- Madde ile bazı kanunlarda ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Vergi Usul Kanununda yapılan değişiklikle; bu Kanunun Birinci Kitabının Altıncı Kısmının üçüncü bölümünün başlığı "Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat” olarak değiştirilmekte, fatura düzenleme süresi ise on günden yedi güne indirilmektedir.
Maddenin (3) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentleriyle yapılan düzenleme ile de katma değer vergisi beyannamesinin verilme ve bu beyannamelere ilişkin verginin ödeme süresi, bu verginin bankalar vasıtasıyla tahsiline imkân sağlamak amacıyla yeniden düzenlenmektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrasının (a) bendi ile Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle dekapaj işlerinin inşaat ve onarma işi olduğuna açıklık kazandırılmıştır.
Dekapaj işi, genellikle baraj inşaatlarında ve yeryüzüne yakın olup galeriler açılmak suretiyle işletilmesi rasyonel sayılmayan kömür yataklarının üzerini açmak şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
Kısaca dekapaj olarak adlandırılan faaliyet kapsamında mükellefler, bir proje çerçevesinde belirlenen sınırlar dahilinde dekapaj sahasındaki toprak ve kayalık alanın temizlenmesi, döküm sahası ile dekapaj sahası arasında, dekapaj sahası içinde, üretim ve dekapaj işlemleri için gerekli yolların yapımı, bakımı, dekapaj sahasında suların tahliyesi, sahayı su basmaması için gerekli önlemlerin alınması gibi işler üstlenmektedirler. Bu bağlamda dekapaj, yalnızca baraj sahasının yahut kömür alanının üzerinin açılması gibi dar kapsamda yüklenilen bir faaliyet değildir. Bunlara ilaveten, kazı ve döküm sahalarında yol, su, kanal yapımına kadar uzanan bir dizi işi de içeren bir faaliyetler zinciridir. Bu faaliyetlerin her biri birinin içinde olup, birbirinden bağımsız olarak yapılan işler değildir.
Bugüne kadar dekapaj işleri inşaat işleri kapsamında değerlendirilmiştir. Bununla birlikte maddede dekapaj işinin inşaat onarma işleri kapsamına girip girmeyeceği konusunda çeşitli ihtilaflar ortaya çıkmıştır. Bu tür ihtilafların önümüzdeki dönemlerde de ortaya çıkmaması bakımından dekapaj işlerinin 42 nci madde kapsamındaki işlerden olduğu hususu net bir şekilde madde metninde ifade edilmiştir.
Maddenin (4) numaralı fıkrasının (b) bendi ile Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, yıllara sari inşaat ve onarma işlerinde işin bitim tarihi ile ilgili belirsizlik giderilmiştir. Halen yürürlükte bulunan madde hükmü çerçevesinde inşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tâbi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih bu belgenin düzenleme tarihi olarak işin bitiminin tespitinde esas alınmaktadır.
Geçici kabul tutanaklarında, onay tarihinden farklı olarak bir düzenlenme tarihin de belirtiliyor olması, işin bitim tarihi olarak tutanak üzerinde belirtilen düzenlenme tarihinin mi yoksa tutanağın onay tarihinin mi işin bitim tarihi olacağı konusunda tartışmaları gündeme getirmekte ve ihtilaflara neden olmaktadır.
Geçici ve kati kabul usulüne tâbi olan yıllara sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde işin bitim tarihinde referans alınan geçici kabul tutanağı hukuki bir belge niteliğinde olup, bu niteliği kazanabilmesi, kendi hukuki düzenlemesi çerçevesinde hukuki prosedürünü tamamlamasına bağlıdır. İlgili idarece onaylanmadıkça geçici kabul tutanağı düzenlenmiş sayılmamakta, hukuki değeri olmayan ve geçici kabul tutanağı olarak kabul edilemeyecek bir belge niteliğinde olmaktadır.
Bu bağlamda işin bitim tarihinin (tutanağın düzenlenme tarihinin) tutanağın idarece onaylandığı tarihin olması gerekir. Kaldı ki, düzenlenen bir geçici kabul tutanağının idarece onaylanmadığı ve yeniden geçici kabul tutanağı düzenlendiği bir durumda, onaylanmayan belgeye dayanarak işin bittiğinin kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Nitekim, madde hükmünde yer alan ifadenin maddeye eklenmesine yönelik, değişikliği yapan 2361 sayılı Kanunun madde gerekçesinde de "Maddenin bu yeni şekline göre, geçici ve kati kabul usulüne tâbi olan hallerde işin bitimi, geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın tasdik tarihine göre tespit edilecektir." denilmektedir.
