6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu — gerekçe | Aristo Akademi Mevzuat
YürürlükteTemel kanun4. hâli
Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu
Kanun numarası
6271
Kabul tarihi
19.01.2012
Resmî Gazete
26.01.2012 / 28185
Düstur
5. tertip, cilt 51
Son değişiklik
14.06.2018
Madde sayısı
26
Kaynak: TBMM 24. Dönem S. Sayısı 138 (Esas No: 1/487) · belgeyi aç · TBMM kaydı. Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.
Genel gerekçe
Anayasanın Başlangıç bölümünde, kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmediği, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu, üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu belirtilmiştir. Anayasanın 6 ncı maddesinde, egemenliğin kayıtsız şartsız Millete ait olduğu vurgulanmıştır. Anayasanın 104 üncü maddesinde de Cumhurbaşkanının Devletin başı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil ettiği, Anayasanın uygulanmasını ve Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözeteceği belirtilmiştir.
31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla, Türkiye Cumhuriyetinin en büyük temsil makamı olan Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi suretiyle, seçim tabanının genişletilmesi ve demokratik katılımın daha çok sağlanması; yönetenleri belirleme sürecine milletin etkin katılımının temini; halkın seçtiği Cumhurbaşkanının tarafsız, partiler üstü bir tutum sergilemesinin mümkün kılınması amaçlanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci ve 102 nci maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. Yapılan bu değişiklikler çerçevesinde, 102 nci maddenin son fıkrasında “Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Tasarı, Anayasanın 102 nci maddesinin son fıkrasında yer alan söz konusu hüküm gereğince, Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.
Madde ile, Kanunun amacının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci ve 102 nci maddelerinde 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişiklikler çerçevesinde, Cumhurbaşkanı seçimine, Cumhurbaşkanı adaylarında aranacak niteliklere, seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrası yapılması gereken işlemlere ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi olduğu belirtilmektedir.
Madde ile, Cumhurbaşkanı seçiminde uygulanacak genel ilkeler düzenlenmektedir.
Birinci fıkrada, Anayasanın 101 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçileceği hükme bağlanmaktadır.
İkinci fıkrada, Anayasanın 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ilkelere uygun olarak seçimlerin yargı yönetim ve denetimi altında, bütün yurtta aynı günde yapılması öngörülmektedir.
Üçüncü fıkrada, Anayasanın 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen serbestlik ilkesine vurgu yapılmaktadır.
Dördüncü fıkrada, Anayasanın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü çerçevesinde, oyların sayımı, dökümü ve tutanaklara bağlanmasında aleniyet ilkesi esas alınmaktadır.
Beşinci fıkrada, Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, Kanun hükümlerine aykırı olmamak şartıyla uygulanacak diğer kanunlar belirlenmektedir.
Altıncı fıkrada, Anayasanın 79 uncu maddesi hükmü de göz önünde bulundurularak, Anayasanın 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen, seçimlerin yargı yönetim ve denetimi altında yapılmasına ilişkin hüküm çerçevesinde, seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetim ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapmak ve yaptırmakla Yüksek Seçim Kurulu görevlendirilmekte ve Kurulun bu doğrultuda ilke kararları alabilmesine imkan sağlanmaktadır.
Birinci fıkrada, Anayasanın 101 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince, Cumhurbaşkanı seçimlerinin beş yılda bir yapılacağı ve bir kişinin en fazla iki defa seçilebileceği düzenlenmektedir.
İkinci fıkrada, Anayasanın 102 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, seçim dönemine ilişkin süreler belirlenmektedir.
Üçüncü fıkrada, seçim takviminin belirlenmesi ve ilanı için Yüksek Seçim Kurulu görevlendirilmektedir.
Birinci fıkrada, Anayasanın 102 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince, seçilme için gerekli oy çoğunluğu, oylamaların ne zaman ve nasıl yapılacağı, seçilme için gerekli oy sayısı belirlenmektedir.
İkinci fıkrada, Anayasanın 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince, ikinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde izlenmesi gereken usul ve esaslar belirlenmektedir.
Üçüncü fıkrada, oylamalara tek adayla gidilmesi halinde oylamanın yapılma şekli ve Cumhurbaşkanı seçilmek için alınması gereken oy miktarı düzenlenmektedir.
Dördüncü fıkrada, Anayasanın 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 106 ncı maddesi hükümleri gereğince, yeni seçilen Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevinin devam edeceği ve Cumhurbaşkanlığı makamının anılan fıkrada belirtilen sebeplerle boşalması halinde, yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının Cumhurbaşkanlığına vekillik edeceği hususları düzenlenmektedir.
Gökhan Beşinci fıkrada, Anayasanın 101 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince, Cumhurbaşkanı seçilen kişinin varsa partisi ile ilişiğinin kesilmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinin sona ermesine ilişkin hükümler yer almaktadır.
