– A) Elektrik enerjisi sektöründe sürdürülen yeniden yapılanma çalışmalarının en önemli unsuru bu Kanunla kurulan ve teşkilatlandırılan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu ve Kurumun temsil ve karar organı olan Kuruldur.
Kanunun yasalaşmasını takiben Kurul üyelerinin ivedilikle atanması ve bu Kanun uyarınca öngörülen düzenleme ve denetim görevine bir an önce başlaması önem arz etmektedir.
Madde, Kurul üyelerinin, Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip üç ay içinde atanmasını öngörmektedir. Madde ile ayrıca, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından atanması gereken iki üyenin, Kurulun ilk oluşumunda nasıl atanacağı hususu düzenlenerek, bu iki üyenin Bakanlar Kurulu tarafından atanacağı belirtilmektedir.
İlk atanan üyelerin ne şekilde yenileneceği de madde kapsamında düzenlenmekte ve devamlılığın temini için ilk Başkanın altı yıllık süre boyunca görev yapacağı belirtilmektedir.
Diğer yandan, herhangi bir müdahaleyi önlemek açısından Kurum personelinin Kurul tarafından atanmasını temin edecek bir düzenleme yapılmaktadır.
B) Bu Kanunla öngörülen yeni piyasa yapısı için gerekli tüm hazırlıkların, ''hazırlık dönemi'' olarak ifade edilen, Kanunun yürürlüğe girmesini takip eden azami yirmi dört aylık süre zarfında tamamlanması öngörülmüştür.
Hazırlık dönemi süresince;
1. Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle piyasada faaliyet göstermekte olan tüzel kişilerin lisans alabilmesi için gerekli hazırlıklar ancak ''hazırlık dönemi'' sonuna kadar tamamlanabileceği için, bu tüzel kişilerin bu dönem dahilinde lisans alma zorunluluğu olmaksızın faaliyetlerini sürdürebilmeleri imkanını da sağlamaktadır.
2. Kanunun yürürlüğe girmesinden önce iletim, dağıtım ve üretim gibi faaliyetlerin tümünde birden yer alan tüzel kişilerin, müştereken yürütülen bu faaliyetler sonucu tekel güç haline gelmemeleri ve bunun yanında faaliyetlerin ayrıştırılması ile her bir faaliyete ilişkin maliyetlerin, oluşturulacak tarifeler açısından net olarak ortaya konulabilmesi için, yürütecekleri faaliyeti bu Kanun hükümlerine göre seçmeleri ve diğer faaliyetlerine son vermeleri öngörülmüştür. Tüzel kişiler bu konudaki düzenlemeyi hazırlık dönemi sonuna kadar tamamlamakla yükümlüdürler. Bu konuda herhangi bir tereddüte yer verilmemesi için, bu Kanunda adı geçen ''mevcut sözleşmeler'' kapsamında yer alan imtiyaz sözleşmelerinin de bu hüküm kapsamında olduğu ayrıca vurgulanmıştır. Bu geçici madde, tüzel kişiler tarafından vazgeçilen faaliyetlerin sürdürülebilmesi için gerekli önlemlerin Kurul tarafından alınacağını da hükme bağlamaktadır.
3. Yeniden yapılanma çalışmaları Bakanlık tarafından başlatılmış ve zaman içerisinde olgunlaştırılarak sonuçlanma aşamasına getirilmiştir. Kanunla öngörülen yeni piyasa yapısı ve kurumsal düzenlemeler hakkında Bakanlığımızca bugüne dek oluşturulan bilgi ve belge birikimi doğal olarak Kuruma aktarılacaktır.
Burada getirilen düzenleme, hazırlık dönemi dahilinde kurumsal gelişime yönelik hazırlık çalışmalarının, Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip, Bakanlık tarafından başlatılması ve Kurulun atanmasından sonra Kurula devredilerek, Bakanlık ile koordinasyon içinde yürütülmesi ve hazırlık dönemi sonuna kadar tamamlanması düzenlenmiştir.
4. Bu Kanunla hazırlanması yönetmeliklere bırakılan hususlarda yapılacak çalışmaların hazırlık dönemi sonu itibariyle tamamlanması ve tamamlanmayı müteakip yeni piyasa yapısının işlerlik kazanması hükme bağlanmaktadır. Ayrıca, söz konusu yönetmelikler kapsamında oluşturulması gereken lisansların ve piyasa faaliyetleri açısından gereken yöntemleri içeren dokümanların, piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilerin görüşleri alınarak hazırlanması da hükme bağlanmaktadır.
