îş ve işçi bulma hizmetlerinin bir Kamu görevi olarak devletçe yürütüleceği ilk defa 1936 yılın da 3008 sayılı İş Kanunu ile düzenlenmiş ve bu görev daha sonra 1946 yılında 4837 sayılı Kanun la kurulan İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Kurum, 15.3.1946 tarihinde faaliyete geçmiştir. Kurumun faaliyetleri için belirleyici olan Uluslararası Çalışma Teşkilâtının iş sizlik hakkındaki 1919 tarihli ve 2 No'lu Sözleşmesi 16.2.1950 tarihinde; ücretli iş bulma bürolarının kapatılması hakkındaki 1933 tarihli ve 34 No'lu Sözleşmesi 11.2.1946 tarihinde; iş ve işçi bulma servisi kurulması hakkındaki 1948 tarihli ve 88 No'lu Sözleşmesi 30.11.1949 tarihinde;
özel iş bulma büroları hakkındaki 1949 tarihli ve 96 No'lu Sözleşmesi 8.8.1951 tarihinde ve istih dam politikasıyla ilgili 1964 tarihli ve 122 No'lu Sözleşmesinin de 9.11.1976 tarihinde onaylan masına rağmen, İş ve İşçi Bulma Kurumunun aslî görevleri ancak 25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununda belirtilmiştir. İş piyasasının düzenlenmesi ise planlı döneme geçilmeden ve sözkonusu sözleşmeler onaylanmadan önce gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu nedenle, Kurum iş piyasasının ülke çapında ve belli bir plan ve program çerçevesinde düzenlenmesini sağlayacak çağ daş ve dinamik bir yapıya kavuşturulamamıştır. Böylece, Kurumun ülkemizdeki gelişmesi, özellik le yasal düzenlemeler bakımından ihtiyaçların çok gerisinde kalmış, zaman zaman yapılan münferit değişiklikler ise arzu edilen etkinliği sağlayamamıştır. Bunun doğal sonucu olarak da Kurum, yukarıda belirtilen Uluslararası Sözleşmelere uygun bir şekilde teşkilât yapısını, hukukî statüsünü ve personel rejimini geliştiremediğinden, sadece iş ve iş bulma aracılığı faaliyetlerine ilişkin bir takım formaliteleri yerine getirmeye çalışan bir Kuruluş görünümünden öteye geçememiştir.
Diğer taraftan, ekonominin esas nüvesini teşkil eden sermaye ve işletmeler hızla gelişerek çağın gereklerine uygun hale gelmişler ve bunları düzenleyen kuruluşlar da süratle büyümüşlerdir.
Sermaye ile işletmelerin bu denli değişiklik göstermesine ve bunları organize eden borsalar ve ban kalar gibi müesseselerin de hızla gelişmesine karşın, ekonominin diğer önemli faktörlerinden biri olan işgücü piyasası, Kurumun yapısının ekonomik ve sosyal gelişmelerin gerisinde kalmasının olumsuz etkileriyle de bu hızlı değişime ayak uyduramamıştır.
Günümüzde istihdam ve işsizlik konusu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ortak sorunudur.
Bu sorunun toplumsal ve ekonomik yansımaları hemen her ülkenin ekonomi politikalarından sorum lu organlarını, istihdamı geliştirme ve işsizliği azaltma konusunda önlemler almaya zorlamıştır.
Bugün, batıdaki iş kurumları;
- İşe yerleştirme, - İşgücüne vasıf kazandırma ve işbaşında eğitim, - Mesleğe yöneltme, - İş ve meslek danışmanlığı, - İş yaratma tedbirleri, - İş kurmaya destek ve yardım sağlama, - İşgücü piyasasını izleme ve düzenleyici rol oynama, - Meslekî rehabilitasyon tedbirleri uygulaması, - İşsizlik sigortası uygulaması, Ve benzeri faaliyetler yolu ile istihdamın geliştirilmesi ve işsizliğin sınırlanması konusunda önemli görevler yüklenmişler, böylece, bu ülkelerdeki iş kurumlarının rolü ön plana çıkmış, görev leri yanında sorumlulukları da büyük ölçüde artmış bulunmaktadır.