Madde ile, Anayasanın 101 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, Cumhurbaşkanı seçilme yeterliği düzenlenmiştir. Maddede, milletvekili seçilme yeterliğine atıfta bulunulduğundan, bu konuda Anayasanın 76 ncı maddesi ile 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 11 inci maddesi hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Birinci fıkrada, Anayasanın 101 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince, aday gösterilmenin şartları belirlenmiştir. Anayasanın 67 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, seçim kanunlarının temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkeleri çerçevesinde düzenlenmesi gerekliliği göz önünde bulundurularak, her bir milletvekilinin ancak bir aday için teklifte bulunabilmesi öngörülmektedir.
İkinci fıkra, Anayasanın 101 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince düzenlenmektedir.
Üçüncü fıkrada, adaylığın aday gösterilen kişinin yazılı muvafakatine bağlı olması öngörülmüştür.
Başka bir ifadeyle, kişinin muvafakati olmaksızın aday gösterilmesi mümkün değildir. Zira, 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca, aday gösterilen Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri aday gösterildikleri tarihten itibaren görevlerinden ayrılmış sayılacakları hükme bağlanmaktadır.
Dördüncü ve beşinci fıkralarda, aday gösterilmenin usulleri belirlenmektedir.
Birinci fıkrada, adaylarla ilgili bilgi ve belgelerde eksiklik tespit edilmesi halinde Yüksek Seçim Kurulu tarafından yapılması gereken işlemler belirlenmektedir.
İkinci fıkrada, adayın giderilmesi istenen eksiklikleri süresi içinde gidermemesi halinde adaylıktan çekilmiş sayılacağı hükme bağlanmaktadır.
Madde ile, Cumhurbaşkanı adayı gösterilen Devlet memurları ve kamu görevlileri hakkında uygulanacak usuller gösterilmektedir.
Birinci fıkrada, aday gösterilen Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin görevlerinden ayrılmış sayılacakları tarih ile bu durumda Yüksek Seçim Kurulunca yapılacak işlemler gösterilmektedir.
İkinci fıkradaki düzenlemeyle, 298 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesine paralellik sağlanmaktadır.
Madde ile, seçim sürecinde yapılacak propagandanın bu seçime mahsus usul ve esasları belirlenmekte ve diğer hususlarda 298 sayılı Kanuna atıfta bulunulmaktadır.
Madde ile, adaylara yapılacak mali yardımın usul ve esasları düzenlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasında, adayların yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, tüzel kişilerden ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek kişilerden maddi yardım alamayacakları hükme bağlanmaktadır.
İkinci fıkrada, seçimlerde şeffaflığın sağlanması amacıyla, adaylığın kesinleşmesinden itibaren seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar geçen dönem içinde elde edilen her türlü gelir ve harcamaların kayıt altına alınması, nakdi yardımların adayların kendi adlarına açtıracakları bir banka hesabına yatırılması, diğer yardımların makbuz karşılığında yapılması gerektiği düzenlenmektedir.
Üçüncü fıkrada, adayların kullanacakları makbuzların biçimi, bastırılması ve yardımların kayda geçirilmesine ilişkin usul ve esasların Yüksek Seçim Kurulunca belirlenmesi öngörülmektedir.
Dördüncü ve beşinci fıkralarda, seçim hesapları ve harcamalarının denetlenmesine ilişkin hükümlere yer verilmektedir.
Madde ile, bir veya birkaç seçim bölgesinde seçimlerin veya birleştirme tutanaklarının iptaline karar verilmesi ihtimali düzenlenmekte, iptal edilen kısmın ülke genelindeki seçim sonuçlarına etkisi ve seçimlerin yenilenip yenilenmeyeceğinin değerlendirilmesi yetkisi Yüksek Seçim Kuruluna verilmektedir.
Anayasanın 103 üncü maddesinde Cumhurbaşkanının görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde andiçeceği hükme bağlanmıştır. Madde ile, Anayasanın 102 nci maddesinin son fıkrası hükmü çerçevesinde, seçilen Cumhurbaşkanına ilgili tutanağın verilmesine ve Cumhurbaşkanının andiçmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir.
Madde ile, 298 sayılı Kanun hükümlerinin Cumhurbaşkanı seçiminde de uygulanmasını sağlamaya yönelik olarak söz konusu Kanunda değişiklik yapılmaktadır.
Gökhan Alt Komisyon Raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu 11/1/2012 ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA Anayasa Komisyonunun 5.1.2012 tarihli toplantısında “Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısının (1/487)”, 23 üncü dönemde konu ile ilgili Anayasa Komisyonunda yapılan çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla, bir Alt Komisyonda görüşülmesi kabul edilmiştir. Alt Komisyon Başkanlığına İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop’u seçmiştir. Alt Komisyonumuz 9 ve 10 Ocak 2012 tarihli toplantılarında;
Adalet, Maliye Bakanlıkları, Sayıştay ve Yüksek Seçim Kurulundan temsilcilerin katılımı ile Tasarıyı değerlendirmiştir. Alt Komisyonumuz çalışmalarını 23 üncü dönemde Anayasa Komisyonunda kabul edilen metin üzerinden sürdürmeyi kararlaştırmıştır. Bu çerçevede yapılan değerlendirmeler şu şekildedir;
- Seçimde uygulanacak genel ilkeleri düzenleyen 2 nci maddenin beşinci fıkrasına 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun eklenmiştir. Oylamalara tek adayla gidilmesi halinde oylama referandum şeklinde yapılacağından Yüksek Seçim Kurulunun uyarısı doğrultusunda bu düzenleme gerçekleştirilmiştir. Bu maddenin görüşülmesinde Alt Komisyon Başkanı tarafından seçim sürecinin Yüksek Seçim Kurulunun insiyatifiyle değil ya bir kanunla ya da parlamentonun kararıyla başlayacağı vurgulanmıştır.
