Tasarı/teklif madde 1
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadıMadde ile Kanunun amaç ve kapsamı belirtilmekte ve Kanunda yer alan bazı kavramların tanımları yapılmaktadır.
Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 485 (Esas No: 1/805) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Yurt dışındaki vatandaşlarla ilgili hizmetler, yurt dışında konsolosluklar bünyesinde verilmektedir.
Ancak, bu hizmetlere yönelik politikaların oluşturulmasında, yurt içinde, sayıları onu aşan farklı bakanlıklara bağlı kamu kurum ve kuruluşlarından meydana gelen bir yapı bulunmaktadır. Bu nedenle, vatandaşlarımız gerek kamu kurum ve kuruluşlarının idari yapısından kaynaklanan sorunlarla, gerekse ilgili kurumların sunduğu hizmetlerin farklılık arz etmesinden dolayı, çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadır.
Hükümetler, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza verdikleri önemden dolayı, bu konularla koordinasyon görevi yapmak üzere, hemen hemen her dönemde bir Devlet Bakanını görevlendirmiştir.
Bakanlar Kurulunun görev dağılımında bir Devlet Bakanına, yurt dışındaki vatandaşlara yönelik yapılacak hizmetlerde kurumlar arasında koordinasyonu sağlama görevi verilmekte, ancak, koordinasyon görevinden ne anlaşılması gerektiği belirtilmemektedir. Bu alanda Türkiye'de otuza yakın kurum, politika belirlemekte veya hizmet üretmekte, bu hizmetlerde mükerrerlikler oluşmakta, kamu kaynaklarının verimli ve etkili kullanılmamasının sonucunda da kaynak israfı ortaya çıkmaktadır.
GÖKHAN- / Konuya ilişkin görev alanıyla ilgili olarak, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan farklı yorumlar, kurumlar arasında yetki karmaşasına neden olmakta, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik koordinasyon görevinin ifasında zorluklarla karşılaşılmaktadır. Anılan koordinasyon görevi, münhasıran bu konu ile ilgili kurumsal bir yapı bulunmadığından, Başbakanlıkta bulunan müşavirler kanalıyla yürütülmeye çalışılmaktadır. Ancak bu durum, kurumsal hafızanın oluşmasını ve hizmetlerin sürdürülebilirliğini engellemektedir. Bu konuda kurumsal bir kapasite geliştirilemediğinden, sorunların çözümü kişisel gayretlere bağlı bir hâl arz etmektedir.
Yurt dışında beş milyon civarında vatandaşımız yaşamaktadır. Ülkemizdeki yakınları da hesaba katıldığında bu sayı, onbeş milyona ulaşmaktadır. Bu topluluğun sorunlarının çözümünün daha yakından takip edilmesi için, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğini ve koordinasyonu sağlayacak bir birime ihtiyaç duyulduğu, bu hizmetin muhatabı vatandaşlar ve yetkililerce de dile getirilmektedir.
Türk dünyası ve akraba toplulukları ile ilgili işlerin koordinasyonunda da yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik koordinasyonda yaşananlara benzer sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Bilindiği üzere, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), başlangıçta Türk dünyası ve akraba toplulukları ile ilgili bir birim olarak kurulmuş ancak, değişen şartlar, TİKA'nın yurt dışında teknik ve kalkınma yardımı yapan bir kuruluş haline gelmesini sağlamıştır. TİKA'nın bu niteliği, son yıllarda Birleşmiş Milletler ve bağlı teşkilatları başta olmak üzere, uluslararası platformda takdirle karşılanmaktadır. Bu çalışmalar sayesinde Türkiye, kalkınma yardımları alanında OECD üyeleri arasında "uluslararası donör ülkeler" arasına girmektedir. Bu durum, ülkemizin prestiji açısından önemlidir.
TİKA'nın belirtilen alanda ihtisaslaşması, ülkemizi dış dünyada daha saygın bir konuma getirmektedir.
TİKA'nın teknik ve kalkınma yardımlarının dışında yapacağı diğer çalışmalar, uluslar arası arenadaki saygın konumunu sarsabileceğinden, soydaş ve akraba toplulukların yaşadığı bölgelerde, icraî görev yapmayan, ancak kamu kaynaklarının ortak hedefler çerçevesinde harcanmasını sağlayacak politikaların oluşturulup, hedefe yönelik olarak kullanılmasını sağlamak ve kurumlar arasında koordinasyon görevi yürütmek üzere ayrı bir birim kurulması daha uygun olacaktır.
