– 1-a) 4389 sayılı Bankalar Kanununda yer alan kurul üyeleri ile kurum personelinin uyacakları meslekî ilkeleri tespit etme yetkisi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna verilmiştir. Kurul üyelerinin görevlerinden ayrılmalarından sonra iki yıl süresince anılan Kanun kapsamına giren kuruluşlarda görev alamamaları kuralına, bu kişilerin meslekî bilgi ve tecrübesi gözetilerek münhasıran Fona intikal eden bankalarda görev alabilmeleri hususunda istisna getirilmektedir.Ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun faaliyetleri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirmesi öngörülmektedir.
b) Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimleri veya hisseleri Fona intikal eden bankalara, tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas idarelerine ve Fona, açacakları dava ve icra takiplerinde tanınan vergi, resim ve harç istisnalarının kapsamı genişletilmiştir.
c) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna, hisseleri kendisine intikal etmiş bankalar hakkında bu hisselerin üçüncü kişilere satışının gerçekleşememesi veya satışının imkân dahilinde olmadığının belirlenmesi durumunda, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (6) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki yetkileri kullanabilmesinin yanı sıra, söz konusu bankanın varlık ve yükümlülükleri ile ilgili her türlü tasarrufta bulunabilme imkânı tanınmıştır.
d) 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan, eski yönetici ve denetçiler hakkındaki kanunî halefiyet hakkının kapsamı açıklığa kavuşturulmaktadır. Bankaların birleşme, devir ve tasfiyelerine gidilmesi halinde, sorumluluğu tespit edilen eski ortak, yönetici ve denetçiler hakkında, banka genel kurullarınca ibra edilmiş olsalar dahi, Fon adına tazminat talebiyle dava açılabileceği hususu hüküm altına alınarak, bu konudaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
e) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasında var olan yetkisinin kapsamı, devraldığı ve dava veya iflas takibine konu etmekle görevli ve yetkili olduğu her türlü alacak dahil edilmek suretiyle genişletilmektedir. Ayrıca, Fona, uygulanmış veya uygulanması düşünülen muhafaza tedbirlerinin bir süre askıya alınmasıyla birlikte borçluların iktisadî faaliyetlerin devamının temin edilmesi ve bu suretle alacakların tahsil kabiliyetinin artacağına kanaat getirilmesi halinde anlaşma yapma yetkisi tanınmaktadır.
f) Yürütülecek işlemlerde kolaylık sağlanmasını teminen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna, Kurum başkan yardımcısı statüsünde ve kurum başkan yardımcılarında aranan şartları taşıyan üç Fon başkan yardımcısı atanabileceği hüküm altına alınmıştır.
g) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun, hisseleri kısmen veya tamamen kendisine intikal eden bankaların alacaklarını devralması halinde tanınan ayrıcalıklardan, bu bankaların borçlarını ve taahhütlerini yüklenmesi durumunda da yararlanmasına imkân tanınmıştır.Ayrıca, Fonun devraldığı alacakla ilgili olarak müdahil olabileceği ceza davaları arasına takibi şikâyete bağlı suçlardan doğan davalar da dahil edilmiştir.
h) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eden bankaların iştiraklerine atanan ve bu bankaları temsilen görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyeleri 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24 üncü maddesinin (6) numaralı fıkrası kapsamına dahil edilmiş, ayrıca bu kişilerin atanmalarından önceki döneme ait tahakkuk eden kamu borçlarından sorumlu tutulamayacakları esası benimsenmiştir.
2. Maddenin eski haline göre, Devlet Personel Başkanlığına bildirilen personelin başka kurum ve kuruluşlara nakli 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde belirtilen esaslar (süreler hariç) dahilinde gerçekleştirilmektedir.
Kanundaki “süreler hariç” ibaresi, uygulamada herhangi bir süre sınırlandırması yokmuş gibi algılanmakta ve işlemlerin uzun bir süreye yayılması söz konusu olmaktadır. 4603 ve 4684 sayılı Kanunlarla Kamu Bankalarının Ortak Yönetim Kuruluna verilen yeniden yapılandırma görevinin başarıya ulaşması için, bankaların belirlediği söz konusu personelin başka kurum ve kuruluşlara naklinin kısa sürede sonuçlandırılması yönetimin kontrolünün, banka disiplininin ve iş düzeninin sağlanması açısından olağanüstü önem arzetmektedir. Yeniden yapılandırma çalışmalarının aksamaması açısından Devlet Personel Başkanlığına bildirilen personelin bir an önce bankadan ayrılmaları da gereklidir. Bu nedenle Devlet Personel Başkanlığına bildirilen personelin 30 gün içinde söz konusu personelin atamalarının yapılması için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirimin sağlanması öngörülmüştür. Bu maddeyle getirilen en önemli değişiklik ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının bildirim tarihinden başlayarak en geç beş iş günü içinde personel atamalarını yapmaları ve personelin bankalarla ilişkisinin kesilmesidir.
Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde, bu maddenin amacına aykırı olmayacak şekilde, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi hükümlerinin uygulanması esası getirilmiştir.
