Tasarı/teklif madde 1
→ yürürlükteki madde 1Madde ile; Kanunun amacı ve kapsamı belirlenmiştir.
Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 473 (Esas No: 1/789) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Modern biyoteknoloji, farklı canlı tür ve sınıfları arasında (örneğin bakteriden bitkiye ya da hayvana) gen aktarımını mümkün kılmıştır. Modern biyoteknoloji teknikleri kullanılarak geliştirilen yeni ürünler uluslararası piyasalarda tarım ve gıda için üretim ve tüketime sunulmuştur. İnsan ve hayvan sağlığı için gerekli olan bazı aşı ve ilaçlar da bu yöntemler kullanılarak geliştirilmektedir.
Modern biyoteknoloji, bitkisel ürünlerde hastalık ve zararlılara dayanıklılık ile olumsuz çevre şartlarına dayanıklılığın geliştirilmesi ve ürün kalitesinin arttırılması için kullanılmaktadır.
Ancak, genetik yapısı değiştirilmiş organizmaların (GDO) insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileri konusunda bilimsel çevrelerde tartışmalar devam etmektedir. Modern biyoteknoloji ile genetik yapıda doğal olmayan yeni genetik oluşumlar meydana getirilmektedir. Bu nedenle, GDO'lar insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığı ile biyolojik çeşitlilik üzerinde zarar oluşturma riskini taşımaktadır.
Kullanılan materyalin canlı organizma olması ve zararın ortaya çıkması durumunda geri dönüşün çok zor olması veya mümkün olmaması, modern biyoteknoloji ürünlerinden kaynaklanan riski daha da arttırmaktadır. Riskin yönetilmesi için ise ulusal ve uluslararası tedbirler geliştirilmektedir. Ancak, alınan tedbirlerin bilimsel ve teknolojik çalışmaların önünü kesmemesinin yanı sıra; insan, hayvan, çevre sağlığı ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunması da gerekmektedir.
Bitki çeşitlerinin teknoloji ürünü çeşitlere dönüştürülmesi, bunların genetik yapılarının değiştirilerek daha pahalı hale gelmesi ve bu tohumlardan bazılarının her yıl yenilenmesinin zorunlu hale gelmesi nedeniyle, üretici ve tüketicilerin olumsuz yönde etkilenmesi ihtimalinin artması, yerel tür ve çeşitlerin devamlılığının tehlikeye düşmesi ve tarımsal üretimde dışa bağımlılığın artması gibi sosyo-ekonomik riskler de mevcuttur.
Modern biyoteknolojinin, tüm yeni geliştirilen teknolojilerde olduğu gibi birtakım riskler taşıdığı artık tüm dünya tarafından kabul edilmektedir. Nitekim GDO'lar dahil modern biyoteknoloji teknikleri kullanılarak geliştirilen ürünlerde risklerin varlığı kabul edildiği için bu konuda Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin Biyogüvenlik Kartagena Protokolü hazırlanmış ve ülkemiz de dahil olmak üzere pekçok ülke tarafından kabul edilmiştir. Bu yaklaşım, Avrupa Birliği dahil birçok ülkede mevzuatın hazırlanmasında temel esas olarak alınmıştır.
Ülkemiz biyolojik çeşitlilik yönünden dünyanın en önemli ülkelerinden birisidir. Söz konusu zenginliğimizin korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması ve ekonomik değere dönüştürülmesinde modern biyoteknoloji yöntemlerinin kullanımı önemli imkanlar sunmaktadır. Ancak, bu kullanımda da sınırları ve esasları çok iyi belirlenmiş biyogüvenlik kurallarına ihtiyaç vardır. Bu nedenle, Kanunda biyogüvenlik bir bütün olarak ele alınmış, insan, hayvan ve çevre sağlığı ile biyolojik çeşitliliğin korunması yanında bilimsel ve teknolojik gelişmelerin devamlılığının sağlanması için tedbirler öngörülmüştür.
