T.C. Anayasasının 42'nci maddesine göre; "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bı rakılamaz.", "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eği tim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğ retim yerleri açılamaz.", "Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldır maz.", "İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasız dır." Yine Anayasamızın 24'üncü maddesi gereğince, "Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi devletin gö zetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.", "Kimse, devletin sosyal, eko nomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dinî veya din duygu larını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz." Anayasamızın bu maddesine uygun olarak, Millî Eğitim Temel Kanunu üzerinde 16.6.1983 ta rih ve 2842 Sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle yapılan değişiklikle konan 11'inci maddenin son hükümleriyle "... eğitim kurumlarında, Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine aykırı si yasî ve ideolojik telkinler yapılmasına ve bu nitelikteki günlük siyasî olay ve tartışmalara karışıl masına hiç bir şekilde meydan verilmez." 14.6.1973 tarih vel739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanununun 16.6.1983 tarih ve 2842 Sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle 22'nci maddede yapılan değişiklik ve ayrıca 5.1.1961 tarih ve 222 Sa yılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 2'nci ve bu Kanunun 3'ncü maddesinde 12.10.1983 tarih ve 2917 Sayılı Kanunun l'inci maddesiyle yapılan değişiklik ile; "İlköğretim 6-14 yaşlarındaki ço cukların eğitim ve öğretimini kapsadığı; bu çağdaki kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu ve devlet okullarında parasız olduğu; ilköğretimin, ilköğrenim kurumlarında verileceği" öngörülmüştür.
Bütün bu Anayasal ve yasal zorunlulukların gereklerinin zamanında yapılamaması ve özellik le eğitim kurumlarından bazılarının siyasî ve ideolojik telkinlerden, günlük siyasî olay ve tartışmalara karıştırmalardan uzak tutulamaması, pek çok sorun yanında, eğitimde de çok ciddi sorunlar ya ratmıştır.
1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanununa 16.6.1983 tarih ve 2842 Sayılı Kanunun 18'inci maddesi ile eklenen Geçici 2'nci , 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununa da 12.10.1983 tarih ve 2917 Sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle eklenen Geçici 9'uncu maddeler ile ortaokulların plan lı bir şekilde ve yeterli düzeyde yurt sathına yaygınlaştırıldıktan sonra, kanunla ayrıca belirlenin ceye kadar, ilköğretimin sadece ilkokul bölümünün zorulu olması öngörülmüştü.
Çocuklarımızın ilgi, istidat ve kabiliyetleri yönünden yetişerek hayata ve üst öğrenime hazır lanması, 5 yıllık zorunlu ilköğretimle mümkün olamamaktadır.
Avrupa Birliği ülkelerinde asgarî süre olan 9 yıllık zorunlu eğitimin, bu aşamada ülkemizin tüm bölgelerinde, Öğretim Birliği Yasası çerçevesinde 8 yıllık zorunlu ilköğretim olarak uygula maya geçilmesi Yedince Beş Yıllık Kalkınma Plânı ile de öngörülmüştür. Bu ilke, XV'inci Millî Eğitim Şûrası kararlarıyla da benimsenmiştir.
Toplumumuz, ülkemizin gerçekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda gelişen ve değişen dünya şart larına uygun çağdaş ve demokratik bir eğitim ortamı içinde çocuklarımızın yetiştirilmesini bekle mektedir. Bu beklentinin 5 yıllık zorunlu eğitimle gerçekleşmesi mümkün değildir. Bu nedenledir ki, zorunlu eğitimin kesintisiz 8 yıla çıkarılması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Ancak, tasarının 2'nci maddesi ile; halen ilköğretimin 6,7 ve 8'inci sınıf öğrenimini ortaöğre tim kurumları bünyesinde yapanlar ile Çıraklık Eğitim Merkezlerindeki öğrencilerin, zorunlu eği timlerini aynı kurumlarda tamamlamaları, bir yerleşim biriminden başka bir yere nakil durumunda da aynı tür okulun aynı sınıfına nakil imkânları, ayrıca bazı derslerin öğretimini yabancı dille ya pan okulların halen hazırlık sınıfında okumakta olan ve bu sınıflara girmek üzere başvuruda bulu nup sınavı kazanacakların haklan güvence altına alınmaktadır.
Sekiz yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretim uygulamasıyla; beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu ba kımında dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, özgür ve bilimsel düşünme gücüne sahip, sorgulayan, insan haklarına saygılı, topluma karşı sorumluluk duyan yapıcı ve ve rimli bir neslin yetiştirilmesine büyük ölçüde katkı sağlanacaktır.
Öğrencilerin ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda yetiştirilmelerini sağla mak bakımından ortaöğretimde izlenecek programların hangi mesleklerin yolunu açabileceği ve bu mesleklerin kendilerine neler kazandıracağı konusunda, ilköğretimin son ders yılının ikinci yarısın da etkin bir rehberlikle bilgilendirilmeleri, meslek seçimlerini etki altında kalmaksızın, kendi öz gür iradeleri ile bilinçli olarak yapabilmelerini güvence altına almak bakımından önemlidir. Bunun için ayrıca ortaöğretim kurumlarına, eğitim programlarının hedeflerine uygun düşücek şekilde ha zırlık sınıflarının konulması, öğrencilerin seçecekleri programlara daha hazırlıklı girmeleri bakı mından da yararlıdır.
