Tasarı/teklif madde 2
→ yürürlükteki madde 2- Madde, Kanunda yer alan terimleri tanımlayarak gereksiz tekrarlardan kaçınılmasını sağlamıştır.
Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 323 (Esas No: 1/669) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Ülkemizin, dünya tarımındaki gelişmeler karşısında hak ettiği yeri alması için, ülke tarımının çağdaş teknolojileri kullanması, yeni teknolojileri üretecek bilgilere kolayca ulaşması ve uluslararası alanda rekabet gücünü kazanması gerekmektedir. Ülkemiz tarımının bu imkânlara kavuşabilmesi ise uluslararası uygulamalarla uyumlu bir fikri ve sınai mülkiyet hakları sisteminin kurulması ve bu konudaki altyapının oluşturulması ile mümkündür.
Bu amaçlara ulaşılabilmesi ve fikri ve sınai mülkiyet sistemi çerçevesinde bitki çeşit haklarının korunabilmesi için hazırlanan bu Tasarı, Yeni Bitki Çeşitlerinin Korunması Uluslararası Birliği (UPOV) Sözleşmesinin 1991 Yılı Metni ile Avrupa Birliği Konseyinin 2100/94EC, 1768/95EC ve 2470/96EC sayılı Direktifleri esas alınarak hazırlanmış olup, Kanun Tasarısı uluslararası mevzuat ve uygulamalarla uyumludur.
Bu Kanun Tasarısının amacı, yurt içinde bitki ıslahçılarının çeşit geliştirmesini özendirmek, yeni çeşitlere ait ıslahçı haklarının korunmasını sağlamak ve aynı zamanda, karşılıklılık ilkesi uyarınca, ülkemiz ıslahçılarına koruma sağlayan diğer ülke ıslahçılarının haklarını da koruma altına almaktır. Bunun sonucunda, yeni bir çeşit geliştiren kişi veya kuruluşların çeşit geliştirme işleminde harcadığı emek, zaman, işgücü, materyal ve para gibi harcamalarını karşılama imkânı tanınacak ve yeni bitki çeşidinin getireceği ayrıcalıklı haklara sahip olma fırsatı sunarak daha sonraki çalışmaları için yeterli desteği bulma şansı verecektir. Buna bağlı olarak, bu kanun ile yeni çeşitlerin çoğaltım materyallerinin ticareti konusunda çeşit ıslahçılarına ait haklar korunarak rekabet ortamı tesis edilecek, daha yeni ve üstün vasıflı bitki çeşitlerinin ıslah edilmesi için bitki ıslahçılarına yeni kaynak ve imkân sağlanarak yeni bitki çeşitlerinin ıslah edilmesinde önemli gelişme kaydedilecektir.
Ayrıca, ıslahçıların haklarını koruma altına alan bu Kanunun yürürlüğe girmesi ile özel sektörün de uzun zaman ve büyük emek gerektiren bitki ıslah faaliyetlerine yönelmesi sağlanacaktır. Zira, ıslahçı haklarının koruma altına alındığı ülkelerde kamu sektörü yetiştiriciliğinden özel sektör yetiştiriciliğine doğru bir kayma olmaktadır. Böyle bir durumda kamu kuruluşları, özel sektör kuruluşlarının faaliyette bulunmak istemediği ekonomik olmayan ancak gerekli olan konularda ıslah faaliyetlerinde bulunabilecektir.
Türkiye-Avrupa Birliği arasında Gümrük Birliğinin oluşturulmasına ilişkin 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararının, (8) sayılı Ekinin 6 ncı maddesi uyarınca, Kararın yürürlüğe girişinden itibaren üç yıl içinde ülkemizin yeni bitki türlerinin korunması hakkında kanunu hazırlayarak yürürlüğe koyması konusunda yükümlülüğü bulunmaktadır. Fikri ve sınai mülkiyet hakları sistemi içerisinde yer alan bu Tasarının yürürlüğe girmesiyle ülkemizin bu yükümlülüğü yerine getirmesi sağlanacaktır.
