Tasarı/teklif madde 1
yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadıMadde ile, Kanunun amacı belirlenmekte ve Kanunda yer alan bazı ibarelerin tanımı yapılmaktadır.
Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 524 (Esas No: 1/892) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, uluslararası ilişkilerin genişleyen kapsamı ve dış politikada alınan yeni inisiyatiflerle birlikte, çok çeşitli alanlarda ve coğrafyalarda yeni sorumluluklar üstlenmektedir. Buna paralel olarak Bakanlığın dış teşkilatı da son 20 yıl içerisindeki üçüncü ve en büyük genişleme sürecinden geçmektedir. 2009, 2010 ve 2011 yılları içerisinde faaliyete geçen veya geçmesi öngörülen kırkiki yeni temsilcilikle, Dışişleri Bakanlığının yurtdışı teşkilatını oluşturan toplam temsilcilik sayısı ikiyüzonikiye ulaşmış olacaktır.
Mevcut genişleme sürecini, diğer genişleme süreçlerinden ayıran iki önemli unsur mevcuttur.
Öncelikle, mevcut genişleme süreci, belirli bir bölge ile sınırlı kalmayıp Afrika, Güney ve Doğu Asya, Kafkasya, Orta Asya, Güney ve Kuzey Amerika ve Orta Doğu ile Avrupa'yı içine alan küresel bir planda gerçekleşmektedir. İkinci önemli unsur ise mevcut genişlemenin, uluslararası topluma yeni katılan ülkelerle bağlantılı bir temsil ihtiyacından değil, Türk dış politikasının genişleyen gündeminden ve faaliyet sahasından kaynaklanmasıdır.
Türkiye, sadece yakın çevresinde ve komşu bölgelerde değil, Dünyanın hemen her bölgesinde istikrar, barış ve işbirliği çabalarına aktif ve somut katkılar yapmaya başlamıştır. Bunun sonucu olarak ülkemiz, küresel planda söz sahibi olmuş, uluslararası süreçleri yönlendirme kapasitesine sahip, güvenilir bir aktör haline gelmiştir.
Türkiye'nin dünya siyaset sahnesinde ulaştığı konumu daha da sağlamlaştırmanın koşulu, mevcut dış politika dinamizmini muhafaza etmek ve zaman içerisinde daha da artırmaktır. İçinde bulunulan dönemde, küreselleşmenin kuralları, çok taraflı bir anlayışla oluşturulmaya çalışılmaktadır. Türkiye'nin bu süreçlere aktif şekilde müdahil olması ve katkı sağlaması önem taşımaktadır. Dış politikadaki artan etkinliğimizin sürdürülebilir kılınması bu açıdan da önem ve gereklilik arzetmektedir.
Bu çerçevede, Dışişleri Bakanlığının kurumsal kapasitesinin tüm unsurlarıyla geliştirilmesi ihtiyacı ön plana çıkmış bulunmaktadır. Bu ihtiyacın karşılanması, dış politikadaki dinamizme ve dış teşkilatın genişleme sürecine koşut olarak daha da aciliyet kazanmaktadır.
Gelinen aşamada, kurumsal kapasitenin artırılmasına yönelik amaç ve ihtiyaç, Dışişleri Bakanlığının yeniden yapılandırılmasını ve bu bağlamda yeni bir teşkilat kanunu hazırlanmasını zorunlu kılmıştır. Bakanlığın kurumsal ihtiyaçlarının giderilmesi için atılacak her adım, ancak kapsamlı ve bütüncül bir yeniden yapılanma sürecinin parçası olabildiği takdirde gerçek anlam ve hedefini bulabilecektir. 24/6/1994 tarihli ve 4009 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, Bakanlık ihtiyaçlarına ve dış politikadaki dinamik süreçlere yeterince cevap verememektedir.
Tasarıyla öngörülen yeniden yapılanma süreci, Bakanlığın sahip bulunduğu insan kaynaklarının niteliği, niceliği ve yönetimi, bütçe imkanları, personelin özlük hakları, Bakanlığın hukuki, fiziki ve bilişimsel altyapısı gibi birbirine sıkı sıkıya bağlı unsurları barındırmaktadır. Tasarı ile, Bakanlığın hukuki altyapısını oluşturan bileşenlerin, çağdaş standartlar ışığında ve gelecekteki ihtiyaçlar gözönünde bulundurularak yeniden oluşturulması hedeflenmiştir.
Bu çerçevede, Bakanlığın insan kaynaklarının, nitelik, nicelik ve özlük hakları açısından geliştirilmesi, kurumsal kapasite artırımının itici gücü olarak belirlenmiştir. Ayrıca, 4009 sayılı Kanunda yeterli hukuki zemine sahip bulunmayan meslek içi eğitim konularına dair yeni düzenlemeler getirilerek Bakanlık kariyer memuriyetlerine alınma bağlamında benimsenen daha kapsayıcı bir yaklaşım da Tasarıya yansıtılmıştır.
Dışişleri Bakanlığı personel yapısının daha işlevsel kılınması da temel bir önceliktir. Meslek memurluğu haricinde, Bakanlıkta farklı statüler altında istihdam edilmekte olan, ancak, Bakanlığın dış ilişkilerle bağlantılı vazifelerinin icrasında ortak ve eşit düzeyde görevler üstlenen diğer personelin, meslek memurluğuna ilave olarak, ikinci bir ana statü olarak konsolosluk ve ihtisas memurluğu unvanı adı altında birleştirilmesi öngörülmektedir. İşlevsel görev paylaşımları ve uzmanlaşma ise bu ortak statü çerçevesinde şekillendirilmektedir. Bu yapılanma çerçevesinde meslek memurluğu ile konsolosluk ve ihtisas memurluğu görev tanımları çağdaş kurumsal ihtiyaçlar ışığında yeniden oluşturulmuştur. Terfi sistemiyle bağlantılı motivasyon unsurları artırılmıştır. Bakanlık memurları arasında daha etkin bir görev paylaşımının zemini hazırlanmıştır.
Diğer taraftan, merkez teşkilatında sürekli görev yapan diğer personelin de, mesleki gelişimlerini ön plana çıkartacak objektif teşvik unsurlarıyla, Bakanlık ana hizmet birimlerinde aktif şekilde görev ve sorumluluk üstlenmelerine zemin hazırlanmaktadır.
4009 sayılı Kanundaki yasal boşluklar, belirsizlikler ve eksiklikler giderilerek Bakanlığın yurtdışı teşkilatına ve dış temsilciliklerin görevlerine ilişkin net bir çerçeve oluşturulmuştur.