- Devlet Memurları ve diğer kamu görevlilerinin adaylığı başlığını taşıyan 11 inci maddenin başlığı “Adayların görevden ayrılması ve göreve dönmesi” şeklinde değiştirilmiştir. Bu kenar başlığının içeriği tam olarak kapsadığı ifade edilmiştir. Bu maddenin görüşülmesi sırasında CHP Temsilcisi, adaylık konusunda Başbakanlık makamı ile ilgili herhangi bir sınırın bulunmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, adalet duygusunu zedelediğini ifade etmiştir. MHP Temsilcisi Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanların görevinden ayrılarak aday olmaları gerektiğini, diğer adaylara karşı rekabet üstünlüğü içinde olmamaları gerektiğini söylemiştir. Bu düzenleme ile ilgili olarak Komisyonun diğer üyeleri, milletvekili ve mahalli idareler seçimlerinde de Başbakan, Bakan ve milletvekillerinin istifa etmeden aday olabildiğini ifade etmişlerdir.
- Propagandayı düzenleyen 13 üncü maddenin son fıkrası yazım tekniği açısından yeniden düzenlenmiştir. Bu maddenin görüşülmesinde CHP Temsilcisi Anayasanın 67 ve 79 uncu maddeleri karşısında Anayasal dayanağı olmayan bir görevin TRT’ye verilmesini uygun bulmadıklarını ifade etmiştir.
- Adaylara yardımı düzenleyen 14 üncü maddenin görüşmelerinde terim birliği açısından metnin yazımında düzeltmeler yapılmış bu çerçevede birinci, dördüncü ve altıncı fıkralarında “bağış ve yardım” ibarelerine yer verilmiş, üçüncü fıkranın sonunda geçen “toplayamaz” ibaresi “kabul edemez” şeklinde değiştirilmiştir. Bu madde görüşmelerinde, MHP Temsilcisi ve Sayıştay yetkililerince nakdi yardımların makbuz değil banka üzerinden gerçekleştirilmesinin denetimi etkili hale getireceği söylenmiştir. Bu doğrultuda maddenin dördüncü fıkrasında Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek tutarın altında kalan ve makbuz karşılığı alınan nakdi yardımların seçim hesabına yatırılması esası getirilmiştir. MHP Temsilcisi 14 üncü madde düzenlemesine karşı olduklarını; sanayici, işadamları, sermaye odaklarının adaylara kaynak aktarabileceğini, bunun da adeta zenginlerin Cumhurbaşkanı gibi bir görüntü doğuracağını, istismara, kutuplaşmaya yol açacağını ifade etmiştir. Tarafsız, herkesin Cumhurbaşkanı olması gereken bir kişinin seçiminde istismar olmamalıdır. CHP Temsilcisi de bu düzenlemeye karşı çıkmış, Yüksek Seçim Kurulunun mali konularda uzman olmadığı, burada Anayasa Mahkemesi ya da başka bir uzman kuruldan istifade edilebileceğini söylemiştir. Denetim açısından Cumhurbaşkanının tartışılmasını önleyecek bir yöntem bulunmalıdır. Ayrıca Yüksek Seçim Kurulu yapılan yardımları seçimlerden önce kamuoyuna açıklamalıdır. Bunlara cevaben, seçim kampanyalarında bir bütçe oluşturulduğu, bunun zaten fiili bir durum olduğu, düzenleme bulunmadığı için denetlenemediği ifade edilmiş; Yüksek Seçim Kurulunun ise denetleme işinde Sayıştay ve diğer devlet kurumlarından yararlanabileceği öngörüldüğü için sorun yaşanmayacağı belirtilmiştir.
Gökhan - Tasarının Cumhurbaşkanına tutanağın verilmesi ve andiçmeyi düzenleyen 21 inci maddesinin görüşmelerinde Yüksek Seçim Kurulunun yazılı görüşü doğrultusunda CHP ve MHP Temsilcileri Anayasanın 79 uncu maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı seçildiğine dair mazbatanın Yüksek Seçim Kurulunca verilmesi gerektiği itirazını yapmışlardır. Komisyon üyelerimiz bu itirazın Anayasa Komisyonunda değerlendirilmesini kararlaştırmışlardır.
