Yürütme maddesidir.
yasemin / Alt Komisyon Raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu 16/10/2012 Esas No: 1/638 PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA Bakanlar Kurulunca 18/6/2012 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan ve Başkanlıkça 19/6/2012 tarihinde tali komisyon olarak Adalet Komisyonu ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonuna, esas komisyon olarak da Komisyonumuza havale edilen 1/638 esas numaralı “Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı”, Komisyonumuzun 26/6/2012 tarihinde yaptığı 49 uncu birleşiminde, Hükümeti temsilen Başbakan Yardımcısı Ali BABACAN ile Maliye Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Hazine Müsteşarlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı, Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş., Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Kredi Garanti Fonu A.Ş., İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası A.Ş., Takasbank İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş., Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği ve Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği temsilcilerinin katılımlarıyla görüşülmeye başlanmış, ancak Kanun Tasarısının daha ayrıntılı bir şekilde incelenebilmesini teminen bir alt komisyonda ele alınmasına karar verilmiştir.
Alt Komisyonun; 10/10/2012, 11/10/2012 ve 12/10/2012 tarihlerinde Maliye Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Hazine Müsteşarlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Gelir İdaresi Başkanlığı, Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş., Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği ve Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği temsilcilerinin katılımlarıyla yapmış olduğu toplantılarda Tasarı ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiş ve yapılan değerlendirmeler sonucunda Alt Komisyonca Tasarıda aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
Tasarının;
- 1 inci maddesi; aynen, - 2 nci maddesi; Tasarı ile kaldırılması öngörülen Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğinin sona erdirilmesi yerine tüzel kişiliğinin korunarak mevcut yetkilerinin düzenlenmesine yönelik hükümler Tasarı metnine bir madde olarak eklendiğinden söz konusu değişikliğe paralellik sağlanması amacıyla kapsamın düzenlendiği birinci fıkrada yer alan “Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, - 3 üncü maddesi;
* Enerji ürünleri ile ileride ortaya çıkabilecek başka ürünlerin de borsalarda işlem görebilmesi için hukuki alt yapının hazırlanması amacıyla (ç) bendine “ve Kurulca uygun görülen diğer sözleşmelerin, belgelerin ve kıymetlerin” ibaresinin eklenmesi, * “Yatırımcıları Tazmin Merkezi”nin isminin daha doğru ifade edilmesi amacıyla (v) bendindeki “Yatırımcıları Tazmin Merkezini” ibaresinin “Yatırımcı Tazmin Merkezini” olarak değiştirilmesi, yasemin / * “Merkezi Karşı Taraf” tanımının Tasarı metnine (ö) bendi olarak eklenmesi ve sonraki bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi, * Kanunda ilk kez düzenlenen yatırım sözleşmelerinin “diğer sermaye piyasası aracı” kapsamında olduğunun açıkça belirtilmesi amacıyla (s) bendine “ile yatırım sözleşmeleri de dahil olmak üzere” ibaresinin eklenmesi suretiyle (ş) bendi olarak, - 4 üncü maddesi; anonim ortaklıklar tarafından karşılığında menkul kıymet ile temsil edilemeyen, bir ortaklık veya alacaklılık hakkı karşılığında sermaye veya borç olarak çağrı yoluyla halktan para toplanmasına ilişkin faaliyetlerin, hem araç çeşitliliği sağlanması amacıyla yatırım aracına dönüştürülmesi hem de kötüye kullanımların önüne geçilmesini teminen düzenleme altına alınmasını ve bu kapsamda hazırlanacak izahnameye ilişkin usul ve esaslar ile istisnaları belirleme yetkisinin Kurul’a verilmesini öngören yeni bir fıkranın madde metnine altıncı fıkra olarak eklenmesi suretiyle, - 5 ila 9 uncu maddeleri; aynen, - 10 uncu maddesi; izahnamede yer alan bilgilerden, ihraççılar ile halka arz edenler, lider aracı kurum ve varsa garantörün müteselsilen birinci derecede sorumlu olduğu, ancak zararın söz konusu kişilerden tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belirli olduğu hallerde ihraççının yönetim kurulu üyelerinin ikincil derecede sorumlu oldukları hususunun düzenlenmesi amacıyla birinci fıkranın değiştirilmesi suretiyle, - 11 ve 12 nci maddeleri; aynen, - 13 üncü maddesi; kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının yalnızca senetleri değil senede bağlanmamış araçları da kapsaması nedeniyle ifadenin düzeltilmesi amacıyla dördüncü fıkranın birinci cümlesinde geçen “temsil eden senetlerin” ibaresinin “sermaye piyasası araçlarının” şeklinde, ikinci ve üçüncü cümlelerinde geçen “senetler” ibarelerinin “sermaye piyasası araçları” şeklinde ve üçüncü cümlesinde geçen “senetlerin” ibaresinin “sermaye piyasası araçlarının” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, - 14 ve 15 inci maddeleri; aynen, - 16 ncı maddesi;
* Madde başlığının daha anlaşılır şekilde ifade edilmesi amacıyla “halka açık ortaklık statüsünün kazanılması” şeklinde değiştirilmesi ve bu ifadeyle uyumlu olması amacıyla ikinci fıkrada yer alan “halka açık ortaklık statüsüne kavuşma” ibaresinin “halka açık ortaklık statüsünün kazanılması” şeklinde değiştirilmesi, * Maddede belirtilen ortaklık kapsamının açıkça belirtilmesi amacıyla birinci fıkrada geçen “ortaklıkların” ibaresinden ve ikinci fıkrada geçen “ortaklıklar,” ibaresinden önce gelmek üzere “anonim” ibaresinin eklenmesi, * İbarelerin uyumlaştırılması amacıyla birinci fıkradaki “borsalarda” ibaresinin “borsada” şeklinde değiştirilmesi ve mükerrerliğin önlenmesi amacıyla ikinci fıkradaki “borsalarda” ibaresinin çıkarılması suretiyle, yasemin / - 17 nci maddesi;
* Borsada işlem gören şirketler açısından hali hazırda mevcut olan Kurumsal Yönetim İlkelerine uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi halinde verilecek süre sonrasında Kurul’a uyum zorunluluğunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları alma ve buna ilişkin işlemleri re’sen yapma yetkisi verilmesi amacıyla ikinci fıkranın değiştirilmesi, * Halka açık ortaklıkların paylarının borsada işlem görmesi söz konusu olduğundan ifadenin düzeltilmesi amacıyla ikinci fıkrada yer alan “borsada işlem gören halka açık ortaklık” ibaresinden önce gelmek üzere “payları” ibaresinin eklenmesi, * Bankacılık faaliyetinin kendine özgü karakteri ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda kurumsal yönetim ilkelerinin belirlenmesine ilişkin olarak BDDK’ya verilen yetkiler göz önünde bulundurulduğunda, sektörün ihtiyaçlarının düzenlemelere tam olarak yansıtılabilmesini teminen halka açık bankalar açısından SPK tarafından belirlenmesi öngörülen usul ve esaslar için BDDK’dan uygun görüş alınması yönünde yeni bir fıkranın madde metnine beşinci fıkra olarak eklenmesi suretiyle, - 18 ila 27 nci maddeleri; aynen, - 28 inci maddesi; ikinci fıkrada “yönetim kurulunda aday gösterme” şeklinde tanımlanan imtiyazın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 360 ıncı maddesinde yapılan imtiyaz tanımına paralel hale getirilmesi ve böylece üyelerin belirli bir pay grubu arasından seçilmesi şeklindeki imtiyazların da kapsama dahil edilmesi amacıyla “yönetim kurulunda temsil edilme” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, - 29 uncu maddesi; aynen, - 30 uncu maddesi; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 415 inci maddesine tam olarak uyumun sağlanması amacıyla ikinci fıkrada yer alan “genel kurul toplantı tarihinden azamî iki gün önceki tarihi taşıyan” ibaresinin çıkarılması, pay sahiplerinin listesi hazırlanırken uygulamada karşılaşılabilecek sorunlara önlem alınmasını teminen konuya ilişkin olarak Kurul’a düzenleme yapma yetkisinin verilmesini ifade eden bir cümlenin ikinci fıkranın sonuna eklenmesi suretiyle, - 31 ila 36 ncı maddeleri; aynen, - 37 nci maddesi; maddenin (b) ve (c) bentlerinde yer alan aracılığa ilişkin gerçekleştirilecek faaliyetlerdeki anlam karmaşasının önüne geçilmesi amacıyla maddenin (b) bendine “müşteri adına ve hesabına” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kendi adına ve müşteri hesabına” ibaresinin eklenmesi ve (c) bendinde yer alan “adına ve hesabına veya kendi adına ve müşteri hesabına” ibaresinin “hesabından” olarak değiştirilmesi suretiyle, - 38 inci maddesi; aynen;
- 39 uncu maddesi;
* Borsaların çok taraflı alım satım sistemlerini ve borsa dışı teşkilatlanmış pazar yerlerini işletemeyecekleri yönünde oluşabilecek yanlış anlamaların önüne geçilmesi amacıyla birinci fıkranın üçüncü cümlesine “portföy yönetim şirketlerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve borsalar” ibaresi eklenmesi ve mevcut Sermaye Piyasası Kanunu’nda yer alan her bir yatırım hizmet ve faaliyetinin, sermaye piyasası aracı veya yatırım hizmet ve faaliyeti bazında ayrı kuruluşlar tarafından yapılmasına ilişkin düzenlemeler yapmaya Kurul’un yetkili kılınmasına ilişkin hükmün birinci fıkraya son cümle olarak eklenmesi;
yasemin / * Sermaye piyasalarının düzenli bir şekilde işlemesini, denetlenmesini ve piyasa riskinin yönetiminin gerçekleştirilebilmesiyle birlikte kredili sermaye piyasası aracı işlemlerinin bankalar, reel sektör ve hane halkının borçluluk miktarını artırarak finansal istikrarı etkilemesini engellemek üzere Kurul’a Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının görüşü alınarak kredili sermaye piyasası aracı işlemleri ile ilgili düzenlemeler yapmaya yetki veren hükmün yedinci fıkra olarak eklenmesi ve mevcut yedinci fıkranın sekizinci fıkra olarak teselsül ettirilmesi;
* Tasarının 3 üncü maddesinde yer alan aracı kurum tanımında Tasarının 37 nci maddesinin (a), (b), (c), (e) ve (f) bentlerinde yer alan faaliyetlerin aracı kurumlarca münhasıran gerçekleştirileceğinin düzenlenmesi sebebiyle, mevcut durumda özellikle devlet iç borçlanma senetleri gibi sermaye piyasası araçlarının alım satımını gerçekleştiren bankaların durumuna açıklık getirilmesini teminen bankalar ile yatırım ve kalkınma bankaları tarafından sunulabilecek hizmetleri belirleyen hükümlerin maddeye dokuzuncu fıkra olarak eklenmesi suretiyle;
- 40 ıncı maddesi; aynen, - 41 inci maddesi; yetki belgesi ve faaliyet izinlerinin iptali hususunda herhangi bir faaliyette bulunmama süresinin bir yıldan iki yıla çıkarılması amacıyla birinci fıkranın (a) bendinde bulunan “bir” ibaresinin “iki” olarak değiştirilmesi şeklinde redaksiyona tabi tutulması suretiyle, - 42 ve 43 üncü maddeleri; aynen, - 44 üncü maddesi; mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu veya 5411 sayılı Bankacılık Kanununa istinaden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından açılan şahsi iflas davaları sonucunda kişilerin iflasına karar verilebilmesi nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa ek olarak başka kanunlardan kaynaklanabilecek iflasların da kapsama alınabilmesi amacıyla birinci fıkranın (a) bendinde yer alan “9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre” ibaresinin madde metninden çıkarılması şeklinde redaksiyona tabi tutulması ve aracı kurumların faaliyetlerini yürütmek için dışarıdan alınacak hizmetlerin kapsamının belirtilmesini teminen dördüncü fıkrada yer alan “hizmet alımı” ibaresinden önce gelmek üzere “destek” ibaresinin eklenmesi suretiyle, - 45 ila 51 inci maddeleri; aynen, - 52 nci maddesi; yatırım fonunun tüzel veya gerçek kişi statüsünde olmaması nedeniyle uygulamada karşılaşılabilecek hukuki problemlerin önüne geçilebilmesi ve taşınmazların fon adına tapuya tescil edilebilmesi amacıyla beşinci fıkranın başına “Fon, tapuya tescil işlemleri ile sınırlı olarak tüzel kişiliği sahip addolunur.” şeklinde bir cümle eklenmesi ve Kurul tarafından verilecek her izin öncesi münferit olarak ilgili kurumlardan görüş alınması yönünde olası yanlış anlamaların önüne geçilmesi amacıyla altıncı fıkranın birinci cümlesinin başına “TCMB ve Hazine Müsteşarlığının görüşünü alarak” ibaresinin eklenmesi suretiyle, - 53, 54 ve 55 inci maddeleri; aynen;
- 56 ncı maddesi; portföy saklama hizmetinin, kollektif yatırım kuruluşlarının portföylerindeki varlıkların saklanmasını da kapsayacak şekilde genişletilmesini teminen birinci fıkranın başına bir cümle eklenmesi ve portföy saklama hizmetini sunacak kuruluşların niteliklerini ve faaliyetlerine ilişkin esasları belirleme yetkisinin Kurulda olduğunu belirten bir düzenlemenin dokuzuncu fıkra olarak eklenmesi suretiyle, yasemin / - 57 nci maddesi; varlık finansmanı faaliyeti kapsamında bireysel krediler, ihtiyaç kredileri, taşıt kredileri gibi tüketici kredilerinin de bulunması nedeniyle, tüketicilerin tam olarak korunabilmesini teminen söz konusu kredilerin yeniden finansmanı için de Gümrük ve Ticaret Bakanlığına düzenleme yetkisi verilmesi amacıyla altıncı fıkrada yer alan “konut finansmanı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ ve varlık finansmanı kapsamında tüketicilere kullandırılan” ibaresinin eklenmesi suretiyle, - 58 ilâ 66 ncı maddeleri; aynen, - 67 nci maddesi; Tasarının 3 üncü maddesinde borsa tanımına ilişkin önerge ile yapılan değişikliğe paralellik sağlanması amacıyla birinci fıkrada yer alan “ile kıymetli taşların” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Kurulca uygun görülen diğer sözleşmelerin, belgelerin ve kıymetlerin” ibaresi eklenmesi suretiyle, - 68 ilâ 74 üncü maddeleri; Tasarı ile kaldırılması öngörülen Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğinin tüzel kişiliğinin korunarak mevcut yetkilerinin Kanun ile düzenlenmesi benimsendiğinden ikinci bölüm başlığına “Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği” ibaresinin eklenmesi suretiyle aynen, - 75 inci maddesi; madde başlığının “Sermaye Piyasaları Birliğinin organları ve statüsü” şeklinde redaksiyona tabi tutulması suretiyle, - Mevcut tasarıda sona erdirilmesi yönünde hükümler bulunan Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğinin hali hazırdaki değerleme uzmanlığı lisans belgesine sahip bireylerin üye olduğu yapısının lisans verilen şirketlerin de üye olabileceği bir hale getirilerek kurumsal altyapısının güçlendirilmesi, Birlik üyelerinin vereceği değerleme hizmetlerinin tutarlarına ilişkin ücretlerin tutarlarına ve sınırlarına ilişkin esasların her yıl Kurul tarafından belirlenmesi ve Birliğin mevcut yetkilerinin Kanun ile düzenlenmesi amacıyla ilgili hükümlerin Tasarı’ya yeni 76 ncı madde olarak eklenmesi suretiyle, - 76 ncı ve 77 nci maddeleri; 77 ve 78 inci maddeler olarak aynen, - 78 inci maddesi; yargı mercilerinin kararlarının uygulanmasının Anayasal bir zorunluluk olması sebebiyle, birinci fıkrada yer alan “yargı mercilerinin kararları dışında” ibaresi gereksiz olduğundan bu ibarenin madde metninden çıkarılması suretiyle 79 uncu madde olarak, - 79, 80 ve 81 inci maddeleri; 80, 81 ve 82 nci maddeler olarak aynen, - 82 nci maddesi; tasarının üçüncü maddesinde yapılan değişiklikle “Yatırımcı Tazmin Merkezi” olarak yapılan tanımlamaya paralellik arz etmesi amacıyla madde başlığının aynı şekilde değiştirilmesi suretiyle 83 üncü madde olarak aynen, - 83 üncü maddesi; Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yatırımcılara yapılacak tazmin tutarının günün koşullarına uygun olarak artırılması amacıyla beşinci fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere tazmin tutarının her yıl ilan edilecek yeniden değerleme katsayısı oranında artırılacağına ilişkin yeni bir cümlenin eklenmesi ve ihtiyaç halinde yatırımcılara ödenecek tazmin tutarının artırılmasına ilişkin Bakanlar Kuruluna toplam tazmin tutarını beş kata kadar artırma yetkisi verilmesine ilişkin değişiklik yapılması suretiyle 84 üncü madde olarak, - 84 ilâ 89 uncu maddeleri; 85 ilâ 90 ıncı maddeler olarak aynen, - 90 ilâ 95 inci maddeleri; maddelerin başlıklarının içeriği daha iyi ifade edecek şekilde değiştirilmesi suretiyle 91 ilâ 96 ncı maddeler olarak aynen, - 96 ncı maddesi; madde başlığının içeriği daha iyi ifade edecek şekilde değiştirilmesi, ifadeye açıklık getirmek ve hükmün uygulanmasında ortaya çıkabilecek karışıklıkları gidermek amacıyla ikinci fıkranın son cümlesinin değiştirilmesi ve suretiyle 97 nci madde olarak, yasemin / - 97 ilâ 100 üncü maddeleri; maddelerin başlıklarının içeriği daha iyi ifade edecek şekilde değiştirilmesi suretiyle 98 ilâ 101 inci maddeler olarak aynen, - 101 inci maddesi; kendilerine Kurula yapılan bildirimler ve bildirimde bulunulanlar hakkında bilgi verilemeyecek kişi ve kurumların istisnalarının belirtilmesini teminen kullanılan “mahkeme” ibaresi yerine uygulamada karşılaşılabilecek sorunları giderecek şekilde kapsam genişletilerek söz konusu ibarenin “mahkeme, savcılık ve Mali Suçları Araştırma Kurumu” olarak değiştirilmesi suretiyle 102 nci madde olarak, - 102 ve 103 üncü maddeleri; 103 ve 104 üncü maddeler olarak aynen, - 104 üncü maddesi; ifadeye netlik kazandırılması ve 102 ve 103 üncü maddelere yapılan atfın belirginleştirilmesi amacıyla ikinci fıkranın birinci cümlesinde geçen “ilgili hükme göre” ibaresinin “ilgili gerçek veya tüzel kişiye” ibaresinden önce gelecek şekilde yerinin değiştirilmesi suretiyle 105 inci madde olarak, - 105 inci maddesi; sermaye piyasalarındaki bilgi asimetrisinin önüne geçilebilmesini teminen maddeye, sahip olunan bilginin, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını etkileyebilecek kamuya açıklanmamış bir bilgi olduğunu bilen veya normal koşullar altında bilmesi gereken kişilerin de bilgi suistimali suçunun failleri arasına alınması amacıyla birinci fıkraya yeni bir hükmün (d) bendi olarak eklenmesi suretiyle 106 ncı madde olarak, - 106 ncı maddesi; 107 nci madde olarak aynen, - 107 nci maddesi; finansal istikrarı sağlamak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve resmi kurumlar tarafından yapılacak tüm işlemlerin de bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı sayılmayan haller kapsamına alınmasını teminen birinci fıkranın (a) bendinde değişiklik yapılması suretiyle 108 inci madde olarak, - 108 ilâ 114 üncü maddeleri; 109 ilâ 115 inci maddeleri olarak aynen, - 115 inci maddesi; başka bir ihtisas mahkemesinin de kurulabileceği ihtimali karşısında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu mahkemelerin de görevlendirilebilmesini teminen madde metninde yer alan “asliye ceza” ibaresi çıkarılarak redaksiyona tabi tutulması suretiyle 116 ncı madde olarak, - 116 ilâ 120 nci maddeleri; 117 ilâ 121 nci maddeler olarak aynen, - 121 inci maddesi; birinci fıkranın (e) bendinde yer alan “İlgili mevzuatı çerçevesinde” ibaresinin, devamında gelen “Kurulun görev alanıyla ilgili” ibaresi ile birlikte tekrar niteliği taşıması nedeniyle metinden çıkarılması suretiyle 122 nci madde olarak, - 122 nci maddesi;
* Kurul toplantılarının yapılması sırasında teknolojik imkânlardan yararlanmanın mümkün kılınması amacıyla birinci fıkranın değiştirilmesi, * Aynı fıkraya Kurul üyelerinin daimi çalışma yerlerinin Kurul merkezi dışındaki temsilcilikler olarak da belirlenebileceği yönünde bir cümlenin eklenmesi, * Kurul kararlarını imzalamama veya karşı oy gerekçelerini süresi içerisinde yazılı olarak bildirmeme halinin üyeliğin düşme sebebi sayılmasının, Kurulun çalışma şartlarına uygun olmaması nedeniyle ikinci fıkrada yer alan “veya bir toplantıya katıldığı hâlde Kurul kararlarını süresi içinde imzalamayan veya karşı oy gerekçesini süresi içinde yazılı olarak bildirmeyen” ibaresinin fıkra metninden çıkarılması, yasemin / * İkinci fıkrada yapılan değişiklik neticesinde, toplantı karar tutanaklarının ve Kurul kararlarının imzalanması sürecine ilişkin detay hükümlere gerek kalmaması nedeniyle üçüncü fıkranın son iki cümlesinin fıkra metninden çıkarılması suretiyle 123 üncü madde olarak, - 123 üncü maddesi; bir menkul kıymet ile temsil edilemeyecek katılım haklarının vaadi suretiyle yatırım yapmaya çağrıda bulunmak isteyenlerin kurumsal bir yapı arz etmemeleri ve daha önceden bir düzenlemeye tabi olmamaları sebebiyle uygulamada karşılaşılabilecek sorunların giderilmesini sağlamak amacıyla Kurulun düzenleme ve denetleme yetkisinin etkin olarak kullanabilmesini teminen Kurul Başkanına ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından destek talep etme yetkisi verilmesini öngören yeni bir bendin ikinci fıkranın (i) bendinden sonra gelmek üzere (j) bendi olarak eklenmesi suretiyle 124 üncü madde olarak, - 124 üncü maddesi; 125 inci madde olarak aynen, - 125 inci maddesi;
* Yurt içinde temsilcilik açmak için yalnızca Kurul kararının yeterli olduğu hususuna açıklık getirilmesi ve sermaye piyasaları açısından yoğun ilişki içinde bulunulan ülkelerde ise Bakanlar Kurulu kararı aranmasını teminen ikinci fıkranın birinci cümlesinin yeniden yazılması, * Kanun Tasarısına ekli kadro cetvelinde kurul başkanlık danışmanı kadrosu öngörüldüğünden madde metninde ayrıca yer almasına gerek bulunmaması nedeniyle dördüncü fıkranın madde metninden çıkarılması suretiyle 126 ncı madde olarak, - 126 ncı maddesi; 127 nci madde olarak aynen, - 127 nci maddesi;
* Birinci fıkranın (d), (i) ve (j) bentlerinde geçen “ilgili mevzuat çerçevesinde” ifadelerinin uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütlerin bertaraf edilmesini teminen madde metninden çıkarılması, * 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda yer alan ve Kurulun görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi sırasında bakanlıklardan, ilgili resmi ve özel kuruluşlar ile kişilerden görüş ve bilgi almasını sağlayan bir hükmün dördüncü fıkra olarak madde metnine eklenmesi suretiyle 128 inci madde olarak, - 128 inci maddesi; 129 uncu madde olarak aynen, - 129 uncu maddesi;
* Kurulun gelirlerinin giderlerini karşılamaması durumunda açığın bütçe tekniği açısından Maliye Bakanlığı bütçesi yerine genel bütçeden yapılacak Hazine yardımlarından karşılanması amacıyla ikinci fıkranın değiştirilmesi, * Kurulun demirbaş ve varlık satışı ile bütçe uygulamasına ve giderlerine ilişkin esasların 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili hükümleri ile ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere Kurul tarafından çıkarılması öngörülen bir yönetmelikle düzenlenmesinin sağlanması amacıyla altıncı fıkrada yer alan “Kurulun” ibaresinden sonra gelmek üzere “demirbaş ve varlık” ibaresi ile “işlemlerine,” ibaresinden sonra gelmek üzere “bütçe uygulamasına, giderlerin yapılamasına” ibaresi eklenmesi suretiyle 130 uncu madde olarak, - 130 ve 131 inci maddeleri; 131 ve 132 nci maddeler olarak aynen, yasemin / - 132 nci maddesi; Kurul inceleme sonuçları veya kararlarının bir yönüyle mutlak surette üçüncü kişilere menfaat sağladığı şeklinde yorumlanma ihtimaline karşı getirilen hukuki koruma yetersiz kalacağından ikinci fıkranın birinci cümlesinde yer alan “veya üçüncü kişilere” ibareleri ile “ya da üçüncü kişilere” ibaresinin madde metninden çıkarılması suretiyle 133 üncü madde olarak, - 133 ve 134 üncü maddeleri; 134 ve 135 inci maddeler olarak aynen, - 135 inci maddesi;
* TCMB, Hazine Müsteşarlığı ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak Tasarıda yer alan uygulanmayacak hükümlerin yeniden düzenlenmesi amacıyla ikinci fıkranın değiştirilmesi, * Bu kapsamda kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen sermaye piyasası araçlarının MKK dışında TCMB bünyesindeki Elektronik Menkul Kıymet Transfer Sisteminde de izlenmesi ve işlem görmesi, söz konusu şirketlerin Tasarının 61, 71/1 ve 129 uncu maddelerinden muaf tutulması amacıyla altıncı fıkranın değiştirilmesi, * 5174 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi gereğince kurulan ürün ihtisas borsalarında işlem görmesi gereken ve lisanslı depolar tarafından çıkarılan ürün senetleri ile alivre sözleşmelerinin Tasarıdaki borsa tanımına alınmasının, kanunlar arasında ihtilafa sebep olabileceği gerekçesiyle söz konusu 53 üncü maddenin hükümlerinin bu senet ve sözleşmeler açısından saklı tutulmasını teminen yedinci fıkranın değiştirilmesi suretiyle 136 ncı madde olarak, - 136 ncı maddesi; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile uyumunun sağlanması amacıyla ikinci ve üçüncü fıkraların değiştirilmesi, dördüncü fıkranın metinden çıkarılması ve beşinci fıkranın dördüncü fıkra olarak teselsül ettirilmesi suretiyle 137 nci madde olarak, - 137 nci maddesi; kanunların hazırlanmasında uygulanan usul ve esaslar çerçevesinde redaksiyona tabi tutulması suretiyle 138 inci madde olarak aynen, - Geçici 1 ilâ geçici 4 üncü maddeleri; aynen, - Geçici 5 inci maddesi; tasarı ile sona ermesi ve sahip olduğu tüm varlığın Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine devredilmesi öngörülen Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği’nin alt komisyon çalışmalarında varlığını sürdürmesinin sektörün işleyişi açısından daha faydalı olacağı düşünüldüğünden, söz konusu birliğin varlığını sürdürerek değerleme kuruluşlarının da birliğe üye olmalarını teminen maddenin üçüncü fıkrasının değiştirilmesi, dördüncü fıkrasının madde metninden çıkarılması ve beşinci fıkranın dördüncü fıkra olarak teselsül ettirilmesi suretiyle, - Geçici 6 ve geçici 7 nci maddeleri; aynen, - Geçici 8 inci maddesi; tasarının 83 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişikle eklenen yeniden değerleme katsayısı oranı uygulamasının başlangıç tarihini 1/1/2014 olarak düzenleyen yeni bir hükmün maddeye sekizinci fıkra olarak eklenmesi suretiyle, - Yürürlük ve yürütmeye ilişkin 138 ve 139 uncu maddeleri; 139 ve 140 ıncı maddeler olarak aynen, kabul edilmiş ve metnin tamamı kanunların hazırlanmasında uygulanan usul ve esaslar çerçevesinde redaksiyona tabi tutulmuştur.
yasemin / Raporumuz, Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulmak üzere saygı ile arz olunur.
Başkan Üye Üye Lütfi Elvan Mehmet Şükrü Erdinç Ekrem Çelebi Karaman Adana Ağrı Üye Üye Üye Bülent Kuşoğlu Mehmet Günal Haluk Ahmet Gümüş Ankara Antalya Balıkesir (Ayrışık oy yazısı ektedir) (Muhalefet şerhim eklidir) (Muhalefet şerhi eklidir) Üye Üye Üye Vedat Demiröz Salih Koca Feramuz Üstün Bitlis Eskişehir Gümüşhane Üye Üye Üye Adil Kurt Süreyya Sadi Bilgiç Ferit Mevlüt Aslanoğlu Hakkari Isparta İstanbul (Muhalefet şerhi ektedir) (Ayrışık oyum ektedir) Üye Üye Üye Aydın Ağan Ayaydın Ahmet Baha Öğütken Mustafa Şahin İstanbul İstanbul Malatya (Muhalefet şerhi ektedir) Üye Üye Erkan Akçay Recai Berber Manisa Manisa (Muhalefet şerhim eklidir) yasemin / KARŞI OY YAZISI TASARI BU ŞEKLİ İLE YASALAŞMASI DURUMUNDA SERMAYE PİYASASINDA TEDBİR ALMAYA İLİŞKİN OLARAK SPK'YA GENİŞ YETKİLER TANINMAKTADIR.
Sermaye Piyasası Kanun Tasarısı sermaye piyasası faaliyetlerinde sağlıklı işleyiş sağlayabilmek için bazı tedbirler getirilmektedir. Bu tedbirler bir bölümü temelde önemli ve yerinde olmakla birlikte açık, net ve sınırları belli bir çerçeve çizmemektedir. Bu durum da SPK'ya muğlak ve geniş yetkiler tanınması anlamına gelmektedir.
Amaç ne kadar iyi niyetli olursa olsun kanunlarda yer alan genel ifadeler her kesimi olduğu gibi, iş dünyasını da tedirgin edecektir. Bu nedenle suç ve cezaların net bir şekilde tanımlanmasında fayda bulunmaktadır.
Sermaye piyasası kurumlarının mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca iddia edilmesi halinde, Sermaye Piyasası Kurulu'na geniş yetkiler tanınmaktadır.
Sermayenin veya mal varlığının azalmasına ya da kaybına yol açtığının iddia edilmesi ileride birçok şirket ve yöneticisine ciddi sıkıntı yaratmaya aday görünmektedir. Zira böyle bir tespitin objektif kıstasları nedir, bulunmamakta; sermaye veya malvarlığında azalma veya kayıp ile ilgili asgari bir tutar ya da orana yer verilmemekledir.
Sermaye Piyasası Kurulu işletmenin konusuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açıldığı iddiasıyla mevcut yönetimlerin yetersiz, başarısız olması gerekçesiyle yönetim kurulu üyelerini görevlerine son vererek yerlerine yeni yönetim kurulu üyelerini atayabilecektir. Hatta atanan bağımsız yönetim kurulu üyelerinin karşı çıktığı kararlar uygulamaya sokulmayacak ve şirketin genel kurulu toplanmasına bile neden olabilecek. Ancak bu durum büyük ihtilafları da beraberinde getirebilecektir. Zira her kararda başarılı olmak zorunlu kılınmaktadır. Oysa bu tip bir garanti hiçbir yerde olmayıp iş hayatı ve risk içiçedir.
Maalesef, tüm bu düzenlemeler de halka açık şirketlerin işini zorlaştıracaktır.
Mevzuata aykırı bir işlemin varlığı halinde gereğinin yapılması elbette gereklidir ancak iş hayatının gereği olabilecek risk böyle belirsiz bir yapıda alınmayacak ve şirketler yerinde sayabilecektir.
- BANKALARIN SERMAYE PİYASASINDA ARACILIK YAPMA İMKANINA SON VERİLMEKTEDİR.
Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısının 3. ve 37. maddelerinde yer alan düzenlemeler sonucunda bundan sonra sermaye piyasası faaliyetleri sadece aracı kurumlar tarafından yapılabilecek, sermaye piyasası ürünlerinde aracılık yetkisi tamamen aracı kurumlara geçmektedir.
Böylelikle, bankaların aracılık hizmetinde bulunma imkanları tamamen ortadan kalkmaktadır.
Bankalar müşterilerine yatırım fonu katılma belgesi, hazine bonosu, devlet tahvili, özel sektör tahvili ve türev kontratları gibi sermaye piyasası ürünlerini satamayacak ve bu ürünlerin aracılığını yapamayacaktır.
özlem-337 (53-95) Zira Kanun tasarısının 37. maddesinde yatırım faaliyetlerinin yatırım kuruluşlarınca yapılması öngörülmekte ve yatırım faaliyetlerinden sermaye piyasası araçlarının aracılık amacıyla alım satımında ve halka arza aracılıkta aracı kurumlar münhasıran yetkili kılınmaktadır. Bu hüküm ile bankalar aracılık hizmetlerinden uzaklaştırılmakta olup, bankalar sermaye piyasası araçlarını kendi nam ve hesabına bile alamayacaktır.
Kanunun 4. Maddesi görüşülürken iktidara mensup bir üyenin verdiği önerge ile, halka açık olmayan şirketlerden bazıları da, özellikle konut sektöründe yeni bir projeyi satışa çıkaran şirketlere de SPK denetimi geliyor.
Bu tür projelerde tüketiciyi dolandırmaya yönelik bir niyet ve uygulama var ise, eğer bu şirket halka açık değil ise bu teşebbüs ile ilgili yaptırım yetkisi SPK' da olmamalı. SPK kanununda böyle bir düzenleme yapılması doğru değildir. Bir dolandırıcılık yöntemi ile halktan para toplanıyor ise bununla ilgili TCK'daki dolandırıcılığı düzenleyen maddeler, Türk Ticaret Kanunu ve 4077 sayılı Tüketici Kanunu'nda böyle bir düzenlemeye yer verilmelidir. Eğer bu önerge ile tasarıya eklenen madde aynen yasalaşırsa SPK halka açık olsun veya olmasın tüm şirketler üzerinde adeta padişahlık yetkilerine sahip olacak. Üstelik objektif kriterler değil, sübjektif kriterlere teşebbüslerin tasfiye edilmelerine sebep olacaktır.
Tasarının 10 uncu maddesi ile, izahnamede yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan ihraçlar ile halka arz edenler, ihraca aracılık eden lider aracı kurum, garantör sıfatı ile şahsen müteselsilen sorumlu tutulmaları öngörülüyor . Oysa ihraççının verdiği yanlış bilgilerden garantörün müteselsilen sorumlu tutulması hakkaniyet ölçüsü ile bağdaşmaz. Garantörün kusuru ve hatasından dolayı bir zarar var ise elbette garantör bunlardan sorumlu tutulmalıdır. Ancak kendisinden kaynaklanmayan bir kusurdan da üstelik müteselsilen sorumlu tutuluyor olması hukukun genel prensiplerine aykırıdır . Garantörün müteselsilen sorumlu tutuluyor olması, birinci derecede sorumlu olması gereken ihraççılar üzerine gidilmesi yerine, işin kolayı bulunacak. Asıl sorumlu ihraççı üzerine gidilmeyecek, müteselsilen sorumlu olan garantörün üzerine gidilecek. Bu da doğru değildir.
Tasarının 17. Maddesi ile Bankaların aracı kurum olmalarını ortadan kaldırıyor. Bu şekilde yasalaşır ise, 37 maddenin birinci fıkrasının a, b, c, e ve f bentlerinde sayılan faaliyetler sadece aracı kurumlar tarafından yapılabilecek, bankalar devre dışı bırakılacaktır. Bankalar, ikincil piyasalarda sabit getirili menkul kıymet alıp satamayacaklar, bu nedenle hazine ihalelerine katılım konusunda çekimser davranacaklardır. Bu durum hazinenin borçlanma maliyetini artıracaktır .
Kalkınma ve yatırım bankaları sermaye piyasası araçlarının halka arzına aracılık faaliyetlerini yapamaz duruma gelecektir.
AB ülkelerinde de bankalar aracı kurum faaliyeti yapıyor iken, bizim SPK yasası ile bankalara bu görevi vermememiz olması doğru değildir .