Tasarı ile; Türkiye Cumhuriyetinin dış politika faaliyetleri için yeni ve daha sağlam bir hukuki zemin oluşturulması, çağdaş dış politika yürütme araçlarının kullanımına imkan sağlanması ve öngörülen dış politika hedeflerine sürdürülebilir bir temelde ulaşılması hedeflenmektedir.
Madde ile, Kanunun amacı belirlenmekte ve Kanunda yer alan bazı ibarelerin tanımı yapılmaktadır.
Madde ile, Türk dış siyasetine uygun olarak Bakanlığın faaliyetlerine yön veren temel ilkeler ortaya konulmaktadır. Dış politikanın hayata geçirilmesine yönelik olarak Bakanlıkça oluşturulan stratejilerin ve icra edilen görevlerin, bu ilkelerle uyumlu olması amaçlanmaktadır. Madde ile ayrıca, Bakanlığın görev ve yetkileri, çağdaş dış politika ve uluslararası ilişkiler anlayışı, ilkeleri ve kapsamı zemininde belirlenmektedir.
Madde ile, Bakanlığın genel teşkilat ve kadro yapısı düzenlenmektedir.
Madde ile, Bakanlığın merkez teşkilatının yapısı, genel çerçevede belirlenmektedir.
Madde ile, Bakan, Müsteşar ve müsteşar yardımcılarının görev tanımı ve yetkileri düzenlenmektedir.
Madde ile, Bakanlığın ana hizmet birimleri ile bunların görevleri belirlenmektedir.
Uluslararası ilişkilerdeki dinamik süreçler ve öngörülemeyen gelişmeler nedeniyle, dış politikadaki öncelikler ve gündem maddeleri ile Bakanlığın ilgilendiği konuların kapsamı sıklıkla değişebilmektedir. Buna paralel olarak ana hizmet birimlerinin temel görev çerçevesi değişmeksizin, söz konusu görev sahalarını oluşturan alt bileşenlerde ülke ve konu bazında düzenlemelerin yapılması ihtiyacı ortaya çıkabilmekte olup, madde çerçevesinde Dışişleri Bakanına anılan birimlere yeni görevler verilmesi hususunda yetki verilmektedir.
Madde ile, Bakanlığın danışma ve denetim birimleri ile bunların görevleri belirlenmektedir.
Madde ile, Bakanlığın yardımcı hizmet birimleri ile bunların görevleri belirlenmektedir.
Yardımcı birimler arasında sayılan Diplomasi Akademisi Başkanlığının kurulmasındaki amaç, Bakanlığın temel ve hazırlayıcı eğitim faaliyetleri ile hizmet içi eğitim faaliyetlerinin daha kurumsal bir zemine oturtulmasıdır. Bakanlığın mevcut ve gelecekteki insan kaynaklarının niteliksel olarak geliştirilmesi, Bakanlığın kurumsal kapasitesinin yükseltilmesi için temel bir öncelik olarak belirlenmiştir. Buna paralel olarak, eğitim faaliyetlerinin ve personel eğitimi konusunda diğer ülkelerle yapılacak işbirliği faaliyetlerinin kapsam ve yoğunluk itibarıyla genişletilmesi hedeflenmiştir. Bu itibarla, Bakanlığın personel eğitimi alanında gelecekte ortaya koyacağı faaliyetlerinin, Diplomasi Akademisi Başkanlığı çatısı altında yürütülmesi amaçlanmıştır. Diplomasi Akademisi Başkanlığının, Bakanlık iç kontrol sistemi gibi, ihtiyaç duyulan diğer hizmet içi eğitim faaliyetlerinin planlanması ve icrasından sorumlu olması da öngörülmektedir.
Madde ile, Bakanlığın yurtdışı teşkilatını oluşturan temsilcilik türleri ve bu temsilciliklerin görev ve yetkileri düzenlenmektedir.
Madde ile, Bakanlık personel kategorilerine ve terfilerine ilişkin temel düzenleyici hükümler belirlenmektedir.
Meslek memurları, Bakanlığın görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde, diplomasi ve uluslararası hukuk alanında sahip bulundukları tecrübe, yetenek ve yabancı dil hakimiyetleri temelinde Türk dış politikasının tüm unsurlarıyla yapılandırılması ve icrasında vazife ifa eden memurlardır. Bakanlık faaliyetlerine yön veren temel kararlar meslek memurları tarafından alınır.
Bu itibarla, Bakanlıktaki ana yönetici grubunu meslek memurları oluşturur.
Meslek memurları, yabancı devletlerle ve uluslararası kuruluşlarla yürütülen ilişkilerin siyasi ve hukuki boyutları ile ağırlıklı olarak ilgilenir; uluslararası alandaki siyasi ve hukuki gelişmeleri takip ve analiz eder; dış politikanın oluşturulmasına yönelik gerekli girdileri sağlar ve stratejileri oluşturur. Diğer taraftan, Bakanlığın uluslararası hukuk alanında uzmanlaşacak memurlarının meslek memurluğu statüsü ve genel görev tanımı içerisinde yetiştirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca, uluslararası ilişkilerin genişleyen kapsamına paralel olarak, tarih, sosyoloji, halkla ilişkiler ve tanıtım ile psikoloji bölümü mezunlarına da meslek memuru olabilme imkanı getirilmesinin kurumsal gelişim açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Madde ile, buna da imkan sağlanmakta ve bununla bağlantılı olarak, uluslararası ilişkiler, hukuk, siyaset bilimi, kamu yönetimi, tarih, sosyoloji, halkla ilişkiler ve tanıtım, psikoloji, felsefe, iktisat, işletme, maliye ve finans alanlarında lisans üstü eğitim yapmış olanlara da meslek memurluğu sınavına girme hakkı tanınmaktadır.
Öte yandan, maddede, Bakanlıktaki otuz yıllık fiili hizmet süresi içerisinde bazı üst unvanları alamamış olan meslek memurlarının, söz konusu unvanları alma haklarını yitirmesi sonucunu doğuracak bir düzenlemeye de yer verilmiştir. Benzer bir düzenleme 4009 sayılı Kanunda da yer almış, ancak, yurtdışına atanamama gibi ağır bir yaptırım nedeniyle, bazı sorunları da beraberinde getirmiştir. Madde ile, belirli bir süre içinde bazı unvanları alamamış olanlar için yurtdışına çıkış engeli kaldırılmıştır. Bununla birlikte, bu durumda olanların üst unvana yükseltilme beklentileri de büyük oranda engellenmiştir.
