Tasarı/teklif madde 1
→ yürürlükteki madde 1— Bu maddeyle Kanunun amacı açıklanmaktadır.
BİRİNCİ BÖLÜM İhracatın Teşviki
Kaynak: TBMM S. Sayısı 523 · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Bu Kanun ile sermaye piyasasının teşviki, sermayenin tabana yayılması ihracatın geliştirilmesi ve güç du rumda bulunan anonim şirketlerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Bu hedefler doğrultusunda :
1. Ülkemiz ödemeler dengesinde en önemli kalem olan ihracatın dengeli ve sağlıklı bir şekilde gelişti rilmesi: Türk ihracatçılarının uluslararası ticarette paylarının artırılması girişimlerinde gerekli desteğin sağ lanması: Türk mallarının rekabet gücünün artırılması ve bunların yanında bugüne kadar genellikle kendi imkânlarıyla uluslararası ihaleleri başarıyla tamamlayan Türk müteahhitlerine yeni im'kân ve güvenceler sağlayarak yeni bir atılım gücü verebilmek amacıyla uzunca bir süreden beri. ihtiyacı hissedilen finansör ve garantör kuruluş bu Kanunla faaliyete başlamış olacaktır.
Belirtilen amacın süratle gerçekleştirilebilmesi için Devlet Yatırım Bankasında varolan bankacılık tecrübe ve birikimlerinden de yararlanılarak, adı geçen Banka yeniden organize edilecektir.
Bankanın etkin ve aktif çalıştırılması amacıyla gerekli düzenlemeler Bakanlar Kurulunca yapılacaktır.
2. İşletme organizasyonu zaafı veya finansman yetersizliği bulunan anonim şirketlerin, yeniden ekonomi mize kazandırılmaları amaçlanmaktadır. Bu amaçla yapılan düzenlemede tarafların karşılıklı anlaşmalarıyla _ 2 — yeni bir sermaye ve yönetim kompozisyonu oluşturmalarına özen gösterilmiştir. Böylece, bankalar ile anonim şirketlerin aralarındaki borç ve alacak problemlerinin ekonomide muhtemel tıkanıklıkları önleyecek şekilde süratle çözülmesi öngörülmjüştür.
Geçmişte finansmanını geniş ölçüde yabancı kaynaklara dayandırmış olan çoğu şirketler yükselen faiz had leri ve artan özkaynak açıkları sonucu kâra geçememişler, otofinansman yaratamamışlar ve borç ödeme gücü kazanamamışlardır. Bu şirketler temettü dağıtamadıklarından, mevcut ortakların alakasını kaybetmişler, sermaye piyasasının gelişmesini olumsuz yönde etkilemişlerdir. Sonuçta büyük kuruluşlar Devlete ve banka lara. olan borçlarını ödeyemez duruma düşmüşlerdir. Büyüyen bu borçlar ödenemez haldeyken, bankacılık sektörü yanında devlet hazinesinin de zarar göreceği muhakkaktır. Bu şirketlerin millî ekonomimiz üzerin deki yükünü kaldırıp ekonomiye faydalı hale getirmek üzere hazırlanan bu Tasarıyla, ekonomik tıkanıkların giderilmesi ve bu kuruluşların yeni bir yönetimle ekonomiye kazandırılmaları amaçlanmıştır.
Alternatif yatırım tutarları trilyonları aşan şirketlerin alacaklı bankalara olan borçlarının sermayeye dö nüştürülmesi veya sermayeye dönüştürme ve borç ertelemenin birlikte yapılması yoluyla millî ekonomiye kazandırılmiaları ilâve istihdam ve gelir yaratacaktır.
Ayrıca, Kanunda öngörülen şartlarla amme borçlan ve Sosyal Sigortalar Kurumunun alacakları da erte lenebilecektir. Bu tasarıyla öngörülen tedbirler alınmadığı takdirde, Bankaların ve Devlet alacaklarının tahsili de mümkün görülmemektedir.
3. Getirilen vergi teşvikleriyle aile şirketlerinin halka açılmaları cazip hale getirilmekte ve böylece ser mayenin tabana yayılması teşvik edilmektedir.
— Bu maddeyle Kanunun amacı açıklanmaktadır.