Ülkemizdeki İş ve İşçi Bulma Kurumunun, yasal görevleri bakımından batıdaki benzer iş kurum larından büyük bir farklılığı bulunmamakla beraber yürütülen hizmetlerin kapsamı, etkinliği ve yay gınlığı açısından bakıldığında, Kurumun büyük ölçüde modernize edilmeye ve çağdaş bir yapılan maya ihtiyacı bulunmaktadır. Diğer taraftan, Kurumun batıdaki iş kurumlarına benzer hale getirilmesi, hem tam üyesi olma yolunda başvuruda bulunduğumuz Avrupa Birliğine uyum, hem de ülkemizde ciddî boyutlarda seyreden yapısal işsizlik sorunu ile mücadele açısından büyük önem taşımaktadır.
Kurumun yeniden yapılandırılmasında 1949 yılında ülkemizce onaylanan İş ve İşçi Bulma Servisi kurulması hakkındaki 88 sayılı ILO sözleşmesinin 10 uncu maddesinin de vazgeçilmez bir gereği olarak, batı iş kurumlarında olduğu gibi işçi, işveren ve kamu yönetiminin temsiline dayalı, Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve İl İstihdam Kurulları gibi organların oluşturulması gerekmektedir.
Kurumun istihdamı koruma ve geliştirme görevinin yanı sıra işsizlikle mücadele edebilecek konuma getirilebilmesi, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlen mesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 25.8.1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile verilen görevlerin yerine getirilebil mesi için yeniden yapılanması ve çağdaş anlamda sağlıklı bir örgüt yapısına kavuşturulması amacıyla "Türkiye İş Kurumu Kanun Tasarısı" hazırlanmıştır.
Tasanda, - Günün ihtiyaç ve koşullarına göre Kurumun görevleri ve uygulayacağı aktif işgücü piyasası politikaları yeniden belirlenmiş, - Batı ülkelerinde olduğu gibi, katılıma dayalı bir yönetim biçimini gerçekleştirmek amacıyla işçi, işveren ve kamu temsilcilerinden oluşan Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve İl İstihdam Kurul ları adıyla organlar oluşturulması ve - Taşra teşkilâtının il düzeyinde etkin hale getirilmesi, öngörülmüştür.
Ayrıca, tasarıda özel istihdam bürolarının ihdasına da yer verilmiştir.
İşe yerleştirme hizmet dalının geçmişine bakıldığında, bu hizmetin bir kamu hizmeti olarak nitelendirildiği ve kamu tekeli şeklinde gelişme gösterdiği görülmektedir. Bunda, emeğin sömürülmesinin, bir başka ifade ile işçi simsarlığının önlenmesi düşüncesi, işgücü planlaması ve eğitim politikalarının yanı sıra birtakım ekonomik nedenler belirleyici rol oynamıştır.
Bununla birlikte son yıllarda ekonomik ve sosyal alanda görülen değişmeler, teknolojilerde sağlanan gelişmeler, küreselleşme olgusu ve bunun yarattığı uluslararası rekabet, işgücü piyasalarını derinden etkilemekte, işgücünün ve çalışma sistemlerinin yapısı değişmekte, işgücüne yönelik taleplerde yeni tercihler ortaya çıkmakta, genelde düşük nitelik gerektiren tekrara dayalı iş ler azalmakta, işçilerde artık daha yüksek meslekî nitelik aranmakta, büro hizmetleri ve yönetimle ilgili işler çoğalmakta ve yaygınlaşmaktadır. Bütün bu değişme ve gelişmeler de işe yerleştirme hiz metlerinde kamu tekeli uygulamasında bir serbestleştirmeye gidilmesini, bir diğer ifade ile özel işe yerleştirme faaliyetlerine de izin verilmesini gerekli kılmaktadır.
Diğer taraftan, ülkemizde iş ve işçi bulma faaliyetlerinde bir devlet tekeli varolmasına karşın, danışmanlık firması adı altında pek çok firmanın iş ve işçi bulma aracılığı yaptığı da bir gerçektir.
Konu ile ilgili bir yasal düzenlemenin bulunmamasından dolayı bu firmaların denetlenmeleri de mümkün olamamaktadır. Özellikle işsiz kesimin içinde bulunduğu malî ve sosyal konum dikkate alındığında, bunlara ilişkin bir sömürülme olasılığının sonuçlarını da dikkate almak gerekmektedir.
