Tasarı/teklif madde 1
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadıMadde ile Kanunun amacı açıklanmaktadır.
Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 1123 (Esas No: 1/1177) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
GEREKÇE Türkiye Cumhuriyetinin en belirgin temel niteliği "sosyal bir hukuk devleti" olmasıdır. Bu genel çerçeve içerisinde Türk toplum yaşamı hukuk kuralları ile düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin konusunu oluşturan kişilere ait çeşitli bilgiler ise, hukuk kurallarına uymanın bir gereği olarak kamu yönetimlerince kayıt altına alınmıştır.
Bu nedenle ülkemizin yargı yerlerinde, öğrenim kurumlarında, sosyal güvenlik kuruluşlarında, güvenlik makamlarında, askerlik şubelerinde, vergi ve tapu dairelerinde kişilere ve kişilerin mensup oldukları ailelere ilişkin çeşitli kayıtlar tutulmaktadır. Kamu yönetimlerinde tutulmakta olan ve kişinin uyruğunu, kimliğini, aile bağlarını belirleyen bu kayıtlar "nüfus kayıtları" na dayanılarak yapılmaktadır.
Kamu düzeninin temel dayanaklarından birini oluşturan nüfus kütükleri, 1904-1905 yıllarında yapılan Genel Nüfus Yazımı sonucunda tesis edilmiş ve 1914 yılında yürürlüğe konulan 1330 tarihli Sicilli Nüfus Kanunu ile güncellikleri sağlanmıştır. Cumhuriyet döneminde peşpeşe çıkarılan İnkılap Kanunları karşısında yeniden düzenlenen nüfus mevzuatı, özellikle 04.04.1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile 05.05.1972 tarihli ve 1587 sayılı Nüfus Kanunu ile geleneksel bir uygulama kazanmıştır.
Nüfus kayıtları bir asırdan beri İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü merkez ve taşra kuruluşlarınca tutulmakta, güncellik ve süreklilikleri sağlanmaktadır. Devletin alt yapı hizmetlerinden biri olan "nüfus hizmetleri"nin doğrudan toplum düzenini ilgilendirmesi ve temelinde kamu yararı bulunması nedeniyle devlet tarafından yürütülmektedir.
Bu bağlamda, ülkemizdeki bütün vatandaşların yararlandığı bir hizmet olması nedeniyle genel niteliktedir. Kamu yönetimlerinde yürütülen ve kişilere ilişkin tüm işlemlerin ana dayanağını ve kaynağını oluşturduğundan sürekli bir hizmettir. Temel ilkelerini devletler özel hukukundan ve medeni hukuktan aldığından hukuki ve teknik bir hizmettir. Yabancıların kişi hallerine ilişkin işlemlerinin de yapılması ve Türkiye' nin Avrupa Ahvali Şahsiye Komisyonu Üyesi olması nedeniyle uluslararası bir hizmettir.
Nüfus hizmetleri, geniş halk tabakasıyla doğrudan ilgili olan bir hizmet dalıdır. Bu hizmetlerin yürütülüşünde görevli kuruluşların sadece ilçe merkezlerinde toplanmış olması kırsal alanda geniş ölçüde hizmetin aksamasına ve olayların nüfus müdürlüklerine ve dolayısıyla kayıtlara intikal ettirilmemesine sebep olmaktadır.
Nüfus Müdürlükleri yoğun bir iş yükü altındadır. Nüfus artışı iktisadi ve sosyal hayattaki gelişmeler, nüfus hareketleri nüfus idarelerinin yükünü giderek arttırmaktadır. Bu yüzden de sayısal açıdan personel yetersizliği nüfus işlemlerinde bir çok hataların yapılmasına sebep olmaktadır. Bu hatalar çeşitli yollarla kamu hizmetlerine yansımakta ve bu hataların düzeltilmesi için sarfedilen zaman, para ve emek milli ekonomi üzerinde görünmeyen bir kalem olarak önemli bir yük teşkil etmektedir.
Ayrıca yüzyılımızın hızla gelişen ve değişen teknolojisi ülkelerarası nüfus hareketlerinin büyük bir hızla artmasına ve yoğunlaşmasına neden olmuş, uluslararası ilişkiler çok gelişmiş ve sıklaşmıştır. Artan nüfus hareketlerine paralel olarak yabancıların kişisel hallerine ilişkin bir çok işlemleri yapılmaya başlanmıştır. Bu nedenle Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de ikamet eden yabancıların da kayıtlarının tutulması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
Hükümetin Acil Eylem Planında; adres işlemlerindeki dağınık yapının tek bir kurumda toplanması uygun görülmüş ve koordinasyon işlemlerinin yürütülmesinden sorumlu kuruluş olarak Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü belirlenmiştir.
Hızla büyüyen ve gelişen kentlerde kentleşmenin takibi ve kontrolü, ülkedeki yatırım ve hizmetlerin en elverişli ve en iyi koşullarda ve ekonomik olarak yerine getirilmesi, il, ilçe ve beldenin bugününü ve yarınını yaşayacak olan insanların ihtiyaçlarının tespit edilmesi, planlanması ve karşılanabilmesi için adres ve ikamet kayıtlarının sağlıklı bir şekilde oluşturulması zorunludur. Çağdaş toplumların etkin veri yönetim amaçlarından olan kurumsal bilgi sistemlerinden en elverişli, en iyi olan verimin elde edilebilmesi, genel alt yapı bileşenlerinin başlangıçta hazırlanmasına bağlıdır.
