Yıllık toplam enerji tüketimi bin TEP ve üzerinde olan endüstriyel işletmelerde ve toplam inşaat alanı yirmibin metrekare ve üzeri veya yıllık toplam enerji tüketimi beşyüz TEP ve üzeri olan binalarda enerji yönetimi uygulamalarını gerçekleştirmek üzere enerji yöneticisi görevlendirilmesi, kamu kesimi dışında kalan ve yıllık toplam enerji tüketimleri ellibin TEP ve üzeri olan endüstriyel işletmelerde ve organize sanayi bölgelerinde ise enerji yöneticisinin sorumluluğunda enerji yönetim birimi kurulması ile enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların kurulacak bir enerji yönetim sistemi ile yaygınlaştırılması ve daha etkin olarak yürütülmesi amaçlanmaktadır. 11/11/1995 tarihli ve 22460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Sanayi Kuruluşlarının Enerji Tüketiminde Verimliliğin Artırılması İçin Alacakları Önlemler Hakkında Yönetmelik” gereği, yıllık toplam enerji tüketimleri ikibin TEP ve üzeri olan endüstriyel işletmeler tarafından enerji yöneticisi atanmasına ilişkin hususlar halen uygulanmakta ve atanan enerji yöneticileri Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü veya Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş olan kurum veya kuruluşlarca düzenlenen sertifikalı enerji yöneticisi kurslarına katılmaktadırlar. Bu çerçevede bugüne kadar sekizyüzün üzerinde enerji yöneticisi eğitilmiş ve altıyüzden fazlasına Enerji Yöneticisi Sertifikası verilmiştir. Sertifikalı enerji yöneticisi atayan endüstriyel işletme sayısında ise bugüne kadar dörtyüz rakamı henüz aşılabilmiştir. Madde kapsamındaki düzenleme ile en az bin civarında endüstriyel tesisin kapsama gireceği tahmin edilmektedir. Binalara yönelik enerji yöneticisi görevlendirilmesi ise yeni getirilen bir düzenleme olup yaklaşık beşyüz binanın uygulamadan etkileneceği tahmin edilmektedir. Uygulama kapsamında, maddede belirtilen rakamsal sınır değerlerin üzerinde olan, aynı merkezden ısı enerjisi temin eden ve bağımsız bölümlerden oluşan ve mesken amaçlı kullanılan binalar ile konaklama tesisleri, eğitim tesisleri, hastane, hizmet binaları, alışveriş merkezleri gibi ticarî ve hizmet amaçlı kullanılan binalar, enerji yönetimi uygulamalarını gerçekleştirmek üzere enerji yöneticisi görevlendirecek veya enerji yöneticilerinden hizmet alabilecektir.
Bakanlık tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelik kapsamında, binalarda enerji yöneticisi görevlendirilmesi uygulamalarında enerji yöneticilerinin tam zaman çalışacak kişiler olmalarında bir zorunluluk getirilmemesine, bir enerji yöneticisinin birden fazla bina için bu görevi yerine getirebilmesine ve enerji yöneticiliği görevinin kat maliklerinden birisi tarafından da yerine getirilebilmesine imkan tanıyacak düzenlemeler yapılacaktır. Aksi takdirde söz konusu yükümlülükten muaf olabilmek için merkezî ısınma sistemlerine sahip site ve benzeri toplu konutlarda kat maliklerinin münferit ısınma sistemlerine geçişleri özendirilmiş olur. Bu da enerji verimliliğinin artırılması ilkesi ile çelişki yaratır. Enerji yöneticisi görevlendirilmesine ilişkin rakamsal sınır değerlerinin tespitinde, eğitime yönelik ülkemizdeki mevcut altyapı ve kapasite imkanları, endüstriyel işletmelerin büyüklükleri ve uygulamanın getireceği fayda ve maliyetler dikkate alınmıştır. Dünya uygulamalarından elde edilen tecrübeler, enerji yönetim sistemlerinin uygulanması ile yaklaşık yüzde on civarında tasarrufların sağlanabildiğini göstermektedir.
