76 ncı maddesinde milletvekili olabilmek için okur yazar ol mayı yeterli görmemiş «en az ilkokul mezunu» olmayı, şart koşmuş; taksirli suçlar hariç olmak üzere beş yıla mahkûm olma sınırını bir yıl hapse mahkûm olmaya indirmiş; 306 sayılı Kanunda da sayılmış olan yüz kızartıcı suçlara «kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik veya anarşik eylemlere katılma ile bu eylemleri tahrik ve teşvik» gibi fiilleri eklemiştir. Anayasa ile yapılan bu değişiklikler Tasarıya aynen alınmıştır. Yüz kızartıcı suçlarla bu suçların rejimine bağlanan diğer suçlardan mahkûm olanlar affa uğrasalar da milletvekili seçilemezler.
Anayasanın 76 ncı maddesi «yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanların» da milletvekili se çilemeyeceğini hükme bağlamış bulunmaktadır. Halbuki 306 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin 8 inci fıkra sında «yükümlü olmamasına ve muaf bulunmamalarına rağmen muvazzaf askerlik hizmetlerini yapmayanlar veya yapmış sayılmayanlar» denilerek oldukça ayrıntılı bir ifadeye yer verilmişti. Ancak Tasarıya Anayasa nın 76 ncı maddesinden alınan hükümde, muaf tutulanların milletvekili olacaklarını açık olmasa da ifade et mektedir, çünkü «muaf olan» «yükümlü» sayılmaz. Bu konuda bir başka durum askerlik çağına giren ve fa kat askerlik şube veya dairelerince kendisine iki yıl veya üç yıl sonra askere alınacağı tebliğ edilen kişile rin arada milletvekili seçilip seçilemeyecekleri hususudur. Bu durum her ne kadar şahsın kendi kusurundan doğmamış olsa da, askerlik, yükümünü yapmamış şahsın, zorunlu olan böyle bir durumda milletvekili seçil mesinin telafi edilmez mahzurları olacağı düşüncesiyle istisna edilmediği mütalaa olunmuştur. Gerçekten böy le bir şahıs milletvekili seçilebilmiş olsaydı, askere çağrıldığında ya milletvekiliğinden ayrılıp Anayasanın 72 nci maddesinde öngörülen «vatan hizmetine» gidecek, ya da bu yükümün milletvekilliği döneminin so nuna kadar ertelenmesi yoluna gidilecekti. Her iki durumun sakıncaları bir tarafa, bu duruma özel kanun larda da açıklık getirilmiş değildir. Esasen Anayasanın 76 ncı maddesi de, «yükümlü olduğu askerlik hizme tini yapmamış olanlar» dan böyle bir istisna kabul etmemiştir.
IMadde 9. — Adaylık ile ilgili bu maddede 306 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre yapılan değişik likten biri, bağımsız adaylar ile ilgili başvurmanın Tasarının 23 üncü maddesinin 3 üncü bendinde düzenlen mesi sebebiyle bu maddeden çıkarılması, ikincisi ise, 306 sayılı Kanunda ilde aday gösterme düzenlenmiş ken burada siyasî partilerin seçim çevrelerinde aday göstermeleri, Tasarının 3 üncü maddesinde kabul edi len hükme paralel olarak benimsenmiştir. Bir başka değişiklik ise siyasî partileri seçime katıldıkları her seçim çevresinde, o seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısının iki katı aday göstermek mecburiyetinde tu tulmalarıdır.; Bu mecburiyetin sonuçları Tasarının 10 ve 11 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Böyle bir mec buriyetin sebebine gelince, seçmenlerin en geniş sayıdaki aday arasından seçme yapabilmelerini mümkün kılmaktır.
— Tasarının bu maddesi «İller toplamının en az yarısında tam aday göstermeyen siyasî parti lerin durumu» ile ilgilidir. 306 sayılı Kanunda onbeş ilde tam aday göstermek şartı aranmakta iken Siyasî Partiler Kanununda partilerin en az 34 ilde teşkilatlanması şartı aranmış olduğundan bu ölçü Milletvekili Seçimi Kanunu bakımından illerin yarısındaki 34 ildir tam aday gösterme şeklinde düzenlenmiştir.
Yüksek Seçim Kurulu, bu durumdaki partilere adaylarını tamamlaması için durumu bildirir, tebliğden iti baren iki gün içinde eksiğini tamamlamayan siyasî parti bütün seçim çevrelerinde seçime katılma hakkım kaybeder.
Siyasî Partiler Kanunundaki «34 ilde teşkilatlanma» ile Tasarının bu maddesindeki «34 ilde tam aday gös terme» arasındaki ilişki şudur: 34 ilde teşkilatlanmayan siyasî partilerin seçime girme hakları baştan itibaren yoktur. Bu şartı yerine getirip seçime girme hakkını elde eden siyasî partiler, 34 ilde tam aday göstereme yince mevcut olan bu seçime girme haklarımı, bu defa kaybederler.
