Tasarı/teklif madde 1
→ yürürlükteki geçici madde 1Bu Kanunun amacı belirtilmektedir.
Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 1223 (Esas No: 1/352) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Türk soyunun doğudan başlattığı göç binlerce yıl sürmüş, Asya Avrupa kıtaları üzerinde çok geniş alanlarda muhtelif zamanlarda kurulan imparatorluklarla yayılmıştır. Yayılma İmparatorluğun genişleme devrinde de sürmüştür. Gerek Osmanlı İmparatorluğunun gerileyişi nedeniyle ve gerekse diğer alanlarda kalan soydaşların zor durumlarda kaldıkları zaman Anadoluya büyük göçler olmuş ve halen de zaman zaman olmaktadır. Göç edenlerin iskânlarının gerçekleştirilmesi ve içte mevcut milli iskân sorunlarının halli amacıyla pek çok mevzuat çıkarılıp uygulanmıştır.
Sadece 1913 yılından itibaren bir adet nizamname ve 53 adet Kanun yürürlüğe konarak iskân sorunlarının halline çalışılmıştır. İskân sorunlarının derli toplu bir şekilde ele alınması 21.6.1934 tarihinde yürürlüğe giren 2510 sayılı İskân Kanunu ile olmuştur. Bu Kanun kapsamına göçmenler, mülteciler, göçebeler, gezginciler ve sorunlu hallerde yerli halktan naklen iskâna tâbi tutulanlar girmektedir.
Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya, Yunanistan, Çin Türkistan ve diğer ülkelerden iskânlı göçmen olarak 182 571 ailede 714 605 nüfus gelmiş bunların ihtiyaçları karşılanarak iskânları sağlanmıştır. İskân yardımı almadan serbest göçmen olarak gelen 258 032 ailede 932 922 nüfusda kabul edilerek serbest göçmen muameleleri tamamlanmıştır. Bu Kanuna dayanılarak memleket içinde göçebe hayatı yaşayan 1071 göçebe ailesi ile yerinde kalkındırma imkânı olmayan ve başka bir yerde iskânı gereken orman içi köylerden 256 ailenin iskânları sağlanmıştır. Ayrıca milli güvenliğimizin tehlikeye düştüğü dönemlerde bazı illerde çok sayıda aile ve nüfus memleketin uygun bölgelerinde mecburi iskâna tâbi tutulmuştur. Bunların bilahare çıkarılan Kanunlarla serbest bırakılmaları sonucu eski yerlerinde veya civar illerde yeniden iskânları yapılmıştır. Halen bu durumdaki 150 civarında ailenin iskânı uygun şekilde sağlanamamıştır.
2510 sayılı İskân Kanununa göre yapılan iskânlar karşılıksız olarak yapılıyordu. Yeterli olmayışı, iskân yapma imkânını güçleştirdiğinden 29.6.1970 tarihinde yürürlüğe giren 2510 sayılı İskân Kanununa Ek 1306 sayılı Kanunla bir fon kurularak borçlanma esası getirilmiştir. Borçlanma ile yapılan iskân, belli vadelerle taksitler halinde geriye dönüşlüdür.
Devletçe büyük çapta yapılan ve yapılacak olan pek çok tesisin inşa alanlarında kalan ve taşınmazları kamulaştırılan çok sayıda ailenin iskânına çözüm yolunun bulunması gerekmektedir. Ayrıca, köysel alanda mevcut yerleşim birimlerinin bazılarının uygun bir yerleşme yapısına sahip olmadıkları, bazılarının çok dağınık bir yapıya sahip oldukları, bazılarının gelişme alanlarının bulunmadığı, pek çoğunun ise modern bir yerleşim planına sahip olmaması nedeniyle gelişi güzel yayıldığı görülmektedir. 1306 sayılı Kanun ile bir ölçüde sözü edilen problemlere çözüm sağlayıcı hükümler getirilmiştir.