TİKA ve diğer bakanlıklarca, soydaş ve akraba toplulukların yaşadığı bölgelerde yapılacak faaliyetler, ülkemiz menfaatleri açısından belirli hedeflere ve önceliklere göre yapılmasına; bölgede hizmet veren kamu kurumlarına bağlı birimlere, yol haritası niteliğinde plan yapan, koordinasyon sağlayan, hedefler belirleyip o hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını raporlayan bir yapılanmaya ihtiyaç vardır. Bu yapı, stratejik yönetim anlayışını ve sonuç odaklı çalışma prensibini beraberinde getirecek ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayacaktır.
Milli Eğitim Bakanlığı, yurt dışından öğrenci getirme projelerini iki farklı genel müdürlük bünyesinde yürütmektedir. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı dışında farklı kamu kurumları tarafından da Türkiye'ye eğitim-öğretim maksadıyla yabancı uyruklu öğrenciler getirilmektedir. Bu çalışmalar, farklı kurumların yetki alanına girmektedir. Ülkemizin genel menfaatleri açısından önem arz eden yabancı öğrenci projesi de ilke ve uygulama bazında koordinasyon gerektiren bir çalışmadır.
Kurumların görevlerine müdahale edilmeksizin, farklı kurumların yetkisi içinde bulunan ve lobicilik yönü de önemli olan yabancı uyruklu öğrencilere yönelik çalışmaların, tek bir birim tarafından koordine edilerek bütünlük sağlanması, stratejik önemi haizdir.
Belirtilen nedenlerle, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın yaşadığı sorunlardan diplomasi faaliyetleriyle çözüleceklerin dışındaki sorunların takip ve çözümü; soydaş ve akraba topluluklara yönelik hizmetlerin bir plan dahilinde yürütülmesi ve yabancı uyruklu öğrencilere yönelik çalışmalara dair kurumlar arasında koordinasyonun sağlanmasıyla görevli bir birimin kurulmasının, hizmetlerin koordinasyonu ve sonuçlarının takibi açısından yararlı olacağı değerlendirilmektedir.
GÖKHAN- / Tasarıyla;
a) Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili çalışmalar yapmak ve sorunlarına çözüm üretmek,
b) Soydaş ve akraba topluluklar ile sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla bu topluluklara yönelik faaliyetler yürütmek,
c) Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülen projeler hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarınca ülkemizde eğitim görmesi uygun görülenlerle, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ülkemize gelen yabancı öğrencilerin, ülkemizdeki eğitim süreçlerinin başarılı bir şekilde sonuçlandırılması için her türlü esası belirleyerek, ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonu sağlamak, üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip ve özel bütçeli, Başbakanlığa bağlı Yurtdışı Türkler Başkanlığı kurulmaktadır.
Madde ile Kanunun amaç ve kapsamı belirtilmekte ve Kanunda yer alan bazı kavramların tanımları yapılmaktadır.
Madde ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip ve özel bütçeli, Başbakanlığa bağlı Yurtdışı Türkler Başkanlığı kurulmaktadır. Maddede ayrıca, Başkanlığın hizmetlerinin yerine getirilirken uyulması gereken standartlar, teşkilat yapısı, ülke ve bölge masalarının kurulması, bütçe ve denetim şekilleri ile yetki, sorumluluk ve yetki devrine ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
Madde ile Başkanlık teşkilatının, Yurtdışı Vatandaşlar Daire Başkanlığı, Kültürel ve Sosyal İlişkiler Daire Başkanlığı, Kurumsal İlişkiler ve İletişim Daire Başkanlığı, Yabancı Öğrenciler Daire Başkanlığı, Strateji Geliştirme ve İdari İşler Daire Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliğinden oluşması öngörülmekte ve bunların görevleri ile sorumlulukları belirlenmektedir.
Madde ile Başkanlık bünyesinde kurulacak olan sürekli kurul niteliğindeki Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu, Kültürel ve Sosyal İlişkiler Eşgüdüm Değerlendirme Kurulu ve Yabancı Öğrenci Değerlendirme Kurulunun oluşumu ve görevleri belirtilmektedir.
Madde ile atamalar, kadrolar, geçici görevlendirme ve sözleşmeli personel istihdamı ile genel olarak personele ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
Madde ile kamu kurum ve kuruluşları ile yabancı uyruklu öğrencilerin yükümlülükleri belirlenmektedir.
Madde ile Kanundaki düzenlemelere paralel olarak, diğer kanunlardaki gerekli değişiklikler yapılmaktadır.
Madde ile Başkanlığa bu Kanunla verilen görevlerin zamanında ve etkin olarak yerine getirilebilmesi amacıyla çıkarılması gereken yönetmeliklerin en geç bir yıl içinde hazırlanarak yürürlüğe konulması, Başkanlığın kuruluş aşamasında uygulanacak geçiş hükümleri belirlenmekte, kadrolara atama, satın alma, kiralama konusunda bütçe kanununda yer alan sınırlamaların 2010 yılı içinde uygulanmaması öngörülmekte ve bir defaya mahsus olmak üzere, Yurtdışı Türkler Uzmanlığına atanacaklarda aranacak nitelikler ve sınav şartları ile ilgili hükümler düzenlenmektedir.
Yürürlük maddesidir.
Yürütme maddesidir.
GÖKHAN- / TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA “Türk Dünyası İşbirliği ve Koordinasyon Başkanlığı-Türk Dünyası Başkanlığı-Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifi” ile gerekçesi ilişikte sunulmuştur.
Gereğini arz ederiz. 25.11.2009 Saygılarımızla.
Mehmet Şandır Reşat Doğru Mersin Tokat GENEL GEREKÇE Sovyetler Birliği'nin 1991 yılının ikinci yarısından itibaren fiilen başlayan ve resmen Aralık 1991'de tamamlanan dağılma süreci sonunda Dünya siyaset sahnesinde daha önce uluslararası politikanın pek fazla ilgilenmediği coğrafyada, bağımsız devletler ortaya çıkmıştır. 1991 yılı Nisan-Aralık döneminde Türk Cumhuriyetleri olarak da adlandırılan Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Kazakistan'ın yanı sıra Gürcistan, Tacikistan ve Ermenistan gibi devletlerde bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. SSCB'nin dağılması sürecinde Balkanlar'da Yugoslavya Federasyonu da dağılmış, Romanya, Bulgaristan ve Arnavutluk'ta rejim değişmiştir. Sovyetler Birliği'nin dağılması, komünizmin çökmesi ve bağımsız Türk Cumhuriyetleri'nin, Akraba Devletlerin, özerk Türk Devletlerinin ve Türk ve Akraba Topluluklarının ortaya çıkmasıyla Türkiye, Türk Dünyası diye de anılan bu bölgede daha da sorumluluğu artan bir misyonu taşımak durumunda kalmıştır.
Tarihi ve kültürel yakınlık, ekonomik tamamlayıcılık, milli ve uluslararası ortak çıkarlar, Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri, özerk cumhuriyetler, Türk Toplulukları ve akraba toplulukları arasında işbirliğinin temelini teşkil etmektedir. Dünyadaki siyasi dengelerin oluşması, ekonomik kalkınma gerçekleştirilirken çevresel faktörlerin korunması ve akılcı değerlendirilmesi, etnik ve kültürel çekişmelerin yeni düzene uygun şekilde çözülebilmesi amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinde 1993 yılının Eylül ayından itibaren bir Devlet Bakanlığı görevlendirilmiştir.
Bu görev halen bir Devlet Bakanı’nın uhdesinde bulunmaktadır.
Cumhuriyet Hükümetleri, yurt dışında yaşayan vatandaşlarla ilgili konularda koordinasyon görevi yapmak üzere yine her dönemde bir Devlet Bakanlığını görevlendirmiştir. Yurt Dışındaki Vatandaşlarla ilgili görevler genelde, Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Genel Müdürlüğü ve buna bağlı olarak görev yapan Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Genel Müdür Yardımcılığı ve yurtdışı teşkilat birimleri ve müşavirler kanalıyla ortaklaşa yürütülmektedir.
Türkiye, Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanması ve Türk ve Akraba Topluluklarının bölgesel siyaset sahnesine çıkmasını müteakip söz konusu devletlerle süratle ilişkiye geçmiştir; Türk Cumhuriyetlerinin ve diğer komşu ülkelerin bağımsızlıklarının tanınması ve uluslar arası arenada tanıtılması, iç siyasi sistemlerinin ve ekonomik yapılarının kurulması ve geliştirilmesi konularında her türlü maddi, teknik ve insani yardım yapmak hususunda imkanları sonuna kadar zorlamıştır.
