Tasarı/teklif madde 1
— Kanunun amacının, yükseköğretim kurumlarında yapılacak ikili öğretimde ikinci öğretimle ilgili hususları düzenlemek olduğu belirtilmektedir.
Kaynak: TBMM S. Sayısı 200 · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Bu kanunda tasarı metni belgede okunamadığı için numaraların yürürlükteki metinle örtüştüğü doğrulanamadı; yanlış maddeye bağlamamak için gerekçeler tasarıdaki sırasıyla, bağlanmadan verilmiştir.
Dünyanın 2000'li yıllara doğru hızlı bir değişme ve gelişme sürecinde ilerlediği günümüz de eğitimin önemi o derece artmıştır ki; ömür boyu eğitim sağlama bütün uluslarca kabul edil miş temel ilkelerden biri olmuştur.
Artık eğitim, ekonomik büyümenin; toplumsal siyasal ve yönetimsel gelişmenin ön koşu lu olma gücünü artırmıştır. Bilgi ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla değişmesi ve artması, buna bağlı olarak bilginin geçerlik süresini de kısaltmıştır.
İçinde bulunduğumuz bilgi toplumu çağında ülkeler arasındaki yarış, bilgi ve teknoloji yarışıdır. Bu yarışa, katılabilmek ve başarılı olabilmek eğitimin sürekliliğine bağlıdır.
Ayrıca Türkiye, genç nüfus oranı yüksek bir ülkedir. Bunun sonucu yükseköğretime olan istek de giderek yoğunlaşmıştır.
Ülkemizde yükseköğretimde okullaşma oranı bütün Avrupa ülkelerinin gerisindedir. Bu ülkelerin düzeyine ulaşmak için kontenjanların yüzde yüz artırılması gerekir. Oysa bugünkü düzenleme ve uygulama ile bunu gerçekleştirmek olanaksızdır.
öte yandan yükseköğretimdeki bu kısıtlılık nedeniyle birkaç yıldan beri önemli sayıda gen cimiz, çeşitli ülkelerde yükseköğrenim görme arayışına yönelmiştir.
Yurt dışında yükseköğrenim gören öğrenci sayısı geçen yıl 22 bin iken bu yıl 27 bine ulaş mış bulunmaktadır. Bu sayı süratle artma eğilimindedir. Yurt dışında bir öğrencinin, yalnızca öğrenim ücreti olarak ortalama üç bin dolar ödediği düşünüldüğünde, toplumsal ve bireysel kayıpların çok büyük boyutlara çıktığı bir gerçektir.
Bazı ülkeler, yükseköğretim sisteminin gereği olarak, kendi öğrencilerini yönlendirme ve ya sınav sistemi ile kabul ederken, içinde bulundukları yeni yapılanma sürecinin sonucu; poli tik ve ekonomik neden ve kararlarla ülkelerinde öğrenim görmek isteyen bazı öğrencilere ko şulsuz olarak kapılarını olabildiğince açmışlardır.
"Liyakat" ve "başarı" yi esas alması gereken yükseköğretim için güçlü bir temel yapı ve yeteneğe sahip olmayan gençlerin, yabancı ülkelerde başta psikolojik olmak üzere eğitimsel, sosyal ve ekonomik yönlerden çeşitli sorunlarla karşılaşma olasılığı çok yüksektir. Çünkü, ül kemizle kıyaslandığında gerek eğitim - öğretim gerekse sosyal ve ekonomik yönlerden olum suzlukların o ülkelerde ağırlıkta olduğu görülmektedir.
Henüz liseyi bitirmiş gençlerimizin, yurt dışında niteliği belirsiz birtakım okullarda, bü yük paralar karşılığı, ana-baba sevgi ve gözetiminden uzak ve sosyal yapısı karmaşık ülkelerde ciddi bir eğitim görmeden zaman, enerji ve umut kaybına uğramaları da gözardı edilemeyecek bir gerçektir.