Tasarı ile, Bakanlıktaki personel yapısının daha işlevsel kılınması hususu öncelikli olarak gözetilmiştir. Bu kapsamda, maddede, meslek memurlarının haricinde, Bakanlıkta farklı statüler altında istihdam edilmekte olan, ancak, Bakanlığın dış ilişkilerle bağlantılı vazifelerinin icrasında ortak ve eşit düzeyde görevler üstlenen personelin (danışmanlar, idari memurlar, bölge uzmanları, dil uzmanları) tek bir statü altında birleştirilmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda, meslek memurluğuna ilave olarak, konsolosluk ve ihtisas memurluğu adı altında ikinci bir kariyer memuriyeti oluşturulmuştur. Konsolosluk ve ihtisas memurları, görev tanımları gereği, halihazırda meslek memurları tarafından yürütülmekte olan birçok görev ve sorumluluğu (konsolosluk, protokol, kültür, ekonomi, dış ticaret, idari ve mali işler, personel, kamu diplomasisi, ulusal mevzuatla bağlantılı hukuki işler, elektronik konsolosluk ve bilişim hizmetleri ile özel uzmanlık bilgisi gerektiren diğer alanlar) üstleneceklerdir. Bu itibarla, konsolosluk ve ihtisas memurları, yurtdışı sürekli görevlerde temsil görevine ve sorumluluğuna da sahip olacaklardır. İşlevsel görev paylaşımları ve uzmanlaşma ise konsolosluk ve ihtisas memurluğu ortak statüsü çerçevesinde şekillendirilecektir. Böylece, benzer işleri yapan ancak statüleri farklı olan memur kategorilerinden kaynaklanan sorunların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu yapılanmaya koşut olarak, konsolosluk ve ihtisas memurlarının görev tanımı çağdaş kurumsal ihtiyaçlar ışığında oluşturulmaktadır. Ayrıca, terfi sistemiyle bağlantılı motivasyon unsurları (başkonsolosluğa kadar yükselme) getirilmekte, Bakanlık memurları arasında daha etkin bir görev paylaşımının zemini hazırlanmaktadır.
Aynı unvanı taşıyan meslek memurları ile konsolosluk ve ihtisas memurları arasındaki öndegelim sırasının belirlenmesi, geçici maslahatgüzarlık görevinin ihtiyaç halinde temsilcilikteki hangi memur tarafından üstlenileceğinin saptanması açısından önem taşımaktadır. Hiyerarşik yapılanmada, meslek memurları ile aynı unvanı taşıyan konsolosluk ve ihtisas memurlarının, meslek memurlarından sonra gelmesi; unvan olarak daha üstte bulunan bir konsolosluk ve ihtisas memurunun ise kendinden daha alt unvan taşıyan bir meslek memurunun önünde yer alması amaçlanmaktadır.
Tasarı ile, Bakanlık personel yapılanması ile ilgili olarak gözetilen temel unsur, statüleri aynı ancak uzmanlıkları farklı memurların istihdamıdır. Bu yapı içerisinde, diplomatik süreçler ile yakın ilişkisi bulunan uluslararası hukuk konularında uzmanlaşacak memurların meslek memurluğu kanalından; konsolosluk hukuku ve ulusal mevzuatla bağlantılı hukuki işler alanında uzmanlaşacak memurların ise konsolosluk ve ihtisas memurluğu kanalından Bakanlığa alınmaları ve bu statüler içerisinde yetiştirilmeleri amaçlanmaktadır. Çevre, enerji, su gibi tek bir konuya odaklanan ve teknik yönü ağır basan konulardaki uzmanlaşma ihtiyacının ise konsolosluk ve ihtisas memurları aracılığıyla karşılanması öngörülmektedir.
Bununla birlikte, hukuk alanında veya Türk dış politikasının yürütülmesi bağlamında daha önce öngörülmemiş veya Bakanlık bünyesinde üzerinde uzmanlaşılması mümkün olamayan teknik bir alanda ileri uzmanlık bilgisi ihtiyacının ortaya çıktığı istisnai hallerde, bu ihtiyacın yine istisnai olarak karşılanabilmesi amacıyla, danışmanlara ilişkin olarak 4009 sayılı Kanunda öngörülmüş olan statülerin genel mevcudiyeti korunmuştur. Ancak, bu statü altında Bakanlığa girebileceklerin kapsamı, uzmanlık tecrübesine yönelik ilave ölçütler getirilerek daraltılmıştır.
Madde ile, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “İç Kontrol Sistemi" başlıklı Beşinci Kısmında öngörülen mali düzenlemelerin de Kanuna yansıtılması amaçlanmıştır.
Öte yandan, maddede, Bakanlık merkez teşkilatında görevli olup, kariyer memuru statüsü taşımayan memurlara ilişkin genel bir çerçeve çizilmekte, bu genel kategori içinde yer alan memur gruplarına özgü düzenlemelere yer verilmektedir. Bu kapsamda, mütercim kadrosundaki memurların Bakanlığa alınması ile ilgili öngörülen sınav zarureti, Bakanlığın merkez teşkilatının güçlendirilmesi amacı çerçevesinde, yabancı dil açısından daha kalifiye memurların istihdamını hedeflemektedir.
Söz konusu memurların, öncelikle Bakanlık Tercüme Merkezi Başkanlığında istihdam edilmeleri öngörülmektedir. Söz konusu Başkanlıkça üstlenilecek görevler, diplomatik açıdan son derece hassas uluslararası metinlerin tercüme edilmesini de kapsayacaktır. Bu nedenle, anılan birimde görevli mütercimlerin uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler terminolojisine hakim olmaları gerekmektedir. Söz konusu nitelikleri taşıyan personelin seçimi ise Kamu Personel Seçme Sınavına ilave olarak Bakanlıkça düzenlenecek ikinci bir yarışma sınavını zaruri kılmaktadır. Böylece, Bakanlığın nitelikli mütercim ihtiyacı daha sağlıklı bir zeminde karşılanabilecektir. Bu durum, mütercimlerin, orta vadede Bakanlık ana hizmet birimlerinde de geniş şekilde görev ve sorumluluk üstlenmeleri hedefi ile de örtüşmektedir.
