Spor faaliyetleri günümüzde geniş kitleleri etkileyen, uluslararası ilişkileri geliştirerek Dünya barışına katkıda bulunan evrensel bir faaliyet alanıdır. Dünya genelinde ve ülkemizde hızlı bir gelişim süreci yaşanmaktadır. İnsan haklarına verilen değerle birlikte sanat ve spor bugün toplumların aynası olarak kabul edilmektedir. Bedenen ve ruhen iyi yetişmiş genç bir nüfus ülkemizin her alanda rekabet gücünü artıracaktır.
Anayasanın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan “Gençliğin korunması” başlıklı 58 inci maddesinde, “Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milliyetiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.” hükmü yer almıştır.
Aynı bölümde yer alan “Sporun geliştirilmesi” başlıklı 59 uncu maddede ise “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur.” hükmüne yer verilmiştir.
Esasen sporun geliştirilmesi ve kitlelere yayılmasının, gençliğin Anayasanın 58 inci maddesinde sayılan tehlikelerden korunması hususunda başvurulacak en etkili ve yararlı yöntem olduğu da açıktır.
Mezkûr Anayasa hükümleri uyarınca Devlet; sporun kitlelere yayılmasını teşvik etmek, her yaştaki yurttaşlarımızın fizik, moral güç ve yeteneklerini geliştiren beden eğitimini ülke geneline yaygınlaştırmak, sporun bir yaşam biçimi olarak benimsenmesini sağlamak ve gençlerimizin serbest zamanlarını ülke yararı doğrultusunda değerlendirmelerine ilişkin hizmetleri yürütmek amacıyla, tedbirler almakla yükümlüdür.
Olimpiyat Oyunları, Dünya ve Avrupa şampiyonaları gibi önemli ve büyük spor organizasyonlarında başarı kazanan üst düzey performans sporcularının; faal sporculuk dönemlerinde, söz konusu başarıları kazanabilmek için yapmak zorunda oldukları sportif çalışmalar, çoğu zaman öğrenim hayatı ve çalışma hayatını aksatabilmekte ve bu durum faal sporculuk döneminin sona ermesi ile birlikte söz konusu sporcuların maddi yönden zor durumda kalmalarına sebep olmakta; zaman içinde söz konusu başarıların unutulması da sporcuları manevi yönden yıpratmakta ve yeni nesillerde spor yapma azmini olumsuz etkilemektedir.
Kanun Teklifinde belirtilen uluslararası spor organizasyonlarında başarı kazanan ve toplumda sevgi ve saygı gören milli sporcuların, kendilerine, ailelerine aylık bağlanması ve tedavi yardımı verilmesi suretiyle maddi ve Devlet Sporcusu unvanı verilmek suretiyle manevi yönden Devlet tarafından takdir edildiğini görmek, spora başlama yaşındaki çocuklara ve gençlere örnek teşkil ve spora teşvik edecektir.
Ayrıca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2012 Olimpiyat Oyunlarına kadar geçen süre içerisinde, ilk ve orta öğretim öğrencileri arasından Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından her yıl seçilecek 1000 öğrencinin, Olimpiyatlara ülkemiz adına katılacak sporcu olarak yetiştirilmesi, bu sporcuların iaşe, ibate ve öğrenim giderlerinin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından karşılanarak, bu sporculara 16 yaşını doldurmamış işçiler için tespit edilen asgari ücret oranında her ay ücret ödenerek, sportif alanda daha iyi yetişmeleri amaçlanmıştır.