Tasarı/teklif madde 1
→ yürürlükteki madde 1- Maddede Kanunun amaç ve kapsamı gösterilmektedir.
Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 146 (Esas No: 1/521) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
İnsanların birlikte yaşamaya başladıkları ilk çağlardan itibaren oluşmaya başlayan adalet kavramı, sosyal ve ekonomik ilişkilerin yoğunlaşmasıyla giderek önem kazanmış ve artık çağımızda bir amaç durumuna gelmiştir. Hukuk kuralları, adalet kavramının toplum içindeki somut görüntüleri olduklarından bunların uygulama usulleri yanında yargı organlarının kuruluşları da büyük önem arzetmektedir.
Birleşmiş Milletler Evrensel Beyannamesinin 10 uncu maddesi ile, Avrupa İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin 6 ncı maddesinde mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olması hükmü bulunmaktadır. Bu bağlamda, hakların ve özgürlüklerin güvencesi olan yargılamayı yapacak mahkemelerin yetkilerini belirleyen Anayasanın 9 uncu maddesinde, yargı yetkisinin, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı ifade edilmektedir. Bu itibarla, Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan mahkemelerin kuruluşlarına gereken önemi vermek, onları günün değişen sosyal ve ekonomik koşullarına göre geliştirmek ve görevlerini açıkça belirlemek zorunludur.
469 sayılı "Mehakimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehakimin Teşkilâtına Ait Ahkâmı Muaddil Kanun"a göre, kurulan mahkemeler, hukuk ve ceza mahkemeleridir. Ayrıca özel kanunlarla kurulmuş ihtisas mahkemeleri de vardır.
Yargılama süreci bir sistemdir. Bu sistem, uyuşmazlık ve çekişme hakkında verilecek hüküm kesinleşinceye kadar birden çok evreleri kapsamaktadır. Yargılamanın bu özelliği, temelde, gerçeğe ulaşarak adlî hataları önlemek amacına dayanır. Evrelerden birisi, "kanun yolu" adı verilen "denetim muhakemesi"dir. Esasta denetim muhakemesinin en önemli evresini oluşturan temyiz yolunda, doğrudan öğrenme yargılaması yapılmaz. Temyiz üzerine verilecek hüküm sadece hukuka aykırılığı denetler; bu nedenle maddî ve hukukî gerçeklere ulaşmak ve adlî hataları gidermek bakımından, uyuşmazlık ve çekişmenin maddî olay yani ispat yönünden ve hukuka aykırılık açısından uygun bir sonuca bağlanıp bağlanmadığını denetleyen ve temyiz yolundan önce gelen ayrı bir kanun yoluna gereksinim olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Bugün çeşitli ülkelerde yargılama faaliyeti ile görevlendirilmiş bulunan ilk derece mahkemelerinin kararlarını inceleyen üst derece mahkemeleri vardır. İki dereceli yargı teşkilâtı hak arama hürriyetinin yeterince gerçekleştirilmiş sayılması için de zorunlu görülmektedir.
İlk derece mahkemelerince verilen kararların olaylara, hukuka ve usule uygunluğunu denetlemek görevini yüklenmiş olan ikinci derecedeki mahkemeler, bazı ülkelerde iki, bazı ülkelerde de üç kademede görev yapmaktadırlar. Ülkemizde ikili kademe sistemi vardır. Kararların hem hukuka hem de olaylara uygunluğunu ise Yargıtay denetlemektedir. Oysa, adlî yargı ilk derece mahkemelerince verilen kararlar, bölge adliye mahkemelerince ispat ve hukuka uygunluk yönlerinden ve Yargıtayca sadece hukuka uygunluk bakımından incelenmelidir. Yargıtay, bir içtihat mahkemesi olarak işlevini sürdürmelidir.
Ülkemizde, 1879 yılında yürürlüğe konulan "Mehakimi Nizamiyenin Teşkilât Kanunu Muvakkati" ile "istinaf" adı altında kurulan ikinci derece mahkemeler, 1924 yılında çıkarılan 469 sayılı "Mehakimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehakimin Teşkilâtına Ait Ahkâmı Muaddil Kanun" ile kaldırılmıştır. Bu mahkemelerin çalışmalarına, adaletin süratle dağıtımına engel oldukları ve arzu edilen yararı sağlamadıkları gerekçesiyle son verilmiştir. Sözü edilen "Muvakkat Kanun", ayrı bir istinaf mahkemesi kurmak yerine bu görevi ağır ceza ve asliye mahkemelerine vermişti. Ancak, bu mahkemelerin asıl görevlerinin yoğunluğu ve ağırlığı karşısında "istinaf" görevlerine yeterli zamanı ayıramamaları sonunda biriken iş ve davalar, içinden çıkılamaz derecede çoğalmış olduğundan umulan yararlar elde edilememiştir.
Bugün hemen hemen bütün ülkelerde Yargıtayın karşılığı olan yüksek mahkemeler, birer içtihat mahkemesi görevini yapmakta, ilk derece mahkemelerince verilen kararların olaylara, kanuna ve usule uygunluğunu denetlemek yani istinaf kanun yolu incelemesini yapmakla görevli ikinci derece mahkemeler bulunmaktadır. Yargıtay ise ilk derece mahkemeleri ile kendi arasında süzgeç görevini yapacak bir ara mahkemesi bulunmadığı için her iki görevi, yani hem içtihat yaratmak hem de istinafı yürütmek durumunda kalmıştır. Yargıtayın kendisinden beklenen içtihat mahkemesi olma niteliğini koruyabilmesi, iş yükünün çok artmış olması nedeniyle zorlaşmıştır. Yargıtayın içtihat mahkemesi olma niteliğinin korunması, yargılamanın güvenli ve hızla sonuçlandırılması bakımından istinaf kanun yolu incelemesini yapmak üzere bölge adliye mahkemelerinin kurulmasının bir ihtiyaç hâline geldiği görülmektedir.