Tasarı iller toplamının yarısında tam aday göstermeyi aramakta olduğundan illeri büyüklüğü veya küçük lüğü, çıkaracakları milletvekili sayısı, illerin tek seçim çevresi veya birden fazla seçim çevresi ihtiva ettikleri gibi hususlar dikkate alınmaz. Mesela 6 seçim ihtiva eden ilde ve bunun gibi birden fazla seçim çevresi ihtiva eden diğer bütün büyük illerde tam aday göstermişken, bir tek milletvekili çıkaran, bir ilde tam aday gösteremeyen ve bu illde aday göstermediği için de 34 değil 33 ilde aday gösteren siyasî parti, bütün seçim çevrelerinde seçime girme hakkını kaybeder.
Tam aday gösterilmiş illerin hesaplanmasında şu noktada tereddüt etmemek gerekir: Beş veya altı seçim çevresi ihtiva eden bir ilde, o ile bağlı seçim çevrelerinin sadece birinde bir tek aday eksik gösterilmiş olsa bile o ilde tam aday gösterilmemiş sayılır.
— Tasarının bu maddesi, bir siyasî partinin «seçime katılma hakkının» temel şartı olan 34 il de tam aday gösterme şartını yerine getirmekle beraber, 35 veya daha sonraki illerde tam aday şartını ye rine getirmemesini düzenlemektedir^ Bu durumda 34 ildeki seçim çevrelerinin hepsinde tam aday göster- _ 7 — miş olan siyasî parti (her seçim çevresinde 9 uncu maddeye göre iki kat aday göstermek suretiyle), bunlar dışındaki seçim çevrelerinde bu şekilde tam aday göstermezse, Yüksek Seçim Kurulu tamamlaması için bildi rir, parti adaylarını tamamlamazsa, 10 uncu maddeden farklı olarak bütün seçim çevrelerinde değil, sadece o seçim çevresinde seçime katılma hakkını kaybeder.
Diyelim ki, 34 ilde tam aday göstermiş olan bir siyasî parti 4 milletvekili çıkaran ve bu 34 ilin dışında kalan bir ilde iki katı olan 8 aday değil 5 aday göstermişse, süresi içinde 3 aday da'ha göstererek bu eksik liği tamamlamazsa, o ilde (o seçim çevresinde) seçime katılamaz.
34 ilde tam aday göstermiş olan bir siyası parti, bir il içinde yer alan (diyelim) 5 seçim çevresinden sade ce 2 numaralı seçim çevresinde göstermesi gereken 7 X 2 = 14 aday göstermeyip 11 aday gösterir, eksik gösterdiği 3 adayı da süresi içinde tamamlayamazsa, o ildeki 2 numaralı seçim çevresinde seçime katılma hakkını kaybeder, fakat o ildeki 1, 3, 4, 5 sayılı bakiye dört seçim çevresinde seçime katılma hakkını muha faza eder.
— Tasarının bu maddesi «itiraz üzerine meydana gelen eksiklik» üzerinde yapılacak işlemleri dü zenlemektedir. Bu maddeye göre eğer itiraz üzerine bir partinin adaylarında eksiklik meydana gelirse, ya o siyasî partinin «iller toplamının en az yarısında tam aday gösterme» mecburiyetinde bir eksiklik ortaya çıkmıştır, bu takdirde Tasarının 10 uncu maddesi uygulanır, verilen süre içinde eksiklik tamamlanmazsa, o siyasî parti bütün seçim çevrelerinde seçime girme hakkını kaybeder; ya da o siyasî parti adaylarımda meydana gelen ek sikliğe rağmen, iller toplamının en az yarısında tam aday göstermiş olmakla beraber, bunun dışında kalan illerde eksik aday göstermiş duruma düşmüştür, bu takdirde de Tasarının 11 inci maddesi uygulanır, eğer o siyasî parti eksik olan adaylarını tamamlayamazsa, o seçim çevrelerinde seçime girme hakkım kaybeder.
306 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde de benzer hüküm bulunmaktaydı. Fark orada sadece 15 ilde tam aday gösterme mecburiyetinin söz konusu olması, her bir il bir seçim çevresi olarak kabul edildiği için il içinde yer alan seçim çevreleri konusunda hüküm bulunmamaktaydı.
— «Siyasî partilerin aday listeleri» ile ilgili Tasarının bu maddesi 306 sayılı Kanunun 14 ün cü maddesinden alınmıştır. Maddenin getirdiği birinci ilke, siyasî partilerin müşterek liste halinde aday gös termelerinin yasak olmasıdır. Bu hüküm 306 sayılı Kanunda da vardı. Oraya «Nispî temsilde her fikir ve kanaatin temsil edilmesi esas olduğuna göre, siyasî partilerin müşterek liste yapmaları, sistemin bünyesine uygun görülmemiş» şeklindeki bir gerekçeyle alınmıştır. Tasarı, oy pusulası ile ilgili 23 üncü maddesinde oy pusulasında bütün partilerin adayları üe bağımsız adayların yer alacaklarım düzenlediği için, seçmen kendisine sunulan bu adaylar arasından, o seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısı ile sınırlı olmak kaydı ile, di lediği adaylara oy verebileceğine göre, 3Q6 sayılı Kanundaki gerekçeye, bu gerekçenin de eklenmesi gerekir.
Maddedeki ikinci ilke olan, bağımsız aday göstermek için adayın yazılı muvafakatinin aranması ile üçün cü ilke olan, bir kimsenin aynı zamanda aynı partiden veya değişik partilerden birden fazla listeden aday gös terilmesinin yasaklanması hususları ayrıca izaha muhtaç olmadan anlaşılan hükümlerdir.