Teknik yardım, altyapı desteği, Eximbank kredileri, Büyük Öğrenci Projesi, basın yayın kuruluşlarına destek, askeri ve güvenlik personeli eğitimi ve benzer daha birçok konuda Türkiye bölgeye imkânlarını zorlayan bir destek faaliyeti yürütmüştür.
GÖKHAN- / Türkiye'den çok sayıda işadamı bölgede ticari ve ekonomik faaliyetlerde başarı göstermiştir. Bu çerçevede, çok sayıda eğitim kurumu buralarda Türkiye'yi temsil etmektedir. Türkiyeli binlerce genç bu ülkelerde yüksek öğretim görmektedir. Bölgede faaliyet gösteren az sayıda Türkiye menşeli üniversite, binlerce sayıda Türkiyeli ve bölgeden öğrencilere eğitim vermektedir.
Bu süreçte TİKA ve ortak kurum olan TÜRKSOY, Türk Dünyasına sayısız yardım faaliyeti gerçekleşmiştir. Türkiye'deki hemen tüm kamu kuruluşlarının şu ya da bu şekilde az-çok yardım ve işbirliği faaliyeti olmuştur. Sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları ise belki bu saydıklarımızın kat kat üstündedir.
Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz de küçümsenemeyecek ölçeğe ulaşmıştır.
Yapılan çalışmalar ve verilen destekler, büyük oranda kayıt dışı kalmıştır. Son yıllara kadar hangi kurum ya da kişinin ne ve ne ölçüde yardım yaptığının envanteri tutulmamış, tutulanlar ise gerçeğin çok altında kalmıştır. Böyle olunca da maddi ve manevi geri dönüşü de takip edilememiş, uyum ve etkinlik ise son derece zayıf kalmıştır.
Bugün birçok alanda başlangıca oranla çok önemli mesafeler alınmış olmasına rağmen, bu katkıların bir kısmı çabuk tüketilen bir niteliğe sahip olduğundan etkisi çabuk kaybolmuş, bir süre sonra da unutulmuştur.
Yukarıdaki özet izahattan, Türkiye ile Türk Dünyası ilişkilerinin tatmin edici seviyede olduğu anlaşılmamalıdır. 1990 sonrası oluşan ümit ve beklentilerin şu anda çok gerisinde bulunmaktayız.
Türk Milleti'nin geleceği bakımından geçen on sekiz yıl, ciddi fırsatların kaçırıldığı bir süreç olmuştur. Halen bulunulan durum olabileceklerin çok gerisindedir ve daha kötüsü ilerisi için de bir ümit verici nitelikten uzak görünmektedir. Geçen dönem kayıplarla dolu olmakla birlikte gelecek bakımından ümitsiz olmamak da gereklidir. Zira eldeki imkanlar, tarihi ve kültürel bağlar, potansiyel şartlar, bu geçen süreci bir deneyim olarak değerlendirip yeni bir yol haritası ve rotasıyla arzu ettiğimiz durumu Milletimizin önüne altın tepside getirebilirse istenilen noktaya ulaşılabilir.
Yukarıda da özetlendiği üzere, Türkiye'nin Türk Dünyasına ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarına yönelik faaliyetlerinin koordinasyonu önce Başbakanlığa bağlı bir Başmüşavirlikçe, daha sonraları da bir Devlet Bakanına verilen görev olarak yürütülmüş ve halen bu şekilde devam etmektedir. Ne kadro, ne uzman, yasal düzenleme ve ne de bütçe imkânları bakımından bölge ile münhasıran ilgilenecek her hangi bir kurum ihdas edilememiştir. Konu bir Bakanın ilgisinin insafına terk edilmiştir. Ne arşiv, ne de uzman elemanları bulunan bu Bakanlığın işi sadece koordinasyon olup, diğer kurumlar üzerinde her hangi bir yaptırım gücü de mevcut değildir. Bu alanda karşılaşılan sorunların belki de en önemli nedeni alana yönelik faaliyet yürütecek kurumsal yapılanmanın gerçekleştirilememiş olmasıdır.
