Kaynak: Millet Meclisi S. Sayısı 698 · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Bu kanunda tasarı metni belgede okunamadığı için numaraların yürürlükteki metinle örtüştüğü doğrulanamadı; yanlış maddeye bağlamamak için gerekçeler tasarıdaki sırasıyla, bağlanmadan verilmiştir.
1. Türkiye'nin modern anlamdaki ilk Gümrük Tarifesi Cumhuriyetin kuruluğunu mütaakip 1929 yılında yürürlüğe konmuştur. Âzami, tek, muhtar ve spesifik esasa dayanan bu tarife 1919 yılında (Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması Akidleri) ile yapılan taviz müzakereleri nin zeminini teşkil etmiş, bilâhara 1954 yılında (1950 Brüksel nomanlatürüne) göre yeniden tertiplenmiş ve bu arada ölçü esasından değer esasına geçilmiştir.
2. Bu tarife ve bu tarife üzerinden tesbit olunan tavizler 1961 «onuna kadar hemen hiç de ğişikliğe uğramadan olduğu gibi devam etmiştir. Bu zaman içinde Türkiye'nin İktisadi piyasasında gelişmeler meydana gelmiş, diğer taraftan aynı devre içinde mevcut tarifenin ve taviz listemizin memleketin o tarihteki ve ilerideki ihtiyaçları bakımından yetersizliği tesbit edilmiştir. Buna göre Gümrük Vergisi tarifemizin yatırımlar, üretim, çalıştırma, dış ödemeler, tüketim ilân gibi açılardan gerekli fonksiyonu ve etkiyi sağlayacak bir yapıya ve seviyeye icra zarureti meydana çıkmıştır. Bunlara ek olaraik (Avrupa Ekonomik Topluluğu) ile yapılmasına teşebbüs olunan or taklık Anlaşması, tarifemiz üzerinde bir diğer açıdan dikkatle ve önemle eğilmeyi gerekli kılmış tır. Gerçekten bu anlamda (bir anlaşmanın icabı olarak ileride linear indirimlere gidileceği malûm dur. Bu takdirde çocuk - sanayiimizin yaşatılması veya yeniden kurulması düşünülecek sanayi kollarının ve diğer üretim alanlarımızın bu indirimlere kabil olduğu kadar az sarsıntılarla inti bak edebilmesi için başlangıç nispetlerinin Ibunu sağlıyaeak seviyelerde tutulması lâzıımgelmekte idi.
3. işte, esas itibariyle bu sebeplerle bunlara ilâveten bâzı tâli mahiyetteki mülâhazalarla 1960 yılında gümrük tarifelerimizin bu ihtiyacı ıkurşılıyacak şekilde yeniden tertip ve tanzimi hazır lıklarına girişilmiş ve ilk önce tarife (1955 Brüksel nomanklatürüna) uygun şekle irca edilmiştir.
Bundan sonra tarifemizin tavizlerle 'bağlı hadleri üzerinde (Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması Akidleri) ile 1961 yılında yeniden müzakereler yapılmış ve 'tavizlerimizin geniş mik yasta geri çekilmesi veya hafifletilmesi «ağlan mıştır.
[Böylece ıbu ameliyelerle artık tarife üzerinde yapılması gerekli olan şümullü operasyon için ieabeden şartların hazırlanması mümkün olmuştur.
4. Bu çalışmaların yapıldığı devre içinde Türk ekonomisinde ve yurt içi sınai faaliyetlerde da'lıa da ileri bir gelişmenin meydana gelmekte olduğu müşahede edilmiştir :
ıa) 1960 tan sonraki devrede sınai üretim alanında yeni ve çeşitli büyük yatırımların ya pıldığı, üretimin genişlediği ve !bu genişleme cyiliminin arttığı, yabancı sermayenin eskisine nis petle daha ciddî ve önemli teşebbüsleri gerçekleştirdiği .görülmüştür.
b) Bu (gelişme beraberinde yeni ve özelliği haiz Ikonular •getirmiştir. Bâzı sanayi kollarında âtıl üretim kapasiteleri ve dar -boğazlar, sınai ürünlerde ihracat, yapına zaruretleri, hammad de tedariki ve (benzeri problemler karşısında kalınmıştır.