Ayrıca çağımız; insanı ön plâna çıkaran, bilgi toplumlarının oluşturduğu yeni bir dünya düze nine açılmaktadır. Bilgiye erişimi ve erişilen bilgiyi kullanımı hedeflemeyen toplumlar gelecek yüzyıl uygarlığının önde gelen ülkeleri arasında yer alamaycaklardır. Buna karşılık bilgi toplumu olma yolunda ipi önde göğüsleyerek 21'inci yüzyılı karşılayanları, bugünkünden çok daha parlak bir gelecek beklemektedir. İlköğretimin kesintisiz sekiz yıla çıkarılmasıyla, bu konuda çok ciddi bir adım atılmış olacaktır.
_ 4- 1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununda yapı lacak değişiklikle, uygar ülkeler ile her alanda bütünleşmeyi hedef alan ülkemizin, eğitim alanında ihtiyaç duyduğu yeni düzenlemeler gerçekleştirilecek ve uygulamaya konulması sağlanacaktır.
3308 Sayılı Kanunun 9'uncu maddesi ile; ilkokulu bitirmiş olanların, bir mesleğe hazırlık amacı ile çıraklık dönemine kadar işyerlerinde aday çırak olarak eğitilmeleri kesin hükme bağlan mış bulunuyor. Yasanın bu hükmünün yerine getirilmesi mümkün olmadığı gibi 11 yaşında ilko kulu bitiren bir çocuğun aday çırak olarak eğitilmesi, 15 yaşından küçüklerin çalıştırılmasını ya saklayan uluslararası sözleşmelere (ILO 59 Sayılı Sözleşme, Avrupa Sosyal Şartı m.7) aykırıdır.
Bununla birlikte çocuk hakları konusunda, Birleşmiş Milletler Teşkilatınca gerçekçi ve çağdaş bir yaklaşımla hazırlanan, T.C. Hükümeti adına 14 Eylül 1990 tarihinde imzalanarak 11 Aralık 1994 tarihli 22138 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 4058 sayılı Kanunla onaylanması uygun gö rülen ve 27 Ocak 1995 tarihli 22184 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 94/6423 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de onaylanan Çocuk Haklarına dair Sözleşmenin; çocuğun ekonomik sömürüye, her türlü tehlikeli işte veya eğitimine zarar verecek ya da sağlığını olumsuz yönde etkileyecek be densel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırıl masına karşı korunmasını, işe kabul için taraf devletlerin birden çok asgarî yaş sınırını saptamala rını öngören 32'nci maddesine göre de, 11 yaşında ilkokulu bitiren bir çocuğun çalıştırılmasına ola nak yoktur. Ayrıca, İş Kanununun 67 nci maddesine göre 15 yaşından aşağı çocukların çalıştırıl ması da yasaktır.
30.1.1992 tarihli ve 3797 Sayılı Kanunun 11 inci maddesi (a) fıkrası ile meslekî ve teknik li selerin orta kısımlarının eğitim, öğretim ve yönetim hizmetlerinin ilgili öğretim birimlerince yürü tülmesi hükme bağlanmıştır. Eğitim sistemimizi tüm boyutlarıyla içine alan Millî Eğitim Temel Kanununda "Genel, meslekî ve teknik liselerin orta kısımları" adıyla bir eğitim kademesi yoktur.
Aksine 6-14 yaş grubunu kapsayan İlköğretimin, Ilköğrenim Kurumlarında verileceği 222 Sayılı Kanunla kesin hükme bağlanmıştır. Ayrıca, ilköğretimin 6, 7 ve 8 inci sınıf öğrenimlerini ortaöğ retim kurumları bünyesinde gören öğrenciler, ilköğretim için hazırlanan öğretim programlarını ve ders kitaplarını izlemekte, sınıf geçme durumları da ilköğretim kurumlarında uygulanan yönetme lik esaslarına göre yürütülmektedir. Bu değişiklikle, Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görev leri Hakkındaki Kanunun 11 inci maddesi (a) fıkrası, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile uyumlu hale getirilerek ilköğretimde; eğitim, yönetim ve denetim boyutunda birlik ve bütünlük sağlanmış olacaktır.
1973 yılında hedeflenen ancak altyapı yetersizliği nedeniyle geçici olarak ertelenen sekiz yıl lık zorunlu ilköğretim uygulaması, aradan geçen 24 yıllık sürede erteleme gerekçesi ortadan kalk tığı ve fiilen gerçekleşme noktasına geldiği için bu yasal düzenleme yapılmıştır.
İLKÖĞRETİM VE EĞİTİM KANUNU, MİLLÎ EĞİTİM TEMEL KANUNU, ÇIRAKLIK VE MESLEK EĞİTİMİ KANUNU İLE MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREV LERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI