Ekonomik gelişmeye paralel olarak, Devletin ekonomik yaşam içindeki görev ve fonksiyonları büyük ölçüde artmış ve buna paralel olarak da vergilere olan ihtiyaç büyümüştür. Beyan esasına dayanan gelir, kurumlar, katma, değer vergisi ve diğer vergiler milyonları bulan vergi mükellefleri arasında yoğun ve 'karmaşık vergi ilişki lerinin doğmasına neden olmuştur.
Diğer taraftan ekonomik hayatta, özellikle endüstri, ulaştırma, inşaat, banka ve sigortacılık gibi iş kollarında sermaye şirketleri önemli rol oynar duruma gelmiştir.
Sermaye şirketleri ekonomik yapı içindeki güçlerini hisse senedi ve. tahvil yoluyla ve diğer malî araç ve ilişkilerle sağladıkları kaynaklardan 'bulmaktadırlar. Bunları yapa-- bilmeleri ise, bilanço hesaplarının denetiminden geçirilmesine ve bunun herkes tara fından bilinmesine, diğer bir deyişle, sermaye temini alanında ve genel olarak malî ilişkilerde emniyet, güven ve devamlılığın varlığına bağlıdır.
Bir yandan vergi ilişkileri, diğer yandan ticaret ve endüstride meydana gelen ge lişmelerin yarattığı malî ve ekonomik sorunlar, öyle büyük ve karmaşık bir hale gel miştir ki, değil sade bir yurttaş, malî ekonomik konularda yüksek öğrenim görmüş kimseler bile, bu işlerin rahatlıkla üstesinden gelmek durumunda değillerdir.
tşte bu gelişmeler, modern vergi sistemlerinin yanısıra muhasebe, işletmecilik ve vergi konularında yüksek bilgi ve ihtisas sahibi olacak yeni bir mesleğin doğmasına neden olmuştur. iBu gerçeği çok önceden gören başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, Avrupa ülkelerinin büyük bir kısmında, bu meslek mensupları, vergi sis temlerinin başarısında vazgeçilmez unsurlar olarak kabul edilmişlerdir. İngiltere 1870, Fransa 1881, A.B.D. 1886, Hollanda 1895, Almanya 1899, İsviçre 1941, Arjantin 1945, Brezilya ve Meksika 1946, Hindistan 1949, Yunanistan 1950, Nijerya 1955 yıllarında malî müşavirlik ve muhasebecilik mesleğini kanunla düzenlemişlerdir. Ülkemizde ise, batılı anlamda ve ülke ihtiyaçlarına cevap verilebilecek bir meslekî örgütlenme, geç mişteki bütün çabalara rağmen, bugüne kadar gerçekleştirilememiştir. Muhasebe ve vergi işleri ile uğraşanlar kendilerine; malî müşavir, uzman muhasip, vergi uzmanı, serbest hesap uzmanı gibi çeşitli unvanlar vererek çalışmaktadırlar. Bu meslek men suplarını, bir örgüt etrafında toplayarak belirli nitelikler kazandırmak, düzenli ve se viyeli bir hizmet anlayışı etrafında birleştirmek çabalarının oldukça uzun bir geçmişi vardır. 1932 yılından bu yana mesleğin düzenlenmesi amacıyla çeşitli tasarılar hazır lanarak yasama organlarına sunulmuş, ancak kanunlaşamamıştır.
Malî müşavirlik mesleğinin kesin ve üzerinde herkesçe blirleşıilen bir tanımı yok tur. Genel olarak, Serbest Muhasebecilik ve Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşa virlik meslekleri, derin bir işletme iktisadi bilgisıi, malî hukuk ve muhasebe kültürüne dayanarak, işletmelerin muhasebe, hesap, istatistik bütçe ve her türlü malî konuların planlanması ve bu alanlardaki sorunların çözümlenmesi ile uğraşır. Bu genel tanım lamadan hareketle malî müşavM, işletmelerin ekonomik, malî ve hukukî durumları ile vergiye ilişkin işlemlerini herşeyden önce muhasebe kurallarına, gerçeklere ve yasa lara uygunluk açısından inceleyerek, gerektiğinde bu konulardaki tarafsız görüşünü ilgililerin yararına sunan uzman olarak tanımlamak mümkündür. (Yapılan tanımla malar ülkelere, müşavirlerden beklenen hizmetlere ve bu hizmetlerin niteliklerine göre değişmektedir.) Bu tanım aynı zamanda malî müşavirlerin görevlerini de kap samaktadır. Malî müşavirler, kamu hizmeti niteliğindeki görevlerini mesleğin genel ve özel şartlarına uygun olarak yapan meslek mensuplarıdır. Temel görevleri :
a) Bir işletmenin bilançosunun gerçek ve doğru bilgi verecek şekilde ve muha sebe usullerine uygun olarak çıkartılıp çıkartılmadığını araştırmak,
b) Kâr - zarar cetvelinin, ilgili muhasebe dönemi hasılat ve giderlerini gerçek ve doğru olarak yansıtıp yansıtmadığını tespit amacıyla, muhasebe defterlerindeki kayıtlara göre, düzenlenip düzenlenmediğini incelemektir.