özlem-337 (53-95) 17. Madde üzerinde iktidar partisine mensup bir üyenin verdiği önerge ile, zaten tasarıda büyük yetkileri olan SPK'ya adeta padişahlık yetkileri tanınmıştır. Bu önerge ile eklenen metne göre;
teşebbüsler için KARARLAR ALMAYA VE BUNA İLİŞKİN İŞLEMLERİ RE’SEN YAPMAYA gibi hiç bir objektif kriter taşımamış olması doğru değildir. Çok geniş sınırları belli olmayan bir yetki ile SPK'nın donatılıyor olması sermaye piyasasını tedirgin edecektir.
Alt komisyonumuzda 18. Maddenin görüşülmesine kadar olan madde görüşmelerinde CHP ve MHP' li üyelerin yapıcı eleştiri ve katkıları Başkanlıkça da takdir edilirken, bunların madde metinlerine yansımıyor olması, hükümet sıralarında sözde yasayı takdim eden ve önerilerimize cevap veren bürokrasinin gayri ciddi tutumu, üyelerin her eleştirisine teamüllere aykırı olarak Başkan'dan izin alma ihtiyacı duymadan cevap veriyor olması, bürokratik oligarşin yasama organı üzerindeki vesayetinden rahatsızlık duyulmuştur.
Tamamen iyi niyetle ana muhalefet partisi olarak yaptığımız olumlu katkı ve eleştirilere tasarıyı sunan bürokratın komisyona hitaben " bu yasa geciktirilemeden hemen çıkarılmalıdır" açıklaması, adeta bırakın eleştirileri siz ne derseniz deyin bu yasa böyle çıkacaktır şeklinde bir anlam taşımıştır.
Teamüllere aykırı tutum izleyen bürokrasinin bu tavrına ses çıkarmayan Başkanlık Divanının bu tutumu ve de yaptığımız katkıların değerlendirmeye bile alınmamış olması; muhalefetin bu şartlarda komisyonda çalışmasının bir anlamı olmadığını ortaya koyduğu için CHP'li üyeler olarak bundan sonraki toplantılara katılmayı uygun görmediğimizi açıklayarak toplantı salonunu terk ettik.
11.10.2012 Ferit Mevlüt Aslanoğlu Aydın Ağan Ayaydın Bülent Kuşoğlu İstanbul İstanbul Ankara Haluk Ahmet Gümüş Balıkesir özlem-337 (53-95) MUHALEFET ŞERHİ 1/638 sayılı Sermaye Piyasası Kanun Tasarısı Komisyonumuzun 26.06.2012 tarihli birleşiminde ele alınmış ve alt komisyon kurulması kararlaştırılmıştır. Alt komisyonumuz 10-12 Eylül tarihlerinde yaptığı toplantılarda tasarıyı görüşmüştür. Alt komisyon toplantılarında bazı ifade bozuklukları ve yazım hatalarının yanı sıra, esasa ilişkin bazı düzenlemeler yapılmış olmakla birlikte üzerine anlaşılamayan ve ilgili kurumların farklı görüşler ileri sürdüğü maddeler olmuştur. Her ne kadar kurumlardan görüş alındığı söylense de, görüşmeler esnasında bazı maddelere ilişkin kurumların uzlaşamadığı ve görüş ayrılığı içinde oldukları görülmüştür. Bu durum, ekonomi yönetimindeki koordinasyon eksikliği ve kurumsal yetki karmaşasının tasarıyı da etkilediğini göstermektedir.
Sermaye piyasasına ilişkin olarak, tasarı gerekçesinde de ayrıntılı olarak belirtilen gelişmelere paralel olarak bazı düzenlemeler getirilmekle birlikte, bazı konularda SPK’nın aşırı yetki talebinde bulunduğu ve istenen yetkilerin sınırlarının, suiistimal edilmesi durumunda sistem ile krize yol açabilecek kadar geniş olduğu görülmüştür.
Tasarının 4.maddesinde “izahname hazırlama yükümlülüğü” düzenlenmektedir. 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda yer alan sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arzı için öngörülen kurul kaydına alınma sistemi kaldırılarak, bu maddeyle izahnamenin kurulca onaylanması sistemine geçilmesi öngörülmektedir. Madde gerekçesinde AB düzenlemeleri esas alındığı belirtilmekle birlikte Alt Komisyonda kabul edilen bir önergeyle maddeye eklenen (6) nolu fıkrada “Bir teşebbüse finansal kaynak sağlamak üzere her türlü vasıta ile genel bir çağrıda bulunarak yapılmak istenen yatırım sözleşmesi yoluyla para toplanması için” izahname hazırlanması zorunlu hale getirilmektedir. Bu kapsamda konut inşa firmalarının talep toplayarak, maket üzerinden satış yapmasının kontrol altına alınması ve kamuoyunun bilgilendirilmesinin sağlanması amaçlandığı belirtilmektedir. Bu konuda boşluk olduğu ve giderek artan bir risk oluşturduğu doğru olsa da SPK’nın denetleme kapasitesi ve ilgi alanının bu fonksiyonu yerine getirmeye yeterli olmayabileceği açıktır. Öte yandan, inşaat firmaları SPK’nın onayladığı izahnameyi beklentinin tam aksine, bir güvence olarak yatırımcıya sunabilecek ve bu hususu suiistimal edebilecektir. Ayrıca, bu durum birçok sektöre lokomotif olan konut sektörüne zarar da verebilecektir. Bu hususta düzenleme yapılması gerekli olmakla birlikte, düzenlemenin SPK tarafından yapılmasının ne derece isabetli olduğu tartışılmalıdır. Bu çerçevede, konut sektörünün ayrı bir düzenlemeye tabi tutulmasının daha isabetli olabileceği kanaatindeyiz.
Tasarının 17.maddesinde ise “Kurumsal Yönetim İlkeleri” düzenlenmektedir. Maddenin (3) nolu fıkrasında “ilişkili tarafların işlemlerinde bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun onayı”nın aranması halka açık bankalar açısından sakıncalar doğurabilecektir. Kötü niyetli bir yönetici bankanın faaliyetlerini aksatmasına ve zarar vermesine yol açabilecektir. Ayrıca Alt Komisyonda kabul edilen önergeyle değiştirilen (2) nolu fıkrada SPK’ya tanınan re’sen işlem yapma yetkisinin geniş olduğu, “herhangi bir süre verilmemiş olsa dahi” ibaresinin de maksadını aşan bir ifade olduğu düşünülmektedir. (2) nolu fıkranın tasarıda olduğu gibi kalmasının daha doğru olacağı kanaatindeyiz.
özlem-337 (53-95) Tasarının 52. Maddesinin (6) numaralı fıkrasında yer alan “fon katılma paylarının alım-satımının TCMB tarafından günlük alım satım kurları ilan edilen yabancı para birimleri üzerinden yapılmasına’’ izin verilmesi yabancı para cinsinden fon ihracı niteliğinde olup, Merkez Bankasının da karşı çıktığı bir husustur. Kambiyo Mevzuatı ve 32 Sayılı Karar ile TCMB Kanunu gereği TL’nin değerinin belirlenmesi ve korunmasında yetkili olan Merkez Bankası ile SPK arasında yetki karmaşasına yol açacağı için doğru bir düzenleme değildir. Yatırımcıya kolaylık sağlayalım derken, TL’nin değerini belirlemede ve TL’yi korumada yetkili olan TCMB’nin yetkisini gasp eden bu fıkranın metinden çıkarılması gerekir.
Tasarının 125. maddesine ilişkin verilen bir önergeyle (2) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle “Sermaye piyasaları açısından yoğun ilişki içinde bulunulan ülkelerde temsilcilik” açma yetkisi tanınmıştır. Bu talep makul gibi görünmekle birlikte, ekonomi yönetiminde yurtiçinde yaşanan tartışmaların yurtdışı temsilcilikler vasıtasıyla yurtdışına da taşınabileceğinin bir göstergesidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin büyükelçiliklerini olduğu ülkelerde, kurumlar bazında ayrı temsilciliklerin açılması kaynak israfına yol açacak, hem de ekonomide zaten eksik olan koordinasyonu daha da azaltacak ve çok başlılığa neden olacaktır. Eğer bir ülkede SPK’yı temsilen birisinin olması gerekirse bunun o ülkedeki büyükelçilik nezdindeki ekonomi müşaviri sayısının artırılması veya o ülkedeki müşavirin SPK temsilcisi olması sağlanmalıdır.
Tasarının 126. maddesinde kurul personeline ilişkin düzenleme yer almaktadır. 126. maddeye ilişkin redaksiyon yetkisi alınarak, 127. madde olarak üst komisyona havale edilmesi kararlaştırılan bu maddenin gerekçesinde de gerekli ve yeterli açıklama bulunmamakta olup, burada sadece bilgi işlemle ilgili personelin ilave edildiği şifahi olarak söylenmektedir. Kurumun mevcut personel durumu ve ilave personelin ne olacağı açıkça ifade edilmelidir. Ayrıca 5 adet yurtdışı temsilciliğinin nerelerde açılacağının da komisyona açıklanması yerinde olacaktır.
Öte yandan, “Kurul Başkan ve üyeleri ile personelinin hukuki ve cezai sorumluluğunu” düzenleyen 132.maddede önergeyle yapılan değişiklikle “üçüncü kişilere zarar vermek” ibarelerinin çıkarılması da iyi niyetli bürokratlara koruma sağlamayı amaçlamakla birlikte, kötü niyetli ve siyasi baskıya açık olabilecek bürokratlara da kalkan olarak yorumlanabilir. “Açık ve yeterli emare” olma şartı aslında yeterli bir korumadır. Bu ibarelerin kaldırılması gereksizdir ve bir anlamda bürokrata dokunulmazlık niteliğindedir.
Tasarıda 136. madde olarak yer alan ve Alt Komisyonda 137. Madde olarak düzenlenen “Çeşitli Hükümler’’ maddesinde yer alan 5411 sayılı kanuna ilişkin konularda uzun tartışmalar yaşanmış ve BDDK, TMSF ve SPK yetkilileri arasında tasarının hazırlanması sırasında uzlaşma sağlanmadığı anlaşılmıştır. Önergeyle yapılan değişiklik üzerinde de taraflar tam olarak anlaşamamış, nihai karar üst komisyona kalmıştır.
Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerden dolayı tasarıya bu haliyle muhalif olduğumuzu bilgilerinize arz ederiz.
Mehmet Günal Erkan Akçay Antalya Manisa özlem-337 (53-95) MUHALEFET ŞERHİ Dünya genelinde serbest piyasa ekonomisine geçildikten sonra ulusal ekonomilerin dışa açılması, uluslar arası ekonomik sistemlere entegre olma gayretleri içine girmeleri, ekonomik ilişkilerde bütünleşmelerin yaşanmasına neden oldu. Günümüzde kapalı ekonomi sisteme sahip birkaç ülke dışında neredeyse bütün ülkeler bu sistem içinde yer almaktadır. Dolayısıyla açık ekonomik sistem kendisiyle beraber çok uluslu şirketleri de ortaya çıkardı.
Teknolojinin de gelişimi ile beraber ekonomik sistemde finans sektörü hızla teşvik edilerek sürekli bir büyüme trendi gerçekleştirdi. Tüm bunların sonucu olarak günümüzde dünya finans sisteminde çok önemli gelişmeler yaşandı. Açık ekonomik düzenin doğal sonucu olarak ülke ekonomileri kriz veya yükseliş durumlarında birbirinden etkilendikleri gibi, aynı zamanda uluslar üstü sermayenin aşırı gücü ve etkinliği, ülke ekonomilerinin edilgen bir yapı arz etmelerinin de önünü açtı.
Son 10 yılda başta Avrupa ve ABD olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde ekonomik krizlerin yaşanmasının temel nedeni finans sektörleridir. Finans sektörleri sadece kar güdümlü olması, devlet denetim ve gözetimin etkin olmaması, kurulan mekanizmanın sermaye tekelleşmesini arttırdığı göz önüne alındığında, bu durum krizleri ve krizler sonucunda büyük kitlelerin aleyhine bir iktisadi yapıyı ortaya çıkardığı birçok deneyimden de ortaya çıkmıştır.
Bugün dünyada sermaye tekelleşmesinin düzeyi ve etki gücü uluslararası bir boyut kazanmışken, bu finansal faaliyetlerin yerellerde ortaya çıkardığı somut durum, ucuz iş gücünün yaygınlaşması, emeğin seyahati önüne çekilen setler, bir anlam da özgürlükler önünde ki engelleri de beraberinde getirmektedir. Yerellerin sermaye lehine artan biçimde yeniden kurulması, emeğin sınırlı dolaşım olanaklarına karşı sermayenin mobilizasyonunu daha da güçlendirdiği bu için, bu durum yerellerin tamamen sermayenin insafına ve çıkarına terkedilmesini beraberinde getirmektedir.
Türkiye'de de 2000 yılından itibaren yaşanan ekonomik krizlerin nedeni de sermaye kuruluşlarının yapısal eğilimleri ve yanlış icraatlarıdır. Bu anlayışla beraber özellikle 2008 krizi sonrasında dünya çapında olduğu gibi Türkiye de Sermaye piyasalarına yönelik reformlar gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Türkiye de bu çerçevede bütün bu finans krizlerin önüne geçmek İçin Sermaye Piyasası Kanunun da kapsamlı bir değişiklik yapmaya çalışmaktadır.
Bu düzenleme ile esas olarak krizleri önlemekle birlikte, Türkiye ekonomisini, dünya piyasalarıyla entegre sürecini daha da hızlandırmak uluslararası ekonomik piyasasında daha etkin bir şekilde yer almasını sağlayamaya çalışılmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, kendi içinde kriz potansiyeli taşıyan bir sistem, geniş toplumsal kesimlerin çıkarı için daha fazla desteklenmek yerine sosyal menfaatler boyutunda düzenlemelere tabi tutulmalıdır.
2008 yılında yaşanan kriz her ne kadar finans sektöründen kaynaklı olsa da esas etki alanı reel sektör olmuştur. Hükümet sürekli bu gerçeği kabul etmeyerek ülkeye çekmeye çalıştığı yabancı yatırım ve sıcak para ile finans sektörünü ayakta tutma gayreti içinde olmuştur. Dolayısıyla ekonomik politikalarını bu yönde gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Dolayısıyla bu düzenleme AKP Hükümet'inin yıllarca yaptığı ve yapmak istediği yabancı yatırımcıları ülkeye çekme politikasıyla doğrudan ilgilidir.
özlem-337 (53-95) Ancak AKP, dış piyasaya açılarak özellikle Rusya ve Ortadoğu'ya yönelik Finans yatırımlarına hız verme ve yatırım için teşviki artırırken, bu düzenleme ile SPK 'ya yatırım yapan kuruluşlara yönelik aşırı denetim yetkisi verilmesi neredeyse bütün faaliyetlerde karar merci olarak yetkilendirilmesi, AKP'nin bir çelişki içinde olduğunu da ortaya çıkarmaktadır. Sermaye yatırım kuruluşlarının denetimi ve kuruluş esasları aşırı kanaate açık olması bu düşünceyi destekler mahiyettedir.
Türkiye'deki sermaye piyasaların bu denli yabancı finans kuruluşlarına açılma isteği spekülatörlerin piyasadaki etki gücünü artıracaktır, sermayenin tek hedefi olan kar hırsı, reel sektöre olumsuz yansıyacak, Türkiye'nin dış sermayeye bağımlı ekonomik yapısı daha da kırılgan hale gelecektir.
Ülke ekonomisinde yaşanan gelişmelerle beraber reel sektör ciddi oranda etkisini kaybetmektedir. Finans sektörün gelişmesi ve cazip hale getirilmesi başta yabancı yatırımcı olmak üzere yerli yatırımcılar bu sektöre yönelmektedirler. Bu yöneliş reel yatırımların azalmasına neden olmaktadır.
Bugün Türkiye sermaye piyasalarının finansal tekeller için cazip hale getirilme gayreti, yüksek borçlanma sorununu daha da arttıracaktır. Eğer reel sektörün katma değer yaratımına yönelik düzenlemeler daha etkin getirilmez ise borcu borçla kapatma, yabancı sermaye statükosunu arttıracaktır.
Bu nedenle bu düzenleme reel yatırımların azalmasını kolaylaştıracak reel sektörün etki kaybetmesiyle istihdam sorunu, işsizlik, göç gibi ciddi toplumsal sorunları ortaya çıkaracağı için yasanın geneline yönelik karşı görüş belirtmekteyiz.
Adil Kurt Hakkari özlem-337 (53-95) ALT KOMİSYON METNİ SERMAYE PİYASASI KANUNU TASARISI BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir.
Kapsam MADDE 2- (1) Sermaye piyasası araçları, bu araçların ihracı, ihraççılar, halka arz edenler, sermaye piyasası faaliyetleri, sermaye piyasası kurumları, borsalar ile sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü diğer teşkilatlanmış piyasalar, piyasa işleticileri, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, merkezî takas kuruluşları, merkezî saklama kuruluşları, Merkezî Kayıt Kuruluşu ve Sermaye Piyasası Kurulu bu Kanun hükümlerine tâbidir. Halka açık olmayan anonim ortaklıkların halka arz edilmeyen pay ihraçları, bu Kanun kapsamı dışındadır.
(2) Bu Kanunda ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan ikincil mevzuatta hüküm bulunmayan ve diğer Kanunlarda bu Kanunun uygulanmayacağının belirtildiği hâllerde genel hükümler uygulanır.
Kısaltmalar ve tanımlar MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Aracı kurum: 37 nci maddenin birinci fıkrasındaki yatırım hizmet ve faaliyetlerinden (a), (b), (c), (e) ve (f) bentlerinde yer alanları münhasıran olmak üzere Kurul tarafından yetkilendirilen yatırım kuruluşunu,
b) Başlangıç sermayesi: Kayıtlı sermayeli anonim ortaklıkların sahip olmaları zorunlu olan asgarî çıkarılmış sermayelerini,
c) Birlik: Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğini,
ç) Borsa: Anonim şirket şeklinde kurulan, sermaye piyasası araçları, kambiyo ve kıymetli madenler ile kıymetli taşların ve Kurulca uygun görülen diğer sözleşmelerin, belgelerin ve kıymetlerin serbest rekabet şartları altında kolay ve güvenli bir şekilde alınıp satılabilmesini sağlamak ve oluşan fiyatları tespit ve ilân etmek üzere kendisi veya piyasa işleticisi tarafından işletilen ve/veya yönetilen, alım-satım emirlerini sonuçlandıracak şekilde bir araya getiren veya bu emirlerin bir araya gelmesini kolaylaştıran, bu Kanuna uygun olarak yetkilendirilen ve düzenli faaliyet gösteren sistemleri ve pazar yerlerini,
d) Çıkarılmış sermaye: Kayıtlı sermayeli anonim ortaklıkların satışı yapılmış paylarını temsil eden sermayelerini,
e) Halka açık ortaklık: Payları halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıkları, özlem-337 (53-95)
f) Halka arz: Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan yapılan genel bir çağrıyı ve bu çağrı devamında gerçekleştirilen satışı,
g) Halka arz eden: Sahip olduğu sermaye piyasası araçlarını halka arz etmek üzere Kurula başvuruda bulunan gerçek veya tüzel kişileri,
ğ) İhraç: Sermaye piyasası araçlarının ihraççılar tarafından çıkarılıp, halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satışını,
h) İhraççı: Sermaye piyasası araçlarını ihraç eden, ihraç etmek üzere Kurula başvuruda bulunan veya sermaye piyasası araçları halka arz edilen tüzel kişileri ve bu Kanuna tâbi yatırım fonlarını,
ı) İlgili Bakan: Başbakan tarafından görevlendirilen Bakanı,
i) İpotekli sermaye piyasası aracı: İpotek teminatlı menkul kıymetler, ipoteğe dayalı menkul kıymetler, ipotek finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen pay dışındaki sermaye piyasası araçları ve konut finansmanından kaynaklanan alacaklara dayalı olarak veya bu alacakların teminatı altında ihraç edilen diğer sermaye piyasası araçlarını,
j) İzahname: İhraççının ve varsa garantörün finansal durum ve performansı ile geleceğe yönelik beklentilerine, faaliyetlerine, ihraç edilecek veya borsada işlem görecek sermaye piyasası araçlarının özelliklerine ve bunlara bağlı hak ve risklere ilişkin olarak yatırımcıların bilinçli bir değerlendirme yapmasını sağlayacak nitelikteki tüm bilgileri içeren kamuyu aydınlatma belgesini,
k) Kamuyu Aydınlatma Platformu: Mevzuat uyarınca kamuya açıklanması gerekli olan bilgilerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sistemi,
l) Kayıtlı sermaye: Anonim ortaklıkların, esas sözleşmelerinde hüküm bulunmak kaydıyla, yönetim kurulu kararı ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun esas sermayenin artırılmasına dair hükümlerine tâbi olmaksızın pay çıkarabilecekleri azamî miktarı gösteren, ticaret sicilinde tescil ve ilân edilmiş sermayelerini,
m) Kolektif yatırım kuruluşları: Yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarını,
n) Kurul: Sermaye Piyasası Kurulunu,
o) Menkul kıymetler: Para, çek, poliçe ve bono hariç olmak üzere;
1) Paylar, pay benzeri diğer kıymetler ile söz konusu paylara ilişkin depo sertifikalarını, 2) Borçlanma araçları veya menkul kıymetleştirilmiş varlık ve gelirlere dayalı borçlanma araçları ile söz konusu kıymetlere ilişkin depo sertifikalarını,
ö) Merkezi Karşı Taraf: Alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı da alıcı rolünü üstlenerek takasın tamamlanmasını taahhüt eden merkezi takas kuruluşunu,
p) MKK: Sermaye piyasası araçlarının kaydîleştirilmesine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek, kaydîleştirilen bu araçları ve bunlara bağlı hakları, elektronik ortamda, üyeler ve hak sahipleri itibarıyla kayden izlemek, merkezî saklamasını yapmak ve Kurul tarafından sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş bulunan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz Merkezî Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketini,
r) Piyasa işleticisi: Borsayı veya borsanın piyasalarını yöneten ve/veya işleten anonim ortaklıkları, özlem-337 (53-95)
s) Saklama hizmeti: Sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak veya her ne nam altında olursa olsun, sermaye piyasası faaliyetleriyle ilişkili olarak kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin hizmetleri,
ş) Sermaye piyasası araçları: Menkul kıymetler ve türev araçlar ile yatırım sözleşmeleri de dâhil olmak üzere Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer sermaye piyasası araçlarını,
t) Sermaye piyasası kurumları: 35 inci maddede sayılan kurumları,
u) Türev araçlar: Aşağıda sayılan veya Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer türev araçları:
1) Menkul kıymetleri satın alma veya satma veya birbirleri ile değiştirme hakkı veren türev araçları, 2) Değeri, bir menkul kıymet fiyatına veya getirisine; bir döviz fiyatına veya fiyat değişikliğine;
faiz oranına veya orandaki değişikliğe; bir kıymetli maden veya kıymetli taş fiyatına veya fiyat değişikliğine; bir mal fiyatına veya fiyat değişikliğine; Kurulca uygun görülen kurumlarca yayınlanan istatistiklere veya bunlardaki değişikliğe; kredi riski transferi sağlayan, enerji fiyatları ve iklim değişkenleri gibi ölçüm değerleri olan ve bu sayılanlardan oluşturulan bir endeks seviyesine veya seviyedeki değişikliğe bağlı olan türev araçları, bu araçların türevlerini ve sayılan dayanak varlıkları birbirleri ile değiştirme hakkı veren türevleri, 3) Döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemleri,
ü) TCMB: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketini,
v) Yatırım kuruluşu: Aracı kurumlar ile yatırım hizmeti ve faaliyetinde bulunmak üzere kuruluş ve faaliyet esasları Kurulca belirlenen diğer sermaye piyasası kurumlarını ve bankaları,
y) YTM: Yatırım kuruluşlarının, yatırım hizmet ve faaliyetinden kaynaklanan nakit ödeme veya sermaye piyasası araçları teslim yükümlülüklerini yerine getirememeleri hâlinde, Kurulca bu Kanun çerçevesinde alınan tazmin kararını yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan kamu tüzel kişiliğine sahip Yatırımcı Tazmin Merkezini, ifade eder.
İKİNCİ KISIM Sermaye Piyasası Araçlarının İhracı, Kamunun Aydınlatılması ve İhraççılara İlişkin Esaslar BİRİNCİ BÖLÜM Sermaye Piyasası Araçlarının İhracı İzahname hazırlama yükümlülüğü MADDE 4- (1) Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilebilmesi veya borsada işlem görebilmesi için izahname hazırlanması ve hazırlanan bu izahnamenin Kurulca onaylanması zorunludur.
(2) İzahnamede yer alan bilgiler yatırımcılar tarafından kolaylıkla anlaşılabilecek ve değerlendirilebilecek şekilde sunulur.
özlem-337 (53-95) (3) İzahnameden sorumlu gerçek kişilerin isimleri ve görevleri ile tüzel kişilerin unvanları, merkezleri ve iletişim bilgileri izahnamede açıkça belirtilir.
(4) İzahname, ihraççıya ve ihraç edilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin bilgiler ile bir özet bölümü de içermek üzere bir veya birden fazla belge şeklinde düzenlenebilir. Özet bölümü ihraççıya, varsa garantöre, garantinin niteliğine ve ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarına ilişkin temel özellik, hak ve riskleri içerecek şekilde kısa, açık ve anlaşılır ifadelerden oluşur.
(5) Halka arz eden tarafından izahnamenin düzenlenmesi sırasında, ihraççının izahname hazırlanmasında kolaylaştırıcı tedbirleri alması zorunludur.
(6) Bir teşebbüse finansal kaynak sağlamak üzere her türlü vasıta ile genel bir çağrıda bulunarak yapılmak istenen yatırım sözleşmesi ve bu yatırım sözleşmesi yoluyla para toplanması için hazırlanması zorunlu izahnameye ilişkin usûl ve esaslar ile bunlara ilişkin istisnalar Kurul tarafından belirlenir.
Kurulun yetkisi MADDE 5- (1) Kurul, ihraççının ve halka arz edilecek veya borsada işlem görecek sermaye piyasası araçlarının türü ve niteliğine göre, izahnamede bulunması gereken asgarî bilgilere, garantöre ve garantinin niteliğine, izahnameyi oluşturan belgelere, izahnamenin şekline, kamuya duyurulmasına, yayımlanmasına, ilân ve reklamlara, izahnamede önceden yayımlanmış bilgilere atıfta bulunulmasına, satış şartlarına, onaylanan izahnamede değişiklik yapılmasına ve izahname hazırlama ve yayımlanmasından kısmen veya tamamen muafiyete ilişkin usûl ve esasları belirler.
İzahnamenin onaylanması MADDE 6- (1) Kurul, izahnamede yer alan bilgilerin tutarlı, anlaşılabilir ve Kurulca belirlenen izahname standartlarına göre eksiksiz olduğunun tespiti hâlinde izahnamenin onaylanmasına karar verir. İzahnamenin onaylanması sürecinde yapılacak incelemeye ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir. İzahnamenin ayrı belgelerden oluşması hâlinde, her bir belge ayrıca onaylanır. İzahnamenin onaylanması, izahnamede yer alan bilgilerin doğru olduğunun Kurulca tekeffülü anlamına gelmeyeceği gibi, söz konusu sermaye piyasası araçlarına ilişkin bir tavsiye olarak da kabûl edilemez.
(2) İzahnamenin onaylanmasına ilişkin başvuru, Kurul düzenlemelerine uygun olarak hazırlanmış izahname ve gerekli diğer bilgi ve belgelerin Kurula sunulmasından itibaren on iş günü içinde Kurul tarafından karara bağlanır ve keyfiyet ilgililere bildirilir. İlk halka arzlarda bu süre yirmi iş günüdür.
(3) İzahnamenin onaylanmasına ilişkin başvuruda sunulan bilgi ve belgelerin eksik olması veya ek bilgi ve belgeye ihtiyaç duyulması hâlinde, başvuru tarihinden itibaren on iş günü içinde başvuru sahibi bilgilendirilerek, eksikliklerin Kurulca belirlenecek süre içinde giderilmesi istenir. Bu takdirde, ikinci fıkrada öngörülen süreler, söz konusu eksik veya ek bilgi ve belgelerin Kurula sunulduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.
(4) Bu madde çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde başvuruların onaylanmaması hâlinde bu durum gerekçesi belirtilerek ilgilisine bildirilir.
özlem-337 (53-95) İzahnamenin yayımlanması, ilân ve reklamlar MADDE 7- (1) İzahname onaylandıktan sonra Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde yayımlanır, ayrıca ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilân edilmez. Ancak, izahnamenin nerede yayımlandığı hususu ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilân edilir.
(2) İzahnamenin, onaylanmadan önce Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde ilân edilmesi mümkündür.
(3) İhraca ilişkin ilân, reklam ve açıklamalar izahname ile tutarlı olmalı, gerçeğe aykırı, abartılmış ve yanıltıcı bilgiler içermemelidir.
İzahnamedeki değişiklikler ve yeni hususların izahnameye eklenmesi MADDE 8- (1) İzahname ile kamuya açıklanan bilgilerde, satışa başlamadan önce veya satış süresi içerisinde yatırımcıların yatırım kararını etkileyebilecek değişiklik veya yeni hususların ortaya çıkması hâlinde durum ihraççı veya halka arz eden tarafından en uygun haberleşme vasıtasıyla derhâl Kurula bildirilir.
(2) Değişiklik gerektiren veya yeni hususların ortaya çıkması hâlinde, satış süreci durdurulabilir.
(3) Değiştirilecek veya yeni eklenecek hususlar bildirim tarihinden itibaren yedi iş günü içinde 6 ncı maddede yer alan esaslar çerçevesinde onaylanır ve 7 nci maddede belirtilen şekilde yayımlanır.
(4) Değişiklik veya yeni hususların yayımlanmasından önce sermaye piyasası araçlarını satın almak için talepte bulunmuş olan yatırımcılar, izahnamede yapılan ek ve değişikliklerin yayımlanmasından itibaren iki iş günü içinde taleplerini geri almak hakkına sahiptirler.
İzahnamenin geçerlilik süresi MADDE 9- (1) İhraççı veya halka arz edenin, izahnamenin ilk yayımı tarihinden itibaren oniki ay boyunca gerçekleştireceği ihraçlar için, izahnamedeki ek ve değişikliklerin 6 ncı maddede belirtilen esaslar çerçevesinde onaylanması ve 7 nci maddeye uygun şekilde ilân edilmesi yeterlidir.
Bu sürenin geçmesinden sonra yapılacak halka arzlarda izahnamenin tümünün onaylanması gereklidir.
İzahnameden sorumlu kişiler MADDE 10- (1) İzahnamede yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan; ihraççılar ile halka arz edenler, ihraca aracılık eden lider aracı kurum, varsa garantör müteselsilen sorumludur. Zararın söz konusu kişilerden tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belirli olması halinde, ihraççının yönetim kurulu üyeleri, kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar şahsen kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumludur.
(2) Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi izahnamede yer almak üzere hazırlanan raporları hazırlayan kişi ve kurumlar da hazırladıkları raporlarda yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden bu Kanun hükümleri çerçevesinde sorumludur.
Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilmeksizin ihracı MADDE 11- (1) Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilmeksizin ihraç edilmesi için, söz konusu araçların niteliği ve satış şartları hakkında bilgileri içeren ihraç belgesinin hazırlanması ve Kurul tarafından 6 ncı maddede yer alan esaslar çerçevesinde onaylanması zorunludur.
özlem-337 (53-95) (2) Kurul, ihraç belgesine, bu belgenin onaylanmasına ve gerekli gördüğü hâllerde kamuya duyurulmasına ilişkin usûl ve esasları belirler.
(3) İhraç belgesinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı ve eksik olmasından kaynaklanan sorumluluk hakkında 32 nci madde uygulanır.
Sermaye piyasası araçlarının satışı MADDE 12- (1) İhraç olunan payların bedellerinin tamamen ve nakden ödenmesi şarttır. Kurul, satış süresi içinde satılamayan payların tamamının satın alınacağının ve bedellerinin ödeneceğinin ortaklığa karşı taahhüt edilmesini isteyebilir. Kurul, birleşme, bölünme, hisse değişimi ve benzeri şirket yapılandırmalarında yapılacak sermaye artırımları gibi pay bedellerinin nakden ödenmesinin zorunlu olmadığı durumları belirlemeye yetkilidir.
(2) Kurul, payların piyasa fiyatı veya defter değerinin nominal değerinin üzerinde olması hâlinde, ihraç olunacak payların primli fiyattan satılmasını ve yeni pay alma haklarının primli fiyattan kullanılmasını isteyebilir. Kurul, payların piyasa fiyatı veya defter değerinin nominal değerinin altında olması durumunda, payların nominal değerinin altında bir fiyatla ihraç edilmesine izin verebilir. Buna ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(3) Sermaye piyasası araçlarının satış esnasında alıcıya teslimi şarttır. Kurulun, esas sermaye sisteminde yapılacak ihraçlara, sermaye piyasası araçlarının kaydîleştirilmesine ve takas işlemlerine ilişkin düzenlemeleri saklıdır.
(4) Kurul, sermaye piyasası araçlarının halka satışında, yatırımcıların bunları almalarını kolaylaştırıcı, hak ve yararlarını koruyucu tedbirlerin alınmasını ihraççıdan, halka arz edenlerden, satışı yapanlardan ve ilgili borsalardan isteyebilir.
(5) Sermaye artırımı nedeniyle Kurula yapılan başvurularda Kurulda geçen inceleme süresi, 6102 sayılı Kanunun 456 ncı maddesindeki sermayenin tescil edilmesine ilişkin sürenin hesaplanmasında dikkate alınmaz.
(6) 6102 sayılı Kanunun 346 ncı maddesi ile 462 nci maddesinin üçüncü fıkrası halka açık ve halka açılmak üzere Kurula başvuran ortaklıklara uygulanmaz.
Sermaye piyasası araçlarının kaydîleştirilmesi MADDE 13- (1) Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır. Kurul, kayden ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarını ve kayden izlenecek hakları belirler; türleri ve ihraççıları itibarıyla kaydîleştirmesine, kayıtların tutulmasına ve üyelik şartlarını kaybeden ihraççıların paylarının kayden izlenmesinin sona erdirilmesine ilişkin usûl ve esasları düzenler.
(2) Kaydî sermaye piyasası araçları, nâma veya hâmiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda izlenir. Kurul, sermaye piyasası aracının türüne ve ihraççısının veya MKK üyesinin niteliğine göre sermaye piyasası araçlarının hak sahibi ismine hesap açılmaksızın hesapların toplu olarak tutulmasına karar verebilir.
(3) Kaydî sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, MKK tarafından izlenir. Kayıtlar, MKK tarafından oluşturulan elektronik ortamda, bu kuruluşun üyelerince tutulur.
özlem-337 (53-95) (4) Kaydîleştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydîleştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM’ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı aynî haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır.
(5) Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır.
(6) Payların devrinin, 6102 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın MKK nezdinde izlenen kayıtlar esas alınır.
(7) Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idarî ve adlî talepler münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından yerine getirilir. İlgili kanunlar uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve tahsiline ilişkin hükümler saklıdır.
İKİNCİ BÖLÜM Kamunun Aydınlatılmasına İlişkin Esaslar Finansal raporlama ve bağımsız denetim MADDE 14- (1) İhraççı, kamuya açıklanacak veya gerektiğinde Kurulca istenecek finansal tablo ve raporları, şekil ve içerik bakımından Türkiye Muhasebe Standartları çerçevesinde Kurulca belirlenen standartlara uygun olarak, zamanında, tam ve doğru bir şekilde hazırlamak ve ibraz etmek zorundadır.
(2) Finansal tablo ve raporların birinci fıkrada yer aldığı şekilde Kurulca belirlenen standartlara uygun olarak hazırlanmasından, sunulmasından ve gerçeğe uygunluğu ile doğruluğundan ihraççı ile kusurlarına ve durumun gereklerine göre ihraççının yönetim kurulu üyeleri sorumludur. Yönetim kurulunun, bu maddede belirtilen kapsamda hazırlanacak finansal tablo ve raporların kabûlüne dair ayrı bir karar alması gerekir. Ayrıca finansal tablo ve raporlarla ilgili olarak bunları hazırlayan ortaklık yöneticileri ile birlikte sorumlu yönetim kurulu üyelerinin kamuya yapacakları bildirimlerde finansal tablo ve raporların gerçeğe uygunluğu ve doğruluğu konusundaki beyanlarına yer verilmesi zorunludur.
