- 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılan düzenleme ile Hazineye ait taşınmazların daha kısa sürede satılarak ekonomiye kazandırılmasını temin etmek üzere, taksitli satışlarda Bakanlığa, taksite esas bedel, taksit süresi ve taksit sayısını belirleme yetkisi tanınmak suretiyle taşınmazların satışı cazip hale getirilmektedir.
16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanuna göre yapılan satışlarda bedelin taksitle ödenmesi halinde, taksitle ödenecek kısma faiz uygulanmaması esası getirilmektedir. Ayrıca belediyelere, Hazineye ait bütün taşınmaz satış gelirlerinden pay verilmesi öngörülmekte, bu payın yıllık tutarının, genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan payın yıllık toplam tutarını geçemeyeceğine ilişkin sınırlama kaldırılmakta, belediyelere verilecek paylar artırılmakta, ayrıca 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre oluşturulan fona satış gelirlerinin yüzde onu aktarılmakta ve mücavir alan dışındaki köylerde yapılan taşınmaz satış gelirlerinden de ilgili köy tüzel kişiliğine pay verilmektedir.
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilecek alanlarda bulunan; 31.12.2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olan Hazineye ait taşınmazların, öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilmesi, bu taşınmazların belediyelerce öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılması öngörülmektedir. Bu şekilde devredilen taşınmazların, haczedilemeyeceği ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği öngörülmektedir.
Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedelinin, en az dörtte biri peşin ödenmek üzere üç yıla kadar taksitlendirilebilmesi, taksit tutarlarına kanunî faiz oranının yarısının uygulanması ve taksitle satışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısını belirlemeye belediyelerin yetkili olması esası getirilmektedir.
Belediyelere devredilen taşınmazların öncelikle imar planları ve imar uygulaması yapılması gerekmekte olup, imar planı ve/veya imar uygulaması yapılmadan kadastral parsel üzerinden yapılan satışlarda, düzenleme ortaklık paylarına ilave olarak, satışı yapılan arazinin düzenlemeden önceki yüzölçümünün % 20’sinin, satış bedelinden aynı oranda düşülmek kaydıyla eğitim ve sağlık tesisleri ile diğer resmî tesis alanları için ayrılabileceğine ve bu amaçla ayrılan alanların bedelsiz ve müstakil parsel şeklinde Hazine adına resen tescil edileceğine dair tapu kütüğüne şerh konulması öngörülmektedir. Böylece plansız ve çarpık yapılaşmış işgalli alanların yeniden düzenlenmesi, bu yolla kentleşme ilkelerine uygun dokunun oluşması amaçlanmaktadır.
İlgili belediyece yapılacak yazılı tebligat tarihinden itibaren altı ay içinde kullanıcısı tarafından satın alınmayan veya yapılacak imar uygulamaları sonucunda oluşan ve üzerinde yapılanma olmayan taşınmazlar, genel hükümlere göre belediyece satılabilecek, devir tarihinden itibaren üç yıl içinde belediyelerce satılamayan taşınmazlar, belediyelerin muvafakatine ve hükme gerek olmaksızın Hazine adına resen tescil edilecektir.
Belediyelerce satılan taşınmazların satış bedelleri, alıcıları tarafından Maliye Bakanlığınca belirlenecek saymanlık hesabına yatırılacak ve bu bedeller hiçbir şekilde haczedilemeyecektir.
Bedellerin yatırılacağı hesaplar illerde defterdarlıklar, ilçelerde ise malmüdürlükleri tarafından ilgili belediyeye bildirilecektir. Tahsil edilen bedellerden beşinci fıkraya göre pay ayrılacaktır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesislerin, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal etmesi, yapı ve tesisleri yapanların herhangi bir hak ve tazminat talep edememeleri öngörülmektedir.
Böylece, Kanunun yürürlük tarihinden sonra Hazine taşınmazları üzerinde kaçak yapılaşmanın önlenmesi yönünde önemli bir yaptırım getirilerek caydırıcılık sağlanmaktadır.