Yürütme maddesidir.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Jeotermal Kaynaklar ve Mineralli Sular Kanun Teklifi gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur.
Saygılarımla arz ederim. 31/3/2003 Hakkı Ülkü İzmir GENEL GEREKÇELER Türkiye jeotermal kaynakların aranması ve değerlendirilmesine yönelik bilimsel çalışmaların başlangıcı yaklaşık kırk yıl öncesine uzanmaktadır. Bu dönem içerisinde yapılan çalışmalar, ülke potansiyelini tam olarak belirleyecek yeterlilikte olmasa bile çalışmalar göstermiştir ki ülkemiz jeotermal kaynaklar açısından oldukça zengin imkânlara sahiptir. Ancak, bu imkânlardan yeterince istifade edildiğini söylemek mümkün değildir. Ülkemizde uzun yıllardır jeotermal kaynakların geleneksel kullanımı olan Ilıca/Kaplıca dışında ticari ve kaynağın yapısı ve özelliklerine dayalı uygulamalı bulunmamaktadır. Halbuki bu dönemde dünyada jeotermal kaynaklar yeni uygulama alanları ile insanlığın hizmetine sunulmuş ve bu konuda büyük yatırımlar yapılmıştır. Özellikle son yıllarda artan temiz enerji ihtiyacı ve çevre kirliliği yaratmayacak enerji kaynaklarına yönelim bu kaynağın önemini daha da artırmıştır.
Ülkemizde son yıllarda bazı il ve ilçelerde bu kaynağa dayalı özellikle konut ısıtmacılığına yönelik tesislerin kurulması, bu kaynağın daha iyi tanınmasına vesile olmuştur. Diğer taraftan genel olarak jeotermal kaynaklar ile aynı jeolojik sistem içerisinde bulunan mineralli sulardan da daha fazla istifade edebilme yönünde yatırımlar başlamıştır. Bu uygulamaların sayıca giderek artması, jeotermal kaynaklar ve mineralli sular konusundaki mevzuat yetersizliğini ve boşluğunu da gündeme getirmiştir.
Kaynaklar ile ilgili hukuki alanda tam bir karmaşa söz konusudur. 927, 4268, 6977 ve 3487 sayılı kanunlar, sadece içmeye, yıkanmaya mahsus sıcak ve soğuk şifalı sulara ait olup genellikle kaplıcalar ile ilgili olduğundan, günümüzce teknolojik uygulamaları kapsamında elektrik üretimi, ısıtma, soğutma mineral-gaz edinmesi termal turizmi ve tedavi amaçlı uygulamalara yönelik esasları bilimsel ve teknik anlamda taşımadığından yetersiz kalmaktadır.
Anayasanın 168 inci maddesinde yeraltı kaynaklarının hangi esas ve usuller çerçevesinde işletilebileceğinin Kanunla belirlenmesi gerektiği öngörülmüş olmasına rağmen, jeotermal kaynaklar ve mineralli sular konusunda bugüne kadar, Anayasanın bu maddesinde belirtilen esaslara uygun bir yasal düzenleme getirilememiştir.
Yukarıda belirtildiği gibi daha bilimsel ve teknik esaslar çerçevesinde inceleme ve etüt yaparak;
kaynak varlığının tam olarak ortaya çıkarılması, kaynaktan daha fazla istifade edilmesi, kaynak israfının ve çevre kirliliğinin önlenmesi, temiz enerji ihtiyacının karşılanması konut ısıtma, termal ve sağlık amaçlı gibi entegre kullanımın yaygınlaştırılması uygulamasına en sağlıklı şekilde ve süratle geçilebilmesi için böyle bir yasal düzenlemeye acilen ihtiyaç duyulmaktadır.