(3) İhraççılar düzenleyecekleri finansal tablo ve raporlardan Türkiye Muhasebe Standartları kapsamında Kurulca belirlenenleri, bu Kanun uyarınca listeye alınan bağımsız denetim kuruluşlarına, Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde bilgilerin gerçeği doğru ve dürüst bir biçimde yansıtması ilkesine uygunluğu bakımından inceleterek bir bağımsız denetim raporu almak zorundadırlar.
(4) Kurul, halka arzda, borsada işlem görme başvurusunda, 23 üncü maddede tanımlanan önemli nitelikte işlemlerde ve ortaklığın faaliyetlerini ve finansal durumunu önemli derecede etkileyen olay ve gelişmelerde, işlemin tarafı ortaklıklardan da bu madde hükümlerine göre hazırlanacak bağımsız denetim raporu istemeye yetkilidir.
(5) Kurulca düzenlenmesi istenilen finansal tablo ve raporlar ile bağımsız denetime tâbi olunması durumunda bağımsız denetim raporu, Kurulca belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde kamuya duyurulur.
özlem-337 (53-95) Kamunun aydınlatılmasında özel durumlar MADDE 15- (1) Sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmeler, ihraççılarca veya ilgili taraflarca kamuya açıklanır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen bilgi, olay ve gelişmelerin kamuya açıklanması, ilgili ihraççıya bildirimi, istisnaî hâllerde açıklamanın ertelenmesi veya açıklama yapılmamasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Halka Açık Ortaklıklar Halka açık ortaklık statüsünün kazanılması MADDE 16- (1) Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile pay sahibi sayısı beşyüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır. Bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tâbi olurlar.
(2) Payları borsada işlem görmeyen anonim ortaklıklar, halka açık ortaklık statüsünü kazandıktan sonra en geç iki yıl içinde paylarının işlem görmesi için borsaya başvurmak zorundadırlar. Aksi durumda, Kurul, bu payların borsada işlem görmesi veya ortaklığın halka açık ortaklık statüsünden çıkarılması için, ortaklığın talebini aramaksızın gerekli kararları alır.
Kurumsal yönetim ilkeleri MADDE 17- (1) Halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetim ilkeleri ile kurumsal yönetim uyum raporlarının içeriğine, yayımlanmasına, ortaklıkların kurumsal yönetim ilkelerine uyumlarının derecelendirilmesine ve bağımsız yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(2) Kurul, payları borsada işlem gören halka açık ortaklıkların, niteliklerine göre, kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uymalarını zorunlu tutmaya, buna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye, verilen süre içinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi hâlinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları almaya ve buna ilişkin işlemleri re’sen yapmaya, herhangi bir süre vermemiş olsa dahi uyum zorunluluğuna aykırı işlemlerin hukuka aykırılığının tespiti veya iptali için her türlü teminattan muaf olarak ihtiyatî tedbir istemeye, dava açmaya, açılan davada uyum zorunluluğunun yerine getirilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar alınmasını istemeye, bu işlemlerin yerine getirilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(3) Halka açık ortaklıkların ilişkili tarafları ile gerçekleştirecekleri veya ilişkili tarafları doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilecek, Kurulca belirlenecek nitelikteki işlemlere başlamadan önce, yapılacak işlemin esaslarını belirleyen bir yönetim kurulu kararı almaları zorunludur. Bu yönetim kurulu kararında işlemin tarafları ve bunlarla ilişkili kişiler oy kullanamazlar. Söz konusu yönetim kurulu kararının uygulanabilmesi için bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun onayı aranır.
Bu maddenin yönetim kurulu toplantısında görüşülmesinde, toplantı nisabı aranmaz, toplantı nisabına ilişkin esas sözleşmede yer alan aksine hükümler geçersizdir. Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun söz konusu işlemi onaylamaması hâlinde, bu durum işleme ilişkin yeterli bilgiyi özlem-337 (53-95) içerecek şekilde kamuyu aydınlatma düzenlemeleri çerçevesinde kamuya duyurulur ve işlem genel kurul onayına sunulur. Söz konusu genel kurul toplantılarında, işlemin tarafları ve bunlarla ilişkili kişilerin oy kullanamayacakları bir oylamada karar alınır. Bu maddenin genel kurul toplantısında görüşülmesinde, toplantı nisabı aranmaz, oy hakkı bulunanların basit çoğunluğu ile karar alınır. Bu fıkrada belirtilen esaslara uygun olarak alınmayan yönetim kurulu ve genel kurul kararları geçerli sayılmaz.
(4) Halka açık ortaklıklar gerek bu maddede gerekse 6102 sayılı Kanunun 1524 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş yükümlülüklerini MKK tarafından sağlanan elektronik ortam vasıtasıyla da yerine getirebilirler.
(5) Bu maddenin halka açık bankalar hakkında uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun uygun görüşü alınmak suretiyle belirlenir.
Kayıtlı sermaye sistemi MADDE 18- (1) Halka açık ortaklıklar ile paylarını halka arz etmek üzere Kurula başvurmuş olan ortaklıklar, Kuruldan izin almak şartıyla kayıtlı sermaye sistemini kabûl edebilirler. Şu kadar ki, daha önce 6102 sayılı Kanun uyarınca bu sisteme geçmiş olan ortaklıklar için ayrıca Kurul izni aranmaz.
(2) Kayıtlı sermaye sisteminde, yönetim kurulu, 6102 sayılı Kanunun esas sermayenin artırılmasına ilişkin hükümlerine bağlı kalmaksızın esas sözleşmelerinde tespit edilen kayıtlı sermaye tavanına kadar sermayelerini artırmaya yetkilidir. Şu kadar ki, bu yetki genel kurul tarafından en çok beş yıl süre ile verilebilir. Bu yetkinin süresi azamî beş yıllık dönemler itibarıyla genel kurul kararıyla uzatılabilir.
(3) Kayıtlı sermaye sisteminde, çıkarılan paylar tamamen satılarak bedelleri ödenmedikçe veya satılamayan paylar iptal edilmedikçe yeni pay çıkarılamaz.
(4) İmtiyazlı payların varlığı hâlinde bu madde kapsamında yapılacak esas sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararları, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunca 6102 sayılı Kanunun 454 üncü maddesindeki esaslara göre onaylanır. Şu kadar ki, ortaklıkların kayıtlı sermaye tavanı dâhilindeki sermaye artırımlarında ayrıca imtiyazlı pay sahipleri özel kurulu kararı aranmaz.
(5) Yönetim kurulunun; imtiyazlı veya nominal değerinin üzerinde veya altında pay çıkarılması, pay sahiplerinin yeni pay alma haklarının sınırlandırılması konularında veya imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını kısıtlayıcı nitelikte karar alabilmesi için esas sözleşme ile yetkili kılınması şarttır. Yeni pay alma hakkını kısıtlama yetkisi, pay sahipleri arasında eşitsizliğe yol açacak şekilde kullanılamaz. 6102 sayılı Kanunun 461 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri halka açık ortaklıklar için uygulanmaz.
(6) Yönetim kurulunun bu maddedeki esaslar çerçevesinde aldığı kararlar aleyhine, 6102 sayılı Kanunun genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümleri çerçevesinde yönetim kurulu üyeleri veya hakları ihlâl edilen pay sahipleri, kararın ilânından itibaren otuz gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.
(7) Sermaye artırımının bu madde hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmesinden sonra, çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşmenin sermayeye ilişkin maddesinin yeni şekli yönetim kurulunca tescil ve ilân ettirilir.
özlem-337 (53-95) (8) Bu madde uyarınca esas sözleşme ile tanınan yetki çerçevesinde yönetim kurulunca alınan kararlar Kurulca belirlenecek şekilde kamuya duyurulur.
(9) Kayıtlı sermaye sisteminde bulunan halka açık ortaklıklar tarafından pay ile değiştirilebilir tahvil veya paya dönüştürülebilir bir türev araç çıkarılması hâlinde değiştirme veya dönüştürme sonucunda verilecek paylar ile ortaklığın çıkarılmış sermayesinin toplamı kayıtlı sermayeyi aşamaz.
(10) Halka açık ortaklıkların kayıtlı sermaye sistemine geçme, sistemden çıkma, Kurulca çıkarılma ve şarta bağlı sermaye artırımı usûl ve esasları Kurulca belirlenir. Daha önce 6102 sayılı Kanun uyarınca bu sisteme geçmiş olup da sonradan halka açık hâle gelen ortaklıklar da bu fıkra hükmüne tâbidir.
Kâr payı ve bedelsiz pay dağıtımı ile bağış yapılması MADDE 19- (1) Halka açık ortaklıklar, kârlarını genel kurulları tarafından belirlenecek kâr dağıtım politikaları çerçevesinde ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak dağıtırlar. Kurul halka açık ortaklıkların kâr dağıtımı politikalarına ilişkin olarak, benzer nitelikteki ortaklıklar bazında farklı esaslar belirleyebilir.
(2) Kanunen ayrılması gereken yedek akçeler ve esas sözleşmede pay sahipleri için belirlenen kâr payı ayrılmadıkça başka yedek akçe ayrılmasına, ertesi yıla kâr aktarılmasına ve intifa senedi sahiplerine, yönetim kurulu üyelerine ve ortaklık çalışanlarına kârdan pay dağıtılmasına karar verilemeyeceği gibi, belirlenen kâr payı ödenmedikçe bu kişilere kârdan pay dağıtılamaz.
(3) Halka açık ortaklıklarda kâr payı, dağıtım tarihi itibarıyla mevcut payların tümüne, bunların ihraç ve iktisap tarihleri dikkate alınmaksızın eşit olarak dağıtılır.
(4) Halka açık ortaklıkların sermaye artırımlarında, bedelsiz paylar artırım tarihindeki mevcut paylara dağıtılır.
(5) Halka açık ortaklıklar tarafından bağış yapılabilmesi veya pay sahibi dışındaki kişilere kârdan pay dağıtılabilmesi için esas sözleşmede hüküm bulunması şarttır. Yapılacak bağışın sınırı halka açık ortaklık genel kurulunca belirlenir. Kurul, bağış tutarına üst sınır getirmeye yetkilidir. Ortaklıkların ilgili malî yıl içinde yapmış olduğu bağışlar, dağıtılabilir kâr matrahına eklenir.
Kâr payı avansı MADDE 20- (1) Bir hesap döneminde verilecek toplam kâr payı avansı bir önceki yıla ait dönem kârının yarısını aşamaz. Önceki dönemde ödenen kâr payı avansları mahsup edilmeden ilave kâr payı avansı verilmesine ve kâr payı dağıtılmasına karar verilemez.
(2) Kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar şahsen kendilerine yükletilebildiği ölçüde yönetim kurulu üyeleri ve hazırladıkları raporlarla sınırlı olarak bağımsız denetimi yapanlar, ara dönem finansal tablolarının gerçeği dürüst bir şekilde yansıtmamasından veya mevzuat ile muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle dağıtılan kâr payı avansının doğru olmamasından doğan zararlar için ortaklığa, pay sahiplerine, ortaklık alacaklılarına ve ayrıca doğrudan doğruya olmak üzere kâr payı avansının kararlaştırıldığı veya ödendiği hesap dönemi içinde pay iktisap etmiş bulunan kişilere karşı sorumludurlar. Hukukî sorumluluk doğuran hâllerin varlığı hâlinde, pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri tarafından kararın ilânından itibaren otuz gün içinde, 18 inci maddenin altıncı fıkrasına göre iptal davası açılabilir.
(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir.
özlem-337 (53-95) Örtülü kazanç aktarımı yasağı MADDE 21- (1) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticarî hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticarî uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır.
(2) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, esas sözleşmeleri veya içtüzükleri çerçevesinde basiretli ve dürüst bir tacir olarak veya piyasa teamülleri uyarınca kârlarını ya da malvarlıklarını korumak veya artırmak için yapmaları beklenen faaliyetleri yapmamaları yoluyla ilişkili oldukları gerçek veya tüzel kişilerin kârlarının ya da malvarlıklarının artmasını sağlamaları da örtülü kazanç aktarımı sayılır.
(3) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları, ilişkili taraf işlemlerinin emsallerine, piyasa teamüllerine, ticarî hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine uygun şartlarda gerçekleştirilmiş olduğunu belgelemek ve bu durumu tevsik edici bilgi ve belgeleri en az sekiz yıl süre ile saklamak zorundadırlar. Birinci fıkrada belirtilen ilkelere aykırılığın tespitinde izlenmesi gereken usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
(4) Kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanunî faizi ile birlikte malvarlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesini talep eder. Kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanunî faizi ile birlikte iade etmek zorundadır. Örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlâli ile ilgili 94 üncü ve 110 uncu maddeler ile ilgili mevzuatta öngörülen hukukî, cezaî ve idarî yaptırımlar saklıdır.
Ortaklıkların kendi paylarını satın ve rehin alması MADDE 22- (1) Halka açık ortaklıklar, kendi paylarını, Kurul tarafından belirlenen şartlar çerçevesinde satın alabilir ve rehin olarak kabûl edebilirler. Kurul, halka açık ortaklıkların kendi paylarını satın ve rehin almasına ilişkin şartlara, işlem sınırlarına, geri alınan payların elden çıkarılması veya itfası ve bu hususların kamuya açıklanmasına ilişkin usûl ve esasları düzenler.
(2) Halka açık ortaklık paylarının, söz konusu ortaklığın konsolide bilançosuna dâhil edilen ortaklıklar tarafından satın alınması da bu madde hükümlerine tâbidir.
Ortaklıkların önemli nitelikteki işlemleri MADDE 23- (1) Halka açık ortaklıkların,
a) Birleşme, bölünme işlemlerine taraf olması, tür değiştirme veya sona erme kararı alması,
b) Malvarlığının tümünü veya önemli bir bölümünü devretmesi veya üzerinde bir aynî hak tesis etmesi veya kiralaması,
c) Faaliyet konusunu tümüyle veya önemli ölçüde değiştirmesi,
ç) İmtiyaz öngörmesi veya mevcut imtiyazların kapsam veya konusunu değiştirmesi,
d) Borsa kotundan çıkması, özlem-337 (53-95) gibi hususlar bu Kanunun uygulanmasında önemli nitelikte işlem sayılır. Kurul, önemli nitelikteki işlemleri, önemlilik ölçüsü de dâhil olmak üzere bu nitelikteki işlemlerde bulunulabilmesi veya kararların alınabilmesi için uyulması zorunlu usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(2) Kurul, birinci fıkra çerçevesinde düzenlenen zorunluluklara uyulmaksızın gerçekleştirilen işlemlerin ortadan kaldırılmasına yönelik Kurul kararının tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde işlem öncesi durumun aynen sağlanmaması hâlinde idarî para cezası verebilir ve bu işlemlerin iptali için 6102 sayılı Kanunun genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümleri çerçevesinde dava açabilir.
Ayrılma hakkı MADDE 24- (1) 23 üncü maddede belirtilen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin genel kurul toplantısına katılıp da olumsuz oy kullanan ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına işleten pay sahipleri, paylarını halka açık ortaklığa satarak ayrılma hakkına sahiptir. Halka açık ortaklık bu payları pay sahibinin talebi üzerine, söz konusu önemli nitelikteki işlemin kamuya açıklandığı tarihten önceki otuz gün içinde borsada oluşan ağırlıklı ortalama fiyatların ortalamasından satın almakla yükümlüdür.
(2) Pay sahibinin 23 üncü maddede belirtilen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin genel kurul toplantısına katılmasına haksız bir biçimde engel olunması, genel kurul toplantısına usûlüne uygun davet yapılmaması veya gündemin usûlüne uygun bir biçimde ilân edilmemesi hâllerinde, genel kurul kararlarına muhalif kalma ve muhalefet şerhini tutanağa kaydettirme şartı aranmaksızın birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Birinci fıkrada yer alan hususların görüşüleceği genel kurul toplantısının gündeminde, bu kararlara muhalefet oyu kullanacak pay sahiplerinin ortaklıktan ayrılma hakkının bulunduğu hususu ile bu hakkın kullanılması durumunda payların ortaklık tarafından satın alınacağı bedel yer alır.
(4) Ayrılma hakkının doğmadığı hâller ile bu hakkın kullanımına ve payları borsada işlem görmeyen ortaklıklarda satım fiyatının hesaplanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
Pay alım teklifi MADDE 25- (1) Halka açık ortaklıklarda, gönüllü ya da önemli nitelikteki işlemler nedeniyle zorunlu pay alım teklifi yapılması ile ilgili usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(2) Pay alım teklifinin Kurul tarafından yasaklandığı durumlarda, yasaklanan teklife dayanılarak gerçekleştirilen işlemler geçersizdir.
Pay alım teklifi zorunluluğu MADDE 26- (1) Halka açık ortaklıklarda yönetim kontrolünü sağlayan payların veya oy haklarının iktisap edilmesi hâlinde diğer ortakların paylarını satın almak üzere teklif yapılması zorunludur. Pay alım teklifinde bulunulmasına ve pay alım teklifinde bulunma zorunluluğundan muafiyete ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(2) Ortaklığın oy haklarının yüzde ellisinden fazlasına tek başına veya birlikte hareket ettikleri kişilerle beraber, doğrudan veya dolaylı olarak sahip olunması, yönetim kurulu üye sayısının salt çoğunluğunu seçme veya genel kurulda söz konusu sayıdaki üyelikler için aday gösterme hakkını veren imtiyazlı paylara sahip olunması, yönetim kontrolünün elde edilmesi olarak kabûl edilir. Ancak, imtiyazlı payların mevcudiyeti nedeniyle yönetim kontrolünün elde edilemediği hâller bu madde kapsamında değerlendirilmez.
özlem-337 (53-95) (3) Ortaklığın pay sahipliğinde herhangi bir değişiklik olmasa bile, 23 üncü maddenin birinci fıkrasında Kurulca belirlenmesi öngörülen usûl ve esaslar ile 29 uncu maddenin altıncı fıkrasındaki usûl ve esaslara uyulmadan, bazı ortakların kendi aralarında yapacakları özel antlaşmalarla yönetim kontrolünü ele geçirmeleri de bu madde kapsamında değerlendirilir.
(4) Kurul, faaliyet konusu imtiyaz verilen bir işi görmek olup da bu imtiyazı kaldırılan veya 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen halka açık ortaklıkların pay sahiplerinin korunması amacıyla, imtiyazın geri alınmasına veya 5411 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanmasına neden oldukları tespit edilen hâkim ortak olan gerçek ve tüzel kişilere pay alım teklifi zorunluluğu getirebilir.
(5) Kurul, yatırım ortaklıklarının yatırım ortaklığı niteliklerinin değiştirilmesine veya yitirilmesine neden olacak esas sözleşme değişikliklerine izin verilebilmesi için pay alım teklifi zorunluluğu getirebilir.
(6) Pay alım teklifinde bulunma zorunluluğu doğan gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket edenlerin sahip olduğu oy hakları, Kurulca belirlenecek süre içerisinde bu zorunluluğun yerine getirilmemesi hâlinde kendiliğinden donar. Söz konusu paylar, genel kurul toplantı nisabında dikkate alınmaz.
Ortaklıktan çıkarma hakkı ve satma hakkı MADDE 27- (1) Pay alım teklifi sonucunda veya birlikte hareket etmek de dâhil olmak üzere başka bir şekilde sahip olunan payların halka açık ortaklığın oy haklarının Kurulca belirlenen orana veya daha fazlasına ulaşması durumunda, paya sahip olan bu kişiler açısından azınlıkta kalan pay sahiplerini ortaklıktan çıkarma hakkı doğar. Bu kişiler, Kurulca belirlenen süre içinde, azınlıkta kalan ortakların paylarının iptalini ve bunlar karşılığı çıkarılacak yeni payların kendilerine satılmasını ortaklıktan talep edebilirler. Satım bedeli, 24 üncü madde çerçevesinde belirlenir.
(2) Birinci fıkrada yer alan şartlar çerçevesinde ortaklıktan çıkarma hakkının doğduğu durumlarda, azınlıkta kalan pay sahipleri açısından satma hakkı doğar. Bu pay sahipleri Kurulca belirlenen süre içinde, paylarının adil bir bedel karşılığında satın alınmasını oy haklarının Kurulca belirlenen orana veya daha fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişilerden ve bunlarla birlikte hareket edenlerden talep edebilirler.
(3) 6102 sayılı Kanunun 208 inci maddesi halka açık ortaklıklara uygulanmaz.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
İmtiyazlı paylar MADDE 28- (1) Ortaklıkların sermaye piyasası araçlarının ilk halka arzında mevcut tüm imtiyazların şeffaf ve anlaşılır detayda kamuya duyurulması zorunludur.
(2) Kurulun belirlediği esaslar çerçevesinde, faaliyetlerinin makûl ve zorunlu kıldığı hâller saklı kalmak kaydıyla, mevzuata uygun olarak hazırlanmış finansal tablolarına göre üst üste beş yıl dönem zararı eden halka açık ortaklıklarda, oy hakkına ve yönetim kurulunda temsil edilmeye ilişkin imtiyazlar Kurul kararı ile kalkar. Söz konusu imtiyazlı payların kamu kurum ve kuruluşlarına ait olması hâlinde bu hüküm uygulanmaz.
özlem-337 (53-95) Genel kurul toplantılarına ilişkin esaslar MADDE 29- (1) Halka açık ortaklıklar genel kurullarını, toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, ortaklığın internet sitesi ve Kamuyu Aydınlatma Platformu ile Kurulca belirlenen diğer yerlerde yayımlanan ilânla çağırmak zorundadırlar. Bu çağrı, ilân ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az üç hafta önce yapılır. Bu fıkraya ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(2) Nâma yazılı ihraç edilmiş olup borsada işlem gören paylar hakkında 6102 sayılı Kanunun 414 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz.
(3) Halka açık ortaklıkların genel kurul toplantılarında, ortaklık merkezinin yurt dışına taşınması ile bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararlar hariç olmak üzere, bu Kanunda veya esas sözleşmelerinde açıkça oran belirtilmek suretiyle daha ağır nisaplar öngörülmediği takdirde, 6102 sayılı Kanunun 418 inci maddesi uygulanır. Esas sözleşmelerde, 6102 sayılı Kanundaki hükmün içeriği yazılmaksızın yalnızca 6102 sayılı Kanuna veya ilgili madde numarasına atıf yapılmış olması aksine hüküm sayılmaz. Altıncı fıkra hükmü saklıdır.
(4) Halka açık ortaklıkların genel kurullarında gündeme bağlılık ilkesine uyulmaksızın Kurulun görüşülmesini veya ortaklara duyurulmasını istediği hususların genel kurul gündemine alınması zorunludur.
(5) 6102 sayılı Kanunun 411 inci maddesinde azlığa tanınmış bulunan gündeme madde ekletme hakkı, halka açık ortaklıklarda gündem maddelerine ilişkin karar taslaklarının görüşmeye sunulmasını da kapsar.
(6) Halka açık ortaklıklarda yeni pay alma haklarının kısıtlanmasına, kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kuruluna yeni pay alma haklarını kısıtlama yetkisinin verilmesine, sermaye azaltımına ve 23 üncü maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin kararların genel kurulca kabûl edilebilmesi için, esas sözleşmelerinde açıkça oran belirtilmek suretiyle daha ağır nisaplar öngörülmediği takdirde, toplantı nisabı aranmaksızın, ortaklık genel kuruluna katılan oy hakkını haiz payların üçte ikisinin olumlu oy vermesi şartı aranır. Ancak, toplantıda sermayeyi temsil eden oy hakkını haiz payların en az yarısının hazır bulunması hâlinde, esas sözleşmede açıkça daha ağır nisaplar öngörülmedikçe, toplantıya katılan oy hakkını haiz payların çoğunluğu ile karar alınır.
Bu işlemlerde, 6102 sayılı Kanunun 436 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre taraf olan ortaklar bu işlemlerin onaylanacağı genel kurul toplantılarında oy kullanamazlar. Bu fıkrada belirtilen nisapları hafifleten esas sözleşme hükümleri geçersizdir.
Genel kurul toplantısına katılım ve oy kullanma MADDE 30- (1) Halka açık ortaklık genel kuruluna katılma ve oy kullanma hakkı, pay sahibinin paylarını herhangi bir kuruluş nezdinde depo etmesi şartına bağlanamaz.
(2) Payları kayden izlenen halka açık ortaklıkların genel kurul toplantılarına, yönetim kurulu tarafından MKK’dan sağlanan pay sahipleri listesi dikkate alınarak oluşturulan hazır bulunanlar listesinde adı yer alan pay sahipleri katılabilir. Bu listede adı bulunan hak sahipleri kimlik göstererek genel kurula katılırlar. Söz konusu listenin genel kurul toplantı tarihinden azami kaç gün önceki pay sahiplerinden oluşacağını ve/veya gereğinde pay sahipleri ile temsilcilerinin toplantıya katılacaklarını bu maddenin beşinci fıkrasında belirtilen ortam üzerinden MKK’ya bildirmelerine ilişkin esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.
özlem-337 (53-95) (3) Payları kayden izlenmeyen halka açık ortaklıkların genel kurul toplantılarına katılma hakkı olan pay sahiplerinin tespitinde, 6102 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(4) Halka açık ortaklıkların genel kurullarında oy kullanma hakkına sahip olanlar, bu haklarını vekil tayin ettikleri kişiler aracılığıyla da kullanabilirler. Ancak, payları kayden izlenmeyen halka açık ortaklıklarda hâmiline yazılı payların zilyetliğinin devri veya bunlara mutasarrıf olunduğunu gösteren belgelerin temliki yoluyla da, genel hükümler çerçevesinde oy kullandırılabilir. Saklama hizmeti sunanların, saklama hizmeti sundukları paylara ilişkin oy haklarını vekil sıfatıyla kullanmaları hâlinde de bu fıkra hükmü uygulanır. Çağrı yoluyla vekalet toplanmasına ve vekâleten oy kullanmaya ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir. 6102 sayılı Kanunun 428 inci maddesi bu Kanun kapsamında uygulanmaz.
(5) Payları kayden izlenen anonim ortaklık genel kurullarına elektronik ortamda katılım, MKK tarafından sağlanan elektronik ortam üzerinden gerçekleştirilir.
Borçlanma aracı niteliğindeki sermaye piyasası araçlarının ihraç limiti ve yetkisi MADDE 31- (1) İhraççıların ihraç edebilecekleri borçlanma aracı niteliğindeki sermaye piyasası araçlarının toplam tutarı, Kurulca belirlenecek limiti geçemez. Kurul, ihracın, ihraç edilen borçlanma aracının ve ihraççıların niteliğine göre farklı limitler belirleyebilir.
(2) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri saklı kalmak ve 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 51 inci maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 68 inci maddesinde belirtilen limitler hariç olmak üzere diğer kanunlarda belirlenen ihraç limitleri uygulanmaz.
(3) Borçlanma aracı niteliğindeki sermaye piyasası aracı ihraç yetkisi, esas sözleşme ile yönetim kuruluna süreli veya süresiz olarak devredilebilir.
Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluk MADDE 32 - (1) 10 uncu madde çerçevesinde, aynı maddede sorumlu olduğu belirtilen kişiler ile mevzuat uyarınca izahname, pay alım tekliflerinde hazırlanan bilgi formu, özel durum açıklaması, birleşme ve bölünme işlemlerinde hazırlanacak duyuru metinleri, borsada işlem görme duyurusu ve finansal raporlar gibi Kurulca kamuyu aydınlatma amacı ile düzenlenmesi öngörülen sair kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanlar veya bu belgeler kendi adına imzalanan tüzel kişiler bu belgelerde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumludur.
(2) Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan veya bu belgelere dayanak olmak üzere hazırlanan raporları hazırlayan kişi ve kurumlar da bu Kanun hükümleri çerçevesinde sorumludur.
(3) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olması konusunda bilgi sahibi olmadığını ve bu bilgi eksikliğinin kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlayan kişiler sorumlu olmaz.
(4) Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler içeren izahnamenin geçerlilik süresi boyunca; diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin ise kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra, ilk halka arzdan veya borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde bu maddeye göre ileri sürülecek tazminat talepleri açısından kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılır.
özlem-337 (53-95) (5) Kamuyu aydınlatma belgelerinin yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasından kaynaklanan tazminat talebi,
a) Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının, kamuyu aydınlatma belgesine dayanmaması,
b) Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olduğu bilinmesine rağmen yapılması,
c) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan, yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilere ilişkin düzeltmenin, yatırım kararının verilmesinden veya bu belgeye dayanarak işlem yapılmasından önce ilân edilmiş olması,
ç) Kamuya açıklanan belgede yer alan bilgiler yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasaydı dahi yatırımcıların zarara uğrayacak olmaları hâlinde reddedilir.
(6) Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebi, dördüncü fıkradaki zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar.
(7) Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluğu hafifleten ya da kaldıran anlaşmalar, hüküm veya ifadeler geçersizdir.
Diğer ortak hükümler MADDE 33- (1) Ortaklıklar, sermaye piyasası araçlarının herhangi bir şekilde halka satıldığını veya halka açık ortaklık statüsünün kazanıldığını öğrendikleri tarihten itibaren on iş günü içinde Kurula bildirmek zorundadırlar.
(2) Halka açık ortaklıkların esas sözleşmelerinin değiştirilmesi için Kurulun uygun görüşünün alınması zorunludur.
(3) Kurul, bu Kanun kapsamına giren ihraçları, ihracın büyüklüğü, yönelik olduğu yatırımcılar, verilen garantiler, ihraç ve ihraççıyla ilgili olarak sunulan bilgiler, ilgili sermaye piyasası araçlarının borsada işlem görmesi ya da ihraç sırasında kullanılacak satış yöntemi gibi nitelik ve şartları göz önünde bulundurarak, bu Kanundan kaynaklanan yükümlülüklerden kısmen veya tamamen muaf tutabilir.
(4) Pay sahibi sayısı sebebiyle halka açık sayılan ortaklıklardan, 16 ncı madde uyarınca paylarının borsada işlem görmesini istemeyenler, pay sahibi tam sayısının en az üçte ikisinin olumlu oyu veya toplam oyların dörtte üçü ile alınacak bir genel kurul kararı ile bu Kanun kapsamından çıkabilir. Bu durumda Kanunun kapsamından çıkma kararına olumlu oy kullanmayan pay sahiplerine 24 üncü madde uyarınca ayrılma hakkı tanınır. 16 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca Kurulca resen halka açık ortaklık statüsünden çıkarılacak ortaklıkların hâkim ortaklarına diğer paylar için pay alım teklifinde bulunma zorunluluğu getirilebilir. Buna ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
(5) İhraççılar ve halka açık ortaklıklar, 16 ncı maddede belirtilen sayıdan daha fazla ortağa sahip olsalar dahi, bilanço ve sermaye büyüklüğü, faaliyetlerinin devamlılığı, ortak olmanın belirli özellikleri taşıyan kişilerle sınırlı tutulması, sermayenin ortaklar arasındaki dağılımı gibi şartların varlığı hâlinde resen veya talep üzerine bu Kanundan kaynaklanan yükümlülüklerden kısmen veya tamamen muaf tutabileceği gibi tamamen bu Kanun kapsamından da çıkarılabilir.
özlem-337 (53-95) ÜÇÜNCÜ KISIM Sermaye Piyasası Kurumları ve Faaliyetleri BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Sermaye piyasası faaliyetleri MADDE 34- (1) Sermaye piyasası faaliyetleri, sermaye piyasası kurumlarının bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri, bu Kanun kapsamına giren yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile bunlara ek olarak sunulan yan hizmetlerden oluşur.
Sermaye piyasası kurumları MADDE 35- (1) Bu Kanuna göre faaliyette bulunabilecek sermaye piyasası kurumları aşağıda gösterilmiştir:
a) Yatırım kuruluşları.
b) Kolektif yatırım kuruluşları.
c) Sermaye piyasasında faaliyette bulunacak bağımsız denetim, değerleme ve derecelendirme kuruluşları.
ç) Portföy yönetim şirketleri.
d) İpotek finansmanı kuruluşları.
e) Konut finansmanı ve varlık finansmanı fonları.
f) Varlık kiralama şirketleri.
g) Merkezî takas kuruluşları.
ğ) Merkezî saklama kuruluşları.
h) Veri depolama kuruluşları.
ı) Kuruluş ve faaliyet esasları Kurulca belirlenen diğer sermaye piyasası kurumları.
Ortak hükümler MADDE 36- (1) Sermaye piyasası kurumlarının finansal tablo ve raporlarının hazırlanması ile açıklanmasına ilişkin olarak 14 üncü madde kıyasen uygulanır.
(2) Kurumsal yönetim ilkelerine ilişkin olarak 17 nci maddenin birinci ve ikinci fıkraları sermaye piyasası kurumlarına kıyasen uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri MADDE 37- (1) Bu Kanun kapsamına giren yatırım hizmetleri ve faaliyetleri şunlardır:
a) Sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin alınması ve iletilmesi.
b) Sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin müşteri adına ve hesabına veya kendi adına ve müşteri hesabına gerçekleştirilmesi.
c) Sermaye piyasası araçlarının kendi hesabından alım ve satımı.
özlem-337 (53-95)
ç) Portföy yöneticiliği.
d) Yatırım danışmanlığı.
e) Sermaye piyasası araçlarının halka arzında yüklenimde bulunularak satışa aracılık edilmesi.
f) Sermaye piyasası araçlarının halka arzında yüklenimde bulunmaksızın satışa aracılık edilmesi.
g) Çok taraflı alım-satım sistemlerinin ve borsa dışı diğer teşkilatlanmış pazar yerlerinin işletilmesi.
ğ) Sermaye piyasası araçlarının müşteri namına saklanması ve yönetimi ile portföy saklaması.
h) Kurulca belirlenecek diğer hizmet ve faaliyetlerde bulunulması.
Yan hizmetler MADDE 38- (1) Yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketlerinin yapabilecekleri yan hizmetler şunlardır:
a) Sermaye piyasaları ile ilgili danışmanlık hizmetleri sunulması.
b) Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile sınırlı olarak kredi ya da ödünç verilmesi ve döviz hizmetleri sunulması.
c) Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerle ilgili yatırım araştırması ve finansal analiz yapılması veya genel tavsiyede bulunulması.
ç) Aracılık yükleniminin yürütülmesi ile ilgili hizmetlerin sunulması.
d) Borçlanma veya başka yollardan finansman sağlanmasında aracılık hizmeti sunulması.
e) Servet yönetimi ve finansal planlama yapılması.
f) Kurulca belirlenecek diğer hizmet ve faaliyetlerde bulunulması.
Faaliyet izni alma zorunluluğu MADDE 39- (1) Yatırım hizmetlerinin ve faaliyetlerinin düzenli uğraşı, ticarî veya meslekî faaliyet olarak icra edilebilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur. Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ancak yatırım kuruluşları tarafından yerine getirilebilir. Yatırım ortaklıkları ile portföy yönetim şirketlerine ve borsalara ilişkin hükümler saklıdır. Kurul her bir yatırım hizmet ve faaliyetinin, sermaye piyasası aracı veya yatırım hizmet ve faaliyeti bazında ayrı kuruluşlar tarafından yapılmasına ilişkin düzenlemeler yapmaya yetkilidir.
(2) Yan hizmetler, yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketlerince ayrıca bir yetki belgesine tâbi olmaksızın Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde yapılır.
(3) Kurul, sermaye piyasası aracı bazında, bir veya birden fazla yatırım hizmet ve faaliyet türü için de izin verebilir. Kurul, yatırım kuruluşlarını yatırım hizmet ve faaliyet türleri ve sermaye yapıları itibarıyla gruplandırabilir.
(4) Faaliyet izni başvuruları, gerekli belgelerin Kurula eksiksiz olarak sunulmasından itibaren azamî altı ay içinde Kurul tarafından karara bağlanır ve keyfiyet ilgililere bildirilir.
(5) Özel kanunları ile yetkili kılınmış olsalar dahi bu Kanunda sayılan şartları taşımayan ve Kurulca izin verilmeyen kişi ve kuruluşlar yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunamazlar.
(6) Kurul yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin sunulabilmesi için meslekî sorumluluk sigortası yaptırılmasını zorunlu tutabilir.
özlem-337 (53-95) (7) Kurul, sermaye piyasası araçlarının ödünç alma ve verme işlemleri ile açığa satış işlemlerine ilişkin ilke ve esasları belirlemeye ve Hazine Müsteşarlığı ile TCMB’nin görüşü alınmak suretiyle kredili sermaye piyasası aracı işlemleri ile ilgili düzenlemeler yapmaya yetkilidir.