BİRİNCİ BÖLÜM İhracatın Teşviki
— Bu maddeyle "Bakanlar Kuruluna, Devlet Yatınım Bankasını, mal ve hizmetlerin ithalat ve ih racatı İle yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin ve dış yatırımların kredilendirilmesi, finansmanı, sigorta ve garanti edilmesi konularında özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket şeklinde faaliyet göstermek üze re yeniden düzenleme 'hususunda görev verilmektedir.
— Bu maddeyle, Balkanlar Kurulunun Devlet Yatırım Bankasını yeniden düzenlerken başvuracağı kaynakların neler olduğu açıklanmakta ve bu kaynaklardan tahsis edilecek 'imkânları belirleme ve kullanımını yönlendirme hususlarında 'Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir.
'Madde 4. — Bu Kanunun 2 noi maddesinde verilen görevleri yerine getirmek üzere Bakanlar Kurulunca yeniden düzenlenecek olan 'Banka hakkında, bazı Kanunların veya 'belirli hükümlerinin uygulanmayacağı be lirtilmektedir. öngörülen hükümle, söz konusu Bankanın yeniden düzenlenmesinin süratle yapılabilmesi ve fonksiyonlarını daha etkin bir şekilde yerine getirmesi amaçlanmıştır.
ıtKttNO ©ÖLÜM Sermaye Şirketlerinin Sermaye Yapılarının Güçlendirilmesi
— Bu madde ile anonim şirketlerden alacağı olan bankaların, hu alacakları karşılığında bazı şartlarla bu şirketlere ortak olabilmeleri imkânı verilmiştir. Bugünkü hukukî mevzuat çerçevesinde kısa sü rede sonuçlandırılamayan borç -. alacak ilişkilerinin bir an önce sonuçlandırılması ve kurumların yeni bir ser maye ve yönetim organizasyonuna kavuşturularak ekonomik faaliyetlerinin kesintiye uğramaması hedeflen miştir.
Bu amaçla, finansman dar boğazında bulunan anonim şirketlerden alacağı olan banka veya (bankalar, Ha zine ve Dış Ticret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye ve Gümrük Bakanından oluşan Kurala, ala caklı oldukları anonim şirketin sermaye kompozisyonunun değişmesini sağlayacak bir teklif götürebileceklerdir. Bu teklifin öncelikle, anonim şirket sermayesinin bir kısmının alacaklı bankalara veya bu bankalarla birlikte üçüncü kişilere devrini bünyesine alması zorunlu tutulmuştur. Bankalar 'bu teklife, alacaklarının bir kısmının uzun vadeyle düşük faizle ertelenmesini veya kurulun uygun göreceği diğer herhangi bir rehabilitas yon tedbirini dahil edebileceklerdir.
Bankalar tarafından yukarıda belirtilen Kurula götürülecek teklifin, öncelikle borçlu anonim şirketin ge nel kurulunda görüşmek suretiyle onaylanması ve bu durumun alacaklı bankalar ile sermayeye iştirak ede cek üçüncü kişiler ve şirket arasında düzenlenecek bir protokola bağlanması şartı getirilmiştir. Böylece şirket ortaklarının genel arzusu dışına çılkıimaması sağlanmaktadır.
Bu suretle Kurula sunulan teklifin kabul edilmesi halinde, teklif derhal uygulamaya konulacak ve kanun la öngörülen teşvik tedbirlerinden yararlanılacaktır.
Borçlu anonim şirketin alacaklı bankalara ve bunlarla birlikte yeni sermayeye iştirak edecek üçüncü ki şilere vereceği yeni hisse senetlerinin karşılığı, banka alacağının tamamı veya ilgili 'kısmı ile sermayeye ko nabilecek nakdî değerlerden oluşacaktır. Üçüncü kişiler, yeni sermaye kompozisyonuna yalnızca nakit koy mak suretiyle katılabileceklerdir. Bankaların silinen alacak ötesinde yeni sermaye kompozisyonundan pay al mak istemeleri halinde de nakit koymaları zorunlu tutulmuştur. Böylece borçlu anonim şirketin bankalara olan borcu silinirken, sermaye yapısının nakit değerlerle güçlenmesi amaçlanmıştır.