e) Türkiye'nin Birinci ve Beş Yıllık Kalkınma Plânı da ibıı devrenin sonuna doğru uygula ma alanına intikal etmiştir. Bu plân ekonominin dış rekabetten korunması için Gümrük vergile rinden istifade edilmesi prensibini kabul etmektedir. 1963 yılı programında ise mamul yatırım malları; bakımından millî sanayiin rekabet şartlarına daha çok uydurabilmek üzere ithalâtta m akim a ve teçhizattan alınan vergi ve resimlerin selektif bir sistem içinde ele alınması öngörül mekte, Gümrük vergilerinin hammaddelerde daha az, yarı mamullerde daha çok ve mamuller de ise en çok olacak şeklinde kademelendirilmesinin ele alınması 'esası konulmaktadır. 1964 programında ibunlara ilâveten imalât sanayiinde ithalât ikamesi imkânlarının halen yapılmakta olanlardan daha çoik fazla bulunduğuna, memleket içinde âtıl imalât kapasitelerinin mevcudi yetine, uygulanmakta olan Gümrük Vergisi oranlarında tutarsızlıklar, düşüklükler bulundu ğuna ve bumun ithal talebimi artırdığına ve yerli sanayiin ıgelişmesini 'önlediğine işaret edil mekte ve 'heyeti umumiyesiyle bu durumun ıslahı lüzumu »belirtilmektedir.
d) 1960 - 1963 devresi boyunca (Avrupa Ekonomik Topluluğu) ile bir süreden beri yapıl makta olan müzakereler olumlu bir şekilde neticelenmiş ve (Müşterek Pa,zar) ile bir Ortaklık Anla.şması imza edilmiştir.- Bilindiği 'gibi bu anlaşma 5 yıllık bir 'geçici devreden sonra (12 yıl lık bir tarife ve ithal rejimi intibak) devresini derpiş etmektedir. Bu hal, adı geçen 12 yıllık dev renin başlama tarihinden evvel Türkiye'nin, tarifesini en rasyonel ve ihtiyaçlara en uygun şekil de tesbitiııi şiddetle zaruri kılmaktadır. Bu bakımdan Türkiye'nin tarife intibakı devresine gir meden önce, gümrük tarifesini kendi Sosyo - ekonomik bünyesinin ihtiyaçlarına ve bundan sonra da intibak devresi içindeki muntazam ve devamlı değişmeye en uygun şekilde tesisini ge rektirmektedir.
5. Bu ıgelişmenin yanaşıra Gümrük Vergisi ensidansmım arz ettiği eğilim de şöyle olmuştur.
1960 yılındaki vergi ensidansı, 1903 yılına kadar 3 puvan civa,rıncla bir düşme kaydetmiştir.
Bu oranda bir düşüş, takriben 120 milyon liralık bir vergi azalmasına ve bu ölçüdeki bir koru ma imkânının kaybedilmesine muadildir. • D »**«•-« •• Halihazırda Gümrük vergilerinıizim % 13 civarında olan ensidansımın diğer bâzı memleket lerle mukayesesi faydalı olabilir. Bu bakımdan tama'miylc sanayileşmiş, yabancı mallara ,kar§ı rekabet imkânları ve vasıtaları çeşitlenmiş ve artmış bulunan meselâ Fransa'da bu nislbet % 24, ingiltere'de % J 9 ,9 dur. ispanya, israil gibi memleketlerdeki ensidansı ise bu haddin olduk ça üstündedir.
Şüphesiz bu mukayeseleri yaparken memleketler ve ithalât bünyeleri arasındaki değişiklikle rin1 ıgöz önünde tutulması ve bunların «îş'arı» mahiyetinde telâkki edilmesi lâzımdır, Ancak her halde Türkiye'deki umumi koruma payının ihtiyaca yeterli olduğu söylenemez.
M, MfeclisS (S. Sayısı ; 698 )] Hazırlanmış olan tasarıdaki nöbetlerin mevcut ensidan üzerindeki etkisi hakkında şöyle dti- [ şünültnektedir.
Yeni nisbetler ithalâtın bünyesini ve ayrı kalemler halinde ithalât miktar ve değerlerini ve 1 (bu bakımdan vergi kıymetlerini etkiliyecektir. Buna göre itibalâtınozm arz edeceği yeni şekil, : ithalât rejimimizin tesbit ettiği itihal miktarları ıtazara alınarak, ensidansım 3 - 4 puvan artacağı ve % 16 - 17 ye varacağı hesaplanmaktadır. Diğer memleketlerdeki ensidanslarla karşiılaşti'rıl- • dığı zaman bu nisbetin bu Ihaliyle de yüksek bir seviye ifade etmediğini söylemek yanlış olmıya- ^ çaktır.