(8) Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin sunulmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(9) Bu Kanunun 37 nci maddesinin (a), (b), (c) ve (ğ) bentlerinde sayılan yatırım hizmet ve faaliyetleri bankalarca da yürütülebilir. Yatırım ve kalkınma bankaları aynı maddenin (e), (f) ve (h) bentlerinde sayılan hizmetleri de sunabilir. Bankaların aynı madde kapsamında yürütecekleri yatırım hizmet ve faaliyetlerine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir. İşbu hizmet ve faaliyetlerde Kurul, sermaye piyasası araçlarının ve bankaların niteliklerine göre farklı usûl ve esaslar belirleyebilir.
Yetki belgesi MADDE 40- (1) Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunmak üzere Kurulca izin verilenlere, icra edecekleri yatırım hizmetleri ve faaliyetlerini gösteren yetki belgesi verilir. Bir yetki belgesi ile bir veya birden fazla yatırım hizmeti ve faaliyetinde bulunma izni verilebilir.
(2) Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunmak üzere Kuruldan izin almayanlar ile aldıkları izinler iptal olanlar, bu hizmet ve faaliyetlerde bulunamayacakları gibi esas sözleşmelerinde, ticaret unvanlarında veya ilân ve reklamlarında bu hizmetler ve faaliyetlerde bulundukları intibaını uyandıracak hiçbir kelime veya ibare kullanamazlar.
Yetki belgesi ve faaliyet izninin iptali MADDE 41- (1) Kurul, bu Kanun kapsamında vermiş olduğu yetki belgesi ve faaliyet izinlerini, bu Kanundaki ilgili diğer hükümler saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki hâllerde iptal edebilir:
a) Faaliyette bulunma yetkisinden açıkça feragat edilmesi veya faaliyet izninin verildiği tarihten itibaren iki yıl süreyle ilgili izin kapsamında herhangi bir faaliyette bulunulmaması.
b) Faaliyet izninin yanlış veya yanıltıcı beyanlarda bulunularak ya da hukuka aykırı diğer yollarla alınmış olması.
c) Faaliyet izninin alınması sırasında aranan şartların kaybedildiğinin Kurulca tespitinden itibaren üç ay içinde bu şartların yeniden sağlanamaması.
(2) Faaliyet izinlerinin tamamı iptal edilenlerin, sona erme kararı almaları veya en geç üç ay içinde esas sözleşmelerindeki ticaret unvanı ile amaç ve faaliyet konuları da dâhil olmak üzere ilgili hükümleri yatırım hizmetleri ve faaliyetleri kapsamayacak şekilde değiştirmeleri zorunludur.
Malî sorumluluk sınırlarına ve çalışanlara ilişkin esaslar MADDE 42- (1) Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetler itibarıyla yüklenilebilecek malî sorumluluğun azamî sınırı ve yatırım kuruluşlarındaki yöneticiler ile bu hizmetleri ve faaliyetleri yürütmekle görevlendirilecek personelde aranacak asgarî şartlar Kurulca belirlenebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yatırım Kuruluşları Kuruluş şartları MADDE 43- (1) Aracı kurumların kuruluşuna Kurulca izin verilebilmesi için;
a) Anonim ortaklık şeklinde kurulmaları,
b) Paylarının tamamının nâma yazılı olması, özlem-337 (53-95)
c) Paylarının nakit karşılığı çıkarılması,
ç) Sermayelerinin Kurulca belirlenen miktardan az olmaması,
d) Esas sözleşmelerinin bu Kanun ve ilgili düzenlemelerde yer alan hükümlere uygun olması,
e) Kurucularının bu Kanunda ve ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları haiz olması,
f) Ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması, gerekir.
(2) Bankalar dışındaki diğer yatırım kuruluşları için de birinci fıkradaki şartlar aranır. Kurul bu kuruluşlar için ilave şartlar öngörebilir.
(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Kuruculara ilişkin şartlar MADDE 44- (1) Aracı kurumların kurucu ortaklarının;
a) Müflis olmaması, konkordato ilân etmiş olmaması ya da hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmiş olmaması,
b) Faaliyet izinlerinden biri Kurulca iptal edilmiş kuruluşlarda, bu müeyyideyi gerektiren olayda sorumluluğu bulunan kişilerden olmaması,
c) Bu Kanunda yazılı suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunmaması,
ç) 14/1/1982 tarihli ve 35 sayılı Ödeme Güçlüğü İçinde Bulunan Bankerlerin İşlemleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve eklerine göre kendileri veya ortağı olduğu kuruluşlar hakkında tasfiye kararı verilmemiş olması,
d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,
e) Gerekli malî güç ve işin gerektirdiği dürüstlük ve itibara sahip bulunması, şarttır. (a) bendinde belirtilen şartlar, iflasın kaldırılmasına, kapatılmasına veya konkordato teklifinin tasdikine ilişkin kararın, (b) bendinde yer alan şartlar ise buna ilişkin kararın kesinleşme tarihinden itibaren on yıl geçmesi hâlinde, bu fıkranın uygulamasında dikkate alınmaz.
(2) Aracı kurumların tüzel kişi kurucu ortaklarının da doğrudan veya dolaylı olarak şartları Kurulca belirlenecek önemli etkiye sahip ortakların da birinci fıkrada yer alan şartları taşıması zorunludur.
(3) Aracı kurumların dönüşüm işlemleri ile esas sözleşme değişikliklerinde Kurulun uygun görüşünün, pay devirlerinde Kurul izninin alınması zorunludur ve bunlara ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir. Bu fıkra uyarınca yapılan düzenlemelere aykırı olarak gerçekleştirilen devirler pay defterine kaydolunmaz ve bu hükme aykırı olarak pay defterine yapılan kayıtlar hükümsüzdür.
(4) Aracı kurumların bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerini yürütmek için dışarıdan destek hizmeti alımına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(5) Bankalar dışındaki diğer yatırım kuruluşlarının kurucularında aranacak şartlar Kurulca belirlenir.
özlem-337 (53-95) Faaliyette bulunulmasına ilişkin şartlar MADDE 45- (1) Yatırım kuruluşlarının yükümlülükleri, yatırım hizmet ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin sunumu sırasında uyacakları ilke ve esaslar Kurulca belirlenir.
(2) Yatırım kuruluşu yöneticilerinin 44 üncü maddenin birinci fıkrasındaki malî güç şartı dışındaki şartlar ile Kurulca belirlenecek tecrübe ve eğitim şartlarını taşımaları zorunludur.
(3) Borsada işlem yapacak yatırım kuruluşlarının, ilgili borsadan işlem yapma yetkisi almaları zorunludur.
(4) Kurul, yatırım kuruluşlarının yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinin icrası esnasında yatırımcılara sağlanacak korumanın belirlenmesi amacıyla yatırımcıları sınıflandırmaya yetkilidir.
(5) Yatırım kuruluşları, faaliyetleri nedeniyle oluşabilecek riskleri de dikkate alacak şekilde sundukları yatırım hizmet ve faaliyetlerine uygun, yatırımcı hak ve yararlarını gözeten ve bu hizmet ve faaliyetlerden doğan yatırımcı şikâyetlerinin takibi ve sonuçlanmasını sağlamak üzere gerekli iç kontrol birim ve sistemlerini oluşturmakla yükümlüdürler.
Teminatlar, yatırımcı varlıkları ve kullanım esasları MADDE 46- (1) Kurul, yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunacaklara teminat yatırma veya bulundurma zorunluluğu getirebilir.
(2) Yatırım kuruluşları, yatırımcılardan kredili sermaye piyasası aracı işlemleri, sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemleri veya açığa satış işlemleri ile diğer yatırım hizmet ve faaliyetleri ve yan hizmetler nedeniyle teminat verilmesini isteyebilirler. Borsalar ile takas ve saklama kuruluşları, yatırım kuruluşları ve yatırımcılardan yatırım hizmetleri ve faaliyetleri kapsamında teminat verilmesini isteyebilirler.
(3) Bu maddede düzenlenen teminatların türü, miktarı, kullanım alanı ve şekli ile yatırılması ve serbest bırakılmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(4) Bu maddede düzenlenen teminatlar tevdi amaçları dışında kullanılamaz, üçüncü kişilere devredilemez, kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyatî tedbir konulamaz.
(5) Yatırımcıların her ne surette olursa olsun yatırım kuruluşları nezdinde bulunan nakit ve sermaye piyasası araçları, yatırım kuruluşlarının malvarlıklarından ayrı izlenir. Söz konusu varlıklar, yatırımcıların yazılı açık izni olmaksızın, tevdi edilen kurumlar tarafından tevdi amacı dışında kendilerine veya üçüncü kişilere menfaat sağlayacak şekilde kullanılamazlar.
(6) Yatırımcıların her ne surette olursa olsun yatırım kuruluşları nezdinde bulunan nakit ve sermaye piyasası araçları yatırım kuruluşlarının borçları nedeniyle, yatırım kuruluşlarının malvarlığı ise yatırımcıların borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, yatırımcıların ayrıca yazılı ön izni olmaksızın rehnedilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyatî tedbir konulamaz.
Sermaye piyasası araçlarını konu alan teminat sözleşmeleri MADDE 47- (1) MKK nezdinde kayden izlenen sermaye piyasası araçlarını konu alan teminat sözleşmeleri yazılı şekilde yapılır. Bu teminat sözleşmelerine konu sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti, sözleşmeye bağlı olarak teminat alana kanunî usûllere göre devredilebileceği gibi teminat verende de kalabilir. Sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmaması hâlinde teminat konusu sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti teminat alana geçmemiş sayılır.
özlem-337 (53-95) (2) Mülkiyetin teminat alana devredildiği teminat sözleşmelerinde; teminat alan, teminat sözleşmesinin kurulduğu anda teminat konusu sermaye piyasası araçlarının mülkiyet hakkına, kanunî usûllere uyarak devri sonucu sahip olur. Teminat sözleşmesinin sona ermesi ile teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarının veya eşdeğerinin mülkiyetini teminat verene iade eder.
(3) Mülkiyetin teminat verende kaldığı teminat sözleşmelerinde; teminat konusu sermaye piyasası aracının satışı da dâhil olmak üzere ne kapsamda kullanılabileceği hususunda taraflar aralarında anlaşırlar. Teminat sözleşmesinin sona ermesi ile teminat alan teminat konusu sermaye piyasası araçlarını veya bu araçları kullanmış ise eşdeğerini teminat verene iade eder.
(4) Temerrüt hâlinde ya da kanun veya sözleşme hükümlerinde öngörülen sebeplerle, teminattan alacağın karşılanması söz konusu olduğunda; herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunma, süre verme, adlî veya idarî merciden izin ya da onay alma, teminatın açık artırma ya da başka bir yol ile nakde çevrilmesi gibi herhangi bir ön şartı yerine getirme yükümlülüğü olmaksızın,
a) Mülkiyetin teminat alana devredildiği sözleşmelerde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin öngörülmemiş olması kaydıyla, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçların değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir.
b) Mülkiyetin teminat verende kaldığı teminat sözleşmelerinde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçları mülkiyetine geçirerek değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir. Teminat alanın bu şekilde teminat konusu sermaye piyasası araçlarını mülkiyetine geçirebilmesi için taraflar arasındaki teminat sözleşmesinde, bu hakkın kullanılabileceğinin ve sermaye piyasası aracı borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote değil ise değerlemenin ne şekilde yapılacağının açıkça öngörülmüş olması gerekmektedir.
c) (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasında temerrüt hâlinde doğan hakların kullanılmasında, borsaya veya teşkilatlanmış diğer piyasalara kote olan teminat konusu sermaye piyasası araçları bakımından vade tarihindeki en yüksek değeri esas alınır. Teminat alanın haklarını kullanması ile alacağını karşıladıktan sonra arta kalan değer teminat verene iade edilir.
(5) Teminat alan ya da veren hakkında, adlî veya idarî makamlarca malvarlığının yeniden yapılandırılması veya benzer mahiyette bir karar ya da tasfiye kararı verilmesi hâlinde, teminat olarak verilen sermaye piyasası araçları ile teminat alan ve verenin hakları, bu karardan etkilenmez ve ilgili yeniden yapılandırma veya tasfiye makamına karşı da geçerli olur. Bu hüküm, anılan nitelikteki kararların verilmesinden sonra aynı gün gerçekleşen işlemler bakımından da teminatın söz konusu karardan önce verilmiş ve teminat alanın iyiniyetli olması kaydıyla geçerlidir.
(6) Bu madde hükümleri, hüküm ve sonuçları özel kanunlarla düzenlenen teminat sözleşmeleri ve teminat hükümleri hakkında uygulanmaz.
özlem-337 (53-95) DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Kolektif Yatırım Kuruluşları Yatırım ortaklıkları MADDE 48- (1) Yatırım ortaklıkları, sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, girişim sermayesi yatırımları ile Kurulca belirlenecek diğer varlık ve haklardan oluşan portföyleri işletmek amacıyla, paylarını ihraç etmek üzere kurulan sabit veya değişken sermayeli anonim ortaklıklardır.
(2) Yatırım ortaklıklarının; kuruluşuna ve kurucularına, anonim ortaklıkların yatırım ortaklığına dönüşümüne, yatırım ortaklığı statüsünden çıkmalarına, asgarî halka açıklık oranına, faaliyet esaslarına, türlerine ve pay devirlerine, izahnameye ve izahnamenin yayımlanmasına, portföyünde bulunan varlıkların ve hakların değerlemesine ve varlıkların saklanmasına, portföy sınırlamalarına, yönetim ilkelerine, sermaye artırımlarına ve azaltımlarına, imtiyazlı pay ihracına, kâr dağıtımına ve paylarını geri almalarına, tasfiye ve sona ermelerine ilişkin usûl ve esaslar ile tâbi olacakları diğer yükümlülükler Kurulca belirlenir.
(3) Yatırım ortaklıklarının esas sözleşme değişikliklerinde Kurulun uygun görüşünün alınması zorunludur.
Yatırım ortaklıklarının kuruluş ve faaliyet şartları MADDE 49- (1) Yatırım ortaklıklarına kuruluş izni verilebilmesi için;
a) Kayıtlı sermayeli anonim ortaklık şeklinde kurulmaları,
b) Başlangıç sermayelerinin Kurulca belirlenen miktardan az olmaması,
c) Paylarının nakit karşılığı çıkarılması ve pay bedellerinin kuruluş sırasında tam ve nakden ödenmesi,
ç) Ticaret unvanlarında “Yatırım Ortaklığı” ibaresinin bulunması,
d) Esas sözleşmelerinin bu Kanun ve ilgili düzenlemelerde yer alan hükümlere uygun olması,
e) Kurulca yetkilendirilmiş bir kuruluşun portföy saklama hizmetini yürütmek üzere belirlenmiş olması,
f) Kurulca belirlenecek diğer şartları taşıması, zorunludur. Değişken sermayeli yatırım ortaklıklarına ilişkin hükümler saklıdır.
(2) Yatırım ortaklıklarının kurucularına 44 üncü madde; yöneticilerine 45 inci maddenin ikinci fıkrası; çalışanlarına ise 42 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.
(3) Yatırım ortaklıklarının kuruluşuna ilişkin şartlar, yatırım ortaklığına dönüşümde de aranır.
(4) Yatırım ortaklıkları, esas sözleşmelerinde hüküm bulunmak kaydıyla ve Kurulun onayını almak şartıyla bir portföy yönetim şirketinden hizmet alabilir.
(5) Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının kuruluşlarında ve sermaye artırımlarında, Kurulca portföye alınması uygun görülen varlıklar aynî sermaye olarak konulabilir. Bu varlıkların değerlemesine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir. Gayrimenkul yatırım ortaklıkları aynî sermaye karşılığı ihraç edecekleri payları Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde halka arz edebilirler.
(6) Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının, azamî oranı Kurulca belirlenecek miktarda varlıklarının toptan satışında 6102 sayılı Kanunun 408 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi ile bu Kanunun 23 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.
özlem-337 (53-95) Değişken sermayeli yatırım ortaklıkları MADDE 50- (1) Değişken sermayeli yatırım ortaklıkları, sermayesi her zaman net aktif değerine eşit olan yatırım ortaklıklarıdır. Net aktif değer ise varlıkların toplamından borçların toplamının düşülmesi suretiyle bulunan tutarı ifade eder.
(2) Değişken sermayeli yatırım ortaklığının payları, yatırımcı payları ile nâma yazılı olması zorunlu olan kurucu paylarından oluşur. Değişken sermayeli yatırım ortaklıklarının paylarının itibarî değeri bulunmaz. Kurucu payları, sermaye taahhüdünü yerine getirmek suretiyle değişken sermayeli yatırım ortaklığını kuranlara tahsis edilir. Kurucu payları kuruluştan sonra da Kurulun izni ve genel kurul kararıyla mevcut kurucu ortaklara veya üçüncü kişilere tahsis edilmek üzere ihraç edilebilir.
Kurucu paylarının devri ve itfası Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde Kurul iznine tâbidir. Kurul onayı alınmaksızın gerçekleştirilen kurucu pay devirleri pay defterine kaydolunmaz ve bu hükme aykırı olarak pay defterine yapılan kayıtlar hükümsüzdür. Yatırımcı payları, sahibine idarî haklar vermez.
(3) Değişken sermayeli yatırım ortaklıkları, bu Kanundaki hükümlere uygun olarak, pay ihraç eder ve ihraç olunan payları itfa eder. Değişken sermayeli yatırım ortaklıkları, pay sahibinin talebi üzerine payları itfa etmek ve ortaklık sermayesinde buna karşılık gelen pay bedelini geri ödemekle yükümlüdür. Payların itfa edilmesine ilişkin usûl ve esaslar esas sözleşmede gösterilir.
(4) Değişken sermayeli yatırım ortaklıklarının kurucu paylarının değerinin Kurulca belirlenen tutarların altına düşmesi yahut malî durumlarının yükümlülüklerini karşılayamayacak kadar zayıflaması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu gecikmeksizin Kurula bildirir. Yönetim kurulu, bildirimi takiben, gerekli önlemleri almak üzere genel kurulu derhâl toplantıya çağırır ve en geç otuz gün içinde genel kurul toplanır. Kurucu paylarının belirlenen tutara artırılamaması veya malî durumdaki zayıflığın giderilememesi hâlinde, Kurul, değişken sermayeli yatırım ortaklıkları hakkında tasfiye dâhil her tür tedbiri almaya yetkilidir.
(5) Yatırım ortaklıkları, değişken sermayeli yatırım ortaklıklarına dönüşebilirler. Söz konusu dönüşüm prosedürüne, dönüşüme ilişkin genel kurul toplantı ve karar nisaplarına, dönüşüm nedeniyle ortaklara pay alım teklifi yapılmasına ve teklif fiyatının belirlenmesine, mevcut ortakların hak ve yükümlülüklerinin korunmasına ve diğer hususlara ilişkin esaslar Kurulca belirlenir.
(6) Değişken sermayeli yatırım ortaklıklarının faaliyet ve yönetim ilkeleri ile portföyünde bulunan varlıkların ve hakların değerlemesine, varlıklarının saklanmasına, portföy sınırlamalarına, izahnameye ve izahnamenin yayımlanmasına, paylarının ihraç, satış, itfa ve itfasının durdurulmasına, tasfiye ve sona ermelerine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Değişken sermayeli yatırım ortaklıklarında uygulanmayacak hükümler MADDE 51- (1) Değişken sermayeli yatırım ortaklıklarında, 6102 sayılı Kanunun; anonim şirketlerde esas sermayeye, asgarî sermaye miktarına, esas sözleşmenin asgarî içeriğine, aynî sermaye taahhütlerine, nominal değere, ortaklığın kendi paylarını iktisap veya rehin olarak kabûl etmesine, sermaye artırım ve azaltımı usûlüne, pay taahhüdü ve ödenmesine, pay devrine ilişkin kısıtlamalarına, kâr-zarar hesabı ve kârın dağıtımına, yedek akçelere ve tasfiyeye ilişkin hükümleri uygulanmaz.
özlem-337 (53-95) Yatırım fonları MADDE 52- (1) Bu Kanun hükümleri uyarınca tasarruf sahiplerinden fon katılma payı karşılığında toplanan para ya da diğer varlıklarla, tasarruf sahipleri hesabına, inançlı mülkiyet esaslarına göre Kurulca belirlenen varlık ve haklardan oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri tarafından fon içtüzüğü ile kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan malvarlığına yatırım fonu adı verilir.
(2) Yatırım fonlarının kuruluş izni alabilmesi için, kurucunun portföy saklama hizmetini yürütmek üzere Kurulca yetkilendirilmiş bir kuruluş ile anlaşmış olması ve fon içtüzüğünün Kurulca onaylanması gereklidir. Yatırım fonu kuruluş başvuruları, gerekli belgelerin Kurula eksiksiz olarak sunulmasından itibaren iki ay içinde Kurul tarafından karara bağlanır ve keyfiyet ilgililere bildirilir.
(3) Portföy yönetim şirketi, fonu, yatırım fonu katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsil eder, yönetir veya yönetimini denetler. Portföy yönetim şirketi yatırım fonuna ait varlıklar üzerinde kendi adına ve fon hesabına mevzuat ve fon içtüzüğüne uygun olarak tasarrufta bulunmaya ve bundan doğan hakları kullanmaya yetkilidir.
(4) Portföy yönetim şirketi ile katılma payı sahipleri arasındaki ilişkilere bu Kanunda, ilgili mevzuatta ve fon içtüzüğünde hüküm bulunmayan hâllerde 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 502 ilâ 514 üncü maddeleri hükümleri kıyasen uygulanır.
(5) Fon, tapuya tescil işlemleri ile sınırlı olarak tüzel kişiliği haiz addolunur. Yatırım fonu portföyünde bulunan taşınmazlar, taşınmaza dayalı haklar ve taşınmaza dayalı senetler tapu kütüğüne fon adına tescil edilir. Tapuda fon adına yapılacak işlemler, portföy yönetim şirketi ile portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş yetkililerinin müşterek imzalarıyla gerçekleştirilir.
(6) Kurul, TCMB ve Hazine Müsteşarlığının görüşünü alarak fon katılma paylarının alımsatımının TCMB tarafından günlük alım satım kurları ilân edilen yabancı para birimleri üzerinden yapılmasına izin verebilir.
Fon malvarlığının ayrılığı MADDE 53- (1) Fonun malvarlığı, portföy yönetim şirketi ve portföy saklama hizmetini yürütecek kuruluşun malvarlığından ayrıdır.
(2) Fon malvarlığı, fon hesabına olması ve fon içtüzüğünde hüküm bulunması şartıyla kredi almak, türev araç işlemleri, açığa satış işlemleri veya fon adına taraf olunan benzer nitelikteki işlemlerde bulunmak haricinde teminat gösterilemez ve rehnedilemez. Fon malvarlığı portföy yönetim şirketinin ve portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, üzerine ihtiyatî tedbir konulamaz ve iflas masasına dâhil edilemez.
(3) Fon malvarlığının tasfiyesi durumunda yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir.
(4) Portföy yönetim şirketlerinin üçüncü kişilere olan borçları ve yükümlülükleri ile yatırım fonlarının aynı üçüncü kişilerden olan alacakları birbirlerine karşı mahsup edilemez.
özlem-337 (53-95) Yatırım fonlarında Kurula tanınan diğer yetkiler MADDE 54- (1) Kurul;
a) Fonun kuruluşuna, fon türleri itibarıyla portföylerde bulundurulabilecek varlıklara ve portföy sınırlamalarına, değerleme esaslarına, fon kârının tespiti ve dağıtımı ile fonun faaliyet ve yönetim ilkelerine, birleşmesine, dönüşmesine, sona ermesine ve tasfiyesine,
b) Fon içtüzüğü ile yönetim ve saklama sözleşmelerinin düzenlenmesine, kapsamına, değiştirilmesine, tescil ve ilânına, katılma paylarının değerine, ihraç ve geri alım fiyatlarının hesaplanmasına ve ilânına, alım-satım ilkelerine, fon yönetim ve saklama ücretlerine,
c) Katılma paylarının ihracına,
ç) Fonların izahname ve diğer kamuyu aydınlatma yükümlülüklerine, ilişkin usûl ve esasları belirler.
Portföy yönetim şirketi MADDE 55- (1) Portföy yönetim şirketi, ana faaliyet konusu yatırım fonlarının kurulması ve yönetimi olan anonim ortaklıktır. Portföy yönetim şirketinin kurulması ve faaliyete geçmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur. Buna ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir. Portföy yönetim şirketlerinin kuruluş başvuruları, gerekli belgelerin Kurula eksiksiz olarak sunulmasından itibaren altı ay içinde Kurul tarafından karara bağlanır ve keyfiyet ilgililere bildirilir.
(2) Portföy yönetim şirketlerinin kuruluşuna 43 üncü madde, kurucularına 44 üncü madde, yöneticilerine 45 inci maddenin ikinci fıkrası, çalışanlarına ise 42 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.
(3) Portföy yönetim şirketlerinin hizmet verdiği kişi ve kuruluşların portföylerinde yer alan saklamaya konu olabilecek varlıklar Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde portföy saklama hizmeti veren kuruluşlar nezdinde saklanır.
(4) Portföy yönetim şirketlerinin ortaklarına, pay devirlerine, asgarî sermayesine ve sermaye yeterliliğine, yatırım fonu kurmalarına ve yönetmelerine, ana faaliyet konusunun yanı sıra portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı faaliyetleri ile bunların dışında yapabilecekleri sermaye piyasası faaliyetlerine ve faaliyetleri nedeniyle teminat yatırma zorunluluklarına ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. Portföy yönetim şirketleri tarafından yatırılan teminatlar rehnedilemez, kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, kullanılma amaçları dışında tasarruf edilemez, üçüncü kişilere devredilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyatî tedbir konulamaz.
(5) Portföy yönetim şirketlerinin dönüşüm işlemleri ile esas sözleşme değişikliklerinde Kurulun uygun görüşünün alınması zorunludur.
(6) Portföy yönetim şirketleri, faaliyetlerini yürütürken yönetimlerindeki fonların, katılma payı sahiplerinin ve diğer müşterilerinin çıkarlarını gözetmekle yükümlüdürler.
Portföy saklama hizmeti ve bundan doğan sorumluluk MADDE 56- (1) Kolektif yatırım kuruluşlarının portföylerindeki varlıklar bu kuruluşlar adına açılmış ayrı bir saklama hesabında saklanmak üzere portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşa teslim edilir. Portföy saklama hizmeti;
a) Yatırım fonları hesabına katılma paylarının ihraç ve itfa edilmesi işlemlerinin mevzuat ve fon içtüzüğü hükümlerine uygunluğunun, özlem-337 (53-95)
b) Değişken sermayeli yatırım ortaklıklarının paylarının ihraç ve itfa edilmesi işlemlerinin mevzuat ve esas sözleşme hükümlerine uygunluğunun,
c) Yatırım fonu veya değişken sermayeli yatırım ortaklığı birim katılma payı veya birim pay değerinin mevzuat ile fon içtüzüğü veya esas sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenen değerleme esaslarına göre hesaplanmasının,
ç) Mevzuat ile fon içtüzüğü veya esas sözleşme hükümlerine aykırı olmamak şartıyla, portföy yönetim şirketi, değişken sermayeli yatırım ortaklığı ve yatırım ortaklığı talimatlarının yerine getirilmesinin,
d) Kolektif yatırım kuruluşlarının varlıklarıyla ilgili işlemlerinden doğan edimlerine ilişkin bedelin uygun sürede aktarılmasının,
e) Kolektif yatırım kuruluşlarının gelirlerinin mevzuat ile fon içtüzüğü veya esas sözleşme hükümlerine uygun olarak kullanılmasının,
f) Kolektif yatırım kuruluşlarının varlık alım-satımlarının, portföy yapısının, işlemlerinin mevzuat, fon içtüzüğü veya esas sözleşme hükümlerine uygunluğunun, sağlanmasını içerir.
(2) Bu madde kapsamında portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş, yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yatırım fonlarında portföy yönetim şirketi ve katılma payı sahiplerine, yatırım ortaklıklarında ise ortaklığa verdiği zararlardan sorumludur.
(3) Portföy yönetim şirketi veya yatırım ortaklığı, portföy saklama hizmetini yürüten kuruluştan;
saklama hizmetini yürüten kuruluş da portföy yönetim şirketi veya yatırım ortaklığından, bu Kanun hükümlerinin ihlâli nedeniyle doğan zararların giderilmesini talep etmekle yükümlüdür. Pay veya katılma payı sahiplerinin dava açma hakkı saklıdır.
(4) Portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş, saklamasında bulunan varlıkların tümünü veya bir kısmını portföy saklama hizmeti yürüten diğer kuruluşlar nezdinde saklayabilir. Bu hâlde, portföy saklama hizmetini veren tüm kuruluşlar müteselsilen sorumludur.
(5) Kurul, kolektif yatırım kuruluşlarının portföylerinde yer alan varlıklardan uygun görülenlerin, merkezî saklama veya merkezî takas kuruluşu nezdinde ilgili kolektif yatırım kuruluşu adına açılan hesaplarda izlenmesi zorunluluğunu öngörebilir. Portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşun yükümlülükleri bu durumda da devam eder.
(6) Portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş ile portföy yönetim şirketi aynı tüzel kişi olamaz.
Portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş ve portföy yönetim şirketi görevlerini yerine getirirken birbirlerinden bağımsız ve sadece katılma payı sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda hareket etmekle yükümlüdürler.
(7) Portföy saklama hizmetini yürüten kuruluş ve fon portföyüne varlık alım-satımına aracılık hizmeti veren yatırım kuruluşunun yöneticileri ile bu kuruluşları temsil ve ilzama yetkili kişiler, portföy yönetim şirketinde ortak, yönetici ya da temsilci olamazlar. Portföy yönetim şirketinin ortakları, yöneticileri ile bu şirketleri temsil ve ilzama yetkili kişiler de saklama hizmetini yürüten kuruluşta yönetici ya da temsilci olamazlar.
özlem-337 (53-95) (8) Kurul, fon portföylerinde yer alan varlıkların nitelikleri, ihraççı, ihracın yönelik olduğu yatırımcılar, portföy yönetim şirketlerinin ve yatırım ortaklıklarının sermaye yapıları ve ihracın niteliklerine göre saklama hizmeti için farklı esaslar belirleyebilir veya saklama zorunluluğundan muafiyet getirebilir.
(9) Portföy saklama hizmetini yürütecek kuruluşların niteliklerine ve bu faaliyetin yürütülmesine ilişkin esaslar Kurul tarafından belirlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM Konut ve Varlık Finansmanı ile İpotek Finansmanı Kuruluşları Konut ve varlık finansmanı MADDE 57- (1) Konut finansmanı, konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılması ve bu kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kredi kullandırılmasıdır. Konut finansmanı kuruluşları, konut finansmanı fonları ve ipotek finansmanı kuruluşlarının bu kredilere ve alacaklara dayalı veya bunların teminatı altındaki işlemleri de bu kapsamdadır.
(2) Konut finansmanı kuruluşları, konut finansmanı kapsamında doğrudan tüketiciye kredi kullandıran ya da finansal kiralama yapan bankalar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından konut finansmanı faaliyetinde bulunması uygun görülen finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketleridir.
(3) Konut finansmanı kuruluşları tarafından, konut edinme amacının yeterli bilgi ve belgeyle tespit edilmesi ve kullandırılan kredinin veya yapılan finansal kiralamanın ipotek veya Kurulca uygun görülen teminatlar ile güvence altına alınması zorunludur.
(4) Varlık finansmanı, konut finansmanı kapsamındakiler dâhil Kurulca uygun görülen varlıklara dayalı sermaye piyasası araçlarının ihracıdır.
(5) Kurul, konut ve varlık finansmanı kapsamında her aşamada Kurulca belirlenen nitelikleri haiz değerleme kuruluşları tarafından değerleme yapılmasını zorunlu tutabilir.
(6) Hazine Müsteşarlığı, konut ve varlık finansmanına ilişkin sigorta sözleşmeleri ile ilgili usûl ve esasları; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ise konut finansmanı ve varlık finansmanı kapsamında tüketicilere kullandırılan kredilerin veya alacakların yeniden finansmanına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Konut ve varlık finansmanı fonları MADDE 58- (1) Konut finansmanı fonu, ipoteğe dayalı menkul kıymetler karşılığında toplanan paralarla, ipoteğe dayalı menkul kıymet sahipleri hesabına; varlık finansmanı fonu, varlığa dayalı menkul kıymetler karşılığında toplanan paralarla, varlığa dayalı menkul kıymet sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre fon içtüzüğü ile kurulan ve tüzel kişiliği olmayan malvarlığıdır.
İpoteğe ve varlığa dayalı menkul kıymetler, ilgili fonların veya ipotek finansmanı kuruluşlarının portföyündeki varlıklar karşılık gösterilerek ihraç edilen sermaye piyasası araçlarıdır.
özlem-337 (53-95) (2) Bu maddede yer alan fonların malvarlığı, fon hesabına olması ve fon içtüzüğünde hüküm bulunması şartıyla kredi almak, türev araç işlemleri, açığa satış işlemleri veya fon adına taraf olunan benzer nitelikteki işlemlerde bulunmak haricinde teminat gösterilemez ve rehnedilemez. Fonun malvarlığı, kurucunun, fona hizmet sağlayanların ve fon portföyüne alacaklarını veya varlıklarını devredenlerin malvarlığından ayrıdır. Fon malvarlığı, ipoteğe veya varlığa dayalı menkul kıymetler itfa edilinceye kadar; kurucunun, fona hizmet sağlayanların ve fon portföyüne alacak veya varlıklarını devredenlerin yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, ihtiyatî tedbir konulamaz ve iflâs masasına dâhil edilemez.
(3) Fon kurulu, ipoteğe veya varlığa dayalı menkul kıymetlerin sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde fonu temsil eder ve yönetir. Fon portföyüne alınan varlıkların kayıtlarının doğruluğundan ve bu varlıkların korunması ve saklanmasından fon kurulu sorumludur.
(4) Kurucu, fon kurulu ve ihraç edilen ipoteğe veya varlığa dayalı menkul kıymetlerin sahipleri arasındaki ilişkilere bu Kanunda, ilgili mevzuatta ve fon içtüzüğünde hüküm bulunmayan hâllerde 6098 sayılı Kanunun 502 ilâ 514 üncü maddeleri hükümleri kıyasen uygulanır.
(5) İpotekle teminat altına alınmış bir varlığın fon portföyüne alınması hâlinde, bu varlığın fona devredildiği hususu ilgili sicilde beyanlar hanesine kaydedilir. Kurul, bu hâlde, ipoteğin veya mülkiyetin; fon adına ilgili sicile tescil ettirilmesini zorunlu tutabilir.
(6) Fonun kuruluşu, kurucuları, faaliyet şartları, yönetimi ve sona ermesi ile ipoteğe veya varlığa dayalı menkul kıymet ihracına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(7) İpotek finansmanı kuruluşları, konut veya varlık finansmanı fonu kurmaksızın ipoteğe veya varlığa dayalı sermaye piyasası aracı ihraç edebilir. Bu ihraçlara ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
İpotek ve varlık teminatlı menkul kıymetler MADDE 59- (1) İpotek ve varlık teminatlı menkul kıymetler, ihraççıların genel yükümlülüğü niteliğinde olan ve teminatlar karşılık gösterilerek ihraç edilen sermaye piyasası araçlarıdır.
(2) İhraççılar, ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetlerin teminatı olan varlıkları, diğer varlıklarından ayrı olarak izlemekle yükümlüdür. Kurul, teminat varlıklara ilişkin kayıtların ihraççının yanı sıra ayrı bir kuruluş nezdinde de tutulmasını zorunlu tutabilir.
(3) İpotek ve varlık teminatlı menkul kıymetler itfa edilinceye kadar; teminat varlıklar, ihraççının yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi teminat amacı dışında tasarruf edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, iflâs masasına dâhil edilemez, ayrıca bunlar hakkında ihtiyatî tedbir kararı verilemez.
(4) İhraççının ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetlerden kaynaklanan yükümlülüklerini vadesinde yerine getirememesi, yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi, faaliyet izninin kaldırılması veya iflâsı hâlinde teminat varlıklardan elde edilen gelir, öncelikle ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymet sahiplerine ve teminat varlıkların riskten korunması amacıyla yapılmış olan sözleşmelerin karşı taraflarına yapılacak ödemelerde kullanılır. Alacağı teminat varlıklarla karşılanmayan ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymet sahipleri ve teminat varlıkların riskten korunması amacıyla yapılmış olan sözleşmelerin karşı tarafları, ihraççının diğer malvarlığına başvurabilir.