1306 sayılı Kanunla getirilen hükümlerle, yerleri kamulaştırılıp geçim imkânlarını kaybeden 3481 ailenin iskânı tamamlanmış, 2337 aileden iskânı için inşaatlar devam etmektedir. 1971 yılından itibaren imar planı yapılan köylerde 8140 aileye konut, 4294’üne de tarımsal işletme binası inşaat kredisi verilerek tamamlanmış, halen 46 köyde 4139 konut ve tarımsal tesis inşaatları devam etmektedir. 1976 yılından itibaren 8652 adet sosyal tesis tamamlanmış, 300 adedinin inşaatları devam etmektedir. Yerleşim yeri değiştirilen ve gelişme alanı tefrik edilen 1900 köyde imar planı çalışmaları tamamlanmıştır. 1086 köyde kanalizasyon yapılmış 436 köyde ise çalışmalar devam etmektedir.
2510 sayılı İskân Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 2650, 2848, 3657, 3667, 3683, 4062, 5098, 5227, 5420, 5826, 6093, Ek 1306, 2641, 3583, 3805 ve 3835 sayılı Kanunlarla bazı maddelerin birkaç defa değiştirilmiş bazı maddeleri tadil edilmiş, yeni maddeler ilave edilmiş, ayrıca maddelerde getirilmiştir. 2510 sayılı Kanunda değişiklik yapan bir Kanunun bazı maddeleri daha sonra başka bir Kanunla tekrar değişikliğe uğratılarak yeni çözüm yolları aranmıştır. İskân hizmetlerinin belli esaslara göre derli toplu yürütülmesi sağlanamadığı gibi yapılan değişiklikler ve ekler de yeterli olamamıştır.
İskân Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte takriben 17 milyon olan nüfusumuz bugün 60 milyonu aşmış bulunmaktadır. Planlı kalkınma döneminde yapılan barajlar ve diğer ekonomik tesisler nedeniyle yerlerini terketmek zorunda kalan nüfusun iskân problemi gün geçtikçe ağırlık kazanmaktadır. Köysel alanda mevcut yerleşim birimlerinden altyapı hizmetleri bakımından uygun bir yerde bulunmayanlar vardır.
Çok fazla dağınık yerleşim ünitelerine altyapı hizmetlerini götürme güçlüğü bulunmaktadır. Mevcut yerleşimler planlı bir yerleşime sahip olmadıkları gibi hergün yapılan ilavelerle daha da bozuk bir yerleşim ortaya çıkmaktadır. Köysel alandaki yapıların çoğu iptidai tarzda yapıldığından tabii afetlerin en büyüğü olan depreme dayanamamakta, büyük ölçüde can ve mal kaybına neden olmaktadır.
Önceden tedbir alınarak depreme dayanıklı yapıların yapılmasıyla can ve mal kaybı önlenebilecektir. 2510 sayılı İskân Kanununa ek 1306 sayılı Kanun; baraj, havaalanı, savunma ile ilgili tesislerin inşaası, tarih ve tabiat kıymetlerinin korunması amacı ile yapılacak kamulaştırmalar sonucu yerlerini terketmek zorunda kalanların iskânını, köysel alanda mevcut iç iskânın düzenlenmesi çalışmalarını daha derli toplu ele almaya hak sahibi tespitinde karşılaşılan güçlüklerin giderilmesini, Özel İskân Fonu kaynaklarının artırılmasını, Özel İskân Fonundan harcamaların günün şartlarına uygun belli esaslara bağlanması hizmetin daha süratli yapılması, köysel alanın daha sağılıklı yerleşim planlarına kavuşturulmasını sağlamak üzere mevcut Kanunların yeniden ele alınmasını zorunlu hale getirmiştir.
1934 yılında yürürlüğe giren 2510 sayılı İskân Kanunun bugünün yapısına uygun düşmeyen hükümleri vardır. Bazı hükümleri yürürlükte olmasına rağmen uygulama imkânı kalmamıştır.