Kanunun hazırlanmasında ülkemizin ihtiyaçlarının yanı sıra Kartagena Biyogüvenlik Protokolü ve Avrupa Birliği mevzuatına uyum hususları da göz önünde bulundurulmuştur.
EMRE /
Madde ile; Kanunun amacı ve kapsamı belirlenmiştir.
Madde ile; Kanunda kullanılan terimler açıklanmıştır.
Madde ile; Kanun kapsamındaki GDO veya ürünleri ile ilgili başvuruların yapılması, bu başvuruların değerlendirilmesi ve karara bağlanması düzenlenmiştir. GDO veya ürünlerinin ülkeye girişi, ülke içinde geliştirilmeleri ve piyasaya sürülmeleri, bu ürünlerin kontrollü kullanımlarının sağlanabilmesi için düzenlenmesi gereken ilk ve en önemli konulardır. Bu nedenle maddede, herhangi bir GDO ve ürününün ilk ithalatı ve kullanıma sunulması için Kurul kararı öngörülmüş, belli bir GDO veya ürünü ile ilgili bir faaliyet ilk kez gerçekleştirilmeden önce muhtemel risklerin belirlenebilmesi amacıyla her bir GDO ve ürünü için değerlendirme yapılması ve bu değerlendirmeye göre karar verilmesi hükme bağlanmıştır.
Bu kapsamda;
a) GDO ve ürünleri hakkında karar verilirken gözönünde bulundurulacak temel hususlar ifade edilmiştir.
b ) Başvurunun yapılacağı kurum, başvurunun yapılış şekli ve başvurunun değerlendirilmesi ile ilgili temel hususlar belirtilmiştir.
c) Karar verme şekil, süre ve süreci düzenlenmiştir.
GDO ve ürünlerinin ülkeye ve piyasaya ilk defa girişleri dikkate alınarak bu madde kapsamında izne bağlanan faaliyetler,
a) Deneysel amaçlı serbest bırakılması,
b) Piyasaya sürülmesi,
c) Genetiği değiştirilmiş mikroorganizmaların kapalı alanda kullanımı, olmak üzere üç grupta ele alınmıştır.
Kanunun başvuru ve değerlendirme ile ilgili hükümleri bu faaliyet grupları esas alınarak düzenlenmiştir.
GDO ve ürünlerini içeren bu faaliyetlerin karara bağlanması, Kartagena Biyogüvenlik Protokolünün de temelini oluşturan ve bilimsel belirsizlik durumunda çevreyi ve insan sağlığını korumak için önceden tedbir alma yaklaşımına dayanan ihtiyatlılık prensibinin uygulanmasına da imkan sağlamaktadır.
Madde kapsamında karar verilmeden önce, Kanunun amacına uygun olarak, çevrenin, biyolojik çeşitliliğin, bitki, hayvan ve insan sağlığının ve yaşamının korunması için, risk değerlendirmesinde ele alınacak temel unsurlar belirtilmiştir.
GDO'lar teknoloji ürünü olmaları nedeniyle genel olarak fikri ve sınai haklar çerçevesinde korunmaktadır. Bu nedenle gizli bilgilerin nasıl ele alınacağı ve Kanun kapsamında gerekli işlemlerin yürütülebilmesi için hiçbir koşulda gizli bilgi olarak kabul edilemeyecek bilgilerin neler olduğu ayrıca düzenlenmiştir.
Madde ile; başvuruların karara bağlanmasında temel esas olarak GDO ve ürünlerinin özelliklerine göre, tüketiciler ve kullanıcılar, etkileşime girmesi muhtemel çevresel şartlar dikkate alınarak risk değerlendirmesi ve sosyo-ekonomik değerlendirmelerin ayrı ayrı yapılması hükme bağlanmış ve ticari yarar sağlayan taraf olan başvuru sahibinin, bu değerlendirmede yapılacak analiz, test ve denemelerin masraflarını üstlenmesi öngörülmüştür.