Ayrıca "Dışa Açılma ve Dünyaya Entegrasyon ile Avrupa Birliğine Uyum Projesi" kapsamında da yer alan yeni bitki türlerinin korunması konusunda hukuki düzenleme yapılması ve Yeni Bitki Çeşitlerinin Korunması Uluslararası Birliği (UPOV) Sözleşmesine katılımın sağlanması konularında da ülkemizin taahhütleri ve yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu Tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisine sevkedilmesi UPOV Sözleşmesine katılımın ön şartıdır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca UPOV Sözleşmesine katılımın sağlanması amacıyla gerekli girişimler başlatılmış olup, Kanunun yürürlüğe girmesi ile UPOV Sözleşmesine katılımın sağlanması hususundaki süreç eş zamanlı olarak işleyecektir. Bir ülke, UPOV’a üye olmakla, dünya çapında kabul gören ve desteklenen prensiplerle bitki ıslahçılarının haklarını koruma arzusunu gösterir. Kendi bitki ıslahçılarına diğer üye ülkelerden koruma imkânı sağlar ve yabancı bitki ıslahçılarının o ülkede bitki ıslahı ve tohumluk üretimi amaçlı yatırımlarına ortam hazırlayarak diğer üye ülkelerin deneyimlerinden yararlanırlar. Bu Tasarıyla UPOV'a üyelik için önemli bir adım atılmış olacaktır.
- Madde, Kanunda yer alan terimleri tanımlayarak gereksiz tekrarlardan kaçınılmasını sağlamıştır.
- Madde ile, bitki ıslahçılarının ıslah ettikleri veya buldukları ve geliştirdikleri bitki çeşitlerinden hangilerinin ne şartlarda bu Kanun kapsamındaki korumadan yararlandırılacakları belirlenmiştir.
- Madde, Kanunun sağladığı korumadan başta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları veya Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ikametgâhı olan veya iş merkezi bulunan kişilerin yararlanacağını belirtmiş olup, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere koruma hakkı sağlayan devletlerin uyruğundaki kişilerin de, karşılıklılık ilkesi uyarınca korumadan yararlanacağını hükme bağlamıştır.
- Bir çeşidin korumaya alınmasında genel şartlardan birincisi yeniliktir. 3 üncü maddede sayılan koruma için genel şartlardan yenilik konusunun ne olduğu ve çeşitle ilgili hangi faaliyetlerin yenilik konusunu etkilemediği hususları bu maddede belirtilmiştir.
- Madde ile, Kanun kapsamındaki korumadan yararlanmak için genel şartlardan biri olan farklılık konusuna açıklık getirilmiştir.
- Madde, koruma şartlarından biri olan yeknesaklık konusuna açıklık getirmiştir.
- Madde, durulmuşluk konusunu açıklamıştır.
- İsimlendirme ve ismin kullanılması, çeşidin tanınmasında son derece önemli bir özelliktir.
Madde, Kanun kapsamında korumaya konu olan çeşidin isimlendirilmesi ile ilgili kuralları düzenlemiştir. Ayrıca yurt içinde veya yurt dışında çeşit ile ilgili faaliyette bulunanların çeşidin ismini kullanma hususlarını tespit etmiştir.
- Kanun kapsamında korumadan yararlanan çeşitlerin, ağaç ve asmalar da dahil olmak üzere koruma süreleri belirtilmiştir.
- Madde ile, bir çeşide ait ıslahçı hakkının kime ait olduğu, bu hak üzerindeki payların ne şekilde kullanılacağı, hakkın diğer kişi veya kişilere nasıl devredilebileceği hususlarına açıklık getirilmiştir.