Madde çerçevesinde Bakanlık sağlık hizmetleri sınıfına mensup memurlar ile ilgili olarak öngörülen ilave görev tanımı, son dönemde özellikle (E) grubu temsilcilik sayısında yaşanan artış muvacehesinde önem ve gereklilik kazanmıştır. (E) grubu temsilcilikler, ağır mahrumiyet koşulları ile ciddi sağlık ve güvenlik riskleri bulunan ülkelerde yer almaktadır. Bu ülkelerde güvenilir sağlık hizmetlerine ulaşılması çoğu zaman mümkün değildir. Ayrıca, yaygın sağlık risklerine karşı personelin belirli aralıklarla sağlık kontrolünden geçmeleri ve aşılama gibi koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanmaları ihtiyacı doğmaktadır. Örneğin, 2009 yılında görülen domuz gribi salgınında bu ihtiyaç acil bir şekilde ortaya çıkmıştır. Öte yandan, yurtdışında psikolog desteğine ihtiyaç duyulan haller nadir de olsa görülebilmektedir.
Madde ile, yurtdışı sürekli görev motivasyonu vasıtasıyla, merkez teşkilatında sürekli görev yapan personelin mesleki gelişimlerini ön plana çıkartacak objektif teşvik unsurlarının ortaya konulması amaçlanmaktadır. Mali hizmetler uzmanları da bu motivasyon unsurundan yararlanabilecektir. Söz konusu teşvik unsurlarının, merkezde görevli memurların çalışma hayatlarının geneline teşmil edilmesine özen gösterilmiştir. Böylece, özellikle, merkez memurlarının Bakanlık ana hizmet birimlerinde de aktif şekilde görev ve sorumluluk üstlenmelerine zemin hazırlanması hedeflenmiştir. Bu şekilde, merkez teşkilatı, personel niteliği açısından daha da güçlendirilmiş olacaktır. Esasen, Bakanlığın genişleyen yurtdışı teşkilatı, merkez teşkilatının da güçlendirilmesini zaruri kılmaktadır.
Mali hizmetler uzmanlığı yeterlik sınavını geçmiş olanların dış temsilciliklere sürekli görevle atanmaları planlanırken, mali hizmetler uzmanlarının asli görevlerinin merkez teşkilatında ifa edildiği ve yurtdışına atanmalarının istisnai ihtiyaçlar zemininde gündeme gelmesi gerektiği esası gözetilmektedir. Örneğin, büyük yatırım projeleri (mahallinde ihaleye çıkılacak kançılarya inşaatları, büyük onarımlar gibi) uygulanan temsilciliklere mali hizmetler uzmanlarının sürekli görevle atanabilmeleri söz konusu olabilecektir.
Yurtdışı sürekli görev kapsamına teknik hizmetler sınıfı da alınmıştır. Bu kapsamda, yurtdışına sürekli görevle gönderilecek teknisyenler, birkaç farklı ülkedeki temsilciliklerin bilişim altyapısından sorumlu olması öngörülen bölge bilişim merkezi uygulaması çerçevesinde de aktif şekilde kullanılabileceklerdir (Örneğin, görev yaptığı temsilciliğin yanı sıra, civar ülkelerdeki Türk temsilciliklerinin haberleşme sistemlerinin düzenli bakımı, geliştirilmesi ve onarılması gibi). Benzer şekilde, büyük yatırım projelerinin (kançılarya inşaatı) icra edildiği ülkelerde, Bakanlık mimarlarının da bizzat mahallinde görev almaları ve sürece katkı vermeleri sağlanabilecektir. Böylece, merkezden görevlendirme ihtiyacı azalabilecektir. Öte yandan, teknik hizmetler sınıfına mensup memurların yurtdışına gönderilmelerinin, genel idare hizmetleri sınıfına mensup memurlara oranla daha istisnai bir temelde gerçekleşmesi amaçlanmaktadır.
Madde ile, Bakanlığın yurtdışı teşkilatında meslek memurları ile konsolosluk ve ihtisas memurlarının taşıyacağı unvanlara ilişkin esaslar düzenlenmektedir.
Maddede, hiyerarşik yönetim ve idari vesayet kavramları ışığında, büyükelçilerin görev tanımı yapılmakta ve büyükelçi unvanının nasıl kazanılacağına dair esaslar düzenlenmektedir. Bu çerçevede, birinci derece kadrodaki meslek memurlarının büyükelçi olmalarına ilişkin ölçütler, 4009 sayılı Kanunda öngörülen ölçütlere oranla daha esnek hale getirilmiştir.
Madde ile getirilen önemli bir yenilik ise diplomatik misyon şefliğine bağlı sorumluluk ve vazifelerin, görevlerinde başarıyla temayüz etmiş meslek memurlarınca daha erken bir dönemde üstlenilebilmesine de olanak sağlanmasıdır. Böylece, meslek memurları için önemli bir motivasyon unsuru yaratılmış olmaktadır. Bu çerçevede, ikinci ve üçüncü derece kadrolardaki meslek memurları da, belirli temsilciliklerle sınırlı olmak üzere, büyükelçi olarak atanabileceklerdir.
Madde ile ayrıca, elçi-müsteşar ve elçi-daimi temsilci yardımcısı unvanlarının nasıl kazanılacağına dair, 4009 sayılı Kanundan farklılık arzeden yeni esaslar düzenlenmektedir.
Elçi-müsteşar ve elçi-daimi temsilci yardımcısı olarak atanabilecek diplomatik temsilciliklerin belirlenmesinde, diğer hususların yanı sıra, diplomatik temsilciliğin temsil profilinin yükseltilmesi ihtiyacı, iş hacmi ve personel sayısı gibi unsurlar öncelikle değerlendirilir. Elçi-müsteşarlık ve elçi-daimi temsilci yardımcılığı pozisyonunun güçlendirilmesi ve meslek memurları açısından büyükelçilik gibi terfi motivasyonu sağlayan birer unvan haline getirilmesi hedeflenmektedir.
Madde ile, merkez teşkilatındaki bazı görevlerle bağlantılı unvan ve atamalara ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir.
Madde ile, yurtdışı sürekli görevlere atanmak için aranan genel nitelikler saptanmakta ve yurtdışı sürekli göreve atanmaya veya bu görevleri sürdürmeye engel teşkil eden hususlar belirlenmektedir. Madde ile ayrıca, dış temsilciliklerin gruplandırılması ile Bakanlık personelinin yurtdışı sürekli görevlere atanmasını düzenleyen kuralların hukuki zemini oluşturulmaktadır.
Madde ile, Bakanlık memurlarının aylıklarına dair usul ve esaslar belirlenmektedir.
Merkez teşkilatında ödenen maaşlara ilişkin sistemde bazı unvan grupları için mülki idare sınıfı ile paralellik kurulmasına yönelik düzenlemelerin nedeni, söz konusu unvanları taşıyan Dışişleri Bakanlığı personeli ile mülki idare sınıfına mensup memurların ifa ettiği görevler ile üstlenilen sorumlulukların ve temsil vazifelerinin özü ve kapsamı itibarıyla benzeşmesidir. Örneğin, Almanya'da görevli Essen Başkonsolosu, diğer temsil görevlerinin yanı sıra, beşyüz binin üzerinde Türk vatandaşına sunulan konsolosluk hizmetlerinden (nüfus, pasaport, vatandaşlık, askerlik, noterlik işlemleri ve benzeri) sorumludur.
Öte yandan, madde kapsamında, yurtdışında görevli büyükelçiler, başkonsoloslar ve elçi-müsteşarlar ile ilgili olarak 4009 sayılı Kanunda da kayıt altına alınmış bulunan emsal artırımı alt oranlarının bir katına kadar yükseltilmesi ve bu çerçevede ülke emsal gruplarının bir bölümünü kapsayacak şekilde farklı ilave artış oranları belirlenmesi yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilmesinin nedeni ise esasen, büyükelçi unvanıyla görev yapan memurlar arasında mevcut dış maaş sistemi nedeniyle oluşan büyük farkların bertaraf edilmesidir. Örneğin, Ulanbator-Moğolistan'da görevli büyükelçinin maaşı, Vaşington-ABD'de görevli büyükelçinin maaşından 1840 ABD Doları daha düşüktür.
Meslek memurları için Bakanlık sınavına girdikleri birinci dil ile bağlantılı olarak ödenen yabancı dil tazminatına ilişkin düzenleme ise esasen, 4009 sayılı Kanun ile de hüküm altına alınmış olan mali bir hakkın devamı niteliğindedir. Bu hakkın verilmiş olmasının nedeni, yabancı dili çok iyi düzeyde bilme keyfiyetinin meslek memurluğu görev tanımına sıkı sıkıya bağlı bir nitelik olmasıdır.
Bu niteliğe sahip bulunmayanların meslek memuru olması mümkün değildir. Bu nedenledir ki meslek memurluğu adaylık sınavının yazılı ilk aşaması ağırlıklı olarak yabancı dile olan hakimiyetin ölçülmesine odaklanmakta; benzer bir değerlendirme, sınavın ikinci aşamasını oluşturan mülakat sınavı sırasında da tekrarlanmaktadır.
Bakanlığın özenle sürdürmeye çalıştığı nitelikli personel istihdamı politikasının devamı için yurtdışı maaş sisteminin yeni bir yaklaşım çerçevesinde, ilave maaş bileşenleri ile güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu husus, Türk dış politikasındaki mevcut dinamizmin orta ve uzun vadede sürdürülebilirliği açısından da önem arz etmektedir. Bu sistemde sağlanacak ilerlemeler, sadece Bakanlık personeli ile sınırlı kalmayıp, yurtdışında sürekli görev yapan diğer kamu kurum ve kuruluş temsilcileri için de geçerli olacaktır. Bu anlayışla, madde kapsamında, aile ve eğitim yardımları yeniden yapılandırılmış; yurtdışında görevli personelin ve aile üyelerinin Türkiye ile olan bağlarını korumaya yönelik önlemler planlanmıştır.
Mevcut maaş sistemi çerçevesinde eğitim yardımı, Bakanlar Kurulu tarafından emsal kararnamesiyle belirlenmekte ancak, uygulamada bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır. 2010 yılı Haziran ayı itibarıyla faaliyette bulunan yüzseksenaltı temsilcilikten yüzelliye yakını, mahalli dilin İngilizce, Fransızca veya Almanca olmadığı ülkelerdedir. Bu nedenle, söz konusu temsilciliklerde görevli personelin, çocuklarını parasız devlet okullarına gönderme imkanı bulunmamaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak özel okullara gönderilmek zorunda kalınan çocukların eğitim masrafları, memurun dış maaşının önemli bir kısmına tekabül etmektedir. Bu durumu sürdürülebilir kılamayan Bakanlık memurları ise çocuklarını Türkiye'de okutarak onlardan yıllarca ayrı kalabilmekte; ayrıca, Türkiye'de ikinci bir ev idame ettirmek ya da yatılı okul giderlerini karşılamak durumunda kalmaktadır.
Görev tanımları gereği dünyanın çok farklı ülkelerinde hizmet veren Bakanlık memurlarının çocukları, uluslararası geçerliliği bulunan eğitim müfredat sistemlerinden birine (Genel olarak İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinde icra edilmektedir.) dahil olmak durumundadır. Ülke değişikliklerinde çocukların eğitiminin aksamaması için bu husus bir zorunluluk teşkil etmektedir.
Bununla bağlantılı olarak, üniversite eğitimi için de ancak bahsekonu müfredat sistemlerinden mezuniyeti kabul eden üniversitelere başvuru zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, başvurulan üniversiteler de genellikle yükseköğretimin paralı olduğu Batılı ülkelerde yoğunlaşmaktadır. Bu itibarla, yurtdışında paralı yükseköğrenim gören çocukların eğitim masrafları için de belli oranda bir destek öngörülmüştür. Birleşmiş Milletler maaş sisteminde üniversite dahil çocuk eğitim yardımı, çocuk başına yıllık otuz bin ABD Dolarına kadar çıkmakta, Alman dış maaş sisteminde ise yurtdışı eğitim giderlerinin tümü Alman Hükümeti tarafından karşılanmaktadır. Madde ile, temsilcilik mensupları aynı miktarda yardım alacak şekilde, dış maaşın orta öğrenim için %10'u, yüksek öğrenim için %5'i ile sınırlandırılan aylık bazdaki eğitim yardımının, yurtdışında görev yapan personel açısından önemli ve gerekli bir katkı olacağı değerlendirilmiştir.
Madde kapsamında, eş ve çocuk yardımları da hakkaniyet zemininde ve esasen yurtiçi maaş sistemindeki mevcut uygulamanın paralelinde yeniden yapılandırılmıştır. Bu çerçevede, eş ve çocuk yardımlarının dış maaşa olan oranı değiştirilmemiş, ancak, misyon şefi ile temsilcilikte görevli en düşük dereceli memurun aynı miktarda yardım alması temin edilmiştir.
