Dünyadaki gelişmeler ile halkımızın artan ve çeşitlenen talepleri, kamu hizmetlerinde etkinliğin artırılması ve bu amaçla hizmetlerin yerel düzeyde yerine getirilmesi ihtiyacını gündeme getirmiştir.
Stratejik bir bakış açısından ve uzun vadeli planlamadan yoksun bir çerçevede aşırı büyüyen ve merkezileşen kamu idaresi, gelirlerini aşan harcamalara yönelmekte ve kaynakları verimli kullanamayarak bütçe açığı oluşturmakta; halkın beklentilerini karşılayamayarak performans açığı vermekte; bu verimsiz yönetim süreci çeşitli yozlaşma ve yolsuzluk olayları ile birleştiğinde ise halkın yönetime olan güvenini azaltmaktadır.
20 nci Yüzyıl boyunca kamu yönetiminde merkezi idarenin merkez ve taşra teşkilatı ile mahalli idareler arasındaki işbölümüne bakıldığında, ülkemizin önemli oranda merkezileştiği görülmektedir.
1950'li yıllardan önce mahalli idarelerin toplam kamu harcamaları içindeki payı oldukça yüksek iken, bu oran 1950 sonrası giderek düşmüştür. 1980 sonrası belediyelere sağlanan imkânlar ve büyükşehir belediyeciliği sonucunda artan mahalli idare katkısı da bozulan bu dengenin onarılmasını ve uluslararası standartlara uyumunu tam olarak sağlayamamıştır.
Aşırı merkezi bir yapı içinde bir yandan merkezi birimler kendilerinden beklenen stratejik liderliği ve politika belirleme özelliğini yitirerek gereksiz ayrıntılara ve kırtasiyeciliğe boğulurken, diğer yandan sağlıklı bir işbölümünden ve görev tanımından yoksun yapılar birbirleriyle uyumsuz bir şekilde değişmiş ve büyümüştür.
Koordinasyonun zayıfladığı, kaynak israfının arttığı ve hizmet kalitesinin düştüğü bu ortamda, halkın beklentilerine ve ihtiyaçlarına uygun kamu hizmeti üretimi nicelik ve nitelik olarak gerilemiştir.
Yukarıda belirtilen sorunların en belirgin şekilde hissedildiği kurumlardan biri haline gelen Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, daha önce YSE (Yol, Su ve Elektrik), Topraksu ile Toprak-İskân Genel Müdürlükleri tarafından yürütülmekte olan görevleri yerine getirmek üzere kurulmuştur. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başlıca görev ve sorumluluk alanı, küçük ölçekli kırsal alt yapının geliştirilmesi olup daha çok kırsal alanlarda küçük sulama planları ve drenaj sistemleri için yer altı ve yer üstü su kaynaklarının geliştirilmesi, tarım alanlarının gayesine uygun şekilde kullanılması, köy yollarının inşaatı ile köylere temiz içme suyu sağlanması ve köylerin elektriklendirilmesi için gerekli tesislerin yapılması, toprak muhafaza, arazi ıslahı, toplulaştırma, tarım dışı amaçlı arazi tahsisi ve iskân hizmetlerine ilişkindir.
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu ile 3155 sayılı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda öngörülen görevlerden sulama, toprak muhafaza, toplulaştırma ve tarım dışı amaçlı arazi tahsisi gibi konulardaki işlerin Bakanlar Kurulunca belirlenen uygulama alanlarında Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce yürütülmesini öngörmektedir. Böylece, anılan hizmetlerin yerine getirilmesi bakımından mükerrerlik söz konusu olmaktadır.
Aynı şekilde, İl Özel İdaresi Kanununa göre il özel idareleri tarafından yürütülen bazı hizmetler bakımından da mükerrerlikler bulunmaktadır.