Mahkemelerin verimli, etkili, süratli ve güvenli çalışmalarını sağlamak ve denetim yargılamasını güçlendirmek üzere, eskiyen ve yetersiz hükümler taşıyan 469 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak, bunun yerine adlî yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluşunu, görevlerini ve yetkilerini düzenlemek amacıyla bu Tasarı hazırlanmıştır.
- Maddede Kanunun amaç ve kapsamı gösterilmektedir.
- Yargılama erki tektir. Buna "yargılama birliği" denir.
Yargılama birliğinde esas sorun, yargılamanın bağımsızlığıdır. İdarî yargı dışında kalan "adliye mahkemeleri", hukuk ve ceza bölümlerine ayrılır.
Adlî yargı ilk derece mahkemeleri uyuşmazlıkların maddî ve hukukî yönlerini inceleyen mahkemelerdir.
Madde, bu hususları açıklamaktadır.
- Uyuşmazlığın; adlî yargı ilk derece mahkemesi tarafından çözülmesinden sonra, maddî ve hukukî yönden ikinci kez inceleme yapacak mahkemelerin, "bölge adliye mahkemesi" olduğu vurgulanmaktadır.
Uyuşmazlığın maddî ve hukukî yönünün tekrar incelenmesi, istinaf kanun yolunun konusunu oluşturur.
- Maddeyle, hukuk mahkemelerinin, sulh hukuk, asliye hukuk ve özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmektedir.
- Maddeyle, hukuk mahkemelerinin, her il merkezinde ve bölgelerin coğrafî durumları ve iş yoğunluğu göz önüne alınarak belirlenen ilçe merkezlerinde Adalet Bakanlığınca kurulması esası getirilmiştir. Adlî yargı ilk derece mahkemelerinin kuruluşunda, bu mahkemelerin uyuşmazlıkların çözümü ve adalet hizmetlerinin yerine getirilmesi bakımından önemi göz önüne alınarak ve bu mahkemelerin kurulması bölgelerin coğrafî durumları ve iş yoğunluğunun da dikkate alınmasını gerektirdiğinden, Anayasanın 159 uncu maddesi çerçevesinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşünün alınması zorunluluğu benimsenmiştir.
Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemelerinin tek hâkimle görev yapması esası benimsenmiştir. Bu hükümle, Tasarının 54 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan 469 sayılı Mehakimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehakimin Teşkilâtına Ait Ahkamı Muaddil Kanunun sulh hukuk mahkemelerinin tek hâkimle görev yapmasına ilişkin esası aynı şekilde korunmuş; toplu mahkeme esasına göre görev yapan asliye mahkemeleri açısından ise, hâkim kadrosunun yeterli olmaması, ülke gerekleri ve bugüne kadar yerleşmiş uygulama da göz önünde tutularak bunların tek hâkimle görev yapması esası benimsenmiştir.
Maddede, bir ihtisas mahkemesi konumunda bulunan asliye ticaret mahkemesinin bir başkan ile yeteri kadar üyeden oluşması ve mahkemenin bir başkan ve iki üyeyle toplanması esası benimsenmiştir. Öte yandan, özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin hükümler saklı tutulmaktadır.
İlk derece mahkemelerinin kurulduğu yerlerde nüfus fazlalığı, uyuşmazlıkların artması, iş yoğunluğu gibi nedenler karşısında bu mahkemelerin birden fazla daireye ayrılması bazı hâllerde zorunlu hâle gelmiştir. Buna uygun olarak iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesinin oluşturulabileceği ve bunların numaralandırılacağı esası benimsenmiştir. Bu iş dağılımının yapılması ile esasları Anayasanın 159 uncu maddesi çerçevesinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca saptanacaktır.
Adlî yargı ilk derece mahkemeleri, birinci fıkra gereğince il merkezleri ile kurulmasına karar verilen ilçelerde oluşturulacağından, bu mahkemelerin kuruldukları il veya ilçenin adı ile anılacağı öngörülmüştür.
- Asliye ve sulh hukuk mahkemelerinin görevleri, özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakmaktır.
Asliye hukuk mahkemelerinin görevleri, sulh hukuk mahkemelerinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile diğer kanunlarda sayılan görevleri dışında kalanlardır.
Ayrıca özel kanunlarla kurulan hukuk mahkemelerinin görevleri saklı tutulmuştur.
- Madde ile, hukuk mahkemelerinin yargı çevresinin, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adlî yönden bağlanan ilçelerin idarî sınırları olduğu kural olarak belirlenmiştir.
İkinci fıkra ile, büyükşehir belediyesi bulunan illerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki il ve ilçelerin adları ile anılan hukuk mahkemelerinin yargı çevrelerini belirleme görevi, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine karar verecek olan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna bırakılmıştır.
Üçüncü fıkrada coğrafî durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak bir hukuk mahkemesinin kaldırılmasına veya yargı çevresinin değiştirilmesine, özel kanunlarında yargı çevresi belirtilmemiş olan hukuk mahkemelerinin yargı çevresinin belirlenmesine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Bu hükme göre örneğin iş yoğunluğu ayrı mahkeme teşkilâtının kurulmasını gerektirmeyecek ölçüde az olan ilçelerdeki mahkemelerin kaldırılarak, birden çok ilçenin yargı çevresi bakımından birleştirilebilmesi konusunda, ikinci fıkrada olduğu gibi, Adalet Bakanlığının önerisiyle karar vermek üzere Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yetkili kılınmıştır. Böylece, adlî hizmetlerin yerine getirilmesinde kaynakların gereksiz biçimde kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Fıkrada yer alan "coğrafî durum ve iş yoğunluğu" ibaresindeki "ve" bağlacı "ve, veya" anlamında uygulanabilecektir.
- Maddede, ceza mahkemeleri, sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri olarak sayılmış, özel kanunlarla bunların dışında ceza mahkemesi kurulabileceği belirtilmektedir.
- Bu madde ile, ceza mahkemelerinin her il merkezinde kurulması, ilçelerde ise ceza mahkemelerinin kurulmasında ilçenin yer aldığı bölgenin coğrafî durum ve iş yoğunluğunun göz önünde bulundurulması öngörülmüştür. Adalet Bakanlığınca ceza mahkemeleri kurulurken Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınacaktır.