Dünya bilgi ve teknoloji çağı olarak adlandırılan 21.
yüzyılda bütün alanlarda modernizasyon ve teknolojinin yaygın kullanımı gündeme gelmektedir. Bu nedenle adres ve ikamete ilişkin çağdaş veri bankalarının oluşturulması, hızlı, etkin ve ekonomik bilgi akışının sağlanması, bu konudaki bürokrasinin hantal yapısının kuvvetlendirilerek etkin bir yapıya kavuşturulması ve dinamik toplumsal faaliyetlerin denetim altına alınması için adres ve ikamete ilişkin işlemlerde çağdaş teknolojik imkanlardan yararlanılması büyük önem taşımaktadır. Zira günümüzde kamudaki hizmetlerin, etkin bir şekilde yürütülmesi adres ve ikamet bilgilerine sağlıklı bir şekilde ulaşılmasını gerektirmektedir.
Gayrisafi millî hasılanın yaklaşık % 33'ünü vergilerin oluşturduğu ülkemizde tahsilat için gönderilen tebligatların, adres eksikliği nedeniyle ilgilisine geç ulaşması ya da hiç ulaşmaması önemli bir gelir kaybına neden olmaktadır. Nüfus sayımının insanları bir gün boyunca evlerinde tutarak yapılmasının nedeni de adres sisteminin kurulamamış olmasıdır. Bu durum ülke ekonomisi için büyük külfetler ortaya çıkartmaktadır. Oysa ulusal adres veri tabanının oluşturulması ve güncel olarak tutulması bu problemleri en aza indirecektir.
Kişilerin ikamet adreslerinin nüfus kütüklerinde güncelliğinin sağlanarak tutulması ve adres değişikliklerinin takip edilmesine ülke genelinde başlayabilmek için Kanunda yer alan geçici maddelerle bir defa yapılacak olan bir hazırlık uygulaması öngörülmüştür. Bu çalışmaların sonunda genel uygulamaya geçilecektir.
Genel uygulamada kişilerin yazılı beyanları esas alınacaktır. Beyanlar nüfus müdürlüklerine, dış temsilciliklerimize ve hizmet alınan kuruma yapılabilecektir. Nüfusu fazla olan yerleşim bölgelerinde nüfus kayıt şeflikleri oluşturulmak suretiyle adreslerin güncel olarak tutulması ve vatandaşın zaman kaybının önlenerek yaşamını kolaylaştırılması hedeflenmiştir.
Tasarıda muhtarlara da gerek bildirim, gerekse adres bildirimlerinin güncelliğin sağlanması konusunda geniş sorumluluk verilmiştir.
Ayrıca teknik altyapısını tamamlamış olan muhtarlıkların adres bilgilerinin güncelliğini takip etmek amacıyla Adres Paylaşımı Sisteminin bütünlüğü içerisinde adres bilgilerine erişebilmelerine imkan sağlanmıştır.
Adres beyanı ile yükümlü kişi ve kurumlar adres değişikliklerini 20 gün içinde nüfus müdürlüklerine iletmekle görevlendirilmişlerdir. Bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişilerin idari para cezası ile, kamu görevlilerinin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılmaları öngörülmektedir.
Nüfus kayıtlarının temeli göz önüne alınarak İçişleri Bakanlığınca MERNİS gerçekleştirilmiştir. MERNİS veri tabanı içerdiği bilgiler itibariyle ülkemiz için hayati önem taşımaktadır. Zira kişi bilgileri yanında devletin gerek kaynak planlaması için kullanabileceği ve gerekse hizmet başarı kriterlerini oluşturmada esas teşkil edecek önemli veriler içermektedir.
Adres bilgilerinin de MERNİS veri tabanında yer almasıyla adres bilgilerinin farklı kurumlarda tekrar edilmesinin ve dolayısıyla kaynak israfının önüne geçilmiş olacaktır. Bu sayede kurumların ikametgah bilgilerine erişim için çeşitli yollarla harcadıkları mesai, teknik araç gereç ve iletişim giderlerinden de tasarruf edilecektir. Böylece kamu kurum ve kuruluşlarının entegre bir e-devlet yapısına ulaşmaları da kolaylaşacaktır.Türkiye'de tebligatların zamanında yapılamamasından doğan sıkıntı sona erecek ve artık eve kapanarak nüfus sayımı yapılmasına gerek kalmayacaktır.
Oluşturulacak Ulusal Adres Veri Tabanı ile İkamet Adresi Veri Tabanının MERNİS veri tabanı ile ilişkilendirilmesinin kamuya sağlayacağı avantajlar;
l Nüfus sayımları ve tespitlerine ilişkin sayısal verilerin her an elde edilebilmesi, l Vergi gelirlerinin artması, l Kamusal denetim mekanizmalarının daha etkin çalışması, l Kent bilgi sistemlerinin daha dinamik bir yapıya kavuşması, l Acil servis birimlerinin hizmetlerinin hızlanması, l Dağıtım hizmetlerinin daha hızlı ve ekonomik yapılması, l Vatandaş-kurum arasındaki işlevselliğinin artması, l Adrese dayalı teknolojik uygulamaların daha etkili sonuç vermesi, şeklinde özetlenebilir.
Nüfus Hizmetleri ve İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı bu amaçla hazırlanmıştır.
Madde ile Kanunun amacı açıklanmaktadır.