Tasarı/teklif madde 14
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— «'Siyasî partilerin adaylarını tespit etmeleri»ni düzenleyen Tasarının bu maddesi, aslında Si yasî Partiler Kanununda düzenlenen ve orada düzenlenmesi gereken bu meselenin seçimle ilgisini belirtmektedir.
Gerçekten Tasarı da, siyasî partilerin adaylarım ve adaylarının sıralarını belirlemenin, ilgili kanuna (ki Siyasî Partiler Kanunudur.) ve bu Kanun çerçevesinde partilerin tüzüklerine göre yapılacağına işaret etmek tedir.
Bu işlem oy verme gününden en az 60 gün içinde yapılmalıdır. Tasarı, en az 60 gün demekte, 60 inci gün demekten tevakki etmekte, şartlara göre en geç 60 inci gün fakat daha önce de yapılabileceğini göstermektedir.
60 inci günün dinî bayramların tatil günlerinden birine denk gelmesi, iş günü olması gibi sebeplerle o gün ön seçim yapılamaması halinde, önseçimin bir iki gün öne alınması imkânı açık bırakılmıştır.
Tasarının 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası merkez adaylarının tespiti konusunda da Siyasî Partiler Ka nununa göndermede bulunmaktadır.
— «Adaylığını koyamayacak olanlar» ile ilgili Tasarının bu maddesi, 306 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinden alınmıştır.
Yüksek Seçim Kurulu üyeleri ile il ve ilçe seçim kurulu üyelerinin seçime katılmamaları, katılabilecek leri hallerde çekilme usulleri hakkındaki hükümler ve kanunî tedbirler; seçimlerde emniyeti sağlamak, se çimlere etkili olabilecek şahısların şahsî ve taraflı etkilerini bertaraf etmek, böylece bir taraftan maddî ola rak Anayasanın emri olan yargı yönetim ve denetiminin gereği olan şartlan gerçekleştirmek, diğer taraftan da görünüşte de gerek seçim yönetiminin gerekse yargı vekârının sağlanmasına hizmet etmek amacıyla tedvin edil miştir.
— Memurların adaylığı konusunda 306 sayılı Kanun «istifa etmek şartını aramamakta» idi.
Prensip bu olmakla beraber, 306 sayılı Kanun da memurların vazife gördükleri yerlerde aday olmaları ha linde seçim emniyeti bakımından, Devlet imkânlarının ve itibarının seçim malzemesi haline gelmesinin ön lenmesi a'macı ile istifa e'fcmeleri gereğini hükme bağlamıştı.
Tasarı, bu sistemin tamamen aksini benimseyerek, memurların aday olabilmeleri için istifa etmeleri ge rektiği ilkesini benimsemiştir. Tasarıda benimsenen bu sistem ise, Anayasanın 76 ncı maddesinin son fıkrası tarafından kabul edilmişti.
— «Ordu mensuplarının adaylığı» ile ilgili bu madde 306 sayılı Kanundan alınmıştır. Mad denin sevk amacı Ordumuzun politika dışında tutulması gibi memleketin yüksek menfaatini korumaktır.
— «Adaylık için müracaat»ı düzenleyen bu madde başkaca açıklamayı gerektirmeyecek ölçü de açıktır. 306 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinden alınırken bir başka maddede düzenlenen bağımsızla rın adaylıklarını koymaları hususu Tasarının bu maddesine alınmamıştır.
— «Adaylara karşı itiraz» kenar başlıklı bu maddede, Tasarının bir önceki 18 inci maddesine göre geçici olarak ilan edilen adaylara karşı itiraz düzenlenmektedir. İtiraz geçici ilandan itibaren iki gün içinde yapılacak, itirazlar il seçim kurullarınca oy verme gününden önceki 32 nci gün akşamına kadar ka rara bağlanacaktır. Bu kararlara itiraz da yine iki gün içinde Yüksek Seçim Kuruluna yapılacaktır. Yüksek Seçim Kurulu, üç gün içinde veya engeç kesin aday listelerinin ilanı gününe kadar, itirazları karara bağlamak zorundadır.
Bu maddede hak sahipleri bakımından tanınan süreler hak düşüren süreler olup, bunların geçirilmesi halinde eski hale iade veya mazeret varsa bunun kabulü söz konusu olmaz.
Adaylara karşı itiraz sorunu, 306 sayılı Kanunun 14.7.1965 gün ve 656 sayılı Kanunla değişik 39 uncu mad desinde aynen düzenlenmişti.
— Tasarının bu maddesi «Müracaatların incelenmesi» ile ilgilidir, 306 sayılı Kanunun 21 inci maddesinden aynen alınmıştır, izahı gerektirmeyecek kadar açıktır.
— «Adayların ilanı» kenar başlıklı bu madde, 18 inci maddede düzenlenen geçici ilandan farklı olarak adayların kesin ilanının ne zaman ve hangi vasıtalarla yapılacağını göstermektedir.
Oy verme gününden önceki 27 nci gün Resmî Gazete ve Radyo ve Televizyonla kesinleşen adaylıklar ilan edilir.
Bu madde 306 sayılı Kanunun 22 nci maddesinden aynen alınmış, sadece televizyonla ilan hususu ilave edilmiştir.