Madde kapsamında, diğer pek çok ülke Dışişleri Bakanlıkları tarafından yaygın şekilde uygulanan sıla bileti imkanı da ilk kez getirilmektedir. Bu imkan Bakanlığın yurtdışı teşkilatına sürekli görevle atananlardan dış temsilcilik gruplandırmasında, sondaki üç grupta yer alan temsilciliklerde görevli bulunanlar ile beraberlerindeki eş ve aile yardımı ödeneğine hak kazanan çocuklarını kapsamaktadır. Bu düzenleme, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışında hizmet gören personeli için de geçerli olacaktır. Özellikle yaz aylarında hava ulaşım bedellerinin yükselmesi, yurtdışında görevli personelin aile üyeleriyle birlikte topluca Türkiye'ye gelebilmeleri açısından ciddi bir mali engel oluşturmaktadır. Ulaşım masrafları nedeniyle Türkiye'den yıllarca uzak kalan veya ailesinin sadece bir kısım üyelerini Türkiye'ye gönderebilen personel mevcuttur. Bu durum, personelin Türkiye'deki yakınları ile bağlarının korunması ve özellikle küçük çocukların Türk kültürünü ve toplumsal yaşamını öğrenmeleri açısından olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Madde ile, örneğin dört yıllık normal bir yurtdışı görev süresi zarfında, personelin, ailesi ile birlikte bir kez Türkiye'ye gidip gelmesine olanak sağlanmış olmaktadır. Katlanılan mahrumiyet koşulları ve güvenlik riskleri, esasen, memurun motivasyon ve performansının korunabilmesi açısından önem arz etmektedir.
Madde ile, görev yeri zorluğu ve güvenlik şartlarıyla bağlantılı olarak yer verilen yeni maaş bileşeni kurumsal ihtiyaçlara göre şekillendirilmektedir. Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler teşkilatı başta olmak üzere, İngiliz, Alman, Fransız ve İspanyol dışişleri bakanlıklarının dış maaş ile görev yeri zorluğu ve güvenlik tazminatı sistemleri ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Gerek Birleşmiş Milletler sisteminde gerek incelenen diğer ülkelerin sistemlerinde, dış maaş ile ülkedeki güvenlik ve görev yeri zorluğu koşullarının birbirinden ayrı çerçevede değerlendirildiği görülmektedir.
Getirilen ilave maaş bileşenlerinin kamu maaş rejimi açısından birer istisna teşkil edeceği bilinmekle birlikte, görev yeri zorluğu koşullarının hüküm sürdüğü ülkelerde görev yapmanın beraberinde getirdiği ciddi zorlukların ve telafisi güç olan ağır risklerin varlığı da bir gerçektir. Öte yandan, bu husus, Türk dış politikasındaki mevcut dinamizmin orta ve uzun vadede sürdürülebilirliği açısından da önem arz etmektedir. Bu sistemde sağlanacak ilerlemeler, sadece Bakanlık personeli ile sınırlı kalmayıp, yurtdışında sürekli görev yapan ve 657 sayılı Kanunun 156 ncı ve 157 nci maddesi çerçevesinde yurtdışı aylığı alan diğer kamu kurum ve kuruluş temsilcileri için de geçerli olacaktır.
Bakanlığın dış teşkilatını oluşturan temsilciliklerden yirmisi (D) grubunda, otuzsekizi ise (E) grubunda yer almaktadır. Irak ve Afganistan gibi ülkelerdeki temsilciliklerin de dahil olduğu (E) grubunda yer alıp, Sahraaltı Afrika ülkelerinde faaliyet gösteren toplam temsilcilik sayısı 2010 yılı içinde yirmibeşe yaklaşacaktır. Bu ülkelerde, çoğu zaman temiz içme suyu dahi bulunmayabilmektedir.
Mevcut dış maaş sisteminde, ülke emsal katsayılarının belirlenmesinde hayat pahalılığı endeksleri temel veri olarak alınmaktadır. Bu durum, zaten şartları son derece zor olan ülkelerde görev yapan Bakanlık personelini, çoğu zaman daha az maaş alma sonucuyla karşı karşıya bırakabilmektedir. Örneğin, Etiyopya'da görevli bir memur, Lüksemburg'da görevli aynı düzeydeki bir memurdan %25 oranında daha düşük maaş almaktadır. Buna ilave olarak, aile üyeleri ile birlikte ülkedeki tüm güvenlik ve sağlık risklerini de göğüslemekte; aile fertleri açısından başta eğitim alanında olmak üzere önemli mahrumiyetleri göze almak durumunda kalmakta; ailesini beraberinde götürmemeyi tercih etmesi veya buna zorunlu kalması halinde Türkiye'deki evini kapatmayarak, aynı anda iki ayrı ev idame ettirmek durumunda kalmaktadır. Çalışma arzusunu örseleyen ve verimliliği düşüren bu sorunun aşılabilmesi için, temsilcilik gruplandırmasında son üç grupta yer alan temsilciliklerde ve savaş bölgelerinde çalışan personel ile sınırlı kalmak üzere, değişen oranlarda teşvik ödeneği öngörülmüştür.
Zor şartlarda görev yapan personelin, görevleri sırasında ve önceden belirlenmiş yazılı kurallar çerçevesinde desteklenmesi, dış atamalar açısından Bakanlık personel yönetimine bir esneklik de kazandıracaktır. Mevcut sistemde, mahrumiyet bölgelerine yönelik atamalar bağlamında kullanılabilen tek teşvik unsuru, müteakip tayinin daha iyi koşullara sahip bir ülkeye yapılacağı yönünde personele verilen perspektiftir. Bu durum, personel yönetiminde dar boğazlara yol açmakta, atama süreçlerini işlevsellikten uzaklaştırmaktadır.
Ayrıca, Türkiye için önem taşıyan ancak koşulları nispeten zor olan ülkelerde çalışmayı özendirici yasal teşvik unsurlarının bulunmaması, bu ülkelerin özellikle ailevi endişeler nedeniyle kıdemli personel tarafından tercih edilmemesine neden olmaktadır. Getirilen teşvik ödeneği uygulamasıyla, temsilcilik gruplandırmasında son üç grupta yer alan temsilciliklerin daha kıdemli ve tecrübeli personel tarafından tercih edilmesi amaçlanmıştır.
Özellikle 11/9/2001 tarihinde yaşanan terör eylemleri sonrasında Dünyanın hemen hiçbir yeri terör eylemlerinden bağışık değildir. Devlet sistem ve otoritesinin zayıf ve yaşam koşullarının güç olduğu ülkeler başta olmak üzere, terörist gruplar hemen her ülkede melce ve eylem imkanı bulabilmektedir. İç karışıklık, iç savaş ve savaş halleri ile salgın ve bulaşıcı hastalıklar da yine bu nitelikteki ülkelerde daha sıklıkla görünen sorun ve risklerdir. Madde ile, Bakanlığın dış teşkilatındaki genişleme süreci çerçevesinde, özellikle son iki grupta yer alan temsilciliklerin sayısındaki yüksek artış da dikkate alınarak, 4009 sayılı Kanunda yeterli şekilde düzenlenmemiş olan savaş, iç savaş, terör eylemleri, salgın hastalıklar, doğal afet ve benzeri olağanüstü durumlar ile görev başındayken geçirilen kazalara ilişkin düzenlemelerin, çağdaş kurumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yapılandırılması hedeflenmiştir.