- Tasarıya eklenmesi kabul edilen bir geçici madde ile; Cumhurbaşkanını halkın seçmesi esasını getiren 5678 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce seçilen onbirinci Cumhurbaşkanı hakkında bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin uygulanmayacağı, onbirinci Cumhurbaşkanının görev süresinin yedi yıl olduğu hükme bağlanmıştır. Bu maddenin gerekçesinde;
• 5678 sayılı Kanunun, onbirinci Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yönelik geçici maddeleri düzenlediği ancak, 23 üncü dönem Parlamentosunun bu Kanunun referandum sonucu yürürlüğe girmesinden önce, onbirinci Cumhurbaşkanını seçmesi nedeniyle uygulanma kabiliyeti kalmayan bu geçici maddelerin 5697 sayılı Kanunla metinden çıkarıldığı, Anayasa Mahkemesinin bu Kanunun Anayasaya aykırı olmadığına karar verdiği, • Onbirinci Cumhurbaşkanının 5678 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce yedi yıllığına seçilmiş olması ve 5678 sayılı Kanunla beş yıllık görev süresinin öngörülmesinin mevcut Cumhurbaşkanının görev süresinin tartışılmasına yol açtığı, • Onbirinci Cumhurbaşkanının görev süresi açısından seçimi yöneten hukukta öngörülen süre dışında bir sonucun, makamın istikrarsızlaştırılmasına yol açacağı, Anayasanın genel anlamda düzenlemesinin yasama organının görevdeki Cumhurbaşkanının görev süresini etkileyebilecek girişimlerini önleyici içerikte olduğu, • Devletin başı olan, Türkiye Cumhuriyetini ve Milletin birliğini temsil eden makamın görev süresi üzerinden tartışma konusu yapılmasının önlenmesi ve bu konudaki belirsizliğin ortadan kaldırılması gerektiği, • Onbirinci Cumhurbaşkanının görev süresinin seçildiği tarihteki hükümlere tabi olmasının “kanunların geriye yürümezliği” ve “hukuki güvenlik” ilkelerinin gereği olduğu, aksi bir yorumun Mecliste Anayasayı değiştirecek güce sahip çoğunluk karşısında Cumhurbaşkanlığı makamını korumasız bırakacağı, bu durumun da istikrarsızlık ve kaosa yol açacağı, • Anayasanın 101 inci maddesinde öngörülen beş yıllık görev süresinin halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı için geçerli olacağı, mevcut Cumhurbaşkanını Parlamentonun seçtiği, • Geçici Madde düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yüksek Seçim Kurulu kararlarıyla uyumlu olduğu, • Getirilen düzenlemenin mevcut Cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin olarak yaşanan tereddüdü gidermeye yönelik bir geçiş hükmü içerdiği, Anayasanın 102 nci maddesinin son fıkrası hükmü doğrultusunda, kanunla bu düzenlemenin yapılmasının imkân dahilinde olduğu, İfade edilmiştir.
Ancak CHP ve MHP Temsilcileri Kanuna bu yönde konulan hükmün Anayasaya aykırı olacağını kanunla Anayasanın değiştirilmesi gibi bir sonuç doğuracağını ve böyle bir düzenlemenin yerinin seçim yasası değil Anayasa olması gerektiğini belirtmişlerdir. CHP Temsilcisi Anayasanın 11 inci maddesine göre Anayasa hükümlerinin herkesi bağlayacağını yine 6 ncı maddesi uyarınca hiç kimsenin kaynağını Anayasadan almayan bir yetkiyi kullanamayacağını ifade ile Anayasanın 101 inci maddesinde Cumhurbaşkanının görev süresinin beş yıl olarak net bir şekilde belirlendiğini ve mevcut Gökhan Cumhurbaşkanının görev süresiyle ilgili herhangi bir intikal hükmü getirilmemesi karşısında, kanunla bu düzenlemenin yapılmasının Anayasaya aykırı olacağını belirtmiştir. Cumhurbaşkanlığı bir hak olmayıp onursal bir görevdir. Bu nedenle kazanılmış bir hak söz konusu olamaz. Hukuki güvenceye ilişkin hüküm de Anayasaya ilave edilmemiştir. Tam tersine onbirinci Cumhurbaşkanının seçildiği sırada görev süresini beş yıla indiren süreç başlamıştır. Dolayısıyla mevcut Cumhurbaşkanı açısından sürpriz bir düzenlemenin olduğundan söz edilemez. Kaldı ki mevcut Cumhurbaşkanının görev süresinin yedi yıl olduğu kabul edilseydi, siyasi iktidar tıpkı son Anayasa değişikliğinde Anayasa Mahkemesinin mevcut üyeleriyle ilgili olarak Anayasaya eklenen Geçici 18 inci madde doğrultusunda bir intikal hükmü getirerek iradesini belli ederdi. Ayrıca Anayasanın 102 nci maddesinin son fıkrasında Cumhurbaşkanının seçimine ilişkin usul ve esasların kanunla belirleneceği hükmü yer almakla birlikte süre ile ilgili şart Anayasada net bir şekilde belirlenmiştir. Bu hüküm karşısında Cumhurbaşkanının görev süresinin kanunla belirlenecek esaslar arasında yer aldığını söylemek doğru olmayacaktır. MHP Temsilcisi bu görüşlere iştirak etmekle birlikte bu maddeyle ilgili ayrıca yazılı muhalefet şerhini Komisyonumuza sunmuştur.