Enerji verimliliği çalışmalarının hedefli programlara dayalı olarak yürütülmesi amacıyla, enerji verimliliğinin gelişimini ortaya koyan envanter ve geleceğe yönelik projeksiyonların hazırlanmasına yönelik bilgilerin toplanması suretiyle bir veri tabanının oluşturulması amaçlanmaktadır. Geleceğe yönelik yapılacak projeksiyon çalışmalarına ve sektörel enerji verimliliği göstergelerine göre izlemelerin yapılması ve hedeflerin tayin edilmesi, enerji verimliliğindeki artışın gelecek yıllarda ülkemiz birincil enerji arzına etkisinin belirlenmesi, projeksiyonların ve göstergelerin sektör içindeki benzerleri ile ve Dünya, OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri ortalamalarının yanısıra bazı gelişmiş ülkelerdeki benzer sektörler ile mukayese edilebilmesi, bu çerçevede belirli bir süreç içerisinde, belirlenen hedeflere ulaşmak için gerekli önlemlerin alınmasının sağlanması hedeflenmektedir. Madde kapsamında, enerji yöneticisi çalıştırmakla yükümlü olan endüstriyel işletmelere ve binalara düzenli bilgi sağlama yükümlülüğü getirilmektedir. Ayrıca, kamu kesiminde enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik olarak, kamu kurum ve kuruluşlarının yıllık raporlar hazırlaması ve bu raporlara dayalı olarak Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün de kamu kesiminin geneline ilişkin kendi tespit ve değerlendirmelerini içeren yıllık raporlar hazırlaması hükme bağlanmaktadır.
Isı enerjisinin yeterince, yerli ve yerinde kullanılmasını sağlayan kontrol cihazlarının verimlilik üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Bu madde ile kontrol cihazlarının zorunlu olarak kullanılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda, sıvı veya gaz yakıtlı merkezî ısıtma sistemine sahip binaların tesisat projelerinde merkezi veya lokal ısı/sıcaklık kontrol cihazlarına ve ısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemlere yer verilmesi zorunlu kılınmaktadır. Çok sayıda bağımsız bölüme sahip apartmanlarda veya sitelerde merkezî ısınma sistemleri gerek konfor şartları gerekse ekonomik açıdan daha fazla avantajlara sahip olmakla birlikte, ülkemizde özellikle doğal gazın yaygınlaşması sırasında münferit ısınma sistemlerinin tercih edildiği görülmektedir.
Bu durum bir yandan binanın ısı dengesini olumsuz yönde etkilenmekte bir yandan da bir yerine çok sayıda ısıtma ekipmanı gerektiğinden, ekonomik açıdan kısıtlı imkanlara sahip ülkemizde gerekenin üzerinde ilk yatırım maliyetlerine sebep olmaktadır. Münferit sistemlerin tercih edilmesindeki en önemli etkenlerden biri, kullanılan enerji miktarı kadar ödeme imkanının sunulmasıdır. Oysa, merkezî ısınma sistemine sahip binalarda da, kullanıcıların tükettiği kadar ödeme yapmasına olanak sağlayan sistemlerin kullanılması ile kullanıcılara adaletli bir şekilde tükettikleri kadar ödeme yapabilme olanağı sunulabilmektedir. Isınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemlerin kullanımı ile hem ülkemizin ekonomik kaynakları daha rasyonel kullanılacak hem de merkezî ısınma sistemlerinde enerjinin gerektiği kadar kullanımı sağlanarak, çok pahalı ve kısıtlı olan enerji kaynaklarının verimli kullanımına katkı sağlanmış olacaktır. Isı/sıcaklık kontrol cihazlarının kullanımı ise, iç ve dış hava sıcaklıklarına bağlı olarak bir yandan iç ortamlardaki gerekli konfor şartlarını sağlarken bir yandan da enerji tüketimini kontrol etme imkanını sağlayacaktır. Isı/sıcaklık kontrol sistemlerinin kullanımı ile iç ortam sıcaklığının kontrolu sonucu yirmi derecenin üzerindeki iç ortam sıcaklıklarında sağlanabilecek her bir derece sıcaklık düşümü, ısıtma sisteminin enerji tüketiminde yüzde yedi civarında bir enerji tasarrufu sağlayacaktır.