Borçlu anonim şirketin silinen borcunun ve sermaye olarak konan nakdî deeğrlerin bir fon hesabında top lanması ve fon hesabında toplanan bu meblağın, Kurul kararının alındığı takvim yılının sonuna kadar şirket sermayesine eklenmesi şarttır. Ancak anonim şirketin en geç bu dönemle ilgili kurumlar vergisi 'beyannamesi-.
ni vergi dairesine verinceye kadar, sermaye artırım talebini Sanayi ve Ticaret Bakanlığına iletmesi, madde nin aradığı şartın yerine getirilmesi açısından yeterli kabul edilecektir. Bu süreden sonra başvuruda bulu nulsa dahi, fon hesabında toplanan meblağın maddenin aradığı şekilde sermayeye eklendiği kabul edilme yecektir.
Diğer taraftan, kurumların yeni bir sermaye ve yönetim organizasyonuna kavuşturulması amacıyla, şirket sermayesinin en az % 51'lik kısmının alacaklı bankalara ve bankalarla birlikte sermayeye katılacak üçüncü kişilere verilmesi zorunlu tutulmaktadır. Böylece, finansman dar boğazına giren anonim şirketlerde yöne timin yeni grupların eline geçmesi ve ekonomik faaliyetlere daha etkin katılması amaçlanmaktadır. Bunun yanısıra, sermaye kompozisyonu değiştirilen anonim şirket hisse senetlerinin, en geç iki yıl içinde % 80'inin nama yazılı hale getirilmesi ve borsaya kote ettirilmesi zorunlu tutulmuştur. Bu suretle, sermaye piyasasının geliştirilmesine katkıda bulunma amacı güdülmüştür, Maddede ayrıca, bankaların ve bankalarla birlikte borçlu şirketin sermaye kompozisyonuna dahil olan yeni ortakların anonim şirketlerden alacağı hisse senetlerinin bu banka veya kişilerce nasıl muhasebeleştirleceği ve kâr - zarar hesaplarına nasıl intikal ettirileceği hususlarına açıklık getirilmektedir.
öte yandan, bankaların anonim şirketlere ortak olmalarını kolaylaştırmak amacıyla, 3182 sayılı Bankalar Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması öngörülmdktedir.
— Bu maddeyle, bankalar tarafından bu Kanun hükümleri gereğince hisse senedi alınan şirket lerin amme borçlan ile Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçlarının 6183 sayılı Kanun ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu çerçevesinde beş yılı aşmamak üzere tecil faizi karşılığında ertelenebilmes'ine imkân veri lerek bu şirketlerin finansman açısından karşılaştıkları zorluklar kısmen giderilmektedir. Ayrıca Bakanlar Ku rulu, yeni tecil edilen bu borçlar için Maliye ve Gümrülc Bakanlığı tarafından belirlenen cari tecil faizinin yarısına kadar yeni bir faiz oram tespitine ve bu yeni tecil faizini uygulatmaya da yetlkili kılınmıştır, öngörü len maddeyle borçlu şirketlerin geçmiş yıllara ait amme borçlarını büyük bir finansman sıkıntısı çekmeden ve belli bir plan dahilinde ödemeleri amaçlanmıştır.
(Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye ve Gümrük Bakanından oluşan ku rul, Sosyal Sigortalar Kurumuna olan şirket borçlarını Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatındaki prosedür çer çevesinde erteleyebilecektir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi <S. Sayısı : 523) _ 4 —
— Bu maddeyle, 'bankaların 'bu Kanunun 5 inci maddesi uyarınca iktisap ettikleri iştirak payları ile bu Kanunun yürürlüğünden önce sahip oldukları iştirak paylarının halka arzı teşvik edilmektedir. Getirilen hükümle, 'bankaların hu Kanunun 5 inci maddesi gereğince İktisap ettikleri hisse senetlerini belli bir süre de Sermaye Piyasası Kuruluna bilgi vererek elden çıkarmaları zorunlu tutulmaktadır.
öte yandan, bu Kanunun yürürlüğünden önce bankaların sahip oldukları iştirak paylarının 'belli süre ve şartlarla halka arz etmelerinden elde edecekleri kazançlar da gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
Ancak, hu istisnadan yararlanıla'bilmesi için bankalarca iştirak edilen sermaye şirketinin iştirak paylarının, 1987 yılı sonuna kadar nama yazılı hale dönüştürülmesi ve borsaya kote edilerek 1998 yılı sonuna kadar hal ka satılması zorunludur. Bunun yanısıra bankaların, menkul kıymet ticareti amacıyla ellerinde 'bulundurduk ları iştirak paylarının satışının bu istisnadan yararlanmayacağı hususuna açıklık getirilmiştir. Getirilen bu hükümle, bankaların iktisap ettikleri iştirak paylarını 6 ay içinde elden çıkarmaları, o menkul kıymetin tica rî amaçla elde tutulduğunu göstermeye yeterli kabul edilmiştir.