- Madde, kamu sektöründe ve özel sektörde bitki ıslahı üzerinde çalışanların işlerini görürken ıslah ettikleri veya buldukları ve geliştirdikleri çeşitler üzerinde hak sahibi olanlar ile bu hakkın kullanımı ile ilgili konuları düzenlemiştir.
- Maddede, hizmet sözleşmesi dışında kalan sözleşmelerde, ıslah edilen veya bulunan ve geliştirilen çeşitlerin sahibinin işi veren olduğu vurgulanmıştır.
- Madde ile, Kanun kapsamında korunan çeşidin sahibinin inhisari yetkileri sayılmış olup, çeşitle ilgili hak sahibinin iznini gerektiren faaliyetler ile bu faaliyetlerin kapsamı belirtilmiştir.
Madde, "esas itibarıyla türetilmiş çeşit" kavramını açıklayarak bu çeşitler üzerindeki hak sahibinin yetkilerini tespit etmiştir.
- Maddede, ıslahçı hakkı için yapılan başvurunun tarihi ile hakkın tescil edildiği tarih arasında kalan süre içerisinde hak sahibinin iznini gerektiren faaliyetlerde bulunan kişi veya kişilerin hak sahibine karşı yükümlülükleri belirtilmiştir.
- Madde, korumaya konu olan çeşitle ilgili, hak sahibinin yetkileri dışında kalan faaliyetleri saymıştır.
- Maddede, Kanun ile sağlanan korumadan yararlanan çeşitleri kullanan çiftçilerin kendi arazilerinde yaptıkları üretimden yine kendi işledikleri arazilerinde yapacakları üretimler için yetkileri bulunduğu ve bu üretimler için hak sahibine herhangi bir bedel ödemesine gerek olmadığı vurgulanarak, çiftçi istisnası kapsamına giren türler belirtilmiş ve istisnadan yararlanacak çiftçiler ile yetkinin sınırları açıklanmıştır.
- Madde, zorunlu lisans konusunu kamu yararı gerekçesine inhisar ettirmiş ve hangi hallerde kamu yararının olduğunu vurgulamıştır.
Zorunlu lisansın verilebilme şartları ile zorunlu lisansı alanın bu hakkı kullanabilme sınırlarına açıklık getirilmiştir.
Madde, kamu yararı nedeni ile zorunlu lisans işlemlerinin esas itibarıyla türetilmiş çeşit açısından da yapılmasını öngörmekte olup, bu çeşit bakımından lisansa karar verilmesi halinde başlangıç çeşidinin sahibinin sadece muhik bir bedel hakkı olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle zorunlu lisans sırasında bu husus dikkate alınmalıdır.
- Bakanlığın zorunlu lisans verilmesine karar verdiği çeşitlerin duyurulmasından sonra, isteyen kişiler kendilerine zorunlu lisans verilmesini talep edebilir.
Madde, hak sahibi ile lisans isteyenin önce "sözleşmeye dayalı lisans" haklarının olduğunu vurgulayarak; bu konuda Bakanlığın arabuluculuk yetkisinin bulunduğunu belirtmiş ve arabuluculuk talebinin taşıması gereken hususları saymıştır.
- Kanun, Bakanlığın arabuluculuk ile ilgili talep konusunda kabul veya redde ilişkin karar yetkisi olduğu esasına dayanmakta olup, bu madde, sözü edilen kararın verilmesi sırasında dikkate alınması gereken hususlara değinmektedir.
- Arabuluculuk talebini kabul eden Bakanlığın, tarafları bir araya getirerek görüşmeleri başlatmasını düzenleyen madde; görüşmelerin süresine, ek süre hususuna, Bakanlığın bu konulardaki kararına ve arabuluculuk belgeleri ile ilgili sır tutma yükümlülüğüne ayrıca değinmiştir.
- Bakanlığın arabulucu olduğu görüşmeler sonunda taraflar ya sözleşmeye dayalı bir lisans konusunda anlaşırlar veya taraflar arasında bir anlaşma olmayabilir.