442 sayılı Köy Kanununun, köylerin mecburi işleri arasında saydığı köye kapalı yoldan içecek su getirmek, pis suların akıp gitmesi için üstü kapalı akıntı yapmak gibi görevler de DSİ Genel Müdürlüğü ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev alanlarına girmektedir. Köylere içme suyu temini, 7488 sayılı Köy İçmesuları Hakkında Kanuna göre DSİ Genel Müdürlüğünün, 3202 sayılı Kanuna göre ise Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasındadır.
Benzer yetki mükerrerlikleri 3202 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (f) bendi ile 441 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin (f) bendi gereğince Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ana hizmet birimi olan Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü arasında da söz konusudur. Yine, 3202 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (k) bendinde geçen görevler, 441 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesinin (a) bendi ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesindeki Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğüne de verilmiş bulunmaktadır.
Örnekleri çoğaltılabilecek bu tür mükerrerliklerden dolayı hizmetlerin gereği gibi yerine getirilmesinde sorunlarla karşılaşılmakta ve ortaya çıkan koordinasyonsuzluk sebebiyle hizmet sunumunda kalite düşmektedir.
Diğer taraftan, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün harcamalarının büyük bir bölümü ücretlere gitmektedir. 2003 yılında maaş ödemeleri, Genel Müdürlüğün harcamalarının % 76'sını, ek bütçenin ise % 99'unu oluşturmuştur. Genel Müdürlük şu anda özellikle bölge ve il müdürlüklerinde 53.600 kişi istihdam etmektedir. Personelin yaklaşık 45.000'i il müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen inşaat işleri için istihdam edilen işçilerden oluşmaktadır.
Öte yandan, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından doğrudan gerçekleştirilen işlerin bir çoğu kırsal yollarla ilgili olup tarım (çoğunlukla sulama), su temini ve iskânla ilgili öteki işler büyük ölçüde özel yükleniciler tarafından yerine getirilmektedir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün konsolide bütçe çerçevesindeki harcamalarının yanı sıra faaliyetlerinin önemli bir bölümü, il özel idarelerinin talebi üzerine ve öteki kuruluşlarla yapılan protokoller çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Bunun sonucu olarak, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün gerek personeli, gerekse makineleri büyük ölçüde atıl kalmaktadır.
Yukarıda belirtilen hizmetlerin mahalli müşterek ihtiyaçlara ilişkin olması sebebiyle mahallinde planlanarak yerine getirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Mahalli müşterek nitelikli hizmetlerin merkezi idare tarafından yürütülmeye çalışılması hizmette etkinliği ve verimliliği azaltmakta ve hizmetlerin daha yüksek maliyetlerle yerine getirilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen hizmetlerin, halen köye ilişkin hizmetlerin yerine getirilmesinde önemli bir rolü bulunan il özel idarelerine devredilmesi öngörülmektedir. Diğer taraftan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile büyükşehir belediye sınırları İstanbul ve Kocaeli illerinde il mülki sınırı olarak tespit edildiğinden ve böylece il özel idarelerinin bu görevleri yerine getireceği bir alan kalmadığından, bu illerde Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilen görevlerin büyükşehir belediyelerine devredilmesi amaçlanmaktadır.
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve ondan önceki kuruluşların kurulduğu dönemin şartları açısından, yürütülen faaliyetlerin merkezi bir planlama çerçevesinde yapılması ihtiyacı söz konusu olabilirdi. Ancak, bugün bu faaliyetlerin mahalli idareler tarafından yerine getirilmesi, hem mahallin ihtiyaçlarına uygun çözüm yollarının bulunmasını kolaylaştıracak hem de atıl kapasitenin kullanılmasını sağlayarak verimliliği artıracaktır.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak hazırlanan Tasarı ile; Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerinin İstanbul ve Kocaeli illerinde büyükşehir belediyelerine, diğer illerde il özel idarelerine devredilmesi, aynı Kanunda yer alan iskân konularına ilişkin görev ve yetkilerin ise Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından yürütülmesi öngörülmektedir.