özlem-337 (53-95) (5) İpotek ve varlık teminatlı menkul kıymetlerin ihraççıları, ihracı, ihraç limiti, ihraç şartları, teminat varlıkların türleri ve nitelikleri, ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetler ile teminat varlıklar arasındaki teminat uyumu, teminat varlıklara ilişkin kayıtların tutulması, teminat sorumlusunun sahip olması gereken nitelikler ve sorumlulukları, YTM’ye hizmetleri karşılığında teminat varlıklardan ödeme yapılması hâlinde bu ödemenin hesaplanmasına ilişkin usûl ve esaslar ile ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetlerle ilgili diğer hususlar Kurulca belirlenir.
İpotek finansmanı kuruluşları MADDE 60- (1) İpotek finansmanı kuruluşları, konut ve varlık finansmanı kapsamında, türleri ve nitelikleri Kurulca belirlenen varlıkların devralınması, devredilmesi, devralınan varlıkların yönetimi ve varlıkların teminat olarak alınması ve Kurulca uygun görülen diğer faaliyetlerin yerine getirilmesi amacıyla kurulan anonim ortaklıklardır.
(2) İpotek finansmanı kuruluşlarının sermayelerinin nakden ve her türlü muvazaadan âri olarak ödenmiş olması ve Kurulca belirlenen miktardan az olmaması; kurucuları ile sermayelerinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on veya daha fazlasını teşkil eden payların sahiplerinin 5411 sayılı Kanunda banka kurucu ortakları için aranan şartları taşımaları zorunludur.
(3) Birinci fıkrada belirtilen varlıkların teminat gösterilmesi suretiyle ipotek finansmanı kuruluşlarından kaynak temin edilmesi hâlinde, kaynak temin edilen kurumun yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi durumunda dahi teminat gösterilen varlıklar, başka bir amaçla tasarruf edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere üçüncü şahıslar tarafından haczedilemez, ihtiyatî tedbir kararı verilemez ve iflâs masasına dâhil edilemez. Kurul, teminat gösterilen varlıklara ilişkin kayıtların ayrı bir kuruluş nezdinde de tutulması zorunluluğu getirebilir.
(4) Birinci fıkra kapsamında teminat olarak alınan varlıklar 59 uncu madde kapsamında ihraç edilecek ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetlerin teminatı olarak kabûl edilebilir. İhraç yapısı, ipotek ve varlık teminatlı menkul kıymetler, kaynak temin edilen kurumun genel yükümlülüğünde kalacak şekilde oluşturulur.
(5) İpotek finansmanı kuruluşlarının; kuruluşuna, kurucularına, ortaklarına, yönetim ve organizasyon yapısına, faaliyet ilke ve esaslarına, faaliyet izin esaslarına, ipotekli sermaye piyasası aracı ihracına ve tâbi olacakları diğer yükümlülüklere ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
Kira sertifikası ve varlık kiralama şirketleri MADDE 61- (1) Kira sertifikaları, her türlü varlık veya hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık veya haklardan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan, nitelikleri Kurulca belirlenen sermaye piyasası araçlarıdır. Kira sertifikalarının ihraç ve satışına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(2) Varlık kiralama şirketleri münhasıran kira sertifikası ihraç etmek üzere kurulan anonim ortaklıklardır.
(3) Varlık kiralama şirketi, Kurul tarafından uygun görüş verilen esas sözleşmesinde belirtilen faaliyetler dışında herhangi bir ticarî faaliyetle uğraşamayacağı gibi sahip olduğu varlıklar ve haklar üzerinde esas sözleşmesinde izin verilenler hariç olmak üzere, üçüncü kişiler lehine hiçbir aynî hak tesis edemez ve bunları kira sertifikası sahiplerinin menfaatlerine aykırı bir şekilde kiralayamaz veya özlem-337 (53-95) devredemez. Kira sertifikaları itfa edilinceye kadar, varlık kiralama şirketinin portföyünde yer alan varlıklar ve haklar, ihraççının yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi teminat amacı dışında tasarruf edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, iflâs masasına dâhil edilemez, ayrıca bunlar hakkında ihtiyatî tedbir kararı verilemez.
(4) İhraççının kira sertifikalarından kaynaklanan yükümlülüklerini vadesinde yerine getirememesi, yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi, faaliyet izninin kaldırılması veya iflâsı hâlinde portföyündeki varlıklardan elde edilen gelir öncelikle kira sertifikası sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılır. Bu durumda Kurul kira sertifikası sahiplerinin haklarının korunmasını teminen gerekli her türlü tedbiri almaya yetkilidir.
(5) Varlık kiralama şirketlerinin kuruluşuna, esas sözleşmelerine, faaliyet esaslarına, devralabilecekleri varlık ve hakların türleri ile niteliklerine, bunlara ilişkin kayıtların tutulmasına, yönetim ilkelerine, tasfiye ve sona ermelerine, YTM’ye hizmetleri karşılığında varlık kiralama şirketinin portföyündeki varlıklardan ödeme yapılması hâlinde bu ödemenin hesaplanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
ALTINCI BÖLÜM Bağımsız Denetim, Derecelendirme ve Değerleme Kuruluşları Faaliyet esasları MADDE 62- (1) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarından bu Kanun uyarınca bağımsız denetim faaliyetinde bulunacaklardan istenilecek ilave şartlar Kurul tarafından belirlenir ve bu şartları haiz bağımsız denetim kuruluşlarına ilişkin liste kamuoyuna açıklanır. Kurul, listede yer alan bağımsız denetim kuruluşlarının bu Kanun kapsamındaki bağımsız denetim faaliyetlerine ilişkin yapacağı kalite kontrol ve denetim çalışmaları neticesinde standart ve mevzuata aykırılıkları tespit edilenleri listeden çıkarmaya yetkilidir. Kurul, yapacağı kalite kontrol ve denetim çalışmalarının sonuçlarını Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumuna bildirir.
(2) Kurul, bu Kanun hükümlerine tâbi kuruluşların bilgi sistemleri denetimi, derecelendirme ve değerleme faaliyetlerinin güvenli ve bağımsız şekilde yürütülmesi ve bunu teminen kalite güvence sistemlerinin oluşturulması ile kamu yararını da gözetmek suretiyle uluslararası standartlara uyumunun sağlanması amacıyla düzenleme, gözetim ve denetim yapar. Bu kuruluşların yetkilendirilmesi, yönetici ve çalışanlarının lisanslanması ve bu kuruluşlar hakkındaki sicil bilgileri ile bu bilgilerin kamuya açıklanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
Sorumluluk MADDE 63- (1) Bağımsız denetim kuruluşları, görevlerinin kapsamıyla sınırlı olmak üzere, denetledikleri finansal tablo ve raporların mevzuata uygun olarak denetlenmemesi nedeniyle doğabilecek zararlardan raporu imzalayanlarla birlikte sorumludur. Bağımsız denetim kuruluşları ile derecelendirme ve değerleme kuruluşları, faaliyetleri neticesinde düzenledikleri raporlarda yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgiler dolayısıyla neden oldukları zararlardan sorumludurlar.
özlem-337 (53-95) Yükümlülük MADDE 64- (1) Bir yatırım kuruluşunda veya kolektif yatırım kuruluşunda finansal tablo denetimi ya da bu Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde belirlenen başka bir görevi ifa eden bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçiler, bu şirkette veya bunlarla sermaye ve yönetim açısından ilişkili olan kuruluşlardan biri nezdinde görevlerini yerine getirirken bilgi sahibi olduğu şirketle ilgili olarak;
a) Bu Kanun ve ilgili mevzuattaki yetkilendirme ve faaliyet şartlarına ilişkin hükümleri ihlâl eden,
b) Şirketin faaliyetlerinin sürekli ve düzenli bir şekilde yürütülmesini engelleyebilecek,
c) Olumsuz görüş veya görüş bildirmekten kaçınma gerektiren, her türlü durumu Kurula derhâl bildirmekle yükümlüdür.
(2) Bağımsız denetim kuruluşlarınca bu madde kapsamında Kurula yapılan bildirimler, bilginin açıklanmasına ilişkin bir kanun ya da sözleşme hükmünün ihlâli anlamına gelmediği gibi, bildirim yapan kişiler bakımından hukukî ve cezaî sorumluluk da doğurmaz.
DÖRDÜNCÜ KISIM Sermaye Piyasalarında Borsalar, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ve Diğer Kurumlar BİRİNCİ BÖLÜM Borsalar Borsalar ve piyasa işleticileri MADDE 65- (1) Borsaların ve piyasa işleticilerinin kuruluşuna Kurulun uygun görüşü üzerine Bakanlar Kurulu tarafından izin verilir. Bu kuruluşların faaliyete geçmesi Kurulun iznine tâbidir.
(2) Kuruluş izni verilebilmesi için, Borsalar ve piyasa işleticilerinin;
a) Anonim şirket şeklinde kurulmaları,
b) Paylarının tamamının nâma yazılı olması,
c) Paylarının nakit karşılığı çıkarılması,
ç) Sermayelerinin Kurulca belirlenen miktardan az olmaması,
d) Kurucularının veya borsa veya piyasa işleticisi üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak önemli etkiye sahip olan ortaklarının 44 üncü maddede yer alan şartları taşımaları,
e) Esas sözleşmelerinin bu Kanun ve ilgili düzenlemelerde yer alan hükümlere uygun olması, gerekir.
(3) Kuruluş ve faaliyet izni başvuruları borsa, piyasa işleticisi veya borsa adına piyasa işleticisi tarafından yapılabilir. Borsalar ve piyasa işleticilerinin kurulmasına izin verilirken, yurt içi ve yurt dışı finansal piyasaların genel durumu ile sistemik risk unsurları göz önünde bulundurulur.
(4) Kuruluşuna izin verilen borsanın kuruluş izninin alınmasını takiben en geç bir yıl içinde Kuruldan faaliyet izni almak üzere başvuruda bulunulması şarttır. Faaliyet izin başvuruları, başvuru sırasında aranan bilgi ve belgelerin eksiksiz olarak Kurula sunulmasından itibaren altı ay içinde Kurul tarafından karara bağlanır ve keyfiyet ilgililere bildirilir. Kuruluş izninden itibaren bir yıl içinde özlem-337 (53-95) Kurula başvuruda bulunmayan veya başvurusunun sonucunda kendilerine faaliyet izni verilmesi uygun görülmeyen kuruluşun kuruluş izni iptal olur. Bu süre, zorunlu şartların varlığı veya başvuruda bulunulmamasının kuruluş izni alan kuruluşa hasredilemeyecek sebeplerin varlığı hâlinde, Kurul tarafından bir yıl uzatılabilir. Kurulca verilen faaliyet izninin iptalinde 41 inci madde hükmü uygulanır.
(5) Borsalar, piyasaların işletilmesi ve/veya yönetilmesi için bir ya da birden fazla piyasa işleticisi ile anlaşma yapabilirler. Bu anlaşma Kurul onayı olmaksızın hüküm ifade etmez. Kurul onayı üzerine piyasa işleticileri borsa ile yapılan anlaşma çerçevesinde borsanın sahip olduğu hakları kullanır ve borsa için bu Kanunda ve ilgili mevzuatta öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin ederler.
(6) Borsa veya piyasa işleticilerinin yöneticilerinin 44 üncü maddenin birinci fıkrasındaki malî güç şartı dışındaki şartları ve buna ek olarak Kurulca tespit edilecek tecrübe ve eğitim şartlarını taşımaları zorunludur. Borsa veya piyasa işleticisinin yöneticilerinde değişiklik meydana gelmesi hâlinde, durum derhâl Kurula bildirilir. Borsa veya piyasa işleticisi yöneticilerinin görevlerinin devamı esnasında bu Kanunda ya da ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşımadıklarının tespiti ya da anılan şartları kaybetmeleri durumunda Kurulca görevden ayrılmaları talep edilir ve atamaya yetkili borsa organları tarafından bu talep yerine getirilir.
(7) Borsaların ve piyasa işleticilerinin esas sözleşme değişiklikleri, pay devirleri veya pay devri söz konusu olmasa dahi doğrudan veya dolaylı kontrol devri sonucunu doğuran her türlü işlem Kurulun iznine tâbidir. Kurulun izin vermediği esas sözleşme değişiklikleri, pay devirleri veya kontrol devri sonucunu doğuran işlemler borsa veya piyasa işleticisi üzerinde idarî açıdan hüküm doğurmaz.
Bu hükme aykırı pay devirleri ortaklık pay defterine kaydolunmaz ve bu şekilde yapılan kayıtlar hükümsüzdür. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(8) Borsalar, kendi bünyelerindeki piyasalarda faaliyet gösteren sermaye piyasası kurumlarının, sermaye piyasası araçları borsada işlem gören ihraççıların ve emir veren veya işlem yapan gerçek ya da tüzel kişilerin borsa kurallarına uyumunu düzenli ve etkin olarak izlemek ve ihlâlleri önlemek için gerekli usûl ve esasları belirler. Borsalar kendi kurallarının ağır ihmal ve kasıtla ihlâl edilmesi hâlinde Kurula bildirimde bulunurlar.
(9) Bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, borsaların kuruluşuna, sermaye yapılarına, yönetim organlarının oluşumuna, bu Kanun kapsamında yürütecekleri borsacılık faaliyetleri ile bu faaliyetlerin denetimine, faaliyetlerinin geçici ve sürekli olarak durdurulmasına ve piyasa işleticisine ilişkin ilke ve esaslar Kurul tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. Söz konusu hususlar, ilgili borsa tarafından hazırlanarak Kurul tarafından onaylanan bir yönetmelikle de belirlenebilir.
(10) Bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, borsalar özel hukuk hükümlerine tâbi olup, bu Kanunla verilen görev ve yetkileri kendi sorumlulukları altında bağımsız olarak yerine getirirler ve kullanırlar. Borsalar, bütçelerini ve personel kadrolarını esas sözleşmelerinde belirtilen organları aracılığıyla kendileri belirler. Borsalar, bunların bağlı olduğu ortaklık ve iştirakleri ile piyasa işleticileri, idarî ve malî konularda kamu idaresini veya kamu sermayeli şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tâbi tutulamaz.
(11) Borsalara karşı açılacak davalar adlî yargıda görülür. Borsaların 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre çalışan personel ile ihtilaflarında iş mahkemeleri görevlidir.
(12) Borsa başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ve üst yönetimi hakkında, bu Kanunda yer alan faaliyetleri nedeniyle soruşturma yapılabilmesi Kurulun yazılı iznine bağlıdır.
özlem-337 (53-95) Teşkilatlanmış diğer pazar yerleri MADDE 66- (1) Borsalar dışında sermaye piyasası araçlarının alıcı ve satıcılarını bir araya getiren, alım ve satımına aracılık eden, bunlar için sistemler ve platformlar oluşturan ve bunları işleten alternatif işlem sistemlerinin, çok taraflı işlem platformlarının ve teşkilatlanmış diğer piyasaların kuruluşuna, yetkilendirilmesine, sermayelerine, bunlarda işlem görecek sermaye piyasası araçlarına, rekabet şartlarına ve bu kuruluşların çalışma ilkelerine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir. Kurul, bunların gözetim ve denetim merciidir.
Borsacılık faaliyetlerine ilişkin esaslar MADDE 67- (1) Sermaye piyasası araçlarının, kambiyo ve kıymetli madenler ile kıymetli taşların ve Kurulca uygun görülen diğer sözleşmelerin, belgelerin ve kıymetlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işlem görmesini sağlamak üzere;
a) Kota alınma, kottan çıkarılma ile borsada işlem görme ve işlem görmenin durdurulması,
b) Emirlerin iletilmesi ve eşleştirilmesi,
c) Gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi,
ç) Borsada işlem yapma yetkisi verilmesi,
d) Disiplin düzenlemelerinin yürütülmesi,
e) Borsa gelirleri ile bunların tahsili,
f) Uyuşmazlıkların çözülmesi,
g) Borsa, borsanın pay sahipleri ve/veya piyasa işleticisi arasındaki muhtemel çıkar çatışmalarının önüne geçilmesi,
ğ) Borsaların işletim, denetim ve gözetim sistemleri,
h) Piyasa oluşturma, işletme ve yönetilmesi, konularına ilişkin usûl ve esaslar, ilgili borsa tarafından hazırlanan ve Kurulca onaylanan yönetmeliklerle belirlenir.
(2) İlgili türev ürünlerin işlem gördüğü borsalar hariç olmak üzere;
a) Kambiyo ve kıymetli madenler ile kıymetli taşların işlem gördüğü borsalarda işlem yapma yetkisi verilmesine ilişkin esaslar ile yetki verilenlerin yükümlülüklerinin belirlendiği yönetmelik için Hazine Müsteşarlığının,
b) Enerji ürünlerinin işlem gördüğü borsalarda işlem yapma yetkisi verilmesine ilişkin esaslar ile yetki verilenlerin yükümlülüklerinin belirlendiği yönetmelik için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun, görüşleri alınır.
(3) Borsalar bu Kanunla ve diğer mevzuatla kendilerine verilen yetki ve görevlerle ilgili olarak düzenlemeler yapmaya ve bunları uygulamaya, bu düzenlemelere tâbi kurum ve kuruluşlar nezdinde bunlara uygun hareket edilip edilmediğini ve kendilerine gönderilen bilgilerin doğru olup olmadığını denetlemeye görevli ve yetkilidir.
özlem-337 (53-95) Borsada kotasyon MADDE 68- (1) Sermaye piyasası araçları ancak bu Kanuna dayanılarak çıkarılan düzenlemelerde yer alan şartların sağlanması hâlinde borsa kotuna alınabilir.
(2) Borsalar, kota alınan sermaye piyasası araçlarını ihraç edenlerin kamuyu aydınlatma yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamaya yönelik düzenlemeler yaparlar. Borsalar, kamuya açıklanacak bilgilere erişim konusunda Kurulca belirlenen kurallara uymak zorundadırlar.
(3) Borsalar ve piyasa işleticileri, kotta bulunan sermaye piyasası araçlarının kotta kalma şartlarına uyduğunu düzenli olarak gözden geçirmeye yönelik gerekli düzenlemeleri yaparlar.
(4) Bir borsa kotunda bulunan bir sermaye piyasası aracı, bu Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde başka bir borsada da kota alınabilir.
İşlemlerin durdurulması ve kottan çıkarma MADDE 69- (1) Borsa veya piyasa işleticisi, kendi düzenlemelerinde öngörülen şartların oluşması hâlinde, ilgili sermaye piyasası aracının işlem görmesini durdurabileceği gibi kottan da çıkarabilir. Bu durum derhâl Kurula bildirilir ve kamuya açıklanır.
(2) Kurulun sermaye piyasası araçlarının borsada işlem görmesini durdurma ve borsa kotundan çıkarma yetkisi saklıdır.
Uyuşmazlıkların çözümü ve borsa işlemlerinin gözetimi MADDE 70- (1) Yatırım kuruluşlarının kendi aralarında veya müşterileriyle 67 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer alan borsa işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine ilişkin usûl ve esaslar borsa yönetim kurullarınca belirlenir. Anılan yönetim kurulu kararlarının ilişkin olduğu tutarın 84 üncü maddenin beşinci fıkrasında yer alan tutardan fazla olması hâlinde bu karara karşı Kurula itirazda bulunulabilir.
(2) Borsalar işlemlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması ve bu Kanuna aykırılık olacak şekilde gerçekleştirilen işlemlerin tespit edilmesi amacıyla bünyelerinde gerekli gözetim sistemini kurarlar ve her türlü önleyici tedbirleri alabilirler. Borsalar gözetim konusunda kendilerine Kurulca verilecek diğer görevleri de yerine getirirler.
(3) Borsalar ikinci fıkra kapsamındaki görevlerini dışarıdan hizmet alarak yerine getirebilir.
Hizmet alınacak kurumların faaliyet konuları arasında ikinci fıkrada yer alan hususlar yer alır. Bu kurumların faaliyet ve denetlenmesine ilişkin esaslar Kurulca belirlenir. Bu kurumlar tek bir borsaya hizmet sağlayabilecekleri gibi birden fazla borsaya da bu hizmeti verebilirler. Borsaların bu kurumlardan hizmet almaları görevleri ile ilgili sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
İşbirliği MADDE 71- (1) Borsalar, borsacılık faaliyetleri ile ilgili olarak gerekli gördükleri hususlarda bünyelerindeki piyasalarda faaliyette bulunmakla yetkilendirilmiş sermaye piyasası kurumları, sermaye piyasası araçları borsalarda işlem gören ihraççılar, kurucular ile emir veren veya işlem yapan gerçek ve tüzel kişilerden bilgi ve belge istemeye ve inceleme yapmaya yetkilidirler. Bilgi ve belge istenen taraflar, borsaların görev alanına giren hususlarda özel mevzuatında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemezler.
özlem-337 (53-95) (2) Bu Kanunda düzenlenen suçlar ile piyasa bozucu eylemlerin önlenmesi, gözetimi veya denetimi ile bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanması amacıyla, Kurulca belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde, borsalar ve diğer ilişkili kurumlar gerekli her türlü teknik destek alıp verme, yardım ve bilgi paylaşımında bulunmakla yükümlüdürler. Borsalar, gözetim ve denetim faaliyetleri kapsamında, yabancı borsalar ve uluslararası kuruluşlar ile karşılıklılık ilkesi çerçevesinde işbirliği ve bilgi paylaşımında bulunma yetkisine sahiptirler. Bu kapsamda yapılan işlem ve eylemler bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan sır saklama yükümlülüğüne ve gizlilik kurallarına aykırılık oluşturmaz.
Borsa ve piyasa işleticilerinin malî ve bilgi sistemleri denetimi MADDE 72- (1) Kurul, borsaların ve piyasa işleticilerinin borsacılık faaliyetlerinin düzenleme, gözetim ve denetim merciidir. Kurul, bu kapsamda gerekli gördüğü hususların yerine getirilmesini, her türlü bilgi ve belgenin talebi üzerine veya düzenli olarak gönderilmesini ve her türlü teknik desteğin verilmesini borsalar ve piyasa işleticileri ile ilgili diğer kurumlardan isteyebilir.
(2) Borsaların ve piyasa işleticilerinin malî denetimi Kurulca ilân edilen listede yer alan bağımsız denetim kuruluşlarınca yapılır.
(3) Borsaların ve piyasa işleticilerinin bilgi sistemleri denetimine ve bu denetimi yapacak kuruluşlara ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Diğer hususlar MADDE 73- (1) Borsalar, sistemlerinin güvenli bir şekilde yönetilebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapar ve önlemleri alırlar. Borsalar, gerekli iç kontrol birim ve sistemlerini oluşturmakla yükümlüdürler.
(2) Borsalar ve takas kuruluşları nezdinde Kurulca yapılan düzenlemeler uyarınca takas risklerinin önlenmesi amacıyla tutulan teminatlar ile oluşturulan garanti fonundaki varlıklar, amaçları dışında kullanılamaz, kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, rehnedilemez, idarî mercilerin tasfiye kararlarından etkilenmez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyatî tedbir konulamaz (3) Kurumsal yönetim ilkelerine ilişkin olarak 17 nci maddenin birinci ve ikinci fıkraları, borsalara, piyasa işleticilerine ve teşkilatlanmış diğer pazar yerlerine kıyasen uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, Merkezî Takas Kuruluşları, Merkezî Saklama Kuruluşları ve Merkezî Kayıt Kuruluşu Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği MADDE 74- (1) Yatırım kuruluşları, portföy yönetim şirketleri, kolektif yatırım kuruluşları ve Kurulca uygun görülen sermaye piyasası kurumları, tüzel kişiliği haiz kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine üye olmak için başvurmak zorundadırlar.
İlgili kuruluş, sermaye piyasası kurumu niteliğini kazandığı andan itibaren üç ay içinde gerekli başvuruyu yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde, Kurul, bu kurumlar hakkında faaliyetlerinin durdurulması ve yetkilerinin iptali dâhil her türlü tedbiri almaya yetkilidir.
(2) Birlik;
a) Sermaye piyasalarının ve üye kuruluşların faaliyetlerinin gelişmesini sağlamak üzere araştırmalar yapmak, özlem-337 (53-95)
b) Birlik üyelerinin dayanışma ve sermaye piyasası ile mesleğin gerektirdiği özen ve disiplin içinde çalışmalarına yönelik meslek kurallarını oluşturmak,
c) Haksız rekabeti önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almak,
ç) Kendisine mevzuatla verilen ve Kurulca belirlenen konularda düzenlemeler yapmak, yürütmek ve denetlemek,
d) Birlik statüsünde öngörülen disiplin cezalarını vermek,
e) Üye kuruluşları temsilen ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmak,
f) Ulusal ve uluslararası meslekî gelişmeleri, kanunî ve idarî düzenlemeleri izleyerek bu konuda üyeleri aydınlatmak,
g) Üyelerinin bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümüne ilişkin gerekli altyapıyı kurmak ve yönetmek,
ğ) Kurulca belirlenen diğer işleri yerine getirmek, ile görevli ve yetkilidir.
(3) Birlik, yapacağı düzenlemelerde ve alacağı kararlarda, bu Kanuna ve ilgili mevzuata uymakla yükümlüdür.
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinin organları ve statüsü MADDE 75- (1) Birliğin zorunlu organları, genel kurul, yönetim kurulu ve denetleme kuruludur.
(2) Birliğin organlarının seçiminin yapılacağı genel kurul toplantısından en az onbeş gün önce, seçimlere katılacak Birlik üyelerini ve temsilcilerini belirleyen liste, toplantının gündemini, yerini, gününü, saatini ve çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin hususları belirten bir yazı ile birlikte üç nüsha olarak Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek seçim kurulu başkanı hâkime tevdi edilir. Hâkim gerekli incelemeyi yaparak listeyi ve diğer hususları onaylar, bir sandık kurulu başkanı ve iki sandık kurulu üyesi ile bunlar için birer yedek üye atar. Oy verme işlemi, gizli oy ve açık tasnif esasına göre yapılır. Seçim süresinin sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilip, sandık kurulu başkanı ve üyeleri tarafından imzalanır. Tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki işgünü içinde seçimlere yapılacak her türlü itiraz hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kurul, bu Kanunun uygulanması açısından itiraz hakkına sahip olup, Kurul tarafından yapılan itiraz da aynı şekilde incelenir ve karara bağlanır.
(3) Birliğin organları, gelirleri, giderleri ve çalışma esasları, üyeliğe kabûl, üyelikten geçici ve sürekli çıkarma esasları, Kurulun önerisi ve ilgili Bakanlığın uygun görüşü üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Statüsünde düzenlenir. Birlik, Statünün yürürlüğe girmesiyle tüzel kişilik kazanır. Kurul, Birliğin talebi üzerine ya da resen gerekli görülen hâllerde Statüde değişiklik yapılmasını ilgili Bakanlığa teklif edebilir.
(4) 74 üncü maddede belirlenen tüm Birlik üyelerinin, Birlik yönetim kurulunda temsil edilmeleri esastır. Bu esası teminen izlenmesi gereken aday olma ve aday gösterme usûlleri Birlik Statüsünde belirtilir.
özlem-337 (53-95) (5) Birlik üyelik aidatları, Statüde belirlenen süre içinde ödenmediği takdirde, Birlik tarafından icra yoluyla tahsil olunur. Birlik aidatlarının ödenmesine dair kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 68 inci maddesinde yazılı resmi belge niteliğindedir.
(6) Üyeler, Birlik Statüsüne ve Birlikçe alınacak kararlara uymakla yükümlüdür.
(7) Birliğin her türlü işlem ve hesapları Kurul tarafından denetlenir. Birliğin yetkili organlarınca alınan kararlara karşı, kararın ilgiliye tebliğini izleyen on işgünü içinde Kurul nezdinde itiraz edilebilir. İtiraza ilişkin olarak Kurulca verilecek kararlar kesindir.
Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği MADDE 76- (1) Gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansına sahip olanlar ile değerleme kuruluşları, tüzel kişiliği haiz kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğine üye olmak için başvurmak zorundadırlar.
(2) Lisans sahibi, lisans almaya hak kazandığı tarihten itibaren üç ay içinde üyelik için Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğine gerekli başvuruyu yapmakla yükümlüdür. Anılan yükümlülüğe uymayanların lisansı Kurulca iptal edilir.
(3) Değerleme kuruluşları, değerleme kuruluşu niteliğini kazandığı andan itibaren üç ay içinde üyelik için Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğine gerekli başvuruyu yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde, Kurul, bu kuruluşlar hakkında faaliyetlerinin durdurulması ve yetkilerinin iptali dâhil her türlü tedbiri almaya yetkilidir.
(4) Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, gayrimenkul piyasasının ve gayrimenkul değerleme faaliyetlerinin gelişmesini sağlamak üzere araştırmalar yapmak, eğitim ve sertifika vermek, Birlik üyelerinin dayanışma ve mesleğin gerektirdiği özen ve disiplin içerisinde çalışmalarına yönelik meslek kurallarını ve değerleme standartlarını oluşturmak, haksız rekabeti önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almak, kendisine mevzuatla verilen veya Kurulca belirlenen konularda düzenlemeler yapmak, yürütmek, denetlemek, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği Statüsünde öngörülen disiplin cezalarını vermek, ilgili konularda üyeleri temsilen ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmak, mesleki gelişmeleri, idari ve yasal düzenlemeleri izleyerek bu konuda üyeleri aydınlatmakla görevli ve yetkilidir.
(5) Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, gayrimenkul değerleri konusunda bölgesel ve ülke genelinde istatistikler oluşturur ve yayınlar. Konut finansmanı kapsamında yapılan değerlemelere ilişkin bilgilerin, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği tarafından belirlenecek usûl ve esaslara göre Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğine iletilmesi zorunludur.
(6) Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği üyelerinin vereceği değerleme hizmetlerine ilişkin ücretlerin tutarlarına ve sınırlarına ilişkin esaslar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinin görüşü alınarak her yıl Kurul tarafından belirlenir. Kurul tarafından belirlenen yıllık asgari ücret tarifesi Resmi Gazete’de yayımlanır.
(7) Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, yapacağı düzenlemelerde ve alacağı kararlarda, bu Kanuna ve ilgili mevzuata uymakla yükümlüdür.
(8) Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğinin temsilcisi Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinin yönetim kurulunda yer alır.
özlem-337 (53-95) (9) Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, üyeleri, organları ve statüsü hakkında 75 inci maddedeki hükümler kıyasen uygulanır.
(10) Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği üyeleri, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği statüsüne ve Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği tarafından alınacak kararlara uymakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe uymayan üyelere Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği tarafından beşbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.
Merkezî takas kuruluşları MADDE 77- (1) Merkezî takas kuruluşları, borsalarda ve teşkilatlanmış diğer pazar yerlerinde işlem gören sermaye piyasası araçlarının teslimi, bedellerinin ödenmesi ve bu işlemlere ilişkin teminat yükümlülüklerinin ifası ile ilgili işlemleri yürüten anonim ortaklık şeklindeki özel hukuk tüzel kişiliğini haiz kurumlardır. Merkezî takas kuruluşlarının kuruluşuna Kurulun teklifi üzerine ilgili Bakan tarafından izin verilir. Bu kuruluşların faaliyete geçmesi Kurulun iznine tâbidir. Merkezî takas kuruluşlarının sermayesine, yönetim ve teşkilat yapısına, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri ile faaliyetlerinin geçici ve sürekli durdurulmasına, denetimine, gözetimine, finansal raporlama standartlarına, finansal tablolarının bağımsız denetimine ve diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliğine ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. Bu Kanuna göre kurulan merkezî takas kuruluşları, ilgili mevzuata göre yetkilendirilmek kaydıyla, bu fıkrada belirtilen işlemleri lisanslı depolar tarafından düzenlenen ürün senetleri konusunda da yürütebilir.
(2) Merkezî takas kuruluşlarında üyelik, teminat, takas esasları, disiplin, sermaye, yönetim ve teşkilat yapısı, gelir ve diğer konulardaki düzenlemeler Kurulca veya Kurulun uygun görmesi hâlinde ilgili merkezî takas kuruluşları tarafından hazırlanan ve Kurulca onaylanan yönetmeliklerle belirlenir.
Takas sistemi, üyelik, temerrüt işlemleri, takas güvenliğini sağlamak amacıyla merkezî takas kuruluşuna verilen teminatlar ve merkezî karşı taraf olarak sorumluluk üstlenilen durumlar için üyelerin katılımı ile oluşturulacak garanti fonlarının kuruluş, işletim ve kullanımına ilişkin usûl ve esaslar, merkezî takas kuruluşları tarafından hazırlanan ve Kurulca onaylanan yönetmelikle düzenlenir.
(3) Kurul, merkezî takas kuruluşlarının takas hizmetleri verebilecekleri borsalar ve teşkilatlanmış diğer pazar yerlerini belirler. Merkezî takas kuruluşlarının takas hizmeti verebilecekleri borsaların belirlenmesinde borsaların uygun görüşleri alınır. Kurulun uygun görmesi hâlinde merkezî takas kuruluşları, TCMB tarafından oluşturulanlar hariç olmak üzere sermaye piyasaları dışında kurulmuş ve kurulacak diğer piyasaların da takas, ödeme ve teminat işlemlerini yerine getirebilir. Ayrıca Kurul, borsalar ve teşkilatlanmış diğer pazar yerleri dışında gerçekleştirilen sermaye piyasası araçları ile ilgili işlemlerin takasının merkezî takas kuruluşu nezdinde yerine getirilmesini zorunlu tutabilir.
(4) Kurul, bu madde kapsamındaki merkezî takas kuruluşlarının düzenleme, gözetim ve denetim merciidir. Kurul, merkezî takas faaliyetlerine ilişkin olarak gerekli gördüğü hususların yerine getirilmesini, her türlü bilgi ve belgenin talebi üzerine veya düzenli olarak gönderilmesini merkezî takas kuruluşları ile bu kuruluşların üyelerinden isteyebilir.
(5) 44 üncü madde merkezî takas kuruluşlarına da uygulanır.
(6) Merkezî takas kuruluşları, iş ve işlemleri ile ilgili olarak gerekli gördükleri hususlarda üyelerinden bilgi ve belge istemeye ve inceleme yapmaya yetkilidirler. Üyeler, merkezî takas kuruluşlarının görev alanına giren hususlarda özel mevzuatında yer alan hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemezler.
özlem-337 (53-95) Merkezî karşı taraf MADDE 78- (1) Kurul, merkezî takas kuruluşlarının, alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı da alıcı rolünü üstlenerek takasın tamamlanmasını taahhüt ettikleri merkezî karşı taraf uygulamasını, piyasalar veya sermaye piyasası araçları itibarıyla zorunlu tutabilir. Borsalar veya teşkilatlanmış diğer pazar yerleri de nezdinde işlem gören sermaye piyasası araçlarıyla ilgili merkezî karşı taraf uygulamasına geçmek üzere Kurula başvurabilirler.
(2) Takas kuruluşlarının merkezî karşı taraf görevini üstlendiği takas işlemlerinde malî sorumluluğu, tesis edilecek limitler dâhilinde ve üyelerden alınacak teminatlar ile diğer garantiler çerçevesinde belirlenir.
(3) Merkezî karşı taraf hizmeti verecek merkezî takas kuruluşlarının üyelerinden alacağı teminatlar ile bünyelerinde yer alacak garanti fonuna ilişkin esaslar, ilgili takas kuruluşunun önerisi üzerine Kurul tarafından belirlenir.
(4) Merkezî karşı taraf uygulamasına tâbi sermaye piyasası araçlarında takas üyeliğine ve üyelik türlerine ilişkin şartlar, üyelerin yükümlülükleri ile sermaye, iç denetim ve risk yönetim sistemlerine ilişkin asgarî hususları da içerecek şekilde, Kurulun onayı alınmak suretiyle ilgili takas kuruluşu tarafından düzenlenir.
(5) Merkezî karşı taraf hizmeti verecek merkezî takas kuruluşlarının ilgili sermaye piyasası araçlarında üstlenmiş oldukları malî riskler ile diğer risklere uyumlu olarak yeterli düzeyde sermaye bulundurması, bilgi işlem altyapısı ile iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemlerini kurması ve idame ettirmesi zorunludur. Bu kuruluşların iç denetim birimleri, risk yönetim ve bilgi işlem altyapılarının güvenilirliğini ve yeterliliğini asgarî altı aylık dönemler itibarıyla kontrol etmek ve sonuçlarını Kurula bildirmekle yükümlüdürler. Kurul, söz konusu kontrolün daha sıklıkla yapılmasına karar verebilir ve söz konusu hususlara ilişkin bağımsız denetim yapılmasını isteyebilir. Ayrıca Kurul, merkezî karşı taraf hizmeti verecek kuruluşun malî yeterliliğinin stres testleri de dâhil olmak üzere öngöreceği yöntemlerle değerlendirilmesini istemeye, gerekli görmesi hâlinde kredi derecelendirmesi yapılmasını talep etmeye yetkilidir.
