Ekonomik büyüme, üretim ve istihdamın en önemli kaynağını yatırımlar oluşturmaktadır.
Hükümetimiz döneminde yatırımlara yönelik önemli teşvikler getirilmiş olup başarı ile uygulanmaktadır.
İstikrarlı büyüme sürecinin devam ettirilmesi, ekonomik kalkınmanın hızlandırılması ile rekabet gücünün, yatırımların, üretimin ve istihdamın artırılması için; ulusal sanayinin yapısal dönüşümünü hızlandırarak cari açığın azaltılmasına katkı sağlayacak, katma değeri, teknoloji ve Ar-Ge içeriği yüksek stratejik yatırımların özendirilmesi, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesi ve kümelenme faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik olmak üzere yatırım teşvik sisteminin geliştirilmesi ve yenilenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, yatırım teşviklerinin kapsam ve etkinliğini artırmaya yönelik önemli düzenlemeler yapılmaktadır.
Yatırımların teşviki için üretim, istihdam ve ihracat süreçlerini birlikte ele alan bir yaklaşımla hazırlanan Tasarıda;
DİLEK 258(1-17) • Bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması amacıyla, göreceli olarak daha az gelişmiş illerde yatırım ve istihdamın artırılması için, gelir vergisi stopajı teşviki ve sigorta primi ve işveren hissesinin bir kısmının da Devletçe karşılanması suretiyle yatırımcının üzerindeki istihdamdan kaynaklı yüklerin azaltılması öngörülmektedir.
• Sanayinin yapısal ve teknolojik dönüşümünü sağlayacak, yüksek ve orta-yüksek teknoloji içeren stratejik yatırımlar ve büyük ölçekli yatırımların desteklenmesi, yatırım teşvik unsurlarının etkinliğini artırıcı nitelikte yeni teşvik yöntemlerinin uygulamaya konulması amaçlanmaktadır.
• Asgari 500 milyon Türk Lirası sabit yatırım öngörülen stratejik yatırımlar için inşaat işleri nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin ilgili takvim yılının sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen kısmının izleyen yılda mükellefe iade edilmesi şeklinde yeni bir teşvik unsuru getirilmektedir.
• İndirimli kurumlar vergisi uygulamak suretiyle yatırımlara Devlet katkısı sağlanması teşviki kapsamında; hâlihazırda yatırımların işletmeye başlanmasından sonra yararlanılabilen indirimli kurumlar vergisi uygulamasından, yatırım döneminde de yararlanılabilmesi imkânı getirilmektedir. Teşvik belgesi kapsamında yatırımlara sağlanan katkı tutarının %80'e kadar olan kısmının yatırım döneminde ve işletmenin diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına da indirimli kurumlar vergisi uygulatmak suretiyle sağlanabilmesi hususunda Bakanlar Kuruluna yetki ihdası öngörülmektedir. Böylece, daha yatırım aşamasında yatırım teşviklerinden faydalanılması mümkün hale getirilerek yatırım yapmanın cazibesi artırılmaktadır.
• Yatırım havzalarının oluşturulmasını, sektörel işbirliklerinin ve kümelenmenin teşvik edilmesini sağlamak ve turizmde çeşitliliği sağlayarak yatırımcıları alternatif turizm alanlarına yönlendirmek amacıyla; organize sanayi bölgeleri ile Bakanlar Kurulunca belirlenen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde yapılacak yatırımların yatırım desteklerinden daha avantajlı koşullarda yararlanmasına imkân tanıyacak yasal altyapı oluşturulmaktadır.
Maliye politikasının temel öncelikleri arasında istikrarlı bir büyüme sürecinde yurtiçi tasarruf seviyesini artırmak ve cari açığı alınacak yapısal tedbirlerle azaltarak sürdürülebilir seviyelere çekmek yer almaktadır. Bu çerçevede, finansal piyasalardaki derinliğin sağlanarak yurtiçi tasarruf oranlarının artırılması, cari açığın finansmanının kalitesinin iyileştirilmesi ve üretim, istihdam ve ihracat kapasitemizin geliştirilmesi makroekonomik istikrarın kalıcılığının pekiştirilmesine büyük katkı sağlayacaktır.