3. 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunla 4603 sayılı Kanuna eklenen geçici 3 üncü madde uyarınca, Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin söz konusu maddede belirlenen mal varlığı kalemleri dışı tüm aktifleri Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi tarafından devralınmış ve anılan Banka tasfiye sürecine girmiştir. Ancak Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketinde kalması öngörülen bankalara olan yükümlülüklerden doğan taahhütlerden inşaat faaliyetleri ile ilgili olanların halen tasfiye süreci devam eden Bankada kalması tasfiye hukuku gereklerine uymadığından maddede bu gerekliliğin yerine getirilmesi bakımından düzenlemeye gidilmiştir.
Ayrıca, 4603 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin mevcut ikinci fıkrası, Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine devrinden doğan yükümlülüklerin, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine sermaye olarak ödeme yapılmak suretiyle karşılanması amacıyla düzenlenmişti. Bu fıkrada yapılan değişiklikle, devredilen gayri nakdî kredilerin nakte dönüşmesi halinde sermaye yerine borç karşılığı ödeme yapabilme imkânı sağlanmıştır.Ayrıca Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin 4684 sayılı Kanun çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketince devralınması üzerine Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi nezdinde doğan menfî farkın Hazinece karşılanmış olması nedeniyle Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hazineye borçlu olduğundan, maddeye bu yönde açıklık getirilmiş olup söz konusu alacak Hazinece yerine getirilmesine rağmen halen Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi nezdinde gözüktüğünden söz konusu alacağın muhasebe ilkelerine uygun olarak giderilmesine olanak tanınması, ancak söz konusu alacağın, tasfiye süreci devam ederken Tasfiye Kurulu tarafından Bankanın iflasının istenmesine neden olmaması için sadece bu bakımdan dikkate alınmamasını temin için maddede bu yönde hüküm getirilmiştir.
Bilindiği üzere 4684 sayılı Kanunla Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin anılan Kanun ile getirilen sınırlamalar dahilinde mal varlığının devredilmesi üzerine bankacılık lisansı iptal edilmiş ve Banka tasfiye sürecine girmiştir. Ancak 4684 sayılı Kanunla tasfiye özel bir prosedüre bağlanmış olup Tasfiye Kurulunun, İcra İflas Kanununda düzenlenen İflas Dairesi, alacaklılar toplantısı ve İflas İdaresi görev ve yetkilerine de sahip olarak anılan Bankayı tasfiye etmesi öngörülmüştür. Banka tasfiyesi açısından ilgili mevzuattan ayrı özel düzenlemeleri içeren 4389 sayılı Bankalar Kanununda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ile temettü hariç ortaklık hakları anılan Fona intikal eden bankalar ve tasfiyeleri söz konusu Fon eliyle yürütülen bankalar hakkında getirilen ayrık hükümlerin, bu hükümlerin getirilmesindeki temel amacın aynı olması bakımından, Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketi hakkında da uygulanması için 4603 sayılı Kanunda düzenlemeye gidilmiştir.
4. Kamu bankalarının yeniden yapılandırma ve özelleştirmeye hazırlık çalışmalarının başarıya ulaşması kapsamında personelin emekliliğe teşviki amacıyla daha önce ek maddî faydalar sağlanmış ise de, ülke ekonomisindeki belirsizlikler nedeniyle bir kısım personel tereddüt ederek söz konusu imkândan faydalanmamıştır. Hizmetin gerektirdiği ideal kadroya ulaşma amacı da dikkate alınarak, emekli olmak isteyen personele son kez olmak üzere ek maddî fayda sağlanmak suretiyle emeklilikten yararlanma hakkı tanınmıştır.
Ayrıca madde ile, özelleştirmeye hazırlık ve yeniden yapılandırma sürecinde; özel hukuka tâbi sözleşme ile istihdamına devam edilmesi uygun görülen banka personelinin, sözleşmeli statüye geçişinin teşvik edilmesi, söz konusu personelin T. C. Emekli Sandığı ile de irtibatlarının devam edeceği gözetilerek, sözleşmelerinin banka disiplin yönetmelikleri hükümleri uyarınca bankalarca feshi imkânı saklı kalmak üzere, 1475 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesi dışında kalan sebeplerle bankalar tarafından feshedilmesi halinde mağduriyetlerinin önlenmesi, bankanın kârlılık ve verimliliği, iştiraklerinin de kârlılık ve verimliliğini gerektirdiğinden, iştiraklerde istihdam edilecek nitelikli banka personelinin iştiraklerde çalışmalarının sağlanması sırasında hak kaybına uğramamalarını temin etmeye yönelik düzenlemeler getirilmiştir.
Bunun yanında, kamu bankalarının 4603 sayılı Kanunun amaçlarına uygun olarak, Tasarıda belirlenen süreler içerisinde yeniden yapılandırılarak özelleştirmeye hazırlanmalarının başarıya ulaşması ve diğer özel bankalarla rekabet gücüne sahip olabilmeleri açısından aynı statüde personel istihdamı amaçlanmıştır.
5. 4603 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi, Tasarının 4 üncü maddesi ile yeniden düzenlendiğinden uygulanma olanağı kalmayan söz konusu 5 inci madde yürürlükten kaldırılmıştır.