Sorunun tamamen giderilmesine yönelik olarak geçici kabul tutanağının düzenlediği tarih olarak onay tarihinin esas alınacağı konusunda madde metni daha açık şekilde düzenlenmektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrasının (c), (e), (f) ve (g) bentleri ile Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerle; yıllık gelir vergisi beyannamesinin, muhtasar beyannamenin ve geçici vergi beyannamesinin verilme ve bu beyannamelere ilişkin verginin ödeme süresi yeniden düzenlenmektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrasının (d) bendi ile Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresinde ve denetiminde bulunan mazbut vakıflara ait gayrimenkullerin kiralanması dolayısıyla bunlara yapılan kira ödemelerinden tevkifat yapılmaması öngörülmektedir.
Gelir Vergisi Kanununun geçici 55 inci maddesine göre, faiz ve benzeri gelirler halen değişik oranlarda stopaj yoluyla vergilenmekte ve tutarı ne olursa olsun beyan edilmemektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrasının (h) bendi ile yapılan düzenleme ile süresi 2003 yılı sonunda bitecek bu uygulamanın 2004 yılında elde edilen gelirler için de geçerli olması sağlanmaktadır.
Buna göre 2004 yılında elde edilen ve stopaj yoluyla vergilendirilen menkul sermaye iratlarından mevduat faizleri, faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ve repo gelirleri ile, menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kâr payları için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek, bu gelirlerin üzerinden stopaj yoluyla alınan vergiler, kazanç sahiplerinin nihai vergisi olacaktır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasının (j) bendi ile Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile ilgili olarak uygulanan istisnanın süresi bir yıl daha uzatılmaktadır.
Maddenin (5) numaralı fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri ile Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, yıllık kurumlar vergisi ve muhtasar beyannamenin verilme ve bu beyannamelere ilişkin verginin ödeme süresi yeniden düzenlenmektedir.
Maddenin (5) numaralı fıkrasının (d) bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 28 inci maddesinde yer alan düzenlemenin uygulama süresi bir yıl uzatılmaktadır. Bu madde esas olarak, kurumların sahip oldukları gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın sermayeye eklenmesi koşuluyla kurumlar vergisinden istisna olmasını öngörmektedir. Maddenin uygulama süresi 2003 yılı sonu itibarıyla sona ermekte olup, bu defa yapılan düzenlemeyle uygulamanın bir yıl daha devam etmesi öngörülmektedir.
Maddenin (5) numaralı fıkrasının (e) bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 29 uncu maddesinde yer alan düzenlemenin süresi bir yıl uzatılmaktadır. Bu madde bankaların yeniden yapılandırılmasında ve mali bünyelerinin güçlendirilmesinde çeşitli vergi teşviklerini düzenlemektedir.
Bankacılık kesimindeki yeniden yapılanma çalışmalarının devam etmesi ve reel kesimin bankalara olan borçlarının ödenmesinde bunlara sağlanan kolaylıklara devam edilmesi gerekliliğinin sona ermemiş olması nedeniyle uygulamanın bir yıl daha uzatılması öngörülmektedir. Ayrıca maddede yapılan diğer bir değişiklikle yurt dışında kurulu olan ve Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyet gösteren bankaların bu faaliyetlerini Türkiye'de kurulu banka olarak sürdürmek istemeleri halinde maddede yer alan kolaylıklardan yararlanmaları sağlanmıştır.
Maddenin (6) numaralı fıkrası ile 4684 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (A) fıkrası ile 488 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (a) bendinde yapılan ve kooperatif mukavelenamelerini madde hükmü kapsamı dışına çıkaran düzenlemeye paralel olmak üzere 18 inci maddede de benzer düzenleme yapılmış, ayrıca sermaye şirketlerinin kuruluşları ve süre uzatımları sırasında düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden istisna edilmiştir.
Maddenin (7) numaralı fıkrası ile 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun bazı maddelerinde değişiklikler yapılması öngörülmüştür. Fıkranın (a) bendi ile, 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Maliye ve Gümrük Bakanlığı" ibaresi "Maliye Bakanlığı", aynı maddenin 4369 sayılı Kanunla eklenen beşinci fıkrasında yer alan "yapıldığı yerin vergi dairesine" ibaresi "yapıldığı yerin vergi dairesine veya Maliye Bakanlığı tarafından motorlu taşıtlar vergisi tahsiline yetki verilen banka veya özel finans kurumu şubelerine", son fıkrasında yer alan "kayıt ve tescil" ibaresi "kayıt ve tescil veya satış nedeniyle malik", (b) bendi ile 10 uncu maddesinin son fıkrasındaki "100.000 liranın" ibaresi "1.000.000 liranın", (c) ve (d) bentleri ile 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "net ağırlığı" ibaresi "motor silindir hacmi", "istiap haddi" ibaresi "azami toplam ağırlığı", (e) bendi ile de 13 üncü maddesinin (a) ve (b) bentlerindeki "vukua gelen" ibaresi "meydana gelen", "vuku bulduğu" ibaresi "meydana geldiği" şeklinde değiştirilmiştir.