Tasarı/teklif madde 1
— Bu madde ile Kanunun amacı belirtilmiştir.
Kaynak: TBMM S. Sayısı 629 · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Bu kanunda tasarı metni belgede okunamadığı için numaraların yürürlükteki metinle örtüştüğü doğrulanamadı; yanlış maddeye bağlamamak için gerekçeler tasarıdaki sırasıyla, bağlanmadan verilmiştir.
Cumhuriyetin ilanından bu yana çıkarılan çeşitli kanunlarla, Hazineye taşınmaz mallar intikal etmiştir. Bunlardan biri de 3/3/1340 tarihli ve 431 sayılı Hilâfetin İlgasına ve Hanedanı Osmanînin Türkiye Cumhuriyeti Memâliki Haricine Çıkarılmasına Dair Kanundur.
Bu Kanunla, Osmanlı padişahlarının tapuda kayıtlı taşınmaz malları Hazineye (millete) intikal etmiştir. , Yurdumuzda Osmanlı padişahlarına ait tapu kaydı sayıca az olmasına rağmen, bazıları nın yüzölçümü çok büyüktür.
Nitekim, İzmir İli, Karaburun ilçesinde ortaya çıkan tapu kaydı, Çeşme, Karaburun ve Urla ilçesini; yine aynı ilin Torbalı ilçesinde bulunan tapu kaydı, Torbalı, ödemiş ve Selçuk ilçelerini; Çanakkale ili, Gelibolu ilçesindeki tapu kaydı, Saroz körfezini kapsamaktadır.
Taşınmaz malların tapu kütüğüne kaydı yönünden Türk Medeni Kanununun genel kuralı, tescile tabi olan her taşınmaz malın tapu siciline bir kez kaydedilmesidir. Ancak, aşağıda sayı lan nedenlerle, padişah tapusu kapsamında çift kayıt oluşmuştur.
a) Osmanlı Devleti döneminde veya Cumhuriyetin ilanından sonra, iskan, toprak tevzii, satış, hükmen tescil veya zilyedlik esaslarına göre (hakkı karar, yoklama kaydı gibi) kişiler adı na tapu kaydı tesis edildiği halde, padişaha ait taşınmaz malın tapu kaydı kapatılmamıştır.
b) Kadastro çalışmaları sırasında, mevcut tapu kayıtları değerlendirilmeden, tapuda ka yıtlı taşınmaz mallar, zilyedlik esaslarına göre yeniden tesbit ve tescil edilmişlerdir.
Bir taşınmaz malın iki kere tapu siciline kaydedilmesi halinde, her bir kayıttan bir başka kişi yararlanıyorsa ve bu kişiler arasında kanunî veya akdî bir ilişki yoksa, ortaya ciddî sorun lar çıkmaktadır. Bu durum, Medeni Kanunun tapu siciline ait "güven ve aleniyet" ilkelerini sarsmaktadır.
Diğer yandan Hazine, kadastro sırasında zemine uygulanmayan mevcut tapu kaydına da yanarak tesbite itiraz veya kadastro tutanakları kesinleştikten sonra 10 yıllık süre içinde ortaya çıkan tapu kaydına göre tapu iptal davaları açmaktadır.
Yargıtayın;
a) Doğru esasa dayalı iki kayıttan eski tarihli olanın geçerli kabul edilmesi,
b) 3/3/1340 tarihli ve 431 sayılı Kanunla millete intikal eden taşınmaz mallar "kamu malı" niteliğinde olduğundan, bunların zilyetlikle edinimlerinin mümkün olmadığı, yolundaki görüşleri, davaları Hazine lehine sonuçlandırmaktadır.
Halen değişik il ve ilçe mahkemelerinde toplanan 7-8 bin civarında tapu iptal davası de vam ettiği tahmin edilmektedir. Davalılardan büyük çoğunluğu geçimini çiftçilikten sağlayan kimselerdir.
Bu Tasarının amacı, 431 sayılı Kanunla Hazineye intikal etmiş olan taşınmaz mallar üze rinde tesis edilmiş çift kayıttan doğan haksızlıkları gidermek, tapu siciline ait "güven ve aleniyet" ilkelerini Türk Medeni Kanununun öngördüğü düzeyde tutmak ve Hazine ile vatandaşlar ara sında 431 sayılı Kanundan doğan mülkiyet ihtilaflarını en aza indirmektir.
— Bu madde ile Kanunun amacı belirtilmiştir.
— Kanunun nerelerde uygulanacağı gösterilmiştir.
— Kanundan yararlanacaklar, bu maddede belirtilmiştir.
— Kişilerin mülkiyetine devredilmeyecek taşınmaz mallar sayılmıştır. Hazine nin mülkiyetinden çıkmış taşınmaz malların kişilere devri fiilen mümkün değildir. Maddede bu hususa açıklık getirilerek tazminat talep edilmesinin önüne geçilmiştir.
Bu kamu hizmetinde kullanılan taşınmaz mallar da devir dışı tutulmuştur. Ayrıca, "fiili kullanım" ibaresi ilave edilerek, idarî bir işlemle tahsis edilmemiş taşınmaz malların da devredilmemesi öngörülmüştür.
