Ülkemiz; Dünya'da 'kendi kendini 'besleyen yedi ülkeden biridir. İhracat gelirinin % 50'sini tarımsal ürünlerden elde ettiği gibi, faal nüfusunun % 60'ı da tarım sektöründe çalışmaktadır.
Ülkemiz ekonomik kalkınmasını, tarım sektörü ve emek yoğun endüstrilerle, diğer ağır sanayi kollarına yatırım yaparak gerçekleştirmeyi programlamıştır. Ancak, sanayi sektöründe çalışanlar ile bunların eş ve bakmakla mükellef oldukları çocuklarının sosyal güvenlikleri çağdaş normlara uygun olarak sağlanmış el masına karşın, tarımda kendi nam ve hesabına çalışanlarla, kamu ve özel sektöre ait tarım ve orman işle rinde ücretle çalışanların sosyal güvenlikleri istenilen düzeyde ve etkinlikte değildir.
Anayasamızın 60'ıncı maddesi «Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, hu güvenliği sağlaya cak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.» hükmüne yer vermiştir. «Herkes» deyimi ile sadece memur, işçi ve çalışanların değil, tüm fertlerin sosyal güvenliği amaç edinilmiştir. Hükümet Programında da, «Sosyal hak ve hizmetler Devletin teminatı altında olacaktır. Ekonomik gelişmeye paralel olarak sosyal güvenlik sistemi geliştirilecektir. Çalışanlardan 'bugüne kadar Sosyal Sigorta kapsamına alınamayan grupların, özellikle tarım sektöründe çalışanların, sektörün özellikleri de dikkate alınmak suretiyle sosyal güvenlik şemsiyesi al tına alınması için gerekli çalışmalar yapılacaktır» hükmüne yer verilmiştir.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 3 üncü maddesinin 1 inci bendinin (A) ve ıflD) alt bentleri, 24.8.1977 tarihli, 16037 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2100 sayılı Kanunla değiştirilerek;
1; Orman işleriyle kamu veya özel sektöre ait tarım işlerinde ücretle çalışanlar ile, 2, Ev hizmetlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar, 506 sayılı Kanun kapsamına alınarak, 2100 sa yılı Kanunun 3 üncü maddesi gereğince, 24.11.1977 tarihinden itibaren sigortalı sayılmış bulunmaktadırlar.
Ancak, aradan geçen 6 yıl içinde sözkonusu değişiklikten istenilen sonuç elde edilememiştir. Sosyal Sigor talar Kurumunun 1982 yılı istatistik yıllığına göre bildirgesi alınan işyerleri, sigortalı sayıları, prim ödeme gün sayıları aşağıda gösterilmiştir.
1982 Yılı Eylül Ayında Bildirgesi Alınan İşyerleri, Sigortalı Sayıları, Prim Ödeme Gün Sayıları :
Prim ödeme işyeri Sigortalı gün tş kolları sayısı sayısı sayısı 1. Tarım ve hayvancılık 2 476 20 073 512 943 Kamu : 616 12 803 320 634 özel : 1 860 7 270 192 309 2. Ormancılık ve tomrukculuk 416 24 352 645 876 Kamu : 396 23 948 635 252 özel : 20 404 10 264 3. Balıkçılık 40 234 6 772 özel : 4 29 870 Kamu : 36 205 5 902 dir.
Yine Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan «1982 Yılı Türkiye İstatistik Yıllığı»na göre de, 1980 yılı sonu itibariyle iktisaden faal nüfusun iktisadî faaliyet kollan ve işteki durumuna göre dağılımı şöyledir.
Iktisaden Faal Nüfusun İktisadî Faaliyet Kolları vetşteki Durumuna Göre Dağılımı :
Kendi Ücretsiz hesabına aile İktisadî faaliyet kolları Toplam Ücretli İşveren çalışan işçisi Ziraat, ormancılık, avcılık ve balıkçılık 10 482 856 614 484 6 645 2 765 173 7 094 307'dir.
2 247 kişinin de hangi işlerde çalıştığı tespit edilememiştir.
Tarım ve orman işlerinde ücretle çalışan 614 484 kişiye karşın 44 659 kişinin sosyal güvenliğinin ancak te min olunabildiği, bu tarım işçilerinin de 36 985'nin Içamu sektöründe çalışanları kapsadığı görülmektedir.