Maddenin ikinci fıkrasına göre, sulh ceza ve asliye ceza mahkemesi tek hâkimlidir. Üçüncü fıkrasında ise ağır ceza mahkemesinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacağı ancak, bu mahkemenin bir başkan ve iki üye ile toplanacağı belirtilmektedir.
Maddede, özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. Örneğin, Anayasanın 143 üncü maddesi gereği özel kanunla kurulan Devlet güvenlik mahkemesinin oluşumu 16.6.1983 tarihli ve 2845 sayılı Kanunda gösterilmiştir.
İş durumunun gerekli kıldığı il ve ilçelerde ceza mahkemelerinin birden fazla dairelerinin oluşturulabileceği ve bu dairelerin numaralandırılacağı öngörülmüştür.
Adlî yargı ilk derece mahkemeleri, birinci fıkra gereğince il merkezleri ile kurulmasına karar verilen ilçelerde oluşturulacağından, bu mahkemelerin kuruldukları il veya ilçenin adı ile anılacağı ifade edilmiştir.
- Tasarının 54 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılan 825 sayılı "Ceza Kanununun Mevkiî Mer'iyete Vaz'ına Müteallik Kanunu"nun 29 uncu maddesi, sulh ceza mahkemesinin görevlerini eylemlere göre belirlemiştir. Tasarının bu maddesine göre, üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hürriyeti bağlayıcı ceza ile bu cezaya bağlı para cezası ve fer'î cezaları gerektiren hükümlerin uygulanması, sulh ceza mahkemesinin görevinde olacak; ayrıca bağımsız olarak hükmedilecek her türlü para cezaları ve tedbirlerin uygulanmasına ilişkin kararlar da sulh ceza mahkemesince verilecektir. Ancak, kanunların bu düzenlemeden ayrı bir şekilde mahkemeleri görevli kıldığı hâller saklı olacak, bu gibi durumlarda özel kanun hükümleri uygulanacaktır.
- Maddede, asliye ceza mahkemesi görev açısından asıl ceza mahkemesi olarak kabul edilmiş, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, diğer ceza mahkemelerinin görevi dışında kalan dava ve işlere bu mahkemede bakılacağı belirtilmiştir.
- Ağır ceza mahkemesi, 9 uncu maddede belirtildiği üzere bir başkan ile yeteri kadar üyeden oluşacak, bir başkan ve iki üye ile toplanacaktır. Bu düzenleme, ağır ceza mahkemesinin görevinin ağırlığının bir sonucudur. Kamu düzenine etkisi büyük ve sonuçları ağır olan suçlara bu mahkemede bakılacaktır.
Nitekim, idam, ağır hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren cürümlerle ilgili dava ve işler ağır ceza mahkemesinde görülecektir. Ancak, kanunların bu düzenlemeden ayrı bir şekilde ağır ceza mahkemesini görevli kıldığı hâller saklı olacak, bu gibi durumlarda özel kanun hükümleri uygulanacaktır.
- Madde ile, Devlet Güvenlik Mahkemeleri, çocuk mahkemeleri gibi ceza davalarına bakan diğer mahkemelerin özel kanunlarında belirtilen dava ve işlere bakacağı hükme bağlanmıştır.
- Maddede, 10, 11 ve 12 nci maddelerde görevi belirleyen kuralların nasıl uygulanacağı gösterilmiştir. Bir ceza hükmü, kastın yoğunluğunu, suçun işleniş biçimini ve özelliğini dikkate alarak o suça çeşitli cezalar tayin etmektedir. Bir ceza hükmünde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilerek eylem için öngörülen cezanın artırılması ve eksiltilmesine ilişkin düzenlemeye de yer verilmiş ise, bu düzenleme esas alınmayacak, mahkemenin görevini tayinde suç için öngörülen cezanın üst sınırı göz önünde bulundurulacaktır.
- Madde ile, sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinin yargı çevresi düzenlenmektedir. Yani, görevleri 10, 11 ve 12 nci maddelerde belirtilmiş olan ceza mahkemelerinin coğrafî sınırlar bakımından yetkili oldukları yerler bu maddede belirtilmektedir.
Kural olarak, ceza mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adlî yönden bağlanan ilçelerin idarî sınırlarıdır.
Ağır ceza mahkemeleri ile büyükşehir belediyesi bulunan illerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki il ve ilçelerin adıyla anılan sulh veya asliye ceza mahkemelerinin yargı çevresi, maddenin birinci fıkrasındaki genel kuralın istisnası olarak, birinci fıkrada belirtilen il veya ilçe sınırlarına bakılmaksızın, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecektir.
Anayasanın 159 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında;
Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir hâkimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki önerilerini karara bağlama yetkisi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
Maddenin üçüncü fıkrası, coğrafî durum ve iş yoğunluğu göz önünde bulundurularak bir ceza mahkemesinin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesini Anayasanın 159 uncu maddesine uygun olarak düzenlemektedir. Fıkrada yer alan "coğrafî durum ve iş yoğunluğu" ibaresindeki "ve" bağlacı duruma göre "ve, veya" anlamında uygulanabilecektir. Bu fıkrada yer alan diğer bir hükme göre, özel kanunlarla görevlendirilmiş mahkemelerin yargı çevreleri, ilgili kanunlarda belirtilmemiş ise, bunların yargı çevreleri de Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecektir.
- Mahkemelerin teşkilâtlanmasına paralel olarak, her il merkezi ve ilçede, o il veya ilçenin adıyla anılan bir Cumhuriyet başsavcılığı teşkilâtı kurulması öngörülmektedir.
Dışa karşı bir makam olarak gözüken Cumhuriyet başsavcılığı kendi içerisinde iş bölümü yapar. Bu iş bölümünün gereği olarak, bir Cumhuriyet başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı bulundurulur.
Maddede ayrıca, gerekli görülen yerlerde bir veya birden fazla Cumhuriyet başsavcıvekilinin atanabileceği; atamanın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararıyla gerçekleştirileceği belirtilmektedir.
