- a) Doğrudan yabancı yatırımların ülkelerin iktisadî kalkınmasına olan katkısı ve bu yatırımları çekmek konusunda giderek yoğunlaşan rekabet, ülkelerin yabancı yatırımlara yönelik sektörel kısıtlamaları ortadan kaldırmalarını veya en az düzeye indirmelerini gerektirmiştir.
Ancak, kamu düzeni, kamu sağlığı, kamu güvenliği ve kamu yararı gerekçeleri ile 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkında Kanun, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu gibi çeşitli mevzuatta kısıtlamalar getiren hükümler yer almakta, 3213 sayılı Maden Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gibi bazı mevzuatta ise izin alma zorunluluğu öngörülmektedir.
Bu bent ile, yatırım ortamının liberal niteliği vurgulanmış olup, uluslararası anlaşmalar ve diğer kanun hükümlerince çeşitli amaçlarla öngörülen snırlamalara da atıf yapılmasıyla mevzuatlararası uyumun sağlanması ve şeffaflığın temini amaçlanmıştır.
Diğer taraftan, 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu ile 1954 yılında öngörülmüş bulunan millî muamele esasına bu Kanunda da yer verilerek, ülkemizde yabancı yatırımcıların yerli yatırımcılarla eşit muameleye tâbi oldukları belirtilmiştir.
b) Yabancı yatırımcılar açısından önemi dikkate alınarak, kamulaştırmaya ve devletleştirmeye ilişkin mevzuatta yer alan genel ilkelere yer verilmesi amaçlanmıştır.
c) Kambiyo mevzuatımız, taraf bulunduğumuz uluslararası anlaşmalar ve 6224 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca yabancı yatırımcıların sahip olduğu transfer serbestisine doğrudan yabancı yatırımları düzenleyen bu Kanunda da yer verilmiştir.
Bentte, yabancı yatırımcıların faaliyet ve işlemlerinden doğan net kâr, temettü, satış, tasfiye ve tazminat bedellerinin, lisans, yönetim ve benzeri anlaşmalar karşılığında ödenecek meblağlar ile dış kredi ana para ve faiz ödemelerinin yurt dışına serbestçe transfer edilebileceği belirtilmiştir.
d) Türkiye’de Türk hukukuna uygun olarak kurulan ve idare merkezinin Türkiye’de bulunduğu, yabancı yatırımcıların ortaklığıyla kurulan ya da iştirak edilen şirketler, Türk şirketi sayılmaktadır. Bu şekilde Türk tüzel kişiliği kazanmış bulunan şirketlerin yatırımlarıyla ilgili olarak taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı aynî hak edinimi, 442 sayılı Köy Kanunu ve 2644 sayılı Tapu Kanunu ile sınırlanmamış bulunduğundan söz konusu serbestinin Kanunda yer alması amaçlanmıştır.
e) Yabancı yatırımcılar için önemi dikkate alınarak uyuşmazlıkların çözümü hususuna yer verilmesi amaçlanmıştır.
f) Bu bent ile, yabancı yatırımcıların, yabancı ülkelerde kurulu bulunan şirketlerin menkul kıymetlerini yatırım aracı olarak kullanmak istemeleri durumunda, bu kıymetlerin değer tespitine ilişkin usul ve esaslar açıklanmaktadır.
g) Bu bent ile, yabancı yatırımcılar açısından önemi dikkate alınarak, çalışma izni bakımından çalışma mevzuatına tâbi olan yabancı personelin istihdamı konusunun, doğrudan yabancı yatırımları düzenleyen bu Kanunda yer alması amaçlanmıştır.
h) Bu bent, yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş şirketlerin, pazar araştırması, ihraç ürünlerinin kalite kontrolü ve benzeri faaliyetlerine yerine getirilmesi amacıyla ve ticarî faaliyette bulunmamak koşuluyla Türkiye’de açacakları irtibat bürolarının kuruluşunu düzenlemektedir. İrtibat bürosu açma hususu başka bir kanunda düzenlenmediğinden, haksız rekabete yol açmaması bakımından bu Kanunla izne tâbi tutulması gerekli görülmüştür.