Farklı zamanlarda yapılan ilave değişikliklerle Kanunun amaç ve kapsamını anlaşılmaz hale getirmiştir. Yapılan değişiklikler ve ilaveler anlaşılmasını güçlendirmiştir. Tatbikatta farklı uygulamalara neden olmuştur. Borçlanma ile ilgili hükümlerin yeniden ele alınması gerekmektedir. Tarımsal iskân hizmetleri azaldığından tarım dışı alanlarda şehirsel iskân şekillerine geçilmesi imkânını kolaylaştıracak hükümlerin getirilmesi yerinde olacaktır. Belirtilen nedenlerle Kanunun bir çok maddesinin değiştirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Halen Umumi Müfettişlik Teşkilatı olmadığı için 47’nci maddeye gerek kalmamıştır. 48’inci madde bugün değerini kaybetmiştir. Bu değişikliklerle sadece 18 maddesi yürürlüğe girdiği tarihdeki durumu ile kalmış, 15 maddesi iptal edilmiş, 15 maddesi değişikliğe uğramış, 12 maddelik ilave yapılmıştır. Ayrıca; İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün yazıları doğrultusunda, 1951 Cenevre Sözleşmesi gereğince mülteciler bu Kanun kapsamından çıkarılmıştır.
Doğu illerinden Batı illerine mecburi iskâna tâbi tutulanları kapsamına alan, 5098, 5227, 5420, 6093 sayılı Kanunlarla getirilen ek, geçici ve birbirinin hükümlerini değiştiren maddeler işin uzamasına neden olmuş ve halen çözümü sağlanamamıştır. Gün geçtikçe artan nüfus ve değişen şartlar problemleri gittikçe artırmakta ve çözümlenemez hale getirmektedir. Bu gibi eski iskânla ilgili işlerin tasviyesi için yeni hükümlere ihtiyaç duyulmuştur.
2510 sayılı Kanun hükümleri dokuz fasılda 52 madde halinde sıralanmaktadır. Sonradan Kanunlarla eklenen fıkralar, ek ve geçici maddeler, son olarak 1306 sayılı Ek Kanunla ilave edilen ve ek maddelerle hizmet alanı genişlemesine rağmen yetersiz kalmıştır. DSİ Genel Müdürlüğünden alınan bilgiye göre inşaat halinde 76 projesi hazırlanan 26 projesi hazırlanmakta olan 200 olmak üzere toplam 302 baraj sahasında 500 köyde 60 bin aile kalmaktadır. Bunların yurt sathında tarımsal veya şehirsel iskân sorunları ortada olup baraj inşaatlarının mütemadiyen artarak devam etmesi sorunları daha da çoğaltacaktır. Ayrıca, kamulaştırılacak maden sahaları üzerinde olan yerleşim alanlarındaki nüfusun da başka alanlara iskânı yapılacaktır.
Millî güvenlik nedeniyle yapılması gerekecek iskân hizmetleri için 2510 ve eki 1306 sayılı Kanunlarla hüküm bulunmamaktadır.
Diğer taraftan köylerimizin ekonomik, sosyal ve kültürel yönden hızla kalkındırılmasını, kırsal nüfus oranının ulusal kalkınma düzeyi ile dinamik bir denge içinde olmasını desteklemek üzere köylerde iç iskânın ve fiziksel yerleşimin düzenlenmesi, gelişme merkezi köylerin oluşturulmasına ilişkin hizmetlerin köye yönelik diğer hizmetlerle koordineli ve hızla gelişen bir şekilde köy ve köylüye götürülmesi gereklidir.
Yapılan açıklamalar 1934 yılında yürürlüğe giren 2510 sayılı İskân Kanunu ve bu Kanuna ek 1306 sayılı Kanunda değişiklikler ve ilaveler yapılmasını gerektirmiştir. Yapılacak ilaveler ve değişiklikler tekrar bir yama niteliğini taşımaktadır. Bu nedenle 2510 sayılı İskân Kanununun bütün ek ve değişiklikleriyle iptal edilerek yerine geçecek yeni bir İskân Kanunun çıkarılması uygun görülmüş ve 54 madde ile 2 geçici maddeden ibaret bu Kanun Tasarısı hazırlanmıştır.
Bu Kanunun amacı belirtilmektedir.
Kanunun kapsamı gösterilmektedir.
Bu Kanunda geçen kavramların tanımları yapılarak, terim birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olmayan yabancılar ile Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup da sınırdışı edilenlerin ve güvenlik bakımından Türkiye'ye gelmeleri uygun görülmeyenlerin göçmen olarak kabul edilmeyecekleri açıklanmaktadır.
Münferit göçmen kabulü ile ilgili esas ve usuller belirtilmektedir.
Toplu göçmen kabulü düzenlenmektedir.