Ayrıca, herhangi 'bir muvazaalı işleme yol açmamak *iç'in, bankaların ellerinde bulundurdukları veya bu Ka nun gereğince edindikleri söz konusu iştirak paylarını, banka ile sermaye ve yönetim ilişkisi olmayan üçüncü şâhıslara «atmaları da zorunlu tutulmuştur.
— Bu Kanunun 2 nci maddesindeki görevleri yerine getirmek üzere Devlet Yatırım Bankası nın yeniden düzenlenmesi, 5 inci madde çerçevesinde anonim şirketlerin sermaye kompozisyonlarının yeni den belirlenmesi ve 7 oi maddesine göre hisse senetlerinin halka arzı ve 'borsaya kote edilmesi ile ilgili olarak yapılan işlemlerin harçtan, düzenlenecek kâğıtların damga vergisinden istisna edilmesi bu maddeyle öngörül müştür. Ayrıca, 'bankaların yulkarıda belirtilen maddelerin uygulanması dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun aldıkları paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden de istisna edilecektir.
Böylece, sermayenin tabana yayılması vergi yoluyla teşvik edilmektedir.
—- Bu madde ile halkın hisse senedi, gelir ortaklığı senedi ve devlet iç 'borçlanma senetlerini edin mesi ve bu suretle sermayenin tabana yayılması hedeflenmiştir. Bilindiği üzere 332*0 sayılı 'Memurlar ve İşçi ler İle Bunların Emeklilerine Konut Edindirme Yardımı Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre, halen görevde bulunan memur ve işçilerin evlerinin bulunması halinde de bu kişilere konut edindirme yardımı yapılmaktadır. Eşlerden her ikisinin de yardıma müstehak olması halinde eşlerden her birine ayrı ayrı yardım yapmaya Bakanlar Kurulu yetkili bulunmaktadır. Evi olan ücretliler ile eşlerden 'birine yapılacak bu yardı mın, ücretlinin de isteği üzerine hisse senetleri, gelir ortaklığı senetleri ve Devlet iç 'borçlanma senetlerine yatırılması sağlanmakta, bu sayede dar gelirlilerin menkul kıymet edinerek gelirlerinin artırılması ve serma yenin tabana yayılması imkânı getirilmektedir.
— Bu maddeyle, kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesiyle elde edilen kaynaklardan Kamu Ortaklığı Fonuna ayrılan meblağlarla, ileri teknoloji getiren yatırımlara Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Idaresi Başkanlığının ortak olabilmesi sağlanmaktadır. Bov'ece, ileri teknolojiye yönelik yatırımların yapılması do layısıyla üretim ve istihdamın artırılması amaçlanmıştU"! ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Sermaye -Piyasasının Geliştirilmesiyle ilgili Diğer Kanunlarda Yapılan Değişiklikler
— Toplu Konut ve Kamu idaresi Başkanlığı, tasarrufların teşviki, kamu yatırımlarının hızlandı rılması ve konut sorununun çözümlenmesli amacıyla kurulmuş olup kâr amacı gütmemektedir. 'Bu nedenle bu kuruluşların vergilendirilmesi kuruluş amaçlarına uygun düşmeyeceğinden bu maddeyle anılan 'Başkanlık ile ida re ettiği fonların kurumlar vergisinden muaf tutulması öngörülmektedir.
öte yandan, 35 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle kurulan «Menkul Kıymetler Tanzim Fonu» tah vil piyasasını düzenlemek ve istikrarlı bir menkul kıymet oluşturmak amacıyla kurulmuştur. Fon, menkul kıy met alım satımını ticarî amaçlarla değil, menkul kıymet piyasasını tanzim amacıyla yapmaktadır. Kâr ama cı gütmeyen bu kuruluşun portföy işletmeciliğinden doğan kazançlarının vergilendirilmemes'i yoluyla Fonun güçlendirilmesi amaçlanmıştır.
— s —
— Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesine öklenen 17 numaraılı bent hükmüyle, Devlet Tahvili, Hazine bonoları ve gelir ortaklığı senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar kurumlar ver gisinden müstesna tutulmaktadır. Böylece Devlet tahvili ve Hazine 'bonoları «ile gelir ortaklığı senetlerinin ahırı satım konusu olması vergi yoluyla teşvik edilmektedir.