Kapsam maddesidir. Maddede genel hatları ile Kanunun kapsadığı hususlar belirtilmekte ve hangi konularda düzenleme yapıldığı açıklanmakta, böylece Kanunun kapsamının sınırları çizilmektedir.
Madde ile, nüfus ve vatandaşlık hizmetlerine ilişkin olarak Kanunda geçen terim ve tanımların açıklaması yapılmaktadır.
Madde ile, nüfus hizmetlerinin yürütülmesi 3152 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine uygun olarak yurt içinde İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra kuruluşlarına, yurt dışında ise dış temsilciliklere görev olarak verilmektedir.
Madde ile, Türkiye'de en az altı ay süreli yabancılara mahsus ikamet tezkeresi alan yabancıların bağımsız bir kütüğe kaydedilmesi ve bu kayıtların güncelliklerinin sağlanması için nüfus olaylarının bildirilmesi yükümlülüğü getirilmektedir.
Maddede nüfus kütüklerinin hukuki mahiyeti açıklanmakta ve kütüklerde tutulan kayıtlar ile yedeklerinden çıkarılan kayıt örneklerinin aynı hukuki değere sahip olduğu belirtilmektedir. Ayrıca kayıtlar arasında farklılık bulunduğunda hangi belgenin esas alınacağı açıklığa kavuşturulmaktadır.
Maddede nüfus kütüklerinin ne şekilde tutulacağı ve kağıt ortamındaki aile kütüklerinin onaylanmasındaki usul belirtilmektedir.
Ayrıca madde ile Bakanlığa nüfus kütüklerinin tutulmasına ilişkin usul ve esasları belirleme, mevzuat ve sistemdeki gelişmelere bağlı olarak değiştirme ve gerektiğinde kağıt ortamında tutulan aile kütüklerini uygulamadan kaldırma yetkisi tanınmaktadır.
1587 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile 43 üncü maddesinde bazı değişiklikler yapılmak suretiyle madde yeniden ele alınmıştır Madde metni, 1587 sayılı Nüfus Kanununa 3080 sayılı Kanunla eklenen ek 4 üncü maddesinde yer alan "Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası" uygulaması ve ikamet adresi ve sahteciliğin önlenmesi için kişinin fotoğrafının nüfus kütüklerinde yer alması nedeniyle genişletilmiştir.
Maddede ayrıca kişinin ikamet adresinin de kütükte yer alması öngörülmektedir.
1587 sayılı Kanunun 14 üncü maddesini kısmen karşılamaktadır. Kamu düzeninin sağlanması ve sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi amacıyla bireylerin ve ailelerin özel hayatlarına ilişkin bilgilerin resmi sicillere yansıtılması hukuki bir zorunluluktur.
Resmi sicillere yansıtılan özel hayata ilişkin bilgiler uzun zaman dilimi sürecinde nüfus ve ahvali şahsiye kayıtlarını oluşturmuşlardır. Bu olgu Anayasamızın 20 nci maddesinde ifadesini bulmuş, özel hayatın ve aile hayatının gizliliği ve bu gizliliğe dokunulamayacağı öngörülmüştür. Madde hükmü Anayasamızın bu ilkesinin yasalarla desteklenmesi ve hayata geçirilmesi amacıyla düzenlenmiştir.
Bunun yanında, toplanan bilgilerden kişisel ve özel nitelikte bulunanlarla gizli bilgi ve verilerin, üçüncü kişilere ait öğrenilen sırların resmi veya özel kuruluşlara, ilgili makamlara verilemeyeceği veya açıklanamayacağı; bu bilgileri derleyen görevlilerin görevleri içerisinde ve görevlerinden ayrıldıktan sonra da bu yasağa uymak zorunda oldukları hüküm altına alınmaktadır.
Kamu kurum ve kuruluşlarında kişiyle ilgili olarak yapılan işlemlerde nüfus kayıtlarının esas alınacağı vurgulanarak kayıtlar arasında farklılık olduğu takdirde nüfus kayıtlarının esas alınacağı hükme bağlanmaktadır.
Madde ile, kapalı nüfus kaydı tanımlanarak, nüfus kaydının hangi hallerde kapalı duruma getirileceği ve ne şekilde yeniden açılabileceği düzenlemektedir.
1587 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde bazı değişiklikler yapılmak suretiyle yeniden düzenlenmiştir. Madde ile, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları nüfus kütüğüne kaydolmak ve nüfus cüzdanı almakla yükümlü kılınmakta, ergin olmayanların nüfus olaylarını yazdırmakla ödevli kılınanlar belirlenmekte ve sonradan vatandaşlığımızı kazananların, vatandaşlığımızı kazandıkları tarihten itibaren nüfus kütüğüne geçirilmelerinin zorunlu olduğu belirtilmektedir.
1587 sayılı Kanunun 5 inci maddesini kısmen karşılamaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 36 ncı maddesi kişisel durum amacıyla tutulan resmi sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlerin yapılmasına ilişkin esasların ilgili Kanunda gösterileceğine hükmetmiştir. Medeni Kanunun bu hükmüne uygun olarak düzenlenen maddede nüfus kütüklerine düşülen kişisel durumla ilgili kayıt ve açıklamaların Kanunla yetkili kılınmış görevlilerce ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş belgelere dayanılarak yapılması zorunlu kılınmıştır.
Maddede ayrıca her işlem bitiminde dayanak belgesinin bir örneğinin Genel Müdürlüğe gönderilmesi öngörülmüştür.