Amacımız yasalarımızda da belirtildiği gibi: . \ •Gençlerimizi "beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekil de gelişmiş bir kişilik ve karakter" de yetiştirmek;
* öğrencilerimizi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğiterek kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; böylece bir yandan insanımızın ve toplumumuzun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan millî birlik ve bütünlük içinde ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Devletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı ve seçkin bir ortağı yapmaktır.
Bu amaca ulaşmak için topluma sunulan eğitim olanaklarını artırmak, fırsat eşitliğini sağ lamak, toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insangücünü yetiştirmek de yükseköğretimimi-.
zin temel hedefleridir.
Bugün halkımızın yükseköğretime yoğun bir istek ve heyecan duyması karşısında bu ' 'top lumsal istemi" dengeli ve sağlıklı bir çözüme kavuşturmak kültürel, ekonomik ve siyasal ko şulların bir gereğidir.
Yukarıda belirtilen yasal gerekçeler, öncelikle mevcut yükseköğretim kurumlarımızı daha verimli ve etkili bir şekilde kullanmak; yükseköğretimi, toplumun bugünkü ve gelecekteki ge reksinimlerini karşılayacak bir yapı ve işleyişe kavuşturmak gerçeğini vurgulamaktadır.
Bu nedenlerle, yükseköğretimde kaynaklarımızın "etkililik" ve "verimlilik" ilkelerine daha fazla ağırlık verilerek kullanılması, gelişmiş ülkelerde geniş ölçüde uygulandığı gibi üniversite lerimizin kapılarını, daha uzun süre açık tutmak suretiyle daha fazla öğrenciye öğrenim imkâ nı tanımak kamuoyunca da benimsenmekte ve desteklenmektedir.
Yukarıda özetlenen gerçekler karşısında Millî Eğitim Temel Kanunu ile 2547 sayılı Yükse köğretim Kanununun temel ilkeleri doğrultusunda, öğrencilerin de katkısı sağlanarak ihtiyaç duyulan alanlarda ikili öğretim yapılması kaçınılmaz görülmektedir.
Diğer taraftan 2547 sayılı Kanunun 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 46 ncı maddesi uygulamada bir çok ihtilafa sebep olmaktadır.
_ 3 — Şöyle ki;
Maddenin dördüncü fıkrasında "sınıfta kalan öğrencilere bir defaya mahsus olmak üzere Devlet yardımı için Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca kredi verilir" hükmü çeşitli yorumlara neden olmaktadır. Fıkra hükmü gereğince bir defa sınıfta kalan öğrenciye Devlet yardımının kesilmesi veya kredi olarak Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca yardımın karşılanması kamuoyunun bugün için kabul edebileceği bir düzenleme olarak görülmemekte dir. Zira üniversitelerimizde normal eğitim süresi içerisinde öğrenimini tamamlayan öğrenci sayısı maalesef istenilen seyviyede değildir. Bu bakımdan pek çok öğrencinin öğrenci başına tespit edilen carî hizmet ödeneklerinin Devletçe karşılanan kısmını ödemeleri gerekmektedir. Üni versite rektörlüklerinin başvurularından öğrencilerin bu parayı ödemekte zorlandıkları anla şılmaktadır. Bu fıkra hükmünün kamuoyunun kabul edebileceği makul bir düzeyde tespiti için madde hükmünün değiştirilmesinde kesin zaruret bulunmaktadır.
Diğer taraftan yükseköğretim kurumlarınca eğitim ve öğretim faaliyetini sürdüren öğren cilerin sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile cari, hiz met maliyeti kavramı getirilmiş, ancak cari hizmet maliyetini hangi kurumun hesaplayacağı ve öğrenci katkısından elde edilen gelirlerin yine bu öğrencilere harcanabümesi için gelirlerin bütçeleştirilmesi yeni getirilen sistemde yer almamıştır. Tasanda bu hususlar da göz önünde bulundurulmuştur.
Carî hizmet ödeneğinden öğrenci tarafından ödenecek miktarı ödemeyen öğrenciler hak kında ne gibi işlem yapılacağı kanunda gösterilmemiştir. Tasanda bu konuya da "öğrenci kat kısını ödemeyenlerin kayıtları yapılmaz ve yenilenmez" denmek suretiyle açıklık getirilmiştir.