Kanunun aynı maddesine eklenen 'bir fıkrayla da Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 12 ve 17 numaralı bentleriyle 'kurumlar vergisinden istisna edilmiş 'bulunan kazançlar malî kâr - zarar hesabına in tikal ettirilmeyeceğinden, bu kazançların Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39 uncu maddesiyle ügilendirilmeyeceği ve hâsılattan indirilmeyeceği hususuna açıklık getirilmektedir.
— Bu madde ile kurumlar vergisi oranını belirleyen Kurumlar Vergisi Kanununun 25 inci mad desinin birinci ve ikinci fıkraları yeniden düzenlenmektedir.
Yapılan bu düzenlemeye göre, bir anonim şirketin-halka açık anonim şirket sayılabilmesi için, aşağıda ki şartların hepsinin bir arada bulunması gerekmektedir;
a) Hisse senetlerinin en az % 80*i nama yazılı olmalıdır,
b) 'Sermaye yapısı ortaklar pay defterinden tespit edilebilmelidir,
c) ödenmiş sermayenin en az % 25'i, herbirinin sermayedeki payları % l'in altında olan 200'den fazla gerçek veya tüzelkişilere ait bulunmalıdır.
Fıkra metninde yer alan «... ödenmiş sermayelerinin en az % 25%in, herbirinin sermayedeki payları '% l'in altında olan 200'den fazla gerçök veya tüzelkişilere ait 'bulunması...» ifadesiyle, halka açık anonim şirketlerde, anonim şirketin sermayesinin en az % 25'inin 200'den fazla gerçök ve tüzelkişi arasında dağılımı öngörülmekte; ancak, bu dağılımın kendi içinde büyük dengesizlikler yaratmaması için de, söz konusu 200'den fazla gerçök veya tüzelkişiden herbirinin sermayedeki paylarının, anonim şirketin, toplam sermayesinin % l'inin altında olması şartı getirilmektedir.
Buna göre, hisselerinin en az '% 25'ini halka arz etmiş şirketlerin kurumlar vergisi oranı % 40'a indirile cektir. (Sermayesinin halka açık kısmı en az '% 51'i geçen şirketlerin kurumlar vergisi oranı % 35'e; sermaye sinin halka açık kısmı en az % 80 olan şirketlerin kurumlar vergisi oranı ise •% 30'a indirilecektir.
'Bu suretle '% 46 olan kurumlar vergisi oranı kademdi olarak % 30'a kadar indirilebilecektir.
Yapılan bu değişiklikle, sermayenin tabana yayılması amaçlanmakta ve bu yolla sermaye piyasasının ge lişmesi teşvik edilmöktedir.
— Bu madde ile tam mükellef kurumların aktiflerine dahil gayrimenkul veya iştirak hisselerini satarak, 'bu satıştan doğan kazançlarını sermayelerine eklemeleri şartıyla, bu kazançların kurumlar vergisinden tümüyle istisna edilmesi öngörülmüş ve istisnadan yararlanma süresi 1989 yılı sonuna kadar uzatılmıştır.
îlk olarak 2970 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa getirilen bu değişiklik, olumlu sonuçlar ver miş ve işletmelerin bağlı değerlerinin nakte dönüşmesi yoluyla işletmelerin finansman sıkıntılarının giderilme si büyük ölçüde sağlanmıştır.
Öngörülen değişiklikle, halen yıllara göre azalan oranda devam ederek 1988 yılı- sonunda bitecök olan istis na hükmü 1989 yılı sonuna kadar uzatılmaktadır. Süre uzatımıyla birlikte, yıllara göre azalan oran esası da kaldırılmaktadır. Böylece, tam mükellef kurumların aktiflerine dahil gayrimenkul veya iştirak hisselerinin 31.12.1989 tarihine kadar satılması ve doğan kazancın sermayeye eklenmesi halinde, bu kazançların tümünün vergiden istisna edilmeleri sağlanmaktadır.
Bir kurumun bu istisnadan yararlanabilmesi için önceki uygulamalarda olduğu gibi, gayrimenkul veya işti rak hisselerinin nakit veya nakit sayılan (Devlet tahvili, Hazine 'bonosu gibi...) bir kıymet karşılığında satılmış olması gerekmektedir.