Tasarı/teklif madde 22
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— «Adaylıktan istifa ve ölüm» ile ilgili Tasarının bu maddesi 306 sayılı Kanunun 17.5.1979 gün ve 2234 sayılı Kanunla değişik 23 üncü maddesinden aynen alınmıştır.
Aday listelerinin kesinleşmesinden sonra, aday listelerinde meydana gelen eksilmelerin tebliği, tamamlan ması, tamamlanmama halinde uygulanacak müeyyideyi düzenleyen madde açıktır.
— «Kullanılacak oy pusulası ve oyların kullanma şekli» ne ilişkin bu maddede oy pusulaları nın hazırlanması ve kullanılması düzenlenmiştir.
Maddeye göre milletvekili seçiminde birleşik oy pusulası kullanılacaktır. Birleşik oy pusulasını kulla nırken seçmen, bütün partilerin adaylarıyla bağımsız adayları aynı zamanda aynı oy pusulası üzerinde göre cek, seçimini en geniş şekilde önündeki bu adaylar arasında yapılacaktır. Birleşik oy pusulası kullanmanın ön seçimler üzerinde ve adayların tutumu ve partilerin aday tespitinde gösterecekleri özen üzerindeki tesirleri müs pet olacaktır, özellikle seçmenin birden fazla partinin adayı ile bağımsız adaylara oy verebilmesi siyasî reka beti artırmaya bu şekilde siyasî istikrarı sağlamaya matuftur. Bu maddenin 5 inci bendinde bu imkân düzenlen mektedir.
tkinoi fıkranın 1 inci bendine göre oy pusulaları filigranlı kâğıtlara basılacak, ayrıca zarf kullanılmayacak tır, oy pusulaları zarf haline getirilerek ucundan yapıştırılacaktır.
2 nci bende göre ise : Oy pusulalarında partilerin birer sütunu olacaktır. Oy pusulasında dikey olarak yer alan bu sütunların soldan sağa doğru hangi partilere ait olacağı Yüksek Seçim Kurulu tarafından kura çekilerek belirlenecektir.
Siyasî partilerden her birine ait sütunda sırası ile :
a) 'Partinin özel işareti,
b) 'Bunun altında partinin başharfleri,
c) Daha altta partinin tam yazı halinde adı,
d) Arah'k ve çiziği,
e) 2 santimetre çapında boş daire,
f) Çizgi,
g) Partinin kesinleşen adaylarının aldıkları sıra numarasına göre listesi ve her adayın hizasında bir kare bulunur.
Siyasî parti sütunlarından sonra bağımsız adaylar sütunu yer alacaktır.
Bu sıkı sekili hükümleri, seçmene oyunu kullanırken azamî kolaylık ve açıklığın sağlanması, adayların ve partilerin tanıtılması amacını gütmektedir.
3 üncü bentte bağımsız adayların başvuruları, yatırmaları gereken para miktarı, bu paranın Hazineye ge lir kaydedilmemesi için almaları gerekli oy miktarı, adaylıktan çekilmeleri veya ölümlleri halinde yapılacak işlemler ve özel işaretler ile ilgili hükümler yer almıştır. ' 4 üncü bent hükmüne göre : 'Birleşik oy pusulaları dörtyüzlük paketler halinde getirilir ve paketlerle için deki oy pusulaları numaralanır. Yüksek Seçim Kurulu bu paketleri seçim çevrelerine gönderir.
Bu hükmün amacı, oy pusulalarının emniyetle ve tek elden hazırlanıp dağıtılmasını sağlamaktır. Oy pu sulasının oy verme gününden önce dağıtılma teşebbüslerini, bu şekilde seçmenlerin seçim sandığı dışındaki yerlerde izaç edilmelerini önlemektir.
— Madde bir adayın, bir siyasî partinin, bir bağımsız adayın aldığı geçerli oyların hesaplanma sını göstermektedir. Madde, başkaca izahı mucip olmayacak kadar açık bulunmaktadır.
Tasarı/teklif madde 25
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— «Geçerli olmayan oy pusulaları» ile ilgili Tasarının 25 inci maddesi 306 sayılı Kanunun 27 nci maddesinden alınmıştır. Her iki madde de 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütük leri Hakkında Kanunun 103 üncü maddesine göndermede bulunmakla iktifa etmişlerdir.
Tasarı/teklif madde 26
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— Tasarının «Sayımın ilanı ve tutanağa geçirilmesine ilişkin 26 ncı maddesi, sandık kurulu nun oyların sayım ve dökümünü yaparken siyasî partilerin ve partili adaylar ile bağımsız adayların herbirinin aldığı oy sayısını tespit edeceğini düzenlemektedir. Sayımın ilanı ve sonuçların tutanağa geçirilmesinin teknik ayrıntıları 298 sayılı Seçimleri Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 105 inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu iki madde arasındaki bağlılık dikkatten uzak tutulmamalıdır. 306 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi bu hükmün kaynağını teşkil etmektedir.