Ülkemiz nihai enerji tüketimi içinde bina ve hizmet sektörünün payı 2004 yılı itibarı ile yüzde otuzbir olarak gerçekleşmiş olup, bu sektörde tüketilen enerji miktarının her geçen yıl artış eğiliminde olduğu görülmektedir. Bu sektörde enerjinin verimli kullanımı; binanın tasarımına, kullanılan malzemelerin niteliklerine, mekanın iklim koşullarına ve kullanım amacına bağlıdır. Bu sebeple, madde kapsamındaki düzenlemeler ile binalar için enerji verimliliği yapı kodunun hazırlanması suretiyle enerji verimliliği açısından daha kaliteli binaların üretilmesi amaçlanmaktadır. Ülkemizde 2000 yılından bu yana binaların yalıtımına yönelik zorunlu standart ve yönetmelik bulunmasına rağmen uygulama yeterince yaygın ve etkin olmadığından madde kapsamında yaptırım hükmü de yer almaktadır. Binalarda enerji verimliliğinin ikincil mevzuatı niteliğindeki enerji verimliliği yapı kodları Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda ve Japonya tarafından uygulanmaktadır. Hatta bazı ülkeler, binalar için, enerji verimliliği dışındaki konuları da içine alan ulusal yapı kodlarına sahiptir. Ülkemizdeki binalarda yüzde otuzun üzerinde bir tasarruf potansiyeli olduğu dikkate alındığında, bu uygulamadan önemli katkılar beklenmektedir.
Bir binanın maliyeti satınalma ve işletme maliyetlerinden oluşmaktadır. İşletme maliyetlerinde en büyük pay ise enerjiye aittir.
Bu sebeple bilinçli bir tüketici tarafından satınalma veya kiralama aşamasında binanın, satınalma bedelinin veya kira bedelinin yanısıra işletme bedelinin de dikkate alınması gerekmektedir. Bu amaca yönelik getirilen enerji kimlik belgesi uygulamaları ile hem bina sahiplerinin veya kullanıcılarının, satınalma veya kiralama aşamasında binalarının enerji kullanımı konusunda bilgilendirilmeleri ve bilinçlendirilmeleri hem de ülkemizdeki bina karakteristiğinin belirlenmesi ile envanter oluşumunun sağlanması hedeflenmektedir. Bunun sonucunda enerji verimli binaların değerinde meydana gelecek artışlar, bina sektöründe enerji verimliliği önlemlerinin uygulanmasının belirli oranda kendiliğinden yaygınlaşmasına yol açacaktır. Toplumun bilinçlendirmesine katkıda bulunmak üzere, enerji kimlik belgesinin Avrupa Birliği direktifleri doğrultusunda ve enerji verimliliği unsurlarını içine alacak şekilde düzenlenmesi düşünülmüştür. Benzeri uygulamalar, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda ve İtalya’da mevcuttur. Bu çerçevede, Kanunun yayımı tarihinden itibaren yeni yapılan binalar için enerji kimlik belgesi düzenlenmesi öngörülmektedir. Enerji kimlik belgesi mücavir alan içindeki tüm yeni binalar, mücavir alan dışında ise uygulama zorluğundan dolayı özellikle ticarî binaları kapsayacak şekilde, 5.000 metrekare ve üzerinde toplam inşaat alanı olan binalar için düzenlenecektir. Avrupa Birliği mevzuatı ile uyum sağlanması açısından, geçici maddede yapılan düzenleme çerçevesinde, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yapılacak düzenlemeler ile belirli bir geçiş sürecinden sonra uygulama mevcut binalara da yaygınlaştırılabilecektir.