Bu madde; tarafların anlaşması halinde lisans sözleşmesinin yapılma şartlarını, lisansın niteliğini, arabuluculuk talebinde bulunan tarafın çeşidi kullanmaya hazırlık aşamasındaki yükümlülüklerini, Bakanlığın bu aşamaya ilişkin yetkilerini vurgulamaktadır.
- Bakanlığın arabuluculuk talebini reddetmesi veya 21 inci maddeye göre arabuluculuk ve araştırma faaliyetini sona erdirme kararı vermesi ya da arabuluculuk faaliyeti süresi içinde lisans sözleşmesi yapılması konusunda anlaşma olmaması hallerinde, daha önce arabuluculuk yolunu deneyen kişi bu kez mahkemeden kendisine zorunlu lisans verilmesini isteyebilir.
Madde, mahkemeye yöneltilecek zorunlu lisans talebine eklenmesi gereken belgeleri ve sağlanması gereken şartları düzenlemektedir.
- Madde;
zorunlu lisans talebini alan mahkemenin yapacağı işlemleri vurgulamaktadır. Hak sahibine, talebe itiraz imkanı sağlanmış bulunmaktadır.
- Mahkeme, hak sahibinin itirazlarının, zorunlu lisans talep edene tebliğinden itibaren bir ay içinde zorunlu lisans talebi hakkında karar verir.
Madde, kararda bulunması gereken hususları kapsam, süre, bedel, teminat, kullanıma başlama zamanı ve kullanımı sağlayıcı tedbirler itibarı ile saymış ve temyiz halinde icranın durdurulması konusunu açıklamıştır.
- Madde, mahkemenin yürütmekte olduğu zorunlu lisansa ilişkin işlemlerin ancak her iki tarafın müşterek ve gerekçeli talebi ile bir defaya mahsus olmak üzere durdurulabileceğini belirterek; bu durdurmanın süresini ve daha sonra yapılacak işlemleri tanımlamaktadır.
- Bu madde, zorunlu lisansın kural olarak inhisari nitelikte olmadığını vurgulamıştır.
Veriliş amacı dikkate alınarak mahkemenin bunun aksine karar vermesi de mümkün bulunmaktadır.
Zorunlu lisans ilişkisi hak sahibine, çeşidin değerlendirilmesini olumsuz şekilde etkileyecek davranışlardan kaçınması yükümlülüğünü getirmektedir. Bunun ihlali lisans alanın bedelde indirim talebi hakkına yol açmaktadır.
Beşinci fıkra akdin yeni şartlara uydurulması ilkesini düzenlemektedir.
Altıncı fıkra; lisans süresinin dolması' halinde, lisans alanın talep etmesi ve mahkemenin de zorunlu lisans verilmesine neden olan kamu yararı şartlarının halen devam etmekte olduğunu tespiti halinde sürenin 25 inci maddenin ikinci fıkrasında sözü edilen süreler çerçevesinde uzatılabileceğini öngörmektedir.
Lisans alanın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlali halinde, hak sahibinin talebi ile sözleşmeyi iptal yetkisi mahkemeye ait bulunmaktadır. Böyle bir durumda hak sahibinin tazminat talepleri saklı tutulmuştur.
- Madde, zorunlu lisansın işletmeden ayrı olarak devredilemeyeceği ilkesini getirmiştir.
- Esas itibarıyla türetilmiş çeşidin tanımı Kanunun 14 üncü maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında yapılmaktadır. Madde, kamu yararı nedeni ile zorunlu lisans işlemlerinin esas itibarıyla türetilmiş çeşit açısından yapılmasını öngörmekte olup, bu çeşit bakımından lisansa karar verilmesi halinde başlangıç çeşidinin sahibinin muhik bir bedel hakkı olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle maddenin atıfta bulunduğu gerek arabuluculuk gerek zorunlu lisans sırasında bu hususun dikkate alınması gerekmektedir.
