Artan terör eylemleriyle birlikte terörizmin kaydettiği gelişmeler ve almış olduğu küresel görünüm, ülkemiz ve Dünya bakımından uluslararası barış ve güvenliğe yönelik çok ciddi bir tehdit ve güvenlik sorunu hâline gelmiştir.
Küresel terörizmin ulaşmış olduğu uluslararası boyutlar göz önüne alındığında, terör örgütlerinin varlıklarının devamı ve faaliyetlerinin yürütülmesi için, büyük miktarda finansmana ihtiyaç duydukları, bu ihtiyacı ise yasal ve yasal olmayan birçok faaliyet ve yöntemle elde etmeye çalıştıkları görülmektedir.
Terörle etkin mücadelede terörizmin finansmanıyla mücadelenin ve terörün finansmanının önlenmesinin önemi çok açıktır. Bu amaçla, terör örgütlerine ait mali kaynakların ve bu kaynakların akışının tespiti, izlenmesi ve önlenmesi konusu, terör örgütlerinin yapısı ve faaliyetlerinin tespiti ve izlenmesi bakımından son derece önemli bir terörizmle mücadele yöntemi olarak ön plana çıkmakta ve her geçen gün önemini daha da arttırmaktadır.
Terörizmin yerel bir sorun olmaktan çıkıp küresel bir tehdit hâline dönüşmesinin ardından, sorunun büyüklüğünü gören uluslararası toplum bu alandaki çalışmalarına hız vermiş, terörün sebepleri ve alınacak önlemler konusunda yoğun akademik tartışmalar, diplomatik temaslar ve ulusal ve uluslararası yasal düzenleme çalışmalarına odaklanmıştır.
Terör tehlikesine karşı, tüm ülkelerin ortak bir eylem platformunda birleşmelerinin sağlanması ve terörle mücadelede insanlığın bugüne kadar sağladığı sosyal ve ekonomik kazanımlardan taviz verilmeden uluslararası işbirliğinin artırılması amacıyla, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere ilgili birçok uluslararası organizasyon terörle mücadeleye yönelik çalışmalar yürütmektedir. Bu yasemin / çalışmalarda terörizmin finansmanı boyutu gündeme getirilmiş, terörün finans kaynaklarının kesilmesi yoluyla faaliyetlerinin engellenmesinin ve varlıklarının sona erdirilmesinin, terörle mücadelede önemli bir yöntem olarak kabul edilerek, "terörizmin finansmanıyla mücadele" öncelikli konular arasına alınmıştır.
Bu çalışmalar sonucunda, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 9/12/1999 tarihinde "Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme" terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki ayrıntılı düzenlemeleri içeren ilk ve en önemli uluslararası Sözleşme olarak kabul edilmiş ve ülkelerin imzasına açılmıştır. Sözleşme 10/1/2002 tarihli ve 4738 sayılı Kanunla uygun bulunmuş ve 1/3/2002 tarihli ve 2002/3801 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak 1/4/2002 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmak suretiyle iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiştir.
Sözleşme, ülkelerin terörizmin tüm yönlerini kapsayacak genel bir yasal çerçevenin mevcudiyetini temin etmek amacıyla, terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle önlenmesi, cezalandırılması ve ortadan kaldırılmasına ilişkin olarak yürürlükte bulunan uluslararası hukukî düzenlemelerin kapsamının acilen gözden geçirilmesi ve uygun iç düzenlemelerle, teröristlerin ve terör örgütlerinin yasal ve yasal olmayan kaynaklardan elde ettikleri gelirlerle, terörizmin finansmanını önlemek ve engellemek için tedbir almaya davet etmiştir.
Sözleşme, özellikle terörist amaçlara hizmet edeceğinden şüphelenilen veya terör suçlarının işlenmesi için kullanılan veya kullanılması için oluşturulan fonların ya da bu suçlardan temin edilen kazançların tespitine, bulunmasına, dondurulmasına, bunlara el konulmasına, müsaderesine, faillerinin kovuşturulmasına ve cezalandırılmasına yönelik gerekli ve etkili önlemlerin oluşturulması ve devletler arasında işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla cezaî, hukukî ve idarî tedbirler alınması ve karşılıklı yardımlaşmanın arttırılması yükümlülüğü getirmektedir.
Uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli Birleşmiş Milletler, terörle ve terörizmin finansmanıyla ilgili çalışma ve sözleşmelerin yanı sıra Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca ortak tedbir ve yaptırımları belirleme yetkisi çerçevesinde, terörün ve terörizmin finansmanının engellenmesi hakkında bir kısım Güvenlik Konseyi kararları almıştır. Terör ve terörizmin finansmanıyla ilgili bu kararlar genellikle bazı terör örgütlerini veya teröristlere yönelik olmak üzere bu örgütlerle bağlantılı olan kişi ve kuruluşların malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin düzenlemeleri içermekte ve bu konuda devletleri işbirliğine çağırmaktadır. Bu kararların en önemlileri 1267 ve 1373 sayılı kararlardır.
1267 sayılı Kararla terörizme finansal destek sağlayan kişi ve örgütlerin listesi belirlenerek, Birleşmiş Milletler Üyesi devletlere bu listede yer alan kişi ya da terör örgütlerinin malvarlıklarının dondurulması yükümlülüğü getirilmektedir.
1373 sayılı Kararla ise terörizmin finansmanının, Sözleşmede yapılan tanım çerçevesinde taraf ülkelerce suç hâline getirilmesi, terörizmi finanse eden gerçek ve tüzel kişilere ait malvarlıkları ile terörizmin finansal kaynaklarının dondurulması ve terör örgütlerine her türlü desteğin kesilmesi ve uluslararası işbirliğinin sağlanması istenmektedir.
Ülkemizin de taraf olduğu, yürürlüğe girmesi ile birlikte iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiş olan ve ülkemiz açısından uluslararası bir yükümlülük niteliği kazanan 1999 tarihli Birleşmiş Milletler Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin uygulanması ve Sözleşme hükümlerine uyumun sağlanması amacıyla, terörizmin finansmanı suçunun düzenlenmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile yabancı devletler ve ülkemiz tarafından terörizmin finansmanının önlenmesi amacıyla malvarlıklarının dondurulması yönünde alınan kararların ve bu yöndeki taleplerin yerine getirilmesine ilişkin esasların belirlenmesi amacıyla bu Kanun Tasarısı hazırlanmıştır.
yasemin /