Elde edilen gelirlerin sarfı, muhasebesi, denetimi ve saymanlık konusu da yapılan düzen leme ile açıklığa kavuşturulmuştur.
— Kanunun amacının, yükseköğretim kurumlarında yapılacak ikili öğretimde ikinci öğretimle ilgili hususları düzenlemek olduğu belirtilmektedir.
— Kanunun, yükseköğretim kurumlarında yapılacak ikinci öğretime özgü faa liyet ve esasları kapsadığı belirtilmektedir.
— Kanunda geçen deyimler tanımlanmaktadır.
— Yükseköğretim kurumlarının hangi programlarında ikinci öğretim yapılaca ğına her yıl en geç Şubat ayında ilgili üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü senatosunun Önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca karar verileceği, kararda bu programlara alınacak öğrenci sayılarının da belirleneceği hükme bağlanmakta, ikinci öğretimin yapılmasına karar verilen yükseköğretim programlarına, öğrenci seçme ve yerleştirme birinci ve ikinci basamak sınavlarında alınan puanlara göre öğrenci yerleştirilmesinin mümkün olacağı vurgulanmaktadır.
— İkinci öğretimin, öğretim süreleri, önlisans ve lisans düzeyinde sürdürülecek öğretimin esasları, devam, ara sınav sayısı, bunların başarı notuna katkısı, uygulama ve bü tünleme şartları ve eğitim-öğretimle ilgili diğer konularda normal örgün öğretimden hiçbir fark lılık taşımayacağı, ikinci öğretim uygulanan yükseköğretim kurumlarında gerektiğinde hafta tatilinde de eğitim-öğretim yapılabileceği hükmü getirilmektedir.
_ 4 —
— ikinci öğretimin paralı olması nedeniyle, ikinci öğretimde öğrenim gören öğ rencilerin, normal örgün öğretim programlarına yatay geçiş yapamayacakları vurgulanmakta, ancak normal örgün öğretimden ikinci öğretime yatay geçiş mümkün kılınmaktadır. Bu yatay geçişlerin, örgün öğretimde uygulanan mevzuat hükümlerine tabi olması hükme bağlanmak ta, ancak, geçiş yapan bu öğrenciler ikinci öğretim için öngörülen ücreti ödemek zorunda ol dukları belirtilmektedir.
— İkinci öğretimin isteğe bağlı ve paralı olduğu, paralı öğretime kabul edilecek öğrencilerin ödeyecekleri öğrenim ücretlerinin öğrenim dallarının niteliklerine, yükseköğretim kurumlarının özelliklerine ve sürelerine göre öğrenci maliyetleri de dikkate alınarak Yükseköğ retim Kurulunun görüşü ve Millî Eğitim Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca tes pit edileceği, ancak, alınacak ücretlerin normal örgün öğretim için belirlenen carî hizmet mali yetlerinin yarısından az olamayacağı vurgulanmaktadır.
öğrenim ücretlerinin, peşin olarak ya da biri kayıt veya kayıt yenileme sırasında, diğeri Şubat ayında olmak üzere iki eşit taksitte üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü adına millî bankalardan birinde açılacak hesaba yatırılması, bu miktarların rektörlükçe en geç ilgili ayın sonuna kadar Bütçe Dairesi Başkanlığı hesabına bir yandan gelir, diğer yandan özel ödenek kaydolunmak üzere aktarılması, yatırılan bu miktarların Maliye ve Gümrük Bakanlığınca özel ödenek kaydedilmesi, kaydolunan ödeneklerin ikinci öğretime ilişkin giderlerin yanısıra bu öğ retimin yapıldığı birimlere öncelik verilmek suretiyle, o üniversitenin veya yüksek teknoloji ens titüsünün giderlerinde kullanılması, kullanım ve harcamaya ilişkin esas ve usullerin Maliye ve Gümrük Bakanlığının görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenmesi öngörülmekte, bu ödeneklerin harcanmayan kısmının, ertesi yılın bütçesine devren gelir ve ödenek kaydolu nacağı ve öğrenim ücretinin Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca kredi olarak veril meyeceği açıkça belirtilmektedir.