- Madde, mahiyetine aykırı olmamak kaydıyla Kanunun sözleşmeye dayalı lisans hükümlerinin zorunlu lisansa da uygulanacağını vurgulamıştır.
- Madde, hakkın tüketilmesi ilkesini yurt içinde tüketim şeklinde düzenlemektedir.
Hakkın tüketilmesi, hak sahibinin rızası ile piyasaya sürülen çeşit veya 14 üncü maddenin beşinci fıkrasında belirtilen çeşitlere ait materyal veya bu materyalden elde edilen materyal ile ilgili olup, daha sonra üçüncü kişilerin yapacağı satış veya diğer şekillerde ticari işlemlere konu olmak, ithalat, ihracat, bu amaçlar için depolamak gibi fiiller, hak sahibinin 14 üncü maddede belirtilen inhisari yetkilerinin kapsamı dışındadır. Bir başka deyimle hak sahibi, rızası ile ilk kez piyasaya sürme sırasında, piyasaya sürdüğü bu çeşit ve materyal üzerinde hakkını tüketmiş sayılır.
Bu madde, çeşit veya materyal rıza ile piyasaya sürülse dahi, iki tür fiil için hakkın tükenmediğini, bir başka deyimle hak sahibinin bu iki tür fiili yapan kişilere karşı inhisari yetkilerini kullanabileceğini öngörmektedir.
Madde ayrıca "çeşide ait materyal" tabirinin kapsamını da tanımlamıştır.
- Madde, Kanun ile sağlanan korumadan yararlanmak için çeşit sahibinin yazılı olarak Bakanlığa başvurması gerektiğini belirtmiştir.
- Madde, korumadan yararlanmak için başvuruda bulunan çeşit sahibinin başvuru dilekçesinde bulunması gereken bilgi ve belgeleri saymıştır.
- Başvuru sahibi ve selefinin UPOV Sözleşmesine taraf herhangi bir ülkede ıslahçı hakkına konu olan çeşitle ilgili bir başvuruda bulunmuş ise aynı çeşitle ilgili Türkiye'de ıslahçı hakkı almak için yaptığı başvuru tarihinin önceki başvurunun tarihi olarak kabul edilmesini isteme hakkı vardır. Maddede ayrıca, rüçhan hakkından yararlanmak için yapılacak başvurunun şartları ile inceleme konusuna açıklık getirilmiştir.
- Kanun ile sağlanan korumadan yararlanmak için yapılan başvurunun Bakanlık tarafından şeklen ve esastan incelenmesine dair hükümler ile başvurunun kabulü veya reddi ile ilgili hususlar bu maddede belirlenmiştir.
- Madde, korumaya konu olan ıslahçı hakkıyla ilgili başvurunun Bakanlık tarafından nerede ilan edileceğini belirtmiş olup, bu ilanda hangi bilgilerin yer alması gerektiği vurgulanmıştır.
- Madde, başvuruya karşı yapılacak herhangi bir itirazın hangi konulara dayanılarak yapılabileceği ve itiraz başvurusunda bulunması gerekli bilgi ve belgelerin neler olacağı konusuna açıklık getirmiştir.
- Madde, ıslahçı hakkı ile ilgili yapılan başvurulara yapılan itirazların incelenmesi esaslarını belirlemiştir.
- Madde, korumaya konu olan çeşit ile ilgili teknik incelemede hangi konuların değerlendirileceğini saymış olup, teknik incelemenin şartları ile incelemenin hangi mercilerce yapılacağı konularını da belirlemiştir.
- Madde, yapılan teknik inceleme neticesinde belirli bir kanaat oluşması ile 6, 7 ve 8 inci maddelerindeki hususların tespitini içeren bir raporun hazırlanması ve bu raporun belirli bir karar için yeterli veya yetersiz olması durumuna göre Bakanlık tarafından yapılacak işleri düzenlemektedir.
