Malum olunduğu üzere ülkemiz nüfusunun büyük bölümü tarım sektöründe çalışmaktadır. Tarımsal desteklerin çok yetersiz olduğu geçmiş dönemlerde, tarımsal çalışmalar sonucu elde edilen gelir, geçim düzeyinin çok altında kalmıştır. Bu sebeple çiftçilerimiz kredi alabilmek için her türlü şartı kabul etmişlerdir. Çiftçilerimiz başka alanlarda uygulaması olmayan, grup kefilliği ile birbirlerine kefil olmuşlardır. Çiftçilerimiz, hiç tanımadıkları, ödeme gücü bulunmayan, ikameti tespit edilemeyen borçluların borcunu, grup kefilliği sıfatı ile ödemek zorunda kalmaktadırlar. Teklif ile, başkalarının borcu sebebi ile müzayaka halinde bulunan çiftçimizin, bu zor durumdan kurtarılması öngörülmektedir.
Bu teklif ile çiftçilerimiz, kendilerine ait olmayan ve kendilerini iflasa götürecek olan borçlardan kurtulacaklardır.
T.C. Ziraat Bankası A.Ş. tarafından 2002 yılı ve öncesinde, Tarım Kredi Kooperatiflerince 2004 yılı ve öncesinde müştereken (grup kredisi şeklinde) kullandırılan krediler için, 20 kadar kişinin birbirine müşterek ve müteselsilen kefil oldukları bir sistem yürürlükte bulunmaktaydı. Bu sistem kaldırılarak yerine Kredi Genel Sözleşmesi uygulaması getirilmiştir. Bu uygulamayla müşterek kredi kullandırılmasına T.C. Ziraat Bankası A.Ş. tarafından 2002 yılında, Tarım Kredi Kooperatiflerince 2004 yılında son verilmiştir.
Müteselsil kefilliğin uygulandığı kredilerde, bir kişi kendi borcunu ödemiş olsa bile senette yazılı olan diğer borçluların borçları için kefaletleri devam etmektedir. Çiftçilerimiz kefaletleri sebebi ile ilgili kuruluşlar tarafından Borçlar Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde, hakkında icra takibi başlatılmakta ve haciz tazyikine muhatap olmaktadırlar. Kredi kullanan çiftçilerimiz müteselsil kefil oldukları diğer borçluları tanımamaktadırlar. Çiftçilerimizin birçoğunun diğer borçlularla hiçbir maddi ya da manevi ilişkisi bulunmamaktadır, diğer borçluların adreslerini, ödeme gücü bulunup bulunmadığını bilmemektedirler. Bu durum da çiftçilerimizin kendi borçlarını ödemiş olmalarına rağmen kefaletten dolayı mağdur duruma düşmelerine sebebiyet vermektedir. Bu teklifle, kendi borcunu ödeyen iyi niyetli borçluların mağduriyetleri giderilmiş olacaktır.
Diğer yandan, kefalet sorumluluğu sona erecek borçlularla aynı senetlerde yer alan ve fakat kendi borcunu ödeyemeyecek duruma düşmüş olan borçlular hakkında bu alacakların tahsili için haklarında yasal takipler sürdürülmeye devam edecektir. Bu durumdaki kişiler hakkında yapılacak yasal takip sonucu alacağın tahsili sağlanamayarak aciz vesikasına bağlanması halinde, aciz vesikasına bağlanan borçların, sosyal sorumluluk gereği Hazine tarafından karşılanması uygun olacaktır.
Üreticilerin, 1972/1581 sayılı Kanun çerçevesinde Türk çiftçisine hizmet veren Tarım Kredi Kooperatiflerinin sunduğu hizmetlerden faydalanabilmeleri için Tarım Kredi Kooperatiflerine ortak olmaları gerekmektedir.
Tarım Kredi Kooperatiflerine ortak olmak için müracaat eden üreticilerden;
Kooperatif bölgesinde kendisine ait arazi üzerinde tarımsal bir işletmeye sahip olmaları veya Merkez Birliğince tespit edilen esas ve ölçülerde büyük ve küçükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı, seracılık, arıcılık, ipekböcekçiliği, balıkçılık, yaş meyve ve sebze üreticiliği ve benzeri konularda üretim faaliyetinde bulunuyor olmaları şartı aranmakta olup, sahip oldukları tarımsal işletmelerini tapu kayıtlarıyla tevsik etmeleri, hayvan varlıklarını da Köy/Mahalle Muhtarlıklarından ve/veya Tarım İl/İlçe Müdürlüklerinden alınacak olan belgelerle tevsik etmeleri gerekmektedir. Ayrıca tarımsal faaliyetleri hakkında detaylı olarak yazılı beyanda bulunmaktadırlar.
Buna göre, Tarım Kredi Kooperatifine ortak olan üreticilerden alınan belgelerin içeriği “Çiftçilik Belgesinin” içeriğini kapsamaktadır.
Dolayısıyla, TKK ortaklarından ayrıca “Çiftçilik Belgesi” istenilmesi TKK’da mevcut bilgilerin tekrar alınması anlamına gelmektedir. Bu bakımdan; Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanan ve bu Kooperatifler aracılığıyla Devletçe sağlanan her türlü destekten yararlanan çiftçilerden, yürürlükteki kanun hükümlerine göre istenilmekte olan çiftçilik belgesi istenilmemesi daha uygun olacaktır. Böylece çiftçilerimizin boşa masraf yapmaları, boşa zaman harcamaları önlenmiş olacaktır.