Elektrik enerjisi üretim tesislerinde enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik olarak alınacak önlemlerle sistemlerdeki mevcut kayıpların azaltılması ve üretimin artırılması mümkün olabilecektir. Farklı zaman dilimleri için belirlenen tarife uygulamaları, bilinçlendirmek, bilgilendirmek ve gerektiğinde teşvik etmek suretiyle tüketicilerin daha verimli ekipman kullanımlarının sağlanması ve benzeri şekildeki uygulamalarla yapılan talep tarafı yönetimi ile yük yönetimi ve yükün kaydırılması sağlanmış olacak ve iletim ve dağıtım şebekelerinde kapasite artırmaya yönelik pahalı yatırımlar yapılmayacak veya ertelenebilecektir. Deneyimler iletim ve dağıtım sistemi içinde enerji verimliliği konusunda yapılacak yatırımların iletim, dağıtım sistemlerinin altyapısına yapılacak yatırımlardan daha ucuz ve kabul edilebilir olduğunu göstermektedir. Yine ülkemiz elektrik enerjisi tüketiminde yaklaşık yüzde beş paya sahip olan açık alan aydınlatması ve biyoyakıt, hidrojen vb. alternatif yakıt kullanımının özendirilmesi ile ilgili hususları da kapsayacak şekilde bir düzenlemenin Bakanlık tarafından yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Ülkemiz nihai enerji tüketiminde yüzde yirmi gibi önemli bir paya sahip olan ulaşım sektöründe yüzde onbeşin üzerinde olduğu tahmin edilen enerji tasarruf potansiyelini kazanmak üzere enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik bazı düzenlemelerin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile birlikte hazırlanarak Ulaştırma Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelik kapsamında yapılacağı hükme bağlanmaktadır.
Enerji verimliliği etüt çalışmalarında güvenilirliğin sağlanması için, akredite olmuş ulusal veya uluslararası kuruluşlar tarafından kalibrasyonu yapılmış ve etiketlenmiş cihazların kullanılması gerektiği ayrıca bu madde kapsamında hükme bağlanmaktadır.
Yakma tesisleri birincil enerjiden yararlı enerji elde edilmesinde yaygın olarak kullanılan sistemlerdir. Özellikle binaların ısınma sistemlerinde kullanılan yakma sistemlerinde bu çevrim sırasında önemli kayıplar olduğu değerlendirilmektedir.
Binaların ısınma sistemlerinde kullanılan kazanlarda yılda en az onbeşmilyon Ton Eşdeğer Petrol enerji tüketildiği de dikkate alındığında bu kayıpların önemi daha da artmaktadır. Bu madde kapsamında yakma tesislerinde kullanılan verimsiz ekipmanlardan kaynaklanan enerji kayıplarının azaltılması amaçlanmaktadır.
Elektrik enerjisinin üretim, iletim ve dağıtım kayıpları dikkate alındığında, tüketilen her bir birim elektrik enerjisi neredeyse dört birim birincil enerji kaynağı anlamına gelmektedir. Bu sebeple elektrik enerjisinin verimli kullanımı hem ülkemiz açısından hem de pahalı bir enerji olmasından dolayı kullanıcıları açısından önem arz etmektedir. 2004 yılı itibarı ile elektrik enerjisi tüketiminin yüzde kırksekizi konut ve hizmetler sektöründe tüketilmekte olup bunun önemli bir kısmı da ev tipi elektrikli ev aletleri tarafından tüketilmektedir. Bu itibarla enerji verimli ürünlerin kullanımı ile konut ve hizmetler sektörü için gerekli elektrik enerjisi talebinin düşürülmesi mümkün görülmektedir. Ayrıca sanayi sektöründeki elektrik tüketiminin en az yüzde yetmişi elektrik motorları üzerinden gerçekleşmektedir. Madde kapsamında, elektrik motorlarının yanısıra, ev tipi olanlardan, ampullerin, çamaşır makinelerinin, bulaşık makinelerinin, çamaşır kurutma makinelerinin, kurutmalı çamaşır makinelerinin ve soğutucuların etiketlenmesine dayalı olarak, enerji verimliliği açısından kullanılabilecek asgarî sınır değerlerin belirlenmesine yönelik hususlar tanımlanmaktadır. Bu çerçevede, asgarî şartları sağlamayan cihaz ve ekipmanların satışlarının engellenmesine ilişkin hususlar da hükme bağlanmaktadır.