— «ilçelerde seçim sonuçlarının birleştirilmesi» ile ilgili Tasarının bu maddesine göre bir leştirme sandık tutanaklarının birleştirilmesi suretiyle olacaktır, ilçe seçim kurulu siyasî partilerin, partili adayların, bağımsız adayların herbirinin almış oldukları oy sayısını tespit edrr, tutanağa geçirir. 306 sayılı Kanunun 31 inci maddesi bu maddenin kaynağıdır.
ilçe seçim kurullarında seçim sonuçlarının birleştirilmesi usulü, birleştirme işleminin aralıksız sürmesi, ne sayıda müşahit bulunacağı, tutanakların nasıl düzenleneceği, hazırlanan tutanakların il seçim kuruluna in tikal ettirilmesi 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 108 inci maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu iki madde bu itibarla irtibatlıdır.
Tasarı/teklif madde 28
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— «11 seçim kurullarında birleştirme»yi düzenleyen tasarının 28 inci maddesi il seçim kurul larında yapılacak işlemleri ve tutanak sonuçlarının alınmasını düzenlemektedir. 306 sayılı Kanunun 31 inci maddesi bu maddenin kaynağıdır ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 109 uncu maddesi bu madde ile irtibatlıdır.
Tasarı/teklif madde 29
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— Tasarının bu maddesi «Bir seçim çevresinde siyasî partilerin ve bağımsız adayların elde et tikleri milletvekili sayısının hesabı» ile ilgilidir.
Bu konuda birinci ilke, genel seçimde ülke genelinde geçerli oyların yüzde onunu geçemeyen partilerin milletvekili çıkaramamasıdır. Ara seçimlerde de seçim yapılan seçim çevrelerinin tümünde geçerli oyların yüzde onunu geçemeyen partiler de milletvekili çıkaramazlar.
Bu ilkeye (ulusal planda yüzde on baraj) denilebilir. Baraj konulmasının sebebi mahallî partilerin oyla-* rın dağılmasına sebep olmalarının engellenmesidir. Bu şekilde parlamento faaliyetlerinde istikrar, hükümet lerin devamında istikrar sağlanması amaçlanmıştır. Yüzde onluk bir barajın, bazı fikirlerin parlamentoda tem sil edilmeyeceği şeklindeki eleştiri karşısında, istikrar ve geniş temsil düşünceleri arasında bir tercih yapmak gerekmiş, Tasarı istikrarı tercih etmiştir.
İkinci ilke, maddenin beşinci fıkrasında yer almaktadır. Bu ilkeye göre «Bir seçim çevresinde, kullanılan .
geçerli oyların toplamının o çevreden çıkacak milletvekili sayısına bölünmesiyle elde edilecek sayıdan az oy alan siyasî partilere veya bağımsız adaylara milletvekilliği tahsis edilemez.
Mesela 6 milletvekili çıkaracak bir seçim çevresinde :
A Partisi 200 000 B Partisi 100 000 C Partisi 60 000 Bağımsız Aday 200 000 D Partisi 40 000 oy almış iseler, geçerli oyların toplamı, 600 000'dir. Bu rakam çıkacak milletvekili sayısına bölü nürse (600 000 : 6), 100 000 rakamı çıkar. 100 000 oy almamış olan C partisi ile D partisine milletvekiliği tahsis edilmez.
Bu halde milletvekili çıkaramayan C ve D partilerinin aldıkları oylar dikkate alınmadan, milletvekillik leri diğer A ve B partileri ile bağımsız aday arasında maddenin üçüncü fıkrasındaki esaslara göre paylaştı rılır.
Örnekte C ve D partilerinin maruz kaldıkları bu baraja da «Seçim çevresi barajı» denilebilir. Bunun amacı sırf mahallî nitelik taşıyan ulusal plana yükselememiş partilere engel olmaktır.
Siyasî partiler ile bağımsız adayların çıkaracakları milletvekili sayısını tespit etmek üzere, bunların adları alt alta yazılır, hizalarına da aldıkları oylar yazılır. Bundan sonra siyasî partilere ait oy sayıları önce bire, 1 sonra ikiye, üçe ila ... bölünür ve alt alta yazılır. Bu bölme milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar devam eder. O seçim çevresi 5 milletvekili çıkaracak ise 5'e kadar bölme işlemi devam eder.
PARTİLER A B C D Önce bire bölme (Aldıkları oy) 270 000 230 000 150 000 76 000 Sonra ikiye bölme 135 000 115 000 75 000 38 000 Sonra üçe bölme 90 000 76 666 50 000 25 333 Sonra dörde bölme 67 500 57 500 37 500 19 000 Sonra beşe bölme 54 000 46 000 30 000 15 000 Bu bölmeden elde olunan sonuçlar parti iarkı gözetmeksizin alta alta yazılır. Ancak hemen işaret edelim ki, geçerli oy adedi 726 000, çıkacak 5 milletvekiline bölününce 145 250 rakamını tutturamayan D partisine mil letvekili tahsis olunamayacağından, onun aldığı oylar hesaba katılmaz.
— «Siyasî parti adaylarından seçilenlerin tespiti» tasarıya göre şu şekilde olacaktır. 28 inci maddeye göre bir partinin milletvekili adaylarının aldıkları oyların listesi yapılır, en yüksek oyu almış olan lar milletvekili olurlar. Bu maddenin karşılığı 306 sayılı Kanunun 33 üncü maddesidir.
— Tasarının bu maddesi «Milletvekilliğine seçilenlerin Yüksek Seçim Kuruluna bildirilmesi ve tutanakların verilmesi» ile ilgilidir, 306 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinden aynen alınmıştır.