5. Şebeke yönetmeliği, dağıtım yönetmeliği ve müşteri hizmetleri yönetmeliği hazırlık çalışmaları ilgili kuruluşlar tarafından önceden başlatılmış bulunduğundan, çalışmaların tamamlanmasını müteakip, hazırlık dönemi sonu beklenmeksizin uygulamaya konulmasında herhangi bir sakınca olmadığı gibi, bu yönetmelikler aynı zamanda iletim ve dağıtım sisteminin işletme ve planlama standartlarını da içerdiğinden mümkün olan en kısa sürede uygulamaya konulmalarında yarar bulunmaktadır. Dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği ise, hazırlık dönemi sonunda oluşacak yeni piyasa yapısında işlerlik kazanacağından bu kapsamın dışında tutulmuştur.
Hazırlık dönemi sonu itibariyle ise;
1. Piyasada faaliyet gösteren veya göstereceği hükme bağlanmış olan tüzel kişilerin, Kurulun çıkaracağı yönetmelikler çerçevesinde gereken başvuruyu yapmaları neticesinde ilgili lisanslarını alacakları hususu hükme bağlanmaktadır.
2. İletim sistemi bütünlüğünün sağlanması ve korunması açısından, tüm iletim sisteminin tek elden yürütülmesini sağlayacak düzenleme yapılmaktadır.
3. Bu Kanunla getirilmeye çalışılan yeni piyasa yapısı, kendi iç dinamikleri ile hareket kabiliyeti olan serbest bir elektrik pazarının oluşturulması ilkesine dayanmaktadır. Bu itibarla yeni yapıda, muafiyet unsuruna veya genel Hükümet politikası dışında bir teşviğe yer verilmemektedir.
Bu nedenle, hazırlık döneminin sonu itibariyle, tarife altı veya tarife dışı tutularak muafiyetli bedel ödeyerek veya herhangi bir bedel ödemeksizin elektrik enerjisi kullanan gerçek veya tüzel kişilerin bu haklarının sona erdirilmesi madde ile düzenlenmektedir.
Getirilen bir diğer düzenleme, tarifeler içinde, tüzel kişilerin piyasa faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan hiçbir unsurun yer almaması prensibinden hareketle, elektrik satış tarifeleri üzerindeki fonların ve payların kaldırılmasıdır.
C) Uzun süredir gündemde olan ancak çeşitli nedenlerle sonuçlandırılamayan, kamu üretim ve dağıtım tesislerinin işletme hakları devrine ilişkin çalışmaların belirli bir tarih itibariyle sonuca ulaştırılabilmesini teminen gerekli düzenleme yapılmaktadır.
D) Ayrıca, TEDAŞ ve Elektrik Üretim Anonim Şirketi bünyesinde yer alan bağlı ortaklıkların statülerinin bu Kanun çerçevesindeki durumuna açıklık getirilmektedir.
Dağıtım faaliyeti yönünden;
1. TEDAŞ'ın, işletme hakkı özel sektöre devredilmemiş olan ya da sair şekillerde özelleştirilmemiş olan dağıtım bölgelerinde, hizmetin devamlılığının sağlanması bakımından dağıtım ve perakende satış faaliyetlerine devam edeceği ancak belirlenecek bir usul dairesinde perakende satış hizmetine ilişkin faaliyetlerin özel perakende satış şirketleri tarafından da yerine getirilebileceği hükme bağlanmaktadır.
2. Mevcut sözleşmelere taraf olması yanında mevcut sözleşmelere konu olan tesislerin mülkiyetini elinde bulundurması nedeniyle, bu tesislere yapılacak her türlü yatırımın onaylanan projesine uygun olarak yapılıp yapılmadığının, TEDAŞ tarafından denetlenmesi düzenlenmiştir.
3. Üretim faaliyeti yönünden, yeni piyasa yapısına ve serbest rekabete uygun olarak faaliyette bulunabilmeleri için, Elektrik Üretim Anonim Şirketi bünyesindeki bağlı ortaklıklar dahil tüm üretim tesislerinin, elektrik enerjisi üretimine ilişkin gerçek maliyetlerini yansıtan fiyatlarının oluşması için gereken düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, TEAŞ tarafından üretim faaliyetine ilişkin olarak edinilmiş bulunan kredilerin Elektrik Üretim Anonim Şirketi sorumluluğunda olacağı da belirtilmektedir.