İnsan kaynaklarının nitelik olarak geliştirilmesi, Bakanlığın kurumsal kapasitesinin artırılmasına yönelik çaba ve stratejilerin temel unsuru olarak belirlenmiştir. Madde ile, bu yönde hazırlanacak ve icra edilecek planlara kuvvetli bir yasal zemin oluşturulması amaçlanmaktadır.
Madde ile, yurtdışı teşkilatındaki resmi tatiller, Bakanlıkta istihdam edilecek personel bağlamında ihtiyaç duyulacak güvenlik soruşturmaları, evlenme izinleri ile yurtdışına sürekli görevle atanmış memurların beraberlerindeki bakmakla yükümlü oldukları aile üyelerinin gelir getirici işlerde çalışabilmelerine dair usul ve esaslar ile yetki devri ve siciller ile ilgili münferit düzenlemelere yer verilmektedir.
Personel adaylarına ilişkin güvenlik soruşturması, dış politikanın yürütülmesinde hassasiyet ve gizlilik arz eden konular bağlamında ve kriptografik haberleşme açısından büyük önem arz etmektedir. Bu durum, Bakanlık personeli veya personel olmak isteyen kişinin veya evlendiği ya da evleneceği kişinin, bilgi güvenliği başta olmak üzere, güvenlik açısından sakınca doğurabilecek bir hali olup olmadığının tespitini gerekli kılmaktadır. Bu tespitin yapılmasında, güvenlik soruşturması yapılması zarureti ortaya çıkmaktadır. Güvenlik soruşturması sonucunun değerlendirilmesi kapsamında ise idareye belli bir takdir yetkisi tanınmaktadır. Bununla birlikte, kişi hakkında güvenlik bakımından engel teşkil eden halinin bulunduğu yönünde bir kanaate varılması halinde, bu kanaate dayanak teşkil eden gerekçelerin yeterli düzeyde belgelendirilmiş olması gerekir.
Madde ile ayrıca, dış temsilcilikler bünyesindeki binaların bakım, onarım ve güvenliği ile Devlet konuk evi niteliğindeki binaların kullanımına dair genel usul ve esaslar da düzenlenmektedir.
Madde ile, Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte yürürlükten kalkacak mevzuat ile diğer ilgili mevzuatta yapılacak değişiklikler belirlenmektedir. Bu çerçevede, konsolosluk ve ihtisas memurluğunun 657 sayılı Kanun çerçevesinde kamudaki kariyer memuriyetleri arasında düzenlenmesi sağlanmaktadır.
Madde çerçevesinde, konsolosluk ve ihtisas memurluğunun yeni birer kariyer memuriyeti olarak yapılandırılmış olması ışığında, bu statüleri taşıyacak personelin faydalanacağı özel hizmet tazminatı oranları belirlenmektedir. Ancak, Bakanlıktaki ana yönetici grubunun meslek memurları olduğu noktasından hereketle, meslek memurları ile konsolosluk ve ihtisas memurları arasında, merkez maaşları açısından makul bir farkın korunması hususu gözetilmektedir. Maddede ayrıca, konsolosluk ve ihtisas memurlarının yararlanacakları ek göstergelere ilişkin kanuni düzenleme, 657 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin "I-Genel İdare Hizmetleri Sınıfı" bölümünde yapılmaktadır.
Maddede, Bakanlığın danışma ve denetim birimleri arasında yer alan Stratejik Araştırmalar Merkezinin, görev tanımına ve fonksiyonlarına uygun olarak, Bakanlık dışından tercihen bir akademisyen tarafından yönetilebilmesine de 657 sayılı Kanunun "İstisnai Memurluklar" başlığını taşıyan 59 uncu maddesi çerçevesinde olanak sağlanmaktadır.
Madde kapsamında, yurtdışı görevleri sırasında terör eylemleri sonucu şehit edilmiş olan Dışişleri Bakanlığı meslek mensubu, ataşe, ataşe yardımcısı ya da münhasıran yurtdışında kullanılmak üzere ihdas edilmiş kadrolarda görev yapanların aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanan aylık ve vazife malullüğü aylıkları unvan tavanları yeniden tespit edilerek başkonsolos, elçi-müsteşar, büyükelçilik birinci müsteşarı kadro unvanında görev yapanlar için büyükelçi, diğer meslek mensubu kadro unvanlarında görev yapanlar için başkonsolos, ataşe, ataşe yardımcısı ya da münhasıran yurtdışında kullanılmak üzere ihdas edilmiş kadrolarda görev yapmış olanlar için uzman kadro unvanı emsal alınması öngörülmüştür. Bu fıkra kapsamında ayrıca, bu esaslara göre hak sahiplerinin aylıklarının artırılması ve bu yükseltmeden dolayı geçmişe yönelik aylık veya aylık farkı ödenmemesi planlanmıştır. Böylece, şehit diplomatların aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanan aylık ve vazife malullüğü aylıkları ile ilgili olarak, aylık unvan tavanlarının 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinde düzenlenmemiş olması nedeniyle, hak sahiplerinin bu konudaki mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmıştır.
Madde kapsamında, yurtdışında sürekli görevle bulunan bir Devlet memurunun vefatı halinde, beraberindeki aile üyelerinin veya görev yaptığı ülkede kurmuş olduğu evin eşyalarının Türkiye'ye dönüşüne olanak sağlayacak değişikliğin de 6245 sayılı Kanunda yapılması amaçlanmıştır.
Madde kapsamında, Bakanlık personel sisteminin yeniden yapılandırılması amacıyla yapılan kadro iptal ve ihdaslarının da hukuki zemini oluşturulmuştur. Bu çerçevede, 1994 yılında Bakanlığa tahsis edilen, ancak, o dönemden bu yana kayda değer artış sağlanamamış olan mevcut kadro sayısı aşağıda sıralanan gerekçelerle artırılmaktadır.
- Tasarı ile başlayacak geçiş sürecinde, yeni personel yapılanmasının hayata geçirilmesi bağlamında ortaya çıkacak kadro ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir.