2100 sayılı Kanunun uygulanmasından sonuçların alınamaması da;
1. Büyük ve orta kapasitede tarım işletmelerinin azlığı, küçük işletmelerde de üretimin aile fertleri ara sında ilkel metotlarla yapılması ve dışarıdan ücretle işçi çalıştırılmaması, 2. Sahiplerince kiraya ve ortağa verilen büyük ve orta kapasiteli arazilerin, kiracı ve ortak durumunda ki işverenlerinin tespitinin güçlüğü, 3. Tarım sektöründeki çalışma şartlarının bölgele re göre arz ettiği değişiklikler ve yıllık toplam çalışma sü releri ile her işverenin yanındaki çalışma sürelerinin azlığı ve kısalığı, 4. 506 sayılı Yasanın işverenlere yüklediği mükellefiyetleri tarım işverenlerinin büyük çoğunluğunun yapa bilecek durumda ve kültürel seviyede olmadığı, mahallen yaptırma imkânlarının da bulunmadığı, bu sebeple de kaçak işçi çalıştırmayı tercih etmelerinden, 5. Tarım alanlarının büyük çoğunluğunun kırsal kesimde ve dağınık olması, işçi çalıştırma süresinin kı salığı, işçi çalıştırma zamanının bölgesel olarak aynı zamana tesadüf etmesi, her işyerine işçi çalıştırdığı süre de ulaşım zorluğu gibi nedenlerden ötürü Sosyal Sigortalar Kurumunca etkin bir tespit ve kontrol yapılama ması, 6. Tarım işçilerinin okur - yazar olmamaları nedeniyle Sosyal Güvenlik bilincinden yoksun bulunmaları ve kaçak çalışmayı tercih etmeleri, 7. Kamuya ait orman işlerinin «vahidî fiyat» veya «götürü ücret (pazarlık usulü)» esasına göre yaptırıl ması nedeniyle işçilerle işveren arasındaki hukukî ilişki hizmet akdi mahiyetinde olmayıp istisna akdine da yandığından, bahse konu kimselerin sigortalı olamamalarından, ileri gelmektedir.
Tarım sektöründe çalışanların faal nüfusun % 60'ını teşkil etmesi ve sektörün özellikleri de dikkate alına rak, bu sektörde çalışanların Hükümet Programına uygun şekilde sosyal güvenliklerinin temin edilebilmesi için çalışmalar yapılmaktadır.
Örneğin, tarımda kendi nam ve hesabına çalışanların zorunlu olarak sigortalanması, kademeli olarak sosyal güvenliklerinin sağlanması ve sözkonusu Kanunun Bağ - Kur'ca uygulanması hususunda gerekli önçalışmalır tamamlanarak, yasa tasarısı Danışma Meclisi Başkanlığına sunulmuştur. Bu kesimde çalışanların büyük çoğun luğunun tarım işlerinde mevsimlik çalışan kişiler oldu ğu bilinmektedir. Bu değişiklik ile tarımda kendi nam ve hesabına çalışan, aynı zamanda mevsimlik tarım işçisi olan, küçük arazi sahiplerinin sosyal güvenliği te min edilmiş olacaktır.
Yukarıda açıklanan hususlar muvacehesinde tarımda çalışan diğer kişilerin Hükümet Programına uygun olarak bir an önce sosyal güvenceye kavuşmaları ve Anayasanın «Herkese sosyal güvenlik» hedefinin yeri ne getirilebilmesi için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2100 sayılı Kanunla değişik 3 üncü maddesi nin I inci bendinin (A) alt bendinin tarım ve orman işlerinde süreksiz olarak çalışanları kapsama alacak şe kilde yeniden düzenlenmesine ihtiyaç duyulmuştur.
Bu Yasa Tasarısıyla;
1. Kamuya ait tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle çalışanlarla, 2. özel sektöre ait tarım işlerinde ücretle ve sürekli çalışanların, 506 sayılı Kanun hükümlerine tabi tutulmaları, buna karşılık;
1. Kamuya ait orman işlerinde «vahidî fiyat» veya «götürü ücret (pazarlık usulü)» ile çalışanlarla;
2. özel sektöre ait tarım işyerlerinde ücretle ve süreksiz çalışanların, isteğe bağlı sigortalı olarak, 506 sayılı Yasada belirlenen kısa ve uzun vadeli Sosyal Sigorta yardımla rından bu Yasa Tasarısında belirtilen şartlarla Sosyal Güvenliklerinin sağlanması amaçlanmıştır.
Bu yasayla öngörülen isteğe bağlı sigortalılık :
1. İhtiyarî olacaktır.
2. Prim oranı % 33,5 olup, bu primin % 20'si sigortahlarca ödenecek, % 13,5'u Devlet katkısı olacaktır.
3. İsteğe bağlı sigortaya devam için müracaatta bulunan tarım işçisi, müracaat tarihini takip eden yılbaşın dan itibaren 1 yıl sigortalı sayılacak ve o yıl ayda 15„ yılda toplam 180 gün prim ödemeyi kabul etmiş ola caktır. Bu sürenin sonunda isteğe bağlı sigortaya devam dan vazgeçilebilecektir. Bu surede sadece kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak kısa süreli çalış maya başlamaları halinde, çalışılan süre isteğe bağlı sigortalı süresinden sayılmayacak ve fakat o işten ayrı lanın ayı takip eden aybaşından itibaren, isteğe bağlı sigorta kendiliğinden işlemeye başlayacaktır.
4. Her sigortalı, isteğe bağlı sigortaya devam ettiği yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar, o yıla ait si gorta pulu yapıştırılmış sosyal güvenlik kartını ilgili Kurum ünitelerine vermeye veya postayla göndermeye ve isteğe bağlı sigortaya devam etmeyecekse bu hususu Kuruma bildirmeye mecbur tutulmuştur.
5. Kurumun bu Kanuna göre alacağı prime esas günlük kazançlar 506 sayılı Kanundaki gösterge tab losunun en düşük göstergesinin katsayı ile çarpının 30'da biridir.
6. Tarımda süreksiz olarak çalışanların sosyal, ekonomik ve kültürel durumları dikkate alınarak sigorta, primine % 13,5 oranında Devlet katkısı sağlanmak suretiyle bu Yasayla getirilen temel hakların bu sigorta lılara da verilmesi düşünülmüştür.