Ülkemizde enerji ihtiyacının her geçen gün arttığı ve dünya konjonktüründeki değişimlerin ülkemiz lehine yeni imkânlar oluşturduğu dikkate alınarak bu konuda bazı yeni düzenlemelerin yapılması büyük önem arz etmektedir.
Doğal gazın ithalatından dağıtım ve kullanımına kadar hizmet veren kişi ve kuruluşların belirlenmesi, uyacakları hükümlerin tespiti ve yetkilendirilmesi ile denetlenmeleri konularında yasal düzenleme yapmak amacıyla bu Tasarı hazırlanmıştır.
Doğal gaz sektöründeki tüm faaliyetleri düzenleyecek ve gerekli önlemleri geciktirmeden yürürlüğe koyacak ve sektörün herhangi bir tıkanıklığa uğramadan faaliyette bulunmasını sağlayacak bir kurum oluşturmaya çalışılmıştır. Böylece, doğal gazın yeni teknolojilere uygun güvenli, sürekli ve ülke yararları ile liberal sistemin gereklerine uygun dağıtımı ve kullanımı amaçlanmıştır.
Ülkemizde çok yeni olan bu konu hakkında 3378 sayılı Yetki Kanununa istinaden, 1990 yılında 397 sayılı Doğal Gazın Kullanımı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çıkarılmıştır. Bu KanunHükmünde Kararname ile ülkemizde doğal gazın ithali, satışı ve ülke içinde dağıtımı yetkisi tamamen BOTAŞ’a verilmiştir.
Ancak, serbest piyasa ekonomisi, prensiplerini yerleştirmek, liberal ekonominin icaplarından olan tekelleri kaldırma hedefleri doğrultusunda, doğal gaz piyasasında tam rekabetin sağlanabilmesi için 397 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılarak doğal gazın iletimi yanında ithali, dağıtımı ve satışına ilişkin hususlar da Kanun kapsamına alınmıştır.
Ülkemizde doğal gaz dağıtımı ile ilgili yeterli alt yapının olmadığı, bu yatırımların önemli ölçüde iç ve dış kaynağa ihtiyaç gösterdiği ve kamunun sınırlı kaynak yapısı içinde bu tür büyük yatırımların realize edilmesinin en azından kısa vadede mümkün olamayacağı bir gerçektir.
Bu tür enerji kaynaklarının, bölüşümü ve boru hatları ile taşınmasının belli başlı ülkeler arasında ciddi bir yarış ortamı yarattığı ve bu yarışın giderek ülkeler arası bir güç ve refah göstergesine dönüştüğü bir dönemde, ülkemizin de bu avantaja sahip olmasında büyük yarar görülmektedir.
Doğal gazın ithalatında kamu tekelini benimseyen 397 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, serbest ekonomik sistemin özüne ters düşen bir takım kısıtlamaları da ihtiva etmektedir.
Diğer taraftan, Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık (2001-2005) Kalkınma Planının Onaylandığına ilişkin TBMM Kararının Enerji başlığını taşıyan bölümünde de “başta elektrik ve doğal gaz alt sektörleri olmak üzere enerji kaynaklarının üretiminden tüketimine kadar her aşamada, özel kesimin en üst düzeyde yatırım ve işletme faaliyetlerine katılımı için gerekli yasal ve kurumsal değişikliklerin yapılması sağlanmalıdır.” hükmü yer almaktadır.
Bu nedenle, doğal gazın günün koşullarına uygun olarak, sektörün büyük bir hızla değişen piyasa ihtiyaçlarını karşılayacak, uluslararası entegrasyonun gereklerini yerine getirerek verimlilik, rekabet ve şeffaflığı sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak hazırlanan bu Tasarı ile;
Doğal Gaz Piyasası Düzenleme Kurumunun teşekkülü ve etkin biçimde çalışmaya başlaması, Doğal gaz piyasasında temin, iletim ve dağıtım faaliyetlerinin düzenlenmesi, Mevzuatın ve uygulamanın Avrupa Birliği düzenlemeleri ile uyumlu hale getirilmesi, hedeflenmiştir.
Bir çok yatırımcının Türkiye’de yatırım yapma olanaklarını araştırdığı, ancak, faaliyete geçmek için piyasaların denetlenmesini ve bu kapsamda hazırlanan ve yükümlülüklerinin açıkça belirlenmesini beklediği bilinmektedir.
Halkımızın refah seviyesini artırmak için özellikle sanayicilerimizin serbest dolaşıma tâbi ürünlerinin rekabet gücünü artıracak nitelikte, güvenilir ve ekonomik yeni enerji kaynakları sağlamanın ve bunların istikrarlı bir piyasa içerisinde sunumunun son derece önemli olduğu muhakkaktır.
Bu Tasarının kanunlaşmasıyla birlikte doğal gaz sektöründeki alt yapı yatırımlarının yerli ve yabancı özel yatırımcılar tarafından hızla tamamlanması imkânı yaratılmış olacak ve enerji darboğazları ile karşılaşılması önlenmiş olacaktır.