Diğer taraftan, vergi sisteminin etkinlik, basitlik ve vergilemede adalet ilkeleri doğrultusunda gözden geçirilmesi, vergi tabanının genişletilmesi ve ekonomide kayıt dışılığın azaltılması uygulanmakta olan gelir politikalarının temel hedeflerindendir.
Bu kapsamda, daha adil, etkin, istikrarlı ve geniş tabanlı bir vergi politikası oluşturarak ekonominin rekabet gücünün artırılması, bireysel ve kurumsal tasarrufların özendirilerek yurtiçi tasarruf düzeyinin yükseltilmesi, girişimciliğin teşvik edilerek istihdamın artırılması ve cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması amacıyla hazırlanan bu Tasarı ile ayrıca;
• Hizmet ihracı yoluyla ülke ekonomisinin uluslararası rekabetçiliğinin artırılması, yeni ihracat alanlarının oluşturulması, istihdam imkânlarının yaratılması ve nitelikli işgücünün Türkiye'de istihdamının artırılarak sürdürülmesinin desteklenmesi amacıyla, yüksek katma değer yaratma potansiyeli bulunan hizmetler için yeni bir teşvik unsuru ihdas edilmektedir. Yurtdışı yerleşiklere yüksek katma değerli hizmet veren hizmet işletmelerine vergisel açıdan teşvikler getirilmektedir.
• Girişimciliğin teşvik edilmesi amacıyla; Türkiye'de kurulmuş veya kurulacak olan, gelişme potansiyeli taşıyan ve kaynak ihtiyacı içerisinde olan girişimci şirketlere kaynak tahsis eden girişim sermayesi yatırım fon veya ortaklıklarına sermaye koyan işletmelerin vergisel açıdan teşviki DİLEK 258(1-17) öngörülmektedir. Girişim sermayesi fonu düzenlenmekte ve bu kapsamda ayrılan fonların belli bir oranının gelirlerden veya kurum kazancından indirilmesi imkânı getirilmekte; kurumların tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ve girişim sermayesi ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kâr payları kurumlar vergisinden istisna edilmektedir.
• İstanbul'un Uluslararası Finans Merkezi olması yolunda, Türkiye'de kurulacak ve uluslararası fonları yönetecek portföy yönetim şirketleri ve bunların yönettiği yabancı fonlar için teşvik edici vergi düzenlemeleri yapılmaktadır.
• Tasarruf düzeyinin yükseltilmesinde ve mevduatta vadenin uzatılmasında bir araç olarak kullanabilmek için, mevduatta stopaj oranını vadeye göre farklılaştırma hususunda Bakanlar Kuruluna yetki alınmaktadır.
• Esnaf ve sanatkârların vergilendirilmesine yönelik bir takım kolaylıklar sağlanmakta, bunlardan muafiyet şartlarını taşıyanlara Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi alma imkânı getirilmektedir. Esnaf ve sanatkârların içinde bulunduğu koşullar itibarıyla kendilerine en uygun vergilendirme esaslarına tabi olmalarını sağlamak amacıyla gerçek usulden basit usule geçebilmeleri imkânı getirilmektedir.
Teknolojik gelişmeler ve küreselleşmenin olumsuz etkileri nedeniyle kaybolmaya yüz tutan geleneksel, kültürel ve sanatsal değeri olan meslek kollarında faaliyet gösteren esnaflar işyeri açsalar bile vergi muafiyeti uygulaması kapsamına alınmaktadır.
Ayrıca, bilgi toplumuna geçişi hızlandırmak amacıyla da düzenlemeler yapılmaktadır.