3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu, Türk sineması ve Türk müzik sanatı ürünlerinin teşvik edilmesi, eserlerin yapılması, denetlenmesi, dağıtılması, gösterilmesi, icra ve bu işlemlerden doğan hakların korunmasına ilişkin hükümleri içermektedir.
Diğer taraftan; eser ve bağlantılı hak sahiplerinin hak takibi maksadıyla yapılan kayıt ve tescil, bandrol gibi iş ve işlemler Avrupa Birliği müktesebatı ve uluslararası sözleşmelerle uyumlu 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında yürütülmektedir. Fikrî mülkiyet haklarının takibinin güçlendirilmesini sağlayan işlemlerin iki ayrı kanunda yer alması uygulamada karışıklıklar yaratmaktadır.
Ayrıca, hem sinema hem de müzik eserlerinin yaratıldığı sektörlerin aynı kanun hükümlerine tâbi kılınarak, farklı dinamikleri ve farklı süreçleri bulunan bu iki sektör için aynı mekanizmaların işletilmeye çalışılması, uygulamada zafiyete yol açmaktadır.
Bilindiği üzere; sinema sanatı ve sinema endüstrisi, çağdaş kültürün yeniden üretilmesinde çok önemli bir işleve sahiptir. Bu stratejik işlev dolayısıyla, Türk kültürünün çağdaş dil, teknoloji ve yöntemlerle ifade edilmesi ve yeniden üretilmesine yönelik bir perspektif ile sinemanın, gerek sanat gerekse endüstri olarak desteklenmesini ve güçlendirilmesini temin edecek ve başlı başına sinema alanına ilişkin hükümler içerecek bir kanuna ihtiyaç duyulmaktadır.
Buradan hareketle; bireyin ve toplumun sinema sanatı ürünlerinden verimli bir biçimde yararlanabilmesi ve sinema sanatının sunduğu olanaklardan yararlanarak çağdaş ve etkin bir kültürel iletişim ortamının yaratılması için sinema sektörünün eğitim, yatırım, girişim, yapım, dağıtım ve gösterim alanlarında geliştirilmesi ve güçlendirilmesi ile kayıt ve tescile de esas olacak şekilde sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasını ve bu alanda yerli ve yabancı yatırım ve girişimlerin desteklenmesini sağlamak amacıyla bu Tasarı hazırlanmıştır.
Tasarının kanunlaşması, ülkemizde;
sinemanın gelişmesini sağlamaya yönelik temel yaklaşımlar içeren, özellikle sinema endüstrisinin en önemli ihtiyaçlarından biri olan izleyiciye ulaşabilme imkanlarını artıracak, bu alanda yapılacak yapım ve yatırımları teşvik edecek ve destekleyecek, ayrıca, ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin ticarî dolaşıma ve gösterime sunulmadan önce, kayıt ve tescile de esas olacak şekilde kamu düzeni, genel ahlâk ile küçüklerin ve gençlerin ruh sağlığının korunması, insan onuruna uygunluk ve Anayasada öngörülen diğer ilkeler doğrultusunda değerlendirilmesini ve sınıflandırılmasını temin edecek çağdaş bir mekanizma oluşturabilecektir.