(6) Kurul, finansal istikrarın korunmasını teminen sistemik öneme sahip olan bu kuruluşlara ve üyelerine ilişkin sermaye de dâhil olmak üzere ek yükümlülükler getirebilir.
(7) Merkezî karşı taraf hizmeti verecek kuruluş tarafından alınan teminatlar ile hesap sahiplerinin malvarlıklarının bu kuruluşun malvarlığından ayrı izlenmesi esastır. Takasın yerine getirilmesine ilişkin işlemler hariç olmak üzere merkezî karşı taraf hizmeti veren kuruluş söz konusu teminat veya varlıkları tevdi amaçları dışında kullanamaz. Merkezî karşı taraf hizmeti verecek kuruluş bu fıkraya uyumun sağlanmasını teminen gerekli önlemleri alır.
(8) Merkezî karşı taraf hizmeti verecek kuruluşların, her işlemde işlemin tarafları ile ayrı ayrı sözleşme yapması zorunlu değildir.
Takas kesinliği ve rehin hakkı MADDE 79- (1) Sermaye piyasası araçlarının takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri, merkezî takas kuruluşlarının üyelerinin faaliyetlerinin geçici ya da sürekli olarak durdurulması, idarî ve adlî merciler nezdinde tasfiye işlemlerine başlanması durumu da dâhil olmak üzere, geri alınamaz ve iptal edilemez.
Gökhan (2) Üye kuruluşların gerek kendilerine, gerek müşterilerine ve gerekse üçüncü kişilere ait malvarlığı değerlerini teminat gösterdiği hâllerde, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 988 ilâ 991 inci maddeleri teminat konusu kaydî sermaye piyasası araçları üzerindeki mülkiyet veya sınırlı aynî hak iktisabına da uygulanır. Teminat konusu malvarlığı değerleri üzerinde yatırım kuruluşlarının herhangi bir sebeple tasarruf yetkisinin bulunmaması merkezî takas kuruluşunun iyi niyetle aynî hak iktisabına engel olmaz. Teminat konusu malvarlığı değerleri üzerinde üçüncü kişilerin istihkak ya da sınırlı aynî hak iddiaları merkezî takas kuruluşuna karşı ileri sürülemez.
(3) Merkezî takas kuruluşunun, takas ve merkezî karşı taraf olarak yerine getirdiği işlemleri nedeni ile teminat olarak aldığı malvarlığı değerleri üzerindeki hak ve yetkileri hiçbir şekilde sınırlandırılamaz. Üye kuruluşa veya teminatı tesis eden kişiye konkordato mühleti tanınması, konkordatosunun tasdiki, iflastan sonra konkordato veya malvarlığının terki suretiyle konkordato süreci içine girmesi, uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması, iflası, iflasının ertelenmesi veya 2004 sayılı Kanun çerçevesindeki diğer takip prosedürleri ya da bu Kanunun tedrîcî tasfiye ile ilgili hükümleri merkezî takas kuruluşunun söz konusu teminatlar üzerindeki hak ve yetkileri kullanmasını hiçbir şekilde sınırlandıramaz.
Merkezî saklama kuruluşları MADDE 80- (1) Merkezî saklama kuruluşları, sermaye piyasası araçlarının merkezî saklanması ve bunlara ilişkin hakların kullanımı hizmetlerini veren anonim ortaklık şeklindeki özel hukuk tüzel kişiliğini haiz kurumlardır. Merkezî saklama kuruluşlarının kuruluşuna Kurulun uygun görüşü üzerine ilgili Bakan tarafından izin verilir, bu kuruluşlarının faaliyete geçmesi ise Kurul iznine tâbidir. Bu kuruluşların sermayesine, kâr dağıtımına, yönetim ve teşkilat yapısına, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri ile faaliyetlerinin geçici ve sürekli durdurulmasına, denetimine, gözetimine, finansal raporlama standartlarına, finansal raporlarının bağımsız denetimine ve diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliğine ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
(2) Merkezî saklama kuruluşlarında üyelik, teminat, saklama esasları, disiplin, gelir ve diğer konulardaki düzenlemeler Kurulca veya Kurulun uygun görmesi hâlinde ilgili merkezî saklama kuruluşları tarafından hazırlanan ve Kurulun onayladığı yönetmeliklerle belirlenir.
(3) Kurul, merkezî saklama kuruluşlarının, merkezî saklamacı olarak faaliyet gösterebilecekleri sermaye piyasası araçları türlerini belirler. Kurul, belirli sermaye piyasası araçlarının bir veya birden fazla merkezî saklama kuruluşunda saklanmasını zorunlu tutabilir. Kurulun uygun görmesi hâlinde merkezî saklama kuruluşları, sermaye piyasaları dışında kurulmuş ve kurulacak diğer piyasaların da saklama işlemlerini yerine getirebilir. Kaydîleştirilen sermaye piyasası araçlarının merkezî saklama kuruluşu MKK’dır.
(4) Kurul, bu madde kapsamındaki merkezî saklama kuruluşlarının denetim ve gözetim merciidir. Kurul, merkezî saklama faaliyetlerine ilişkin olarak gerekli gördüğü hususların yerine getirilmesini, her türlü bilgi ve belgenin talebi üzerine veya düzenli olarak gönderilmesini merkezî saklama kuruluşları ile bu kuruluşların üyelerinden isteyebilir.
(5) 44 üncü madde merkezî saklama kuruluşlarına da uygulanır.
Gökhan Merkezî Kayıt Kuruluşu MADDE 81- (1) Merkezî Kayıt Kuruluşu, sermaye piyasası araçlarının kaydîleştirilmesine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek, kaydîleştirilen bu araçları ve bunlara bağlı hakları, elektronik ortamda, üyeler ve hak sahipleri itibarıyla kayden izlemek, bu araçların merkezî saklamasını yapmak üzere kurulmuş, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz anonim şirkettir.
(2) MKK’nın kuruluş, faaliyet, üyelik, çalışma ve denetim esasları, gelirleri ve kâr payı dağıtım esasları Kurul tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
(3) MKK, birinci fıkrada yer alan görevlerin yanı sıra aşağıda sayılan faaliyetleri de yerine getirir:
a) 6102 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuatta yer alan kurumsal yönetim ilkelerine şirketlerin uyumunu sağlamaya yönelik olarak şirketler ile ortaklarının ve yatırımcılarının iletişiminin sağlanabileceği elektronik bir platform oluşturmak.
b) Sermaye piyasalarına ilişkin verilerin tek bir noktada toplanmasını sağlamaya yönelik elektronik bir veri bankası oluşturmak, Kurulun belirleyeceği ilkeler çerçevesinde verilerin kullanımını sağlamak.
c) Kurul tarafından sermaye piyasası ve ilgili mevzuat çerçevesinde verilen diğer görevleri ve düzenlemelerin gerektirdiği işlemleri yapmak.
ç) İlgili mevzuata göre yetkilendirilmek kaydıyla, lisanslı depolar tarafından düzenlenen ürün senetlerinin kaydîleştirilmesine, bunların ve bunlara bağlı hakların elektronik ortamda kayden izlenmesine ilişkin işlemleri yürütmek ve bunlara ilişkin platform oluşturmak.
(4) Kurul tarafından çıkarılan düzenlemeler çerçevesinde MKK, iş ve işlemleri ile ilgili olarak gerekli gördüğü hususlarda üyelerinden bilgi ve belge istemeye ve inceleme yapmaya yetkilidir.
Üyeler, MKK’nın görev alanına giren hususlarda özel mevzuatında yer alan hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemezler.
(5) MKK ve üyeleri, kayıtların yanlış tutulmasından dolayı hak sahiplerinin uğrayacağı zararlardan kusurları oranında sorumludur.
(6) Kurul, MKK’nın gözetim ve denetim merciidir. Kurul, sermaye piyasası araçlarının kayden izlenmesi ile gerekli gördüğü diğer hususların yerine getirilmesini, her türlü bilgi ve belgenin yazılı ya da elektronik ortamda, talebi üzerine veya düzenli olarak gönderilmesini MKK ile bu kuruluşun üyelerinden isteyebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Diğer Kurumlar Yatırımcıların tazmini MADDE 82- (1) Kurul, yatırım kuruluşlarının sermaye piyasası faaliyetinden kaynaklanan nakit ödeme veya sermaye piyasası araçları teslim yükümlülüklerini yerine getiremediğinin veya kısa sürede yerine getiremeyeceğinin tespit edilmesi hâlinde yatırımcıları tazmin kararı alır. Bu karar, durumun tespitinden itibaren üç ay içinde alınır. Kurulun, bu Kanun kapsamındaki tedbir yetkileri saklıdır.
(2) Kurulca bankalar hakkında birinci fıkra uyarınca tazmin kararı verilebilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır. Bankacılık mevzuatı uyarınca mevduat veya katılım fonu olarak kabûl edilen nakit ödeme yükümlülüklerine, bu Kanunun yatırımcıların tazminine ilişkin hükümleri uygulanmaz.
Gökhan Yatırımcı Tazmin Merkezi MADDE 83- (1) Yatırımcıların bu Kanundaki şartlar çerçevesinde tazmini amacıyla kamu tüzel kişiliğini haiz, YTM kurulmuştur. YTM, Kurul tarafından çıkarılacak bir yönetmelik çerçevesinde Kurul tarafından idare ve temsil olunur. YTM tarafından yürütülecek iş ve işlemlerin Kurul personeli ve bu iş için istihdam edilecek personel tarafından yerine getirilmesi esastır. Buna ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
(2) Yatırım kuruluşlarının YTM’ye katılması zorunludur. Yatırım kuruluşlarının YTM’ye katılımlarına, bunların giriş aidatı, yıllık aidat ve ek aidat ödeme zorunluluklarına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. Bu yönetmelikte, aidat tutarının belirlenmesinde, kuruluşların tür ve risk durumlarına göre farklı esaslar da öngörülebilir.
(3) YTM tarafından gerekli görülmesi hâlinde, Kurulca hakkında yatırımcıları tazmin kararı verilen kuruluşun ödemelerinin durmasına ve tüm mal varlığı üzerinde sadece YTM tarafından tasarruf edilebilmesine karar verilebilir. Bu hüküm bankalar açısından, sermaye piyasası faaliyetlerinden kaynaklanan nakit ödeme ve sermaye piyasası aracı teslim yükümlülükleri açısından uygulanır.
(4) Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacaklar, hesap sahibinin yaptığı en son talep, işlem veya herhangi bir şekilde verdiği yazılı talimat tarihinden, yatırım fonu ve değişken sermayeli yatırım ortaklıkları için ise tasfiye tarihinden başlayarak on yıl içinde talep ve tahsil edilmemesi hâlinde YTM’ye gelir kaydedilir. Bununla ilgili usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(5) YTM’nin mal varlığı, amacı dışında kullanılamaz, teminat gösterilemez, kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerine ihtiyatî tedbir konulamaz.
(6) YTM’nin bu Kanun kapsamında yapacağı işlemler harçtan, düzenleyeceği kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır. YTM’nin bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla 13/6/2006 tarihli 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu açısından iktisadî işletme oluşmuş sayılmaz.
Tazminin kapsamı MADDE 84- (1) Tazminin kapsamını, yatırımcılara ait olan ve yatırım hizmeti ve faaliyeti veya yan hizmetler ile bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler oluşturur.
(2) Yatırımcıları tazmin kararı verilen kuruluşların yatırımcıları, bu madde kapsamında tazmin talep etme hakkına sahiptir. Yatırımcıların yatırım danışmanlığı veya piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları tazmin kapsamında değildir.
(3) 106 ncı ve 107 nci maddelerde yer alan suçlardan veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan mahkûm olan yatırımcılara ait talepler, söz konusu eylemlerle ilgili alacaklarla sınırlı olmak üzere, tazmin kapsamı dışındadır. Söz konusu suçlardan dolayı hakkında suç duyurusunda bulunulan kişilere yapılacak ödemeler anılan suçlara ilişkin soruşturmanın başlamasından mahkeme kararının kesinleşmesine kadar durur.
(4) Aşağıda sayılan kişi ve kurumlar tazmin edilmez:
a) Yatırımcıları tazmin kararı verilen yatırım kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri ve şahsen sorumlu ortakları, yüzde beş veya daha fazla paya sahip ortakları, denetim kurulu üyeleri veya ilgili yatırım kuruluşları ile aynı grup içinde yer alan diğer şirketlerde benzer konumda olan kişiler ile bu kişilerin eş ve ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile bu kişiler adına hareket eden üçüncü kişiler.
Gökhan
b) Yatırımcıları tazmin kararı verilen yatırım kuruluşları ile aynı grupta yer alan diğer şirketler.
c) Bu fıkranın (a) bendinde sayılan gerçek ve tüzel kişilerin yüzde yirmibeş veya daha fazla paya sahip olduğu şirketler.
ç) Yatırım kuruluşlarının malî sıkıntıya düşmesine neden olan veya finansal durumunun bozulmasına önemli etkileri olan olaylarda sorumluluğu bulunan veya bu olaylardan menfaat sağlayan kişiler.
(5) Hak sahibi her bir yatırımcıya ödenecek azamî tazmin tutarı yüzbin Türk Lirasıdır. Bu tutar her yıl ilan edilen yeniden değerleme katsayısı oranında artırılır. Kurulun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından toplam tazmin tutarı beş katına kadar artırılabilir. Bu sınır, hesap sayısı, türü ve para birimine bakılmaksızın, bir yatırımcının aynı kuruluştan olan taleplerinin tümünü kapsar. YTM tarafından ödenecek azamî tutarın üzerinde kalan tutarın başka bir yatırımcıya ödenmesi amacıyla devredilmiş olması hâlinde devralana YTM tarafından ödeme yapılmaz.
Tazmin süreci MADDE 85- (1) Yatırımcılar tazmin taleplerini YTM’ye yazılı olarak yaparlar. Tazmin talebinde bulunma hakkı, tazmin kararının ilânından itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar.
(2) YTM, tazmine hak kazanan yatırımcıları mümkün olan en kısa sürede tazmin etmek üzere gerekli hazırlıkları yapmak ve hak sahiplerini ve tazmin tutarlarını belirledikten sonra üç ay içinde ödemeleri gerçekleştirmekle yükümlüdür. Zorunlu hâllerde bu süre, Kurulun onayıyla en fazla üç ay daha uzatılabilir.
(3) Yatırımcıların tazmin talepleri, yatırım kuruluşunca karşılanmayan nakit ödeme ve sermaye piyasası araçlarının iade yükümlülükleri üzerinden hesaplanır. Yatırımcılar adına saklanan sermaye piyasası araçları hak sahiplerine öncelikle dağıtılır. Bu sermaye piyasası araçları, bulundukları her bir hesap bazında ve özellikle yerine getirilmemiş takas yükümlülükleri için mahsup edilir. Tazmin tutarı, kanunî ve akdî şartlar uyarınca yatırım kuruluşunun mahsup ve benzeri talepleri de dikkate alınarak belirlenir. Yatırımcı alacaklarının hesaplanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
(4) Kurul, tazmin sürecinin tamamlanmasından sonra, YTM’nin bildirimi üzerine tazmin sürecini kapatma kararı verir. YTM, tazmin sürecinin sonuçlarını, yatırımcıları tazmin kararı alınanların tedrîcî tasfiyesinin veya iflasının istenmesinin yararlı olup olmayacağına ilişkin gerekçeli önerisiyle birlikte Kurula sunar. Tedrîcî tasfiye veya iflas kararı, tazmin sürecinin işleyişini engellemez. YTM, yatırımcıların haklarına, ödediği tazmin tutarı kadar halef olur.
(5) Yatırımcıları kısmen veya tamamen tazmin edilenlerin yeniden yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunabilmeleri için, mevzuatta aranan diğer şartlar saklı kalmak üzere, tazminden doğan ve YTM tarafından yapılan tüm ödeme ve giderlerini, anapara ve kanunî faizi de dâhil olmak üzere ödemeleri zorunludur.
(6) Bu Kanunun diğer maddelerinde düzenlenen hususlar saklı kalmak kaydıyla, tazmin kararının bildirimi ve ilânı, tazmin sürecinin işletilme usûlü, haklarında tazmin kararı alınan kuruluşların YTM’ye karşı olan yükümlülükleri, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde uygulanacak yaptırımlar, yurtiçi ve yurtdışında bulunan şubelerdeki yatırımcılara sağlanacak korumaya ilişkin esaslar, haklarında tazmin kararı alınanların yatırımcıları bilgilendirme yükümlülükleri, YTM’nin hak ve yükümlülükleri, YTM varlığının değerlendirilmesine ilişkin hususlar, YTM’nin malî tablo, defter ve raporları ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar genel hükümler çerçevesinde Kurulca çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir.
Gökhan Tedrîcî tasfiye MADDE 86- (1) 82 nci madde uyarınca yatırımcıları tazmin kararı verilenler hakkında Kurul, bankalar hariç olmak üzere, tazmin sürecinin kapanmasına ilişkin kararı ile birlikte tedrîcî tasfiye kararı da verebilir. Bu durumda tedrîcî tasfiye işlemleri YTM tarafından yürütülür.
(2) Tedrîcî tasfiyenin amacı, tedrîcî tasfiyesine karar verilenlerin mal varlığını aynen veya nakde çevirmek suretiyle elde edilen bedeli tahsis ederek, 85 inci maddede düzenlenmiş olan tazmin süreci kapsamında yatırımcıların tazmin edilmeyen bakiye alacakları ile YTM’nin yatırımcılara halef olmasından kaynaklanan alacaklarının ödenmesidir. Tedrîcî tasfiye karar ve işlemlerinde; 6102 sayılı Kanun, 2004 sayılı Kanun ve diğer mevzuatın tasfiye ile ilgili hükümleri uygulanmaz. Tedrîcî tasfiyeye ilişkin usûl ve esaslar Kurulca hazırlanan bir yönetmelikle belirlenir.
(3) Kurulca haklarında tedrîcî tasfiye kararı verilenlerin kanunî organlarının görev ve yetkileri, tedrîcî tasfiye kararından tasfiye sonuçlanıncaya kadar, YTM tarafından yerine getirilir. Yapılan işlemlerden tescili gerekli olanlar, YTM’nin talebi üzerine harca tâbi olmaksızın tescil ve ilân olunur.
Tedrîcî tasfiyenin sonuçlandığının ilân edildiği tarihte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, tedrîcî tasfiye kararı tarihinden önceki kanunî organları görev ve yetkilerini yeniden üstlenirler.
(4) Hakkında tedrîcî tasfiye kararı verilenlerin ödemeleri durur ve tüm mal varlığı üzerinde, sadece YTM tarafından tasarruf edilebilir. YTM, tedrîcî tasfiyeye tâbi ilgililerin aktif ve pasifini tespit eder. İlgililerin tedrîcî tasfiye kararının verilmesinden sonra vadesi gelen sözleşmelerinden doğan hak ve borçları da, vadeleri itibarıyla belirlenir. Mevzuat uyarınca verilmiş teminatlar da aktifin hesabında dikkate alınır. Tazmin ile tasfiye süreci arasındaki süreçte uygulanacak temerrüt faizi Kurulca belirlenir. Tedrîcî tasfiye kararı verilmesi hâlinde, bu tasfiyenin kapatılması kararına kadar iflas kararı verilemez. Tedrîcî tasfiye kararı verilenler hakkında 2004 sayılı Kanun ve 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip yapılmaz, evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.
(5) YTM, tasfiye kapsamında yer alan gerçek hak sahiplerini ve bunların alacak ve borç tutarlarını tazmin sürecinde elde edilen bilgi ve belgelere dayanarak tespit eder. YTM’nin yatırımcılara halef olmasından kaynaklanan alacakları ile tasfiye giderleri de YTM alacağı olarak dikkate alınır. Haklarında tedrîcî tasfiye kararı verilenlerin aktiflerinden nakit olanlar doğrudan doğruya, olmayanlar ise paraya çevrilmek suretiyle, bu alacakların ödenmesinde kullanılır.
Aktiflerden öncelikle müşteri alacakları ödenir. Müşteri alacaklarının tamamının karşılanamaması hâlinde garameten ödeme yapılır. Bu alacaklar tamamen karşılandıktan sonra artan kısımdan, öncelikle garameten kamu alacakları ve kalandan YTM’nin 85 inci madde kapsamında yaptığı ödemeler ve tasfiye giderleri nedeniyle doğan alacağı ödenir. Bakiye, diğer alacaklılara tahsis edilir.
Haklarında tedrîcî tasfiye kararı verilenlerin nakit dışındaki malvarlığının paraya çevrilmesine ve garamaten yapılacak ödeme usûl ve esaslarına ilişkin diğer hususlar Kurulca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
(6) Haklarında tedrîcî tasfiye kararı verilenlerin yönettiği portföylerin yönetiminin, bir başka kuruluşa devrine Kurulca karar verilebilir.
Gökhan (7) YTM, gecikmeksizin, tazmin kararı ile birlikte hakkında tedrîcî tasfiye kararı verilenlerin yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortakları ile tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde beşinden fazlasına sahip gerçek kişi pay sahiplerinin kendilerine, eşlerine ve velayet altındaki çocuklarına ait taşınmaz mal ve iştiraklerini, haczi caiz olan taşınır mal, hak ve alacaklarını ve menkul kıymetlerini ve her türlü kazanç ve gelirlerini; ayrıca, tedrîcî tasfiye kararının ilânından önceki iki yıl içinde ivazlı veya ivazsız olarak iktisap ettikleri veya devrettikleri taşınmaz mal, haczi caiz taşınır mal, hak, alacak ve menkul değerleri gösterir birer mal beyannamesi vermelerini ister. Bu fıkra hükümlerine göre istenen mal beyannamesinin en geç yedi gün içinde YTM’ye verilmesi zorunludur. YTM, yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının malvarlıkları üzerine teminat aranmaksızın ihtiyatî tedbir, ihtiyatî haciz kararları ile ilgililerin yurt dışına çıkış yasağı dâhil olmak üzere alacaklıların menfaati için zorunlu olan her türlü muhafaza tedbirinin alınmasını ilgili mahkemeden istemeye yetkilidir. Bu mal beyanının hüküm ve sonuçları hakkında 2004 sayılı Kanunun ilgili hükümleri geçerlidir. Bu fıkra hükümleri çerçevesinde alınan tedbir ve haciz kararlarından itibaren altı ay içinde dava açılmaması veya icra veya iflas takibinde bulunulmaması hâlinde bu kararlar kendiliğinden ortadan kalkar.
(8) Kurul, YTM’nin başvurusu üzerine tedrîcî tasfiyenin kapatılmasına karar verir. Haklarında tedrîcî tasfiye kararı verilenlerin aktiflerinin, tasfiyenin amacı kapsamındaki hak sahiplerinin alacaklarını, tazmin kapsamında yapılan ödemeleri ve tasfiye giderlerini karşılamaya yetmediğinin tespiti hâlinde, YTM, Kurulun uygun görüşüyle ilgililerin iflasını da isteyebilir.
(9) Tedrîcî tasfiye sırasındaki görevlerinin ifası sebebiyle YTM kanunî temsilci, yönetici ve personeli aleyhine açılan ve açılacak her türlü tazminat ve alacak davaları YTM aleyhine açılır. YTM personeli hakkında açılacak ceza davalarında ise 133 üncü madde hükmü uygulanır. YTM personeli tedrîcî tasfiye işlemleri sırasında tedrîcî tasfiyesini yürüttükleri şirketlerin doğmuş ve doğacak kamu borçlarından, sosyal güvenlik kurumlarına olan borçlarından ve diğer malî yükümlülüklerinden sorumlu tutulamaz. YTM personelinin tedrîcî tasfiyesine karar verilen sermaye piyasası kurumlarının sermayesini kaybetmesinden ve/veya borca batık olmasından dolayı mahkemeye bildirimde bulunma yükümlülükleri yoktur. Bildirimde bulunmamaktan dolayı bu şahıslar hakkında 2004 sayılı Kanunun 179 uncu, 277 nci ve devamı maddeleri ile 345/a maddeleri hükümleri uygulanmaz; haklarında 6102 sayılı Kanunun 341 inci maddesi uyarınca şahsî sorumluluk davası açılamaz. YTM’nin, ağır ihmâli veya kastı bulunan personeline rücû haklı saklıdır.
(10) YTM’nin, hakkında tedrîcî tasfiye kararı verilenler nedeniyle sahip olduğu dava hakkı genel zamanaşımı süresine tâbidir. 2004 sayılı Kanunun 278 inci, 279 uncu ve 280 inci maddelerinde belirtilen hâllerin varlığı hâlinde, aciz vesikası ibrazına gerek olmaksızın YTM tarafından iptal davası açılabilir. YTM, bu maddeden kaynaklanan görevlerinin ifası sırasında her türlü teminattan muaf olarak ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz istemeye yetkilidir.
Veri depolama kuruluşları MADDE 87- (1) Sistemik riskin gözetimi ve finansal istikrarın korunması amacıyla, Kurul, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak, bu işlemleri gerçekleştirenlerden, bu işlemlere ilişkin bilgilerin, belirleyeceği şekil ve içerikte, doğrudan kendisine veya yetkilendireceği bir veri depolama kuruluşuna bildirilmesini isteyebilir. Bu madde kapsamında, bildirim yapmakla yükümlü olanlar, özel mevzuatındaki gizlilik ve sır saklama yükümlülüklerini ileri sürerek talep edilen bilgileri vermekten imtina edemez.
Gökhan (2) Bildirimin Kurul tarafından yetkilendirilen bir veri depolama kuruluşuna yapılması durumunda, ilgili veri depolama kuruluşunun yükümlülüğü, bilgilerin hangi şekil ve ortamda tutulacağı ile bu madde kapsamındaki görevlerine yönelik faaliyet usûl ve esasları Kurulca yapılacak düzenleme ile belirlenir.
(3) Veri depolama kuruluşları nezdindeki bilgilerin kamu tüzel kişileri dâhil üçüncü kişiler ile paylaşımı Kurulun onayına tâbidir. Bu fıkranın uygulanmasında kişisel verilerin kullanılmasına ilişkin mevzuata riayet edilir.
(4) Kurul, veri depolamada etkinliğin artırılması amacıyla, Türkiye’de finansal işlem gerçekleştiren gerçek ve tüzel kişilerin, Kurulca belirlenecek bir kurumdan tanımlayıcı bir kod veya numara almalarını zorunlu tutabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca düzenlenir.
BEŞİNCİ KISIM Sermaye Piyasalarında Denetim ve Tedbirler BİRİNCİ BÖLÜM Denetim, Arama ve El Koyma Denetim faaliyeti ve denetim yetkilileri MADDE 88- (1) Bu Kanun ve diğer kanunların sermaye piyasası ile ilgili hükümlerinin uygulanmasının ve her türlü sermaye piyasası faaliyet ve işlemlerinin denetimine meslek personeli yetkilidir. Bu yetki, Kurul Başkanı tarafından görevlendirilen meslek personeli tarafından kullanılır.
(2) Kurul, denetim faaliyetlerine ilişkin önemlilik ve öncelik ilkeleri ile risk değerlendirmelerinde dikkate alınacak ölçütleri ve uygulama esaslarını belirler. Denetim faaliyeti, önemlilik ve öncelik ilkeleri ile risk değerlendirmeleri kapsamında Kurul Başkanı tarafından oluşturulacak program uyarınca yürütülür. Kurul Başkanı, oluşturulan program dışında incelenmesini gerekli gördüğü hususlarda program dışı denetim yaptırabilir.
Denetim faaliyetinin icrası MADDE 89- (1) Denetim, bu Kanun kapsamındaki tüm kurum ve kuruluş ile ilgili diğer gerçek ve tüzel kişilerin bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatın sermaye piyasasına ilişkin hükümleriyle ilgili faaliyet ve işlemlerini kapsar. Denetimle görevlendirilen personel, ilgili gerçek ve tüzel kişilerden bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatın sermaye piyasasına ilişkin hükümleriyle ilgili görecekleri bilgi ve belgeleri istemeye, bunların vergi ile ilgili kayıtları dâhil olmak üzere tüm defter ve belgeleri ile elektronik ortamda tutulanlar dâhil tüm kayıtlar ve sair bilgi ihtiva eden vasıtaları, bilgi sistemlerini incelemeye, bunlara erişimin sağlanmasını istemeye ve bunların örneklerini almaya, işlem ve hesaplarını denetlemeye, ilgililerden yazılı ve sözlü bilgi almaya, gerekli tutanakları düzenlemeye yetkilidir.
(2) İlgililer, denetim ile görevlendirilenlerin birinci fıkrada sayılan isteklerini yerine getirmekle ve tutanakları imzalamakla yükümlüdürler. İmzadan imtina edilmesi hâlinde bunun sebepleri tutanakta açıkça belirtilir.
(3) Kurul Başkanının talepte bulunması ve sulh ceza hâkiminin kararı üzerine gerekli yerlerde kolluk yardımı ile arama yapılabilir. Aramada bulunan ve incelenmesine lüzum görülen defterler ve belgeler ayrıntılı bir tutanakla tespit olunur ve yerinde incelemenin mümkün olmadığı hâllerde, muhafaza altına alınarak inceleme yapanın çalıştığı yere sevk edilir.
Gökhan Gizlilik ve sır saklama MADDE 90- (1) 89 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkraları çerçevesinde kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişiler, bu Kanun ve özel kanunlardaki gizlilik ve sır saklama hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten imtina edemezler.
(2) İncelemeye konu olan kişiler ile olay ve konu hakkında bilgi ve belge talep edilen kamu kurumları dâhil gerçek ve tüzel kişilerin, incelemenin varlığını ve niteliğini sır olarak saklamaları zorunludur.
İKİNCİ BÖLÜM Tedbirler Kanuna aykırı ihraçlarda uygulanacak tedbirler MADDE 91- (1) Bu Kanuna aykırı şekilde sermaye piyasası aracı ihraç ettiği veya buna teşebbüs ettiği tespit edilenler hakkında, her türlü hukukî ve cezaî sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, Kurul, her türlü harç ve teminattan muaf olarak gerekli tüm tedbirleri almaya, satılan kısmın karşılığı ve satışı yapılacak sermaye piyasası aracı için her türlü harç ve teminattan muaf olarak ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz istemeye yetkilidir.
(2) Kurul, Kanuna aykırı ihracın doğurduğu sonuçların ortadan kaldırılması ve nakit ve diğer varlıkların hak sahiplerine iadesi için tespit tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili ihracı yapan kişiye yazılı ihbarda bulunur. Muhatap, ihbar tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde para topladığı gerçek ve tüzel kişilere ve toplanan tutara ilişkin ayrıntılı bilgileri Kurulca belirlenecek vasıtalarla ilân eder ve Kurula iletir. Bu ilânı takip eden üç ay içinde kendisinden para toplanan gerçek ve tüzel kişiler ortaklığın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine itiraz edebilir. Söz konusu listenin kesinleşmesi üzerine, ilgili ihracı gerçekleştiren kişi tarafından hak sahiplerine iade yapılır. Bu iade işlemi tamamlanmadan birinci fıkra uyarınca konulan ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kaldırılamaz.
(3) Kurulca yapılan yazılı ihbar tarihinden itibaren bir yıl içinde bu Kanuna aykırı ihracın doğurduğu sonuçlar tamamen ortadan kaldırılmazsa, Kurul, nakit ve diğer varlıkların hak sahiplerine iadesi veya ortaklığın tasfiyesi için dava açmaya yetkilidir.
(4) Kendilerinden para toplanan kişilerin genel hükümlerden kaynaklanan hakları saklıdır.
İhraççıların hukuka aykırı işlemleri ile sermayeyi veya malvarlığını azaltıcı işlemlerinde uygulanacak tedbirler MADDE 92- (1) Bu Kanuna tâbi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon içtüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya malvarlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde, Kurul;
a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye,
b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya, Gökhan
c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya yetkilidir.
(2) Halka açık bankalar hakkında bu maddeye göre işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır.
Kayıtlı sermaye sisteminde uygulanacak tedbirler MADDE 93- (1) Kurul, 18 inci maddedeki esaslar çerçevesinde alınan yönetim kurulu kararları aleyhine, bu kararların kamuya duyurulduğu tarihten itibaren otuz gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açmaya ve teminatsız olarak bu kararların icrasının geri bırakılmasını istemeye yetkilidir.
Örtülü kazanç aktarımında uygulanacak tedbirler MADDE 94- (1) Kurul, 21 inci maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usûl ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir.
(2) 92 nci maddenin birinci fıkrası bu madde bakımından da uygulanır.
Genel kurul toplantılarına gözlemci gönderilmesi MADDE 95- (1) Kurul, gerekli gördüğü hâllerde, halka açık ortaklıkların genel kurullarına, oy hakkı bulunmaksızın gözlemciler gönderebilir.
Sermaye piyasası kurumlarının hukuka aykırı faaliyet veya işlemlerinde uygulanacak tedbirler MADDE 96- (1) Kurul, sermaye piyasası kurumlarının mevzuat, Kurulca belirlenen standartlar, esas sözleşme ve fon içtüzüğü hükümlerine aykırı faaliyetlerinin tespit edilmesi hâlinde; ilgililerden aykırılıkların Kurulca belirlenen bir sürede giderilmesini ve kanuna, işletme amaç ve ilkelerine uygunluğun sağlanmasını istemeye ya da doğrudan bu kurumların faaliyetlerinin kapsamını sınırlandırmaya veya geçici olarak durdurmaya, tamamen veya belirli sermaye piyasası faaliyetleri itibarıyla yetkilerini iptal etmeye ya da öngöreceği diğer her türlü tedbiri almaya yetkilidir.
(2) Kurul, hukuka aykırı faaliyet veya işlemlerde sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin ve çalışanların sahip oldukları lisansları geçici veya sürekli olarak iptal etmeye, haklarında suç duyurusunda bulunulması kararından itibaren yargılama sonuçlanıncaya kadar imza yetkilerini sınırlandırmaya veya kaldırmaya, hukuka aykırılıkta veya gerçekleştirilen işlemlerde sorumluluğu mahkeme kararıyla tespit edilen yönetim kurulu üyelerini görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar yerlerine yenilerini atamaya yetkilidir. Banka yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması yönünde işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır.
Gökhan Malî durumun bozulması hâlinde uygulanacak tedbirler MADDE 97- (1) Kurul, sermaye piyasası kurumlarının sermaye yeterliliği yükümlülüklerini sağlayamadığı, sermaye piyasası faaliyetlerinden kaynaklanan nakit ödeme ve finansal araç teslim yükümlülüklerini yerine getiremediği veya kısa sürede yerine getiremeyeceği ya da bunlardan bağımsız olarak malî yapılarının ciddî surette zayıflamakta olduğu ya da malî durumunun taahhütlerini karşılayamayacak kadar zayıflamış olduğunun tespiti hâlinde, üç ayı geçmemek üzere verilecek uygun süre içerisinde malî yapılarının güçlendirilmesini istemeye ya da herhangi bir süre vermeksizin doğrudan bu kurumların faaliyetlerini geçici olarak durdurmaya; tamamen veya belirli sermaye piyasası faaliyetleri itibarıyla yetkilerini kaldırmaya; yatırımcıları tazmin kararı vermeye; sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin ve çalışanların sahip oldukları lisansları geçici veya sürekli olarak iptal etmeye, imza yetkilerini sınırlandırmaya veya kaldırmaya ve gerektiğinde yönetim kurulunun üyelerini görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar yerlerine yenilerini atamaya; bu kurumların tedrîcî tasfiyelerine karar vermeye ve tasfiyenin bitmesini takiben gerektiğinde veya tedrîcî tasfiyeye gitmeksizin doğrudan iflaslarını istemeye veya gerekli gördüğü diğer tedbirleri almaya yetkilidir.
(2) Yetkileri sürekli olarak kaldırılan sermaye piyasası kurumlarının malvarlıkları, yetkinin kaldırılmasına ilişkin Kurul kararının alındığı tarihten itibaren tedrîcî tasfiye işlemlerinin tamamlandığı ilân edilinceye; tedrîcî tasfiyeyi takiben veya doğrudan iflas talebinde bulunulması hâlinde, iflas talebinin mahkemece esastan karara bağlanmasına kadar, Kurul ve tedrîcî tasfiye çerçevesinde YTM tarafından yapılacak işlemler hariç, devredilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, tedbir konulamaz, haczedilemez. Bunlar hakkında yapılmış olan tüm hacizler ve uygulanmış tüm ihtiyatî tedbirler düşer ve tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden durur bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. İflas kararı alınması hâlinde, YTM’nin yapmış olduğu ödemelerden doğan alacakları Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere, imtiyazlı alacak olarak öncelikle tahsil olunur. Bu alacaklar masanın nakit durumuna göre 2004 sayılı Kanunun 232 nci maddesinde gösterilen sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ödenir. Hakkında 5411 sayılı Kanun hükümleri uygulanan banka ve kuruluşlar ile haklarında 5411 sayılı Kanun hükümleri uygulanan gerçek ve tüzel kişiler yönünden YTM’nin alacakları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun alacaklarından sonra gelir.