Alt Komisyonumuzun CHP ve MHP’li üyeleri Tasarının tümüne muhalif kalmışlar bu çerçevede;
• Propaganda ile ilgili olarak 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda yer alan düzenlemelerin Cumhurbaşkanlığı seçiminde uygulanmasında sıkıntı yaşanacağını, • Seçimin geri bırakılmasına ilişkin 5 inci maddenin Anayasal dayanağı olmadığını, • Başbakan, Bakanlar ve görevdeki Cumhurbaşkanının ikinci defa adaylığı ile ilgili sınırların Tasarıda yer alması gerektiğini, ayrıca belirtmişlerdir.
Raporumuz, Anayasa Komisyonu Başkanlığına saygı ile sunulur.
Başkan Üye Üye Mustafa Şentop İdris Şahin Fatoş Gürkan İstanbul Çankırı Adana Üye Üye Uğur Bayraktutan Nevzat Korkmaz Artvin Isparta (Muhalifim) (Muhalifim, muhalefet şerhim vardır) Gökhan MUHALEFET ŞERHİ “GEÇİCİ MADDE 1” İLE İLGİLİ MHP’NİN MUHALİF GÖRÜŞÜ MHP, uzun zamandır kamuoyunda tartışılmaya devam eden, mevcut Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin, Anayasada 2007 yılında yapılan değişiklik ile 5 yıl olduğunu söyleyegelmektedir.
Yasalar ve anayasa değişikliklerinin yapıldığı yer milli iradenin tecelli ettiği meclistir. TBMM, Cumhurbaşkanı'nın görev süresini 5 yıla indirmiş, ikinci kez seçilmesine imkan vermiş ve doğrudan halk tarafından seçilmesini kabul etmiştir. Mevcut Cumhurbaşkanı'nın da bu değişikliğe tabi olacağını, kendisi ile ilgili geçici bir düzenleme getirmeyerek göstermiştir. Bu değişiklikler, halk oylamasında da kabul görerek yasalaşmıştır. Mevcut Cumhurbaşkanına bir istisna öngörülmemiştir. Dolayısıyla mevcut Cumhurbaşkanının süresi Anayasamıza göre 5 yıldır.
Cumhurbaşkanı seçimi kanunu tasarısının alt komisyonda yapılan görüşmeleri esnasında ve son anda, AKP'ye mensup milletvekillerince getirilen ve mevcut Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin 7 yıl olduğunu ve ikinci kez seçilemeyeceğini öngören önergenin incelenmesi sonucunda aşağıdaki tespitler yapılmıştır.
1. Söz konusu 3. maddenin ilk fıkrasının iki cümleden ibaret olduğu, 2. İlk cümlesinin, Cumhurbaşkanı’nın seçimini düzenleyen önceki mevzuatla ilişki kurarak görev süresini 7 yıldan 5 yıla düşüren bir hüküm getirdiği, 3. İkinci cümlesinin ise daha önceki hale göre Cumhurbaşkanı’nın birden fazla kez seçilebilmesine imkan sağlayan ve şahsın hukuk alanını genişleten "genişletici bir hüküm olduğu", 4. AKP tarafından yapılmak istenen değişikliğin ise tamamen siyasal saiklerle her iki cümleyi de işlevsiz bırakarak "uygulanamaz" hale getirdiği adeta bu düzenlemenin tek hedefinin mevcut Cumhurbaşkanı’nın şahsı olduğu, 5. Şahsi bir düzenleme yapılarak "kanunların genelliği ve objektifliği" prensibine aykırı olduğu, demokrasilerin müesses nizam içinde yürümesi prensibini ihlal ettiği, 6. Önergenin mevcut Cumhurbaşkanı’na ikinci kez aday olma ve seçilme yasağı getirdiği ve böylece Anayasamızda belirtilen "eşitlik ilkesi ile seçme ve seçilme hakkı"nı sınırlandıran antidemokratik hükümler içerdiği tespit edilmiştir.
Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin 5 yıl olduğu ve AKP tarafından verilen önergenin siyasal amaçlarla şahsi bir düzenlemeye yol açtığı düşüncesi ile geçici madde 1'e diğer şerhlerimle birlikte muhalif olduğumu belirtirim.
Nevzat Korkmaz Isparta FATMA ALT KOMİSYONUN KABUL ETTİĞİ METİN CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ KANUNU TASARISI BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; Cumhurbaşkanı seçimine, Cumhurbaşkanı adaylarında aranacak niteliklere, seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrası yapılması gereken işlemlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Seçimde uygulanacak genel ilkeler MADDE 2- (1) Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir.