Gerek ülkemizde yaşanan bu gerçeği, gerekse dünyadaki genel eğilim ve uygulamaları dikkate alan İş ve İşçi Bulma Kurumu, istihdam yönetiminde kullandığı yöntemleri gözden geçirmekte, teş kilâtının yapısı ve işlevleri konusunda yeniden yapılanmaya gitmekte, istihdamın gerçekleştiril mesinde özel müteşebbislerin de yer almasına ilişkin hazırlıkları yapmaktadır.
1.2.1993 tarihinde T.C. Hükümeti ile Dünya Bankası arasında imzalanan ve 4.5.1993 tarihin de yürürlüğe giren İkraz Anlaşması kapsamında, uygulamaya konulan ve temel amacı, etkili bir iş gücü piyasası çerçevesinde üretken istihdamı artırmak olan İstihdam ve Eğitim Projesinin;
- İşsiz ve vasıfsız işgücünün üretken işlerde istihdamlarını artırmak, - İstihdam hizmetlerini çağdaşlaştırmak ve bu bağlamda kurum hizmetlerinin otomasyon or tamında verilmesini sağlamak, - Meslekî rehberlik ve istihdam danışmanlığı hizmetlerini geliştirmek, - İşgücü piyasası ile ilgili kararların etkinliğini artırmak, - Meslek standartları, sınav ve belgelendirme sistemini kurmak, hedeflerinin yanı sıra "istihdam hizmetlerinin çeşitlendirilerek etkinliğin artırılması" hedefi de bulunmaktadır. Projenin ikinci alt bölümü olan "istihdam hizmetlerinin çeşitlendirilmesi", istihdam hizmetlerindeki devlet tekelinin kademeli olarak kaldırılması ve özel istihdam bürolarının faaliyete geçmesiyle ilgili çalışmaları kapsamaktadır.
Konu, uluslararası mevzuat bakımından ele alındığında, Anayasamızın 90 inci maddesine göre kanun hükmünde sayılan iki önemli sözleşme bulunmaktadır. Türkiye'nin 30.11.1949 tarihinde 5448 sayılı Kanun ile onayladığı ILO'nun İş ve İşçi Bulma Servisi Kurulması Hakkında 88 sayılı Sözleşmesi, bu sözleşmeyi onayan her üye ülkeyi bir kamu ve parasız iş ve işçi bulma servisi bulun durmak veya bulundurmasını sağlamakla sorumlu tutmuştur. 88 sayılı sözleşmede bir kamu ve parasız iş ve işçi bulma servisi kurma işi devlete bir görev olarak verilirken, yine de istihdam hiz metlerinde katı bir devlet tekeli düşünülmemiştir. Çünkü sözleşmede yetkili makama özel iş ve iş çi bulma büroları ile işbirliğinin temin edilmesi görevi de yüklenmiştir.
Ayrıca ülkemizce ücretli iş bulma bürolarının kapatılmasını öngören 34 sayılı ILO Sözleş mesini tadil eden 96 sayılı Özel İş Bulma Büroları Hakkındaki ILO Sözleşmesi 8.8.1951 tarihli ve 5835 sayılı Kanunla onaylanmıştır. 96 sayılı Sözleşmenin 2 nci maddesinde "bu sözleşmeyi onayan her üye, kazanç gayesi takip eden ücretli iş bulma bürolarının tedricen kaldırılmasını ve diğer iş bul ma bürolarının bir nizama bağlanmasını derpiş eyleyen II nci Bölüm hükümlerini mi, yoksa kazanç gayesi takip eden iş bulma büroları da dahil olmak üzere ücretli iş bulma bürolarının bir nizama bağlanmasını derpiş eyleyen III üncü Bölüm hükümlerini mi kabul ettiğini onama vesikasında belir tecektir." denilmektedir.
96 sayılı Sözleşmenin 2 nci maddesinin 2 nci fıkrasında da "Sözleşmenin III üncü Bölümün deki hükümleri kabul eden her üye, II nci Bölümdeki hükümleri kabul ettiğini sonradan Genel Müdüre bildirebilir. Böylece Genel Müdür tarafından tescil edildiği tarihten itibaren, Sözleşmenin III üncü Bölüm hükümleri, anılan üye hakkında yürürlükten kalkarak II nci Bölüm hükümleri ken disine tatbik edilir." ifadesi kullanılmaktadır.
