Türk Millî Eğitiminin amaçlarının gerçekleştirilme sinde sorumluluk Devlete verilmiştir. Türkiyede eğitim ve öğretim hizmetlerinde devletin bu ödevini Millî Eğitim Bakanlığı aracılığıyla yerine getirmesi esas alın mıştır.
Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak, millî birlik ve bütünlük içinde sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmayı hızlandırmak ve Türk milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı ve seçkin ortağı yapacak yurttaşlar yüceliğine erdirmek, ancak eğitime gereken önemin verilmesi ile mümkün olabilir.
Büyük Önder Atatürk; Türkiyenin kalkınma ve ilerlemesine giden tek yolu eğitimde görerek her yaş ve düzeydeki vatandaşın eğitimine büyük önem vermiştir.;
Bu görevin yerine getirilmesinde en büyük ağırlığı Millî Eğitim Bakanlığı üstlenmiştir.
Eğitimin yasalarda belirtilen amaçlara ulaşabilmesi için öncelikle yeterli fizikî kapasitenin sağlanması ge reklidir. Bunun yanısıra eğitim kurumlarında iyi yetişmiş öğretmenler, eğitim teknolojisinin gerektirdiği nite likte ders araç ve gereçleri, laboratuvar, atölye ve işlikler ile spor tesisleri ve kütüphaneler gibi eğitimin niteliğini ve kalitesini yükseltici unsurlara ihtiyaç vardır.
Ülkemizde eğitim hizmetlerinin istenilen düzeye ulaştırıldığı ve yaygınlaştığı söylenemez.
Bunun temel nedenlerinden birisi de ülkemizdeki hızlı nüfus artışıdır.
Ülkemizde her yıl ortalama 1 milyon nüfus artışı olmakta ve her öğretim yılı ilkokullarımıza yeni kayıt için yaklaşık 1 milyon çocuk başvurmaktadır.
Bu çocuklarımıza eğitim imkânlarının sağlanması için her yıl 2 500 dersliğe ihtiyaç duyulmaktadır. Bir ilkokul derslik yapımının 1982 birim maliyeti 3 600 000 TL. olduğuna göre yalnız derslik yapımı için 9 milyar liraya ihtiyaç olduğu ortaya çıkmaktadır.
Eğitimin her kademesinde Kalkınma Planında öngörülen okullaşma oranları hedeflerine ulaşamamıştır.
Okullaşma oranı ilköğretimde % 89,9, ortaöğretimde ise % 24,8'dir. Ülkemizde, eğitimin nitelik ve niceliğini yükseltmek için gerekli çalışmalarda büyük güç lüklerle karşılaşıldığı ve bu alana yapılan harcama ve yatırımların Devlet Bütçesi ile yürütülmesinin güçlüğü ortadadır.
Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin genel bütçe içerisindeki yeri 1981 yılında % 9,55, 1982 yılında % 10,17 civarındadır. Ödenek yetersizliğinin yanısıra Bakanlık Bütçesinin önemli bir bölümü zorunlu cari harcama lar için kullanıldığından transfer ve özellikle yatırım harcamaları çok düşük düzeyde kalmaktadır.
1981 yılında cari harcamalar oranı % 81 iken, yatırım harcatmaları % 15, 1982'de cari harcamalar '% 84'e ulaşırken yatırım harcamaları % 14.10'da kalmıştır.
Bu hususlar Millî Eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde yeni kaynaklar bulmak zorunluluğunu ve gereğini ortaya çıkarmıştır.
Yardımsever halkımızın ve kuruluşlarımızın eğitim hizmetlerine katkılarım sağlamak, yaptıkları yardım ları kanalize etmek kaçınılmaz olmuştur. Bu amaçla Millî Eğitim Bakanlığı Vakfı kurulmuş olup, Vakıf Millî Eğitim Bakanlığına bağlı her tür ve derecedeki eğitim kurumlarında eğitim ve öğretimin istenilen nite liğe ve niceliğe ulaşması için maddî ve manevî katkıda bulunmak ve bu gaye ile yeni kaynaklar sağlamakla görevli kılınmıştır.
Yeni kaynaklar sağlamada ülkemizin çıkarları ön planda tutulmaktadır. Okul karneleri de eğitim hizmet lerine katkıda yeni bir kaynak olarak görülmüştür.
Okul karneleri bugüne kadar çeşitli kuruluşlarca basılmış ve satılmıştır. Konu genelde Millî Eğitim Ba-- kanlığının sorumluluğundadır.
Değişik şekil ve kalitede karnelerin basımı, satış fiyatlarındaki farklılık ve tercihlerdeki farklılıklar bu alanda bir kargaşalığa yol açtığı gibi, zaman'içerisinde Millî Eğitim Bakanlığım ve özellikle okul yönetimle rini de olumsuz etkiler altında bırakmıştır.
Millî Eğitim Bakanlığınca hazırlanan bu Kanun taslağıyla; okul karnelerinin basımı, dağıtımı ve satılma sını tek elde toplayarak, bu konuda da bir sistem bütünlüğünü sağlayıp, bu hizmeti vakfa devredebilmek yoluyla da eğitim hizmetleri için yeni kaynaklar yaratmayı amaçlamaktadır.
Okul karneleriyle sağlanacak gelirin sadece eğitimde yeni fizikî kapasiteler yaratılması için kullanılması düşünüldüğünden karnelerin satışından elde edilecek gelir ile okul yapımına küçümsenmeyecek bir düzeyde katkı sağlanacaktır.
Bu amaçla hazırlanan «Okul Karnelerinin Tekeli Hakkında Kanun Taslağı» yasalaştırıldığı takdirde, hem Devlet bütçesine dolaylı katkı sağlanacak, hem de okul karnelerinin sistemli ve kontrollü bir şekilde basımı, dağıtımı ye satışı gerçekleştirilecektir.
OKUL KARNELERİNİN TEKELİ HAKKINDA KANUNUN MADDE GEREKÇELERİ