Ekonomik ve teknolojik küreselleşme bireyleri, toplumları ve ülkeleri kimliklerini tanıtmak ve farklılıklarını gösterme arayışına sürüklemektedir. Bu da, kültüre yönelik ihtiyacı ve kültürün önemini giderek arttırmakta ve her toplum kendi kültür potansiyeline yönelmektedir. Yaşadığımız dönemin düşünsel ve felsefi bir yansıması olan, tarihsel süreçleri geçmişle geleceğin diyalogu olarak gören bilgi toplumunun varoluş ve gelişim süreçleri de, yapısı itibariyle kültürel gelişimin sağlanması ve kültürel mirasın korunması ile birebir örtüşmektedir.
Kültür ve tarih mirasımız, kültür varlıklarımız ve değerlerimiz hepimizin ortak malıdır. Her köşesinde bir uygarlık kalıntısı bulunduran ve her yöresinde ayn bir kültür zenginliği yaşayan Anadolu, bu uygarlıkların maddi ve manevi değerlerini bünyesinde barındırmaktadır. Bu kültür var lıklarımızın ve değerlerimizin, tarihsel ve kültürel gelişimin esaslı bir unsuru olduğu göz ardı edilemez.
Halk tarafından yaratılan ve toplumsal yaşam sürecinin kültürel ürünlerinden oluşan somut ol mayan kültür mirasımız ile kültürel koruma ve kullanma dengesi içerisinde hak ettiği değere ulaş mayı bekleyen kültür varlıklarımıza yönelik yatınm ve girişim süreçlerinin desteklenmesine yeni bir dinamizm kazandırılması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Bununla birlikte; bireysel ve toplumsal kültür gereksinimlerinin çağın gerekleri doğrultusunda karşılanabilmesi, her türlü sanatsal ve kültürel değerlerin üretimine katkı sağlanması ve vatandaşlanmızın kültürel iletişim ve etkileşim imkânlarının güçlendirilmesi için kültür merkezleri ile diğer kültürel mekanlara yönelik yatırım ve girişimleri desteklemek de kültürel gelişimin olmazsa olmazı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu kültür potansiyelinin, korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla kül tür politikalannın gözden geçirilmesi, daha etkin ve daha verimli yeni yaklaşım ve stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir.
Nitekim Anayasanın, "Tarih, kültür ve tabiat varlıklannın korunması" başlıklı 62 nci mad desinde Devlete; tarih, kültür ve tabiat varlıklannın ve değerlerinin korunmasının sağlanması amacıyla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alma görevi verilmiş ve bu kapsamda hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetlerin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Aynca, "Planlama" başlıklı 166 ncı maddesinde de; sosyal ve kültürel kalkınmayı planlamak da Dev letin görevleri arasında sayılmıştır.
Dolayısıyla bu Kanun, Devletin kültür varlıklannın korunması ve yaşatılması ilkeleri çer çevesinde yatınmcılann, girişimcilerin, bu işe gönül verenlerin önünü açacak, onlan yönlendirecek, destekleyecek ve teşvik edecek yasal ve idari düzenlemeleri yapması gerekliliğinden hareketle, kül tür yatınmlan ve kültür girişimlerinin teşvik edilmesine yönelik olarak hazırlanmıştır.