Ülkemiz ekonomisi, 90’lı yıllarda Uzak Doğu’da ve Rusya’da meydana gelen ekonomik krizlerden etkilenmesinin arkasından, Kasım/2000 ve Şubat/2001 ekonomik krizleri ile de oldukça küçülmek zorunda kalmıştır.
Bunun neticesinde, ekonomi durma noktasına gelmiş, büyüme oranı eksiye düşmüş, işsiz kalanların sayısı artmış, siyasî istikrarsızlığa paralel bir seyir izleyen ekonomik istikrarsızlık kişi ve kurumların taahhütlerini yerine getirememelerine neden olmuştur.
Böyle bir ortamda faiz oranlarının aşırı yükselmesi ve dalgalı kur sistemine geçiş ile döviz kurlarının aşırı yükselişi, ileriye yönelik, yapılan plan ve programların gerçekleştirilmesini önlemiştir.
Bütün bu olumsuzluklar, istememelerine ve bütün iyi niyetlerine rağmen bazı kişi ve kuruluşların faaliyetleri esnasında piyasanın döndürülmesinde önemli bir işlev gören çek, senet ve kredi kartları borçlarına ilişkin taahhütlerini yerine getirememesine sebep olmuştur. Kimilerinin çekleri karşılığı olmadığı için ödenememiş, kimilerinin senetleri ise protesto edilmiştir. Bu durumdaki kişi ve kurumlar Merkez Bankasının kara listesine alınmış olup, Türkiye’de yaşayan her 70 kişiden birisi bu listede yer almıştır.
Kendilerinin sebep olmadığı ekonomik krizlerden etkilenen ve böylesi olumsuzluklara maruz kalan işletme sermayelerini büyük ölçüde kaybeden, önceki üretim kapasitesine ulaşmak ve ekonomik krizin etkilerini azaltmak isteyen müteşebbis kişi ve kuruluşların kredilendirme ile desteklenmesi zarureti ortaya çıkmıştır.
Ancak; kredilendirme ve çek hesabı açma işlemlerinde, kredi talebinde bulunan kişi ve kurumların daha önceki çek, senet ve kredi kartı ödeme kabiliyetlerine bakılmaktadır. Bunun neticesi olarak daha sonra ödenmiş olsalar dahi, karşılıksız çek protestolu senet ve kredi kartları kayıtları kredilendirme ve çek hesabı açma işlemlerine engel teşkil edebilmektedir.
Bu itibarla; ekonomik krizler neticesinde 23.12.2003 tarihinden önce düzenlenmiş olup da; kullandığı nakdî veya gayrî nakdî kredinin ödemelerini aksatan firmaların, ticarî faaliyette bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer borçlarına ilişkin kayıtlarının, söz konusu borçların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce veya bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmiş veya bankaca yeniden yapılandırılmış olması kaydıyla, bankalarca ve özel finans kurumlarınca yapılacak kredilendirme çek karnesi verilmesi ve diğer bankacılık işlemlerinde dikkate alınmamasını sağlamak amacıyla bu Tasarı hazırlanmıştır.