(3) Birinci fıkra uyarınca faaliyetleri geçici olarak durdurulan sermaye piyasası kurumlarının malvarlıkları da geçici durdurma kararı verildiği tarihten, tekrar faaliyete geçme izni verildiği tarihe kadar, Kurul tarafından yapılacak işlemler hariç, devredilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, tedbir konulamaz, haczedilemez, bu kurumlar hakkında yapılmış olan tüm hacizler ve uygulanmış tüm ihtiyatî tedbirler ve tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden durur. Bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Kurul tarafından faaliyetlerinin devamına karar verilen sermaye piyasası kurumları hakkında, faaliyetlerin durdurulması öncesinde mevcut olup, bu fıkranın birinci cümlesi kapsamında duran tüm işlemlere kaldıkları yerden devam olunur.
(4) Bu Kanun uyarınca faaliyetleri Kurulca veya kendi talepleri doğrultusunda geçici olarak durdurulan sermaye piyasası kurumlarının geçici kapalılık süresi iki yılı geçemez.
(5) Sermaye piyasası mevzuatına aykırılığın giderilmesi veya sermaye piyasası faaliyetinin yürütülmesine yönelik tedbirler hariç olmak üzere, bankalar hakkında birinci fıkrada belirlenen tedbirlerin uygulanmasına Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca karar verilir. Söz konusu tedbirlerin, 5411 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca yönetim veya denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bankalar hakkında uygulanmasına ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından karar verilir.
Gökhan Tedrîcî tasfiye ve iflas durumlarında uygulanacak tedbirler MADDE 98- (1) Kurul, sermaye piyasası kurumlarının iflası veya 86 ncı madde uyarınca tedrîcî tasfiyeye girmesi durumlarında, 97 nci madde uyarınca sorumlulukları tespit edilmiş bulunmak kaydıyla; doğrudan veya dolaylı yüzde onundan fazla paya sahip ortaklarının, görevden ayrılmış olan veya görevde bulunan, yönetim kurulu üyelerinin ve imzaya yetkili yöneticilerinin, portföy yönetim şirketi yöneticilerinin ve konut finansmanı fonları ile varlık finansmanı fonlarının fon kurulu üyelerinin şahsen iflaslarını istemeye yetkilidir.
İzinsiz sermaye piyasası faaliyetinde uygulanacak tedbirler MADDE 99- (1) Kurul, izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için gerekli her türlü tedbiri almaya, her türlü hukukî ve cezaî sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, izinsiz sermaye piyasası faaliyet ve işlemlerinin doğurduğu sonuçların iptali ve nakit ya da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için tespit tarihlerinden itibaren bir yıl ve her hâlde vukuu tarihlerinden itibaren beş yıl içinde dava açmaya yetkilidir.
(2) İzinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile Kurulca bu konuda sorumluluğu tespit edilen ortak ve yöneticiler hakkında, söz konusu faaliyetlerden doğan zararın kesinleşmiş olması şartı aranmaksızın, 96 ncı maddenin ikinci fıkrası kıyasen uygulanır.
(3) İzinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin, internet aracılığı ile yürütüldüğü tespit edildiğinde;
içerik ve yer sağlayıcılarının yurtiçinde olması hâlinde, erişimin engellenmesine ilgili mevzuat uyarınca Kurul tarafından yapılan başvuru üzerine mahkemelerce karar verilir. İçerik ve yer sağlayıcılarının yurtdışında bulunması hâlinde, Kurulun başvurusu üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu erişimi engeller.
Kanuna aykırı ilân reklam ve açıklamalarda uygulanacak tedbirler MADDE 100- (1) Sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunduğu, yetki belgeleri iptal olunduğu, faaliyetleri durdurulduğu veya merkez dışı örgütleri kapatıldığı hâlde ticaret unvanlarında, ilân ve reklamlarında, sermaye piyasasında faaliyette bulundukları intibaını uyandıracak kelime veya ibare kullanıldığının tespiti hâlinde, sorumlular hakkında cezaî kovuşturma yapılmakla birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, sorumluların ilgili mevzuat uyarınca ilân ve reklamları durdurulabilir, kanuna aykırı belgeleriyle, ilân ve reklamları toplatılabilir ve Kurulun talebi üzerine ilgili yer en büyük mülkî amirince bunların işyerleri geçici olarak kapatılabilir.
(2) Kurul, 7 nci maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olduğu tespit edilen ilân, reklam ve açıklamaların durdurulmasını ve kaldırılmasını isteyebilir.
Bilgi suiistimali ve piyasa dolandırıcılığı incelemelerinde uygulanacak tedbirler MADDE 101- (1) Kurul, 106 ncı ve 107 nci maddelerde sayılan fiilleri işlediğine dair makûl şüphe bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri ile ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak;
a) Borsalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapılmasının yasaklanması,
b) Takas yöntemlerinin değiştirilmesi,
c) Kredili alım, açığa satış, ödünç alma ve verme işlemlerine ilişkin sınırlamalar getirilmesi,
ç) Teminat yükümlülüğü getirilmesi veya yükümlülüğünün değiştirilmesi,
d) Farklı pazar veya piyasalarda işlem görmesi veya farklı işlem esaslarının belirlenmesi, Gökhan
e) Piyasa verilerinin dağıtım kapsamının sınırlanması,
f) İşlem veya pozisyon limiti getirilmesi, dâhil piyasanın etkin ve sağlıklı işleyişini teminen gerekli her türlü tedbiri almaya ve bu tedbirlerin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(2) Kurul, 22 nci madde uyarınca kendi paylarını satın almak üzere bir programın uygulamaya konulması hâlinde, ilgili halka açık ortaklıkların yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile diğer ilgili kişilerin söz konusu halka açık ortaklığın paylarında işlem yapmasına sınırlama getirebilir.
Bildirim yükümlülüğü MADDE 102- (1) Bir işlemin 106 ncı ve 107 nci maddelerde sayılan suçları teşkil ettiğine dair herhangi bir bilgi veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması hâlinde, yatırım kuruluşları ile Kurulca belirlenecek sermaye piyasası kurumları bu durumu Kurula veya Kurulca belirlenecek diğer kurum ve kuruluşlara bildirmekle yükümlüdürler. Kurul, bildirim yükümlülüğünün usûl ve esaslarını belirler.
(2) Kurula bildirimde bulunanlar, özel kanunlarda hüküm bulunsa dahi, bu madde çerçevesinde yapılan bildirimler ve bildirimde bulunulanlar hakkında, mahkeme, savcılık ve Mali Suçları Araştırma Kurumu dışında, işleme taraf olanlar dâhil, üçüncü kişiler ile kurum ve kuruluşlara bilgi veremez.
ALTINCI KISIM İdari Para Cezası Gerektiren Fiiller ve Sermaye Piyasası Suçları BİRİNCİ BÖLÜM İdari Para Cezası Gerektiren Fiiller Genel esaslar MADDE 103- (1) Bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmibin Türk Lirasından ikiyüzellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz.
(2) Birinci fıkradaki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişinin bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi olması veya organ veya temsilcisi olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi olması hâlinde, ayrıca tüzel kişi hakkında da birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Aykırılığın, temsilcisi olunan veya adına hareket edilen tüzel kişinin zararına bir sonuç doğurması hâlinde, tüzel kişiye idarî para cezası verilmez.
(3) 26 ncı madde uyarınca ve gerekirse Kurulca verilebilecek ek süre zarfında pay alım teklifi zorunluluğunu yerine getirmeyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında, Kurul tarafından pay alım teklifine konu payların toplam bedeline kadar idarî para cezası verilir.
(4) 106 ncı maddede belirtilen nitelikte bir bilginin varlığı aranmaksızın, Kurulca izin verilen hâller hariç olmak üzere ve Kurulca belirlenen zaman dilimi içinde ilgili sermaye piyasası araçlarının alım satımından kazanç elde eden ihraççıların yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri elde ettikleri net kazancı ihraççıya vermekle yükümlüdürler. Bu yükümlülüğü otuz gün içinde yerine getirmeyenler hakkında Kurul tarafından elde ettikleri menfaatin iki katı idarî para cezası verilir.
Gökhan (5) 75 inci maddenin altıncı fıkrasındaki yükümlülüğe uymayan üyelere, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından beşbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(6) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, esas sözleşmeleri veya içtüzükleri çerçevesinde basiretli ve dürüst bir tacir olarak veya piyasa teamülleri uyarınca kârlarını ya da malvarlıklarını korumak veya artırmak için yapmaları beklenen faaliyetleri yapmamaları yoluyla ilişkili oldukları gerçek veya tüzel kişilerin kârlarının ya da malvarlıklarının artmasının sağlaması hâlinde ilgili tüzel kişiye Kurul tarafından yirmibin Türk Lirasından ikiyüzellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezasının miktarı elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
(7) Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
Piyasa bozucu eylemler MADDE 104- (1) Makûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmibin Türk Lirasından beşyüzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz.
İdari para cezalarının uygulanması MADDE 105- (1) İdari para cezalarının uygulanmasından önce ilgilinin savunması alınır.
Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmemesi hâlinde, ilgilinin savunma hakkından feragat ettiği kabûl edilir.
(2) Bu Kanunda tanımlanan kabahatlerden birinin idarî yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde, ilgili hükme göre, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idarî para cezası verilir ve verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz.
(3) Tahsil edilen idarî para cezalarının yüzde ellisi genel bütçeye gelir kaydedilir, yüzde ellisi gelir kaydedilmek üzere YTM’ye aktarılır.
(4) Bu Kanun uyarınca verilen idarî para cezası kararlarına karşı idarî yargı yoluna başvurulur.
İKİNCİ BÖLÜM Sermaye Piyasası Suçları Bilgi suiistimali MADDE 106- (1) Doğrudan ya da dolaylı olarak sermaye piyasası araçları ya da ihraççılar hakkında, ilgili sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki ve henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayalı olarak ilgili sermaye piyasası araçları için alım ya da satım emri veren veya verdiği emri değiştiren veya iptal eden ve bu suretle kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden;
a) İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarının yöneticileri,
b) İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarında pay sahibi olmaları nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler,
c) İş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler, Gökhan
ç) Bu bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişiler,
d) Sahip oldukları bilginin bu fıkrada belirtilen nitelikte bulunduğunu bilen veya bilmesi gereken kişiler, iki yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak, bu suçtan dolayı adlî para cezasına hükmedilmesi hâlinde, verilecek ceza elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Piyasa dolandırıcılığı MADDE 107- (1) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirenler iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak bu suçtan dolayı verilecek olan adlî para cezasının miktarı, suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamaz.
(2) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
(3) Birinci fıkrada tanımlanan suçu işleyen kişi pişmanlık göstererek, beşyüzbin Türk Lirasından az olmamak üzere, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı, Hazineye;
a) Henüz soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
b) Soruşturma evresinde ödediği takdirde, verilecek ceza yarısı oranında indirilir.
c) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.
Bilgi suiistimali ve piyasa dolandırıcılığı sayılmayan hâller MADDE 108- (1) Aşağıdaki hâller bilgi suiistimali veya piyasa dolandırıcılığı sayılmaz:
a) TCMB ya da yetkilendirilmiş başka bir resmi kurum veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından para, döviz kuru, kamu borç yönetim politikalarının uygulanması veya finansal istikrarın sağlanması amacıyla işlem yapılması.
b) Kurul düzenlemelerine göre uygulanan geri alım programları, çalışanlara pay edindirme programları ya da ihraççı veya bağlı ortaklığının çalışanlarına yönelik diğer pay tahsis edilmesi.
c) Kurulun bu Kanun kapsamındaki fiyat istikrarını sağlayıcı işlemlere ve piyasa yapıcılığına ilişkin düzenlemelerine uygun olarak icra edilmeleri kaydıyla, münhasıran bu araçların piyasa fiyatının önceden belirlenmiş bir süre için desteklenmesi amacıyla sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının yapılması yahut emir verilmesi veya emir iptal edilmesi.
Usûlsüz halka arz ve izinsiz sermaye piyasası faaliyeti MADDE 109- (1) Onaylı izahname yayımlama yükümlülüğünü yerine getirmeksizin sermaye piyasası araçlarını halka arz edenler ya da onaylı ihraç belgesi olmaksızın sermaye piyasası araçlarını satanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Gökhan (2) Sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. Bu kişiler, bu suçun icrası kapsamında aynı zamanda birinci fıkrada tanımlanan suçu da işledikleri takdirde, sadece bu fıkrada tanımlanan suçtan dolayı cezaya hükmedilir ve ceza yarı oranında artırılır.
Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik MADDE 110- (1) Aşağıdaki fiiller güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlini oluşturur;
ancak bu durumda Türk Ceza Kanununun 155 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmolunacak ceza üç yıldan az olamaz:
a) Yatırım kuruluşuna, 58 inci madde kapsamındaki fon kuruluna ve 59 uncu madde kapsamındaki teminat sorumlularına; sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak veya her ne nam altında olursa olsun, kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine satmak, kullanmak, rehnetmek, gizlemek veya inkâr eylemek.
b) Yönetim, denetim veya sermaye bakımından dolaylı veya dolaysız olarak ilişkili bulunduğu diğer bir teşebbüs veya şahısla emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulamak gibi örtülü işlemlerde bulunarak halka açık ortaklıkların kârını veya malvarlığını azaltmak.
c) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticarî hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel, şartlar içeren anlaşmalar veya ticarî uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunarak kârlarını veya malvarlıklarını azaltmak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engellemek.
(2) Yatırım kuruluşu, 58 inci madde kapsamındaki fon kurulu ve 59 uncu madde kapsamındaki teminat sorumluları bünyesinde tutulan kayıtları bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan kişiler, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak 5237 sayılı Kanunun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerinden mahkûmiyete bağlanan kanunî sonuçlar, bu suçtan mahkûm olanlar hakkında da uygulanır.
(3) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri kapsamına giren güveni kötüye kullanma suçunu işleyen kişinin, etkin pişmanlık göstererek 21 inci maddenin dördüncü fıkrasında yer alan ödemenin yanı sıra bunun iki katı parayı Hazineye;
a) Henüz soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde, hakkında cezaya hükmolunmaz,
b) Soruşturma evresinde ödediği takdirde, verilecek ceza yarısı oranında indirilir,
c) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.
Bilgi ve belge vermeme, denetimin engellenmesi MADDE 111- (1) Kurul veya bu Kanuna göre görevlendirilenler tarafından istenen bilgi, belge ve elektronik ortamda tutulanlar dâhil kayıtları hiç veya istenen şekliyle vermeyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kurul veya bu Kanuna göre görevlendirilen kişilerin görevlerini yapmalarını engelleyen kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu engelleme sırasında görevli kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılmış olması hâlinde ayrıca 5237 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre cezaya hükmolunur.
Gökhan Yasal defterlerde, muhasebe kayıtlarında ve finansal tablo ve raporlarda usûlsüzlük MADDE 112- (1) Kasıtlı olarak;
a) Kanunen tutmakla yükümlü oldukları defter ve kayıtları usûlüne uygun tutmayanlar,
b) Saklamakla yükümlü oldukları defter ve belgeleri kanunî süresince saklamayanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
(2) Kasıtlı olarak;
a) Finansal tablo ve raporları gerçeği yansıtmayan şekilde düzenleyenler,
b) Gerçeğe aykırı hesap açanlar,
c) Kayıtlarda her türlü muhasebe hilesi yapanlar,
ç) Yanlış veya yanıltıcı bağımsız denetim ve değerleme raporu düzenleyenler ile düzenlenmesini sağlayan ihraççıların sorumlu yönetim kurulu üyeleri veya sorumlu yöneticileri, 5237 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre cezalandırılır. Ancak, özel belgede sahtecilik suçundan dolayı cezaya hükmedebilmek için, sahte belgenin kullanılmış olması şartı aranmaz.
(3) Yatırım kuruluşları ile bu Kanunun Üçüncü Kısmının Dördüncü Bölümünde yer alan kurumlar, 5237 sayılı Kanunun 244 üncü maddesinde tanımlanan sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu açısından banka veya kredi kurumu sayılır.
Sır saklama yükümlülüğü MADDE 113- (1) Kurul tarafından icra edilen inceleme veya denetim faaliyeti kapsamında istenen bilgi veya belgelere ilişkin olarak başkalarına açıklamada bulunanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri MADDE 114- (1) 106 ncı ve 107 nci maddelerde tanımlanan suçların bir tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi hâlinde ilgili tüzel kişi hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Yazılı başvuru ve özel soruşturma usûlleri MADDE 115- (1) Bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurul tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.
(2) Başvuru üzerine kamu davası açılması hâlinde iddianamenin kabûlü ile birlikte, bir örneği Kurula tebliğ edilir ve Kurul aynı zamanda katılan sıfatını kazanır.
(3) Bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı yapılan soruşturmada Cumhuriyet savcısı, Kurul meslek personelinden yararlanabilir. Bu suçlardan dolayı şüpheli veya tanık sıfatıyla kişilerin ifadesinin alınması sırasında Kurul meslek personelinin de hazır bulunması sağlanabilir.
(4) Bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmesi hâlinde, Kurul bu karara karşı itiraza yetkilidir.
(5) 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi, 109 uncu maddede yer alan suçlar bakımından da uygulanır.
Gökhan Görev, yetki ve yargılama usûlü MADDE 116- (1) Bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği mahkemeler yetkilidir.
YEDİNCİ KISIM Sermaye Piyasası Kuruluna İlişkin Esaslar Kuruluş ve bağımsızlık MADDE 117- (1) Bu Kanunla ve ilgili mevzuatla verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip Sermaye Piyasası Kurulu kurulmuştur.
Kurulun merkezi İstanbul’dadır. Kurul, Kurul Karar Organı ve Başkanlık teşkilatından oluşur.
(2) Kurul, bu Kanunla ve mevzuatla kendisine verilen görev ve yetkileri kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. Kurulun kararları yerindelik denetimine tâbi tutulamaz. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi Kurulun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez.
(3) Kurul, bu Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde sahip olduğu malî kaynaklarını görev ve yetkilerinin gerektirdiği ölçüde, kendi bütçesinde belirlenen usûl ve esaslar dâhilinde serbestçe kullanır.
(4) Kurul, bu Kanunla ve ilgili mevzuatla verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak amacıyla yeterli sayı ve nitelikte personeli istihdam eder.
(5) Kurulun para, evrak ve her türlü malları devlet malı hükmündedir, haczedilemez ve rehnedilemez.
Kurul Karar Organı MADDE 118- (1) Kurul Karar Organı, biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden oluşur. Kurul Başkanı, Başkanlık teşkilatının da başıdır.
(2) Başkanın izin, hastalık, yurt içi ve yurt dışı görevlendirme ve görevde bulunmadığı diğer hâller ile görevden alınması veya üyeliğin düşmesi durumlarında ikinci başkan, onun da bulunmadığı hâllerde başkan vekili Başkana vekâlet eder.
Kurul Başkanı ve üyeleri ile ilgili esaslar MADDE 119- (1) Kurul Başkanı ve üyelerinin aşağıdaki şartları taşımaları zorunludur:
a) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
b) En az lisans düzeyinde öğrenim görmüş olmak.
(2) Üyeler, yükseköğrenim sonrası malî piyasalar, ekonomi, maliye, işletme, sermaye piyasaları, bankacılık veya finans alanında veya bu alanlarla ilgili hukuk dallarında en az on yıl deneyim sahibi veya yukarıda sayılan öğrenim dallarında en az on yıl öğretim üyeliği yapan kişiler arasından Bakanlar Kurulunca atanır. Üyelerden en az birinin hukuk fakültesi mezunu, en az birinin bu fıkrada belirtilen on yıllık deneyimi özel sektör sermaye piyasası kurumlarında kazanmış olması, en az birinin de Kurulda asgarî on yıl çalışmış olması şarttır. Bakanlar Kurulu, üyelerden birini Başkan olarak görevlendirir. Atama kararı Resmî Gazete’de yayımlanır. Kurul Karar Organı, Kurul Başkanının teklifi ile üyelerden birini ikinci başkan ve birini başkan vekili olarak seçer.
Gökhan (3) Kurul Başkan ve üyeleri, görevlerinin devamı süresince görevlerini tam bir dikkat, dürüstlük ve tarafsızlık ile yürüteceklerine, kanun hükümlerine aykırı hareket etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine dair Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda yemin ederler. Yemin için yapılan başvuru Yargıtay tarafından acele işlerden sayılır. Kurul Başkan ve üyeleri, yemin etmedikçe göreve başlamış sayılmazlar.
Kurul Başkan ve üyelerinin görev süreleri MADDE 120- (1) Kurul başkan ve üyelerinin görev süresi beş yıldır. Süreleri biten başkan ve üyeler bir defalığına tekrar atanabilir. Başkanlığın ve üyeliğin herhangi bir sebeple boşalması hâlinde, boşalan üyeliğe, 119 uncu maddede belirtilen esaslar dâhilinde en geç iki ay içinde atama yapılır.
(2) Kurul başkan ve üyelerinin görev süreleri dolmadan herhangi bir nedenle görevlerine son verilemez. Ancak, ağır hastalık veya sakatlık nedeniyle altı aydan daha uzun bir süre iş göremeyecekleri, atanmaları için gerekli şartları kaybettikleri veya durumlarının 121 inci maddeye aykırı olduğu tespit edilen veya görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlardan dolayı haklarında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen Kurul Başkan ve üyeleri, süreleri dolmadan Başbakanın onayı ile görevden alınırlar. Ayrıca, geçici iş göremezlik hâlinin altı aydan fazla sürmesi hâlinde, bu durumda olan üyelerin üyelikleri düşer.
Yasaklar MADDE 121- (1) Kurul Başkan ve üyeleri, aslî görevlerini aksatmayan bilimsel amaçlı yayın yapabilir, ders ve konferans verebilir ve bunlardan doğacak telif hakları ile ders ve konferans ücretlerini alabilirler. Ancak, özel bir kanuna dayanmadıkça, Kuruldaki resmî görevlerinin yürütülmesi dışında kalan resmî veya özel hiçbir görev alamaz, dernek, vakıf, kooperatif ve benzeri yerlerde yöneticilik yapamaz, ticaretle uğraşamaz, serbest meslek faaliyetinde bulunamaz, Kurulun düzenlemek ve denetlemekle yetkili olduğu ortaklıklarda ve kuruluşlarda pay sahibi olamaz, hakemlik ve bilirkişilik yapamazlar.
(2) Kurul Başkan ve üyeleri göreve başladıkları tarihten itibaren, kendilerinin veya eş ve velayeti altındaki çocuklarının sahibi bulundukları sermaye piyasası araçlarından, Hazine Müsteşarlığı tarafından çıkarılan borçlanmaya ilişkin olan araçlar ve emeklilik fon payları hariç, Kurulun düzenlemek ve denetlemekle sorumlu olduğu kuruluşların her türlü sermaye piyasası araçlarını eş, evlatlık, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları dışındakilere, otuz gün içinde satmak suretiyle elden çıkarmak zorundadır. Göreve başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde bu fıkraya uygun hareket etmeyen üye, üyelikten çekilmiş sayılır.
(3) Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeli, Kuruldaki görevleri sebebiyle öğrendikleri gizlilik taşıyan bilgileri ve ticarî sırları, görevlerinden ayrılmış olsalar bile kanunen yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar, kendilerinin veya başkalarının menfaatine kullanamazlar.
(4) Kurul Başkan ve üyeleri, görevden ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde yatırım kuruluşlarında görev alamaz. Bu fıkra hükmüne uymayanlara 2/10/1981 tarihli ve 2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen cezalar verilir.
(5) Kurul Başkan ve üyeleri 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa tâbidir.
(6) Kurul meslek personeli, görevden ayrıldıktan sonra, son iki yılda incelemiş veya denetlemiş oldukları halka açık ortaklıklarda ve sermaye piyasası kurumlarında iki yıl boyunca görev alamazlar.
Gökhan Karar Organının görev ve yetkileri MADDE 122- (1) Kurul Başkan ve üyelerinden oluşan Karar organı, bu Kanun ve diğer mevzuatta belirtilenler yanı sıra aşağıdaki görevleri yapar ve yetkileri kullanır:
a) Kurulun düzenlemek ve denetlemekle görevli olduğu alan ve Kurulla ilgili yönetmelik ve tebliğ taslaklarını, başvuru dosyalarını, Kurul personelince hazırlanan inceleme ve denetleme raporlarını görüşüp karara bağlamak.
b) Kurulun bütçesini, kesin hesabını ve yıllık faaliyet raporunu görüşüp karara bağlamak.
c) Başkanın önerisi üzerine, Kurul başkan yardımcıları ve daire başkanlarını atamak.
ç) Yurtiçi veya yurtdışı temsilcilik açılması, gayrimenkul alımı, satımı, yapımı veya kiralanması hususundaki önerileri görüşüp karara bağlamak.
d) Kurulun üçüncü kişilerle olan alacak, hak ve borçları hakkında her türlü işleme, gerektiğinde sulhe, ibraya ve tahkime karar vermek.
e) Kurulun görev alanıyla ilgili uluslararası kuruluşlara üyelik, bu kuruluşlara yapılacak ödemeler ile bu kuruluşlar ve üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşların Kurulun görev alanıyla ilgili projelerine katkıda bulunulması konularında karar vermek.
(2) Kurul Karar Organı, 128 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan Kurulun görev ve yetkilerinden (d), (e), (ı), bentlerinde belirtilenleri kapsamını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla Kurul Başkanına devredebilir.
Kurul Karar Organının çalışma esasları MADDE 123- (1) Kurul Karar Organının, en az iki haftada bir defa olmak üzere, gerekli hâllerde gündemli olarak toplanması esastır. Kurul Başkanı tarafından belirlenen toplantı gündemi toplantı tarihinden en az bir gün önce üyelere ulaştırılır. Kurul toplantıları Kurul merkez ve temsilcilikleri ile Kurul tarafından kararlaştırılmak üzere yurt içinde başka merkezlerde de yapılabilir. Tüm üyelerin katılımı ile gündemsiz toplantı yapılması, Kurul toplantılarına mesafeli katılım ve toplantılara ilişkin sair hususlar Kurul tarafından çıkarılacak bir iç yönetmelikle belirlenir. Kurul Karar Organı, üyelerin talebi halinde Kurul merkezi dışında Kurul temsilciliklerini de ilgili üyenin daimi çalışma yeri olarak belirleyebilir.
(2) Görev, izin ve hastalık gibi geçerli mazereti olmaksızın bir takvim yılında toplam beş toplantıya katılmayan Kurul üyesi üyelikten çekilmiş sayılır. Bu durum, Kurul kararı ile tespit edilir ve ilgili Bakana bildirilir.
(3) Kurul Karar Organı, en az beş üye ile toplanır ve en az dört üyenin aynı yöndeki oyuyla karar alır. Üyeler çekimser oy kullanamaz. Oyların eşitliği hâlinde Başkanın, Başkanın yokluğunda İkinci Başkanın oyu doğrultusunda karar alınmış sayılır.
(4) Kurul Başkan ve üyeleri kendisi, eşi, evlatlıkları ve üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın hısımlarıyla ilgili konularda müzakere ve oylamaya katılamazlar. Bu durum karar metninde ayrıca belirtilir.
(5) Kurul Karar Organının toplantılarının gizliliği esastır. İhtiyaç duyulması hâlinde görüşlerinden yararlanmak üzere Kurul personeli ve Kurul Karar Organı tarafından toplantıya katılmasında fayda görülen Kurul dışından kişiler Kurul Karar Organı toplantısına davet edilebilir.
Ancak Kurul kararları toplantıya dışarıdan katılanların yanında alınamaz.
Gökhan (6) Bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak üzere, Kurul Karar Organı, yayımlanması ülke ekonomisi ve kamu düzeni açısından sakıncalı görülenler dışındaki kararlarını internet ortamı başta olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyuna duyurur.
(7) Kurul üyeleri ile Kurul personelinin uyacakları meslekî ve etik ilkeler ile Kurul Karar Organının çalışma usûl ve esaslarına ilişkin diğer hususlar Kurul tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Başkan MADDE 124- (1) Kurulun en üst yöneticisi olan Başkan, Kurulun genel yönetim ve temsilinden sorumludur.
(2) Başkanın görev ve yetkileri şunlardır:
a) Kurul Karar Organı toplantılarının gündemini, gün ve saatini belirlemek, toplantıları yönetmek.
b) Hizmet birimlerinden gelen önerilere son şeklini vererek Kurul Karar Organına sunmak.
c) Kurul Karar Organı kararlarının yayımlanmasını sağlamak, bu kararların gereğinin yerine getirilmesini temin etmek ve uygulanmasını izlemek.
ç) Kurulun strateji ve hedeflerine uygun olarak hazırlanan yıllık bütçesini, malî tablolarını, faaliyet raporlarını ve performans raporları hazırlanmasını sağlamak ve Kurul Karar Organına sunmak.
d) Hizmet birimlerinin, verimli ve uyumlu çalışmalarını sağlamak, Kurul hizmet birimleri arasındaki görev ve yetki sorunlarını çözmek, gerektiğinde hizmet birimlerine ek görev ve sorumluluklar vermek.
e) Kurulun faaliyet gösterdiği alanda strateji, politikalar ve ilgili mevzuat ile Başkanlığın ve çalışanların performans ölçütleri hakkında değerlendirme yapmak.
f) Kurulun diğer kuruluşlarla ilişkilerini yürütmek.
g) Kurul Karar Organı tarafından atanması öngörülenler dışındaki Kurul personelini atamak.
ğ) Kurul adına basın ve yayın organlarına beyan ve açıklamalarda bulunmak.
h) Kurul bütçesinin uygulanmasını, gelirlerinin toplanmasını ve Kurul Karar Organı yetkisi dâhilinde bulunmayan harcamaların yapılmasını sağlamak.
ı) 128 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde düzenlenen bilimsel araştırmalar yapılmasını sağlamak üzere gerekli iç teşkilatın kurulması ve işleyişine ilişkin esasları belirlemek.
i) Kurulun yönetim ve işleyişine ilişkin diğer görevleri yerine getirmek.
j) Bu Kanun ve ilgili mevzuatta düzenlenen yatırım sözleşmesinin sektörel uzmanlık gerektiren alanlara ilişkin olması halinde, kamu kurum ve kuruluşlarından birlikte çalışmak üzere uzman personel ya da belirli bir konuda çalışma raporu talep etmek.
(3) Başkan, Kurul Karar Organına ilişkin olmayan görev ve yetkilerinden bir bölümünü, sınırlarını açıkça belirlemek ve yazılı olmak kaydıyla alt kademelere devredebilir.
Kurul Başkan yardımcıları MADDE 125- (1) Başkana, başkanlığa ilişkin görevlerinde yardımcı olmak üzere Kurul kararıyla beş Kurul başkan yardımcısı atanır. Kurul başkan yardımcılarının 119 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıması zorunludur.
Gökhan Hizmet birimleri MADDE 126- (1) Kurulun hizmet birimleri, daire başkanlıkları şeklinde teşkilatlanmış oniki hizmet biriminden oluşur. Kurul Karar Organının teklifi ve ilgili Bakanın onayı ile bu sayının yarısını geçmemek kaydıyla yeni daire başkanlıkları oluşturulabilir, sayısı onikinin altına düşmemek kaydıyla mevcut daire başkanlıkları kapatılabilir, birleştirilebilir veya görev ve yetkilerinin bir kısmı yeni kurulacak daire başkanlıklarına verilebilir. Hizmet birimleri, bu Kanunda belirtilen faaliyet alanı, görev ve yetkilere uygun olarak Kurul Karar Organının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
(2) Yurt içinde gerekli görülen yerlerde Kurul Karar Organının kararıyla, sermaye piyasaları açısından yoğun ilişki içinde bulunulan ülkelerde ise Bakanlar Kurulu kararıyla temsilcilik açılabilir.
Yurtdışı temsilciliklerin açılacağı yerler ve süresi ile temsilciliklerin çalışma usûl ve esasları, bu temsilciliklerde görev yapacak personelin niteliği, sayısı, görev süresi ve bunlara ödenecek ücretlerin belirlenmesi, personele yapılacak ödemeler dışında kalan diğer harcamaların neler olacağı ve harcamaya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir.
(3) Kurul Karar Organı 128 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde düzenlenen bilimsel araştırmalar yapılmasını sağlamak üzere Araştırma Merkezi Müdürlüğü kurabilir.
Kurul personeli MADDE 127- (1) Bu Kanun ve ilgili mevzuat ile Kurula verilen görevlerin gerektirdiği sürekli görev ve hizmetler, meslek personeli, Kurul başkanlık danışmanları ile ekli (1) sayılı cetvelde yer alan diğer kadrolarda görev yapan personelden oluşan Kurul personeli eliyle yürütülür. Meslek personeli Kurul başkan yardımcısı, daire başkanı, daire başkan yardımcısı, sermaye piyasası başuzman, uzman ve uzman yardımcısı, başuzman hukukçu, uzman hukukçu ve uzman hukukçu yardımcısı ile bilişim uzmanı ve uzman yardımcılarından oluşur. Meslek personeli sıfatını daha önce kazanmış bulunan Kurul başkanlık danışmanı, grup başkanı ve müdür de meslek personeli sayılır.
(2) Kurul personeli bu Kanunla düzenlenen hususlar dışında 657 sayılı Kanuna tâbidir.
(3) Kurulun kadroları ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Söz konusu cetveldeki toplam kadro sayısı geçilmemek ve mevcut kadro unvanları veya 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı olmak üzere, kadro, unvan ve derecelerinin değiştirilmesi ile bu kadroların kullanılmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurul Karar Organı yetkilidir.
(4) Meslek personeli dışındaki Kurul personeli başka kamu kurum ve kuruluşlarında, geçici olarak görevlendirilemez.
(5) Sermaye piyasası uzman yardımcılığı ile uzman hukukçu yardımcılığı ve bilişim uzmanı yardımcılığına atanacaklar hakkında 657 sayılı Kanunun ek 41 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(6) Kurul personelinin çalışma usûl ve esasları Kurul tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurulun görev, yetki ve sorumlulukları MADDE 128- (1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Bu Kanun ile verilen görevler ile bu Kanunun emrettiği uygulamaların yerine getirilmesini ve öngörülen neticelerin sağlanmasını teminen gerekli olan iş ve işlemleri yapmak.
b) Kamunun zamanında, yeterli ve doğru olarak aydınlatılmasını sağlamak amacıyla genel ve özel nitelikte kararlar almak.
Gökhan
c) Bu Kanun kapsamına giren kurum ve ortaklıkların bağımsız denetim, derecelendirme, değerleme ve bilgi sistemleri denetimi faaliyetine ilişkin şartları ve çalışma esaslarını belirlemek ve bu şartları taşıyanları listeler hâlinde ilân etmek.
ç) Finansal istikrar ve ulusal veya uluslararası mevzuatın gereklerinin sağlanması amacıyla diğer finansal düzenleyici ve denetleyici kurumlarla her türlü işbirliğini yapmak ve bilgi alışverişinde bulunmak.
d) Sermaye piyasalarında düzenleme ve denetimle yetkili muadili yabancı kurumlar ile sermaye piyasalarıyla ilgili olarak karşılıklılık ve meslekî sırrın korunması ilkeleri çerçevesinde karşılıklı bilgi alışverişinde bulunulmasına ve belge taleplerinin karşılanmasına, yabancı ülkelerindeki sermaye piyasalarında faaliyet gösteren kuruluşların Türkiye’deki merkez, şube veya ortaklıkları ile yazılı bir sözleşme çerçevesinde dışarıdan hizmet aldıkları kurumlarda denetim yapılmasına ve gerekli idarî tedbirlerin alınmasına, bu kapsamda yürütülecek faaliyetlere ilişkin masrafların paylaşımına yönelik ikili veya çok taraflı mutabakat zabıtları imzalamak ve sermaye piyasalarıyla ilgili her türlü işbirliğini yapmak.
e) Sermaye piyasasının gelişmesini teminen yeni sermaye piyasası kurumlarına ve araçlarına ilişkin usûl ve esasları düzenlemek ve bunları denetlemek.
f) Halka açık ortaklıklarda görev alacaklar, sermaye piyasası kurumlarının yönetici ve diğer çalışanlarının meslekî eğitimi, meslekî yeterliliği ve meslekî ehliyetlerini gösterir sertifika verilmesine ilişkin esasları belirlemek, bu amaçlarla merkez veya şirket kurmak ve bunların faaliyet usûl ve esaslarını belirlemek.
g) Sermaye piyasasında yatırımcı ve tasarruf sahiplerine yönelik olarak yatırım tavsiyesinde bulunacak kişiler ve kuruluşların uyacakları ilke ve esasları belirlemek.