- Dış politikadaki aktif süreçlere ve uluslararası ilişkilerin genişleyen gündemine paralel olarak, Bakanlığın yurtdışı ve dolayısıyla merkez teşkilatındaki büyüme süreci 1990'lı yılların sonundan bu yana devam etmektedir. Bu çerçevede 1999-2009 döneminde, yurtdışı temsilcilik sayısı %23,75 artmıştır. Buna mukabil, aynı dönemde, meslek memuru sayısındaki artış %10,8 ile sınırlı kalmış, idari memur sayısı ise %5,7 oranında düşmüştür. Halihazırda içinde bulunulan en büyük genişleme süreci kapsamında ise, 2009, 2010 ve 2011'de açılan veya açılacak toplam yeni temsilcilik sayısı kırkikidir. 2011'de yurtdışı teşkilatındaki toplam temsilcilik sayısının ikiyüzonikiye ulaşması öngörülmektedir. Bu tablo karşısında, genişleme sürecinin personel açısından sürdürülebilir bir zeminde desteklenebilmesi elzemdir ve müteakip onbeş yıl içerisinde yapılması öngörülen personel alımları için ilave kadro ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir.
Madde ile, Kanunda öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, mevcut yönetmeliklerin Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilmesi amaçlanmakta ve geçiş sürecinin Bakanlık teşkilatındaki birimler açısından düzenlenmesi amaçlanmaktadır.
Madde ile, meslek memurlarına ilişkin geçiş süreci düzenlenmektedir. Bu kapsamda oluşabilecek mağduriyetleri ortadan kaldıracak şekilde, hakkaniyet prensibi temelinde, zamana yayılan bir geçiş süreci öngörülmüştür. Bu çerçevede, Bakanlığa 4009 sayılı Kanuna tabi olarak girmiş meslek memurlarının başkatiplik ve konsolosluk yeterlik sınavına girişlerinin yine 4009 sayılı Kanun hükümlerine göre düzenlenmeye devam edilmesi yoluna gidilmiştir.
Kanun yürürlüğe girdikten sonra yıl bazında Bakanlığa girecek ilk üç grup meslek memurlarının, ikinci katip unvanında fazladan beklemeleri söz konusu olmakla birlikte, öngörülen kademeli geçiş süreci çerçevesinde, yeni hükümlere tabi olarak Bakanlığa girmek isteyecek meslek memurları bu durumu önceden bilebilecektir. Ayrıca, ikinci katip unvanı ile geçirilen fazla süreler, bu memurların başkatiplik ve konsolosluk yeterlik sınavı sonrasındaki derece terfisinde dikkate alınacaktır.
Madde ile, hukuk müşavirlerine ilişkin geçiş süreci düzenlenmektedir.
Bakanlık, dış politikanın yürütülmesi ve uluslararası ilişkilerdeki dinamik süreçlerin takibi çerçevesinde, çeşitli alanlara ilişkin uzmanlık bilgisine ihtiyaç duymaktadır. Uluslararası hukuk, bu alanların başında gelmektedir. Esasen, Bakanlığın bu alandaki faaliyetleri siyasi diplomasi süreçleriyle birarada ya da bu süreçlere paralel şekilde yürütülmektedir. Ayrıca, Bakanlığın, uluslararası hukukun gelişimine katkı yapma ve bu süreçleri yönlendirebilme kapasitesine sahip olabilmesi de ana hedeflerden biri olarak belirlenmiştir. Bu itibarla, uluslararası hukuk konularıyla ilgilenecek personelin, ihtiyaca artık yeterince cevap veremeyen müşavirlik statüsünde değil, meslek memurluğu statüsü altında Bakanlığa alınması ve yetiştirilmesi önem ve gereklilik arz etmektedir. Bu nedenle, Bakanlığın yeni personel yapılanmasında, hukuk müşavirlerinin meslek memurluğu statüsüne, yeterlik sınavını müteakip geçmeleri tasarlanmıştır. Bu çerçevede, statü değiştirecek hukuk müşavirlerinin terfileri ve alacakları yeni unvanlar bağlamında, meslek memurları açısından hakkaniyetsiz bir durumun ortaya çıkmamasına da özen gösterilmiştir.
Öte yandan, 4009 sayılı Kanuna tabi olarak Bakanlığa girmiş bulunan hukuk müşavirleri, görev tanımları çerçevesinde, ulusal mevzuatla ilgili hukuki işlere de bakmaktadır. Madde ile öngörülen yeni personel yapılanmasında, iç hukuk ile ilgili konular konsolosluk ve ihtisas memurluğu kanalından da gelecek, tercihen hukukçu kökenli memurlar tarafından da üstlenilebilecektir. Bu uygulama tam olarak hayata geçirilene kadar, meslek memuru statüsüne geçecek olan hukuk müşavirlerinin de iç hukuk ile ilgili görevler üstlenmeye devam etmeleri gerekecektir.
Madde ile, Kanunda öngörülen yeni personel yapılanması zemininde, konsolosluk ve ihtisas memurluğu statüsünün hayata geçirilmesinin ilk aşamasının uygulamaya konulması hedeflenmiştir. Bu çerçevede, Bakanlığa 4009 sayılı Kanuna tabi olarak girmiş olan danışman, idari memur, bölge uzmanı, yabancı dil uzmanı ve haberleşme teknik personeli statüsündeki memurların, konsolosluk ve ihtisas memurluğu görev tanımı ve statüsü altında toplanmasına ilişkin geçiş süreci düzenlenmektedir.
Madde ile, 4009 sayılı Kanuna tabi olarak ve sürekli merkez hizmeti görmek üzere Bakanlığa girmiş memurların, 4009 sayılı Kanundan kaynaklanan yurtdışı sürekli göreve atanabilmelerine dair mevcut hakkın korunması amaçlanmaktadır. Ayrıca, Kanunun merkez memurlarının mesleki gelişim gayretlerini ödüllendirmeye yönelik olarak tasarlanan 11 inci maddesi çerçevesinde, bu hakkın daha da geliştirilmesi öngörülmüştür.
Madde ile, Kanunla kadroları iptal edilen personel hakkında düzenleme yapılmaktadır.
Madde ile ayrıca, yürürlükten kaldırılan 4009 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Bakanlık personeline yapılan ödemelerin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi kapsamında ek ödemeden yararlanmaya başlayıncaya kadar aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenmesine devam olunacağına ve diğer mevzuatta 4009 sayılı Kanuna yapılan atıflara ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
Yürürlük maddesidir.
Yürütme maddesidir.