Madde, 1587 sayılı Kanunun 5 inci ve ek 6 ncı maddesinde bazı değişiklikler yapılmak suretiyle yeniden düzenlenmiştir.
Maddede, nüfus müdürlüklerine intikal eden nüfus olaylarının tescilinde Kanun hükümlerinin uygulanması öngörülmekte, ayrıca Bakanlığa nüfus işlemlerinde elektronik imza kullanılmasına ilişkin yetki verilmektedir.
Madde, bazı ifade farklılıkları ile 1587 sayılı Kanunun 7, 9 ve 16 ncı maddeleri ile 3080 sayılı Kanunla değişik ek 1 ve ek 2 nci maddelerini karşılamaktadır.
Maddede doğumla ilgili olarak bildirim yükümlülüğü verilen kişiler, bildirim süresi, şekli ve bildirimin yapılacağı makam belirlenmektedir. Madde, doğum bildirimi üzerine tutanak düzenlenmesini de hükme bağlamaktadır.
Madde, 1587 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde bazı değişiklikler yapılmak suretiyle yeniden düzenlenmektedir. Maddede süresi içinde bildirilmeyen doğum olayları üzerine yapılacak işlem açıklanmaktadır.
1587 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin karşılığıdır. Madde, nüfus müdürlüklerine süresi içinde bildirilmemiş olan çocukların veya nüfusa tescil edilmemiş kişilerin varlığından haberdar olunması halinde nüfus müdürlüğüne bu kişilerin aile kütüklerine tescillerini sağlamak üzere çağrı yapma yetkisi vermekte ve nüfus müdürlüğünün davetine uymayanlar hakkında yapılacak işlem açıklanmaktadır.
1587 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin karşılığıdır. Madde ile, yetiştirme yurtları, bakım evleri ve benzeri yerlerin sorumluları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerin yanlarında çalıştırdıkları veya barındıkları kişilerin nüfus cüzdanlarını kontrol etme, nüfus kütüğüne kayıtlı olmayan küçüklerin ve erginlerin tescillerini sağlamak üzere nüfus müdürlüklerine bildirmekle görevlendirilmektedir.
1587 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde bazı değişiklikler yapılmak suretiyle ele alınmıştır. Madde, bulunmuş çocukların nüfus kütüğüne ne şekilde tescil edileceğine açıklık getirmektedir. Ayrıca, bulunmuş ancak on sekiz yaşından büyük ve zihinsel özürlü olan kişilerin nüfus kütüğüne tescil edilmesine ilişkin esaslar belirlenmektedir.
Madde, Türk vatandaşlığını sonradan kazanan kişilerin vatandaşlık kazanımında yetkili makamın kararı üzerine düzenlenecek belgelere dayanılarak aile kütüğüne tescil edileceklerini hükme bağlamaktadır.
1587 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin karşılığıdır. Madde ile Türkiye'de bulunan yabancıların doğum, ölüm ve evlenme gibi nüfus olayları ile ilgili olarak bildirimde bulunulduğu takdirde böyle bir bildirim üzerine yapılacak işlemlere açıklık getirilmektedir.
Madde ile, nüfus hizmetlerinin bütünlüğü içerisinde evlenme işlemlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesi için gerekli her türlü tedbiri alıp uygulama yetkisi İçişleri Bakanlığına verilmektedir.
1587 sayılı Kanunun 15 inci maddesini kısmen karşılamaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 134 üncü maddesi ile evlendirme memurluğu görevi; belediye bulunan yerlerde belediye başkanına veya bu işle görevlendireceği memura, köylerde ise muhtarlara verilmektedir. Madde ile Bakanlık, yurt içinde nüfus müdürlüklerine, yurt dışında da dış temsilciliklerimize evlendirme memurluğu yetkisi vermeye yetkili kılınmaktadır.
Maddede ayrıca eşlerden birinin yabancı olması halinde evlendirmeye yetkili olanlar da belirtilmektedir.
1587 sayılı Kanunun 23 üncü ve 27 nci maddelerini karşılamaktadır. Madde ile Türk makamları önünde yapılan evlenmenin nüfus müdürlüklerine bildirim şekline açıklık getirilmekte ve bildirimin süresi ile tescilin ne şekilde yapılacağı belirlenmektedir.
1587 sayılı Kanunun 9 uncu ve 25 inci maddelerini kısmen karşılamaktadır. Madde ile, yurt dışında yabancı makamlar önünde yapılan evlenmelerin hangi şartlarda hukuken geçerli olacağı açıklanmaktadır.
Madde ile, evlenme yolu ile Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin aile kütüğüne tescilinin yapılacağı yer belirlenmektedir.
1587 sayılı Kanunun 32 nci maddesini kısmen karşılamaktadır. Maddede boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararların kesinleştikleri tarihten itibaren hüküm ifade edecekleri bildirilmektedir.
Maddede nüfus kütüğüne tescil edilecek boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararlarda yer alması zorunlu olan bilgiler sıralanmaktadır.
1587 sayılı Kanunun 30 uncu maddesini kısmen karşılamaktadır. Maddede "tanıma" olayını gerçekleştiren makamlara göre bildirim yükümlülüğü bulunan kişiler sayılarak bildirimin süresi belirlenmektedir. Maddede ayrıca tanıma olayının tesciline ilişkin işlemler açıklanmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321 inci maddesine göre tanınan çocuk ana hanesine ananın soyadı ile tescil edilmektedir. Bu madde ile, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi uygulamasında olduğu gibi, tanınan çocuğun baba hanesine babanın soyadı ile tescil edilmesi öngörülmektedir.