- Kuruluşu 16 ncı maddede düzenlenen Cumhuriyet başsavcılığı; Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet savcıları ve atanmışsa Cumhuriyet başsavcıvekilinden oluşan bir bütündür. Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet savcıları ve atanmışsa Cumhuriyet başsavcıvekili, Cumhuriyet başsavcılığı adına işlem yapmakta ve faaliyette bulunmaktadırlar.
Cumhuriyet başsavcılığının görevlerinin hükme bağlandığı maddeye göre Cumhuriyet başsavcılığının görevleri esas itibarıyla üçe ayrılmaktadır. Bu görevler, kamu davasının açılmasına yer olup olmadığına karar vermek üzere soruşturma yapmak veya yaptırmak; kanun hükümlerine göre, yargılama faaliyetlerini kamu adına izlemek, bunlara katılmak ve gerektiğinde kanun yollarına başvurmak ve kesinleşen mahkeme kararlarının yerine getirilmesi ile ilgili işlemleri yapmak ve izlemek şeklinde sayılmaktadır.
Cumhuriyet başsavcılığı ihbar üzerine veya herhangi bir şekilde suç işlendiğini haber alır almaz işin gerçeğini araştıracak, başlangıçta basit olan şüphe, kuvvetlenerek yeterli şüphe hâlini alırsa kamu davasını açacaktır. Kamu davası açıldıktan sonra yargılama faaliyetlerini kamu adına izlemek ve bunlara katılmak, bu arada sanığın lehine veya aleyhine görüş ileri sürmek de bu görevlerdendir.
Yargılamanın sürekliliğine engel bir neden olmadıkça, mahkemeden mahkûmiyet veya beraat gibi uyuşmazlığı doğrudan doğruya çözen bir son karar alıncaya kadar Cumhuriyet başsavcılığı iddia görevini yerine getirmeye zorunludur.
Mahkemeden verilen kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğu düşüncesinin varlığı hâlinde, kamu adına gerektiğinde kanun yoluna başvurmak da Cumhuriyet başsavcılığının görevleri arasında yer almaktadır.
Kamu davası açılması nedeniyle yapılan yargılama sonucunda verilen kararın kesinleşmesi durumunda, kesinleşen mahkeme kararının yerine getirilmesi ile ilgili işlemlerin de Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılması ve izlenmesi öngörülmektedir.
Bunların yanında, kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak da Cumhuriyet başsavcılığının görevleri arasında sayılmaktadır.
- Maddede, Cumhuriyet başsavcısının görevleri sayılmaktadır. Cumhuriyet başsavcılığını temsil etmek; başsavcılığın verimli, uyumlu ve düzenli bir şekilde çalışmasını sağlamak, iş bölümünü yapmak;
gerektiğinde adlî görevlere ilişkin işlemleri yapmak, duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak ile kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak Cumhuriyet başsavcısının görevleri olarak hükme bağlanmaktadır.
Bunların yanında, Cumhuriyet başsavcısının, başsavcılığı oluşturan Cumhuriyet savcıları ile başsavcıvekilleri üzerinde gözetim ve denetim yetkisi olduğu gibi, ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının, ağır ceza mahkemesinin yargı yetkisine giren yerlerde görevli Cumhuriyet başsavcıları, Cumhuriyet başsavcıvekilleri ve Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisi de bulunmaktadır.
Asliye ceza Cumhuriyet başsavcısının da o yer yargı çevresinde görevli Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisinin bulunduğu son fıkrada hükme bağlanmaktadır.
- İşlerin yoğunluğu nedeniyle gerekli görülen yerlerde Cumhuriyet başsavcıvekilinin de görevlendirilmesi öngörüldüğünden, maddede Cumhuriyet başsavcıvekillerinin görevleri sayılmaktadır. Cumhuriyet başsavcısının verdiği görevleri yerine getirmek; Cumhuriyet savcılarının adlî ve idarî görevlerine ilişkin işlemlerini inceleyip Cumhuriyet başsavcısına bilgi vermek; gerektiğinde adlî göreve ilişkin işlemleri yapmak, duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak ile Cumhuriyet başsavcısının yokluğunda ona vekâlet etmek Cumhuriyet başsavcıvekilinin görevleri olarak hükme bağlanmaktadır.
Aynı yerde görev yapan birden çok Cumhuriyet başsavcıvekilinin bulunması durumunda, Cumhuriyet başsavcısına vekâlet edecek olanı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirleyeceği de maddede açıklanmaktadır.
- Maddede Cumhuriyet savcısının görevleri sayılmaktadır. Adlî göreve ilişkin işlemleri yapmak, duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak; Cumhuriyet başsavcısı tarafından verilen adlî ve idarî görevleri yerine getirmek; gerektiğinde Cumhuriyet başsavcısına vekâlet etmek ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak da Cumhuriyet savcılarının görevleri olarak hükme bağlanmaktadır.
Maddenin son fıkrasında, Cumhuriyet başsavcıvekilinin bulunmadığı yerlerde, Cumhuriyet başsavcısına vekâlet edecek olan Cumhuriyet savcısının Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenmesi öngörülmektedir.
- Maddede Cumhuriyet başsavcılığı bakımından yetki konusu düzenlenmektedir.
Birinci fıkrada, Cumhuriyet savcılarının, bulundukları il merkezi veya ilçenin idarî sınırları ile bunlara adlî yönden bağlanan ilçelerin idarî sınırları içerisinde yetkili oldukları hükme bağlanmaktadır.
Ağır ceza mahkemesi ile özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemelerinin yargı çevresinde yer alan Cumhuriyet başsavcılıklarının, yetki alanları içerisinde bu mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili soruşturmaları yapmaları, ivedi ve zorunlu işleri tamamladıktan sonra düşünce yazısına soruşturma evrakını ekleyerek anılan mahkemelerin Cumhuriyet başsavcılığına göndermeleri ikinci fıkrada düzenlenmektedir.
