— Bu madde ile Gelir Vergisi Kanununun 88 inci maddesinin sonuna gelmek üzere dört fıkra eklenmektedir.
Bilindiği gibi, tam mükellef gerçek ve tüzelkişiler gerek yurt içinde gerekse yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilmektedirler. Bugüne kadar mükellefler yurt dışı faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri Türkiye'de yıllık beyanname ile beyan etmekte ve bu gelirleri üzerinden hesaplanan verginin yurt dışında ödemiş oldukları vergilerinden fazla olması halinde, aradaki farka tekabül eden vergiyi Türkiye'de bağlı bulundukları vergi dairesine ödemektedirler.
öte yandan, tam mükelleflerin yurt dışı faaliyetlerinin zararlı olması halinde de bu zararları Türkiye'de elde etmiş oldukları diğer kazanç ve iratlarından mahsup etmeleri mümkün bulunmaktadır.
Türkiye'nin son yıllarda dışa açılması sonucu Türk müteşebbislerinin yurt dışı faaliyetleri artmış bulun maktadır. Yurt dışında faaliyet gösteren tam mükellefiyet esasında vergilendirilen mükelleflerin yurt dışı faa liyet sonuçlarının beyannamelerine gerçek tutarları üzerinden intikal ettirilip, ettirilmediğinin kontrolü amacıy la mükelleflerden faaliyet sonuçları ile ilgili olarak bazı belgelerin ibrazı istenilmektedir.
Zarar mahsubu ile ilgili 88 inci maddeye eklenen hükme göre mükellefler, faaliyette bulundukları ülke nin vergi kanunlarına göre beyan ettikleri vergi matrahlarını her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen denetim kuruluşlarına incelettirip rapora bağlatmaları ve bu raporun tercüme edilmiş bir örneğini Tür kiye'deki ilgili vergi dairesine ibraz etmeleri şartıyla, yurt dışı faaliyetlerinden doğan zararları Türkiye'deki kazanç ve iratlarından mahsup edebileceklerdir.
Ancak, sözkonusu denetim kuruluşunca hazırlanacak rapor ekinde yer alacak vergi beyanlarının bilanço ve kâr - zarar cetvellerinin o ülkedeki yetkili makamlarca onaylanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, faaliyette bulunulan ülkede denetim yetkisini haiz bir kuruluşun olmaması halinde, her yıla ait vergi beyannamesi ve eki bilanço, kâr - zarar cetvelinin o ülkenin yetkili makamlarından alınacak birer örneğinin, mahallindeki Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine onaylatılarak, aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili vergi dairesine ibrazı gerekli görülmektedir.
Türkiye'de mahsup edilen yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi halinde, zarar mahsubunu takip eden yıllarda, ilgili ülke kanunlarına göre tutulan defter ve belgeye göre tespit edilerek, Türkiye'de be yan edilecek yurt dışı kazanç, mahsuptan önceki tutarı ile beyannamede yer alacaktır.
Ayrıca, mükelleflerce yapılacak zarar mahsubuna ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda "Ma liye ve Gümrük Bakanlığına yetki verilmektedir.