(2) Seçim genel, eşit ve gizli oyla, bütün yurtta aynı günde, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının oy kullanmaları, 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde sağlanır.
(3) Seçmen, oyunu tam bir serbestlikle kendisi kullanır.
(4) Oyların sayımı, dökümü ve tutanaklara bağlanması açık olarak yapılır.
(5) Bu Kanunda özel hüküm bulunmayan hâllerde 298 sayılı Kanun, 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun ile bunların ek ve değişikliklerinin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
(6) Yüksek Seçim Kurulu, Cumhurbaşkanı seçimlerinin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapmak ve yaptırmak amacıyla, gerekli ilke kararları almaya, beşinci fıkrada sayılan kanunlar ile bu Kanunda seçimle ilgili olarak yer alan bütün süreleri gerektiğinde kısaltarak tespit ve ilâna yetkilidir.
Seçim dönemi, seçim döneminin başlangıcı ve seçimlerin tamamlanması MADDE 3- (1) Cumhurbaşkanı seçimleri beş yılda bir yapılır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.
(2) Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir şekilde boşalması halinde ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır. Cumhurbaşkanı seçim dönemi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmışıncı gün, makamın herhangi bir şekilde boşalması halinde ise boşalmayı takip eden gün başlar.
(3) İkinci fıkrada öngörülen süreler içinde seçimin tamamlanması amacıyla, Yüksek Seçim Kurulu tarafından, seçim takvimi resen belirlenir ve ilân edilir.
Seçim sistemi ve uygulanması MADDE 4- (1) Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
(2) İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde, ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. Bunların dışındaki sebeplerle boşalma olması halinde ikame yoluna gidilemez.
FATMA (3) Oylamalara tek adayla gidilmesi halinde, oylama referandum şeklinde yapılır. Aday geçerli oyların çoğunluğunu alması halinde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Oylamada, adayın geçerli oyların çoğunluğunu alamaması hâlinde seçim yenilenir.
(4) Yeni seçilen Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder. Cumhurbaşkanlığı makamının ölüm, çekilme veya başka bir sebeple boşalması halinde, yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
(5) Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.
Seçimin geri bırakılması MADDE 5- (1) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmediğine dair karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı seçimi bir yıl geriye bırakılır.
(2) Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.
Seçilme yeterliği MADDE 6- (1) Kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip her Türk vatandaşı Cumhurbaşkanı seçilebilir.
İKİNCİ BÖLÜM Seçim Öncesi İşleri Aday gösterilme MADDE 7- (1) Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi en az yirmi milletvekilinin yazılı teklifiyle mümkündür. Her bir milletvekili ancak bir aday için teklifte bulunabilir.
(2) En son yapılan milletvekili genel seçimlerinde, aldıkları geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında, yüzde onu geçen siyasî partiler ortak aday gösterebilir. Her bir siyasi parti ancak bir aday için teklifte bulunabilir.
(3) Aday gösterilmek kişinin yazılı muvafakatine bağlıdır.
(4) Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilân edilen süre içinde, adayların isimleri, muvafakat belgeleri ve gerekli diğer belgelerle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına veya Yüksek Seçim Kuruluna başvurularak aday gösterilmiş olur. Başvurunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yapılması halinde, tüm bilgi ve belgeler, başvuru süresinin bitiminden itibaren yirmidört saat içinde Yüksek Seçim Kuruluna iletilir.
(5) Aday gösterme süresinin sona erdiği tarihten itibaren hiçbir şekilde yeni aday gösterilemez.
Adaylarla ilgili bilgi ve belgelerde eksiklik MADDE 8- (1) Adaylarla ilgili bilgi ve belgelerde eksiklik tespit edilmesi hâlinde, Yüksek Seçim Kurulunca, eksikliklerin giderilmesi için beş günlük süre verilir.
(2) Eksikliklerin, verilen süre içinde aday tarafından giderilmemesi hâlinde, aday kendiliğinden adaylıktan çekilmiş sayılır.
Adaylığın incelenmesi ve geçici aday listesi MADDE 9- (1) Yüksek Seçim Kurulu, adaylar hakkında yaptığı inceleme sonucunda seçilme yeterliğini ve aday gösterilme şartlarını taşıyanları gösteren geçici aday listesini belirler. Geçici aday listesi ve itiraz süresi Resmi Gazetede yayımlanır.
FATMA İtiraz ve kesin aday listesi MADDE 10- (1) Resmi Gazetede yapılan ilandan itibaren iki gün içinde, geçici aday listesine veya bu listeye alınmamaya ilişkin karara karşı Yüksek Seçim Kuruluna itiraz edilebilir.
(2) Yüksek Seçim Kurulu itirazları üç gün içinde kesin karara bağlar ve kesin aday listesini Resmi Gazetede yayımlar.