Türkiye, 96 sayılı Sözleşmesinin, istihdam hizmetlerinde herhangi bir şekilde devlet tekeli oluşturmayı öngörmeyen, gayet esnek III üncü Bölümüne tercihini koyarak onaylamıştır. Türkiye, Sözleşmeyi Onama Kanununun 3 üncü maddesinde, Sözleşmenin III üncü Bölümünden vazgeçip, bunun yerine, bir devlet monopolüne zemin hazırlayan II nci Bölümü ikame konusunda Çalışma Bakanlığına yetki vermiştir.
Türkiye, şimdiye kadar 96 sayılı Sözleşmenin, onaylayan üye ülkelere tanıdığı III üncü Bölüm hükümlerinden vazgeçip, daha katı II nci Bölüm hükümlerini ikame etme ruhsatını kullanmamıştır.
Bu durumda, Türkiye için ücretli iş bulma büroları hakkında 96 sayılı ILO Sözleşmesinin III üncü Bölümü hükümlerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
Uluslararası alanda meydana gelen değişme ve gelişmelere paralel olarak sürekli ve hızla değişen işgücü piyasasındaki işgücü taleplerinin süratle karşılanması ve işsizliğin azaltılması, ulus lararası sözleşmelerin hayata geçirilmesi ve halen gayrî resmî de olsa faaliyette bulunan danışman lık firmalarının bir düzene bağlanabilmeleri ve denetlenebilmeleri açısından, özel istihdam bürolarının faaliyete geçirilmesini teminen bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır. Bu düzenleme çer çevesinde kurulacak özel istihdam bürolarının, kanunla kurulu bulunan İş ve İşçi Bulma Kurumuna rakip kuruluşlar değil, Kurumun hizmetlerini tamamlayacak kuruluşlar olmaları öngörülmektedir.
Özel istihdam bürolarının iş ve işçi bulma ile ilgili faaliyetlerinin denetiminin, Kurum Müfettiş lerince yapılması öngörülmektedir.
Türkiye ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında işgücünün serbest dolaşımına ilişkin gelişmeler ile birlik üyesi ülkeler başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin ve uluslararası kuruluşların istihdam kurumlarının görev ve faaliyetlerine ilişkin çalışmaların izlenmesi, bunlara paralel olarak ülkemiz işgücü piyasasının ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmaların yapılması; ikili işgücü ve sosyal güven lik anlaşmaları ile kurumu ilgilendiren diğer anlaşmaların uygulanmasına ilişkin gelişmelerin değerlendirilmesi, çalışma hayatı, istihdam, işsizlik, aktif ve pasif işgücü programlan, işgücünün yapısı ve meslekî niteliğinin geliştirilmesi konuları ile ilgili olarak kurumu ilgilendiren yabancı mevzuatın taranıp incelenmesi ve yurt dışı istihdam hizmetlerinin geliştirilmesine ilişkin olarak araştırmalar yapılması kurumun faaliyetleri içerisinde bulunmakta ve bütün bu faaliyetler yabancı ülkelerle sürekli bilgi alışverişinde bulunulmasını, gerektirmektedir.
Ekonomik ve sosyal alanda meydana gelen gelişmelere paralel olarak, yukarıda da izah edil meye çalışıldığı üzere kurumun görev alanının da genişlemiş olması nedeniyle mevcut daire baş kanlıklarına ilaveten, - Özel İstihdam Büroları Dairesi Başkanlığı, - Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, - Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, adı altında üç yeni daire başkanlığının daha kurulması kararlaştırılmıştır. Tasanda, özel istih dam bürolarının kurulması, çalışmaları ve denetimlerine ilişkin usul ve esaslar belirtilmiş olup, ay rıca İşsizlik Sigortası Kanunu ile kurulan İşsizlik Sigortası Daire Başkanlığına da Kurumun Daire Başkanlıkları arasında yer verilmiş, halen illerde Şube Müdürlüğü olarak faaliyet gösteren taşra birimleri İl Müdürlüğüne dönüştürülerek 12 Bölge Müdürlüğü ise kaldırılmıştır.
Kurumun, işverene ve işsize istenilen düzeyde hizmet sunabilmesi ve mevcut istihdam imkân larını koruyabilmesi ve yeni istihdam imkânları yaratabilmesi için, bu hizmetleri yürüten per sonelin, konusunda ihtisaslaşması gerekmektedir. Bunu sağlamak için de. tasanda "İstihdam ve Meslek Uzmanlığı"na kariyer meslek olarak yer verilmiştir.