Tasarı/teklif madde 1
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı- Hayvanların insan ve doğa kaynaklı mağduriyetlerinin önlenmesi, gözetilmeleri, canlarının ve sağlıklarının korunması Kanunun amacı olarak belirlenmektedir.
Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 446 (Esas No: 1/323) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Ülkemizde çevrenin korunması ile ilgili 2872 sayılı Çevre Kanunu çerçevesinde tür koruması, 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu çerçevesinde de alan koruması şeklinde hayvan varlığımızın korunmasına çalışılmaktadır ve bu kapsama bilhassa nesli tükenmekte olan hayvanlarımız girmektedir. Ancak, dünya artık toplumsal, ahlaki ve vicdani açıdan, hayvan varlığının, canlı olarak değerlendirildiği bir perspektifle tüm hayvanların yaşamlarının güvence altına alınması yolunda önemli mesafeler katetmeye başlamıştır. Bu çerçevede 15 Ekim 1978 tarihinde Paris'te UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü) merkezinde yayınlanan "Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi" kabul edilmiştir.
Katılmaya hazırlandığımız Avrupa Topluluğu üye ülkeleri ise, adı geçen Beyannamenin 14 üncü maddesi gereğince ülkelerinde hayvanları koruma açısından önemli adımlar atmışlardır.
Almanya, İsviçre, Avusturya, Hollanda, İsveç gibi ülkeler hayvanları koruma kanunlarını çıkarmışlar; Almanya ise daha sonra yasada yaptığı değişikliklerle, bu korumanın kapsamını daha da genişletmiştir. Bundan başka, Avrupa Topluluğu üyesi olan devletler 13 Aralık 1968 tarihli Uluslararası Taşımada Hayvanların Korunmasına ilişkin Avrupa Anlaşmasını, 10 Mart 1976 tarihli Tarımsal Hayvan işletmelerindeki Hayvanların Korunmasına İlişkin Avrupa Anlaşmasını ve 10 Mayıs 1979 tarihli Kesim Hayvanlarının Korunmasına İlişkin Avrupa Anlaşmasını da yapmışlardır.
Dünya ve Avrupa, hayvanların korunması yolunda önemli mesafeler alırken geçmişi bu konuda çeşitli örneklerle dolu milletimizin bu konuda geride kalacağı düşünülemez.
Geçmişte, atalarımız gerek Selçuklu, gerek Osmanlı döneminde hayvanlara büyük bir şefkat ve sevgi göstermişler, hayvanlar yararına bir çok vakıflar kurmuşlardır. Yaşlı hayvanların ömürlerini tamamlayabilmeleri için büyük otlaklar vakfetmişler; göçmen kuşların göçlerini kolaylaştırmak için vakıflar yapmışlar; cami, medrese ve konakların cephelerine sanat eseri niteliğinde kuş evleri eklemişlerdir. Osmanlı Ülkesini gezen yabancıların seyahatnamelerinde, Türklerin bu üstün insanlık vasfından büyük bir hayranlıkla söz edildiği görülmektedir. Bu da atalarımızın, insanoğlunun sahip olduğu akıl, zekâ ve yetenek üstünlüğünden dolayı, diğer canlı varlıklara karşı bir koruma sorumluluğu ve yükümlülüğü duyduklarını ispatlamaktadır.
Büyük Atatürk de sahipsiz hayvanları korumuş, bu hayvanları asla öldürtmeden Hayvanları Koruma Cemiyetine teslim ettirmiş ve bunların bakımını yaptırdıktan sonra isteyenlere dağıttırmıştır.
Ancak geçmişte Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde çeşitli vakıflar aracılığıyla bu konudaki hassasiyetini açığa vuran Türk insanı ahlaki, vicdani ve inançları itibarıyla ülkemizdeki bu yasal boşluktan rahatsızdır.
Tüm sorunların çözümünde olduğu gibi hayvanların korunması bakımından temel çözümün yolu eğitimden geçer. Eğitimde de dini ve vicdani duygular ile toplumsal vasıf ve kriterlerden olabildiğince yararlanılması esastır.
Ancak her ne kadar, insanımızın yüksek duygularını hesaba katsak bile, bazı hususlar sadece insan vicdanına bırakılmamalıdır. Psikolojik bozukluklar, ekonomik güçsüzlükler ve daha bir çok nedenden dolayı her millette olduğu gibi suça yönelen insanlarımızın da varlığını hesaba katarak bu alanda caydırıcı uygulamalara da yer vermek zarureti vardır.
Diğer yandan, özellikle binek hayvanlarımız başta olmak üzere tüm hayvanlar için "insanlık dışı kötü muamele" hallerinde, koruyucu önlemler ve cezai müeyyideler getirilmelidir.
Türk Ceza Kanununun 521 inci maddesinde hayvanların doğuştan gelen bir takım hakları sadece sahiplerinin ya da diğer insanların inisiyatifine bırakılmıştır. Hayvanlar, böylelikle dolaylı olarak yaşamsal haklardan asgari ölçüde yararlanmış olurlar.
Ancak, daha anlamlısı hayvan kıyımında müsaade anlamına gelen yasal boşluğun doldurulması, çağdaş uygarlık düzeyinde yol alan ülkemiz insanları için başlı başına bir önem taşımaktadır.
