Ülkemizin kalkınmasında ve bağımsızlığında belirleyici olan demiryollarının yeniden canlandırılması ve taşımacılıktaki rolünün güçlendirilmesi için; serbest, rekabetçi, ekonomik ve sosyal açılardan sürdürülebilir ve Avrupa Birliği (AB) mevzuatı ile de uyumlu bir demiryolu sektörünün oluşturulmasına ihtiyaç vardır.
Ülkemizde 1950’li yıllarda demiryollarının yolcu taşımacılığındaki payı yüzde 42, yük taşımacılığındaki payı ise yüzde 68 düzeylerindeyken 2012 yılına gelindiğinde bu oranlar yüzde 1,5-4,5 seviyelerindedir. Demiryolu sektörüne son yıllarda yapılan büyük yatırımların artarak sürdürülmesinin yanında sektörün düzenlenmesi ve TCDD’nin yeniden yapılandırılması ile zamanla karayolu lehine oluşan bu dengesiz değişimin, demiryolları lehine değiştirilmesi sağlanabilecektir.
Bütünleşik ulaştırma sistemi içinde, demiryolu taşımacılık sisteminin avantajlı yönlerinden daha fazla yararlanılabilmesi için alınması gerekli önlemlerin başında demiryolu sektöründeki tekelin kaldırılarak serbest, şeffaf, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamının sağlanması gelmektedir.
Böylelikle demiryolu alanındaki mevcut ülke kaynağının daha verimli kullanılması sağlanacak ve atıl kapasite kullanıma açılacaktır. Tekelin kaldırılması ve sektörün serbestleştirilmesi ile AB demiryolu mevzuatına da uyum sağlanmış olacaktır.
Nuri 441 1/11/2011 tarihli ve 28102 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile sektörün serbestleştirilmesi halinde uygulanacak düzenlemeler ve kurallar belirlenmiş, bunların uygulanmasının sorumluluğu ve görevi Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Bu kapsamda yapılan çalışmalar, sektörün serbestleştirilebilmesi için demiryolu altyapı ve tren işletmecilerinin ayrı tüzel kişiliklerden oluşması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.
Bu çerçevede, halen kendisine devredilen demiryollarında altyapı ve tren işletmeciliği faaliyetlerinin tamamında tekel işletmeci olan TCDD’nin yeniden yapılandırılması gerekmektedir.
AB mevzuatına uyumlu şekilde demiryolu sektörünün rekabete açılması ve TCDD’nin altyapı işletmecisi ve tren işletmecisi olarak ayrıştırılarak yapılandırılması için kamu iktisadi teşebbüsü (KİT) mevzuatı çerçevesinde, kamu iktisadi kuruluşu (KİK) ve bağlı ortaklık modeli kullanılması öngörülmüştür. Bu modelle, işletmeciler arasında uyum ve koordinasyon ile emniyetin temin edilmesi, idari yapılanma, personelin özlük hakları ve statüsü bakımından kolaylık ve kamu desteği sağlanması amaçlanmıştır.
Bu amaçla TCDD, demiryolu altyapı işletmecisi olarak yeniden yapılandırılmakta, mevcut hukuki statüsünde hiçbir değişiklik yapılmamakta, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi bir kamu iktisadi kuruluşu (KİK) olarak varlığına devam etmektedir. Kamunun tren işletmecisi olarak ise; TCDD’nin tren işletmesi ile ilgili birimleri ayrılarak 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi ve TCDD’nin bağlı ortaklığı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketi (TCDD Taşımacılık A.Ş.) kurulmaktadır.
Yeni oluşan tüzel kişiliklerin kuruluş aşamasında desteklenmesi, ayrışmanın sorunsuz gerçekleşmesi, mülkiyet konularında yaşanan sorunların çözülmesi ve hemzemin geçitlerde meydana gelen kazaların önlenmesi için gerekli düzenlemeler yapılmıştır.
Tasarı yukarıda belirtilen gerekçelerle hazırlanmıştır.