- Korumaya konu olan çeşit için başvuruda geçici bir ismin bildirilmesi halinde, çeşidin tescilinden önce geçici ismin kesinleştirilmesi gerekir. Madde, geçici ismin kesinleşmesi şartlarını düzenlemektedir.
- Madde, korumaya konu olan çeşit ile ilgili yapılan başvurunun hangi hallerde Bakanlık tarafından re'sen reddedileceği hususlarını açıklamış olup, maddenin (a) bendinde ret nedenlerinden isimlendirme ile ilgili hususlar sayılmış, diğer bentlerde ise ret nedeni olabilecek haller sıralanmıştır.
- Madde, incelemeler sonucunda korumaya konu olan çeşidin koruma şartlarını taşıması durumunda ve çeşit sahibinin gerekli işlemleri yerine getirmesi halinde ıslahçı hakkının tescil edilerek hak sahibine belge verilmesini öngörmüştür.
- Madde, tescil edilen ıslahçı hakkının otuz gün içinde Bültende ilan edileceğini belirlemiştir.
- Madde, yapılan ıslahçı hakkı tescili ile ilgili bir itirazın hangi gerekçelerle, nereye ve kimler tarafından yapılabileceğini tespit etmiş olup, itirazın incelenmesi sonucunda işlemlerde bir eksikliğin belirlenmesi halinde tescille ilgili nasıl bir işlem yapılacağını belirlemiştir.
- Bu Kanunla verilen ıslahçı hakkı ile ilgili olarak, Bakanlığın, işlem ücreti ve yıllık ücret olmak üzere iki tür ücret tahakkuk ettireceği vurgulanmış olup, maddenin (a) bendinde işlem ücretlerinin neler olduğu sayılmış, (b) bendinde ise yıllık ücretin ne şekilde ve ne zaman ödeneceği belirtilmiş, ücretlerle ilgili uygulamaların usul ve esaslarının yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
- Kanunla sağlanan korumadan yararlanan bir çeşidin sahibinin, hakkın yürürlükte olduğu sürece çeşidin genetik yapılarının idame ettirilmesinden sorumlu olduğu belirtilmiş, hak sahibinin bu yükümlülüğünü yerine getirme şekli tespit edilmiş ve yükümlülüklerin yerine getirilmediği durumlarda yapılacak işlemler açıklanmıştır.
- Madde, hak sahibinin yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülükleri yerine getirmediğinin veya çeşidin koruma şartlarından olan yeknesaklık ve durulmuşluk özelliklerini kaybettiğinin tespit edilmesi halinde ıslahçı hakkının Bakanlık tarafından re'sen iptal edileceğini vurgulamıştır.
Maddenin ikinci fıkrasında ise diğer iptal edilme nedenleri sayılmıştır.
- Madde, hem başvurunun hem de tescilden doğan hakkın sağlararası işlemlere, mirasa ve ölüme bağlı tasarruflara konu olabileceğini vurgularken rehin ve haciz hakkı bakımından Medenî Kanun ile İcra ve iflas Kanununa atıfta bulunmuştur.
Sağlararası işlemlerde yazılı şekli öngören madde, devir ve intikal işlemlerinin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi açısından sicile kayıt şartı koymuştur.
- Madde, iradi lisans sözleşmesinin şeklini, çeşitlerini her bir çeşidin lisans alan ve lisans verene getirdiği hak ve yükümlülükleri, lisans verilmesinden sonra üçüncü kişilerin tecavüzlerine karşı tarafların dava açma yetkilerini düzenlemektedir.
- Madde, devir ve lisanstan sonra yetkisizlik, ret, iptal ve hükümsüzlük kararları üzerine, devreden ve lisans verenin tazminat sorumluluğunun şekil ve şartlarını düzenlemektedir.
