Ülkemizde, 2008 yılı sebze üretim miktarı yaklaşık 27.2 milyon ton, meyve üretim miktarı ise yaklaşık 15.6 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Üretilen sebze ve meyvenin yaklaşık yüzde beşi ihraç edilmektedir. Bu anlamda, üretilen sebze ve meyvenin yüzde doksanbeşi Ülke içinde kalmakta, bu miktarın yaklaşık yüzde yirmibeşi ise tüketim merkezlerine ulaşamadan pazarlama sürecinde zayi olmaktadır. İç pazara sürülen sebze ve meyvenin yaklaşık yüzde otuzu toptancı hallerinde işlem görmekte, kalan kısmı ise hiçbir kayda girmeksizin pazarlanmaktadır.
Günümüzde ekonomik politikalarla güdülen amacın enflasyonu makul seviyelere çekerek sağlıklı büyümenin temellerini güçlendirmek olduğu bilinmektedir. Enflasyon üzerine yapılan açıklamalar değerlendirildiğinde, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yüksek oranlı artışın enflasyon üzerinde büyük bir etkisinin olduğu anlaşılmaktadır.
Ülke ekonomisine olan genel etkisi, ihracata olan etkisi ve enflasyon üzerindeki etkisi bir arada değerlendirildiğinde, sebze ve meyve piyasasının; sebze ve meyve üreticilerini, üretici birlikleri ve kooperatiflerini, sebze ve meyve ticareti ile iştigal eden komisyoncuları, tüccarları, perakendecileri, dışsatımcı ve dışalımcıları, yerel ve merkezi kamu örgütünü, nakliyecileri, ambar ve soğuk hava deposu sahipleri ile tüketicileri çok yakından ilgilendirdiği görülmektedir.
Ülkemizde sebze ve meyvelerin toptan ticareti 24/6/1995 tarihli ve 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile bu Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden çıkarılan ikincil mevzuatta yer alan hükümler çerçevesinde yapılmaktadır. Toptancı halleri de anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde kurulmakta ve işletilmektedir.
Anılan Kanun Hükmünde Kararname ve değişiklikleri ile; sebze ve meyve ticaretinin kalite, standart ve sağlık kurallarına uygun olarak serbest rekabet sistemi içerisinde yapılması, üretici ve tüketiciler ile sebze ve meyve ticaretini meslek edinenlerin çıkarlarının dengeli ve eşit şekilde korunması ve toptancı hallerinin modern ve çağdaş bir altyapı sistemine kavuşturulması amaçlanmış ancak, aradan geçen yaklaşık ondört yıllık süre boyunca bahsi geçen bu amaçlara ulaşılamamıştır.
Sebze ve meyve ticaretinde halen;
- Malların haller üzerinden pazarlanma zorunluluğunun serbest rekabeti olumsuz yönde etkilemesi, - Rüsum ve komisyon oranlarının ticareti zorlaştıracak ve kayıt dışılığı arttıracak düzeyde bulunması, - Sebze ve meyvelerin fıyat ve miktarlarına ilişkin bilgilere ulaşılamaması, - Müzayede, depolama, tasnifleme ve ambalajlama tesisleri ile laboratuvarları bulunmayan çok sayıda toptancı halinin bulunması, - Malların gıda güvenliği ve izlenebilirliğinin sağlanmasına imkan veren mekanizmaların bulunmaması, - Anlaşmazlıkların kolay, hızlı ve düşük maliyetle çözümüne imkan veren etkin bir mekanizmanın oluşturulamaması, - İç piyasada standart uygulamaların bulunmaması, - Üreticinin rekabet gücünün zayıf olması, -Üreticilerin, mallarını pazarlama imkanlarının yetersiz olması gibi sorunlar yaşanmaktadır.
Yaşanan bu sorunlar, 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve değişikliklerinin sebze ve meyve ticaretini düzenlemekteki yetersizliği, sebze ve meyve ticaret hacminin büyüklüğü, Avrupa Birliği mevzuatına uyumun sağlanması ve toptancı halleri ile pazar yerlerinin yeniden yapılandırılması gerekliliği yeni bir düzenleme yapılmasını zorunlu kılmıştır.
Tasarıyla; rekabetçi yapının sağlanması, üreticinin, emeğinin karşılığını alabilmesi, tüketicinin, yeterli, kaliteli, güvenilir, sağlıklı ve uygun fiyatlı mal talebinin karşılanabilmesi, maliyetlerin düşürülmesi, gıda güvenliğinin temin edilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi, tedarik, dağıtım ve satışta etkinliğin sağlanması, toptancı halleri ile pazar yerlerinin çağdaş bir altyapıya kavuşturulması, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunması, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Bu kapsamda;
- Toptancı haline bildirimde bulunmak kaydıyla toptancı hali dışında da toptan mal alınıp satılmasına, - Hal Kayıt Sisteminin kurulmasına, - Hal içi ve dışı işlem maliyetlerinin azaltılmasına, - Hal hakem heyetlerinin yeniden yapılandırılarak değeri ellibin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklarda heyete başvurunun zorunlu olmasına, -Bakanlar Kurulunun, değişen piyasa şartlarına göre rüsum oranlarını değiştirebilmesine, -Malların izlenebilirliğine imkan veren ürün künyesi uygulamasının getirilmesine, satıcıların da, ürün künyelerini malların kap veya ambalajlarında bulundurmakla yükümlü olmasına, -Toptancı hallerindeki işyerleri ile semt pazarlarındaki satış yerlerinin en az yüzde onunun üretici/üretici örgütlerine ayrılmasına, - Sanayi ve Ticaret Bakanlığının özellikle üretici haklarının korunması amacıyla alım satım işlemlerini düzenleyen sözleşmelerde bulunması gerekli asgari şartları belirleyebilmesine, - Üretici örgütü kapsamının genişletilmesine ve üretici örgütlerinin rüsum ödemeksizin toptancı hali dışında da toptan olarak vergi mükelleflerine satış yapabilmesine, - Ziraat odalarının talebiyle, talep tarihini takip eden iki yıl içinde üretici pazarlarının kurulabilmesine, - Semt pazarlarının modern bir yapıya kavuşturulmasına, bu yerlerde tüketicilere daha düzenli ve hijyenik bir ortamda alışveriş imkanının sunulmasına, - Hal rüsumunun paylaşımında üretim bölgesi belediyeleri ile tüketim bölgesi belediyeleri arasındaki dengesizliğin hal rüsumunun iki belediye arasında eşit dağıtımıyla giderilmesine, -Toptancı hali kurma faaliyetlerinin disiplin altına alınmasına, -Toptancı hali konseyinin oluşturulmasına ve böylelikle Konseye temsilci verecek olan kamu kurumları, üretici ve tüketici örgütleri ile sivil toplum ve meslek kuruluşları arasında uygulamaya yönelik işbirliğinin sağlanmasına, yönelik düzenlemeleri ihtiva etmektedir.