— «Seçim sonuçlarının Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayınlanması» ile ilgili bu mad de 306 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinden aynen alınmıştır. Madde açıktır.
Tasarı/teklif madde 34
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— «Seçimlerin belgelerinin sağlanması» ile ilgîl'i Tasarının 34 üncü maddesi, 306 sayılı Kanu nun 37 nci maddesinden aynen alınmıştır.
— «Seçimin veya Tutanağın iptali» ile ilgili bu madde 306 sayılı Kanunun 38 inci madde- * sinden alınmıştır. Madde açıktır.
Maıdde 36. — «Özel hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak kanun» olarak madde 298 sayılı Seçim lerin Temd Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunu göstermektedir. Esasen yer yer Tasarı maddderiride de iki kanun arasın'daki irtibat gösterilmiştir.
Tasarı/teklif ek madde 1
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— 298 sayılı Kanunda bulunan «Cumhuriyet Senatosuna ilişkin hükümler», Cumhuriyet Se natosu kalktığından maddeler metinlerinden çıkarılmıştır.
Tasarı/teklif ek madde 2
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— 298 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 3 üncü bendine oy kullanamayacaklar arasına ceza ve tütükevleriride bulunanlar eklenmiştir.
Tasarı/teklif ek madde 3
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— 298 sayılı Kanunun 4 üncü bendi ilk kongreler île ilgilidir.
Tasarı/teklif ek madde 4
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— Propaganda süresi ile ilgili 298 sayılı Kanunun 52 ncl maddesinin değişikliğine ilişkin dir.
Tasarı/teklif ek madde 5
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— 298 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlan mıştır.
Tasarı/teklif geçici madde 1
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— Siyasî partilerin radyo ve televizyondan ilk genel seçimlere kadar eşit yararlanaca ğını düzenlemektedir. '
Tasarı/teklif geçici madde 2
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı
— îl'k genel seçimlere kadar siyasî partilerin ilçe seç'im kurullarınca birer asıl birer ye dek üye vermderi düzenlenmiştir.
Yine işaret etmek gerekir ki, «Bir il kendi içinde birden fazla seçim çevresine bölünürken ilçelerin mülkî bütünlüğü korunur» şeklinde ifade edilen altıncı fıkra, bir taraftan yukarıda açıklandığı üzere bir ilçenin nü fusunun 8 veya 9 milletvekili çıkarmaya müsait olması durumunda, bu ilçelerin birden fazla seçim çevresine ayrılmayacağını göstermektedir, diğer taraftan da bir il içindeki seçim çevrelerini tespit ederken bunlardan herbirinde 7 milletvekilliği bulunsun diye, bir ilçe kısmen 1 sayılı seçim çevresine, kısmen 2 sayılı seçim çev resine bağlanamaz. Bu durumda belki seçim çevreleri 6 + 6+6 + 6+6 + 6 + 5 = 41 şeklinde 7 seçim çevresi ne ayrılmış olmayabilir, gerçekten tasarı bir seçim çevresinde 9 + 8 + 7 + 5 + 7+5 = 41 şeklinde olabilir.
Yer alacak ilçelerin tespit edilmesinde mesafe durumunun, ulaşım ve haberleşme imkânlarının göz önünde bulundurulması gereğine işaret etmektedir.
Bir ilde birden fazla seçim çevresinin bulunması, mevzuatımıza ilk defa girmekte olduğundan seçim so nuçlarının il seçim kurullarında birleştirilmesini düzenleyen 28 inci maddede dolaylı olarak ifadesini bulduğu gibi, il içindeki seçim çevrelerinin varlığına rağmen, il seçim kurulunun yetkilerinde bir azalma olmadığına dikkat çekmek gerekmektedir.
Bir ilde birden fazla seçim çevresi bulunmasının 298 sayılı «Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun» bakımından sonuçları da o kanunda yapılacak değişiklikle bu sisteme uydurul mak gereklidir.
Seçim çevrelerinin maddedeki ilkelere göre tespiti ve ilanı Yüksek Seçim Kurulu tarafından yapılacaktır.
Partilerin her seçim çevresinde iki katı aday göstermeleri, seçmenlerin çeşitli partilere mensup olan aday lar arasından da seçim yapabilmelerini düzenleyen Tasarının 23 üncü maddesi ile birlikte, seçmenin bir ta raftan bir parti diğer taraftan çeşitli partiler karşısında partilerin seçimi ile bağlılığını asgariye indirmeye matuf daha geniş bir tedbiri aksettirmektedir.
Böylece bir taraftan bir parti, iki katı aday göstererek daha geniş sayıdaki adaylarını seçmenlerin beğenisi ne sunmakta, diğer taraftan da daha önce gerçekleştiği gibi önseçim yapılmakla seçimlerin sonuçlanması gibi bir durumun ortaya çıkması engellenmektedir. Bu sistemde seçmen bir partinin bütün adaylarına işaret ko yarak oy verebilecek, bu şekilde en alt sırada olan adayın da seçilebilmesi şansı mevcut olacaktır.
Böyle bir sistemin benimsenmesi, evvelce olduğu gibi önseçim sıralamasında altlarda yer alan adayların partilerine dargınlıkları, seçim mücadelesinden çekilmeleri gibi sakıncalar da büyük ölçüde önlenmiş olacak tır.