— Kurumlar Vergisi Kanununa öklenen geçici 15 inci maddeyle bankaların vadesi geldiği halde ödenmemiş olan alacakları karşılığında 'borçlu anonim şirketlerin sermayelerinden pay almaları veya yeni ser maye koymak suretiyle işletmeye taze para girmesi vergi yoluyla teşvik edilmektedir. Böylece. anonim şirketlerin ekonomiye katkılarının devam etmesi öngörülmüştür. Ayrıca madde metninde yer alan şaftlarla muhtemel muvazaalı işlemlerin yapılmasının önlenmesi amaçlanmakta ve anonim şirket yönetimine yeni ortakların ha kim olması sağlanmaktadır.
— Bu madde ile 213 sayılı Vergi Usul (Kanununun 3094 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle de ğişen geçici 11 inci maddesi geçici maddeler arasından çıkartılarak, değerlemelerle ilgili maddelerin sonuna mükerrer 298 inci madde olarak ilave edimiş ve bu maddenin 10 numaralı bendi yeniden düzenlenmişür.
Yeniden değerleme katsayısının o yılda ortaya çıkan Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksindeki ortalama fiyat artışından 10 puan indirildikten sonra tespit edilmesi, yeniden değerlemenin 'bu miktar eksik yapılması na, dolayısıyla gerçek durumu. yansıtmamasına neden olmakta idi.
İşletmelerin yapacakları yeniden değerleme ile gerçek durumu görebilmeleri ve fiyat artış oranının ı% 10'un altında olduğu yıllarda da yeniden değerlemenin yapılabilmesi amacıyla, fıkrada yer alan |% 10 (10 pu an) indirimle ilgili hüküm fıkra metninden çıkartılmıştır.
— Değişiklikle'Kamu İktisadî Teşebbüsü statüsünde olan bankalarla diğer bankaların genel mü dür ve yardımcıları bakımından aynı esaslar getirilmektedir.
— Bu Kanunun uygulamasına ilişkin olarak uygulamada çıkabilecek sorunların çözümü ama cıyla ilgili usul ve esasları belirlemeye Kururun yetkili olduğu maddede açıklanmaktadır.
— Bankalar ile anonim şirketler arasındaki borç - alacak ilişkisinin mevcut Kanunlar çerçe vesinde çözülmesi çok uzun zaman almakta ve bu durum ekonomide tıkanıklıklar yaratmaktadır, öngörülen değişiklikle Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanununun bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulan mayacağı hükme bağlanmaktadır. Bu hususda özellikle, banka alacaklarının sermayeye dönüştürülmesi ve hisse senetlerinin nama yazılı hale getirilip, borsaya kote edilmesinde Türk Ticaret Kanununun ve Sermaye Pi yasası Kanununun işlemin süratle yerine getirilmesine engel hükümlerinin dikkate alınmaması ve bu Kanu nun amir hükümlerine göre işlem yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca bu Kanunun 17 nci maddesi gereğince, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili usul ve esasları tespit etmeye, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı oldu ğu Bakan ile Maliye ve Gümrük Bakanından oluşan Kurul yetkili olduğundan, gerekli surat bu Kurul'ca te min edilebilecektir.
— Bu maddeyle Kanunun 5, 6, 8 ve 15 inci maddelerinin 31.12.1989 tarihinde yürürlük ten kalkacağı açıklanmaktadır.
— Bu Kanunun 13 üncü maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Yeniden düzenlenmesi öngörülen söz konusu fıkranın (a) bendi hükmüne dayanılarak Bakanlar Kurulunca yeniden belirlenecek vergi oranının, bu Kanunun 5 inci madde sine göre sermayesine iştirak edilen anonim şirketlerin 1,1.1987 tarihinden itibaren elde edecekleri kurum ka zançlarına da uygulanacağı bu maddeyle düzenlenmektedir.
Ancak sözkonusu indirimli nispet, 5 yıl süreyle uygulanacaktır.
— Yürürlük maddesidir.
— Yürütme maddesidir.
_ 7 — Plan ve Bütçe Komisyonu Rapora Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Plan ve Bütçe Komisyonu 30 . 1 . 1987 Esas No. : 1/817 Karar No. : 53 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından hazırlanan ye Bakanlar Kurulunca 23.12.1986 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan ve Başkanlıkça Komisyonumuza havale edilen «Sermaye Piyasa sının Teşviki, Sınaî Mülkiyetin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda De ğişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı» Komisyonumuzun 14, 22 ve 28 Ocak 1987 tarihlerinde yaptığı 86, 87 ve 88 inci birleşimlerinde ilgili Hükümet Temsilcilerinin de iştüraki ile görüşülüp incelendi.