İmar planları ile kamu hizmetine ayrılan yerlerin de devredilemeyeceği belirtilerek, kamu hizmet ve yatırımlarına engel olunmamaya çalışılmıştır.
kadastro Kanununun 16 ncı maddesinin (B) ve (C) bentlerinde sayılan yerler, aslında tes cile tabi olmayan yerlerdir. Ancak, bu nitelikteki yerler de padişah tapusu içinde bulunmakta dır. Madde ile, bu taşınmazların da devredilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Kıyılar, Anayasa ve Kıyı Kanununa göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Ancak, kıyı kenar çizgisinin tesbitinden önce, bu yerler mülkiyet konusu olmuştur. Madde ile, kıyılar da özel mülkiyet edinilmemesi amaçlanmıştır. Zaten, Kıyı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği ne göre, söz konusu yerlerdeki tapu kayıtlarının terkin edilmesi hükmü getirilmiştir.
Orman sayılan yerler, Anayasamıza göre kişilere devredilemez. Maddede Anayasa hük müne uyularak, Orman Kanununa göre orman sayılan yerler de, devredilmeyecek taşınmaz mallar arasında sayılmıştır.
431 sayılı Kanuna göre Hazineye intikal eden taşınmaz mallardan bazıları, 10 yıldan fazla süre ile kiraya verilmiş veya üzerlerinde 99 yıla kadar süren irtifak hakları tesis edilmiştir. Di ğer taraftan, irtifak hakkı tesis edilenlerin bu durumu, tapu siciline de yazılmıştır. Bu tür yer lerin kapsam dışı tutulmaması durumunda, kiracılar ve irtifak hakkı lehdarları, büyük haksız lığa uğramış olacaklardır. Kaldı ki, her iki tür sözleşmede de, taraflardan biri Devlettir. Devlet yaptığı taahhüde ters bir hüküm getirmemelidir.
21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kanuna göre Kültür Bakanlığınca kamulaştırılması gere ken yerlerin kişilere devri uygun görülmediğinden, bu yerler de kapsam dışı tutulmuştur.
Ayrıca, 2924 sayılı Kanun kapsamındaki yerlerde haksahipliği belirlenenlere satış söz ko nusudur. Diğer taraftan, 2924 sayılı Kanuna göre, kazandırıcı zamanaşımı ile edinme şartı aran mamaktadır. Bu nedenle, bu yerler de kapsam dışı tutulmuştur.
tçmesuyu amaçlı barajların etrafında yer alan koruma alanlarında mülkiyet ve kullanım sınırlandırılmıştır. Bu alanların devredilmesi, mevzuat açısından da sorun yaratacağından ve çevre tahribatı ile su kirliliğine neden olacağından, devir dışında tutulması uygun görülmüştür.
—- Bu maddede, kadastro görecek yerlerde, Kanunun nasıl uygulanacağı anla tılmıştır.
Padişah tapusu içinde kalmakla beraber, bir tapu kaydı ile tasarruf edilen yerlerde ilgilile rin tasarruf hakları korunmuş ve bir bedel alınması öngörülmemiştir. Bunların kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre yapılarak lehlerine olan tapu kaydına göre, adla rına tesbit ve tescil işlemine tabi tutulacaktır.
Padişah tapusu içindeki zilyedlerin durumu da bu maddede düzenlenmiştir. Bu yerlerin kadastrosu yapılırken, 3402 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen zilyedlik şartlarını taşıyanların bu durumları tutanakta belirtilecek, ancak yer, Hazine adına tescil edilecektir. Ki şi, Kanundan yararlanmak istediği takdirde, bu Kanunda Öngörülen şartlarla taşınmaz malı edinebilecektir.
— Başvuru makamının Kanunda belirtilmesi, işlemlerin daha hızlı ve tartışma sız sonuçlandırılması açısından yararlı olacağından, bu hususa açıklık getirilmiştir.
— Başvurunun yapılış biçimi ve dilekçeye eklenecek belgeler belirtilmiştir.
—• Devre konu taşınmaz malın bedelinin, 492 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi ne göre hesaplanacak harca esas değer olması öngörülerek, bedelin kolaylıkla hesaplanması, hesaplanan değerler arasında bazı kişilerin lehine, bazı kişilerin aleyhine bir fark bulunmama sı ve işlerin daha hızlı sonuçlandırılması amaçlanmıştır.
Emlak vergi değerleri, komisyonlardan ve bazı durumlarda mahkemelerden geçerek ke sinleşmiş değerlerdir. Harca esas değerin hesaplanmasında ise, temel olarak emlak vergi değer leri dikkate alınmaktadır. Bu değerler, daha objektif esaslara göre belirlenmiş ve bir çok konu da kamu kuruluşlarınca kullanılan değerlerdir.
— Taşınmaz malın değerinin, taksitle ödenebilmesine imkân sağlanarak, öde me gücü yeterli olmayan vatandaşlar da korunmuştur. Ayrıca, tapuda kişiler lehine ferağ veril mesi, bedelin tam olarak ödenmesine bağlanarak, işlerin hızla sonuçlandırılması amaçlanmış tır. Hazinece taksitle satılan taşınmaz malların ferağının önceden verilmesi, Hazine ve kişiler lehine olmamaktadır.
— Ecrimisil bedelleri konusunda tartışmaları önlemek amacıyla, bu Kanun hükümlerinden faydalanmak üzere başvuranlardan, taşınmaz malın bedelini ödemeleri şartıy la, ayrıca ecrimisil alınmaması öngörülmüştür.
— 5,9 geçici 1 ve geçici 2 nci madde hükümlerinden birine uymayanların, bu Kanundan doğan haklarını kaybedecekleri hükme bağlanmıştır.
— Daha önce kadastro veya tapulaması yapılmış yerlerdeki başvuru sü resi düzenlenmiştir.
— Bu madde ile, halen devam eden davaların tasfiye edilmesi amaçlan mıştır.
— Yürürlük maddesidir.
— Yürütme maddesidir.