E) Mevcut durumda, kamu adına yapılan elektrik enerjisi üretimine ilişkin fiyatlar, gerçek üretim maliyetlerini yeterince yansıtmamaktadır. Bu duruma yol açan en önemli neden, Devlet Su işleri tarafından genel bütçeden karşılanarak yapılan hidroelektrik santralların, maliyet kalemleri dikkate alınmaksızın ilgili kamu üretim kuruluşuna devredilmesi ve bu kuruluşun ortalama satış fiya-tının olması gerekenden daha düşük olarak gerçekleşmesidir. Öncelikle, Devlet Su İşleri tarafından genel bütçeden karşılanarak yapılan yatırımların, maliyetler yansıtılarak Elektrik Üretim Anonim Şirketine devredilmesi hususu, bu Kanunla, 6200 sayılı Devlet Su işleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanuna eklenen madde ile hüküm altına alınmıştır.
Bu husus piyasada oluşacak fiyatlar açısından son derece olumlu olmakla birlikte, hedeflenen piyasa yapısı bakımından mevcut sorunu tam olarak gidermediğinden, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketinin bu Kanun uyarınca devraldığı ve/veya devralacağı mevcut sözleşmeler kapsamındaki enerji alım anlaşmaları nedeniyle üstleneceği malî yükümlülükleri yerine getirebilmesini sağlamak ve diğer taraftan, Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin ortalama satış fiyatının piyasada rekabet edilebilir düzeye çıkarılmasını temin etmek için, belli bir süre boyunca Bakanlık politikası doğrultusunda, Elektrik Üretim Anonim Şirketince üretilen elektrik enerjisinin Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketine satılması da öngörülmektedir.
Bununla birlikte bu süre, hazırlık dönemi sonundan itibaren en fazla beş yıl ile sınırlı tutularak, Kanunda hedeflenen piyasa yapısına en kısa sürede geçişin yapılması öngörülmüştür.
Mevcut sözleşmeler kapsamında olup, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi tarafından üstlenilen ve/veya üstlenilecek enerji alım ve satış anlaşmalarının Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketine bazı yükümlülükler getirdiği açıktır. Diğer yandan bu Kanunun öngördüğü yeni piyasa yapısında Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi dışında özel toptan ve perakende satış şirketleri piyasada ikili anlaşmalar yoluyla faaliyet gösterebilecek ve serbest rekabet koşullarında piyasada enerji alım-satımına dair fiyatlar oluşmaya başlayacaktır.
Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketinin üstlendiği ve/veya üstleneceği bu yükümlülükleri yerine getirebilmesi için kendi dışında oluşan piyasa fiyatlarına uyum sağlaması gerekli olacaktır. Bu madde ile, başta Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt, Anonim Şirketi olmak üzere diğer kamu tüzel kişilerinin piyasada yapılacak düzenlemeler sonucunda gelirlerinde oluşabilecek kayıpların, gerektiği hallerde ve hazırlık döneminin sona ermesinden itibaren azami beş yıl ile sınırlı kalmak üzere, karşılanması için gereken mali desteğin genel bütçe imkanları ile sağlanmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
F) Bu Kanunda öngörülen yeni piyasa yapısının, Avrupa Birliği uygulamalarına uyumlu olması hedeflenmiştir. Bu çerçevede tüketiciler, yıllık elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre gruplandırılmakta ve belli bir takvim dahilinde tedarikçisini seçme serbestisine sahip olacak tüketiciler tanımlanmaktadır.
G) Halen içerisinde bulunduğumuz kritik döneme ilaveten 2001 ve 2002 yılları da arz-talep dengesi açısından kritik yıllar olarak gözükmektedir. 2001 ve 2002 yıllarında söz konusu olabilecek enerji açığının giderilebilmesini teminen, Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığı ile Bakanlık tarafından arz güvenliğini sağlamaya yönelik bazı tedbirlerin alınması amacıyla 2000-2002 döneminde işletmeye geçeceklerine ilişkin taahhütte bulunan Yap-İşlet-Devret projelerinin gerçekleştirilmesi halinde, bu projelere 3996 ve 4283 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Hazine garantisi verileceği düzenlenmektedir.
Bu projelerin öngörülen sürelerde işletmeye alınmaları, sadece 2002 yılı sonuna kadar söz konusu olan arz açığının kapatılması açısından değil, 2003 yılı başı itibariyle işlerlik kazanacak yeni piyasa modeline önemli bir yedek kapasite ile girilebilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır.
Ancak bu tarihe kadar işletmeye geçemeyen projeler için Hazine garantisi verilmeyeceği hüküm altına alınmaktadır.