Tasarı/teklif madde 1
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı- Kanunun amaç ve kapsamının, aile hukukundan doğan dava ve işleri görmek üzere kurulan aile mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılama usullerini düzenlemek olduğu belirtilmiştir.
Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 15 (Esas No: 1/311) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Anayasanın “Ailenin korunması, kenar başlıklı 41 inci maddesinde, ailenin Türk toplumunun temeli olduğu ve Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alacağı ve gereken teşkilâtı kuracağı belirtilmektedir. Toplumun temelini oluşturan ailenin korunması için gerekli önlemlerin alınması ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Hiç şüphesiz, bir toplumda sosyal barış ve adaletin sağlanmasında, demokratik haklara saygılı, sağlıklı, topluma yararlı bireylerin yetiştirilmesinde ailenin önemi inkar edilemez bir gerçektir. Ailenin korunması görevi ise Devlete aittir. Günümüzde birçok sahada olduğu gibi, sosyal yapıdaki baş döndürücü gelişmeler ve karmaşıklık, eşlerin ve çocukların da sorunlarının artmasına ve olumsuzluklar yaşamalarına neden olabilmektedir. Bu sorunların çözümünde yargı alanına giren konular bakımından da bir takım yenilikler getirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Bir çok ülkenin iç hukuklarında aile mahkemelerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, örneğin Kanada ve Almanya’da aile mahkemeleri bulunduğu bilinmektedir. Ülkemizde ise yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre, aileye ilişkin dava ve işler halen genel mahkemelerde görülmektedir. Bu mahkemeler, aileye ilişkin davaların yanı sıra diğer hukuk davalarına da bakmak durumunda olup, ayrıca aile ile ilgili uyuşmazlıkların çözümünde ihtiyaç duyulan, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı mahkeme bünyesinde bulunmamaktadır. Buysa, mevcut mahkemelerin aile hukukundan doğan dava ve işlerin çözümlenmesinde kendilerinden beklenen işlevi yeterince yerine getirmesine engel olmaktadır. Ayrıca, 8.12.2001 tarihli ve 24607 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun özellikle aile hukukuna ilişkin hükümlerinden beklenen amacın gerçekleşmesi bakımından da aile mahkemelerinin kurulması bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Tasarıyla kurulması öngörülen ve bünyesinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı bulunan aile mahkemeleri, aile hukukundan doğan dava ve işleri, taraflar arasındaki karşılıklı saygı, sevgi ve hoşgörünün korunması ilkesini gözeterek, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanarak, eşlerin ve çocukların karşı karşıya oldukları sorunların sulh yoluyla çözümünü sağlamaya çalışacaktır. Böylece, yargılama görevinin yanında toplumun temel taşı olan ailenin korunmasına yönelik koruyucu, eğitici ve sosyal önlemler alma gibi önemli işlevleri de yerine getirecek olan aile mahkemelerinin kurulması amacıyla bu Tasarı hazırlanmıştır.
- Kanunun amaç ve kapsamının, aile hukukundan doğan dava ve işleri görmek üzere kurulan aile mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılama usullerini düzenlemek olduğu belirtilmiştir.
- Aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin esaslar açıklanmıştır.
- Aile mahkemesine atanacak hâkimlerin nitelikleri belirtilmiştir.
- Aile mahkemelerinin görevleri, 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler, 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi ile kanunlarla verilen diğer görevler olarak hükme bağlanmıştır.
- Aile mahkemesine atanacak uzmanların görevleri, nitelikleri ve reddolunabilecekleri belirtilmiştir.
Ayrıca iş durumlarının müsait olmaması veya hukukî veya fiilî bir engel bulunması ya da başka bir uzmanlık dalına ihtiyaç duyulması hallerinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarında aynı nitelikte olan çalışanlar veya serbest meslek icra edenlerden de yararlanılacağı öngörülmüştür.
- Aile mahkemelerince, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, görev alanına giren konularda, yetişkinler ve küçükler hakkında alınabilecek koruyucu, eğitici ve sosyal önlemler, Türk Medenî Kanunu hükümleri de dikkate alınarak düzenlenmiştir.
Maddede geçen sosyal hizmet kurumlarına, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu gibi kurumlar örnek olarak gösterilebilir.
- Aile mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işlerde geçerli olan usul kuralları açıklanmış, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunda hüküm bulunmayan konularda, Türk Medenî Kanununun aile hukukuna ilişkin usul hükümleri ile 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
- Yeni ihdas edilen kadrolara ilişkindir.
- Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler belirtilmiştir.
- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, aile mahkemelerinin görevine giren ve halen görülmekte olan dava ve işlerle ilgili olarak yapılacak işlemlere açıklık getirilmiştir.
- Yürürlük maddesidir.
- Yürütme maddesidir.
Adalet