Türk soyundan olmanın ve Türk kültürüne bağlılığın nasıl tayin ve tespit edileceği belirtilmektedir.
Geçici barındırma, göçmen belgesi verilmesi ve vatandaşlığa kabulle ilgili esas ve usuller düzenlenmektedir.
İskân yardımları ile buna ilişkin esaslar belirtilmektedir.
İskânlı göçmenlerin iskânı düzenlenmektedir.
Göçebelerin iskânı konusunda düzenleme getirilmektedir.
Yerleri kamulaştırılanların iskânı ile ilgili esaslar hükme bağlanmaktadır.
Milli güvenlik nedeniyle iskân edilecek ailelerin iskânına ilişkin esasların Bakanlar Kurulunca alınacak kararda belirtilmesi öngörülmektedir.
Gösterilen yerde iskânı kabul etmeyenlerin hak sahiplilik durumlarının iptal edileceği ve bu durumdaki ailelerin ikinci defa iskân talebinde bulunamayacakları açıklanmaktadır.
İskân duyurusu ile ilgili esas ve usullerin yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmektedir.
Fiziksel yerleşimin düzenlenmesi amacıyla yapılacak hizmetlerin tâbi olacağı esaslar belirlenmektedir.
İskânda aile kabul edilecekler açıklanmaktadır.
Merkezi İskân Komisyonu ile mahalli iskân komisyonlarının oluşumu ve görevleri belirtilmektedir.
Bu Kanun hükümlerine göre verilen taşınmazların temlik ve tescili düzenlenmektedir.
Mülkiyete ve bedele ilişkin ihtilafların çözümü ile ilgili hususlar hükme bağlanmaktadır.
Madde 21 Taahhütname ve taahhütten vazgeçme ile ilgili esaslar açıklanmaktadır.
Devir, takyit ve geri almaya ilişkin hükümler getirilmektedir.
Taşınmazların fuzuli işgalden korunması amacıyla öngörülen tedbirler belirtilmektedir.
İskân işlerinin yürütülmesi konusunda görevli teşkilât belirtilmekte; bu teşkilâtın ihtiyaç duyduğu hallerde başka kurumların personel, araç ve gereçlerinden yararlanması ile ilgili hükümlere yer verilmektedir.
Proje kredisi kullanılmasına ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
Özel İskân Fonunun kuruluş ve görevleri açıklanmaktadır.
Özel İskân Fonunun gelirleri sayılmaktadır.
Özel İskân Fonundan yapılacak harcamalar ve giderler açıklanmaktadır.
İskân ve fiziksel yerleşim amacıyla yapılacak borçlandırma ile alınacak teminatlar ve vadesinde ödenmeyen borçlara uygulanacak işlemler belirtilmektedir.
Borçlandırmadan tenkis edilecek değerler hükme bağlanmaktadır.
Verilen taşınmazların geri alınmasında yapılacak mahsup işlemleri ile ilgili hususlar düzenlenmektedir.
Borçlandırmasız hizmetler ve borçlandırmaya tâbi olmayan Fon harcamaları hükme bağlanmaktadır.
Özel İskân Fonundan ödenecek proje ve benzeri hizmetler için beş yıla kadar gelecek yıllara sari taahhüde Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan yetkili kılınmaktadır.
Kamulaştırma bedelleri ile ilgili esaslar açıklanmaktadır.
Kamulaştırmayı yapan kuruluş bütçesine gerekli iskân ödeneğinin konması öngörülerek, Kanuna işlerlik kazandırılması amaçlanmaktadır.
Fonun 832 sayılı Sayıştay Kanunu ile 1050 sayılı Kanuna tâbi olmadığı belirtilmektedir.
Gümrük muafiyetlerinden yararlanma ile ilgili esaslar hükme bağlanmaktadır.
Kanun kapsamındaki kişiler ve konularla ilgili muamelelerde geçerli olan muafiyetler düzenlenmektedir.
İskânen verilen taşınmazların vergilerden muaf tutulması öngörülmektedir.
Göçmenlerin askerlikle ilgili muafiyetleri konusunda Askerlik Kanununa atıf yapılmaktadır.
Bu Kanun uygulamalarında kullanılabilecek arsa ve araziler ile bunların tahsis, devir ve temliki düzenlenmektedir.