- Madde, koruma şartlarından yenilik, farklılık, yeknesaklık ve durulmuşluğun bulunmaması durumunda veya yetkisiz bir kişi adına yapılan tescilden doğan hakkın hükümsüzlüğüne mahkeme tarafından karar verileceğini belirtmektedir.
- Madde, hükümsüzlük talebinde bulunma şartlarını düzenlemektedir.
- Madde, hükümsüzlük kararının herkesi etkileyen ve geçmişe etkili sonuçlar doğuracağını belirterek istisnaları ayrıca saymıştır.
- Hükümsüzlük halinde hak, baştan itibaren yok sayılırken; kendiliğinden sona erme halinde, maddede sayılan sona erme nedenlerinin gerçekleşmesinden itibaren hak konusu çeşit topluma mal olmaktadır.
Madde ayrıca sona erme nedenlerinden biri olan vazgeçmeyi daha ayrıntılı biçimde düzenlemiş ve üzerinde hukuki tasarruflarda bulunulmuş ıslahçı hakkından, lehine tasarrufta bulunulanların izni olmadıkça vazgeçilemeyeceğini vurgulamıştır. Aynı kural üçüncü bir kişinin hak sahipliği iddiası halinde de geçerlidir. Madde, vazgeçmenin yazılı olarak Bakanlığa bildirilmesini, Kütüğe kaydını ve Bültende ilanını Öngörmüştür.
- Madde, ıslahçı hakkına tecavüz sayılan fiilleri belirtmiştir.
- Madde, ıslahçı hakkına tecavüz durumlarında hak sahibinin mahkemeden yapacağı talepleri saymıştır.
Madde, Kanun kapsamında açılacak davalarda yetkili olan mahkemeleri de belirtmiştir.
- Madde, hak sahibinin izni olmadan korunan çeşidi kullanan kişilerin sebep oldukları zararı tazmin etmek zorunda olduklarını belirtmiştir.
- Madde, fiili zararın yanı sıra, yoksun kalınan kazancın da tazminat kapsamında olduğunu belirtmiş ve alternatif değerlendirme kriterleri sunmuştur.
- Madde, 15 inci maddede sözü edilen ıslahçı hakkı başvurusu ile tescil tarihi arasında kalan süre içinde hak sahibinin iznini gerektiren faaliyette bulunan kişilerin hak sahibine ödemesi gereken bedel ile ilgili ilkeyi belirlemiştir. Madde, ayrıca ilgili kural açısından söz konusu bedelin diğer muhik bedel hallerine de uygulanabilir olduğunu belirtmiştir.
- Madde, hak sahibine karşı açılacak olan menfi tespit davasının açılma usulü ve şartlarını düzenlemektedir.
- Madde, hak sahibinin dava yolu ile tecavüz sayılan fiillerin tespiti hususunu düzenlemekte olup, esas itibarıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş olan konunun vurgulanması niteliğindedir.
- Madde, bu Kanunun öngördüğü davaları açan veya açacak olan kişilerin, o davada alınacak olan kararın etkinliği açısından tedbir talebi hakları olduğunu vurgulamıştır.
Madde, alınacak tedbirin, verilecek hükmün etkinliğini sağlayacak nitelikte olmasını özellikle vurgulamış ve taşıması gereken diğer hususları da saymıştır.
- Madde, tespit davası ve tedbir talebi açısından bu konuların düzenlendiği Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunmuştur.
- Madde, özel hukuka ilişkin taleplerin zamanaşımı açısından Borçlar Kanununa atıfta bulunmuştur.
- Madde, kastın varlığı halinde ceza davası açılacak halleri düzenlemektedir.
Bu düzenlemede esas itibarıyla 56 ncı maddede sayılan tecavüz niteliğindeki fiiller esas alınmıştır.