— tkinci öğretim öğrencilerinin normal örgün öğretim öğrencilerinin her türlü haklarından yararlanacakları, ancak, bu öğrencilere Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kuru munca öğrenim kredisi verilemeyeceği belirtilmektedir.
— Kendi kurumlarında yapılmakta olan normal örgün öğretimde zorunlu ders yükünün en az yarısını doldurmuş olanlara öncelik verilmek üzere ikinci öğretimde hangi öğ retim elemanlarının görevlendirileceğine, bölüm kurulunun görüşü dikkate alınarak, ilgili yük seköğretim kurumunun yönetim kurulunca karar verileceği hükme bağlanmaktadır.
— Normal örgün öğretimde zorunlu ders yükünü doldurmuş olan öğretim ele manlarına ikinci öğretimde verdikleri her ders için; zorunlu ders yükünü dolduramamış olan öğretim elemanlarına bu yükün doldurulmasından sonra verdikleri her ders için, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 11 inci maddesinde öngörülen hükümler çerçevesinde ek ders ücreti ile ara sınav, yarıyıl ve yıl sonu sınavları için ödenecek ücretlerin üç katını aşmaya cak şekilde ikinci öğretim programları esas alınarak, Yükseköğretim Kurulunun görüşü, Millî Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenecek ders ücretinin ödenmesi öngörülmektedir.
— İkinci öğretim yapılan yükseköğretim kurumlarında görevli akademik yö neticiler ile idarî personelden isteğe bağlı olarak kimlerin, bu öğretim süresince çalışma saati bitiminden sonra fazla çalışma yapacaklarına ilgili yükseköğretim kurumunun yönetim kuru lunun görüşünü alarak kurumun yöneticisinin karar vereceği hükme bağlanmaktadır.
— Yükseköğretim kurumlarının ikinci öğretim yapan birimlerinde görevli öğ retim elemanları ile idarî personele yasal çalışma saati bitiminden sonra fiilen yaptıkları fazla çalışma süreleri için saat ücreti ödenmesi, yapılacak fazla çalışmanın aylık saati ile ödenecek ücretin miktarının Yükseköğretim Kurulunun görüşü, Millî Eğitim Bakanlığının teklifi üzeri ne her yıl bütçe kanunu ile belirlenen saat başı fazla çalışma ücretinin üç katını aşmayacak şekilde Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmesi hükme bağlanmaktadır.
Ancak, ikinci Öğrenimden ek ders ücreti alan öğretim elemanlarına, fazla çalışma ücreti ödenmeyeceği vurgulanmaktadır.
— Yükseköğretim Kurulunca ikinci öğretim yapılmasına karar verilen öğretim programlarının bağlı olduğu yükseköğretim kurumunun bütçesine, ikinci öğretim giderlerini karşılamak üzere yeterli ödenek konulması öngörülmektedir.
— Üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri bünyelerindeki enstitülerde ikinci lisansüstü öğretim yapılmasına, ilgili enstitü yönetim kurulunun ve senatonun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca karar verileceği ve bu öğretimin isteğe bağlı ve paralı olacağı hükme bağlanmaktadır.
İkinci lisansüstü öğretime kabul edilecek öğrencilerin ödeyecekleri öğrenim ücretinin, ma liyetler dikkate alınarak ilgili üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilmesi, öğrenim ücretinin 7 nci madde uyarınca açı lan hesaba iki eşit taksit halinde ödenmesi öngörülmektedir. Ayrıca, ikinci lisansüstü öğretim de görevlendirmeler ve ders ücretinin tabi olacağı mevzuat hükümleri belirtilmektedir.
— Kanunda hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak kanunlar belirtilmektedir.