Köy tüzel kişiliğine ait arsa ve arazilerin bu Kanun kapsamında kullanılmasına ilişkin esaslar belirtilmektedir.
Kullanılacak arazi ve arsaların askeri yasak bölgeler dışında seçilmesi öngörülmektedir.
Ortak tesis ve yapıların tescili düzenlenmektedir.
Bu Kanunun uygulamasına ilişkin hizmetlerin hızlandırılabilmesi için, iskâna tâbi kimselerin gönüllü katkılarından yararlanılmasına imkân sağlanmaktadır.
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce iskân uygulamaları tamamlanmış olan aileler ile taahhütname verenlerden işlemleri devam edenlerin hak ve yükümlülükleri saklı tutulmaktadır.
Tahsil imkânsızlığı sebebiyle terkin edilecek Fon alacakları belirtilmektedir.
Fon paralarının milli bankalarda nemalandırılması öngörülmek suretiyle, Fona ilave gelir sağlanması amaçlanmaktadır.
Bu Kanunda yazılı görevlerin gerektirdiği işlerin Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yapılması veya yaptırılması ve bu amaçla Genel Müdürlüğün bütçesine ödenek konulması amaçlanmaktadır.
10, 11, 12 ve 13 üncü maddelere göre yapılacak iskânlarda yeni yerleşim yerinde ilgili kurum ve kuruluşlarca yapılacak hizmetler belirtilmektedir.
Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin düzenlemelerin Başbakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle yapılması öngörülmektedir.
Yürürlükten kaldırılan hükümler sayılmaktadır.
2510 sayılı Kanuna göre hak sahibi olan ailelerden, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren iki yıl içinde başvuranlara iskân yardımı yapılmasının esasları düzenlenmektedir.
Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, yürürlükteki tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması hükme bağlanmaktadır.
Yürürlük maddesidir.
Yürütme maddesidir.
T.C.
Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü 17/5/2006 Sayı: B.02.0.KKG.0.10/101-1153/2564 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 1/5/2006 tarihinde kararlaştırılan “İskân Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.
Gereğini arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan Başbakan GENEL GEREKÇE 27/5/1992 tarihli ve 3805 sayılı Kanun ile 2510 sayılı İskân Kanununa eklenen ek 34 üncü madde ile;
Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulup, Türkiye'ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişiler için göçmen konutları yapılması ve bu konuda Başbakan tarafından bir Bakanın görevlendirilmesi öngörülmüştür.
59 uncu Hükümet döneminde bakanlık sayılarının azaltılması nedeniyle Başbakan Oluru ile göçmen konutları ile ilgili söz konusu görevler Toplu Konut İdaresi Başkanlığına verilmiştir.
İllerde, Özel İskân Fonuna para yatırılarak edinilen arazilerin ve üretilen konutların tapu tescillerinin Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü adına olması nedeniyle 13/1/2005 tarihli ve 5286 sayılı Kanunda, kaldırılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü adına tapuda tescilli olan 2510 sayılı Kanunun ek 34 üncü maddesi uyarınca yapılan göçmen konutlarının Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredilmesi hüküm altına alınmıştır.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı kendisine tevdi edilen bu görevler çerçevesinde göçmen konutlarına ilişkin proje, yapım, kontrol, hak sahibi seçimi, tahsis ve dağıtım gibi görevlerini ifa etmekte olup, Tasarı ile de bu yönde düzenleme yapılmaktadır.
Diğer taraftan; 2510 sayılı Kanunun ek 34 üncü maddesi uyarınca yapılan ve hak sahiplerine tahsis edilen konutların, Kanunun amacı dışında kullanıldığı ya da terk edildiği için hak sahibi olmayanlar tarafından kullanıldığı veya işgal edildiği görülmektedir. Oysa hak sahibi olmasına rağmen henüz konut edinememiş göçmenler mevcut olup, Tasarı ile Kanuna aykırı kullanıldığı tespit edilen konutların göçmenlerin hizmetinde kullanılmak üzere tapu kayıtlarının iptalinin ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına tescilinin mahkemeden istenmesi öngörülmüştür.
Tasarı bu amaçlarla hazırlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