Üçüncü fıkrada, büyükşehir belediyesi kurulmuş yerlerde görevli Cumhuriyet başsavcılarının, bu yer mahkemesinin yargı çevresinde yetkili olması, büyükşehir belediye sınırları içerisinde yer alan ağır ceza mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemelerinin görevine giren işlerde ikinci fıkra hükmünün uygulanması öngörülmektedir.
Cumhuriyet savcılarının gecikmesinde sakınca bulunan veya olayın özelliğinin gerektirdiği hâllerde, yer aldıkları Cumhuriyet başsavcılığının yetki sınırları ile bağlı olmaksızın keşif ve diğer soruşturma işlemlerini yapmakla yükümlü ve yetkili olmaları dördüncü fıkrada hükme bağlanmak suretiyle, soruşturmanın daha etkin ve verimli bir şekilde yapılması amaçlanmaktadır.
Son fıkrada, diğer kanunların Cumhuriyet savcılarının yetkisine ilişkin hükümlerinin saklı olduğu belirtilmektedir.
- Maddede, yürürlükteki kanunlara göre, Cumhuriyet savcılığının görev yapacağı belirtilen mahkemelerdeki duruşmalara, Cumhuriyet başsavcısı, görevlendireceği Cumhuriyet başsavcıvekili veya Cumhuriyet savcısının katılacağı öngörülmektedir.
Cumhuriyet başsavcılığında bulunan Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcıvekili ile Cumhuriyet savcılarından bir veya birkaçının duruşmalara katılabilmesi olanaklıdır.
Ceza yargılaması hukukunda Cumhuriyet savcısı, Cumhuriyet başsavcılığı makamını temsile yetkili kılınan kişidir. Cumhuriyet başsavcısından başka bir veya birden fazla Cumhuriyet savcısının bulunması, başsavcılık makamının "birlik ve bölünmezliği" ilkesi ile açıklanabilir, bu nedenle bir Cumhuriyet savcısının başladığı davaya diğer bir Cumhuriyet savcısı devam edebilir. Açılmış olan bir davada "iddia makamını" bir veya birkaç Cumhuriyet savcısı temsil edebilir. Burada önemli olan, "makamın temsil edilmesi"dir. Her bir Cumhuriyet savcısının makamı temsile yetkisi vardır.
- Maddede, ağır ceza mahkemelerinin bulunduğu yargı çevresinde görev yapmak üzere bir adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu kurulacağı hükme bağlanmaktadır. Adalet komisyonu, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda düzenlenmiş olduğundan, bunların, kuruluş şekli, görev ve yetkileri hakkında söz konusu Kanundaki hükümlerin uygulanacağı ifade edilmektedir.
- Maddeyle, mahkemelerde ve Cumhuriyet başsavcılıklarında bir yazı işleri müdürlüğünün kurulması; ayrıca Cumhuriyet başsavcılıklarında Adalet Bakanlığınca gerekli görülen yerlerde idarî, malî ve teknik işlerle ilgili müdürlüklerin kurulması; her müdürlükte bir müdür ve yeterli sayıda memurun bulundurulması hükme bağlanarak, yargılama işlemlerinde verimlilik, işbirliği ve gerekli sür'atin sağlanması için yargılamada yardımcı idarî teşkilâtlanma düzenlenmektedir.
- Maddede, bölge adliye mahkemelerinin, bölgelerin coğrafî durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevrelerinin belirlenmesine, değiştirilmesine veya bu mahkemelerin kaldırılmasına Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verileceği, alınan kararların Resmî Gazetede yayımlanacağı öngörülmektedir.
- Maddede, bölge adliye mahkemelerinin oluşumunda, başkanlık, başkanlar kurulu, daireler, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, bölge adliye mahkemesi adalet komisyonu ve müdürlüklerin bulunduğu belirtilmektedir.
- Her bölge adliye mahkemesinde, mahkemeyi temsil ve ayrıca başkanlar kurulu ile adalet komisyonuna da başkanlık etmek üzere bir başkanın bulunması, bölge adliye mahkemesi başkanlığının başkan ile yazı işleri müdürlüğünden oluşması esası getirilmektedir.
- Maddede, başkanlar kurulunun oluşumu gösterilmekte, bölge adliye mahkemesi başkanı ile daire başkanlarının yokluğunda kurula kimin başkanlık edeceği ve kimlerin katılacağı duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirtilmektedir.
- Maddede, bölge adliye mahkemelerinin hukuk ve ceza dairelerinden oluşacağı, her bölge adliye mahkemesinde en az üç hukuk ve en az iki ceza dairesinin bulunacağı, gerekli hâllerde Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca daire sayısının artırılıp azaltılabileceğine ilişkin konular düzenlenmekte ayrıca, her dairede bir başkan ve iş durumuna göre yeterli sayıda üye bulunacağı belirtilmektedir.
- Kamu hukukunun savunulmasını, ceza davalarına ilişkin hüküm ve kararlarla ilgili yazılı düşünce düzenlenmesini, duruşmalara katılıp görüş bildirilmesini, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararlarına karşı tanınan kanun yollarına başvurulmasını sağlamak üzere her bölge adliye mahkemelerinde bir Cumhuriyet başsavcılığının bulunması gerekli görülmüştür.
Maddede, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının bir Cumhuriyet başsavcısı ile yeteri kadar Cumhuriyet savcısından oluşacağı, en kıdemli Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet başsavcıvekili olarak görev yapacağı vurgulanmıştır.
- Maddeyle, bölge adliye mahkemesi adalet komisyonunun, bölge adliye mahkemesi başkanının başkanlığında, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca daire başkanları arasından belirlenen bir asıl üye ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcısından oluşacağı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ayrıca daire başkan veya üyeleri arasından bir yedek üye belirleyeceği öngörülmüştür. Başkanın yokluğunda en kıdemli daire başkanının, Cumhuriyet başsavcısının yokluğunda Cumhuriyet başsavcıvekilinin, asıl üyenin yokluğunda ise yedek üyenin komisyona katılacağı belirtilerek, komisyonun toplantı ve karar nisabı düzenlenmiştir.