— 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi yeniden düzenlenmektedir. Mevcut ha liyle maddenin dördüncü fıkrası "sınıfta kalan öğrencilere bir defaya mahsus olmak üzere Devlet yardımı için Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca kredi verilebilir" hükmünü amir bu lunduğundan, bir defa sınıfta kalan öğrenciye Devlet yardımının kesilmesi ve bunun Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca karşılanması zorunluluğunu getirmiştir. Değişiklikle, ca rî hizmet maliyetini Yükseköğretim Kurulunca hesaplanması, öğrenci katkısından elde edilen gelirin yine bu öğrencilere harcanabilmesi için gelirlerin bütçeleştirilmesi, cari hizmet ödeneği nin ödemesi gereken kısmını ödemeyen öğrenciler hakkında yapılacak işlemler gibi hususlar açıklığa kavuşturulmaktadır.
— 1992-1993 eğitim-öğretim yılında yükseköğretim kurumlarının hangi programlarında ikinci öğretimin yapılacağı ve bu programlara alınacak öğrenci sayısının bir hafta içinde üniversite senatolarının önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespiti öngörül mektedir. , 1992-1993 eğitim-öğretim yılında yapılacak ikinci öğretimin ücretlerinin Kanunun yürür lüğünden başlayarak bir hafta içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilmesi, ikinci öğretim yapı lacak programların, bu programlara alınacak öğrenci sayılarının, öğrenim ücretleri ve başvuru şartlarının öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezince hazırlanacak bir kılavuzda belirtilmesi, başvuran öğrencilerin 1992 öğrenci seçme ve yerleştirme birinci ve ikinci basamak sınavlarında almış oldukları puanlara göre yeniden tercih edecekleri programlara yerleştirilmeleri öngörül mektedir.
1992-1993 eğitim-öğretim yılı için ikinci öğretimin en geç, Kanunun yayımı tarihini İzleyen ayın sonunda başlaması, ikinci öğretimin başladığı tarihten 31.12.1992 tarihine kadar ihtiyaç duyulan ödeneğin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca yedek ödenekten karşılanması öngörül mektedir. . ^ , . • '.
__ 6 _ 1992 öğrenci seçme ve yerleştirme sınavlarında almış oldukları puanlara veya özel yetenek sınavı sonuçlarına göre bir yükseköğretim kurumuna kayıt hakkı kazanmış bulunanların (Açıköğretim hariç), 1992-1993 eğitim-öğretim yılında ikinci öğretime başvuramayacakları hükme bağlanmaktadır.
— İkinci öğrenimde gerektiğinde kadro ihdas edilebilmesi için 5 000 adet torba kadro ihdas edilerek 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Ka rarnameye eklenmektedir.
Bu kadroların gerektiğinde Yükseköğretim Kurulunun teklifi ve Maliye ve Gümrük Ba kanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile sınıf, un van ve derece değişikliği yapılmak suretiyle, ikili öğretim yapılmasına karar verilen yükseköğ retim kurumlarına ihtiyaçları dahilinde tahsis edilebilmesi imkânı sağlanmakta, bu şekilde tahsis edilecek kadroların kullanımında uyulacak usul ve esesların Bakanlar Kurulu kararı ile tespit edilmesi öngörülmektedir.
— Yürürlük maddesidir.
— Yürütme maddesidir.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa bir madde eklenmesi hakkında kanun teklifi gerek çesi ile birlikte ekte sunulmuştur.
Gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
MünifIsîamoğlu Kastamonu GEREKÇE Aslî görevi çeşitli bilim dallarında ve mesleklerde lisans düzeyinde insan yetiştirmek ve yine bu dallarda yüksek lisans ve doktora programlarıyla uzman eleman yetişmesini sağlamak olan üniversitelerimizin hızlı teknolojik ve bilimsel gelişmelere paralel eğitim ve öğretim yapa bilmeleri yeterli düzeyde maddî kaynakla desteklenmeleri halinde mümkün olabilmektedir. Gü nümüzde hemen her alanda olduğu gibi Tıp, Mühendislik, Fen Bilimleri gibi modern eğitim araçları, laboratuvarlar ve atölyeler gerektiren eğitim dallarında başarıya ulaşmış ve herkes ta rafından değeri kabul edilen üniversiteler öncelikle ve özellikle finansman ihtiyacını çözümle miş üniversitelerdir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda yapılabilecek bir değişiklikle ekte öneri halinde sunulan maddenin kanunlaşması sonucu üniversitelerimizin malî kaynak ihti yaçları önemli ölçüde karşılanabilecek, yalnızca devlet bütçesine dayalı olmanın yarattığı fi nansman sorunları büyük ölçüde çözümlenebilecek böylece uzun vadede modern eğitim ve öğ retim alt yapısı tamamlanmış üniversitelere kavuşulabilecektir.