Adayların görevden ayrılması ve göreve dönmesi MADDE 11- (1) Cumhurbaşkanı adayı gösterilen hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yüksek öğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeleri, kamu kurumu ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, belediye başkanları ve subaylar ile astsubaylar, siyasi partilerin il ve ilçe yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile belediye meclisi üyeleri, il genel meclisi üyeleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar, kamu bankaları ile üst birliklerin ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alanlar, aday listesinin kesinleştiği tarih itibarıyla görevlerinden ayrılmış sayılır. Bu durum Yüksek Seçim Kurulunca aday gösterilenin bağlı bulunduğu bakanlığa veya kuruma derhal bildirilir.
(2) Yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar ile subay ve astsubaylar hariç olmak üzere, Cumhurbaşkanı adayı gösterilen Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, adaylığı veya seçimi kaybetmeleri halinde, Yüksek Seçim Kurulunca Cumhurbaşkanının seçildiğinin ilân edilmesini takip eden bir ay içinde müracaat etmeleri kaydıyla eski görevlerine veya kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve dönebilirler.
Adaylıkta eksilme MADDE 12- (1) Birinci oylamada, kesin aday listesinin Resmi Gazetede yayımından itibaren, oy verme günü saat 17.00'ye kadar listede meydana gelecek eksilmeler, değişikliği gerektirmez.
Propaganda MADDE 13- (1) Propaganda dönemi, aday listesinin kesinleştiği gün başlar ve oylamaların yapılacağı günden önceki gün saat 18.00'de sona erer.
(2) Propaganda döneminde, Türkiye Radyo ve Televizyonlarında yapılacak propaganda yayınlarının tam bir tarafsızlık ve eşitlik içinde yapılması, Yüksek Seçim Kurulu ile Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu tarafından sağlanır.
(3) Adayların, özel radyo ve televizyonlardaki propaganda konuşmalarında, süre ile ilgili sınırlamalar dışında, 298 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
(4) Propaganda döneminde Başbakan, bakanlar ve milletvekilleriyle ilgili yasaklara ilişkin hükümler dahil olmak üzere propagandaya dair diğer hususlarda 298 sayılı Kanun hükümleri kıyasen uygulanır.
Adaylara yardım MADDE 14- (1) Adaylar, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, tüzel kişilerden ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek kişilerden bağış ve yardım alamazlar.
(2) Adaylar, Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenecek adaylık başvurusu süresi içinde mal bildiriminde bulunmak zorundadır. Seçilen adayın mal bildirimi, seçim sonuçlarının kesinleşmesini müteakip Resmî Gazetede yayımlanır.
(3) Her bir kişinin adaylara yapabileceği nakdî yardım miktarı, her bir tur için en yüksek Devlet memuruna mali haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemelerin bir aylık brüt tutarını geçemez. Alınan bağış ve yardımlar veraset ve intikal vergisinden müstesnadır. Adaylar ödünç niteliğinde para kabul edemez.
FATMA (4) Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek tutarın üzerindeki nakdî yardımlar adayların "Seçim Hesabı" olarak kendileri adına açtıracakları bir banka hesabına yatırılır. Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek tutarın altında kalan nakdî yardımlar ise makbuz karşılığında alınır ve seçim hesabına yatırılır. Alınan bağış ve yardımlar sadece seçim harcamalarında kullanılır ve başka bir amaç için tahsis edilemez.
(5) Adaylığın kesinleşmesinden seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar geçen dönemde bağış ve yardımlar ile yapılan harcamalar Yüksek Seçim Kurulu tarafından tasdik edilen listelere kaydedilir.
(6) Seçim hesapları ile bağış, yardım ve harcamalara ilişkin bilgi ve belgeler, seçim sonuçlarının kesinleşmesini izleyen on gün içinde Yüksek Seçim Kuruluna sunulur. Yüksek Seçim Kurulu bir ay içinde, seçim hesaplarını inceler ve varsa usulsüzlükleri ve öngörülen limitlerin aşılıp aşılmadığını tespit eder. Bu aşamada tespit edilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla Yüksek Seçim Kurulu tarafından adaylara uygun bir süre verilir. Alınan bağış ve yardımlardan belirtilen limiti aşan miktar ile harcanmayan kısım Hazineye intikal ettirilir. Kurul bu görevi yerine getirirken Sayıştay'dan ve gerekli görülen diğer ilgili Kamu kurumlarından yardım alabilir.
(7) Yüksek Seçim Kurulunca yapılan inceleme sonuçları kesin olup, incelemenin tamamlanmasını müteakip bir ay içinde ilân edilir.
(8) Aday, Yüksek Seçim Kuruluna önceden bildirmek şartıyla, seçim hesapları ile gelir ve harcamalara ilişkin bilgi ve belgelerin kayda geçirilmesi ve ibrazına ilişkin hususlarda 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yetki almış meslek mensuplarından veya avukatlardan birini ya da birkaçını yetkili kılabilir. Bu durumda, yetkilendirilen meslek mensubu, yukarıda belirtilen hususların yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesinde ilgili mevzuat hükümlerine göre sorumlu tutulur.