Madde ile; GDO ve ürünleri ile ilgili yasaklar belirlenmiştir. Yasaklar, insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında ihtiyati tedbir prensibi esas alınarak ülkemizin rekabet üstünlüğüne sahip olduğu konular ile toplumsal hassasiyet taşıyan alanları kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.
EMRE /
Madde ile; ülke ihtiyacı ve aciliyeti de dikkate alınarak karar işlemlerinde kolaylaştırmaya gidilebilmesi için GDO ve ürünlerinden kaynaklanabilecek herhangi bir riski olmayan ve insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe herhangi bir zararının bulunmadığı yönünde mevcut bilgiye ve daha önce yapılmış olan risk değerlendirmesine dayanan başvurular hakkında sosyo-ekonomik değerlendirme sonuçları da dikkate alınarak basitleştirilmiş işlem uygulanmasına imkan sağlanmıştır.
Madde ile; verilen kararlara başvuru sahibinin uymasını sağlamak, mevcut bilimsel veriler ve teknolojik imkanlarla önceden tahmin edilemeyen olumsuz etkileri en erken safhada tespit ederek önlem alabilmek için yürütülmesi gerekli görülen işlemler düzenlenmiştir.
Biyogüvenliğin sağlanabilmesi için alınan tedbirlerin ülkesel bütünlük içinde yürütülmesi esasından hareketle GDO ve ürünleri ile ilgili faaliyetleri denetleme yetkisinin bir yapı altında toplanması gerekli görülmüş ve denetleme ile ilgili kuralları belirlemek ve denetim yapmak konusunda Bakanlığa yetki verilmiştir.
Madde ile; mevcut görev ve yetkilerinin biyogüvenlik ile ilgili konuları büyük ölçüde doğrudan veya dolaylı olarak kapsaması ve bunlara yönelik belli ölçüde teknik ve kurumsal alt yapısının olması nedeniyle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ülkemizde biyogüvenlik sisteminin kurulup geliştirilmesi hususunda yetkili kılınmıştır.
Madde ile; Biyogüvenlik Kurulunun oluşumu düzenlenmiş ve Kurulda GDO ve ürünlerinin kullanıldığı veya GDO ve ürünlerinin etkileyeceği sektörler dikkate alınarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığını temsilen ilgili bakanlar tarafından Kanunda belirlenen şartları taşıyan kişilerin görevlendirilmesi öngörülmüştür.
Madde ile; Biyogüvenlik Kurulunun çalışma esasları belirlenmiştir.
Madde ile; Biyogüvenlik Kurulunun görev ve yetkileri belirlenmiştir.
Madde ile; bilimsel komitelerin oluşumu, görev ve yetkileri belirlenmiştir.
Madde ile; Kanun kapsamındaki görevleri yerine getiren Bakanlık personeli ile Kurul ve komite üyelerinin yükümlülükleri düzenlemiştir.
Madde ile; GDO ve ürünlerini kapalı alanda kullananlar yanında, çevreye serbest bırakanlar veya yem, gıda, işleme ve tüketim amaçlı piyasaya sürenler ile diğer kişilerin sorumluluklarına ilişkin genel esaslar ve temel ilkeler belirlenmiştir.
Madde ile; Kanuna aykırı hareket edenlere uygulanacak cezai hükümler düzenlenmiştir. Cezai yaptırımların caydırıcı özellikte olması ve ihtiyatlılık prensibinin uygulanmasına katkı sağlaması önem taşımaktadır. Bunun sağlanabilmesi için, Kanunda cezai hükümler risk oluşturma ve zarara sebep olma ayrımına gidilerek belirlenmiştir.
Madde ile; Kanunun uygulanması ile ilgili usul ve esasları düzenleyen yönetmeliklerin hazırlanması için Tarım ve Köyişleri Bakanlığına yetki verilmiştir.
Yürürlük maddesidir.
Yürütme maddesidir.
EMRE /