Kamu kurumları da artık o ilk zamanlardaki ilgisini kaybetmiştir. Siyasetin ve Devlet kurumlarının gündeminden düşen Türk Dünyası, Türkiye'nin de gündeminden düşmüştür.
Bu alanda hemen tek kuruluş Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA)'dır. Türkiye'nin Türk Dünyası ve Avrasya ilişkileri son yıllarda TİKA'ya devredilmiş gözükmektedir. TİKA, kuruluşunun üzerinden 15 yıl geçmiş olsa da hala genç bir kurumdur ve bu ilişkilerin stratejilerini oluşturmaya organizasyon yapısı ve personel ihtisası bakımlarından yeterli değildir. Ayrıca bu kurumun Ortadoğu ve Afrika'ya açılımları ile ilgisi, oldukça geniş bir coğrafyaya dağılmış durumdadır.
Büyük Öğrenci Projesi olarak bilinen, 2922 sayılı "Türkiye'de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere" ilişkin yasa, 1983 yılından bu güne kadar yürürlüktedir. Yurt dışından öğrenci getirme projeleri, Devlet Bakanlığı temsilcisinin de üye olarak bulunduğu bir Değerlendirme Kurulu marifetiyle, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Başkanlığında yürütülmektedir.
GÖKHAN- / Milli Eğitim Bakanlığı büyük bir teşkilat olarak, öncelikle yurt içi eğitim sorunları ile ilgilenmektedir.
Yurt dışından gelen öğrencilerle ilgili çalışmalar eğitim çalışmalarının yanında, daha çok lobicilik yönü ağır basan bir çalışmadır.
Öğrenci projesi bugünkü haliyle tamamen tıkanmıştır. Aradan geçen yaklaşık 18 yılın tecrübesi ile şartlara göre yeniden düzenlenmesi şöyle dursun, son derece sıradanlaşmıştır. Son derece hayati öneme sahip olan bu projenin de yeniden ele alınmasında fayda görülmektedir.
Türkiye'nin, Türk Dünyası ile her konuda entegrasyonu kardeşlik hukukunun gereğidir. Kardeşlerin dayanışması, zenginliklerini artırarak paylaşması, kendi kaynaklarını kendisinin kullanması, Türk Dünyası olgusu içinde yer alan Devlet ve bireylerin güçlenmesi sonucunu doğuracağı muhakkaktır.
Zengin ve güçlü birliktelik, uluslar arası siyasette daha etkin ve itibarlı olma sonucunu da doğuracağından, Türkiye'nin gücü de uluslar arası arenada artacaktır.
Bu gün Türkiye'nin AB veya ABD Blokları içine mahkum edilmesi, Türkiye'yi lider ülke olma hedefinden uzaklaştırma siyasetinin tezahürüdür.
Türkiye, Türk Dünyasında birliğe ve birlikte çalışmaya öncülük edecek potansiyel imkanlara sahiptir. Bunu başlatabilmesi için de kendi içinde tamamlaması gereken yapılanma ihtiyaçları vardır.
Türkiye'nin Türk Dünyasıyla bütünleşmesi, sadece büyüme anlamında değil, aynı zamanda bir var oluş mücadelesinin de gereğidir.
Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere, gerek Türk Dünyasına ve gerekse bu kapsama alınmasında yarar görülen yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik hizmet veren kamu birimlerine, yol haritası niteliğinde plan yapan, koordinasyon sağlayan, hedefler belirleyip o hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını denetleyen herhangi bir yapılanma mevcut değildir. Bu yapının olmayışı, stratejik yönetim anlayışına ve sonuç odaklı çalışma prensibine uygun düşmemekte ve kaynakların verimli kullanılmasına mani olmaktadır. Bu nedenle, danışma birimlerini de içine alan, gerek kadro, gerek uzman personel ve gerekse mali bakımdan güçlü bir bürokratik yapı oluşturulması hedeflenmektedir.
Bu itibarla TÜRK DÜNYASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON BAŞKANLIĞI'nın kurulması amacıyla bu Kanun Teklifi hazırlanmıştır.
Taslağın incelenmesi halinde de anlaşılacağı üzere, halen bu konuda Kanunlarla yetkilendirilmiş Bakanlık, Kurum ve kuruluşların bu yetkilerine halel getirecek bir düzenleme söz konusu değildir.
MADDE GEREKÇELERİ