Taraf olduğumuz ve taraf olma çalışmalarımızın devam ettiği uluslararası sözleşmeler (CİTES; Nesli Tehlikede olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Ticaretinin Düzenlenmesi, RAMSAR; Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması, BERN; Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması) ile de özellikle nesli tehlikede olan hayvan türlerinin korunması öngörülmekte olup yükümlülüklerimizin yerine getirilmesi hayvan varlığımızın korunmasına hizmet edecek çalışmalar kapsamındadır.
Ülkemizde çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi, ülkenin bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihi zenginliklerinin korunması konularının yakından incelendiği ve bu sorunların çözümlerinin yasal güvence altına alınması için çalışmalar yapıldığı bu dönem, hayvanları korumak için bir yasal düzenlemeye gidilmesi için de en uygun zamandır. Tasarının hazırlanmasında, uluslararası platformda meydana gelen bu gelişmelerin yanısıra, ülke gerçekleri de gözönünde bulundurularak, hayvanların korunması bakımından ülkemizde önemli bir boşluğun doldurulması amaçlanmıştır.
- Hayvanların insan ve doğa kaynaklı mağduriyetlerinin önlenmesi, gözetilmeleri, canlarının ve sağlıklarının korunması Kanunun amacı olarak belirlenmektedir.
- Kanunun kapsamı açıklanmaktadır.
- Kanunda geçen kavramlar tanımlanmaktadır.
- Hayvanların korunmasına ilişkin genel ilkeler belirtilmekte, koruma ilkeleri tespit edilmektedir. Biyolojik zenginliğimizin bir parçası olan bütün hayvan türleri korunmalı ve nesillerinin devam etmesi sağlanmalıdır.
- Hayvan besleyenler besledikleri hayvanları barındıkları yerleri onların etolojik ihtiyaçlarına göre düzenlemeli, onların bakımlarına dikkat etmeli, evcil hayvanları sahiplenen kimseler keyfince onları terk etmemelidir. Hayvanlar ihtiyaçlarına uygun sağlıklı besinlerle beslenmelidir.
- Hayvanlar bir yerden bir yere nakledilirken türlerine ve özelliklerine uygun şartların sağlanması gerekmektedir.
Hayvanların nakledilmeleri sırasında yaralanmaları, ölmeleri önlenmeli ve sağlıklı şartlarda nakledilmelidir.
- Sahipsiz evcil hayvanların da sahipli hayvanlar gibi bakılmaya ve korunmaya ihtiyacı vardır.
- Hayvanların da insanlar gibi acı duyusuna sahip oldukları unutulmamalı ve çok zorunlu haller dışında tedavi amacıyla dahi olsa uyuşturma olmadan hayvana acı verecek bir müdahale yapılmamalıdır.
- Deneysel amaçlarla dahi olsa hayvanların türlerine has özellikleri yapay yöntemlerle değiştirilmemeli, hangi amaçla olursa olsun bir hayvan sadece bir organı ya da bir parçasının alınması için öldürülmemelidir.
- Hayvanlar üzerinde uygulanan ve hayvanlara büyük acı veren deneylerin ancak başka alternatif yöntem bulunmaması halinde, yapılacak düzenlemelere uygun olması kaydıyla deneylerin yapılabileceği belirtilmektedir.
- Kasaplık hayvanlar dışında, evcil hayvanların da yetiştirilmesi ve ticareti için düzenlemeler gerekmektedir.
- Hayvanların eğitimi ile ilgilenen kişiler, hayvanların yaralanmasına, acı çekmesine sebep olacak yöntemlerle onları eğitemez ve hayvanların gücünü aşan fiilleri onlardan isteyemez.
- Hayvanların öldürülmesi ile ilgili düzenlemeler ifade edilmiştir.
- Yasak olan öldürme metodlarının belirlenmesi yapılmıştır.
- Her ilde ilin kendine özgü koşullarından doğan hayvan koruma sorunlarına çözüm getirmek ve bu konu ile ilgili organizasyonları yapmak amacıyla "İl Hayvan Koruma Kurulları"nın oluşturulması gerekmektedir.
- "İl Hayvan Koruma Kurulları"nın görevleri belirtilmektedir.
- Kanun hükümlerini denetleme şekli ve denetlemeyi yapacak kuruluşlar belirtilmektedir.
- Hayvanlara kötü muamele yapıldığında haberdar olan vatandaşların, kötü muamelenin durdurulması ve kötü muamele yapanların cezalandırılması için idari makamlara başvurma hakkı düzenlenmiştir.
- Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için Çevre Kirliliğini Önleme Fonu'na aktarılacak para kaynakları belirtilmektedir.
- Sahipsiz ve Güçten Düşmüş Hayvanların Korunması için Çevre Kirliliğini Önleme Fonu'na aktarılan payın kimler tarafından kullanılacağı belirtilmektedir.
- İdarî para cezası vermeye yetkili olanlar açıklanmaktadır.
- İdarî cezalara itiraz usulü düzenlenmektedir.
- İdarî para cezalarının ödeme süresi ve tahsili ile ilgili hususlar hükme bağlanmaktadır.
- Çeşitli maddelerin ihlali halinde verilecek cezalar düzenlenmektedir.
- Birden fazla hükmün ihlali durumunda verilecek ceza belirlenmektedir.
- Fiillerin tekrarı halinde verilecek para cezası belirlenmektedir.
- Yönetmeliklerle ilgili bir maddedir.
- Yürürlükle ilgili maddedir.
- Yürütme ile ilgilidir.