- Maddede, bölge adliye mahkemesi başkanlığında, bölge adliye mahkemeleri dairelerinde, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığında ve bölge adliye mahkemesi adalet komisyonunda birer yazı işleri müdürlüğü ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığında ayrıca bir idarî işler müdürlüğü ve ihtiyaç duyulan diğer müdürlüklerin kurulması öngörülmekte, her müdürlükte bir müdür ile yeterli sayıda memur bulunacağı ve bu müdürlüklerde çalışanların atama, disiplin ve diğer özlük işlerinde adlî yargı ilk derece mahkemelerinde görevli personelin tâbi oldukları hükümlerin uygulanacağı belirtilmektedir.
- Maddede bölge adliye mahkemelerinin görevleri düzenlenmektedir.
Adlî yargı ilk derece mahkemelerinden verilen kimi hükümlerin kesin nitelikte olduğu Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile özel kanunlarda açıkça belirtilmiş; diğer yandan, kimi hüküm ve kararlar ile ara kararlarına karşı herhangi bir kanun yolu öngörülmemiştir.
Bölge adliye mahkemeleri, adlî yargı ilk derece mahkemelerinden verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları incelemek, gerekli hâllerde duruşma yapmak suretiyle karara bağlamakla görevlidirler.
Ara kararlarına karşı esas hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilecektir.
Bölge adliye mahkemeleri ayrıca yargı çevresi içerisindeki adlî yargı ilk derece mahkemesi hâkimleri hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre açılacak tazminat davalarına, adlî yargı ilk derece mahkemesi olarak bakmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri de yerine getirmekle yükümlüdürler.
- Maddede, bölge adliye mahkemesi başkanının görevleri sayılmıştır.
Mahkemeyi temsil etmek yetkisinin, Tasarının 27 nci maddesine göre her bölge adliye mahkemesinde bulunan, 28 ve 31 inci maddelerine göre de bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulu ve bölge adliye mahkemesi adalet komisyonunun da başkanı olan bölge adliye mahkemesi başkanına ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi başkanlar kuruluna ve bölge adliye mahkemesi adalet komisyonuna başkanlık etmek, başkanlar kurulu ile adalet komisyonunca alınan kararları yürüterek yerine getirilmelerini sağlamak, başkanın görevi olarak düzenlenmiştir. Mahkemenin uyumlu, verimli ve düzenli çalışmasını sağlamak, genel yönetim işlerini yürütmek ve bu konuda gerekli olan önlemleri almak, mahkeme memurlarını denetlemek veya denetletmek, bu personelden kendisine doğrudan bağlı olanlar hakkında ilgili kanunda belirtilen disiplin cezalarını uygulamak da başkanın görevi olarak sayılmıştır. Ayrıca hükme bağlanan işlerde, dairelerin adlî yargı ilk derece mahkeme hâkim ve savcılarına verdikleri notla ilgili düzenledikleri not fişlerini mercilerine göndermek ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak, başkanın görevi olarak belirtilmiştir.
- Maddede bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri belirtilmektedir.
Maddede bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulunun;
hukuk ve ceza dairelerinin numaralarını ve aralarındaki işbölümünü belirleyeceği ve dairelerin kendi aralarında iş bölümü nedeniyle çıkan uyuşmazlıkları karara bağlayacağı, bir dairede herhangi bir nedenle boşalma olup kendi üyeleri ile toplanamadığı hâllerde, ilgisine göre diğer dairelerden üye görevlendirileceği; re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında içtihat uyuşmazlığı bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtay Birinci Başkanlığından isteyeceği ifade edilerek, kurulun toplanma ve karar nisabı düzenlenmektedir.
- Maddede, bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevleri sayılmaktadır. Bölge adliye mahkemeleri öncelikle adlî yargı ilk derece hukuk mahkemelerinden verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevli kılınmıştır. Bu düzenleme tabiîdir. Çünkü adlî yargı ilk derece mahkemelerinden verilen ve kesin olmayan kararlara karşı tarafların başvurabilecekleri ilk kanun yolu istinaf yolu olacaktır. İkinci olarak, mevcut düzenlemede adlî yargı ilk derece mahkemesi hâkimleri aleyhine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre açılacak tazminat davaları için farklı görevli ve yetkili mahkemeler belirtilmiş iken, yapılan düzenlemeyle bu davalar sadece bölge adliye mahkemelerinde açılıp karara bağlanabilecektir. Bölge adliye mahkemeleri bu davalara adlî yargı ilk derece mahkemesi olarak bakacaklardır.
Bölge adliye mahkemelerinin diğer bir görevi, merci tayinine ilişkindir. Hukuk mahkemeleri arasındaki, olumsuz yetki ve görev uyuşmazlıkları da bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin görevine girmektedir. Mevcut düzenlemede bu uyuşmazlıkların çözümü temyiz incelemesi sırasında Yargıtay tarafından yapılmaktadır. Ancak, yetki ve görev gibi esasa ilişkin olmayan uyuşmazlıkların temyiz incelemesine konu olmayıp, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde incelenip sonuçlanması daha uygun olacağından, bu yönde değişiklik yapılmıştır. Bunun gibi, yetkili adlî yargı ilk derece hukuk mahkemesinin bir davaya bakmasına fiilî veya hukukî bir engel çıkması veya iki mahkemenin yargı sınırları kapsamının belirlenmesinde tereddüt edilmesi hâlinde bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi, o davanın bölge adliye mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka bir hukuk mahkemesine nakline veya yetkili mahkemenin tayinine karar verecektir. Son olarak hukuk daireleri kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirecektir.
- Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri, adlî yargı ilk derece ceza mahkemelerinden verilen ve kesin nitelikte olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları incelemek, usul ve esas yönünden bir eksiği bulunmayanları dosya üzerinde sonuçlandırmak, kovuşturma yapılmasında ve delillerin toplanmasında hukuka aykırılık veya eksiklik bulunması hâlinde ise, yeniden yargılama yaparak esas hakkında hüküm kurmakla görevlidir.
