Sivil havacılık faaliyetleri uluslararası kural ve kaidelere göre gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede taşıyıcıların sorumlulukları uluslararası anlaşmalar ve protokollerle belirlenmiştir. 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu ve 1970 tarihli Lahey Protokolü bahse konu anlaşmaların başlıcalarındandır. Uluslararası kurallara göre taşıyıcıların uluslararası anlaşmalar ve protokollerle belirlenmiş olan sorumluluklarını sigorta ettirmeleri bir zorunluluktur.
Havacılık sigorta sözleşmeleri bu alanda uzun yıllar sonucunda ihtisas sahibi olmuş ve dünya genelinde faaliyet gösteren sigorta şirketleri tarafından oluşturulan poliçe genel şartlarına göre ve aynı şekilde tespit edilen istisna ve tanımlamalara paralel olarak akdedilmektedir.
Söz konusu sigorta şirketleri, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletlerinde meydana gelen olayları takiben 17 Eylül 2001 tarihi itibarıyla, yedi günlük ihbar süresinin sonunda diğer bir ifadeyle 24 Eylül 2001 saat 23.59 itibarıyla savaş, terör eylemleri, uçak kaçırma ve benzeri olaylar neticesinde yolcu ve üçüncü şahısların uğrayacağı zararları teminat altına alan sigortayı 50 milyon ABD Doları ile sınırlandıracaklarını ifade etmişlerdir.
Savaş, terör eylemleri, uçak kaçırma ve benzeri olaylar neticesinde üçüncü şahısların uğrayacağı zararların tazmini için olay başına ve toplam üzerinden sınırlandırılmak suretiyle verilen teminat, uluslararası trafiğe açık olan dünya havalimanlarınca ve sivil havacılık otoritelerince yetersiz bulunmuş, riskin hükümetlerce üstlenilmesi istenmiş, aksi takdirde uçuşların 24 Eylül 2001 saat 23.59 itibarıyla durdurulacağı bildirilmiştir.
Bu durum doğal olarak, Avustralya ve Güney Amerika hariç bütün kıtalara uçuşu bulunan, İnternational Air Transport Association (IATA) üyesi olan ve filosunda yaklaşık 70 adet uçak bulunduran millî havayolumuz Türk Hava Yollarını çok yakından ilgilendirmiştir.
Diğer Türk ticarî hava taşıma işletmelerine ait uçaklarla birlikte, ülkemizde mevcut sivil yolcu uçakları yaklaşık 140 adede ulaşmaktadır. Bu uçakların uçamaması durumunda havayolu şirketlerinin çok kısa bir süre içinde iflas etmesi gündeme gelmiştir.
Bu gelişme üzerine Başbakanın onayı ile, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı hava araçlarının maruz kalabilecekleri terör, savaş ve bunlara bağlı diğer risklerin gerçekleşmesi durumunda üçüncü şahısların uğrayacağı zararlara ilişkin toplam sigorta teminatının 50 milyon ABD Doları miktarını aşan kısmının karşılanması amacıyla bir ay süreyle geçici olarak Devlet garantisi verilmiş, aynı risk grubuna dahil olması bakımından, havaalanlarımızda yerleşik servis sağlayıcılarının faaliyetleri de dahil olmak üzere havaalanı hizmetlerini kullanmak suretiyle gerçekleştirilen terör eylemleri de Devlet garantisi kapsamına dahil edilmiştir.
Ne var ki, uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki belirsizlik dikkate alınarak 24.9.2001 tarihi itibarıyla bir ay süreyle geçici olarak verilen Devlet garantisinin 30.1.2003 tarihi itibarıyla onbirinci defa uzatılması zorunlu olmuştur.
Devlet garantisi süresinin şimdiden belirlenemeyen süreler için yeniden uzatılması gerekebileceği dikkate alınarak, Devlet garantisinin kapsamına, işleyişine ve dayanağına ilişkin tereddütlerin giderilmesini teminen bu Tasarı hazırlanmıştır.