1587 sayılı Kanunun 29 uncu maddesini kısmen karşılamaktadır. Maddede, evlat edinme olayının bildirilme şekli ile nüfus müdürlüklerine intikal eden evlat edinme olayı nedeniyle nüfus kütüğündeki kayıtlar üzerinde yapılacak işlemler yer almaktadır.
Maddede yurt dışında yapılan evlat edinme işleminin ne şekilde geçerli sayılacağı açıklanmaktadır.
Mevcut iç hukukumuzda mahkeme dışında herhangi bir makam tarafından verilen yabancıyı evlat edinme ile ilgili bir kararın Türkiye'de tanınması mümkün değildir. Madde ile ayrıca yabancı adli veya idari makamlardan verilen ve o ülke hukukuna göre kesinleşmiş olan veya kesin hüküm gibi sonuç doğuran kararların işleme alınabilmesi için Türk mahkemelerince tanınması gerektiği vurgulanmaktadır.
Madde, 1587 sayılı Kanunun 33, 34, 35, 36, 37, 38 ve 39 uncu maddelerinde bazı değişiklikler yapılmak suretiyle ele alınmıştır.
Madde ile, "ölüm" olayının bildirim süresi belirlenmekte ve ölüm olayının meydana geldiği yere ve olaya ilişkin koşullara bağlı olarak ölümün kimler tarafından bildirilmesi gerektiğine dair düzenleme yapılmaktadır.
Madde 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 220 nci maddesine uygun olarak düzenlenmiştir.
Madde 1587 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin karşılığıdır. Madde ile, ölüme kesin gözle bakmayı gerektiren durum içinde kaybolan ancak cesedi bulunamamış olan kişilerin ölümünün resmi sicile ne şekilde işleneceğine açıklık getirilmektedir.
Madde ile, ölü olduğu halde aile kütüklerinde sağ görülenlerin ölüm olayının nüfus kütüğüne tescil edilebilmesi için nüfus müdürlüklerince ölüm tutanağı düzenlenmesine imkan tanınmakta ve yapılacak işlemler açıklanmaktadır.
1587 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesini kısmen karşılamaktadır. Madde ile, Türk Medeni Kanununun 32 ila 35 inci maddelerinde hüküm bulan gaiplikle ilgili kararların bildirim süresi belirlenmektedir.
Madde, 1587 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde bazı değişiklikler yapılmak suretiyle düzenlenmiştir. Madde ile, nüfus kütüklerindeki kayıtların mahkeme kararı olmadıkça düzeltilemeyeceği hükme bağlanmaktadır. Maddede ayrıca olayların aile kütüğüne tescili esnasında yapılan maddi hatalar ile din değişikliğine ilişkin tescil talepleri tefrik edilerek, bu işlemlerin ne şekilde yapılacağı açıklanmaktadır.
Maddede, mahkeme kararı ile yapılan kayıt düzeltmelerine ilişkin nüfus olaylarına ait davalarda uyulacak usuller yer almaktadır.
Madde ile, Genel Müdürlüğe ve nüfus müdürlüklerine nüfus olayları ile ilgili olarak mahkemelerce verilen kararlar hakkında kanun yoluna başvuru yetkisi verilmekte ayrıca, Genel Müdürlük ve nüfus müdürlükleri kanuni harç ve her türlü mahkeme masrafından muaf tutulmaktadırlar.
1587 sayılı Kanunun 47 nci ve 48 inci maddesini karşılamaktadır. Maddede, kütüğe kayıt sırasında yapılan hata nedeniyle dayanak belgesi ile kütük arasında meydana gelen farklılık "maddi hata" olarak nitelendirilmekte ve bu tür hataların kapsamı ile ne şekilde düzeltileceği açıklanmaktadır.
Madde ile ayrıca kütüğe geçirilmesi gerektiği halde, her nasılsa dayanak belgesinde kalmış olan bir bilginin, sonradan nüfus müdürlüklerince tamamlanmasına da imkan tanınmaktadır.
1587 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi ile 59 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde ile aile kütüklerinde yazılı hicrî veya rumî tarihlerin miladi yıla çevrilmesi için Genel Müdürlüğe yetki verilmektedir. Ayrıca eksik kalmış olan doğum tarihlerinin idarece tamamlanması amaçlanmaktadır.
Madde, 1587 sayılı Kanunun kısmen 46 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde ile, hukuken geçerli bir belgeye dayanmadan veya sahte belge ile tesis edilen nüfus kayıtlarının iptaline karar verme yetkisi düzenlenmektedir.
1587 sayılı Kanunun 57 nci ve geçici 1 inci maddesinin karşılığıdır. Madde, nüfus ve aile cüzdanlarının boyutlarına, şekil ve kapsamına ilişkin hususlar ile bu belgelerin basımına, dağıtımına düzenlenmesine ve verilmesine ilişkin hükümleri kapsamaktadır.
Ayrıca nüfus cüzdanları Bakanlıkça tespit edilecek usuller çerçevesinde ilgiliye verilmesi ile özellikle yurt dışında nüfus cüzdanlarının dış temsilciliklerimizde posta hizmetlerinin güvenli olduğu Amerika Birleşik Devletleri, Batı Avrupa ülkeleri ve Avustralya gibi ülkelerde başvuru sahiplerine imza karşılığı bizzat teslim edilmesini sağlayacak posta gönderi usulü ile teslim edilmesine imkan verilmesi öngörülmüştür.