Kanun teklifiyle getirilmek istenen model uygulamaya girdiğinde sistemin önünde mevcut bürokratik engeller de bulunmayacağından gerek eğitimde, gerekse uygulamada bu sistemin temelini teşkil eden insan unsuruna dayalı bir çok sorun daha kolay yöntemlerle çözümlenmiş olacaktır. Diğer birdeyişle, oluşturulacak yeni düzenlemelerle bir taraftan konusunda azamî düzeyde uzmanlaşmış, yurt içinde ve dışında isim yapmış meslek mensuplarının istihdamında gerek malî gerekse mevzuat açısından rahatlama sağlanabilecek, böylece bu kişilerin üniversitedeki eğitime aktif katkıları sağlanarak eğitim düzeyi geliştirilecek, diğer taraftan daha ko laylıkla temin edilebilecek modern alet ve cihazlarla donatılmış eğitim ve hizmet birimlerinde standart kendiliğinden yükselecek ve bu etkileşim sürekli kaliteyi yükseltici doğrultuda devam edecektir.
Üniversitelerde kurulu veya kurulacak olan sağlık tesisleri, kanun değişikliğinde öngörü len modele göre işletilmeleri halinde bu işletmeler gelir ve giderlerini özgürce belirlenebileceği, rekabet esasına dayalı bu sayede çağdaş teknoloji ve gelişmelerin bütün unsurlarıyla yurda ge tirilerek halkın ve eğitilenlerin hizmetine sunulduğu işletmeler olacaktır. Böylece yurt dışında eğitim ve tedavi giderlerinin en aza indirilmesi ve döviz tasarrufunun azamî düzeye çıkarılması uzman personele verilecek yüksek ücret ve diğer olanaklar ile yurt dışına beyin göçünün ön lenmesi, hatta yurt dışında alanlarında isim yapmış bilim adamlarının Türkiye'ye geri dönme lerinin sağlanması mümkün olacaktır. Ayrıca, ülkemizde de yurt dışındaki birçok gelişmiş ül kede olduğu gibi beş yıldızlı otellerdeki konfora haiz hastanelerin kurulması ve bunların çağ daş işletmecilik ve yönetim esaslarına uygun olarak işletilmeleri imkân dahiline gelecektir.
Model hayata geçildiğinde yurt dışına gönderilen öğrenci ve öğretim elemanı sayısında da önemli miktarda azalma olacak çağdaş teknoloji ile donatılmış modern eğitim ve hizmet tesis leri, alanında isim yapmış bilim adamlarını bünyesinde toplayarak biryandan modern eğitimin altyapısını oluştururken diğer yandan ülkemize üst düzeyde sağlık hizmetleri ve tesisler kazan dıracaktır.
Modelin uygulamaya konulabilmesi yükseköğretim kurumlarını geliştirmek amacıyla ku rulmuş bulunan vakıflar aracılığıyla düşünülmekte ve bu tür tesislerin işletilmek üzere vakıfla ra devri üniversitenin en üst yönetim organı olan Üniversite Yönetim Kurulunun kararma bıra kılmaktadır.
özellikle yurt dışında tıp ve sağlık bilimleri, mühendislik ve fen bilimleri alanlarında çağ daş eğitim-öğretim ve uygulama imkânlarına kavuşan yükseköğretim kurumlarının ülkelerine ve halklarına sağladığı yararlan dikkate alarak üniversitelerimizde bu modele uygun işletmele rin kurulmasını teminen uygulamanın yasal dayanağını teşkil etmek üzere önerilen madde metnin kabulünde sayısız yararlar görülmektedir. Bu yararların en önemlileri işletmenin en modern şekilde yürütülmesi imkânı ve vakılarca devlete kazançtan ödenecek vergilerdir.