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin görevleri arasında ayrıca, yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece ceza mahkemeleri arasında doğan olumlu veya olumsuz yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek, yargı çevresindeki adlî yargı ilk derece ceza mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmekte hukukî veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde davayı bölge adliye mahkemesi yargı çevresindeki başka bir adlî yargı ilk derece ceza mahkemesine nakletmek ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak yükümlülüğü bulunmaktadır.
- Bölge adliye mahkemesi daire başkanlarının görevlerinin düzenlendiği bu maddede, dairelerin uyumlu, verimli, düzenli çalışmasını, işlerin makul süre içinde incelenmesini ve karara bağlanmasını sağlamak, dairenin kendi kararları arasında meydana gelen farklılık ve uyumsuzlukların giderilmesi için tedbirler almak, dosya hakkında rapor hazırlayacakları tespit etmek ve kararların yazılmasını sağlamak; personelin sicil raporlarını düzenlemek ve izin işlemlerini yürütmek; dairedeki yazı işleri müdürlüğünün işleyişini denetlemek, gerekli durumlarda personel hakkında ilgili kanunda belirtilen disiplin cezalarını uygulamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak, daire başkanının görevleri olarak sayılmaktadır.
- Bölge adliye mahkemesi üyelerinin görevlerinin belirlendiği bu madde, esas olarak 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 25 inci maddesinde yer alan Yargıtay üyelerinin görevleri dikkate alınarak düzenlenmiştir. Daire başkanı tarafından kendilerine verilen dosyaları incelemek ve heyete sunmak, duruşmalı işlerde rapor hazırlamak ve kararlarını yazmak; dairelerindeki duruşma ve müzakerelere katılıp oy vermek; dairenin uyumlu, verimli ve düzenli çalışmasının sağlanmasında ve işlerin makul sürede incelenip karara bağlanmasında daire başkanına yardım etmek ve bu Kanun uyarınca daire başkanı tarafından verilen diğer görevleri yapmak, bölge adliye mahkemesi üyelerinin görevleri olarak belirlenmiştir.
- Maddede, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığını temsil edecek olan başsavcının görevleri belirtilmektedir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığını temsil eden bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının, Cumhuriyet başsavcılığının verimli, uyumlu ve düzenli çalışmasını sağlamak, bölge adliye mahkemesinin genel yönetim işlerini yürütmek görevi bulunmaktadır. Ayrıca, Cumhuriyet başsavcısının, bölge adliye mahkemesine gelen ceza davalarına ilişkin hüküm ve kararlara ait dosyaları inceleyerek yazılı düşünceyle birlikte ilgili daireye göndermek veya gönderilmelerini sağlamak; davaların duruşmalarında bulunmak veya bulunulmasını sağlamak; ceza dairelerinin kararlarına karşı gerektiğinde kanun yollarına başvurmak; dairelerin benzer olaylarda kesin olarak verdikleri kararları arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi için başkanlar kuruluna başvurmak gibi yargısal faaliyetlere ilişkin görevleriyle, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcılarının ilerleme belgelerini düzenlemek ve bunlar üzerindeki gözetim ve denetim yetkisini yerine getirmek, Cumhuriyet başsavcılığı müdürlüklerini ve personelini denetlemek veya denetletmek, görevli personel hakkında ilgili kanunda belirtilen disiplin cezalarını uygulamak biçimindeki idarî görevleri tereddütlere yer bırakmayacak şekilde açıklanmaktadır. Ayrıca maddede, tek tek sayılan idarî ve adlî görevlerden başka Cumhuriyet başsavcısının, kanunlarla verilen diğer görevleri de yapmakla sorumlu olduğu vurgulanmaktadır.
- Maddede, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcılarının görevleri belirtilmektedir.
Cumhuriyet savcılarının, bölge adliye mahkemesine gelen ceza davalarına ilişkin olan hüküm ve kararlara ait olup, kendilerine verilen dosyaları inceleyerek yazılı düşünceyle birlikte ilgili daireye yollayacakları ve duruşmalı işlerde duruşmalara katılıp görüş ve isteklerini bildirecekleri öngörülmektedir.
Cumhuriyet savcılarının bölge adliye mahkemesi ceza daireleri kararlarına karşı gerektiğinde kanun yollarına başvurabilecekleri, Cumhuriyet başsavcısınca ve kanunlarla verilen diğer görevleri de yapacakları belirtilmektedir.
- Maddeyle, bölge adliye mahkemesi adalet komisyonunun görevleri belirlenmektedir. Ağır ceza mahkemelerinin bulunduğu yerlerde kurulan adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları gibi, bölge adliye mahkemelerinde de adalet komisyonu kurulacaktır. Bölge adliye mahkemesi başkanının başkanlığında kurulacak komisyon, bölge adliye mahkemeleri hâkim ve savcıları dışında kalan personeli hakkında 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 114 üncü maddesiyle adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonuna verilen tüm görevleri yerine getirecek, ayrıca kanunlarla verilen diğer görevleri yapacaktır.
- Madde, bölge adliye mahkemesi başkanlığına, daire başkanlıklarına ve üyeliklere deneyimli, üstün başarılarını kanıtlamış olanların atanmalarını sağlamak için, bölge adliye mahkemesi başkanının birinci sınıf; daire başkan ve üyelerinin de birinci sınıfa ayrılmış ve Yargıtay üyeliğine seçilme hakkını yitirmemiş adlî yargı hâkim ve savcıları arasından atanmalarını öngörmektedir.
Bölge adliye mahkemesi başkanı müstakil olarak atanabileceği gibi iş yoğunluğu da gözetilerek nitelik ve yeterliliği uygun bulunan bir daire başkanının aynı zamanda bölge adliye mahkemesi başkanı olarak görevlendirilmesi de olanaklıdır.
Atamalar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yapılacağından, niteliklerin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu hükümlerine göre belirleneceğinde kuşku yoktur.