Bilindiği gibi, ekonomik hayatta yer alan bazı şirketler geçmişte finansmanlarım geniş ölçüde yabancı, kay naklara dayandırmışlar ve zaman içerisinde yükselen faiz hadleri yanında özkaynaklarını da artıramamaları ne ticesinde kâra geçmedikleri gibi ötofinansman da yaratamamışlardır. Bunun neticesi olarak kendi ortakları arasında bile itibar göremeyen sözkonusu bu şirketler, sermaye piyasasını olumsuz yönde etkilemişler ve so nuçta Devlete ve bankalara olan borçlarım da ödeyemez hale gelmişlerdir. Tabii bu durumdan bankacılık sektörü yanında, Devlet hazinesinin de zarar görmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.
Ayrıca; ülkemizin ödemeler dengesinde büyük bir yer işgal eden ihracat konusuna gelince; halen kendi imkânları ile dış pazarlarda Türk mallarını satan ve kazandıkları uluslararası ihaleleri başarı ile tamamla yan Türk iş adamlarına yeni imkân ve güvenceler sağlayarak yeni bir atılım gücü vermek amacıyla, yabancı ülkelerde mevcut olan örnekleri gilbi, Devlet desteğinde sağlam, güvenilir bir finansör ve garantör kuruluşa da ihtiyaç duyulmaktaydı.
Tasarı ile, işte bu ihtiyaçlara cevap vermek, sermaye piyasasının geliştirilmesi yanında sermayenin geniş ta bana yayılmasını sağlamak ve güç durumda bulunan şirketleri, sermaye yapılarım kuvvetlendirmek suretiyle yeniden ekonomimize kazandırmaya yönelik tedbirlerin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Komisyonumuzda tasarının sosyal ağırlıklı olduğu, sermaye piyasasının sağlıklı bir yapıya kavuşturulma sı ve ileride kendi kendine işleyen bir müessese haline gelmesi için gerekli düzenlemeleri öngördüğü, zor duru ma düşen şirketlerin yeniden ülke ekonomisine kazandırılmasında büyük yarar olduğu ve dolayısıyla mev cut işçilerin açıkta kalmasını önleyerek az da olsa istihdam sorununun hallinde yardımcı olacağı, müteşebbis Türk iş adamlarının dış pazarlardaki girişimlerinin desteklenmesi amacıyla bir Davlet bankasının görevlendi rilmesi kararının yerinde olduğu zira böylelikle ülkemizin ödemeler dengesinde önemli bir yer işgal eden ihra catımızın olumlu yönde etkileneceği görüşleri yanında tasarının kanunlaşması halinde bankaların ana görev leri dışında sanayicilik görevini de üstlenmesinin bankaların yükünün artmasına ve üerMe zor duruma düş melerine yol açabileceği, görevlendirilen Devlet Yatırım Bankasının ana sermayesinin bir kısmının bütçeden karşılanmasına rağmen Sayıştay denetimine tabi olmamasının malhsurlu olacağı ve tasarınm bir yetki kanunu niteliğinde olduğu bu nedenle Anayasamızın 91 inci maddesine aykırı olduğu gibi görüşlerde ileri sürülmüştür.
Hükümet temsilcisi ise; hileli iflasların sözkonusu olamıyacağını aksine iflas etmek durumunda olan şir ketlerin yeniden ekonomiye kazandırılacağı, bankaların batık durumdaki kredilerinin geri dönmesine yardımcı olacağını, devletin vergi ve prim alacağının gecikerek de olsa tahsil etme imkânının olacağını, Devlet Yatırım Bankasının denetlenmesinin Yüksek Denetleme Kurulunca yapılacağını bu nedenle denetimsizliğin sözkonu su olamayacağım ayrıca, tasarının bir maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetkinin Anayasamızın 91 inci maddesi kapsamına girmediği inancında olduklarım, zira birçok kanunda kaynakların yönlendirilmesinin Ba kanlar Kurulu kararına bırakıldığı şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.
Yapılan bu görüşmelerden sonra tasarının Anayasanın 91 inci maddesine aykırı olduğu ve önce «Anayasa Komisyonu»nda görüşülmesi gerektiği şeklinde verilen önerge oylanarak reddedilmiştir. Daha sonra tasarı ve gerekçesi Komisyonumuzca benimsenerek maddelerine geçilmesi kararlaştırılmıştır.
