Yeni Kamu yönetimi anlayışı, yönetimde etkinlik ve verimliği temel almaktadır. Geleceğin belirsizliklerine karşı hazırlıklı olma, hızlı karar alma ve sorunlara süratle uygun çözümler bulma, değişime uyum sağlamanın temel gerekleridir. Kamu yönetiminde yeniden yapılanma, mahallî idarelerde de bir dönüşüm ve değişimi gerekli kılmaktadır. Mahallî idarelerin çalışma yöntemleri ve süreçleri ile amaçları da değişimin konusu olacaktır. Bu idarelerde, aşırı bürokratik yapıların kaldırılması, etkin çalışan esnek ve daha küçük birimlerin oluşturulması, çalışma yöntem ve süreçlerinin sorgulanması gerekmektedir.
Esnek ve yatay örgütlenme yanında geleceği öngören stratejik yönetimin öne çıkması, kamunun girişimci ve rekabet edebilir olması gerektiğine vurgu yapılması ademi merkeziyetçilikle de uyumlu olan bir durumdur. Kamu hizmetlerinin sunumunda mahallî idarelere daha çok görev ve sorumluluk verilmesi, merkezî idare ve mahallî idareler arasındaki yetki ve kaynak dağılımının geleneksel yapısının değiştirilmesini de zorunlu kılmaktadır.
Demokrasinin yaygınlaşması, refah artışı, teknolojik gelişmeler ve demografik yapıdaki değişmeler, ihtiyaç ve taleplerin artmasına ve çeşitlenmesine neden olmuştur.
Bu durum mahallî idarelerin mahallî müşterek hizmetleri gereği gibi yerine getirebilmek açısından kendi aralarında işbirliği yapmalarını zorunlu kılmaktadır.
Birlikler, üyelerine göre daha büyük nüfus grupları ve coğrafî alana hizmet götürmeleri nedeniyle, hizmetlerin etkili ve verimli bir şekilde sunulmasında önemli bir işleve sahiptir. İl özel idareleri, belediyeler ve köylerin, kanunlarla kendilerine verilen görevler kapsamında sunacakları hizmetlerden bir veya birkaçını ortaklaşa yerine getirebilmek için kendi aralarında işbirliği yapmalarına imkân veren yasal düzenlemeler ülkemizde uzun bir geçmişe sahip olmasına rağmen, uygulamada bunların hizmetleri kendi aralarında ortaklaşa görmelerini sağlayacak mekanizmalar yeterince gelişmemiştir.
Anayasanın 127 nci maddesinde mahallî idarelerin kendi aralarında birlik kurabilecekleri öngörülmüştür. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartında da mahallî idarelerin aralarında işbirliği yapabilecekleri ve bu amaçla birlikler kurabilecekleri belirtilmektedir. Birlik kurma yoluyla kurumsal nitelik kazanan bu uygulama, aynı zamanda günümüzde ulusal sınırları aşarak mahallî idarelerin sınır ötesi işbirliğinde bulunmak için kullandıkları araçlardan biri haline de gelmiştir.
Ülkemizde mahallî idare birliklerinin sayısında son yıllarda hızlı bir artış olmuştur. Ancak, birlik uygulamasının çoğu zaman amacından uzaklaştığı ve yerel hizmetlerin sunumunda bir karışıklığa yol açtığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle, Tasarıyla, mahallî idarelerin bütün görev ve yetkilerini kapsayacak şekilde genel amaçlı veya amacı açıkça belirlenmemiş birlik kurulamayacağı hükme bağlanmaktadır.
Ayrıca, su, atık su, katı atık ve benzeri alt yapı hizmetleriyle çevre ve ekolojik dengenin korunması konularında uygulanacak projelerin zorunlu kılması durumunda; Bakanlar Kurulunun, ilgili mahallî idarelerin bu konuda kurulmuş birliklere katılmasına karar verebilmesi öngörülmek suretiyle daha önce uygulamada yer almayan bir yöntem getirilmektedir.
Mahallî idarelerin menfaatlerinin korunması, gelişmelerine yardımcı olunması, personelinin eğitilmesi ve mahallî idarelere ilişkin olarak hazırlanacak kanunlarla ilgili görüş bildirilmesi amacıyla il özel idareleri, belediyeler ve köyler için ülke çapında sadece birer birlik kurulabilecektir.
Diğer taraftan, 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre yaklaşık olarak 23 milyon vatandaşımızın yaşadığı kırsal alanda kalkınmayı sağlamak, göç nedeniyle meydana gelen olumsuzlukları önlemek, köylere yönelik hizmetlerin artırılmasını ve iyileştirilmesini temin etmek amacıyla, ilçelerde bütün köylerin katılımı ile birlikler kurulabilmesi hükme bağlanmakta; köy birlikleri için diğer birliklerden farklı bir teşkilât yapısı ve bunlara il özel idarelerinin bütçe gelirlerinden ek kaynaklar tahsis edilmesi öngörülmektedir. Böylece, köylerde yaşayanların hizmetlerine yönelik olarak daha fazla kaynak ayrılması amaçlanmaktadır.
Tasarı kanunlaştığında mahallî idareler arasındaki işbirliği artacak, ortak hizmet sunmaları daha kolay hale gelecek, mahallî müşterek hizmetlerin daha verimli, etkili ve kaliteli bir şekilde sunulması mümkün olacaktır.