Yaptırımların miktar ve süreleri açısından, Türkiye'nin taraf olduğu Dünya Ticaret Örgütü (WTO) TRIPs Anlaşmasının 61 inci maddesi gereğince, sınai hak mevzuatı ile paralellik kurulmaya çalışılmış; ayrıca yargıcın cezaların şahsileştirilmesi ilkesini uygulayabilmesi açısından terditli cezalar öngörülmüştür.
- Madde, ceza takibatı ile ilgili usul ve zamanaşımını düzenlemekte olup, şikayete tâbi olan bu suçu, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinin uygulanmayacağını belirtmekle şahsi dava konusu olmaktan çıkarmıştır.
- Madde, bir sınaî hak türü olan yeni bitki çeşitleri üzerindeki ıslahçı hakkı konusundaki ihtilafların, diğer fikrî ve sınaî hak uyuşmazlıklarında olduğu gibi ihtisas mahkemeleri tarafından çözülmesini öngörmektedir.
Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirleyecektir.
- Madde, davada haklı çıkan tarafın, kesinleşmiş kararın medya aracılığı ile ilanını isteme hakkının talep ve uygulama şartlarını düzenlemektedir.
- Madde, Bakanlık tarafından başvuru sicili ve ıslahçı hakkı sicilini içeren bir kütük oluşturulacağını öngörmüştür.
- Madde, Bakanlık tarafından yayımlanacak Bültende yer alması gereken hususları saymıştır.
- Madde, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerin Bakanlık tarafından altı ay içinde çıkarılması gerektiğini belirtmiştir.
- Maddede, çeşitlerin tescili ile ıslahçı hakkının tescili konularının birbirine karışmasını önlemek amacıyla, 308 sayılı Kanunda yer alan çeşit tescili kavramı değiştirilerek yeniden tanımlanmıştır.
- Madde, konu ile ilgili bazı mevzuatı yürürlükten kaldırmıştır.
Geçici Madde l. - Madde ile, 26/2/1994 tarihli ve 21861 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 3976 sayılı Kanunla değişik 308 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında çeşitlerini koruma altına aldırarak ıslahçı haklarından yararlanan kişi veya kişilerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Bakanlığa başvurarak korunan çeşidinin bu Kanun kapsamında korumaya alınmasını talep edebilmesine imkân tanınmıştır. Bu uygulamayla, daha önce yürürlükte olan mevzuat kapsamında çeşitlerini koruma altına aldıran ıslahçıların haklarının, Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra da korunması sağlanacak ve böylece, çeşitlerini daha önce korumaya aldıran ıslahçıların bir hak kaybına uğraması önlenecektir.
- Bu Kanunun 5 inci maddesine göre bir çeşidin çoğaltım veya hasat edilmiş materyali, ıslahçı hakkı başvurusunun yapıldığı tarihten geriye doğru yurt içinde bir yıl, yurt dışında dört yıl öncesine kadar kullanım amacıyla hak sahibi tarafından veya onun rızasıyla satılmamış veya umuma sunulmamış ise çeşit, yeni kabul edilmektedir.
Yurt içinde Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten geriye doğru bir yıldan daha önce, çeşitlerini ilgili mevzuat çerçevesinde kayıt altına aldırarak satan veya umuma arz eden ıslahçılar, çeşitleri yeni kabul edilemeyeceğinden bu Kanun kapsamında sağlanan korumadan yararlanamayacaklardır.
Madde, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içinde başvurmak kaydıyla, yenilik incelemesi amacıyla yurt içi için öngörülen bir yıllık sürenin beş yıl olarak uygulanmasını öngörmüştür. Madde ile, bir defaya mahsus olmak üzere, ıslahçılara beş yıllık süre tanınarak, çeşitlerini bu süre içinde kayıt altına aldırarak satan veya umuma arz eden ıslahçıların da bu Kanundaki korumadan yararlanmasına imkân tanınmıştır.
- Yürürlük maddesidir.
- Yürütme maddesidir.
Tarım,