Madde, 1587 sayılı Kanunun 58 inci maddesini karşılamaktadır.
Madde, nüfus ve aile cüzdanını kaybedenlere yeniden nüfus ve aile cüzdanı verilebilmesi için Bakanlıkça hazırlanarak bastırılan "cüzden talep belgesi"nin kullanılmasını zorunlu hale getirmekte, ancak doğum tutanaklarına dayanılarak nüfus cüzdanı düzenlenmesinde söz konusu belgenin aranmaması hüküm altına alınmaktadır. Yeni Nüfus Cüzdanı Projesinin uygulamaya konulması ile cüzdan talep belgelerini gerektiğinde uygulamadan kaldırmaya ve bu belgelerin saklama sürelerini belirlemeye Bakanlık yetkili kılınmaktadır.
1587 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin karşılığıdır. Madde ile, nüfus kayıt örneğinin tanımı yapılmakta ve ne şekilde talep edileceği açıklanarak geçerlilik süresi belirlenmektedir.
1587 sayılı Kanunun 14 ve 61 inci maddesinin karşılığıdır. Madde ile, nüfus kayıt örneklerini doğrudan istemeye ve almaya yetkili olan kişi ve makamlar belirlenmekte ve özel hayatın gizliliği prensibi doğrultusunda bir kişinin nüfus kaydı hakkında üçüncü kişilerin bilgi veya özet almaları engellenmektedir.
Madde ile, Kimlik Paylaşımı Sistemi ve Adres Paylaşımı Sistemi veri tabanlarında tutulan bilgilerin kamu kurum ve kuruluşlarının istifadesine sunulmasına imkan tanınmakta ve kimlik paylaşımının gerçekleştirilmesine ilişkin esaslar belirlenmektedir.
1587 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinin karşılığıdır. Madde ile, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının tanımı yapılmakta ve bir defa verilen bu numaranın değiştirilemeyeceği hüküm altına alınmaktadır.
Madde ile, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarında Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının esas alınması, kişiler adına düzenlenecek olan her türlü form, beyanname, kimlik kartı, ehliyet, pasaport gibi tanıtıcı belgelerde yazılması zorunlu hale getirilmektedir.
Maddede ayrıca uygulamada ortaya çıkan sorunlarla ilgili olarak Genel Müdürlükten görüş alınması gerektiği vurgulanmaktadır.
Maddede, Adres Bilgi Sistemi ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığına tevdi edilen görevler belirtilmiştir.
Bu madde ile adres standardı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı ve Türk Standartları Enstitüsü ve ilgili diğer kuruluşlarca ortaklaşa belirlenmesi hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler adres ile ilgili iş ve işlemlerinde adres standardına uymaları zorunlu tutulmaktadır.
Ayrıca Bakanlığa; kurumlarda tutulan ikamet adreslerine ilişkin her türlü bilgiyi talep etme yetkisi tanınmaktadır.
Madde ile; il özel idareleri ve belediyeler sorumluluk alanlarındaki adres bileşenlerini adres standardına uygun olarak tanımlayıp bunlara sabit tanıtım numarası vererek mahallindeki bütün adresleri kapsayacak şekilde adres bilgilerini oluşturmakla yükümlü tutulmaktadır.
Herhangi bir sebeple sabit tanıtım numarası dışında adres bileşenlerinde yapılan değişikliklerin de takip edilerek ulusal adres veri tabanına işlenmesi görevi de bu kurumlara verilmektedir.
Maddede ayrıca ulusal adres veri tabanının tutulmasına ilişkin usul ve esaslar da belirlenmekte ve ulusal adres veri tabanındaki bilgilerin kurumların kullanımına Adres Paylaşım Sistemi çerçevesinde açılması hüküm altına alınmaktadır.
Maddede il özel idare ve belediyelerin; yerleşim yerlerinde meydana gelen adrese ilişkin bütün değişiklikleri güncel olarak takip etmek ve ulusal adres veri tabanına işlemekle yükümlü tutulmaları öngörülmektedir.
Madde ile ergin kişilere ikamet adreslerini bildirme yükümlülüğü getirilmektedir. Maddede bu vekil eliyle yapılacak bildirim ile küçük ve kısıtlı kişiler ile huzurevi, yetiştirme veya öğrenci yurtları ya da cezaevi gibi yerlerde bulunanlar için getirilen kolaylıklar açıklanmaktadır.
Madde ile adres beyanında bulunmakla görevli kılınan kişilere ikamet adreslerine ilişkin değişiklikleri yirmi gün içinde nüfus müdürlüklerine bildirmek yükümlülüğü getirilmekte, adres bileşenlerinde meydana gelen değişiklikleri bildirme görevi ise belediyelere ve il özel idarelerine verilmektedir.
Madde muhtarları da nüfus müdürlüklerince kendilerine iletilen ikamet adres değişikliği bildirim listelerini incelemek, mahallindeki ikamet değişiklikleri ile karşılaştırmak ve varsa bildirilmemiş olan değişiklikleri bağlı bulunulan ilçenin nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlü tutulmaktadır.