Evvelki sistemin önseçimler hakkında, açıklanmış olan tenkitler aday sayısının iki kat olarak tespit edil mesiyle konusuz kalacaktır. Çünkü artık, birtakım aday adaylarının aralarında yaptıkları anlaşmalarla önseçimi amacından saptırmaları için duyacakları hırs azalacaktır ve siyasî partiler bu şekilde yapılacak anlaşmala rın niteliksiz adayları listelerine sokma ihtimaline karşı mücadele etmek gereğini, hatta zorunluluğunu duya caklardır.
Meseleye bir de partiler açısından bakalım. Seçmen, bütün partilerin tüm adaylarına oy verebileceğinden, 4 partinin seçime katıldığı bir seçim çevresinde 7 milletvekili seçilecek ise, toplam 56 aday arasından bir seçim yapabilecektir. Partiler bu ölçüde geniş bir seçenekler tablosu karşısında karar verecek olan seçmenin beğenisini kazanacak adayların listelere girmelerinde yarar umacaklardır. Bu ise bir taraftan siyasî kad roların niteliklerinin artmasına, diğer taraftan niteliyi insanların aday adaylığı için başvurularının özendiril mesine hizmet edecektir.
Bentte yer alan, paketin hangi sandık kuruluna verildiğine dair hüküm, oy pusulalarının sandıktan san dığa dolaşmasını da engellemek suretiyle yukarıda açıklanan gerekçeler ve faydalar sağlanmak istenmiştir.
Oy verme günü sandık kurulu bütün oy pusulalarını 'sandık kurulu mühürü ile mühürleyecektir. Seçmene, bu oy pusulalarından işaretsiz bir adedi, sandık kurulunca verilecektir. Böylece, son ana kadar oy pusulaları seçim yönetim ve denetimi kendisine Anayasa ile tevdi edilen yargının ve sandık kurulunun dikkatine ve gö zetimine tevdi olunmuştur.
Bu hükümler oy pusulaları hakkında alman tedbirlerin nihaî safhasını oluşturmaktadır.
İşaretsiz birleşik oy pusulasını ve «Bvet» yazılı mühürü alan seçmen kapalı oy verme yerinde oyunu kul lanır. Oy verme, ayrıntılı olarak 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Ka nunun 8'6 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
23 üncü maddenin 5 İnci bendi seçmenin birleşik oy pusulasını nasıl kullanabileceğini göstermektedir.
Bent hükmü seçmenin ya bir partiye ait sütundaki boş daireye «Bvet» mühürü basabileceğini veya mü hür basmakla birlikte mühiür bastığı parti adaylarından seçmen istedlilklerînin hizasına (X) çarpı konulmasını ilk iki ihtimal olarak düzenlemiştir. Birleşik oy pusulası kabul edilen sistemde seçmenin sadece mühür basa rak oyunu kullanabilmesi büyük bir kolaylıktır. Partinin yaptığı önseçime ıgüven duyan seçmenin iradesini global açıklamasına fırsat verir. Okur - yazar olmayanların bulunduğu ülkeler için de pratiktir. Bununla be raber hem mühür basmak hem sıra dışından adaylar işaretlemek mümkündür.
Üçüncü ihtimal, seçmenin mühür kullanmadan çeşitli siyasî partilere ait adaylardan ve bağımsız aday lardan, seçmeyi istediklerinin adları hizasına (X) çarpı işareti koyarak oyunu kullanmasıdır. Seçmen oyunu çeşitli eğilimlere ve partilere mensup adaylar arasında oyunu parçalamak isterse buna engel olunmamalıdır.
Nasıl seçmen, oyunu bir partinin bütün adayları arasında paylaştırabiliyorsa, yahut başka deyimle oyunu bir partide temerküz etttirebiliyorsa, kabul edilen sistemde, çeşitli partilerin adayları ile bağımsız adaylar arasın da da paylaştıralbilecektir. Bu oylama biçiminin «Siyasî partilerin demokratik siyasî hayatının vazgeçilmez unsurları olması» ile çelişen bir yönü bulunmamaktadır, Seçmen oyunu bir siyasî parti sütununa sadece mühür basarak kullanmışsa, o partinin adaylarına baştan itibaren ve sırası ile 'birer oy vermiş sayılır.
Seçmen, oyunu sadece bağımsız aday iç'in kullanacak ise mühürü ona ait fboş daireye basar ve ona bir tek oy vermiş olur.
Seçmen hem bir partinin sütununa mühür basar hem de o parti adaylarının hizasına (X) çarpı işareti koyacak ise, bu takdirde, hizasına (X) çarpı işareti koyduğu adaylara birer oy vermiş sayılır. Bu yolu seçen seç menin koyacağı (X) çarpı işaretlerinin sayısı, o seçim çevresinden çıkabilecek milletvekili sayısından az olma malıdır veya Ibu sayıyı aşmamalıdır. Aşarsa, bilfarz, 6 milletvekili çıkaran bir seçim çevresinde, seçmen 6 değil de 4 veya 9 (X) çarpı işareti koyarsa, seçmenin bu işaretleri dikkate alınmaz, bu 'takdirde sadece mühür koymuş sayılarak, o partinin adaylarına baştan itibaren ve sırası ile birer oy vermiş sayılır.