6. Yeni tarifenin hazırlanmasında bu defa değişik bir metot takibedilmiştir. Aşağıda açıkla nacağı gibi bu metot ile, ihtal konusu olan maddelerin her birisi, sağlanabilen bilcümle bilgilere müsteniden vt daha evvelden tesbit edilmiş kuralların ışığı altında değerlendirilmekte ve vergileri • buna göre1 tayin olunmaktadır. ' Gümrük tarife cetvelimizin hali hazırdaki nisbetleri konusundaki eksikliklerimizin birisi, evvel- ' cc bulların tâyinine âmil ve müessir olan sebeplerin ve düşüncelerin zaptedilmenıiş olmasıdır.
B ü ^ e f a ki çalışmalarda hareket noktasını, ithal mallarımız bakımından gereken bilgileri ihtiva ^âfecek bir sicilin kurulması teşkil etmiştir. Buna göre bir ithal maddesinin vergisini tâyin ederken şu noktalar üzerinde durulması icabeftiği kararlaştırılmıştır :
a) Maddenin ismi, tarife ve eşyanın numarası ve maddenin teşhisine ilişkin bilgiler ve kanuni, ahdî, indirilmiş vergi hadleri,
b) Diğer memleketlerde aynı maddeye tatbik olunan vergi nisbetleri (diğer memleketler ola rak Ortak Pazar - Müşterek dış tarife -, İngiltere, İspanya, İsrail, Yunanistan, Pakistan seçil miştir. Böylece çok sınaileşmiş, smaileşmekte olan Türkiye'ye benzeyen memleketlerdeki duru mun mukayesesi sağlanmıştır.)
c) Ihtalât miktarları (miktar ve değer olarak),
d) İthal rejimleri (libere, tahsisli, anlaşmalı ve diğer rejimler),
e) Dahilî imalât ve üretim durumu, kapasite, üretim hakkında bilgiler (miktar ve değer olarak),
f) İhracat durumu (Miktar ve değer olarak), |
g) Kalkınma plânında öngörülen üretim ve bunlarla ilgili bilgiler,
h) Yabancı sermaye yatırımları (teklif olunan, kabul edilen ve fiilen yatırılan miktarlar),
i) Kullanış yerleri ve hammadde, yatırım malı, inşaat malzemesi ve tüketim maddesi olarak nisbetleri,
j) Türkiye'de istihsal ve imâl imkânları ve bu konudaki teşebbüsler ve bu konularla ilgili sair bilcümle bilgiler, Her madde hakkında yukarıdaki (bilgilerin ta^amiyle sağlanmasına âzami gayret gösterilmiş ise de bir kısmında buna şimdilik imkân elverm emiştir. Esasen bir kısmında da bu lüzum bu saf hada kendisini hissettirmemiştir. Bununla beraber ilk defa kurulmuş olan bu çok geniş Spectrum'lu sicilin eksikliklerinin zamanla izalesine çalışılacağı tabiîdir. Bu hususta çalışmaların metodu ve kurallara şimdiden tesbit edilmiştir. İleride ihtiyaç meydana çıktıkça ve gümrük tarifesi üze rinde yapılacak çalışmalar lüzum gösterdikçe, bu sicile müracaat olunduğu zaman, daha mütekâr mil ve daha noksansız bilgilere sahibolacağımızı şimdiden söyliyebiliriz.
7. Vergi hadlerinin tesbiti bakımından bütün dünyada göz önünde tutulmasına çalışılan hususlar ile Türkiye'nin kendine has ihtiyaçlarına riayet olunmuştur. Bu plânda öngörülen baş lıca kuralları şöylece sıralıyalbiliriz:
a) Ham madde, yarı mamul ve mamul maddelerin vergileri arasında (bulunması gereken nisbet farklılıkları...
Bilindiği gibi dâhilde el emeğinin kabil olduğu kadar fazla kıymetlendirilebilmesi için hamtmaddelerin vergilerinin daha az, yarı mamullerin biraz daha fazla ve mamullerin en yüksek sevi yelerde tesbiti gerekmektedir. Hazırlanan tasarıda bu konu üzerinde (hassasiyetle durulmuştur.
M, MfecM (S. Sayısı; 698 ^
b) Türkiye'de halen mevcut âtıl kapasiteler -meselesinin gümrük vergileri yönünden çözümü* ne engel olan, sebep ve âmillerini izale etmek...