Maddede kurumlarla paylaşılacak olan adres bilgilerinin usul ve esaslarının Bakanlıkça tespit edileceği ve bu bilgilerin elektronik ortamda Adres Paylaşım Sistemi ve Kimlik Paylaşımı Sistemi çerçevesinde verilebileceği açıklanmaktadır.
Madde ile alt yapısını tamamlamış olan muhtarlıkların sorumluluk alanlarındaki ikamet adresi bilgilerinin güncelliğini takip etmek amacıyla Kimlik Paylaşımı Sisteminin bütünlüğü içerisinde adres bilgilerine erişebilmelerine imkan tanınmaktadır.
Madde, kurumların hizmet sunumunda yürütecekleri iş ve işlemlerde Genel Müdürlükte tutulan adres bilgilerinin esas alınacağına hükmetmektedir.
Maddede adrese ilişkin bilgi ve belgelerin hangi makamlardan temin edileceği de belirlenmektedir.
Maddede ayrıca genel nüfus sayımında veya tespitinde, aile ve hayati istatistiklerin oluşturulmasında Merkezi Nüfus İdaresi Sistemindeki bilgilerin esas alınacağı da belirtilmektedir.
Adres Bilgi Sisteminde en çok ihtiyaç duyulan husus veri tabanındaki bilgilerin güncel olarak tutulmasıdır. Bunu sağlayabilmek için madde ile Bakanlığa koordinasyon sorumluluğu verilerek adresle ilgili kayıt tutan kurum ve kuruluşların ellerindeki bilgileri Genel Müdürlükle paylaşmaları öngörülmüştür.
Maddede il özel idareleri ve belediyelerin Numaralama ve Adres Bilgi Sistemi Yönetmeliğinde belirlenen standartlardaki adres bilgileri ile adres oluşumuna alt yapı oluşturan yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerini de, ruhsat veya iznin verilmesi ile eş zamanlı olarak adres bilgi sistemine işlemekle yükümlü oldukları da hüküm altına alınmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 37 nci maddesi, kişisel durum sicilinin, Devletçe atanan memurlar tarafından tutulacağına hükmetmiştir. Madde ile, kişisel durum sicilini tutmakla görevlendirilmiş olan nüfus memurlarının aile kütüklerine tescil edilmesi gereken dayanak belgelerini aile kütüğüne tescil etmeleri yedi günlük süre ile sınırlandırılmakta, böylece işlerin süratle sonuçlanmasının sağlanması hedeflenmektedir. Ayrıca dayanak belgelerinin Genel Müdürlüğe gönderilmesi de öngörülmüştür.
1587 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin karşılığıdır. Maddede mahkeme yazı işleri müdürlerinin, mahkemelerce verilip kesinleşmiş olan ve aile kütüklerine tescil edilmesi gereken kararların nüfus müdürlüklerine gönderilmesine ilişkin görevleri belirtilmektedir.
1587 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin altıncı fıkrasını karşılamaktadır. Madde ile, sağlık kuruluşlarına ve doktorlara kontrollerindeki doğum ve ölüm olaylarına ait ilgili kişinin kimlik bilgilerini gösteren rapor düzenleme görevi verilmektedir.
Madde ile, nüfus müdürlüklerinde yapılacak bir işleme esas olmak üzere üçüncü kişilerin beyanda bulunmak istemeleri durumunda vekaletname ibraz edilmesi zorunlu hale getirilmektedir.
1587 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci fıkrasını karşılamaktadır. Madde, yazım dışı kalmış olan kişilerin aile kütüklerine ne şekilde tescil edileceğine açıklık getirmektedir.
1587 sayılı Kanunun 7 nci maddesini kısmen karşılamaktadır. Madde ile, yapılan bildirimler üzerine düzenlenen dayanak belgelerini imzalamakla yükümlü olanlar belirlenmekte ve bu belgelerin ne şekilde onaylanacağına ilişkin açıklama yapılmaktadır.
Madde, 1587 sayılı Kanunun 7 nci maddesini kısmen karşılamaktadır. Madde ile nüfus olay beyanlarından şüpheye düşülmesi halinde nüfus müdürlüklerince güvenlik makamlarınca soruşturma ve inceleme yaptırılmasına imkan tanınmaktadır.
Madde ile Kanunda belirtilen sürelerin ne şekilde hesaplanacağı ve bu sürelerin başlangıç ve bitiş tarihlerine açıklık getirilmektedir.
Madde ile, atik veya işlemden kaldırılmış aile kütüklerinin kişinin kimliği ve aile bağlarının dışında herhangi bir hukuki işleme esas alınamayacağına hükmedilmekte ve bu kütüklerden çıkartılacak kayıt örneklerine atik veya işlemden kaldırılmış kütüklerden çıkartıldığına dair açıklama yapılması şart koşulmaktadır.
1587 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin karşılığıdır. Madde, askerlik çağına girenlerin listesinin Milli Savunma Bakanlığına gönderilmesinde Kimlik Paylaşımı Sistemi veri tabanından yararlanılmasına imkan sağlayacak şekilde düzenlenmiştir.
1587 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde ile Kanunun uygulanmasında kullanılacak form ve belgeleri hazırlamaya, uygulamaya ve gerektiğinde değişiklik yapmaya Bakanlık yetkili kılınmaktadır.
Maddede Kimlik Paylaşımı Sisteminde ve Adres Paylaşımı Sisteminde yer alan bilgilerin verilmesine ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
MERNİS, Kimlik Paylaşımı ve Adres Paylaşımı Sistemlerinin bir an önce hayata geçirilmesinin Genel Müdürlük personelinin özverili çalışması ile mümkün olacağı göz önünde bulundurularak söz konusu personele fazla çalışma ücreti ödenmesi öngörülmüştür.
