Eski Sovyetler Birliğini oluşturan cumhuriyetlerde dağınık,halde yaşayan ve "Ahıska- Mesket" Türkleri olarak adlandırılan soydaşlarımız, Gürcistan'ın güney batısında Türkiye sı nırına 12-25 Km. mesafede Ahıska ve Ahılkelek çevrelerinde oturmakta iken, Stalin tarafından II. Dünya Savaşında "Komşu ve hasım bir ülkenin istihbarat kuvvetleriyle temaslarda bulunmakla" suçlanarak Kasım 1944'de Özbekistan Cumhuriyetine sürülmüştür. 1956 yılında sürgün kararı kaldınlmışsa da, soydaşlarımızın geçmişte oturdukları alanların hudut bölgesi olarak ilan edilmeleri nedeniyle, yurtlarına dönmeleri mümkün olamamıştır.
Ahıska-Mesket Türklerinin durumu, 1989 Mayıs-Haziran aylarında Fergana'da meydana gelen ve 300 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylarla güncellik kazanmış, bunların son iki yıl içinde Türkiye'ye göç etmelerine izin verilmesi hususunda Moskova Büyükelçiliğimize çeşitlibaşvuruları olmuştur.
SSCB'nin dağılması ve cumhuriyetlerin bağımsız devletler olarak ortaya çıkmasının Ahıska Türklerinin durumuna bir iyileştirme getirmemiş olması, gerek Orta Asya Türk cumhuriyetle ri ile süratle gelişen ilişkilerimiz, gerekse insanî mülahazalar, bunların göç taleplerine olumlu' yaklaşılmasına neden olmuştur.
Toplu bir göç izlenimi yaratılmaması amacı ile, göçün Bakanlar Kurulunun koyacağı yıl lık tavan dahilinde planlanması düşünülmüştür.
Göç sırasında yaşanacak güçlüklerin kolayca aşılması ve soydaşlarımızın iaşe, ibate, ba rınma ve iskân sorunlarına çözüm getirilmesi amacıyla, üst ve alt komisyonlar oluşturulacaktır.
Türkiye'de göçmen işleri 2510 sayılı tskân Kanununa göre yürütülmektedir. Ancak, 2510 sayılı tskân Kanununun bu şekildeki bir göçün gerçekleştirilmesinin sağlanmasında yetersiz bulunması dolayısıyla, Ahıska-Mesket Türklerinin kabulü ve iskânı ile ilgili ayrı bir düzenleme yapılması zorunluluğu doğmuştur.
Tasarı, bu amaçla hazırlanmıştır.