- Maddede, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına atanacak olan Cumhuriyet başsavcısı ile savcılarının nitelikleri gösterilmektedir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılarının birinci sınıfa ayrılmış ve Yargıtay üyeliğine seçilme hakkını yitirmemiş; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcılarının ise, hâkimlik ve savcılık mesleğinde fiilen en az beş yıl görev yapmış ve üstün başarısı ile bölge adliye mahkemelerinde yararlı olacağı anlaşılmış bulunan adlî yargı hâkim ve savcıları arasından atanmaları öngörülmektedir.
Bu sayılan nitelikler gözetilerek atama Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yapılacaktır.
- Maddeyle, Yargıtay daire başkanı ve üyelerinin kazanılmış hakları ile üyelik hukukları saklı kalmak üzere, istekleri üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bölge adliye mahkemesi başkanlığına, daire başkanlıklarına veya Cumhuriyet başsavcılığına atanabilecekleri, bunların başka bir bölge adliye mahkemesine atanmasında da aynı usulün uygulanacağı belirtilmektedir.
Ayrıca Adalet Bakanlığı merkez kuruluşunun üst düzey yönetiminde görev yapan adlî yargı hâkim sınıfı mensuplarının, kendi istekleri üzerine bölge adliye mahkemesi başkanlığı, daire başkanlığı ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atanabilecekleri konusunda düzenleme yapılmaktadır.
- Bölge adliye mahkemesi dairelerinin bir başkan ve iki üyenin katılmasıyla toplanacağı, görüşmelerin gizli yapılacağı ve çoğunlukla karar verileceği belirtilmekte, bir dairenin hukukî veya fiilî nedenlerle toplanamaması halinde yapılacak işlemin ne olacağı açıklanmakta, daire başkanının hukukî veya fiilî nedenlerle toplantıda bulunamaması halinde ise dairenin en kıdemli üyesinin başkanlık görevini yerine getireceği maddede hükme bağlanmaktadır.
- Maddede, bölge adliye mahkemesi başkanı, daire başkanları, üyeleri, Cumhuriyet başsavcısı ve Cumhuriyet savcılarının görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçları ile şahsî suçlarından dolayı haklarında yapılacak soruşturma ve kovuşturmalarda bunların tâbi oldukları özel kanunlarda yazılı hükümlerin uygulanacağı ifade edilmekte, ayrıca bu soruşturma ve kovuşturmada görevli ve yetkili merciler gösterilmektedir.
- Maddede, bölge adliye mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri Cumhuriyet başsavcılığı ile bölge adliye mahkemesi adalet komisyonlarının, adalet başmüfettişleri tarafından denetleneceği öngörülmektedir.
- Bölge adliye mahkemesi başkanının görevine ilişkin 34 üncü maddede, hükme bağlanan işlerde adlî yargı ilk derece hâkim ve savcılarına not verilmesi öngörüldüğünden, bu düzenlemeye paralel olarak, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun hâkim ve savcılara verilen notlarla ilgili 28 inci maddesinde değişiklik yapılmakta ayrıca, Tasarıyla bölge adliye mahkemelerinde bölge adliye mahkemesi adalet komisyonları oluşturulduğundan uygulamada oluşabilecek tereddütleri gidermek amacıyla, 113 ve 114 üncü maddelerde değişiklik yapılarak "adlî yargı adalet komisyonları" ibaresi "adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları" olarak değiştirilmektedir.
- Maddeyle, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa ekli (1) sayılı cetvelde bölge adliye mahkemelerinde kullanılacak görev unvanlarıyla ilgili yapılacak ilaveler gösterilmektedir.
- Aynı yer bölge adliye mahkemelerinin hukuk veya ceza daireleri tarafından benzer olaylarda birbirine uymayan ve kesin olarak verilen kendi kararları arasında içtihat uyuşmazlığı olabileceği gibi farklı yer bölge adliye mahkemelerinin hukuk veya ceza dairelerinin kesin olarak verdikleri kararlar arasında da içtihat uyuşmazlığı bulunabilir. Bu gibi içtihat uyuşmazlıklarının giderilmesini sağlamak ve uygulamada bütünlük sağlamak amacıyla Yargıtay Kanununun 15 inci maddesinde değişiklik yapılarak, Hukuk ve Ceza Genel Kurullarına bu uyuşmazlıkların giderilmesi görevi verilmektedir.
- Bölge adliye mahkemelerinin kurulması nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı tarifede gerekli değişiklikler yapılmaktadır.
- Tasarıya Ekli (1) ve (2) sayılı listelerde yer alan kadroların 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) ve (II) sayılı Cetvellerin ilgili bölümüne eklendiği açıklanmıştır.
- Tasarıyla adlî yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri yeniden düzenlendiğinden, maddede, bu düzenlemenin sonucu olarak yürürlükten kaldırılması gereken kanun ve kanun hükümleri gösterilmektedir.
- Tasarının kanunlaşarak yürürlüğe girdiği tarihte duruşması başlamış davalar açısından mahkemelerin görevinde değişiklik olması halinde, üst görevli mahkemenin yargılamaya devam edeceği, alt görevli mahkemenin ise görevsizlik kararı vererek dosyayı üst görevli mahkemeye göndereceği düzenlenmektedir.
- Maddede, Adalet Bakanlığınca, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde 25 nci maddede belirtilen onbeş adet bölge adliye mahkemesinin kurulması öngörülmektedir. Bölge adliye mahkemelerinin kuruluşu, yargı çevreleri ve tüm yurtta göreve başlayacakları tarihin Resmî Gazetede ilân edileceği belirtilerek, bu mahkemeler göreve başlamadan önce ilk olarak yapılacak başkan, daire başkanları ve üyeler ile Cumhuriyet başsavcısı ve savcılarının atamalarının Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yapılacağı, bölge adliye mahkemelerinde görev yapacak diğer personelin atamalarının da bu süre içinde yapılacağı hükme bağlanmaktadır.
- Maddede, bölge adliye mahkemeleri için ihtiyaç duyulan bina, araç ve gereçlerin sağlanmasına ilişkin konular düzenlenmektedir.
- Yürürlükle ilgilidir.
- Yürütmeyle ilgilidir.
Adalet