Madde, sahteciliğin ve dolayısıyla işlemlerde yapılacak yanlışlıkların önlenebilmesi amacıyla, yeterli inceleme yapmaksızın gerçeğe aykırı ikâmetgâh veya cüzdan talep belgesi veren köy veya mahalle muhtarları ile herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar ve bunlara tanıklık eden kişilere cezai hükümler uygulanmasına imkan sağlanmaktadır.
Adrese ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen ve yasaklara aykırı hareket eden kamu görevlilerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kamu idaresinin güvenirliliğine ve işleyişine karşı suçlara ilişkin hükümlere göre cezalandırılması düzenlenmiştir.
1587 sayılı Kanunun 53 üncü maddesini ve 52 nci maddesini kısmen karşılamaktadır. Madde ile para cezaları günün şartlarına uyarlanmakta ve caydırıcı olması amacıyla artırılmaktadır.
Maddenin (a) ve (b) bentlerinde nüfus olaylarını bildirmekle görevli olup, bu görevlerini kanuni süresi içerisinde yerine getirmeyenlere, (c) bendinde ise adres bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişilere idari para cezası verilmesi hükme bağlanmaktadır.
Madde ile, doğal afetler, gasp, hırsızlık, yangın ve terör nedeni ile nüfus ve aile cüzdanlarını kendi istekleri dışında zayi edenler ile kimsesiz çocuklarla ilgili nüfus cüzdanı taleplerinde yetkili kurum ve kuruluşlarının para cezasından istisna tutulması mümkün hale getirilmektedir.
Madde ile, yönetmeliklerin çıkarılma süresi ile yetkili makamlar gösterilmiştir.
Madde ile, hizmet gereği ihdas edilmesi istenen kadrolar belirlenmektedir.
Madde ile, yürürlükten kaldırılan hükümler belirtilmektedir.
Madde ile; 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununun 6 ncı maddesinde yapılan değişikliğe uygun olarak düzenleme yapılmaktadır.
Madde ile 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 28 inci maddesine bir fıkra eklenmekte ve illerde il nüfus ve vatandaşlık müdürlükleri, ilçelerde ilçe nüfus müdürlükleri kurulabilmesine imkan tanınmaktadır.
Madde ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ile işlem yürütecek bütün kamu kurum ve kuruluşlarına Kanunun yayımı tarihinden itibaren, iki yıl içinde mevzuatlarını Kanun hükümlerine uygun hale getirerek yürütecekleri işlemlerde kimlik numarasını kullanma zorunluluğu getirilmektedir.
Madde ile Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren adres bilgilerinin kaydedilmesine ilişkin uygulamaya hazırlık olarak yapılacak iş ve işlemler açıklanmaktadır. Buna göre; ulusal adres veri tabanının alt yapı çalışmalarının Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı bünyesinde yapılarak, veri tabanı kurulacağı ve bu madde de öngörülen iş ve işlemlerin tamamlanmasından sonra Genel Müdürlüğe devredileceği, ayrıca Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünce adres ve numaralamaya ilişkin yönetmeliğe uygun olarak il özel idare ve belediyelerin numaralama ve levhalama çalışmalarını takip edeceği öngörülmüştür.
Maddede adres standardının belirtildiği tarihten itibaren en geç sekiz ay içerisinde il özel idaresi ve belediyeler tarafından yerleşim birimlerinin adres bileşenleri, standarda uygun hale getirilerek numaralama işleminin tamamlanması ve merkezi olarak kurulan ulusal adres veri tabanına bir program amacıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından işlenmesi belirlenmiştir.
İl özel idareleri ve belediyelerce gerçekleştirilen numaralama ve levhalama çalışmalarının uygunluğunun yerinde tespit edilmesi amacıyla Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı ve Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından numaralama işlemi tamamlandıktan sonra bir ay içerisinde alan kontrolü yapılarak, kontrol sonuçlarına göre ulusal adres veri tabanındaki bilgilerin güncellenmesinin sağlanacağı ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç onbeş ay içerisinde tamamlanmak üzere Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından alan uygulaması yapılacağı, alan taraması sırasında Türkiye'de ikamet ettikleri tespit edilen yabancılar ile ilgili ayrı bir veri tabanı oluşturulması öngörülmüştür.
Diğer taraftan, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılacak alan çalışması, adres güncelleme işlemleri biten yerleşim yerlerinden başlayarak ve yerleşim yerlerinin özelliklerine göre farklı araçlarının kullanılacağı uygulamalar şeklinde olacağından, süre olarak alan çalışmasının gerektirdiği iş ve işlemlerin ihale süreçleri ve yerleşim yerleri arasındaki uygulama farklılıkları göz önüne alındığında Kanunda öngörülen sürede yetiştirilmesini teminen söz konusu çalışmalar kapsamında muafiyet tanınmıştır.
Madde, Kanunda öngörülen süre içerisinde ulusal adres veri tabanına bağlanamayan il özel idareleri ve belediyelerin mahalli adres bilgilerini tespit edip güncelliğini takip ederek ulusal adres veri tabanına işlenmek üzere elektronik ortamda ilçe nüfus müdürlüklerine göndermelerini öngörmektedir.
Yürürlük maddesidir.
Yürütme maddesidir.
İçişleri