(9) Aday tarafından verilecek mal bildiriminin usûl ve esasları, adaylar tarafından kullanılacak listelerin şekil, içerik ve tasdiki, makbuzların şekil ve içeriği, bastırılması, bağış ve yardımların alınması, kayda geçirilmesi, harcanması, harcanmayan ya da bağış sınırını aşan kısmın Hazineye intikali ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar Yüksek Seçim Kurulunca belirlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Seçim Günü İşleri Kullanılacak oy pusulasının şekli MADDE 15- (1) Oylamalarda kullanılacak filigranlı birleşik oy pusulasında "Cumhurbaşkanı Adayları" ibaresi ile Yüksek Seçim Kurulu tarafından çekilen kuraya göre sırası belirlenen adayların adı ve soyadı yer alır.
(2) Oylamanın referandum şeklinde yapılması hâlinde beyaz üzerine "Evet", kahverengi üzerine "Hayır" ibareleri yazılı, iki ayrı renkten oluşan birleşik oy pusulası kullanılır.
(3) Kullanılacak birleşik oy pusulalarıyla ilgili diğer hususlar Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenir. Yüksek Seçim Kurulu, birleşik oy pusulalarını kendisi bastırabileceği gibi gerektiğinde uygun göreceği il seçim kurulları vasıtasıyla bastırmaya da yetkilidir. Gerekli ödenek Maliye Bakanlığınca karşılanır.
Oy kullanma şekli MADDE 16- (1) Seçmen, sandık kurulunca kendisine verilen birleşik oy pusulası ve "Evet" veya "Tercih" yazılı mührü alarak oyunu kullanmak üzere kapalı oy verme yerine girer.
(2) Seçmen, mührü, birleşik oy pusulasında tercih ettiği adaya ait özel daire içine basmak, birleşik oy pusulasını zarfa koymak ve zarfı sandığa atmak suretiyle oyunu kullanır.
(3) Oyunu kullanan seçmen, mührü sandık kurulu başkanına geri verir.
FATMA Oylamanın referandum şeklinde yapılması halinde oy kullanma MADDE 17- (1) Seçmen, sandık kurulunca kendisine verilen, beyaz üzerine "Evet" kahverengi üzerine "Hayır" ibareleri bulunan iki ayrı renkten oluşan birleşik oy pusulası ve "Evet" veya "Tercih" yazılı mührü alarak oyunu kullanmak üzere kapalı oy verme yerine girer.
(2) Seçmen, mührü, birleşik oy pusulasında tercih ettiği kısmın üzerine basmak, birleşik oy pusulasını zarfa koymak ve zarfı sandığa atmak suretiyle oyunu kullanır.
(3) Oyunu kullanan seçmen, mührü sandık kurulu başkanına geri verir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Seçimden Sonra Yapılacak İşler ve Son Hükümler Seçim tutanakları ve sonuçların birleştirilmesi MADDE 18- (1) Sandık, ilçe ve il seçim kurullarınca düzenlenmesi gereken tutanakların içeriği ile seçim sonuçlarının birleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenir.
(2) Yüksek Seçim Kurulu, il seçim kurullarından gelen sonuçları birleştirerek ilân eder.
Seçimin veya birleştirme tutanağının iptali MADDE 19- (1) Bir veya birkaç seçim çevresinde, yapılan seçimin veya düzenlenen birleştirme tutanağının, seçim işlemleri sebebiyle iptaline karar verilmesi hâlinde, iptal edilen kısmın ülke genelindeki seçim sonuçlarına etkisi olup olmadığı göz önüne alınarak Yüksek Seçim Kurulu tarafından söz konusu seçim çevrelerinde seçimlerin yenilenip yenilenmeyeceğine karar verilir.
Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılması MADDE 20- (1) Cumhurbaşkanı seçiminin kesin sonuçları, Yüksek Seçim Kurulu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Makamına bildirilir, kamuoyuna ilan edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.
(2) Seçilen Cumhurbaşkanı adına, Yüksek Seçim Kurulu tarafından Cumhurbaşkanı seçildiğine dair bir tutanak düzenlenir.
Cumhurbaşkanına tutanağın verilmesi ve andiçme töreni MADDE 21- (1) Seçilen Cumhurbaşkanı adına düzenlenen tutanak, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tarafından verilir ve aynı oturumda andiçme töreni yapılır. Bu oturum, eski Cumhurbaşkanının görev süresinin dolduğu gün, makamın başka bir sebeple boşalması halinde ise seçim sonuçlarının kesinleşmesinden itibaren üç gün içinde gerçekleştirilir.
Değiştirilen mevzuat MADDE 22- (1) 298 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "milletvekili" ibaresinden önce gelmek üzere "Cumhurbaşkanı," ibaresi eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 1- 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce seçilen onbirinci Cumhurbaşkanı hakkında, bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.
Onbirinci Cumhurbaşkanının görev süresi yedi yıldır.
Yürürlük MADDE 23- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme MADDE 24- (1) Bu Kanun hükümlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ile Bakanlar Kurulu yürütür.