Türkiye'de bâzı sanayi kollarında, ihtiyaçtan fazla yatırım veya hammadde aramdaki eksiklik gibi sebeplerden doğan ve bir cephesi ile ekonomik plânda önemli harcamalara sebebiyet veren bir durum mevcuttur. Tasarının hazırlanması sırasında göz önünde tutulan bu durumun ıslâh edilebilmesi için alınacak tedbirler arasında Gümrük Vergisinin ayarlayıcı fonksiyonundan fay dalanma yoluna gidilmiştir.
c) Kurulmuş, kurulmakta olan ve kurulması mümkün (bulunan sanayiin teşviki....
Türk sanayii heyeti umumiyesiyle bir çocuk - sanayii vasfını haizdir. Bu sanayiin asırlık ma zileri olan gelişmiş memleket «sanayileri ile rekabet edebilmesi, hesaplı bir korama payına ihtiyaç göstermektedir. Bunun yanında yerli yatırımları henüz mevcudolmıyan fakat kurulabilme imkânı arz eden bir kısım imalât kollarına yöneltmek için vergi hadlerinde ieabeden koruma paylarının ihdasına çalışılmıştır.
d) ödeme imkânlarımızın en iyi şekil ve az israf ile kullanılmasını sağlamak...
Bilindiği gibi Türkiye yılda 5,5 milyar lira üstünde yabancı malı ithal etmekte ve aynı za manda bununla ilgili ticaret ve tediye muvazenesi açıkları teşekkül etmektedir...
Yatırım ham ve istihlâk maddesi olarak bütünü ile bilcümle itıhal mallarının hiçbir şekilde israf edilmemesi, lüzumundan fazıla ucuz mal tedarikinin bu konu açısından yapacağı olumsuz tesirlerin önlenmesi lâzımdır. Tasarının hazırlanışında bu nokta daima ve ehemmiyetle göz önün de tutulmuştur.
e) îthal malı fiyatları konusu...
Yukarıda (c) fıkrasında belirtilen konunun açıısı içinde kendisini gösteren aksi istikametteki bir hususiyet de ithal maddelerinin fiyatları konusudur. Bâzı ithal maddelerimizin dâhilde yerli rakip sanayi olmayışı kadar vergi mabetlerinin düşük müsait hadleri dolayısiyl-e ve niha yet ekonomi dışı diğer sebeplerle de dışardan gerçek değerleri üstünde ithal edildiğini söylemekte gerçek vardır. îthal mallarımızın bir kısmında görülen bu yüksek fiyatların içindeki gerçek de ğer üstü marjların ihracatçılarına inikas ettirilmesi bakımından gümrük tarifelerindeki hadlerden gerektiği şekilde istifade edilmesi, yeni tarifenin hazırlanmasında göz önünde tutulan esaslardan birisi olmuştur.
f) Yatırımların güçleştirilmemesi :
Memleketimizin kalkınması içinde yatırımların arz ettiği ehemmiyet, tarife çalışmaları sıra sında bilhassa göz önünde tutulmuş ve yeni tarifenin yatırımlar üzerinde olumsuz etkilerde bulunmasına meydan vermiyecek tedbirler öngörülmüştür. Böylece yapılan çalışmalarda ta rife değişikliklerinin istihsal maliyetleri üzerinde değil yatırını finansmanları üzerinde taz yik edici tesirleri olduğu;tesbit edilmiş ve bunun için de memleket dâhilinde imal edilsin veya ha riçten ithal edilsin yatırım mallarının vergilerinde muayyen esaslar dâhilinde geniş erteleme ler yapılması esası kabul edilmiştir. Yine bu esaslar arasında hariçten ithal olunacak ciddî ve büyük çapta yabancı sermayelerin hususiyetlerine göre toptan muafiyetler tatbikine gidilmesi esasına da yer verilmitşir.
g) Müşterek Pazar tarifeleri ile Türk tarifeleri arasında ileride kurulacak olan irtibatın hazırlanması.
Türkiye'nin ileride Müşterek Pazarın dahilî ve müşterek dış tarifeleri karşısında kendi tari felerini şimdiden hesaplı bir şekilde hazırlaması lâzımdır. Gerçekten tarifelerimize lineer indi rimlerin tatbik edileceği başlangıç hadlerinin yeniden gözden geçirilmesi, buna mukabil Müşte rek Pazarın Müşterek Tarifesine intibak bakımından düşük hadlerimizin ekonomimizi en az sarsa cak şekilde d-eğiştirilmesi lâzımdır. Tasarının hazırlanışı sırasında bu nokta üzeriride ehemmiyetle durulmuştur.