ğ) Kamuyu Aydınlatma Platformunun işletim ve çalışma esasları ile bu Kanun kapsamında Kurula yapılacak bildirim ve başvuruların usûl ve esaslarını belirlemek.
h) Sermaye piyasası kurumlarının, halka açık şirketlerin, borsaların ve öz düzenleyici kuruluşların bilgi sistemlerinin işletimine ve bu Kanun çerçevesindeki denetimine ilişkin usûl ve esasları belirlemek.
ı) Yerli veya yabancı akademisyen veya uygulamacılardan oluşan çalışma gruplarına veya kişilere, mevcut veya gelecekteki düzenleme tercihlerinde esas teşkil etmek üzere sermaye piyasalarına ilişkin ulusal veya uluslararası nitelikli bilimsel araştırmalar yaptırmak.
i) Kurulun üyesi bulunduğu uluslararası kuruluşlar, malî, iktisadî ve meslekî teşekküller ile Türkiye’nin doğrudan üyesi bulunduğu uluslararası kuruluşların çalışmalarına katılmak, bu kuruluşlarla ortak projeler geliştirmek ve projelerine katkıda bulunmak.
j) Kurulun görev alanı ile ilgili uluslararası kuruluşlara, malî, iktisadî ve meslekî teşekküllere üye olmak.
(2) Kurul yetkilerini, düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar alarak kullanır.
Kurul, kararlarının Resmi Gazete’de veya internet ortamı dâhil uygun vasıtalarla yayımlanmasına karar verebilir. Düzenleyici işlem niteliğindeki yönetmelik ve tebliğler Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulur.
Gökhan (3) Kurul, yabancı ülkelerin sermaye piyasalarında düzenleme ve denetime yetkili muadili kuruluşlardan aldığı bilgi ve belgeleri, yargı organlarının talebi veya diğer suç teşkil eden konuların kovuşturulması hâlleri hariç, bu kuruluşlarla ilgili mevzuata göre imzalanacak mutabakat zaptı çerçevesinde ilgili mercilere intikal ettirebilir ve kullanabilir.
(4) Kurul Başkanlık teşkilatı, görevlerinin yerine getirilmesinde bakanlıklardan, ilgili resmi ve özel kuruluşlar ve kişilerden görüş ve bilgi isteyebilir. Bunlar söz konusu isteğe cevap vermek ve Kurulun görevlilerine gereken kolaylığı göstermekle yükümlüdürler. Kurul, kanunen başka merciler tarafından takibi gereken hususları ilgili mercilere intikal ettirir.
Şeffaflık ve hesap verilebilirlik MADDE 129- (1) Yıllık faaliyet raporu, raporun ait olduğu dönemi izleyen yılın Haziran ayı sonuna kadar Kurulun internet sitesinde yayınlanır ve ilgili Bakana gönderilir. Kurul, faaliyetleri ile ilgili olarak bütçe görüşmeleri sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonuna bilgi verir.
(2) Kurul, ilgili Bakanlığın gerekli gördüğü hâllerde Bakanlar Kuruluna bilgi verir.
(3) Kurul tarafından yapılan düzenlemeler, değişiklikleri de içerecek şekilde sürekli olarak güncellenmek suretiyle Kurulun internet sayfasında yayınlanır.
(4) Kurulca hazırlanacak süreli raporların biçim ve içerikleri ile usûl ve esasları Kurulca belirlenir.
Kurulun bütçesi, harcama ve işlemlerinin denetimi MADDE 130- (1) Kurulun gelirlerinin, giderlerini karşılaması esastır. Kurul bütçesi, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun ilgili hükümlerinde belirlenen usûl ve esaslara göre hazırlanır ve kabûl edilir.
(2) Kurulun gelirlerinin giderlerini karşılamaması durumunda açık, genel bütçeden yapılacak Hazine yardımlarından karşılanır.
(3) İhraççılar veya halka arz edenler, Kurul bütçesine gelir kaydedilmek üzere, satışı yapılacak sermaye piyasası araçlarının varsa nominal değerinden aşağı olmamak üzere ihraç değerinin binde üçü tutarında ücret yatırmak zorundadır. Yatırım fonlarının ve değişken sermayeli yatırım ortaklıklarının üçer aylık dönemlerin son işgününde, net varlık değerlerinin yüzbinde beşi tutarındaki ücret, izleyen on işgünü içinde Kurul hesabına yatırılır. Bu fıkrada belirtilen oranları aşmamak kaydıyla, sermaye piyasası aracının niteliği, vadesi veya ihraççısı dikkate alınmak suretiyle Kurul Karar Organı tarafından farklı oranlar belirlenebilir. Bakanlar Kurulu alınacak ücretleri kanunî oranlarının iki katını aşmamak üzere arttırmaya veya kanunî oranlarına indirmeye yetkilidir.
(4) Kurul tarafından düzenlenen ve denetlenen borsaların ve diğer teşkilatlanmış piyasaların, merkezî takas kurumlarının, merkezî saklama kurumlarının ve MKK’nın faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin azamî yüzde onu Kurul bütçesine Kurul tarafından gelir olarak kaydedilebilir. Ancak, bu maddeye göre yapılacak ödemelerin zamanı ve tutarları, gelirin elde edildiği yılı izleyen takvim yılında Kurulun nakit durumu dikkate alınarak Kurul tarafından en az otuz gün öncesinden ilgili kurumlara bildirilir. Bir takvim yılı içinde talep edilmeyen tutarlar izleyen yıllarda ödenecek tutara eklenir ve Kurul tarafından aynı usûl ile talep edilebilir. Bu gelirlerin hangi kurumdan ne oranda tahsil edileceği her takvim yılı için Kurul tarafından belirlenir.
Gökhan (5) Kurul, faaliyetlerine ilişkin olarak her yılın Haziran ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait kararları, yaptığı ikincil düzenlemeler ile bunların ekonomik ve sosyal etkilerini analiz eden bir faaliyet raporu hazırlar. Faaliyet raporu, ayrıca Kurulun performans hedefleri ile uygulama sonuçlarının karşılaştırılmasını ve değerlendirilmesini de içerir.
(6) Kurulun demirbaş ve varlık satışı ve benzeri işlemlerine, bütçe uygulamasına ve giderlerin yapılmasına ilişkin esaslar ile Kurulun iç denetim usûl ve esasları 5018 sayılı Kanunun ilgili hükümleri ve ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere Kurul tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Ücretler, malî ve sosyal haklar MADDE 131- (1) Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeline 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca belirlenmiş emsali personele malî ve sosyal haklar kapsamında yapılan ödemeler aynı usûl ve esaslar çerçevesinde ödenir. Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeli emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabûl edilir. Emsali personele yapılan ödemelerden vergi ve diğer yasal kesintilere tâbi olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tâbi olmaz.
Kurul Başkan ve üyelerinin görevden ayrılması MADDE 132- (1) Kurul Başkan ve üyeliklerine atananların Kurulda görev yaptıkları sürece önceki görevleri ile olan ilişkileri kesilir. Ancak, kamu görevlisi iken üyeliğe atananlar, memuriyete giriş şartlarını kaybetmemeleri kaydıyla, görev sürelerinin sona ermesi veya görevden ayrılma isteğinde bulunmaları ve otuz gün içinde eski kurumlarına başvurmaları durumunda atamaya yetkili makam tarafından bir ay içinde mükteseplerine uygun bir kadroya atanır. Atama gerçekleşinceye kadar bunların almakta oldukları her türlü ödemelerin Kurul tarafından yapılmasına devam olunur.
Bir kamu kurumunda çalışmayanlardan Kurul Başkan ve üyeliğine seçilip yukarıda belirtilen şekilde görevi sona erenlere herhangi bir görev veya işe başlayıncaya kadar, almakta oldukları her türlü ödemeler Kurul tarafından verilmeye devam edilir. Bu maddede belirtilen nedenlerle üyeliği sona erenlere Kurul tarafından yapılacak ödeme iki yılı geçemez.
(2) Kurul Başkan ve üyelerinin bu görevlerinde geçirdikleri süreler, tâbi oldukları kanun hükümlerine göre hizmetlerinde değerlendirilir. Bu hüküm, akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklı kalmak üzere, üniversite akademik kadrolarından gelen Kurul Başkan ve üyeleri hakkında da uygulanır.
Kurul Başkan ve üyeleri ile personelinin hukukî ve cezaî sorumluluğu MADDE 133- (1) Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personelinin görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar, Kurul Başkan ve üyeleri için ilgili Bakanın, Kurul personeli için ise Başkanın izin vermesi kaydıyla genel hükümlere göre yapılır. Kurul üyeleri ile Kurul personelinin iştirak hâlinde işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalarda Kurul personeli hakkında soruşturma izni verme yetkisi ilgili Bakana aittir.
(2) Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeli hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma izni verilmesi için, bu kişilerin kendilerine çıkar sağlamak veya Kurula zarar vermek kastıyla hareket ederek bu işlemler sonucunda kendilerine çıkar sağlamış olmaları hususunda açık ve yeterli emarelerin olması gerekir. Soruşturma izni verilmesi hâlinde bu durum ilgililere tebliğ olunur. Soruşturmaya izin verilmesine ya da verilmemesine dair kararlar aleyhine, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Danıştay nezdinde itiraz yoluna başvurulabilir.
İzin verilmiş olsa dahi, itiraz süresi geçene kadar veya Danıştaya yapılan itiraz sonucunda hüküm tesis olunana kadar soruşturma başlatılamaz.
Gökhan (3) Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personelinin, görevden ayrılmış olsalar dahi, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar, ilgili üye veya personelin talebi hâlinde, bunlarla vekâlet akdi yapmak suretiyle görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilir. Söz konusu davalara ilişkin dava giderleri ve Türkiye Barolar Birliğince açıklanan asgarî ücret tarifesinde belirlenen avukatlık ücretinin onbeş katını aşmamak üzere avukatlık ücreti, Kurul bütçesinden karşılanır.
(4) Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeli aleyhine, Kurulun bu Kanunda belirtilen görevlere ilişkin karar, eylem ve işlemleri sebebiyle, gerek görevlerinin ifası sırasında gerek görevden ayrılmalarından sonra, açılmış veya açılacak her türlü tazminat ve alacak davası, Kurul aleyhine açılmış sayılır. Bu davalarda husumet Kurula yöneltilir. Avukatlık ücreti ve dava giderine ilişkin üçüncü fıkra hükmü bu hukuk davaları için de aynen geçerlidir. Yargılama sonucunda Kurul aleyhine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Kurulun ödeme yapması hâlinde, Kurul bu meblağı, ilgililerinden talep eder. Kurulun, yaptığı ödemeleri ilgililerinden talep edebilmesi için, bu kişiler hakkında kusurlu olduklarına ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir.
Kurul kararlarına karşı yargı yolu MADDE 134- (1) Kurul kararlarına karşı açılacak idarî davalar idare mahkemelerinde görülür.
Kurul kararlarına karşı yapılan başvurular acele işlerden sayılır.
Sırların saklanması ve açıklanması MADDE 135- (1) Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeli, görevleri sırasında öğrendikleri sırları bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına açıklayamaz ve kendilerinin veya başkalarının yararlarına kullanamazlar. Kurulun dışarıdan destek hizmeti aldığı kişi ve kuruluşlar ile bunların çalışanları da bu hükme tâbidir. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder.
(2) Bu Kanun hükümleri uyarınca Kurulun, yurt dışındaki muadili denetim mercileri ile düzenleyeceği mutabakat zabıtları çerçevesinde vereceği bilgi ve belgeler birinci fıkradaki sır kapsamında değildir. Kurul düzenleyeceği mutabakat zabıtları veya zabıtlar dışında elde edeceği sırların korunmasını sağlamakla görevlidir. Kurulun elde edeceği sır niteliğindeki bilgi ve belgeler, halka arzda, kuruluş ve faaliyet izni verilmesinde, faaliyetlerin denetiminde, düzenlemelere uyulup uyulmadığının izlenmesinde ve Kurul kararlarına karşı açılacak idarî davaların görülmesinde kullanılabilir. Kurulun bu fıkra kapsamında elde edeceği sır niteliğindeki bilgi ve belgeler ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında savcılıklar ile ceza mahkemeleri, görevden ayrılmış olsalar dahi, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar ile bağlantılı olarak talepte bulunacak Kurul Başkanı ve üyeleri ile Kurum personeli dışında hiçbir kişi, kurum ve kuruluşa verilemez. Mahkeme kararına bağlanmış sır kapsamına giren bilgilerin verilmesinden Kurul sorumlu tutulamaz.
(3) İkinci fıkrada bahsedilen mutabakat zaptı sınırları açıkça tanımlanan bir paylaşma yetkisi veriyorsa veya mutabakat zaptında karşılıklılık esası yoksa veya karşı taraf aynı derecede sır saklama yükümlülüğüne tâbi değilse, fıkrada bahsedilen sır saklama ile ilgili hükümler kıyasen uygulanır.
Gökhan SEKİZİNCİ KISIM Son ve Geçici Hükümler Saklı tutulan hükümler ve istisnalar MADDE 136- (1) 47 nci madde hariç olmak üzere bu Kanun hükümleri, TCMB’ye, TCMB işlemlerine, TCMB bünyesindeki piyasalara ve TCMB nezdinde kurulan ödeme ve menkul kıymet transferi ve mutabakat sistemlerine uygulanmaz.
(2) TCMB, Hazine Müsteşarlığı ve 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen sermaye piyasası araçlarına 13 üncü madde hariç, bu Kanunun ikinci kısmının, birinci ve ikinci bölüm hükümleri ile 31 inci maddesi ve 69 uncu maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz. TCMB, Hazine Müsteşarlığı ve 4749 sayılı Kanun çerçevesinde kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen sermaye piyasası araçlarına 13 üncü ve 80 inci maddelerin uygulanmasına ilişkin esaslar, bu araçların TCMB nezdinde izlenmesine, saklanmasına ve işlem görmesine ilişkin düzenlemeler saklı kalmak kaydı ile Kurul tarafından belirlenir.
(3) 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ile diğer kanunların TCMB’ye görev ve yetki veren hükümleri saklıdır.
(4) TCMB’nin bu Kanun kapsamındaki kurumlara üyeliğinde uygulanacak özel statü ile bu kurumlar nezdindeki işlemlerine uygulanacak esaslar TCMB’nin görüşü alınarak Kurul tarafından ilgili düzenlemelerde belirlenir.
(5) Kendi sermaye piyasası araçlarını halka arz ederek veya halka arz etmeksizin satan bankalar ile bu Kanunda tanımı yapılan yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunan bankalar, bu faaliyetleri ile sınırlı olarak, bu Kanun hükümlerine tâbi olurlar. Bu Kanun hükümleri ortak sayısı bakımından bankalar hakkında uygulanmaz. 5411 sayılı Kanuna tâbi bankalar ile sigorta şirketleri kuruluş, gözetim, muhasebe ve bağımsız denetim standartları konuları ile payları halka arz yoluyla satılan bankaların dağıtacakları temettü ve yeniden değerleme artış fonunun özkaynaklarının kullanımına ilişkin esaslar özel mevzuatına tâbidir.
(6) Hazine Müsteşarlığı ve 4749 sayılı Kanun çerçevesinde kurulan varlık kiralama şirketleri bu Kanunun 61 inci maddesi, 71 inci maddesinin birinci fıkrası ve 130 uncu maddesi hükümlerinden muaftır.
(7) Ürün senetleri ve alivre sözleşmelere ilişkin 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 53 üncü maddesi hükümleri saklıdır.
Çeşitli Hükümler MADDE 137- (1) 47 nci madde, Bakanlar Kurulu kararı ile MKK nezdinde kayden izlenmeyen tüm veya bazı sermaye piyasası araçlarını konu alan teminat sözleşmelerine de uygulanabilir.
(2) 5411 sayılı Kanunun 71 inci maddesi veya 134 üncü maddesi uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bankanın,
a) Yönetim ve denetimine sahip olduğu halka açık iştirakleri,
b) Hakim ortağı olan halka açık şirketler, Gökhan
c) Gerçek ve tüzel kişi hakim ortaklıklarının hakim ortak olduğu halka açık şirketler, bakımından 5411 sayılı Kanunun ortaklık haklarının kısıtlanmasına veya devrine ilişkin hükümleri, bu şirketlerin 5411 sayılı Kanunun 71 inci ve 134 üncü maddesi uyarınca sorumluluğu tespit edilen hakim ortakları, yöneticileri, diğer gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla ilişkili kişiler dışındaki pay sahipleri için uygulanmaz.
(3) 5411 sayılı Kanunun 71 inci veya 134 üncü maddesi uyarınca temettü hariç ortaklık hakları ile doğrudan veya dolaylı olarak yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen veya 5411 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi kapsamında tasfiyesi öngörülen bankalar dışındaki halka açık anonim ortaklıklarda, 5411 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin ve diğer ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasında, halka açık ortaklıkların,
a) Devralınacak veya devredilecek varlık, yükümlülük, zarar ve hisselerinin kapsamı,
b) Devrolunacak ve/veya ticari ve iktisadi bütünlük oluşturduğu sonucuna varılarak satışa konu edilecek hak ve varlıkları ile banka kaynağı kullanılmak suretiyle edindiği ve/veya edindirildiği kabul edilen para, her türlü mal, hak ve alacaklarının kapsamı, sorumluluğu tespit edilen ortakların pay oranları ile sınırlı tutulur.
(4) Bu Kanun uyarınca kurulan ve faaliyet gösteren borsalar ve teşkilatlanmış diğer pazar yerleri, merkezî takas kuruluşları, merkezî saklama kuruluşları ile MKK tarafından yürütülen hizmetlerde grev ve lokavt yapılamaz.
Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler MADDE 138- (1) 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Mevzuatta 2499 sayılı Kanun hükümlerine yapılan atıflar, bu Kanunun ilgili hükümlerine yapılmış sayılır.
(2) 9/12/1994 tarihli ve 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Finansal sistemin bütününe sirayet edebilecek ölçüde olumsuz bir gelişmenin ortaya çıkması ve bu durumun Finansal İstikrar Komitesi tarafından tespiti hâlinde, alınacak tedbirleri belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olup, ilgili bütün kurum ve kuruluşlar belirlenen bu tedbirleri derhâl uygulamakla yetkili ve sorumludur.” (3) 5174 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, dokuzuncu fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye onbirinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Ekonomik gereklilikler gözetilerek güven, serbest rekabet ve istikrar içinde, kotasyonundaki bir veya birden çok ürünün arz ve talebini buluşturan; yürürlükteki ürün standartlarına göre tasnif edilmiş ürünlerin, kendilerince organize edilen fizikî veya elektronik mekânlarda alım satımına aracılık eden;
ürünlerin gerek fizikî, gerekse ürünü temsilen lisanslı depo işletmelerince çıkarılan ürün senetleri ve alivre sözleşmelerin ticaretini yürütebilen; işlemlere ilişkin güvenilir kayıt ve saklama imkânları bulunan; oluşan fiyatları, ürettiği bilgileri, diğer benzer ve alternatif piyasaları izleyebilecek ve duyurabilecek bilgi işlem, teknik ve elektronik donanım, kurumsal ve malî alt yapıya sahip olan;
faaliyet alanı ulusal veya uluslararası olabilen anonim şirket statüsünde ürün ihtisas borsaları Bakanlık ve Sermaye Piyasası Kurulunun teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu kararı ile kurulur. Ürün ihtisas Gökhan borsaları kendilerinin ya da bünyelerindeki piyasaların işletilmesi ve/veya yönetilmesi için Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine tâbi olan bir ya da birden fazla piyasa işleticisi ile anlaşma yapabilirler.
Bu anlaşma, Bakanlık ve Sermaye Piyasası Kurulu onayı olmaksızın hüküm ifade etmez. Verilen onay üzerine piyasa işleticileri borsa ile yapılan anlaşma çerçevesinde ürün ihtisas borsasının sahip olduğu hakları kullanır ve Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuatta öngörülen yükümlülüklerinin yerine getirilmesini temin ederler.” “Makûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, ürün ihtisas borsalarının güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylemler bir suç oluşturmadığı takdirde piyasa bozucu eylem sayılır. Piyasa bozucu eylemleri gerçekleştirenler hakkında Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca idarî para cezası uygulanır.
Ürün senetleri ve alivre sözleşmelerin ürün ihtisas borsalarında alım satımına aracılık edilmesine, aracıların yetkilendirilmesi ile bu yetkinin askıya alınması ve iptaline, aracıların gözetim ve denetimine ve ürün senetleri ve alivre sözleşmeler üzerindeki aracılık hizmetlerine dair diğer işlemlere ilişkin usûl ve esaslar Bakanlık ve Sermaye Piyasası Kurulunun birlikte çıkaracağı yönetmeliklerle düzenlenir.
Ürün senetleri ve alivre sözleşmeler üzerinde gerçekleştirilen işlemler üzerindeki gözetim ve denetim faaliyetleri Bakanlık ve Sermaye Piyasası Kurulunun müştereken çıkaracağı bir yönetmelikle düzenlenir. Bu faaliyetler neticesinde ortaya çıkan hususlara ilişkin olarak alınacak tedbirler ve yapılacak işlemler, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuata tâbidir.” (4) 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
(5) 5411 sayılı Kanunun;
a) 33 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarından, 15 inci madde kapsamında istenilecek ilave şartlar Merkez Bankası ve kuruluş birliklerinin görüşü alınarak Kurul tarafından belirlenir ve bu şartları haiz bağımsız denetim kuruluşlarına ilişkin liste kamuoyuna açıklanır. Kurul, listede yer alan bağımsız denetim kuruluşlarının bu Kanun kapsamındaki bağımsız denetim faaliyetlerine ilişkin yapacağı kalite kontrol ve denetim çalışmaları neticesinde standart ve mevzuata aykırılıkları tespit edilenleri geçici veya sürekli olarak listeden çıkarmaya yetkilidir. Kurul, yapacağı kalite kontrol ve denetim çalışmalarının sonuçlarını Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumuna bildirir.
Bağımsız denetim kuruluşları, bu Kanun uyarınca yaptıkları faaliyetler dolayısıyla üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludurlar.”
b) 5411 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bankalar, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun ve kuruluş birliklerinin görüşü alınmak suretiyle Kurulca belirlenecek usûl ve esaslara uygun olarak muhasebe sistemlerinde tek düzeni uygulamak; Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yayımlanan muhasebe ve finansal raporlama standartlarına uygun olarak tüm işlemlerini gerçek mahiyetlerine uygun surette muhasebeleştirmek ve finansal raporlarını bilgi edinme ihtiyacını karşılayabilecek biçim ve içerikte, anlaşılır, güvenilir ve karşılaştırılabilir, denetime, analize ve yorumlamaya elverişli, zamanında ve doğru şekilde düzenlemek zorundadır.”
c) 72 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gökhan Düzenleyici işlemler GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin düzenlemeler, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde yürürlüğe konulur. Bu Kanuna göre yürürlüğe konulacak düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar, mevcut düzenlemelerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihinde Kurul Karar Organı tarafından görüşülüp karara bağlanmamış mevcut başvurular, bu Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılır.
Aracı kuruluşlar ve vadeli işlem aracılık şirketlerine ilişkin geçiş hükümleri GEÇİCİ MADDE 2- (1) Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin sunulmasına ilişkin usûl ve esaslar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Kurul tarafından belirlenir.
Bu usûl ve esaslara, aracı kuruluşlar ve vadeli işlem aracılık şirketlerine yeni yetki belgelerinin düzenlenip verilmesi sırasında, verilecek uygun bir süre içinde ilgili kurumlarca uyum sağlanır. Aksi hâlde ilgili kurum söz konusu yatırım hizmet ve faaliyeti ile yan hizmette bulunamaz.
(2) Birinci fıkra çerçevesinde gerekli düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar aracı kuruluşlar ve vadeli işlem aracılık şirketleri mevcut yetkileri çerçevesinde faaliyet gösterirler.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihinde Kurul tarafından daha önce faaliyet izni verilmiş olan aracı kuruluşlar ve vadeli aracılık şirketleri, bu Kanunun yayım tarihinden önceki Kanuna uygun olarak yapmakta oldukları faaliyetlerine, birinci fıkrada belirtilen sürenin sonuna kadar devam ederler.
Özel Fon GEÇİCİ MADDE 3- (1) 18/12/1999 tarihinden önce, Kurulca tüm yetki belgeleri iptal edilen aracı kurumların yatırımcılarının sermaye piyasası faaliyetlerinden doğan alacaklarının bu maddedeki esaslar çerçevesinde kısmen ödenmesini teminen Özel Fon kurulmuştur. Özel Fonun idare ve temsili, YTM tarafından yürütülür.
(2) Söz konusu aracı kurum alacaklılarına Özel Fondan, Fonun imkânları da dikkate alınarak, ödeme yapılabilmesi için, 18/12/1999 tarihinden önce veya sonra haklarında iflas davası açılması ve iflas tasfiyesinde alacakların borç ödemeden aciz belgesine bağlanmış olması zorunludur. Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde iflas masasına alacağını yazdırmak için başvuruda bulunmayan alacaklılara Özel Fondan ödeme yapılmaz.
(3) İflas tasfiyesi sırasında iflas idaresi tarafından yapılacak hesaplamada yetki belgesi iptal tarihindeki nakit ve menkul kıymet alacak tutarı, aracı kurumların yetki belgelerinin iptal edildiği tarihte geçerli TCMB döviz alış kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrilir. Bu aracı kurumların iflasının açılmasından sonra iflas tasfiyesi sırasında yapılan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihte geçerli TCMB döviz alış kuru üzerinden Amerikan Dolarına çevrilerek, dolar bazında asıl alacaktan mahsup edilir. Bu suretle bulunan bakiye, borç ödemeden aciz belgesine bağlandığı tarihte geçerli TCMB döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilir ve dördüncü fıkradaki esaslara göre hak sahiplerine ödenir.
(4) 31/12/2012 tarihine kadar bir alacak sahibine yapılacak ödeme tutarı, 18.729 Türk Lirasını aşamaz. Bu tutar, 1/1/2013 tarihinden sonra her yıl ilân edilen yeniden değerleme katsayısı oranında artırılır. Ancak üçüncü fıkra uyarınca, Amerikan Doları bazında asıl alacaktan mahsup edilen ara ödemeler tutarı, yetki belgesinin iptal tarihi itibarıyla TCMB döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilir ve bu fıkrada belirtilen azamî ödeme tutarından indirilerek, hak sahiplerine yapılacak azamî tutar belirlenir.
Gökhan (5) Özel Fonun malvarlığının yönetimi ve nemalandırılmasına ilişkin esaslar YTM tarafından hazırlanacak ve Kurul tarafından onaylanacak bir yönetmelikle belirlenir. Özel Fon, bu madde gereğince yapılacak ödemeler dışında bir amaçla kullanılamaz. Özel Fonun, yapılacak ödemeleri karşılamaya yetmemesi hâlinde, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek ek kaynak, Hazine tarafından karşılanır. Bu Kanunun yayımı tarihinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası bünyesinde bulunan Özel Fon malvarlığı, alacak, borçlar ve hakların Yatırımcıları Koruma Fonundan YTM’ye intikal ettiği tarihten itibaren üç ay içinde devredilir.
(6) İflas idarelerinin ibraz ettiği borç ödemeden aciz belgelerine bağlanmış olan alacaklar için yapılacak ödemeler, üçüncü ve dördüncü fıkralarda yer alan hesaplama yöntemi ile belirlenerek, Özel Fon tarafından iflas idarelerine yapılır. Özel Fon, ödemelerin bu madde hükümlerine uygun yapılmasını teminen, kesinleşmiş sıra cetveline, iflas dosyasındaki belgelere, iflas idaresi ve iflas dairesinden talep edebileceği belgelere dayanarak karşılıklı inceleme yapma ve bu madde ile diğer ilgili mevzuat hükümlerine aykırı ödeme taleplerini reddetme hakkını haizdir.
(7) Hak sahiplerine ödeme, iflas idarelerince gerçekleştirilir. Müflis aracı kurumdan alacaklı görünen ortakları, yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyeleri, personeli ile bunların eşlerine ve üçüncü derece dâhil kan ve sıhrî hısımlarına ve sermaye piyasası kurumlarına bu madde kapsamında ödeme yapılmaz. Alacaklıların, bu madde uyarınca yapılan ödemeleri aşan alacakları için genel hükümlerden doğan hakları saklıdır.
(8) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usûl ve esasları belirlemeye ve gerekli düzenlemeleri yapmaya Kurul yetkilidir.
Yatırımcıları Koruma Fonuna ilişkin geçiş hükümleri GEÇİCİ MADDE 4- (1) Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Yatırımcıları Koruma Fonuna ait hak ve alacaklar ile borçlar YTM’ye geçer.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce tedrîcî tasfiyesine başlanmış olan kurumlara ilişkin dava ve bu kurumların tasfiyelerine ilişkin iş ve işlemler MKK tarafından tamamlanır. YTM, bu iş ve işlemlere ilişkin olarak gerekli ödemeleri MKK’ya yapar.
(3) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 2499 sayılı Kanunun 46/B maddesi çerçevesinde tedrîcî tasfiyesi devam eden aracı kurumlar hakkında 84 üncü madde uygulanmaz. Bu kurumların sermaye piyasası faaliyetleri ve işlemleri nedeniyle müşterilerine karşı hisse senedi işlemlerinden doğan nemalandırılanlar dâhil nakit ödeme ve hisse senedi teslim yükümlülükleri karşılanır.
Türkiye Sermaye Piyasaları ile Türkiye Değerleme Uzmanları Birliklerine ilişkin geçiş hükümleri GEÇİCİ MADDE 5- (1) 75 inci maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen statünün yürürlüğe girdiği tarihte Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliğine ait her türlü varlıklar, borç ve alacaklar, yazılı ve elektronik ortamdaki kayıtlar, diğer dokümanlar, nakit ve benzeri malvarlıkları her türlü hak ve yükümlülükleriyle birlikte herhangi bir işleme gerek kalmaksızın Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine devredilmiş sayılır.
(2) Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliğinin mevcut üyeleri dışındaki Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine üye olması gereken kuruluşlar, statünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine başvurmakla yükümlüdürler. Bu süreyi izleyen iki ay içinde yeni statüye uygun olarak organlarının seçimini yapmak üzere, Birlik, üyelerini genel kurul toplantısına çağırır.
Gökhan (3) Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğine üye olması gereken değerleme kuruluşları, 75 inci maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca düzenlenen statünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye Değerleme Uzmanları Birliğine başvurmakla yükümlüdürler. Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, bu süreyi izleyen üç ay içinde yeni statüye uygun olarak organlarının seçimini yapmak üzere, üyelerini genel kurul toplantısına çağırır.
(4) Bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Kurul yetkilidir.
Kolektif yatırım kuruluşlarına ilişkin geçiş hükümleri GEÇİCİ MADDE 6- (1) 48 ilâ 56 ncı maddelerde yer alan düzenlemelere ilişkin usûl ve esaslar bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Kurul tarafından belirlenir.
(2) Birinci fıkra çerçevesinde gerekli düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar 2499 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemeler uygulanmaya devam edilir ve başvurular bu düzenlemeler çerçevesinde sonuçlandırılır.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları, birinci fıkrada belirtilen ikincil mevzuatın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren bir yıl içinde, içtüzüklerini veya esas sözleşmelerini, yapı ve organizasyonlarını ilgili düzenlemelere uygun hâle getirmek üzere Kurula başvurmak zorundadır. Aksi takdirde Kurul, yatırım fonlarının devri veya tasfiyesine karar verir. Yatırım ortaklıkları ise, yatırım ortaklığı statüsünden çıkmış sayılır, bu durumda, 26 ncı maddenin beşinci fıkrası kıyasen uygulanır.
(4) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan portföy yönetim şirketleri, birinci fıkrada belirtilen ikincil mevzuatın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren bir yıl içinde esas sözleşmeleri ile yapı ve organizasyonlarını ilgili düzenlemelere uygun hâle getirirler. Aksi takdirde, ana faaliyet konularını ve ticaret unvanlarında yer alan portföy yönetim şirketi ifadesini değiştirmek üzere Kurula başvurmak zorundadırlar.
(5) Kurul bu maddede belirtilen süreleri iki katına kadar uzatmaya yetkilidir.
Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeline ilişkin geçiş hükümleri GEÇİCİ MADDE 7- (1) Bu Kanunun yayımı tarihinde görev yapmakta olan Kurul Başkan ve üyelerinin üyelikleri, atandıkları mevzuata göre kalan görev sürelerinin sonuna kadar devam eder.
(2) 15/1/2012 tarihinde Kurulda görev yapan Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul kadrolarında bulunan personel hakkında, anılan tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 10 uncu maddesi hükümleri de dikkate alınmak suretiyle uygulanmasına devam olunur. Uygulanmasına devam olunan hükümlere göre hesaplanan toplam ödemenin bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan toplam ödemeden düşük olduğu durumda ilgililerin ödemeleri bu Kanun hükümlerine göre yapılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Sosyal Güvenlik Kurumu dışındaki sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olanların ilişkileri devam eder.
(3) Bu Kanun ile yapılan düzenleme sebebiyle Kurulda kadro unvanları değişmeyen personel aynı unvanlı kadrolarına atanmış sayılır. Kadro unvanları değişen veya kaldırılanlar Kurulda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde durumlarına uygun yeni bir kadroya atanır;
atama işlemi yapılıncaya kadar Kurulca ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilir. Bunlar yeni bir kadroya atanıncaya kadar ikinci fıkra hükümleri dikkate alınmak suretiyle eski kadro unvanlarına ait aylık ücret, ikramiye ve benzeri adlarla yapılan ödemeleri almaya devam ederler.
Gökhan (4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 2499 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurulda sözleşmeli olarak istihdam edilmekte olan personelin malî ve sosyal hakları ile istihdamına ilişkin diğer hususlar hakkında bu Kanunun yayımı tarihinden önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(5) Kurul merkezinin İstanbul’a taşınmasına ilişkin iş ve işlemler tamamlanıncaya kadar Kurulun merkezi Ankara’dır.
(6) 121 inci maddenin dördüncü ve altıncı fıkra hükümleri bu maddenin yayımı tarihinden önce Kuruldan ayrılmış olan Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul meslek personeli hakkında uygulanmaz.
Diğer geçiş hükümleri GEÇİCİ MADDE 8- (1) Bu Kanunun yayımı tarihinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Takas ve Saklama Bankası A.Ş. yürütmekte olduğu sermaye piyasası faaliyetleri ile ilgili iş ve işlemleri, herhangi bir izne ve yetkiye gerek olmaksızın merkezî takas kuruluşu sıfatıyla yürütmeye devam eder.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kaydîleştirilen ve teslim edilen sermaye piyasası araçları ile kaydîleştirme kararının alınmasına rağmen henüz teslim edilmemiş sermaye piyasası araçları hakkında 13 üncü maddenin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihinde, bu Kanuna göre halka açık ortaklık olup da payları borsada işlem görmeyen ortaklıklar için 16 ncı maddede yer alan iki yıllık süre, bu Kanunun yayım tarihinden itibaren başlar.
(4) Bu Kanunun yayımı tarihinde, ortak sayısı 250 ilâ 500 arasında olduğu için 2499 sayılı Kanuna göre halka açık ortaklık sayılan, ancak bu Kanuna göre halka açık ortaklık niteliğini taşımayan ortaklıklara 33 üncü maddenin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesi uygulanır.
(5) 26 ncı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen sınırlama bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren uygulanmaya başlar.
(6) 28 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen beş yıllık süre, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren başlar.
(7) 32 nci madde hükmü, bu Kanunun yayımı tarihinden sonra kamuya açıklanacak olan kamuyu aydınlatma belgelerinden doğacak sorumluluk hakkında uygulanır.
(8) Bu Kanunun 84 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen yeniden değerleme katsayısı oranı uygulaması 1/1/2014 tarihinden itibaren başlar.
Yürürlük MADDE 139- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme MADDE 140 - (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gökhan ALT KOMİSYONUN KABUL ETTİĞİ METNE EKLİ LİSTE Ek 1 SERMAYE PİYASASI KURULU KADRO CETVELİ Gökhan Gökhan Gökhan