Yeminli malî müşavirlere bu tasarı ile tanınan beyan tasdiki yetkisi oldukça önem li bir olgudur. Ancak hemen belirtmek gerekir ki malî müşavirlerin beyan tasdiki ken diliğinden ilgili kişi ve kurumların hesap tetkiki ve denetlemelerinin yerini alamaya caktır. İlgili kişi ve kurumlar malî müşavirin beyan tasdikine verecekleri önem ba kımından tamamen serbest bırakılmıştır. Ayrıca bu meslek mensuplarının bilanço ve kâr - zarar cetvelindeki bilgileri tasdik etmeleri, ilgili kurumların sorumluluklarını or tadan kaldırmayacaktır.
'Beyan tasdikinin ehil yeminli malî müşavirlerce uygulamaya başlanmasından son ra, kamu idarelerince yapılması gerekli denetleme işleri kolaylaşacaktır. Bu idare ve kurumlara sunulan beyanlar yeminli malî müşavirin ehliyeti ile gözden geçirilmiş ola cağından, anlaşılması ve incelenmesi kolay belgeler haline gelecektir. Kamu idaresi bakımından oldukça önemli bir yetkinin yeminli malî müşavirlere devredilmesinde Türkiye Büyük Millet Mecl/i&i (S. S'ayısı : 249) Maliye ve Gümrük Bakanlığına önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu itibarla, Ma liye ve Gümrük Bakanlığı, meslek mensuplarını ve meslek kuruluşlarını denetleme görevini de üstlenmektedir.
Özel kesimdeki bütün işletmelerde ve kuruluşlarda hesap düzeninin kurulması, iyi işlemesi, denetlenmesi, malî tabloların özellikle bilançoların, gelir - gider, kâr - zarar hesabının, vergi beyannamelerinin doğru, tam ve güvenilir olması gerekir.
Maliye ve Gümrük Bakanlığının vergi denetimi konusundaki ağır yükünü hafif letmek, Türk vergi sisteminin yozlaşmasına manî olmak, vergicilik ve işletmecilik sa hasında güven ve ahlak unsurunun gelişmesini temin edebilmek, vergi kanunlarının uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkları en az düzeye indirebilmek için, bu tasarıyla, batı ülkelerindekilere benzer serbest muhasebecilik ve malî müşavirlik ve yeminli malî müşavirlik müessesesi Türkiye'ye getirilmek istenmektedir.
Bu Kanun Tasarısıyla, mükellef, malî müşavir, kamu idaresi arasında köprü ku rulmakta, mükellef ve Devlet bakımından işbirliği ve güven ortamı yaratılmaktadır.
Yeminli malî müşavirler bu işlerle ilgili olarak kişi ve kurumların muhasebe ile ilgili beyanlarının doğruluğunu kendi meslekî itibar ve bilgisiyle güven altına alacak ve tasdik edecektir. Bu incelemeler ve tasdik sırasında malî müşavir kendi meslekî so rumluluğu altında, ve bağımsız çalışacaktır. Bu nedenlerle malî müşavir bilgisine ve yeterliliğine, olduğu kadar, ahlakî niteliğine inanııliması gerekeni yüksek öğretim, staj, sınav ve ruhsat alma gibi, mesleğin özel şart'lıarını yerine getirmiş üçüncü bir kişidir.
Türkiye'deki muhasdbe tatbikatı yeknesaklıktan mahrumdur ve isabetli karar ala bilmeleri için gerekli bilgileri yöneticiye sağlamaktan uzaktır. Muhasebe uygulamala rından çıkan bilanço ve kâr - zarar cetvelleri ekonomik amaçların) gerçekleşmesinde kullanılacak 'bilgileri vermediği gibi, işletme düzeyinde işletme ilgilileri için yapıla cak incelemelerde de, güvenilir ve anlaşılır bilgi sağlayamamaktadır. Bu amaçların gerçekleşmesi için, bağımsız malî müşavirlerin eğitilmesini ve onlara uzmanlık ruh satlarının verilmesini sağlayan bir sistemin kurulmasına ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacın sebebi sadece muhasebeye güven sağlamak değil, aynı zamanda işletmelerin yönetici lerine muhasebeden çıkacak temel bilgilerin güvenilir olmasının sağlanmasıdır. Günü müzde muhasebe terimleri ve tatbikatındık i yeknesaklık noksanı yüzünden bilanço ve kâr - zarar cetvelleri açıklayıcı ve anlatıcı bir rolden çok, gizileyici ve karıştırıcı bir rol oynamaktadır.
Malî müşavirlik mesleği; özellikle kalkınma gayretindeki ülkeler için gerek kay nakların belirlenmesinde güvenilir bilgiyi sajğlayacak tek unsur olması, gerekse ülke çapında denetim fonksiyonunu yaygınlaştırabilmenin tek yolu durumunda bulun ması, nedeniyle üzerinde önemle durulması gereken bir müessesedir.
Türkiye'de yaklaşık olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi veren mükellef sayısı 2 113 221, .kurumlar vergisi mükellefi 75 220 olup, bunların aynı zamanda katma değer vergisi mükellefiyetleri de bulunmaktadır. Buna karşın, vergi incelemesi yap makla görevli denetim elemanlarının sayısı ise 2 330 kişi civarındadır. Bu durumda, Devlet kadrolarında görevli vergi inceleme elemanı sayısıyla, milyonları aşan vergi beyannamelerimin etkin bir kontrol ve denetimden geçirilmesine imkân yoktur.
Yukarıda açıklanan sebeblerle bu Kanun Tasarısının hazırlanması zaruri görül müştür.
_ 4 — Serbest Muhasebecilik ve Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanunu Tasarısı IMADDE GEREKÇELER1!