M. Meclisli. ( S. Sayısı : 698 •) — ö 8. Tasarının maddelerine gelince Birinci madde :
Bu madde 5383 sayılı Gümrük Kanıhnuna b-ağlı Giriş Tarife Cetvelinin değiştirildiğini be lirtmektedir.
ikinci madde :
İkinci madde gümrük mevzuatımıza tanı bir (kilit kanunu) esasını getirmektedir. Gerçekten bir kilit kanununun yalnız kanuni hadler içinde işliyen bir şekli 197 sayılı Kanun ile uygula ma alanına girmiş bulunuyordu. Bu taşandaki büküm ile Hükümete, lüzum ve zaruret görülen ahvalde mevcut hadleri kanuni haddin altında veya üstünde olmak ve fakat 3 ay içinde Y&sama Organının tasvibine arz etmek üzere değiştirebilme yetkisi tanınmaktadır.
Bu maddenin birinci fıkrasında bu vetkinin kullanılması bakımından teklif hazırlıyacak ba kanlıklar ve teşekküller ve yetkinin kullanılmasında göz önünde tutulan maksat ve gayeler belirtilmekte ve ikinci fıkrada, memleketin yatının çalışmaları bakımından hususiyet arz »eden ihtiyaçlara cevap verecek bir hüküm yer almaktadır. Bu hüküm ile, yetkinin genel mahiyette ve maddeler itibariyle kullanılması yanında (yabancı sermaye yatırımları) bakımından başvurul masında zaman zaman zaruret olabilecek özel nitelikte bir imkân sağlanmaktadır. Böylece yabancı sermaye kanaliyle gelebilecek ve memleketin yüksek menfaatleri bakımından özel nitelikler arz eden büyük yatırımlara ilişkin projelerin tahakkukuna engel olmamak için bu projelerin tamamı üzerinden muafiyetler tanımak yoluna | gidilmektedir.
üçüncü fıkra, bu madde ile Hükümete tevdi olunan salâhiyetin kullanılması neticesinde ya pılan değişikliklerin üç. aylık bir devre | içinde onanmak üzere Yasama Organına sunulacağını hük me bağlamaktadır.
c) Üçüncü madde :
Bu madde ile gümrük ve istihsal [vergisi konularında yeni bir müessese getirilmekte ve bu vergilerin «ithalde veya dâhilde muajfyen şartlar altında taksitlendirilmesi» şeklinde bir tat bikata gidilmektedir.
Maddenin (a) fıkrasında yatırım maddesi sayılan ve ithali uzun vadeli plân hedeflerine uy gun görülecek eşyanın gümrük ve ithalde alınan istihsal vergisinin '5 yıllık eşit taksitlerle tahsil edileceğini belirtmektedir.
Maddenin (b) fıkrası ise taksiıtlendirme hükmünün, yerli sanayiin imal etmekte olduğu mamul ler bakımından farklı ve aleyhte bir muameleye mâruz bırakılmaması için bunlara da teşmilini sağlamaktadır.
d) Dördüncü madde :
Dördüncü madde bu kanunun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların 1 nci mad dede yazılı bakanlık ve teşekküller tarafından birlikte ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihten iti baren iki ay içinde hazırlanacak bir yönetmelikte gösterileceğini âmirdir.
e) Beşinci madde :
Bu madde ile bu kanunda öngörülen işlerin sevk ve idaresini sağlıyaca'k bir komisyon kurul maktadır. Komisyon Maliye, Ticaret, Sanayi, Gümrük ve Tekel bakanlıkları ile Devlet Plânlama Teşkilâtı ve Türkiye Odalar Birliği temsilcilerinden teşekkül edecektir. Bu temsilciler, en az daire başkan yardımcısı, umum müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcısı seviyelerinde olacak ve başkanları bu komisyonun kurulmasına mütedair olan Bakanlar Kurulu kararında belirtile cektir.
Maddenin ikinci fıkrası, komisyonun görevleri ile çalışma usul ve şekilleri hakkındaki esasları kapsamaktadır.