Tasarının 1 inci maddesi aynen kabul edilmiş, Yetiki maddesi niteliğinde olması nedeniyle 2 nci maddenin de Anayasaya aykırı olduğu ve öncelikle Anayasa Komisyonunda görüşülmesine ilişkin önergenin oylanarak reddedilmesinden sonra 2 nci madde Ano nim Şirket haline getirilen Devlet Yatırım Bankasının üstlendiği görevler ve kuruluş şekline açıklık getire cek şekilde yeniden düzenlenmiş, 3 üncü madde de «.. fonlar.» ibaresinden sonra yer alan «Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası» iba resi, anılan Bankanın kuruluş Kanununun, yeni kurulacak bankaya reeskont, tahvil üzerine avans ve diğer yollardan gerekli kaynakları aktarmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle madde metninden çıkartılmış, bu madde ile Bakanlar Kuruluna yetki verilmesinin Anayasaya aykırı düşeceği şeklindeki önerge ise reddedilmiş, 4 üncü madde, aynen kabul edilmiş, 5 inci madde ileride karşılaşılabilecek olayların daha geniş bir görüş açısıyla kavranabilmesini sağlayacak yeni hükümlere ve alacaklı bankaların Anonim Şirketlerin sermayelerine iştiraklerini teşvik edid tedbirlere yer verecek şekilde yeniden düzenlenmiş, 6 nci maddenin başlığı madde metnine uygun şekle getirilmek ve yanlış anlamalara sebebiyet vermemesi amacıyla «Vergi ve Prim Borçlarının Ertelenmesi» şeklinde değiştirilmiş, 7 nci maddenin «b» bendinde «.. banka ile..» ibaresinden sonra, yer alan «doğrudan veya dolaylı yüzde birden fazla» ibaresi eklenmiş ayrıca kanunun uygulanması dolayısıyla kote edilecek hisse senetlerini çıka racak anonim şirketlerde kârlılık şartının aranmayacağı hükmünü içeren yeni bir «c» bendi eklenmiş.
8 inci madde kazancın tamamının süresinde ödenmiş sermayeye dönüştürülmemesi halinde tahsil edil mesi gereken vergi ve harçların, satıcıdan tahsil edilmesi, ancak bu tahsilatın ödenmiş sermayeye isabet eden vergi ve harçlar indirildikten sonra hesaplanması esası ile borçlu anonim şirket. sermayesine, alacaklarını sil mek suretiyle iştirak eden bankaların, tahakkuk etmemiş faiz alacaklarını da sermayeye dönüştürmelerine im kân sağlanmış ve bu faizlerin kurumlar vergisi ile gelir vergisi tevkifatı dışında bırakılması bjısusü yeniden düzenlenmiş, 9. 10, 11, 12 ve 13 üncü maddeler aynen kabul edilmiş, 14 üncü maddesi tam mükellef kurumların aktiflerine dahil gayrimenkul veya iştirak hisselerini satarak, bu satışlardan doğan kazançlarını sermayelerine eklemeleri şartıyla, bu kazançların 1989 yılı sonuna kadar Ku rumlar Vergisinden tümüyle istisna edilmesini öngörecek şekilde yeniden düzenlenmiş.
15, 16 ve 17 nci maddeler aynen kabul edilmiş, Tasarıya 3182 Sayılı Kanunun 50 nci maddesinin 6 nci fıkrasını değiştiren yeni bir madde eklenmesi şek lindeki önerge 17 nci madde ile yakın ilgisi görülerek tasarıya 18 inci madde olarak eklenmiş, 18 inci madde 19, 19 uncu madde de 20 nci madde olarak aynen kabul edilmiş, Geçici 1 inci madde, 5 inci maddede yapılan değişiklikle paralellik arz edecek şekilde yeniden düzenlenmiş, Geçici 2 nci madde, 5 inci maddeye göre sermayesine iştirak edilen Anonim Şirketlerin, iştirakin gerçek leştiği yıl başından 31.12.1991 tarihine kadar elde edecekleri kurum kazançlarının düşük oranda vergilendiril mesi konusuna açıklık getirecek şekilde yeniden düzenlenmiş, 20 nci madde 21 inci madde olarak ve 8 inci maddeye ilave edilen fıkra ile paralellik arz edecek şekilde yeniden düzenlenmiş,