Seçmenin, 6 milletvekili çıkaracak bir seçim çevresinde 9 (X) çarpı işareti koyması hailinde bu 9 adaydan hangi 6 sini seçtiği belli olmadığından, 4 adayın hizasına (X) çarpı işareti koyması halinde ise adaylar ara sında kabul edilmez seçim mücadelesine yer vermemek için iki müeyyide uygulanabilirdi. Bunlardan ilki oy pusulasını geçersiz saymak, diğeri ise seçmenin koyduğu (X) çarpı işaretlerini dikkate almadan, onun sütunu na «Evet» mühürlünü bastığı partinin adaylarına baştan itibaren ve sırası ile birer oy vermiş olduğunu farzetmektir. Tasarı oyunu kullanmak üzere sandık başına gelmiş, gerekli bütün işlemler tamamlanmış, oy pusu lasını mühüriemiş bir seçmenin oyunu iptal yolunu seçmemiş, oy kullanma iradesi yararına çözümü benimse yerek, oy kurtarmak üzere, geçerli saymıştır.
Seçmenin aday sayısından az veya çok (X) çarpı işareti koyduğu halde oyu geçerli sayılırsa, oyunu han gi yönde kullanmış olduğu, ancak bir kanunî karine île çözülebilir, Seçmen fazla işaret koymuşsa, 6 milletvekili çıkaracak bir seçim çevresinde 9 (X) çarpı işareti koymuşsa iki yoldan biri seçilebilir '(oyu geçerli saydığımıza göre) :
'Birincisi baştan ilk 6 (X) çarpı işareti dikkate alınır. 7, 8 ve 9 uncu sıradaki <X) çarpı işaretler yok farzedilin İkincisi seçmenin koyduğu (X) çarpı işaretlerinin tümü yok farzedilerek bir kanunî karine olarak, seçme nin o partinin adaylarına baştan ve sıra ile birer oy verdiği kabul edilir.
Tasarı, bu iki yoldan ikincisini tercih etmiştir. Böylece partinin yapmış olduğu sıralamaya kanunî bir prim tanınmak istenmiştir.
Seçmen, 6 milletvekili çıkaracak bir seçim çevresinde 4 işaret koymuşsa yine iki yoldan biri seçilebilir (oyu geçerli saydığımıza göre) :
'Birincisi, seçmenin hizasını işaretlemiş bulunduğu 4 aday dışında kalan o partinin adaylarından en baştan itibaren ilk iki tanesine oy verdiği kabul edilebilir.
'İkincisi, seçmenin koyduğu (X) çarpı işaretlerinin tümü yok farzedilerek, bir kanunî karine olarak, seç menin o partinin adaylarına baştan ve sıra ile birer oy verdiği 'kabul edilir.
Tasarı, bu iki yoldan 'ikincisini tercih ederek partinin yapmış olduğu sıralamaya prim tanımıştır.
Seçmen ister o seçim çevresinde çıkacak milletvekilisayısından fazla, ister az sayıda aday için (X) çar pı işareti koymuş olsun, böylece bu iki durum aynı hukukî rejime bağlanmıştır. Seçmenin işaretleri yok sayıl makta, seçmenin partinin yaptığı sıralama içinde baştan ve sıra ile birer oy vermiş olduğu kabul ve farz olunmaktadu\ Seçmen oy pusulasına mühür basmamakla beraber bir partinin adaylarına, o seçim çevresinin çıkaraca ğı milletvekili sayısında işaret koyarsa, bu işaretler geçerli olacak, hizasına (X) çarpı işareti konulan adaylar birer oy almış olurlar.
Seçmen oy pusulasına mühür basmamakla birlikte bir partinin adaylarına o seçim çevresinin çıkaracağı sayıdan az veya elok (X) çarpı işareti koyarsa, oy pusulası geçersiz olur.
Seçmen, o seçim çevresinde çıkacak milletvekili sayısı ile bağlı kalmak koşulu ile, birleşik oy pusulasında yer alan siyasî parti adayları ile bağımsız adaylara (X) çarpı işareti koyarak oyunu kullanabilir.
Çıkacak milletvekili sayısından az veya çok sayıda aday için (X) çarpı işareti kullanılırsa oy pusulası geçersiz sayılır.
6 ncı 'bendi kullanılmayan oy pusulalarının dökümünü ve tutanağa geçirilmesini düzenlerken, dolaylı ola rak denetim hükümleri ihtiva etmektedir. Tutanakta kullanılan ve kullanılmayan oy pusulaları toplamı, pa ketten çıkan oy pusulası adedine eşit olmalıdır.
Maddenin 7 nci bendi oy verme yerinde ve sandık alanında siyasî parti adaylarının liste halinde ilanı ile seçim tutanaklarının Yüksek Seçim Kurulunca hazırlanmasını düzenlemiştir.
1. 270 000 (A) 2. 230 000 (B) 3. 150 000 (Q 4. 135 000 (A) 5. 115 000 (B) 6. 95 000 7. 76 666 8. 75 000 Bu seçim çevresinden 5 milletvekili çıkacağından ilk beş sırada yer alan partiler milletvekili çıkaracaklar dır. Buna göre :
t A Partisi 2 milletvekili B Partisi 2 milletvekili C Partisi 1 milletvekili çıkaracaklardır.
Tabiî üç partinin ulusal planda yüzde onluk barajı aştığı farzolunmaktadır.