üçüncü fıkra, komisyonun çalışmalarına iştirak edecek üyelere verilecek huzur hakkını be lirtmektedir.
f) Madde 6. :
Bu madde ile 2 . 1 •. k$k\ tarih ve 197 sayılı kanun ile bu kanuna dayanarak yürürlüğe konu lan Bakanlar Kurul'u kararlarının ve bunların onanmasına ilişkin kanunların yürürlükten kaldı rılmasına dairdir.
g) 'Madde 7. :
:
Bu madde ile kanunun 1 Mart 1964 tarihinde yürürlüğe gireceği ve böylece 5383 sayılı Güm rük Vergisi Kanununun (5) nci maddesinde yer alan bekleme müddetine ait esasın uygulanama yacağı hükmü konulmaktadır.
h) Madde 8. :
Bu madde ile kanunu Bakanlar Kurulunun yürüteceği belirtilmektedir.
Geçici Komisyon raporu Millet Meclisi .-/>#> Geçici Komisyon ^.v •.....'•- 13 4 . 1964 Esas No. : 1/664 ',..,/"'••'"',,. U" Karar No. : 2 *• Yüksek Başkanlığa *"" "^ 1. 5483 sayılı Gümrük Kanununa bağlı Gümrük Giriş Tarife Cetvelinin ^\.' . ., daki kanun tasarısı Komisyonumuzun 24 Mart 1964 ile 9 Nisan 1964 t a r ^' değiştirilmesi hakkınlantılarında ilgili Bakanlıklar ve Türkiye Odalar Birliği temsilcili -iUeri a r a s m da yaPl l an toP" kere edilmiştir. Bu arada kanun tasarısının ikinci madde»'- -m in de i § t i r a ki i le t e t k ik ve mÜza" Komisyonunun mütalâası alınmış, tasarının ekini *• J l û de y er a l an M k üm hakkında Anayasa komisyonumuz üyeleri arasından seçilen 5 kişi'-' t e§k il e d en t a r i fe cetvelindeki vergi hadleri ise tekrar görüşülerek karara bağlanmıştır. - -lK b ir küçük grupla incelendikten sonra komisyonda 2. Tasannın iktisadi ve malî o1" sadi bakımdan sanayimize, <** -m ak üzere iki cephesi olduğu müşahede edilmiştir. Tasarı iktiiç ve gerek dış sermaye • -^S rekabet karşısında mâkul bir himaye sağlanmasını ve böylece gerek bir ortaklık anlasa - yatırımlarının teşvikini, dış tediye imkânlarımızda tasarruflar teminini, tam tarife b?" „-uası ile bağlı bulunduğumuz Avrupa Ekonomik Topluluğu (Müşterek Pazar) ile tirici bim ^riiği kurulana kadar mevcut, gelişecek ve teessüs edecek sanayimizi buna intibak etv .xr fonksiyon icra etmesini mümkün kılacak bir yapıda hazırlanmıştır. Bu arada aynı za manda yükseltilen hadlerle ilgili olarak 240 milyon liralık ek gümrük vergisi hasılatı sağlanacağı da hesaplanmıştır.
Tarife hadleri üzerinde değişiklikler yapılırken ham, yarı mamul ve mamul maddeler arasında bulunması gereken nispî farklılıkların tesis edilmi olduğu ve bilhassa Türkiye'de mamul maddeler imalâtının teşviki gayesiyle hareket edildiği görülmüştür. Ancak bu arada değiştirilen hadlerin ya tırımlar ve istihsal faaliyetleri üzerinde olumsuz tesirlere sebebiyet vermemesi için Hükümete lüzu munda vergi hadlerinde değiştirmeler yapabilmesi ve vergiyi taksitlerle alabilmesi gibi yetkiler tanın^ mıştır.
Tarife değişiklikleri bilcümle maddelere mütaallik hadler üzerinden yapılmakla beraber, üyesi bulunduğumuz Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) Akitlerine karşı bağlamış bulunduğumuz hadlerle (tavizli hadler) bu değiştirmeler şimdilik tesirini göstermiyecek, bilâhara GATT Akitleri ile yapılacak müzakerelere göre taviz listemizde değişiklik yapıldığı nisbette tadi lât bu alana intikal ettirilecektir.
Tarifelerde yapılan değişikliklerin sanayiin, teşviki ve himayesi ve ek gelir sağlamak bakımla* rmdan gereken etkileri yapacağı, fakat buna mukabil para hareketleri dengesinde değişiklikler -olmadığı takdirde umumi fiyat seviyesinde yükselmeleri tahrik etmiyeceği neticesine varılmıştır, Öerçekten ham maddelerden Türk ekonomisinin ve sanayiinin kalkınması bakımlarından bilhassa ehemmiyet arz edenlerinin vergilerinin u